<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ortopedi &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/ortopedi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 09:48:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.5</generator>
	<item>
		<title>Uzmandan diz protezi uyarısı: &#8220;Biraz daha idare edeyim&#8221; demeyin</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/uzmandan-diz-protezi-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:45:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[diz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Diz protezi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189568</guid>

					<description><![CDATA[Yaş aldıkça özellikle dizlerde oluşabilen ağrılar, yürümek, merdiven çıkmak gibi basit hareketlerin yapılamamasına neden olabiliyor. Uzmandan diz protezi uyarısı: &#8220;Biraz daha idare edeyim&#8221; demeyin Bunun önüne geçebilmek adına doğru zamanda uygulanan diz protezi ameliyatlarının kalıcı çözüm sağlayabildiğini dile getiren Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarındaki en önemli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş aldıkça özellikle dizlerde oluşabilen ağrılar, yürümek, merdiven çıkmak gibi basit hareketlerin yapılamamasına neden olabiliyor.</p>
<h2>Uzmandan diz protezi uyarısı: &#8220;Biraz daha idare edeyim&#8221; demeyin</h2>
<p>Bunun önüne geçebilmek adına doğru zamanda uygulanan diz protezi ameliyatlarının kalıcı çözüm sağlayabildiğini dile getiren Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarındaki en önemli ölçütün hastanın yaşam kalitesi olduğunu belirtti.<br />
Yaşın ilerlemesine bağlı olarak en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında diz ağrıları geliyor. Merdiven inip çıkarken zorlanma, kısa yürüyüşlerde bile dinlenme ihtiyacı ve gece uykudan uyandıran ağrılarla kendini gösteren bu ağrılar toplumda genellikle &#8220;yaşlılığın doğal bir sonucu&#8221; olarak kabul ediliyor. Ancak bu durum doğru ve zamanında müdahalelerle hastanın geleceği olmaktan çıkabiliyor. Diz protezinin en sık kireçlenme (osteoartrit) nedeniyle gündeme geldiğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, eklem kıkırdağının zamanla incelmesi ve yüzeylerin bozulmasıyla hareketin ağrılı hale geldiğini ifade etti. İlk aşamada ilaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetlerin kontrol altına alınabildiğini dile getiren Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Ameliyat kararında en önemli ölçüt, röntgen bulgusundan ziyade hastanın yaşam kalitesidir. Eğer hasta artık rahat yürüyemiyor, sosyal yaşamdan geri kalıyor ve ağrı kesicilere rağmen rahatlayamıyorsa, protez ameliyatı gündeme gelmelidir. ‘Biraz daha idare edeyim&#8217; düşüncesi, hastalar için çoğu zaman gereksiz bir yaşam kalitesi kaybına yol açar&#8221; dedi.</p>
<p>Yaş, tek başına belirleyici değil<br />
Toplumda cerrahiye yönelik en büyük tereddütlerden birinin ‘Diz protezi için çok mu erken?&#8217; sorusu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, asıl odaklanılması gereken noktanın ağrıyla yaşamak zorunda olunmadığı bilinci olması gerektiğini vurguladı. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz; yaşın tek başına bir belirleyici olmadığını, hastanın genel sağlık durumu ile hayattan beklentilerinin çok daha büyük önem taşıdığını ifade etti. Diz protezi operasyonlarında cerrahi süreç kadar ameliyat sonrasının da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hastaların genellikle kısa sürede ayağa kaldırıldığını aktardı. Erken dönemde başlanan profesyonel fizik tedavi uygulamalarıyla eklem hareket açıklığının artırıldığını ve kasların güçlendirildiğini söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Çoğu hasta birkaç hafta içinde günlük aktivitelerini çok daha konforlu bir şekilde yapabiliyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Diz protezi son çaredir, ama<br />
Diz ağrısı sebebiyle hareketten kaçınan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve günlük işlerini yapmakta zorlanan hastaların bu durumu kabullenmek zorunda olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Diz protezi son çaredir, ama doğru zamanda uygulandığında hayat değiştirir. Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil; hastanın bağımsızlığını ve yaşamın en temel parçası olan hareket özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlamaktır&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda spor seçimi yaşa göre yapılmalı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yasa-gore-yapilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aileler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaz tatili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=188479</guid>

