<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Üroloji &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/uroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 10:38:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Varikosel belirti vermeden ilerleyebiliyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/varikosel-belirti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erkek infertilitesi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Varikosel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=191421</guid>

					<description><![CDATA[Ürolog Gökhan Ekin testisleri besleyen damarların genişleyip varisleşmesi sonucu ortaya çıkan &#8220;Varikosel&#8221; hastalığının erkeklerin yaklaşık yüzde 20&#8217;sinde görüldüğünü, çocuk sahibi olamama sorunu yaşayan erkeklerde ise bu oranın yüzde 40&#8217;a kadar çıkabildiğini söyledi. Varikosel belirti vermeden ilerleyebiliyor Varikoselin hastaların büyük bölümünde herhangi bir şikayete yol açmadan ilerleyebildiğini belirten Dr. Ekin, &#8220;Hastaların birçoğu çocuk sahibi olamama nedeniyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ürolog Gökhan Ekin testisleri besleyen damarların genişleyip varisleşmesi sonucu ortaya çıkan <strong>&#8220;Varikosel&#8221;</strong> hastalığının erkeklerin yaklaşık yüzde 20&#8217;sinde görüldüğünü, çocuk sahibi olamama sorunu yaşayan erkeklerde ise bu oranın yüzde 40&#8217;a kadar çıkabildiğini söyledi.</p>
<h2>Varikosel belirti vermeden ilerleyebiliyor</h2>
<p>Varikoselin hastaların büyük bölümünde herhangi bir şikayete yol açmadan ilerleyebildiğini belirten Dr. Ekin, &#8220;Hastaların birçoğu çocuk sahibi olamama nedeniyle başvurduğunda tanı alıyor. Varikosel tanısı konulması, erkeğin çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmez. Ancak özellikle sperm değerlerinde bozulma bulunan ve çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan erkeklerde varikoselin değerlendirilmesi önemlidir&#8221; dedi.<br />
Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Gökhan Ekin, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin varikosel konusunda bilinçli olması gerektiğini belirterek, hastalığın her zaman belirti vermediğine dikkat çekti. Ekin, varikosel hakkında şu bilgileri verdi:<br />
&#8220;Varikosel, testislerdeki kanı taşıyan toplardamarların genişlemesi ve kıvrımlı hale gelmesiyle ortaya çıkıyor. Hastalık çoğunlukla sol tarafta görülüyor. Bunun temel nedenlerinden biri, sol testisin toplardamarlarının anatomik yapısının sağ tarafa göre farklı olması. Genellikle ergenlik ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıkıyor, özellikle 20&#8217;li yaşlardan itibaren fark edilebiliyor. Ancak hastalık uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebiliyor. Varikoselin en dikkat çekici bulguları testiste ağrı ve dışarıdan fark edilebilen solucan benzeri damarsal yapıdır.&#8221;</p>
<p><strong>Erkek infertilitesinin önemli nedenlerinden biri</strong><br />
Varikoselin erkek infertilitesinin önemli ve tedavi edilebilir nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Dr. Ekin, genişleyen toplardamarların testislerin normal çalışma düzenini etkileyebildiğini söyledi. Testis çevresindeki kan akımının ve ısı dengesinin bozulmasının sperm üretimi ve sperm kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirten Ekin, sperm sayısı, hareketliliği ve kalitesinde düşüş görülebileceğini ifade etti.<br />
Ekin, &#8220;Varikosel her erkekte kısırlığa yol açmaz. Ancak özellikle sperm değerlerinde bozulma olan, çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan erkeklerde varikosel olasılığının da değerlendirilmesi gerekir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Her varikosel ameliyat gerektirmiyor</strong><br />
Varikosel tanısının öncelikle üroloji uzmanı tarafından yapılan fizik muayene ile konulduğunu belirten Ekin, tanı ve tedavi konusunda da şunları söyledi:<br />
&#8220;Fiziki muayeneden sonra gerekli durumlarda sperm analizi ve skrotal Doppler ultrasonografi ile değerlendirme yapılır. Varikoselin derecesi tedavi kararında tek başına belirleyici olmaz. Her varikosel hastasının tedaviye ihtiyacı yoktur. Tedavi kararı verilirken çocuk sahibi olamama, sperm değerlerinde düşüş, testis gelişimiyle ilgili sorunlar, hormonal problemler veya ağrı gibi ek durumlar değerlendirilmelidir.&#8221;</p>
