<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifa &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/sifa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Aug 2023 07:33:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>İmmünoterapi ile gelen şifa</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sifa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Aug 2023 07:33:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=143675</guid>

					<description><![CDATA[İleri evre rahim ağzı kanserine kemoterapilerle “dur” diyen, ancak üç yıl sonra bu kez akciğer metastazı yüzünden tedavi görmek zorunda kalan Songül Akbabaöz (51) yaşam zaferini immünoterapi ile ilan etti. Doç. Dr. Ahmet Özveren, “2 yıl boyunca tam yanıt ile takip ettiğimiz hastada artık immünoterapi tedavisini de sonlandırarak ilaçsız izlem periyoduna geçtik. Hastamız halen tam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İleri evre rahim ağzı kanserine kemoterapilerle “dur” diyen, ancak üç yıl sonra bu kez akciğer metastazı yüzünden tedavi görmek zorunda kalan Songül Akbabaöz (51) yaşam zaferini immünoterapi ile ilan etti. Doç. Dr. Ahmet Özveren, “2 yıl boyunca tam yanıt ile takip ettiğimiz hastada artık immünoterapi tedavisini de sonlandırarak ilaçsız izlem periyoduna geçtik. Hastamız halen tam yanıt ile takip ediliyor, kontrollerine geliyor” dedi.</p>
<h2>İmmünoterapi ile gelen şifa</h2>
<p>“İlaçsız izlem periyoduna geçtik”<br />
Emekli muhasebeci, bir çocuk annesi Songül Akbabaöz, Eylül 2016’da aşırı kanama, yorgunluk, halsizlik ve sürekli uyku hali şikayetiyle kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda 3. evre rahim ağzı kanseri tanısı alan Akbabaöz, bir üniversite hastanesinde 6 kür kemoterapi ve 4 kür brakiterapi (kanserli hücrelerin bulunduğu yere doğrudan ışın verebilmek için vücudun içine küçük radyoaktif kaynakların yerleştirilmesi) gördü.</p>
<p>Tedavi Akbabaöz’ün umduğundan daha iyi gitti, kanserin ilerlemesi durdu. Akbabaöz sadece kontroller için doktora gidip gelmeye başladı. 2019 Ağustos’taki kontrolde hastalığın akciğerlerine metastaz yaptığı ortaya çıktı. Akbabaöz Kent Onkoloji Merkezi’ne başvurdu, Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Özveren tarafından tedavisi planlandı. Hastanın bir dış merkezde rahim kanserine karşı küratif (hastalığın tamamen, geride sekel kalmayacak şekilde tedavi edilmesi) tedavi aldığını, buna rağmen akciğer metastazları ile hastalığın nüks ettiğini belirten Doç. Dr. Özveren, “O dönemde ülkemizde standart 1. basamak tedavi olan kemoterapiye başlandı ve hastamızın tümör dokusu NGS (yeni nesil dizileme) ile mutasyon analizine gönderildi.</p>
<p>Mutasyon analizleri sonucunda hastamızın tümörünün immünoterapiye (kişinin kendi bağışıklık sisteminin kullanılması) duyarlı olabileceğini tespit ettik. 1. basamak kemoterapiye yanıt alamadığımız hastamızda önce Sağlık Bakanlığından endikasyon dışı başvuru ile immünoterapi onayı aldık. Ardından hastamıza immünoterapi ilacı başlandı. İmmünoterapi ile 6. ayda tam yanıt aldığımız hastamızda ciddi bir yan etki ile karşılaşmadık. Böylece hastamız hem kemoterapinin toksik yan etkilerinden korunmuş, hem de hastalığının tedavisi için en iyi seçeneğe ulaşmış oldu. 2 yıl boyunca tam yanıt ile takip ettiğimiz hastada artık immünoterapi tedavisini de sonlandırarak ilaçsız izlem periyoduna geçtik. Hastamız halen tam yanıt ile takip ediliyor ve kontrollerine geliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Birçok tümör immünoterapiye duyarlı”<br />
