<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yapay zeka &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/yapay-zeka/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Sep 2026 10:55:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Antibiyotik direnci artık geleceğin değil, bugünün meselesi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/gelecegin-degil-bugunun-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik direnci]]></category>
		<category><![CDATA[bakteriyofaj]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli bakteriler]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[hastane enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[medicana]]></category>
		<category><![CDATA[PCR]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğba Kızılok Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=191177</guid>

					<description><![CDATA[Küresel boyuta ulaşan antibiyotik direnci klinik uygulamaları ve tedavi protokollerini yeniden şekillendiriyor. Antibiyotik direnci artık geleceğin değil, bugünün meselesi Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, &#8220;Antibiyotik direnci artık geleceğin değil, bugünün meselesidir. En büyük risk, yalnızca yeni ilaç bulamamak değil, doğru tedaviyi hastaya yeterince hızlı ulaştıramamaktır&#8221; dedi. Gelişen tıbbi teknolojilere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel boyuta ulaşan antibiyotik direnci klinik uygulamaları ve tedavi protokollerini yeniden şekillendiriyor.</p>
<h2>Antibiyotik direnci artık geleceğin değil, bugünün meselesi</h2>
<p>Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, &#8220;Antibiyotik direnci artık geleceğin değil, bugünün meselesidir. En büyük risk, yalnızca yeni ilaç bulamamak değil, doğru tedaviyi hastaya yeterince hızlı ulaştıramamaktır&#8221; dedi.<br />
Gelişen tıbbi teknolojilere rağmen antibiyotik direncinin gelecekte karşılaşılabilecek muhtemel bir risk değil, doğrudan hastane pratiğinde tedavi kararlarını belirleyen somut bir konu olduğunu belirten Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, özellikle yoğun bakım ünitelerindeki tablonun önemine dikkat çekti. Küresel sağlık otoritelerinin değerlendirmelerine de atıfta bulunan Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, dirençli mikroorganizmaların sadece enfeksiyon tedavilerini değil, cerrahi müdahaleleri, organ nakillerini ve kemoterapi süreçlerini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti. Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, mevcut direnç artış hızının yeni antibiyotik geliştirme süreçlerinin önüne geçtiğini belirterek sürecin hassasiyetle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Klinik süreçlerde zaman ve tanı hassasiyeti<br />
Hastane enfeksiyonlarında doğru tedaviye ulaşma süresinin belirleyici rol oynadığını ifade eden Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, &#8220;Dirençli bakteriler karşısında en önemli faktör doğru zamanda müdahale edebilmektir. Yoğun bakım şartlarında ampirik başlayan tedavilerin etkisiz kalması durumunda klinik tablo hızla ilerleyebilmektedir. Diğer taraftan, direnç endişesiyle gereğinden geniş spektrumlu ilaçların tercih edilmesi de mikrobiyom dengesine ve dirençli suşların seçilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu noktada klasik kültür yöntemlerinin sunduğu veriler ile PCR tabanlı hızlı moleküler tanı sistemlerinin entegre edilmesi klinisyenlere değerli zaman kazandırmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Alternatif tedavi yaklaşımları ve araştırmalar<br />
Son çare antibiyotik kavramının tek bir ilacı işaret etmediğini, tedavinin patojen türüne ve enfeksiyon odağına göre şekillendiğini ileten Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<br />
&#8220;Çoklu ilaç direnci gösteren vakalarda öncelikli adım, drenaj veya debridman gibi yöntemlerle enfeksiyon odağının kontrol altına alınmasıdır. Son dönemde gündeme gelen bakteriyofaj tedavileri ve yapay zekâ destekli moleküler keşif çalışmaları umut verici adımlardır. Ancak bu teknolojiler henüz klinik kullanımda standart tedavilerin yerini alacak düzeyde değildir. Biyofajların konakçı özgüllüğü, direnç gelişimi ve dozaj standartları gibi araştırılan yönleri bulunmaktadır. Yapay zeka ise ilaç keşif zincirini hızlandırsa da klinik Faz süreçlerinin tamamlanması zorunludur.&#8221;</p>
<p>Enfeksiyon kontrolü ve bütüncül mücadele<br />
Direnç gelişimini sınırlandırmanın en etkili yolunun enfeksiyon oluşumunu engellemek olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, &#8220;Hastane içi bulaş riskini önlemede en güçlü unsur standart enfeksiyon kontrol önlemleridir. El hijyeni, izolasyon protokolleri, çevresel dezenfeksiyon ve genomik sürveyans çalışmaları aksatılmadan yürütülmelidir. Akıllı hastane sistemleri ve dijital uyarı mekanizmaları karar destek süreçlerini kolaylaştırsa da temel enfeksiyon kontrol kurallarının yerini alamaz. Antibiyotik direnciyle mücadelede doğru ilaç kullanımı, tanı imkanlarının güçlendirilmesi, ekonomik teşvik modelleri ve insan, hayvan ile çevre sağlığını kapsayan Tek Sağlık yaklaşımı bir bütün olarak uygulanmalıdır&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşar Üniversitesi&#8217;nin İHA&#8217;sı Türkiye&#8217;nin yıldızlar karmasında</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yasar-universitesinin-ihasi-turkiyenin-yildizlar-karmasinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Anafarta İHA]]></category>
		<category><![CDATA[İHA Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[insansız hava aracı]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşan İHA]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOFEST 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=191107</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Anafarta İnsansız Hava Aracı (İHA) Takımı, TEKNOFEST 2026 kapsamında Siirt Havalimanı&#8217;nda düzenlenen Savaşan İHA Yarışması finallerinde başarıya imza attı. Yaşar Üniversitesi&#8217;nin İHA&#8217;sı Türkiye&#8217;nin yıldızlar karmasında 10 farklı ülkeden toplam bin 32 takımın başvurduğu organizasyonda aşamaları geçerek 42 finalist arasına adını yazdıran Anafarta İHA, zorlu hava şartlarında gerçekleştirilen 13 uçuş etabının ardından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Anafarta İnsansız Hava Aracı (İHA) Takımı, TEKNOFEST 2026 kapsamında Siirt Havalimanı&#8217;nda düzenlenen Savaşan İHA Yarışması finallerinde başarıya imza attı.</p>