					<description><![CDATA[Erken yaşta tek branşa yönelmek yerine çok yönlü hareket gelişiminin desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, çocuklarda spor seçimi için ailelere dikkat etmeleri gereken faktörleri sıraladı. Çocuklarda spor seçimi yaşa göre yapılmalı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Doğru yaşta doğru sporla tanışan çocuklar, hem daha az sakatlanır [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken yaşta tek branşa yönelmek yerine çok yönlü hareket gelişiminin desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, çocuklarda spor seçimi için ailelere dikkat etmeleri gereken faktörleri sıraladı.</p>
<h2>Çocuklarda spor seçimi yaşa göre yapılmalı</h2>
<p>Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Doğru yaşta doğru sporla tanışan çocuklar, hem daha az sakatlanır hem de sporu hayatlarının doğal bir parçası haline getirir&#8221; dedi.<br />
Çocukların vakit geçirmesi ve gelişimlerine katkı sunması amacıyla yaz tatilini değerlendirmek isteyen ailelere Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, dikkat çeken önerilerde bulundu. Çocukların spora teşvik edilirken yaşına göre uygun branşa yönlendirilmesinin sakatlık ve gelişim açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Spor, çocukların fiziksel gelişimi kadar özgüven, disiplin ve sosyal becerileri için de güçlü bir araç. Ancak doğru yaşta, doğru branşla başlamak; sakatlanma riskini azaltmak ve sporu sürdürülebilir kılmak açısından belirleyici. Öncelikle şu temel ilkeyi netleştirelim: Erken yaşta tek bir branşa yoğunlaşmak yerine, çok yönlü hareket gelişimi esastır. Çocuğun koşma, sıçrama, denge, koordinasyon ve esneklik gibi temel motor becerileri ne kadar iyi gelişirse, ileride hangi sporu seçerse seçsin o kadar avantajlı olur&#8221; mesajını verdi.</p>
<p>Yaşlara göre spor seçiminde öncelikler<br />
Spor yapmanın her yaş grubunda gelişimi farklı yönde desteklediğini belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Hareketle tanışma 3-5 yaş döneminde oluyor. Bu yaş grubunda amaç spor yapmak değil, hareketi sevdirmektir. Oyun temelli aktiviteler, basit jimnastik çalışmaları, suyla tanışma ve serbest hareket içeren programlar idealdir. Kurallı, rekabetçi ve teknik odaklı antrenmanlar için erken bir dönemdir. Temel becerilerin kazanıldığı 6-9 yaş döneminde ise koordinasyon, denge ve ritim hızla gelişir. Yüzme, jimnastik, dans, temel atletizm gibi branşlar çocuklara geniş bir hareket repertuarı kazandırır. Takım sporlarına giriş yapılabilir; ancak odak hâlâ öğrenme ve eğlenme olmalıdır, performans baskısı değil&#8221; sözlerini kaydetti. Sporda branşlaşma için 10-12 yaş döneminin ideal olabileceğini aktaran Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Çocuklar bu yaşta farklı sporları deneyerek hangisine daha yatkın olduklarını keşfeder. Futbol, basketbol, voleybol, tenis gibi sporlar daha düzenli yapılabilir. Teknik öğrenme kapasitesi artar; yine de tek branşa aşırı yüklenmek yerine çeşitlilik korunmalıdır&#8221; dedi. 13 yaşından itibaren, ergenlik dönemiyle birlikte kas gücü ve dayanıklılığın belirgin bir şekilde arttığını dile getiren Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, çocukların bu dönemde ve sonrasında bir ya da iki spor branşına odaklanabileceğini söyleyerek, &#8220;Performans hedefleri konuşulabilir; ancak büyüme süreci devam ettiği için yüklenme planı dikkatle yapılmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>Amacınız erken yaşta şampiyon yetiştirmek olmamalı<br />
Çocukları spora teşvik noktasında ailelere dikkat etmesi gereken temel noktaları sıralayan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Ebeveyn yönlendirmesi önemli; fakat sürdürülebilir olan, çocuğun keyif aldığı spordur. Zorla yapılan spor, kısa sürede bırakılır. Pediatrik yaş grubuyla çalışmayı bilen, iletişimi güçlü antrenörler tercih edilmelidir. Güvenli zemin, uygun ekipman ve yaşa uygun programlar sakatlık riskini azaltır. Aynı hareketlerin tekrarına dayalı yoğun antrenmanlar (özellikle erken yaşta) aşırı kullanım yaralanmalarına zemin hazırlar. Haftalık plan içinde dinlenme günleri mutlaka olmalıdır. ‘Büyüme ağrısıdır, geçer&#8217; yaklaşımı her zaman doğru değildir. Özellikle tek noktada, aktiviteyle artan ve devam eden ağrılar dikkatle değerlendirilmelidir. Farklı sporları denemek; denge, koordinasyon ve kas gelişimini dengeler. Erken dönemde tek branşlaşma yerine çok yönlü gelişim uzun vadede daha sağlıklıdır. Unutmayın, amaç erken yaşta şampiyon yetiştirmek değil; sporla sağlıklı bir ilişki kuran, aktif bireyler yetiştirmektir. Doğru yaşta doğru sporla tanışan çocuklar, hem daha az sakatlanır hem de sporu hayatlarının doğal bir parçası haline getirir&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ’de ortopedik tedavide yeni bir model geliştirildi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ortopedik-tedavi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2020 09:36:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÜNİVERSİTELER]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=59455</guid>