İmmünoterapinin dünyada birçok kanserde tedavi seçenekleri arasında yer alıp kullanıldığını belirten Doç. Dr. Özveren, “Özellikle akciğer kanseri, rahim ve rahim ağzı kanseri, baş boyun kanserleri, melanom gibi birçok tümör immünoterapiye duyarlı tespit edilebilmektedir. Dünyada birkaç kanserin tedavisinde kullanıldığı gibi ülkemizde de bazı kanser türlerinde immünoterapiendikasyon onayları mevcuttur. Hastalarımızda immünoterapi uygunluğunu değerlendirmek ve uygun hastalarda bu seçeneği belirtmek tedavi seyri açısından oldukça önemlidir“ şeklinde konuştu.</p>
<p>“Her şey sil baştan başladı”<br />
Yoğun tedavilerin ardından bir daha karşılaşmayacağını sandığı kanserle Ağustos 2019’da tekrar yüz yüze geldiğini belirten Songül Akbabaöz, “Sürekli öksürüyordum. Bir de böbrek ağrısı sandığım vücudumun sağ arkasında ağrım vardı, başka da şikayetim yoktu. Tetkikler sonucunda akciğer metastazı tanısı koyuldu. Her şey sil baştan yeniden başladı. Kemoterapiler sonuç vermediği gibi, 6 ay kadar sonra eşim Ergül’ü geçirdiği kalp krizi sonucu kaybettim. Her şey üst üste geldi. Doktorumun önerdiği immünoterapi kurtarıcım oldu. Geçen yıl kızım İlkin Ulamışlı’yı evlendirmenin mutluluğunu yaşadım. 7 yılın sonunda ilk kez oh, diyorum. Doktorumun hakkını ise hiç ödeyemem, gece yarısı bile ihtiyacım olduğunda kendisine ulaşabildim. Artık sağlıklı ve mutluyum” dedi.İha</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her derde şifa katran yağı yok satıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/katran-yagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 13:46:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AJANS HABERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[dert]]></category>
		<category><![CDATA[katran]]></category>
		<category><![CDATA[katran yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=67421</guid>

					<description><![CDATA[Antalya’da Sedir ağaçların kazılan toprağı içine yerleştirilen varillerde yakılarak elde edilen katranın kilosu 150 liradan alıcı buluyor. Her derde şifa katran yağı için sadece önceden sipariş verenler yağa sahip olabiliyor. Her derde şifa katran yağı yok satıyor Antalya’nın Akseki ilçesi Alaçeşme mahallesinde yaşayan Abdullah Güven, eşi ile birlikte atadan kalma yöntemle ’katran yağı’ üretiyor. Katran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da Sedir ağaçların kazılan toprağı içine yerleştirilen varillerde yakılarak elde edilen katranın kilosu 150 liradan alıcı buluyor. Her derde şifa katran yağı için sadece önceden sipariş verenler yağa sahip olabiliyor.</p>
<h2>Her derde şifa katran yağı yok satıyor</h2>
<p>Antalya’nın Akseki ilçesi Alaçeşme mahallesinde yaşayan Abdullah Güven, eşi ile birlikte atadan kalma yöntemle ’katran yağı’ üretiyor. Katran yağı üretimi için, ormandan kereste tüccarları tarafından kesimi yapılmış veya yıkılmış sedir ağaçlarını satın alan Abdullah Güven eve kadar taşıdığı sedir ağaçlarını, el motoru, balta ve balyozlarla küçük odun parçaları haline getiriyor. Bu parçalar keserle parçalanarak, küçük çıralar elde ediliyor. Eğimli bir arazide açılan çukurun içine yerleştirilen varillerin ucuna demir bir boru yerleştiriliyor. Toprağa gömülü olan varilin içine küçük çıra parçaları tek tek döşeniyor. Varilin hava almaması için kelepçe ile sıkıştırılıyor. Daha sonra toprakta gömülü olan varilin üzeri ve etrafı dallar ile kapatılıp, yakılıyor. Bu işlem beş altı saat sürüyor ve sonunda damıtılan katran yağı şişelere dolduruluyor.</p>