<h2>Yaşar Üniversitesi&#8217;nin İHA&#8217;sı Türkiye&#8217;nin yıldızlar karmasında</h2>
<p>10 farklı ülkeden toplam bin 32 takımın başvurduğu organizasyonda aşamaları geçerek 42 finalist arasına adını yazdıran Anafarta İHA, zorlu hava şartlarında gerçekleştirilen 13 uçuş etabının ardından yarışmayı 17&#8217;inci sırada tamamladı.<br />
2024 yılında Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Çetin akademik danışmanlığında kurulan ve tamamı lisans öğrencilerinden oluşan takım, okul imkanlarıyla geliştirilen üç adet sabit kanat İHA platformu, otonom anten takip sistemi ve makine öğrenmesi destekli yer kontrol istasyonuyla sahaya çıktı. Geliştirilen yapay zeka yazılımları sayesinde hava araçları; havadaki hedefleri bağımsız olarak tespit etme, takip etme, kilitlenme ve belirlenen koordinatlara dalış (kamikaze) görevlerini başarıyla yerine getirdi.</p>
<p>&#8220;Endüstriyel seviyede prototip&#8221;<br />
Öğrencilerin iki yılı aşan yoğun emekle sahaya çıktığını belirten Takım Danışmanı Doç. Dr. Ömer Çetin, &#8220;Öğrencilerimiz baştan sona özgün, otonom hareket edebilen ve yapay zeka destekli kararlar alabilen endüstriyel seviyede bir prototip üretti. Zorlu şartlarda yapılan 13 uçuş müsabakasında karşılaştıkları her teknik problemi takım halinde ve mühendislik refleksiyle çözdüler. TEKNOFEST 2025 ve EFES-2026 derecelerimizin ardından gelen bu başarıyla, başta savunma sanayi olmak üzere otonom ve akıllı sistemler alanında ihtiyaç duyulan nitelikli mühendisleri yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Gençlerimiz üretiyor&#8221;<br />
Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise öğrencilerin başarısını kutlayarak şunları kaydetti:<br />
&#8220;Anafarta İHA Takımımızın temel amacı; öğrencilerimizin teorik bilgilerini havacılık, yazılım, elektronik ve mekatronik alanlarında sahaya aktarmalarını sağlamaktır. Sektör iş birlikleri ve yarışmalarla geleceğin araştırmacılarını yetiştirirken, akademik bilgiyi endüstriyel uygulamalara dönüştürüyoruz. Gençlerimizin elde ettiği bu performans, üniversitemizin uygulamalı eğitime ve yerli teknoloji üretimine verdiği önemin en somut göstergesidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ destekli deprem risk haritası</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:07:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190539</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor. Yapay zekâ destekli deprem risk haritası &#8220;İzmir&#8217;de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması&#8221; projesi kapsamında, yapay zekâ destekli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor.</p>
<h2><strong>Yapay zekâ destekli deprem risk</strong> haritası</h2>
<p>&#8220;İzmir&#8217;de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması&#8221; projesi kapsamında, yapay zekâ destekli yeni nesil deprem tehlike haritaları oluşturuluyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna’nın yürütücüsü olduğu projede, yerel zemin özelliklerini klasik deprem modelleriyle birlikte analiz eden sistem, farklı deprem senaryolarında İzmir&#8217;in hangi bölgelerinde sarsıntının daha şiddetli yaşanabileceğini yüksek çözünürlükle tahmin ediyor. Projenin, kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı planlaması ve afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalarda karar vericilere bilimsel destek sağlaması hedefleniyor.<br />
Proje, özellikle 30 Ekim 2020 İzmir depreminin ortaya çıkardığı yerel zemin etkilerini daha doğru analiz etmeyi amaçlıyor. Klasik deprem modelleri ile makine öğrenmesini aynı sistemde buluşturan araştırmada, farklı deprem senaryoları için yüksek çözünürlüklü sarsıntı haritaları oluşturuluyor. Böylece kentin hangi bölgelerinde depremin daha şiddetli hissedilebileceği önceden öngörülebiliyor.</p>
<p><strong>Hibrit sistem</strong><br />
Bilimsel çalışmanın en önemli özelliğinin, klasik deprem mühendisliği yaklaşımlarını yapay zekâ ile güçlendirmesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Şahin Çağlar Tuna, şunları vurguluyor &#8220;Deprem tehlikesini belirleyen fiziksel modeller uzun yıllardır güvenle kullanılan bilimsel yöntemlerdir. Biz yapay zekâyı bu modellerin yerine koymuyoruz. Tam tersine, fiziksel modellerin açıklamakta zorlandığı yerel zemin farklılıklarını yapay zekâ ile öğrenerek sistemi daha doğru hale getiriyoruz. Böylece klasik yöntemlerle yapay zekâyı birbirini tamamlayan iki bileşen olarak kullanıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>17 bin 657 nokta analiz edildi</strong><br />
Araştırma kapsamında İzmir genelinde 17 bin 657 farklı ölçüm noktası için zemin büyütme katsayıları hesaplandı. Destek Vektör Regresyonu (SVR), Rastgele Orman (Random Forest), XGBoost ve Yapay Sinir Ağları gibi makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak farklı fay ve deprem senaryoları altında yer hareketi haritaları oluşturuldu. Dr. Öğretim Üyesi Tuna, klasik haritaların genellikle tek bir ortalama tehlike değeri sunduğunu belirterek, &#8220;Biz ise depremin büyüklüğüne, kaynağına ve yerel zemin şartlarına göre değişen dinamik senaryolar üretiyoruz. Böylece aynı depremde birbirine çok yakın iki bölgenin neden farklı şiddette sarsılabileceğini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyoruz. Bu sistem yalnızca deprem tehlikesini göstermekle kalmıyor; hangi bölgelerde ayrıntılı zemin etüdü yapılması gerektiğini, güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarının nerelerde öncelik kazanacağını da ortaya koyuyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Afet yönetimine bilimsel destek</strong><br />