<p><strong>Zaman zaman ağrıya neden olabilir</strong><br />
Öte yandan Uz. Dr. Ekin, ilerlemiş hastalığın testisin normal fonksiyonlarını etkileyebileceğini söyledi. Varikoselin bazı hastalarda özellikle uzun süre ayakta kalma, egzersiz veya fiziksel aktivite sonrasında artabilen künt bir ağrıya neden olabildiğini belirten Ekin, testiste ağırlık ve rahatsızlık hissinin de görülebileceğini ifade etti. Ekin, &#8220;İleri vakalarda testis hacminde küçülme ve testosteron üretiminde etkilenme görülebilir; bu da bazı hastalarda cinsel fonksiyonlar üzerinde olumsuz etki oluşturabilir. Varikosel teşhisi konan hastaların ameliyat edilmeseler bile düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Özellikle sperm değerleri, testislerin gelişimi ve hastanın şikayetleri takip edilmelidir&#8221; diye konuştu.<br />
Varikoselin tedavi gerektirdiği durumlarda cerrahi tedavinin uygulandığını belirten Ürolog Ekin, tedavi kararının hastanın yaşı, şikayetleri, çocuk sahibi olma isteği, sperm sonuçları ve testislerin durumuna göre kişiye özel verilmesi gerektiğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenilikçi ve etkin tedavi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/etkin-tedavi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 08:37:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=180261</guid>

					<description><![CDATA[Üroloji alanında uluslararası deneyimiyle tanınan Prof. Dr. Burak Turna, Acıbadem Kent Hastanesi’nde Robotik Cerrahi Direktörü olarak görevine başladı. Yenilikçi ve etkin tedavi Prof. Dr. Turna, güncel robotik cerrahi yöntemleri uyguladıklarını belirterek &#8220;Üroloji alanında multidisipliner bir anlayışla hastalara yenilikçi ve etkin tedavi seçenekleri sunmayı hedefliyoruz.&#8221; dedi. Uzun yıllar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda akademik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji alanında uluslararası deneyimiyle tanınan Prof. Dr. Burak Turna, Acıbadem Kent Hastanesi’nde Robotik Cerrahi Direktörü olarak görevine başladı.</p>
<h2>Yenilikçi ve etkin tedavi</h2>
<p>Prof. Dr. Turna, güncel robotik cerrahi yöntemleri uyguladıklarını belirterek &#8220;Üroloji alanında multidisipliner bir anlayışla hastalara yenilikçi ve etkin tedavi seçenekleri sunmayı hedefliyoruz.&#8221; dedi.<br />
Uzun yıllar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda akademik çalışmalar, cerrahi uygulamalar ve eğitim faaliyetleri yürüten, ayrıca Edinburgh Üniversitesi (Birleşik Krallık) ve Cleveland Clinic (ABD)’ta ileri laparoskopik cerrahi ve robotik cerrahi alanlarında çalışarak ve araştırmalar yaparak uluslararası düzeyde deneyim kazanan Prof. Dr. Burak Turna, Acıbadem Kent Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.<br />
Robotik cerrahi ve minimal invaziv yöntemlerle ürolojik tedavilerdeki uzmanlığıyla tanınan Prof. Dr. Turna, hastalara sundukları başlıca modern tedavi yaklaşımları ve uygulamaları konusunda bilgi verdi. Hastanedeki meslektaşlarına robotik cerrahi konusunda bir sunum da yapan Prof. Dr. Turna üroloji bölümünde modern yöntemlerle prostat, böbrek ve mesane hastalıklarının tedavi edildiğini söyledi. Turna, robotik cerrahi ile prostat, böbrek ve mesane kanserleri, iyi huylu prostat büyümesi, böbrek kanalı darlığı ameliyatı, böbrek nakli ve böbreküstü bezi tümörü cerrahilerinin yapılabildiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Yenilikçi ve etkin tedavi</strong><br />
&#8220;Bölümümüzde ameliyat olamayacak kadar büyük prostatı olan ayrıca başka sağlık sorunları bulunan ve yaşlı hastalar için devrim niteliğinde olan ileri tıbbi yöntemler kullanıyoruz. Bunların arasında: sıcak su buharı tedavisi, kısa adı HOLEP olan lazer ile prostat ameliyatı, prostat kanserinin yüksek enerjili ses dalgaları kullanılarak yok edilmesini sağlayan en modern ve gelişmiş tedavi yöntemi olan HIFU tedavisi, kısa adı RIRS olan, böbrek içindeki taşların idrar kanalından girilerek, herhangi bir kesi yapılmadan tedavi edilmesini sağlayan minimal invaziv cerrahi yöntemler de sunduğumuz hizmetlerden. Hastanemizde ayrıca bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra prostat kanserinin erken teşhisine imkan sağlayan ve doğruluk oranı en yüksek ve yan etki oranı en düşük yöntem olan transperineal Prostat MR füzyon (akıllı) biyopsi yöntemi de aktif olarak uygulanmaya başladı.&#8221;<br />