<p>Keser ile küçük çıralar haline getirdiğini ve bu şekilde ham madde haline getirdiğini söyleyen Uğur, “Eskiden atalarımız sedir yağını çıkarmak için açtıkları çukurlarda damla yöntemi ile yapıyorlardı. Ben sedir yağını çıkarmak için kendim deneme yanılma yöntemiyle keşf ettiğim yöntemle normal varilin içine girecek şekilde özel varil yaptırdım. Varilin içerisine yaptırmış olduğum ikinci varili yerleştiriyorum. Varilin içerisinde ince delikleri var. Dış kısmına ise özel boru koydum. Damlama sistemi ile ikinci varilde biriken katran yağı borularla dışarıya çıkıyor” dedi.</p>
<p><strong>Posasını bile değerlendiriyorlar</strong><br />
Katran yağını tamamen doğal yöntemlerle ürettiğini söyleyen Güven, “Yakmış olduğum katran ağacının posasını dahi değerlendiriyorum. Bu mangal kömürü olarak ta kullanıyoruz. Sedir ağacının her parçasını değerlendiriyorum. Bu oldukça zahmetli bir iştir. 2 saatte katran yağı oluşmaya başlıyor. Bu işlemi 5-6 saatte tamamlıyoruz. Toros dağlarının her bitkisinin ayrı bir değeri vardır. Sedir ağacı ise bir başka değerlidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kilosu 150-200 lira arasında alıcı buluyor”</strong><br />
Çukura gömülü varilin içindeki çıraların 5-6 saat ağır ağır yandığını, yanma işleminin ardından damıtma yoluyla borudan ağır ağır katran yağı akmaya başladığını anlatan Güven, &#8220;Varil içerisindeki sedir çıralarından bir seferde yaklaşık 2 kilo katran yağı elde ediliyor. Bu işlemi sürekli olarak her gün yapıyor. Ayda ise ortalama 50-60 kilo sedir yağı çıkarıyor. Kilosu toptan veya perakende olarak 150- 200 lira arasında alıcı buluyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Faydaları saymakla bitmiyor”</strong><br />
Bölgede yüzyıllardır bu yöntemle katran yağı üretimi yapıldığını anlatan Halil Yılmaz, &#8220;Atadan kalma damıtma yöntemi. En başta arıcıların baş belası olan varroa böceğine karşı çok etkili bir ilaç, katran yağı. Bir peçeteye bir damla katran yağı emdirilip, arı kovanının içine konuyor. Varroa böceği, katran yağının keskin kokusuna dayanamayarak kovanı terk etmek zorunda kalıyor. Hayvanların tırnaklarında iyileşmeyen yaraları tedavi ediyor. Koyun ve keçilerdeki vücut yaralarına çok iyi geliyor. At, eşek ve sığır gibi hayvanların vücuduna sürüldüğü zaman zararlı böcek konamıyor. Küçük bir keçe parçasına emdirilip, evin dışına konursa yılan, akrep gibi zararlı haşereler gelemez. Küçük bir şekere damlatılıp emilirse veya serçe parmağına damlatarak emilirse boğaz enfeksiyonunu gideriyor. El ve ayak egzamalarında tedavi edici özelliği var. Saç kıranda sürülen yerde yeniden saç çıkarıyor. Kapanmayan yaralarda iyileşmeyi hızlandırıyor. Tüm bunları denedik ve başarılı olduk. Özellikle arıcıların ilacı olduk. Pazarlama sorunumuz da yoktur&#8221; dedi.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div id="haberAlani">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paçacı Fazıl Usta&#8217;dan Sağlık Ve Şifa Kaynağı Lezzetler</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/saglik-ve-sifa-kaynagi-lezzetler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 08:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl usta]]></category>
		<category><![CDATA[lezzetler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=52013</guid>

					<description><![CDATA[1960 yılından beri hizmet veren Paçacı Fazıl Usta, Diyarbakır ve İzmir şubeleriyle sağlık ve lezzet kaynağı olan paça çorbasını ve zengin doğu lezzetlerini müşterileriyle buluşturuyor. Paçacı Fazıl Usta&#8217;dan Sağlık Ve Şifa Kaynağı Lezzetler Paçacı Fazıl Usta Yeni Girne Şubesi İşletmecisi Hakan Onur, birçok hastalığa iyi gelen ve özellikle gelişim çağındaki çocuklara büyük fayda sağlayan paça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1960 yılından beri hizmet veren Paçacı Fazıl Usta, Diyarbakır ve İzmir şubeleriyle sağlık ve lezzet kaynağı olan paça çorbasını ve zengin doğu lezzetlerini müşterileriyle buluşturuyor.</p>