Projenin çıktılarının yerel yönetimler, kamu kurumları ve mühendislik uygulamaları açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna, sözlerini şöyle tamamlıyor &#8220;Kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle en riskli bölgeleri bilimsel verilerle doğru belirlemek büyük önem taşıyor. Geliştirdiğimiz haritalar sayesinde kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı yatırımları ve acil durum planlamaları daha sağlıklı yapılabilecek. Amacımız, afet gerçekleşmeden önce doğru kararların alınmasına katkı sağlayarak can ve mal kayıplarının azaltılmasına destek olmak.’’</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yapay-zeka-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:41:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Arama Kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[dron]]></category>
		<category><![CDATA[izmir itfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189908</guid>

					<description><![CDATA[İzmir İtfaiyesi, yapay zeka destekli yeni nesil dron ile yangınlara daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale ediyor. Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi Termal kamera, anlık görüntü aktarımı ve akıllı analiz özellikleriyle ekiplerin sahadaki koordinasyonu güçlenirken, arama kurtarma çalışmalarında da kritik rol üstleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yangın ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İtfaiyesi, yapay zeka destekli yeni nesil dron ile yangınlara daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale ediyor.</p>
<h2>Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi</h2>
<p>Termal kamera, anlık görüntü aktarımı ve akıllı analiz özellikleriyle ekiplerin sahadaki koordinasyonu güçlenirken, arama kurtarma çalışmalarında da kritik rol üstleniyor.<br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yangın ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere ileri teknolojiye sahip insansız hava aracını (DJI Matrice 4T) hizmete aldı. Yeni nesil dron, olay yerinden anlık görüntü aktararak ekiplerin daha hızlı ve doğru karar almasını sağlıyor. Üzerindeki termal kamera sayesinde yoğun duman içinde dahi yangının en sıcak noktaları tespit edilebiliyor. Böylece alevlerin ilerleme yönü belirlenirken yerleşim alanları için oluşabilecek riskler de önceden öngörülebiliyor. Elde edilen görüntü ve koordinatlar eş zamanlı olarak komuta merkezine aktarılıyor. Yangının kontrol altına alınmasının ardından ise yeniden alevlenme riski taşıyan bölgeler belirlenerek soğutma çalışmaları daha etkin şekilde yürütülüyor.</p>
<p><strong>4G desteğiyle daha geniş alanda görev yapıyor</strong><br />
Yüksek çözünürlüklü kamerası ve güçlü yakınlaştırma özelliği sayesinde ekipler, tehlikeli bölgelere yaklaşmadan güvenli mesafeden inceleme yapabiliyor. Lazer ölçüm sistemiyle kritik noktaların konumu anında sahadaki ekiplere iletiliyor. Üzerindeki 4G destekli modemler sayesinde dron, yalnızca kumanda sinyaline bağlı kalmadan baz istasyonları üzerinden de bağlantı kurabiliyor. Bu sayede yaklaşık 8 ila 10 kilometre uzaklıktaki bölgelerde görev yapabiliyor ve bin 600 metre irtifaya kadar yükselebiliyor. Akıllı batarya sistemi sayesinde yaklaşık bir saat kesintisiz görev yaparak operasyonların etkinliğini artırıyor.</p>
<p><strong>&#8220;Teknolojiyi sahaya taşıyoruz&#8221;</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürü Haldun Engin, İzmir İtfaiyesi&#8217;nin teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek operasyonel gücünü sürekli artırdığını belirtti. Envantere katılan yeni nesil dronun bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Engin, &#8220;Geçtiğimiz yıl İzmir&#8217;de yaşanan orman ve kırsal alan yangınlarında yoğun bir mücadele yürüttük. Bu süreçte edindiğimiz deneyim, teknolojinin sahadaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Dron sayesinde yangınlara daha hızlı, etkin ve güvenli müdahale edebiliyoruz. Rüzgarın yönü ve şiddetini anlık olarak analiz ederek ekiplerimizi en doğru noktalara yönlendiriyoruz. Örneğin, bir orman yangınında yerleşim alanları risk altındaysa, drondan alınan görüntüler sayesinde yangının ilerleme yönünü ve yerleşim bölgelerine ulaşma süresini öngörebiliyor, buna göre ekiplerimizi sevk ederek tahliye ve kurtarma çalışmalarını hızlandırabiliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Termal kamera yangının merkezini gösteriyor</strong><br />
Termal görüntüleme özelliğinin özellikle yoğun duman bulunan alanlarda büyük avantaj sağladığını belirten Engin, &#8220;Termal kamera sayesinde yangının merkezini hızla tespit ederek müdahale stratejimizi belirliyor ve kritik noktalara zaman kaybetmeden ulaşabiliyoruz. Aynı teknoloji, kırsal ve ormanlık alanlarda kaybolan vatandaşların vücut ısılarını algılayarak yerlerinin belirlenmesinde de etkin rol oynuyor. Ayrıca üzerindeki mikrofon sistemiyle vatandaşlarımızla iletişim kuruyor, durumları hakkında bilgi alarak doğru müdahaleyi planlıyoruz. Yangın sonrası ise yanan alanın büyüklüğünü kısa sürede ölçebiliyor, hasar tespit çalışmalarını hızlandırabiliyoruz. Dron, sahadaki gözümüz ve kulağımız&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İş güvenliğine de katkı sağlıyor</strong><br />
Dron teknolojisinin iş güvenliği ve saha koordinasyonuna önemli katkı sağladığını belirten Engin, özellikle çatı yangınları ve gece müdahalelerinde görüşün kısıtlı olduğu alanlarda riskli noktaları önceden tespit edebildiklerini, ekipleri zamanında uyararak güvenli müdahale imkanı sağladıklarını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşar Üniversitesi&#8217;nde teknoloji odaklı tercih günleri</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/teknoloji-odakli-tercih-gunleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:54:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189706</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi, üniversite tercihi yapacak adaylara yönelik düzenlediği &#8220;Tercih Danışma Günleri&#8221;nde yapay zeka ve sanal gerçekliği rehberlikle bir araya getiriyor. Yaşar Üniversitesi&#8217;nde teknoloji odaklı tercih günleri Adaylar, uzman rehber öğretmenlerin desteğiyle kariyer planlamalarını yaparken; bu yıl ilk kez YUVERSE sanal gerçeklik alanında sınırları aşan bir deneyim yaşayıp, YU Immersive Space&#8217;teki üç boyutlu avatardan üniversite hakkında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi, üniversite tercihi yapacak adaylara yönelik düzenlediği &#8220;Tercih Danışma Günleri&#8221;nde yapay zeka ve sanal gerçekliği rehberlikle bir araya getiriyor.</p>