Öte yandan multidisipliner bir anlayışla hastalara yenilikçi ve etkin tedavi seçenekleri sunmayı hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Turna, &#8220;Acıbadem Kent Hastanesi’nin güçlü altyapısı, bilimsel yaklaşımı ve hasta odaklı hizmet anlayışı ile birlikte çalışarak robotik cerrahi ve modern ürolojik tedavi yöntemlerini daha geniş kitlelere buluşturmayı amaçlıyoruz&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürekli Yorgunluk Haline Veya Tansiyon Ataklarına Dikkat</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/surekli-yorgunluk-haline/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 08:02:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon atakları]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=51799</guid>

					<description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Demir, sağlığımız için büyük önem taşıyan böbrek üstü bezinde gerçekleşen problemlerin, sürekli olarak hissedilen stres ve yorgunluk halinin veya hipertansiyon ataklarının kaynağı olabileceğini belirtti. Böbrek üstü bezinde oluşabilecek tümörlere nasıl müdahale edildiği hakkında bilgiler verdi. Sürekli Yorgunluk Haline Veya Tansiyon Ataklarına Dikkat Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Demir, &#8220;Böbreküstü bezleri, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Demir, sağlığımız için büyük önem taşıyan böbrek üstü bezinde gerçekleşen problemlerin, sürekli olarak hissedilen stres ve yorgunluk halinin veya hipertansiyon ataklarının kaynağı olabileceğini belirtti. Böbrek üstü bezinde oluşabilecek tümörlere nasıl müdahale edildiği hakkında bilgiler verdi.</p>
<h2>Sürekli Yorgunluk Haline Veya Tansiyon Ataklarına Dikkat</h2>
<p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Demir, &#8220;Böbreküstü bezleri, böbreklerin üst tarafında bulunan endokrin sistem hormonlarını üreten bezlerdir. Bu hormonlar kan yoluyla taşınarak vücuttaki diğer organ veya hücrelerin aktivitesi üzerinde etkili olan kimyasallardır. Böbrek üstü bezi hastalığı, sık rastlanan bir hastalık değildir. Ancak sinsi şekilde ilerleyen rahatsızlık sürekli yorgunluk, tansiyon yüksekliği ve aşırı kilo alma gibi önemli sağlık sorunlarının nedeni olabilir. Bu bezin hastalıklarında bazen cerrahi olarak çıkarılması gereken durumlar vardır. Özellikle adrenal bezin gereğinden fazla hormon üreten büyümesi veya bir tümör varlığı ameliyat gerektirir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Tanısında kullanılan yöntemler</strong><br />
Böbreküstü bezi büyümesini ve nedenini teşhis etmek için çeşitli yöntemler olduğunu söyleyen Demir: “İlk olarak kan ve idrar testleri yapılarak büyümenin hormonal açıdan işlevli ya da işlevsiz olduğunu belirleyen maddelerin varlığı tespit edilmektedir. Bunun dışında bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme taraması veya sintigrafi böbreküstü bezi tümörünün boyutunu, kanserli olup olmadığını değerlendirmek ve teşhis etmek için kullanılabiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tümörün tedavisi</strong><br />
Tedavi seçeneklerinden bahseden Prof. Dr. Ömer Demir: “Diğer tüm tümör tedavilerinde olduğu gibi böbreküstü bezi tümörünün tedavisinde de öncelikle tümörün tipi ve evresi, olası yan etkileri, hastanın tercihleri ve sağlık koşulları gibi çeşitli faktörlere bağlı yöntemler izliyoruz. Bu yöntemlerden bahsedecek olursak: birincisi hormon tedavisiyle, gerekenden fazla miktarda hormon üreten böbreküstü bezinin, diğer hormon dengesindeki değişiklikleri kontrol edebilmek için çeşitli ilaçlar kullanılabilir. İkincisi hormon üreten veya kanser şüphesi olan büyümüş adrenal bezin ameliyatla alınmasıdır. Bunlar dışında böbrek üstü bezleri akciğer, meme gibi vücudun başka bir yerinde başlayan kanserlerin yayıldığında sıkça tercih ettiği organlardır. Bu tür durumlarda da böbrek üstü bezinin alınması gerekebilir. Eğer alınan böbrek üstü bezinin patolojik değerlendirmesinde kanser durumu varsa bazı olgularda kemoterapi veya radyoterapi gerekebilir. Cerrahiye biraz daha değinecek olursak böbreküstü bezi ameliyatında tümör ve gerekirse tümörü çevreleyen bir miktar sağlıklı doku çıkarılır. Adrenalektomi olarak adlandırılan bu operasyon, kanserli böbreküstü bezinin tümör ile veya her iki böbreküstü bezinin cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Bu işlemi çoğu hastada laparoskopik olarak yapmaktayız ve hastalar ameliyattan sonraki bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu olabilmektedir. Laparoskopik yöntemde küçük kesilerden bu işlem yapıldığı için hastalar ameliyat sonrası çok daha az ağrı duymaktadır. Gerek kozmetik gerekse normal hayata dönüş açısından iyileşme açık cerrahiye göre çok hızlı olmaktadır&#8221; dedi.