<h2>Paçacı Fazıl Usta&#8217;dan Sağlık Ve Şifa Kaynağı Lezzetler</h2>
<p>Paçacı Fazıl Usta Yeni Girne Şubesi İşletmecisi Hakan Onur, birçok hastalığa iyi gelen ve özellikle gelişim çağındaki çocuklara büyük fayda sağlayan paça çorbasının, günün her saatinde sevilerek tüketildiğini söyledi.</p>
<p>Dedesinden gelen lezzetli tarifleri bugün de İzmir ve Diyarbakır’daki restoranlarında müşterilerine sunduklarını dile getiren Paçacı Fazıl Usta Yeni Girne Şubesi İşletmecisi Hakan Onur, “Doğu mutfağının en çok sevilen lezzetlerinin başında paça çorbası geliyor. Paça çorbasını kemik suyunda 16 saat boyunca ağır ateşte kaynatarak pişiriyoruz. Çorbalarımız tamamen doğal ve sağlıklı bir şekilde hazırlanıyor, hiçbir katkı maddesi eklenmiyor. Paça çorbası, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için son derece faydalıdır. Kemik gelişimine, vücudun kan yapmasına yardımcı olur. İçindeki vitamin ve minerallerle, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Çocukların yanı sıra hamileler ve yeni doğum yapanlara, kırık kemiği olanlara da tavsiye edilir. Soğuk algınlığına da iyi gelir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çorba ve et yemeklerinde iddialıyız”</strong><br />
Diyarbakır’a özgü lezzetlerin en büyük sırrını malzeme kalitesi olduğunu da söyleyen Hakan Onur, “Biz etlerimizi Diyarbakır’da doğal ortamda taze otlarla yetişen koyunlardan elde ediyoruz.</p>
<p>Anneannelerimizin bizlere evde yaptığı yemeklerin lezzeti ve kalitesinin aynısını, biz de müşterilerimize sunmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Et yemekleri konusunda da iddialı olduklarını dile getiren Hakan Onur şunları söyledi: “Paça çorbası çeşitlerinin yanı sıra; Diyarbakır&#8217;a özel lezzetleri de müşterilerimize sunuyoruz.</p>
<p>Mumbar, şırdan, kaburga dolması, içli köfte, ekşili kuru dolma, tandır, kavurma, haşlama, kış aylarına özel ayvalı kavurma ve çorba çeşitlerimiz çok beğeniliyor. Atom paça ve ekmek üstü paça yemeklerimiz de talep görüyor. Etlerimizi, baharatlarımızı ve diğer malzemelerimizi özenle seçiyoruz.</p>
<p>Hijyene büyük önem veriyoruz. İzmir&#8217;de 3 yıldır hizmet veriyoruz. Yeni Girne şubemizde ise 8 aydır müşterilerimizi ağırlıyoruz. İzmirliler de bu lezzeti benimsedi. Dedemizden babamızdan gördüklerimizi bizler de çocukları ve torunları olarak uygulamak için çalışıyoruz. Her yaşa hitap ediyoruz.”(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarıyla Birlikte Mesir Macunu Ve Mesir Çayına Talep Arttı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/mesir-macunu-ve-mesir-cayina-talep-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Dec 2019 11:35:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[kış ayları]]></category>
		<category><![CDATA[mesir çayı]]></category>
		<category><![CDATA[Mesir Macunu]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=47804</guid>

					<description><![CDATA[Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultanı iyileştiren ve 41 çeşit baharattan yapılan mesir macunu ve türevlerine kış aylarıyla birlikte ilgi arttı. Yapılan bilimsel çalışmalarla mesir macununun içeriğindeki baharatların; mikrop kırıcı, mide yatıştırıcı, romatizma, iltihap, iştah açıcı, süt arttırıcı ve idrar yolları gibi rahatsızlıkların tedavisinde destekleyici bir etkisi olduğu ifade edildi. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultanı iyileştiren ve 41 çeşit baharattan yapılan mesir macunu ve türevlerine kış aylarıyla birlikte ilgi arttı. Yapılan bilimsel çalışmalarla mesir macununun içeriğindeki baharatların; mikrop kırıcı, mide yatıştırıcı, romatizma, iltihap, iştah açıcı, süt arttırıcı ve idrar yolları gibi rahatsızlıkların tedavisinde destekleyici bir etkisi olduğu ifade edildi.</p>