<h2>Yaşar Üniversitesi&#8217;nde teknoloji odaklı tercih günleri</h2>
<p>Adaylar, uzman rehber öğretmenlerin desteğiyle kariyer planlamalarını yaparken; bu yıl ilk kez YUVERSE sanal gerçeklik alanında sınırları aşan bir deneyim yaşayıp, YU Immersive Space&#8217;teki üç boyutlu avatardan üniversite hakkında doğrudan bilgi alabilecek.<br />
Selçuk Yaşar Kampüsü M Blok Fuaye Alanı&#8217;nda düzenlenecek etkinliklerde adaylar ve aileleri; taban puanlar, programlar, kampüs yaşamı, sosyal imkanlar ve yurt seçenekleri hakkında doğrudan bilgi edinebilecek. Ayrıca, 38 bölüm ve programın öğretim elemanlarıyla, bölüm ismine göre ayrılan sınıflarda yüz yüze görüşme fırsatı bularak, eğitim içerikleri ve akademik kariyer süreçleri hakkında detaylı değerlendirmeler yapabilecekler. Üniversitenin mevcut öğrencilerinden oluşan &#8220;YU Team&#8221; ise adaylara eşlik ederek kampüs imkanlarını yakından tanıtacak.</p>
<p>Yeni teknolojik stüdyolarda deneyim imkanı<br />
Bu sene, &#8220;Tercih Danışma Günlerine&#8221; özel bir ilk olarak, Medya Merkezi Müdürlüğü tarafından kurulan Lokasyon Bazlı Sanal Gerçeklik Alanı (Location-Based Entertainment) &#8220;YUVERSE&#8221; ve YU Immersive Space (Sürükleyici Deneyim Stüdyosu) alanlarında ziyaretçilere çeşitli içerikler sunuluyor.<br />
Yaşar Üniversitesi&#8217;nden bir öğrenci stajyerin birebir görüntüsüyle eşdeğer oluşturulan yapay zeka destekli üç boyutlu avatar, YU Immersive Space stüdyosu ekranlarında aday öğrencileri karşılıyor. Aday öğrenciler, eğitilmiş yapay zeka modelinden yararlanan bu üç boyutlu avatara üniversitenin eğitimi, kampüs imkanları gibi sorular sorup anında sesli ve görsel yanıtlar alabilecek. Aynı zamanda, bu üç boyutlu avatar adaylara kampüs turu da yaptıracak.<br />
Türkiye&#8217;de ilk defa bir eğitim kurumunda 30 kişinin aynı anda aynı içeriği sanal gerçeklik gözlükleriyle deneyimleyebildiği bir alan olarak kurulan YUVERSE&#8217;de ise NASA James Webb Uzay Teleskobu&#8217;ndan alınan uzay verilerinden oluşan bir eğitim içeriğine ve 2 farklı etkileşimli içeriğe erişim açık olacak.<br />
Dijital Medya Yönetimi Müdürlüğü&#8217;nün hazırladığı yapay zeka destekli dijital danışmanı AISuBilge ise Selçuk Yaşar Kampüsü&#8217;nde hologram olarak aday öğrencileri karşılayarak tercih sürecinde onlara rehberlik edecek.<br />
Adaylar ve veliler, danışmanlık hizmetlerinden kendilerine en uygun olan kanalı seçerek yararlanabilecekler. Kampüste yüz yüze sunulan desteğin yanı sıra, 0232 570 71 72 numaralı bilgilendirme hattı üzerinden telefonla da bilgi alınabilecek. Dijital ortamdan destek almak isteyenler ise aday.yasar.edu.tr web adresi üzerinden bilgilendirme sayfalarına erişerek Yapay Zeka Tercih Robotu özelliğini kullanabilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-yetmezligi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:29:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yerli üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189674</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;de bilim insanları tarafından yapay zeka destekli yerli &#8216;yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi. İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217; Projeyle, kablosuz enerji transferi teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakılmayarak enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması ve hastaların kablo ile batarya çantası taşıma zorunluluğundan kurtarılması hedefleniyor.&#8221; İzmir&#8217;de bilim insanları, ileri evre kalp yetmezliği yaşayan hastalara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;de bilim insanları tarafından yapay zeka destekli yerli &#8216;yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi.</p>
<h2>İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217;</h2>
<p>Projeyle, kablosuz enerji transferi teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakılmayarak enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması ve hastaların kablo ile batarya çantası taşıma zorunluluğundan kurtarılması hedefleniyor.&#8221;<br />
İzmir&#8217;de bilim insanları, ileri evre kalp yetmezliği yaşayan hastalara umut olacak bir projeye imza attı. Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi ve Bakırçay Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan proje kapsamında, yapay zeka desteğiyle çalışan ve yerli üretim olan ‘yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi. Projede, hastanın dijital kopyası üzerinden sağlık çalışanlarına ve hastaya anlık bilgi akışı sağlanacak. Sistem, ‘kablosuz enerji transferi&#8217; teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakmayarak enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracak.<br />
Kalp hastalıklarının, dünyada ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer aldığına değinen İEÜ Medical Point Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Koray Aykut, &#8220;Çok sayıda insan ağır kalp yetmezliği çekmekte ve bunların ciddi bir kısmını kalp nakli adayları oluşturmaktadır. Kalp nakli, yüz güldürücü bir işlem ancak uygun organ bulmak her zaman kolay olmuyor. Gerek donör sayısının azlığı gerekse bulunan kalbin nakle uygun olmaması yapılan ameliyat sayısını kısıtlamaktadır. Dünyada özellikle kalp nakli bekleyen hastaların hem sağ kalımını artırmak hem de yaşam konforunu yükseltmek amacıyla birtakım yapay kalpler geliştirilmiştir. Ülkemizde de bu yapay kalpler birçok merkezde başarıyla uygulanabilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>‘Yerli üretim&#8217; vurgusu</strong><br />