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erkeklere Kötü Haber, Andropoz Yaşı Düştü</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/andropoz-yasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2018 10:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Androloji]]></category>
		<category><![CDATA[Andropoz]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel]]></category>
		<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=26025</guid>

					<description><![CDATA[Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Evren Işık beslenme alışkanlıkları, çevresel faktörler veya farklı kimyasalların kullanımından dolayı erkeklerde andropoz döneminin görülme zamanın 60&#8217;lı yaşlardan 45-50&#8217;li yaşlara düştüğünü belirterek, andropozun erkeklerde hem cinsel problemlere hem de yaşamsal birçok faaliyette aksamalara neden olduğunu söyledi. Erkeklere Kötü Haber, Andropoz Yaşı Düştü İlerleyen yaşla birlikte erkeklik hormonu testosteronun azalması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Evren Işık beslenme alışkanlıkları, çevresel faktörler veya farklı kimyasalların kullanımından dolayı erkeklerde andropoz döneminin görülme zamanın 60&#8217;lı yaşlardan 45-50&#8217;li yaşlara düştüğünü belirterek, andropozun erkeklerde hem cinsel problemlere hem de yaşamsal birçok faaliyette aksamalara neden olduğunu söyledi.</p>
<h2>Erkeklere Kötü Haber, Andropoz Yaşı Düştü</h2>
<p>İlerleyen yaşla birlikte erkeklik hormonu testosteronun azalması nedeniyle erkeklerin andropoz dönemine girdiklerini anlatan Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Evren Işık, &#8220;Bundan yaklaşık 100 yıl öncesine kadar 60 yaş civarında tanımlayabildiğimiz andropoz; son yıllarda beslenme alışkanlıkları, çevresel faktörler ve çok farklı kimyasallara maruz kalınması gibi nedenlerle daha erken yaşlarda görülmeye başladı. Artık 45-50&#8217;li yaşlarda daha az testosteron üreten erkeklere rastlıyoruz.</p>
<p>Bu durum günümüzün en büyük problemlerinden bir tanesidir. Çünkü testosteron seviyesindeki azalma sadece sertleşme problemine neden olmaz; aynı zamanda bir erkeğin gün içerisinde zinde kalmasını, enerjik olmasını, kas kitlesinin yerinde olmasını da sağlar. Diğer bir deyişle testosteron erkeklerin hayat kalitesi için olmazsa olmaz hormonların başında gelir” dedi.</p>
<p><strong>Andropozun belirtileri ve tedavisi</strong></p>
<p>Testosteronun sadece erkeklerin cinsel hayatını etkileyen değil aynı zamanda günlük aktivitelerinin devamlılığı için de gerekli bir hormon olduğunu anlatan Işık, andropoz tedavisinin alınan kan sonuçlarına göre kişi özelinde planlandığını anlattı. Yaşadıkları şikayetlerin tedavisi için başvuran erkeklerde aç karnına yapılan kan tahlili ile testosteron seviyesini belirlediklerini ifade eden Dr. Işık, “Testosteron düşüklüğünün erken andropoz nedeniyle olduğunu düşünürsek, mutlaka testosteron üretimini hızlandıracak takviyeler vermemiz gerekiyor.</p>
<p>Hastanın testisleri hiç testosteron üretemeyecek durumda ise hastaya hazır testosteron preparatlarının verilmesi veya iğne tedavisinin uygulanması gerekiyor. Testosteronun tekrar vücuda konmasıyla birlikte kişinin sertleşme fonksiyonları ve günlük hayatta yaşadığı semptomlar normale dönüyor. Uyguladığımız bu tedavi yöntemleriyle aslında andropozun yol açtığı şikayetleri çözmüş oluyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Işık, enerji kaybı sonrası içine kapanma, sertleşme problemleri, saç ve kıl dökülmeleri, sürekli uyku hali gibi şikayetler yaşayan erkeklerin mutlaka bir androloji uzmanına başvurması gerektiğini sözlerine ekledi. (İHA)</p>
<p>Egede <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