<h2>Kış Aylarıyla Birlikte Mesir Macunu Ve Mesir Çayına Talep Arttı</h2>
<p>Manisa’nın Sultani çekirdeksiz üzümle birlikte en önemli değeri olan mesir macunu 5 asırdır şifa dağıtmaya devam ediyor. Yaklaşık 5 asır önce dönemin saray hekimi Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın annesi Ayşe Hafsa Sultan&#8217;a şifa olan mesir macunu birçok hastalığa da iyi geliyor. Kışın özellikle meydana gelen grip, soğuk algınlığı gibi birçok hastalığa karşı mesir macunu adeta şifa kaynağı olurken Manisa&#8217;yı Mesir&#8217;i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, mesir macununun yapılan bilimsel çalışmalarla da şifa kaynağı olduğunun tespit edildiğini vurguladı. Tanık, kış aylarında artan hastalıklarla mücadele etmek için mesir macununa ve mesir macunu çayına yoğun ilgi gösterildiğini kaydetti.</p>
<p>Tanık, “Şifalı mesir macunu tüketimi kış aylarında yaz aylarına göre daha fazla oluyor. Mesela vatandaşlar şifalı mesir macununu kaşık kaşık da yiyebilirler aşırıya kaçmamak adına. Çünkü bünyesel farklılıklar olabilir. Fazla tüketilirse ters etki yapabilir. Şeker hastaları da bunu yiyebilir ama önce test etmesi lazım. Ayrıca mesir macununu süt ile karıştırıp yemelerinde de fayda var. Süt zaten faydalı. Sütün içerisine mesir macunu karıştırıp yerlerse daha etkili ve faydalı olur. Bağırsak, mide ülseri, boğaz ağrılarına faydası var. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. 2 yaş üstü çocukların da tüketmesinde fayda var. Günlük tüketim sınırlaması yoktur. Yüzde 100 şeker pancarından yapıldığı için şekerle tüketmek istemeyen vatandaşlar olabilir. O zaman mesir çayını içebilirler” dedi.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal Şifa Deposu Tarhana Kış Aylarında Sıkça Tercih Ediliyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dogal-sifa-deposu-tarhana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Dec 2019 11:22:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[kış ayları]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<category><![CDATA[tarhana]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=47801</guid>

					<description><![CDATA[Kış aylarında tercih edilen tarhana, adeta doğal vitamin deposu olarak vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor. Uşak’ta yaklaşık 50 yıldır tarhana üretimi yapan İsmail Yeldanlı, tarhananın soğuk algınlığı ve gribe karşı başvurulması gereken gıdaların başında geldiğini söyledi. Doğal Şifa Deposu Tarhana Kış Aylarında Sıkça Tercih Ediliyor Kış aylarında sıkça görülen grip ve soğuk algınlığı sırasında en [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında tercih edilen tarhana, adeta doğal vitamin deposu olarak vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor. Uşak’ta yaklaşık 50 yıldır tarhana üretimi yapan İsmail Yeldanlı, tarhananın soğuk algınlığı ve gribe karşı başvurulması gereken gıdaların başında geldiğini söyledi.</p>
<h2>Doğal Şifa Deposu Tarhana Kış Aylarında Sıkça Tercih Ediliyor</h2>