Bu cihazların birtakım dezavantajlarının da bulunduğuna değinen Aykut, &#8220;En önemli sorunlardan biri yurt dışına bağımlı olmamız ve cihaz maliyetlerinin aşırı yüksekliğidir. Bunlar milyonlarca liraya mal olan sistemlerdir. İkinci dezavantaj ise cihaz göğüs kafesi içine takılmasına rağmen motoru besleyen bataryaların vücut dışında kalmasıdır. Hastanın vücut içi ile dışı arasında bir bağlantı sağlayan ve cildinden çıkan hortumlar bulunmakta. Hasta bu bataryaları bir çantayla yanında taşımak zorunda kalmaktadır. Bu durum aynı zamanda enfeksiyon riskini de ciddi oranda artırmaktadır. Yüksek maliyet, sınırlı sayıda hastaya uygulanabilme, enfeksiyon riskleri ve şarj-batarya problemleri gibi etkenleri göz önüne alarak ekip olarak &#8216;Bunun daha gelişmiş bir modelini yapabilir miyiz?&#8217; düşüncesiyle yola çıktık. Tıp ve biyomedikal uzmanları, elektrik-elektronik mühendisleri, hekimler ve araştırma görevlilerinden oluşan yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Yerli bir üretim gerçekleştirerek maliyetleri ciddi oranda düşürmeyi ve böylece çok daha fazla hastaya ulaşabilmeyi hedefledik&#8221; diye konuştu.<br />
Biyomedikal Mühendisi Necip Çiftçi ise &#8220;Gerçekleştirmiş olduğumuz bu prototipte, transkutanöz enerji (deri üzerinden verilen enerji) ile pompayı çalıştırmayı ve herhangi bir kablo vücut dışına çıkmadan pompayı döndürmeyi hedefliyoruz. Sol ventrikül yetmezliği olan hastalarda, kalbin alt tarafına bir hortum vasıtasıyla pompa yerleştireceğiz. Bu pompa kanı kalpten alarak aorta gönderecek ve aort üzerinden kan tüm vücuda dağıtılacak. Sol ventrikül, vücudumuzda kanı tüm organlara pompalamaya yarayan bir yapıdır. Bu mekanizma görevini yerine getiremediğinde, bölgeye yapay bir pompa implante ederek hastanın hayati fonksiyonlarını idame ettirmeyi amaçlıyoruz&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
Yılbaşına kadar pompanın prototipini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Çiftçi, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Deneylerimiz devam ediyor. Hazırlamış olduğumuz pompanın vücuttaki simülasyonunu gerçekleştirdik. Hedeflediğimiz noktaya ulaştığımızda prototipimizi tamamlayacağız. Sonrasında hayvan deneyleri aşamasına geçmeyi ve ardından cihazımızı halkımızın kullanımına sunmayı planlıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Var olan cihazlardan ayrışan, önemli özgün değerlerimiz mevcut&#8221;</strong><br />
Projenin çıkış noktasının yüksek lisans tezine dayandığını aktaran İzmir Bakırçay Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde Araştırma Görevlisi Nazlıhan Kaçmaz da &#8220;Bu çalışmanın ön hazırlıklarını ve bilgisayar destekli analizlerini yüksek lisans tezim kapsamında tamamladık. Şu anda doktora tezim doğrultusunda, projemizin prototipini elde etmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Var olan cihazlardan ve sistemlerden ayrışan, önemli özgün değerlerimiz mevcut. Sistemimize dijital ikiz ve yapay zeka entegre ederek, hastanın dijital bir kopyası üzerinden hem hastaya hem de sağlık çalışanlarına anlık bilgi akışı sağlamayı hedefliyoruz. &#8216;Kablosuz enerji transferi&#8217; teknolojisiyle de hastada açık bir yara bırakmadan, enfeksiyon riskini en aza indiren bir enerji aktarım sistemi kurmayı amaçlıyoruz. Ayrıca &#8216;DFX metodu&#8217; olarak adlandırılan tasarım yöntemleriyle çok daha optimize bir tasarım elde etmeyi hedeflemekteyiz&#8221; şeklinde konuştu.<br />
En kritik noktanın, hastanın kalbine yerleştirilecek olan pompa mekanizması olduğuna işaret eden Kaçmaz, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Bilgisayar analizleriyle en optimum tasarıma ulaşarak &#8216;manyetik levitasyon&#8217; teknolojisini kullanmayı, bu sayede sürtünmeyi minimuma indirerek kan hücrelerine zarar vermeyen bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Son aşamada ise elde ettiğimiz prototipin deneylerini, laboratuvarda kurduğumuz sistem üzerinde gerçekleştireceğiz. Bu test düzeneğiyle, hastanın kardiyovasküler sistemini (yapay dolaşım döngüsünü) birebir simüle etmeyi amaçlıyoruz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege’den dünyaya uzanan kuraklık çalışması</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/egeden-dunyaya-uzanan-kuraklik-calismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=188224</guid>

					<description><![CDATA[İzmir ve Ege için hazırladığı 160 yıllık kuraklık haritasıyla dikkatleri üzerine çeken Doç. Dr. Jafar Safari’nin çalışmaları, uluslararası akademik çevrelerde karşılık buldu. Ege’den dünyaya uzanan kuraklık çalışması Safari’nin editörlüğündeki yeni kitap, kuraklıkla mücadelede dünya çapında başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Daha önce Ege Bölgesi için 160 yıllık kuraklık haritası hazırlayan Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir ve Ege için hazırladığı 160 yıllık kuraklık haritasıyla dikkatleri üzerine çeken Doç. Dr. Jafar Safari’nin çalışmaları, uluslararası akademik çevrelerde karşılık buldu.</p>
<h2>Ege’den dünyaya uzanan kuraklık çalışması</h2>
<p>Safari’nin editörlüğündeki yeni kitap, kuraklıkla mücadelede dünya çapında başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.<br />
Daha önce Ege Bölgesi için 160 yıllık kuraklık haritası hazırlayan Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, bu kez kuraklık konusunu küresel ölçekte ele alan önemli bir bilimsel esere imza attı. Doç. Dr. Safari’nin editörlüğünde hazırlanan &#8220;Kuraklık Dinamikleri: Değişen İklime Karşı Modelleme ve Değerlendirme&#8221; adlı kitap, dünyanın önde gelen akademik yayınevlerinden Elsevier tarafından yayımlandı. Kitabın eş editörlüğünü Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Babak Vaheddoost üstlendi.</p>
<p>Ege için kritik uyarılar yapmıştı<br />
Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, daha önce yürüttüğü bilimsel araştırma projesinde İzmir ve Ege Bölgesi’nin 1940’tan 2100 yılına kadar uzanan kuraklık durumunu inceleyerek, bölgenin gelecekte daha şiddetli kuraklıklarla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koymuştu. 160 yıllık veri ve projeksiyonlara dayanan bu çalışma, iklim değişikliğinin bölgesel etkilerine dair önemli bir referans olarak dikkat çekmişti.</p>
<p>Kuraklığın boyutları<br />