<p>Kış aylarında sıkça görülen grip ve soğuk algınlığı sırasında en çok tüketilen çorba olarak bilinen tarhana çorbasının pek çok çeşidi bulunuyor. Uşak denilince akla gelen ilk ürünlerden olan tarhana çorbası, içerisinde bulunan maddelerle doğal bir şifa deposu olarak bölgede sıkça tercih ediliyor. Yaklaşık 50 yıldır tarhana üreten İsmail Yeldanlı, tarhananın içerisindeki ürünlerin tamamen doğal olduğunu belirterek, soğukla birlikte gelen hastalıkları uzaklaştırmada oldukça etkili olduğunu söyledi. Uzun yıllardır işletmelerinde tarhananın hem üretimini hem de satışını yaptıklarını ifade eden Yeldanlı, tarhanaya gösterilen talebin son zamanlarda arttığını dile getirdi. Babadan oğula gelen tarhananın üretimiyle uğraştıklarını belirten İsmail Yeldanlı, “Tarhana bağışıklık sistemine müthiş bir şekilde olumlu etkidir. Onun için tarhananın özellikle kış aylarında tüketilmesi birçok hastalığı önler. Tabii tarhana yalnızca kış aylarında tüketilmemeli, yaz-kış tüketilmesi gerekir. Sakın eczacılar kızmasın ama tarhanayı sürekli tüketince insanlar eczaneye daha az gider, hastalığa daha az yakalanır. Onun için tarhana 365 gün tüketilmesi gereken bir üründür” diye konuştu.(İHA)</p>
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bademcik Acısına ‘Biberli’ Şifa</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bademcik-acisina-biberli-sifa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2019 13:04:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Acısı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa]]></category>
		<category><![CDATA[toz biber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=30533</guid>

					<description><![CDATA[Çoğu kez yemeklerin üzerine serptiğimiz kırmızı toz biber, yetişkinlerden çocuklara kadar her yaşta sıklıkla görülebilen bademcik iltihaplanmasına çare oluyor. Bademcik Acısına ‘Biberli’ Şifa Bademcikler vücudumuzun savunma mekanizmasının önemli elemanlarından biridir. Boğazımızın iki yanında bulunan bademcikler, enfeksiyonlara karşı koruma görevinde yer alır. Mikropların vücudumuza girmesini engeller. Vücuda giren bazı mikroplar, bademciklerin iltihaplanarak şişmesine neden olabilir. Bademciklerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p id="NewsSpot" class="detail-spot">Çoğu kez yemeklerin üzerine serptiğimiz kırmızı toz biber, yetişkinlerden çocuklara kadar her yaşta sıklıkla görülebilen bademcik iltihaplanmasına çare oluyor.</p>
<h2>Bademcik Acısına ‘Biberli’ Şifa</h2>
<div class="texter">
<p>Bademcikler vücudumuzun savunma mekanizmasının önemli elemanlarından biridir. Boğazımızın iki yanında bulunan bademcikler, enfeksiyonlara karşı koruma görevinde yer alır.</p>
<p>Mikropların vücudumuza girmesini engeller. Vücuda giren bazı mikroplar, bademciklerin iltihaplanarak şişmesine neden olabilir.</p>
<p>Bademciklerin şişmesi durumunda başvuracağınız doğal çözümleri Yeni Asır&#8217;a anlatan Şifalı Bitkiler Uzmanı Ahmet Bingöl, &#8220;Bademcikler, dilin arka kısmında boğazın her iki yanında bulunan, vücuda giren zararlı mikropları tutarak, vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı olan organlardır.</p>
<p>Bu hücreler ya direk kendileri mikropları öldürmekte ya da mikropların öldürülmesini sağlayan bazı maddeleri üretmektedirler. Vücuda giren bazı mikroplar, tonsillerin bu etkisine rağmen yok edilemez.</p>
<p>Tonsiller de çoğalarak iltihaplanmaya neden olurlar. Tonsillerde şişme (büyümeye), kızarmaya, bazen tonsiller üzerinde iltihap birikmesine neden olurlar. Bu duruma bademcik şişmesi (tonsilit) denir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>SU İÇMEK ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Bingöl, &#8220;Bademciklerin şişmesi durumunda kişiden kişiye değişmekle birlikte çeşitli etkiler görülebilir. Baş ağrısı, ateş (39-40 dereceyi bulabilir), boğaz ağrısı, yutkunmada zorlanma, üşüme, titreme, kulak ağrısı, halsizlik, kırgınlık, vücutta yaygın ağrı, eklem ağrıları, iştahsızlık, kötü ağız kokusu, ses değişiklikleri en çok görülen etkilerdendir.</p>