Kitapta kuraklığın yalnızca meteorolojik bir olgu olarak değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarıyla çok yönlü bir kriz olarak ele alındığını belirten Safari sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Eserde kuraklığın teorik temellerinin yanı sıra, etkileri, risk analizi ve yönetim süreçleri bilimsel verilerle inceledik. Kitapta ayrıca coğrafi bilgi sistemleri (GIS), veri analizi, modelleme teknikleri ve görselleştirme yöntemlerinin kuraklık çalışmalarındaki rolü detaylı şekilde aktarmaya çalıştık. Kuraklık risklerinin daha erken tahmini- tespiti ve etkilerinin azaltılması açısından kritik öneme sahip olan yapay zekâ, makine öğrenmesi ve ileri veri analizi tekniklerine de geniş yer verdik.&#8221;</p>
<p>Toplumsal direnç ve sürdürülebilirlik<br />
Kitapta, kuraklıkla mücadelenin yalnızca teknik çözümlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Safari, &#8220;Kuraklık yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan çok yönlü bir kriz. Kitapta, kuraklıkla mücadelede toplumsal direnç kavramının önemini vurguladık. Toplumların kuraklığa karşı daha dayanıklı hale gelmesi için sürdürülebilir su yönetimi, doğru planlama, veri temelli karar mekanizmaları ve toplumun bilinçlendirilmesi gibi unsurları ele aldık&#8221; dedi. Doç. Dr. Safari, farklı ülkelerden çok sayıda vaka çalışması ve modelleme örneğinin yer aldığı kitabın, kuraklığın bölgesel etkilerini ve geleceğe yönelik riskleri ortaya koyarken, hem akademik dünyaya hem de politika yapıcılara önemli katkılar sunacağını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özhelvacı: &#8220;Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ozhelvaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:07:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[EGİAD]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=187017</guid>

					<description><![CDATA[Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla &#8220;CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri&#8221; düzenledi. Özhelvacı: &#8220;Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur&#8221; İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla &#8220;CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri&#8221; düzenledi.</p>
<h2>Özhelvacı: &#8220;Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur&#8221;</h2>
<p>İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, EGİAD merkezinde düzenlendi. Panel, üyeler ve şirket profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü.<br />
Seminerde, Gilda&amp;Partners Consulting Managing Partner’ı Jilda Bal, yapay zekânın iş dünyasında sağladığı fırsatlar, dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu sürecin etkin yönetimine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; liderlik perspektifinin teknoloji yatırımlarındaki belirleyici rolü çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi.</p>
<p>Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, rekabet altyapısı<br />
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: &#8220;Bugün iş dünyasının gündeminde yapay zekâ, artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değildir. Yapay zekâ; yönetim kurullarının, CEO’ların ve şirketlerin gelecek tasarımının doğrudan merkezine yerleşmiştir. Karşımızda yalnızca bir teknoloji değil; karar alma biçimimizi, verimlilik kaslarımızı ve rekabet anlayışımızı yeniden tanımlayan güçlü bir ekonomik dönüşüm var.&#8221;<br />
Özhelvacı, kurumların sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarının doğru kullanım senaryosu ve güçlü bir liderlik anlayışı ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;Liderlik dönüşümü yönetmek demektir: Mesele teknoloji değil, doğru karar<br />
Konuşmasında yapay zekâ yatırımlarının başarısında liderlik kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, dönüşüm sürecinin yalnızca teknolojik değil, yönetsel bir mesele olduğunun da altını çizerek, &#8220;Mesele yalnızca yapay zekâyı kullanmak değil, nerede kullanacağını, nerede insan muhakemesini öne çıkaracağını ve bu dengeyi nasıl yöneteceğini bilmektir. Liderlik tam da bu noktada belirleyici hale gelmektedir.&#8221; diye konuştu.<br />
Bu yaklaşımın, özellikle hızlı değişen rekabet koşullarında kurumların risk yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerinde kritik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi.</p>
<p>İşgücü, yetenek ve şehir ekonomileri yeniden tasarlanıyor<br />
Seminerde, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini değil, iş gücü yapısını ve şehirlerin ekonomik rekabet gücünü de yeniden şekillendirdiği vurgulandı. EGİAD tarafından hazırlıkları sürdürülen &#8220;Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir &#8211; Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı&#8221; raporuna atıfta bulunan Özhelvacı, bu dönüşümün doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat alanı oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: &#8220;Biz bu dönüşümü yalnızca bir tehdit değil; eskimiş yapıların yerini daha verimli ve yüksek katma değerli sistemlerin aldığı bir yeniden doğuş süreci olarak görüyoruz. Yapay zekâ tam da böyle bir eşiği temsil ediyor.&#8221;</p>
<p>EGİAD, dönüşümü izleyen değil, yön veren bir kurum<br />
Etkinlikte, EGİAD’ın dijital ve teknolojik dönüşümü yalnızca izleyen değil, veri temelli analizler üreten ve iş dünyasını geleceğe hazırlayan bir yapı olma vizyonu bir kez daha vurgulandı.<br />
Yapay zekânın kurumların rekabet gücünü artıran, risk yönetimini güçlendiren ve stratejik karar süreçlerini hızlandıran temel bir unsur haline geldiği bu dönemde, liderlerin teknolojiye yaklaşımında cesaret, akılcı planlama ve insan odaklılık ilkelerinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi.<br />
Seminer, katılımcılar açısından yalnızca teknolojik bir gündem başlığı değil; şirketlerin büyüme stratejilerinden insan kaynağı planlamasına kadar geniş bir perspektifte dönüşümün nasıl yönetileceğine ilişkin güçlü bir vizyon sunan stratejik bir buluşma olarak değerlendirildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/halk-ozani-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[halk ozanı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[türkü]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=185782</guid>

					<description><![CDATA[Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı.</p>