<p>Ayrıca mide bulantısı, kusma, karın ağrısı da yaşanabilir. Bir hafta sürebilen bademcik şişmesi sırasında bol bol sıvı tüketilmeli ve uygun ağız bakımı önemlidir. Antiseptik gargaralar, ağız bakımı için yeterlidir.</p>
<p>Bunun yanında yatak istirahati, yeterli sıvı alımı, ağrı kesici, ateş düşürücü ve bakteriyel enfeksiyon düşünülenlerde antibiyotik verilir. Bakteriyel enfeksiyonda antibiyotik vermek belirgin bir şekilde baş ağrısı, ateş ve boyundaki lenf bezi şişkinliklerini azaltır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>GARGARA YAPMAK GEREKİYOR</strong></p>
<p>ŞİFALI Bitkiler Uzmanı Ahmet Bingöl, bademcikte oluşan iltihabın çözülmesi için en etkin uygulamanın toz kırmızı biberle yapılan kür olduğunu söyledi.</p>
<p>Hazırlanacak kürün sabah akşam gargara yapılması durumunda bedemciklere iyi geleceğini söyleyen Bingöl, &#8220;Aktarlardan temin edebileceğiniz 50 gram toz kırmızı biberi 250 gram suda kaynatacaksınız.</p>
<p>Kullanmaya başladıktan 3 gün sonra bademciklerinizin indiğini ve ağrının azaldığını farkedeceksiniz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>AĞRIYI GEÇİRECEK DOĞAL YÖNTEMLER</strong></p>
<p><strong>ILIK VE LİMONLU SU:</strong> Bademcik şişmesinde yani tonsilit hastalığında C vitamini almanız gereklidir. C vitaminini de ılık bir suya limon sıkarak alabilirsiniz. Ilık su mikropların vücuttan atılmasını kolaylaştırır.</p>
<p>Ayrıca boğaz yolunu yumuşatır. Limondaki antioksidan etkilerle bademciklerde oluşan iltihaplanma ve şişlik kısa sürede ortadan kaldırılır.</p>
<p><strong>SARIMSAK:</strong> Antibiyotik etkili bir besindir. Sarımsağı ikiye kesip çiğneyebilirsiniz.</p>
<p>Eğer bu şekilde tüketmek zor geliyorsa, yine ikiye kesin ve bir bardak suyun içinde bir iki dakika bekletin. Daha sonra sarımsaklı suyu için.</p>
<p>İçindeki maddeler, bademciklerinizde oluşan enfeksiyonu giderir ve şişliği ortadan kaldırır.</p>
<p><strong>TARÇIN ÇAYI: </strong>Tarçın pek çok hastalıkta önerilen bir baharattır. İltihapları yok etme ve ağrı kesici özelliği ile oldukça etkili bir doğal ilaç olabilir. Tarçını çayınıza ekleyip tüketebilirsiniz. Ilık suyun içine bir adet çubuk tarçın da ilave edip suyu içebilirsiniz.</p>
<p><strong>ADAÇAYI: </strong>Ağrı kesici ve dinlendirici özelliği ile bilinir. Günde 2 bardak adaçayı içerek boğaz yolunda oluşan şişliği ve ağrıyı en aza indirebilirsiniz. Soğuk kış günlerinde vücut direncinizi koruyacak adaçayını siz de evinizde bulundurmayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>TUZLU SU:</strong> Ilık tuzlu su ile gargara yaparak, bademcik şişmesini iyileştirebilirsiniz. Bir bardak ılık suyun içine 1 çay kaşığı tuz ekleyin ve karıştırın. Bu suyu ağız içine alarak çalkalayın. Çalkalanan suyu kesinlikle içmeyin ve tükürün.</p>
<p><strong>KARBONAT:</strong> 1 limonun suyunu sıkın ve 1 çay kaşığı karbonat ile karıştırın. Bir fincan içme suyu ilave ederek gargara suyunu hazırlayın. Bu karışımı sabahları gargara olarak uygulayın. Karbonat bademcikte yerleşen iltihapları kısa zaman içinde yok edecektir.</p>
<p><strong>FESLEĞEN: </strong>Fesleğeni taze olarak tüketebileceğiniz gibi fesleğen çayını da içebilirsiniz. Antiviral etkiye sahip olan fesleğen, bademciklerde oluşan mikropları kırıp sağlığınızı koruyacaktır. Birkaç dal fesleğeni sıcak suda demleyip çayınızı hazırlayabilirsiniz. (Yeni Asır)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