<h2>Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu</h2>
<p>Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti.</p>
<p><strong>&#8220;Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım&#8221;</strong><br />
Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, &#8220;Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti&#8221;</strong><br />
Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, &#8220;Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/masa-basi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 13:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun ve Bel Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ergonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ofis Çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=185165</guid>

					<description><![CDATA[Ofis çalışanlarının günün büyük bölümünü oturarak geçirmesi boyun ve bel ağrılarını artırıyor. ‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak Yaşar Üniversitesi’nde yürütülen proje, sensör ve yapay zeka (YZ) yardımıyla bu riskleri erken aşamada tespit etmeyi hedefliyor. Masa başı çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin uzun süre oturma ve bilgisayar ekranına bakmaya bağlı ortaya çıkan sağlık problemleri. Özellikle yanlış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ofis çalışanlarının günün büyük bölümünü oturarak geçirmesi boyun ve bel ağrılarını artırıyor.</p>
<h2>‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak</h2>
<p>Yaşar Üniversitesi’nde yürütülen proje, sensör ve yapay zeka (YZ) yardımıyla bu riskleri erken aşamada tespit etmeyi hedefliyor.<br />
Masa başı çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin uzun süre oturma ve bilgisayar ekranına bakmaya bağlı ortaya çıkan sağlık problemleri. Özellikle yanlış duruş, ekrana hatalı açıyla bakma ve ekranla aradaki mesafenin uygun olmaması gibi nedenlerle boyun ve bel ağrıları sıkça görülüyor. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre ofis çalışanlarının yüzde 59’u boyun, yüzde 51’i ise bel ağrısı yaşıyor. Virtue Health’in araştırması ise ofis çalışanlarının yüzde 82’sinin günün yaklaşık 9 saatini oturarak geçirdiğini gösteriyor. Duruş bozukluklarından kaynaklanan boyun ve bel ağrısı oranı 18-30 yaş grubunda yüzde 70’e, 30-45 yaş aralığında ise yüzde 80’e kadar çıkıyor.</p>
<p><strong>Boyunda sensör ve yapay zeka ile takip</strong><br />
Bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm üretmek amacıyla Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Destekli Tasarım ve Animasyon Programı Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, ofis çalışanlarının ergonomik risklerini sensör ve YZ yardımıyla analiz edecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, modern çalışma şartlarında ofis çalışanlarının hem psikososyal hem de ergonomik risklerle daha fazla karşı karşıya kaldığını belirterek şunları vurguluyor:<br />
&#8220;Bu proje ile ofis ortamlarında çalışan bireylerin karşılaştığı ergonomik riskleri incelemeyi hedefliyoruz. Öncelikle çalışanların maruz kaldığı kas-iskelet sistemi risklerini tespit etmeye karar verdik. Bu amaçla ofis çalışanlarının boynuna yerleştirilen sensör sayesinde gün içindeki hareketlerini kayıt altına alacak bir sistem kurduk. Yapay zeka algoritmalarıyla çalışanların maruz kaldığı riskleri analiz ederek gelecekte riskli çalışma şartlarına maruz kalıp kalmadıklarını öngörmeyi amaçlıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>Giyilebilir teknolojiyle ergonomi analizi</strong><br />
Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ise projede kullanılan teknolojinin nesnelerin interneti ve YZ temelli olduğunu belirterek, &#8220;Giyilebilir bir cihaz aracılığıyla ofis çalışanlarının ergonomik risk durumlarını tespit etmeyi amaçlıyoruz. Böylece çalışanların duruşları tespit edilerek sağlık görevlileri bu bilgileri bilgisayar ortamında inceleyebilecek ve çalışanların sağlık sorunlarının önüne geçilmesine katkı sağlanabilecek&#8221; dedi.<br />
Akademisyenler, geliştirilen sistemin ilerleyen süreçte ofis çalışanlarının çalışma alışkanlıklarını iyileştirmeye ve iş yerlerinde daha sağlıklı çalışma ortamları oluşturulmasına katkı sağlamasını hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/gida-israfina-akilli-cozum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 07:25:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=180398</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi öğrencilerinden &#8220;Green Minds&#8221; ekibi, Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü’nün (EIT) gıda ayağı olan EIT Food’un yürüttüğü &#8220;Waste-to-Value&#8221; programında finale kaldı. Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm Öğrencilerin geliştirdiği yapay zeka destekli gıda takip uygulaması &#8220;FoodGuard&#8221;, gıda israfını azaltmayı hedefliyor. Gıda israfına çözüm üretmek için bir araya gelen Yaşar Üniversitesi öğrencileri, Avrupa’nın en [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi öğrencilerinden &#8220;Green Minds&#8221; ekibi, Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü’nün (EIT) gıda ayağı olan EIT Food’un yürüttüğü &#8220;Waste-to-Value&#8221; programında finale kaldı.</p>
<h2>Yapay zeka ile gıda israfına akıllı çözüm</h2>
<p>Öğrencilerin geliştirdiği yapay zeka destekli gıda takip uygulaması &#8220;FoodGuard&#8221;, gıda israfını azaltmayı hedefliyor.<br />
Gıda israfına çözüm üretmek için bir araya gelen Yaşar Üniversitesi öğrencileri, Avrupa’nın en prestijli gıda inovasyon programlarından EIT Food destekli &#8220;Food Solutions: Waste-to-Value&#8221; yarışmasında büyük başarı elde etti. &#8220;Green Minds&#8221; adlı ekip, jüri değerlendirmelerini geçerek 11 Kasım 2025’te Impact Hub İstanbul’da yapılacak finale yükseldi. Toplam 23 gruptan finale kalan 10 ekip arasında ayrıca Yaşar Üniversitesinden akademisyen ve uzmanların mentörlük desteği verdiği Ankara Üniversitesi, ODTÜ, Özyeğin Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal, İzmir Demokrasi ve Harran Üniversitesi gibi üniversitelerden öğrencilerin oluşturduğu üç ekip daha yarışacak.<br />
Yaşar Üniversitesi, hem öğrencilerinin geliştirdiği projelerle hem de akademisyenlerinin verdiği mentörlük desteğiyle programın finalinde güçlü bir temsil sağlayacak. Finale kalan 10 ekipten dördünde üniversite aktif rol oynuyor.</p>
<p><strong>Akıllı gıda takip uygulaması</strong><br />
Endüstri Mühendisliği öğrencileri Deniz Bulduk, İldem Minel Güler, Müfide Defne Akbay, Güzin Yağmur Hızlı ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Beyza Türk’ten oluşan finalist Green Minds ekibi, FoodGuard adlı akıllı gıda takip uygulamasını geliştirdi. Yapay zeka destekli uygulama; son kullanma tarihi tahmini, eldeki gıdalara uygun tarif önerileri, süresi yaklaşan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilirlik içgörülerini tek platformda bir araya getiriyor. Proje, Yaşar Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Eftymia Staiou mentörlüğünde geliştirildi.</p>
<p><strong>Yaşar Üniversitesi dört takımla finalde</strong><br />
Üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Green Minds ekibinin yanı sıra, akademisyenlerinin mentörlüğünü yaptığı üç farklı üniversite ekibiyle de finale damga vurdu. Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel mentörlüğündeki Waste2Biotech takımı, Alperen Kızılkulak mentörlüğündeki WaViva takımı,Başak Kaftan mentörlüğündeki Foodies takımı zorlu elemeleri geçerek İstanbul finaline kalmayı başardı.</p>
<p><strong>Avrupa destekli yedi girişimcilik maratonu</strong><br />
EIT Food desteğiyle, Foodback, Polonya Bilimler Akademisi Gıda Araştırma Enstitüsü, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Tarım Teknoloji Merkezi iş birliğinde yürütülen program, Nisan 2025’te başladı.<br />
Avrupa ve Türkiye genelinden 33 üniversiteden 100’ün üzerinde öğrenci katıldı. Katılımcılar, yedi ay boyunca girişimcilik eğitimleri alarak mentörlerle birlikte prototiplerini geliştirdi. 23 ekip arasından finale kalan 10 grup, projelerini 11 Kasım 2025’te Impact Hub İstanbul’da jüriye sunacak. Finalde birinciye 1.500 avro, ikinciye 1.000 avro, üçüncüye ise 500 avro ödül verilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka ile karbon ayak izini azalttılar</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yapay-zeka-5/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 11:15:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=143368</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi&#8217;nin genç iletişimciler tasarımlarında yapay zeka kullandı, bu sayede 278,4 kilogram karbon ayak izini önledi ve iklim değişikliğine dikkat çekti. Yapay zeka ile karbon ayak izini azalttılar Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri Ayşe Ertuğrul ve Sera Atmaz, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından desteklenen &#8216;Sıfır-Karbon Okuryazarlığı: Dijital İçerik Geliştirme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi&#8217;nin genç iletişimciler tasarımlarında yapay zeka kullandı, bu sayede 278,4 kilogram karbon ayak izini önledi ve iklim değişikliğine dikkat çekti.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aDUJS_U9S7I5OPA9GfEVGDYhWT">Yapay zeka ile karbon ayak izini azalttılar</h2>
<p>Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri Ayşe Ertuğrul ve Sera Atmaz, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından desteklenen &#8216;Sıfır-Karbon Okuryazarlığı: Dijital İçerik Geliştirme Kampı ve Araştırma Projesi&#8217;nde tasarladıkları poster ile mansiyon ödülü aldı. Öğrenciler, İç Anadolu&#8217;daki yöresel giyimli bir kişinin, Antalya&#8217;da yetişen ejder meyvesi yediği fotoğrafı çekmek için 278,4 kilogram karbon ayak izi üretmek yerine, posteri yapay zekayla hazırlayarak çevreye zarar vermemiş oldu.</p>
<p>“Çevreye dost bir alternatif bulduk”<br />
Yaşar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri Ayşe Ertuğrul ve Sera Atmaz, Ankara&#8217;da düzenlenen etkinlikte yaptıkları tasarımla, 20&#8217;den fazla öğrenci arasında dikkat çekti. İki günlük kampın sonunda poster tasarımı yapan Ayşe ve Sera, yapay zekayla yaptıkları tasarım sayesinde 278,4 kilogram karbon salınımı yapmayarak iklim değişikliğine katkı sağladı. Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Tülay Görü Doğan ve Dr. Öğretim Görevlisi Simge Gökbayrak&#8217;ın danışmanlığını yaptığı proje ile mansiyon ödülüne layık görülen öğrenciler şunları söyledi: &#8220;Sürdürülebilirlik ve üreticilikleri bir araya geldiğinde gerçekten etkileyici sonuçlar elde edebiliyoruz.</p>
<p>İçerik üreticileri ise her gün daha dikkat çekici içerikler üretmek için üreticiliklerini zorluyor. İç Anadolu&#8217;nun mistik atmosferinde ejder meyvesi yiyen yöresel giyimli bir amcamızın bu yaşadığı yere ve yaşam alışkanlıklarına uzak, absürt görselini yapay zekanın gücüyle ürettik. Bu fotoğrafı geleneksel yöntemlerle çekmek için ejder meyvesinin yetiştirildiği Antalya&#8217;dan İç Anadolu&#8217;daki bir kent olan Yozgat&#8217;a gelmenin karbon maliyeti 122,7 kilogram. İzmir&#8217;de bulunan bir içerik üreticisinin Yozgat&#8217;a gelmesinin karbon maliyeti 155,6 kilogram. Sonuç olarak, bu fotoğrafı yapay zeka ile üretmek yerine geleneksel yöntemlerle fotoğraflamak 278,4 kilogram karbon salınımı üretecekti. Ancak yapay zekaya başvurarak çevreye dost bir alternatif bulduk. Artık içerik üreticileri olarak, üretimimizi sınırlamadan dünyamızı koruma fırsatına sahibiz. Bu afiş, ilham verirken aynı zamanda sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor.&#8221;</p>
<p>Tülay Görü Doğan: “İklim değişikliği hepimizi yakından ilgilendiriyor”<br />
Yaşar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Tülay Görü Doğan ise &#8220;İklim değişikliği konusu hepimizi yakından ilgilendiren bir konu. Bölüm olarak bu tür öncelikli konuları önemsiyoruz. Bu konuları yeni medya teknolojileriyle ilişkilendirerek topluma yararlı ve farkındalık oluşturabilecek her tür projenin içinde yer almaya çalışıyoruz. Sık sık sektörle bir araya gelerek hem bölümdeki derslerimizle hem de dış etkinliklerle zenginleştirmeye ve farklılaştırmaya çalışıyoruz” diye konuştu. iha</p>
<p>Ege<a href="https://www.egedeizmir.com/">de İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