					<description><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, ortopedik tedavi alanında yeni bir model geliştirdi. Hastaya özgü olarak geliştirilen ve 3 boyutlu yazıcı ile kemik modeli yapılan çalışmada kırık, kireçlenme, eğrilik veya tümör ameliyatlarında kişiye özel yöntemlerle tedavi ediliyor. EÜ’de ortopedik tedavide yeni bir model geliştirildi EÜ Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından geliştirilen “Hastaya Özgü 3 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, ortopedik tedavi alanında yeni bir model geliştirdi. Hastaya özgü olarak geliştirilen ve 3 boyutlu yazıcı ile kemik modeli yapılan çalışmada kırık, kireçlenme, eğrilik veya tümör ameliyatlarında kişiye özel yöntemlerle tedavi ediliyor.</p>
<h2>EÜ’de ortopedik tedavide yeni bir model geliştirildi</h2>
<p>EÜ Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından geliştirilen “Hastaya Özgü 3 Boyutlu Yazıcı ile Kemik Modelleme” çalışmaları ile kırık, kireçlenme, eğrilik ya da tümör ameliyatlarında, kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanıyor. Geliştirilen modellemenin hastaya ve hastalığa özel tedavi yöntemleri sunacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Ortopedi ve Travmatoloji ile Anatomi Anabilim Dalları hocalarımızın işbirliğinde, ‘Hastaya Özgü 3D Yazıcı ile Kemik Modelleme’ çalışmaları kapsamında kırıkların tedavisinde yeni bir model geliştirildi. Tıp Fakültemiz, A Plus hastane olmasının yanı sıra Türkiye’de pek çok ilke imza atmış bir fakültedir. Hocalarımızı çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. EÜ yönetimi olarak maddi ve manevi anlamda her zaman onların yanlarındayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişiye özgü tedavi yöntemi</strong><br />
3 Boyutlu Yazıcı ile Kemik Modelleme ile ilgili bilgiler veren EÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Gökmen, “Hastaya ve hastalığa özel tedavinin ön plana çıktığı günümüzde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı bünyesindeki ‘Dijital Görüntüleme ve Üç Boyutlu Modelleme Laboratuvarımız’, 2014 yılından bu yana hizmet veriyor. Laboratuvarımız, bu güne dek pek çok bilimsel yayın ve araştırma için proje desteği aldı.</p>
<p>Laboratuvarımızın imkanlarıyla çok sayıda hastanın kişiye özgü tedavi planlamasını üç boyutlu bire bir modelleriyle sağlıyoruz. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde yapılan kırık, kireçlenme, eğrilik ya da tümör ameliyatlarda üç boyutlu modelleme tekniğinden yararlanarak kişiye özgü tedavi gerçekleştiriliyor. Kemikte meydana gelen değişmenin anlaşılması, ameliyat öncesi uygun cerrahi tedavinin planlanması, ameliyat anında kullanılacak implantın büyüklüğü herkeste aynı olmadığından kişiye ve hastalığa özel bulguların belirlenmesi önem arz ediyor.</p>
<p>Örneğin; kırıklarda, kırık parça sayısının bilinmesi, tümör ameliyatlarında çıkarılacak kitlenin yerleşimi, damar sinir gibi önemli yapılar ile komşuluğunun gösterilebilmesi ameliyat anında oluşabilecek riskleri ortadan kaldırır. 3 boyutlu yazıcı teknolojisi ile hastalıklı kemik yapısının birebir boyutta örneğinin basılması sayesinde kişiye özgü cerrahi planlamalar model üzerinden yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kısa süren kanamasız ameliyatlar</strong><br />
Modellemenin, ameliyat sürecini kolaylaştırdığını belirten Uzm. Öğr. Gör. Murat Öztürk, “Modelimiz, hastalarımızın konforlu bir şekilde, kanamasız ve kısa sürede tamamlanan ameliyatları sonrası iş ve sosyal hayatına dönebilmesini sağlıyor. Ortopedik Anatomi Modelleme çalışma ekibimiz; Prof. Dr. Dündar Sabah, Prof. Dr. Kemal Aktuğlu, Prof. Dr. Figen Gökmen ve Prof. Dr. Mehmet Asım Özer bir yandan hasta tedavi hizmetini en iyi şekilde gerçekleştirirken diğer yandan da deneyimlerini yüksek çıtalı uluslararası bilimsel dergilerde araştırma makaleleri olarak yayınlıyorlar. Hastalarımız, Üniversitemiz ve Ülkemiz adına daha kaliteli sağlık hizmeti ve daha fazla akademik başarı için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Ortopedik Anatomi modelleme çalışma ekibinin düzenlediği toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kutsal Turhan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Gürgün ve Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel ile Ortopedi ve Travmatoloji ve Anatomi Ana Bilim Dalı akademisyenleri katıldı. (İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
<div class="google-auto-placed"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmandan Uyarı:&#8221;Topuk Dikenine Davetiye Çıkarmayın&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/topuk-dikenine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2020 08:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[topuk dikeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=50637</guid>

					<description><![CDATA[Ortopedi profesörü Uğur Öziç, topuk ağrılarının başlıca nedenlerinden birinin “topuk dikeni” olduğunu söyledi. Özellikle sert tabanlı ve topuklu ayakkabı kullananların risk grubuna girdiğini belirten Prof. Dr. Öziç, “Yumuşak tabanlı ayakkabılar koruyucudur. Böyle bir ayakkabı tercihinde bulunmayanlar ise topuk dikenine karşı günde uygulayacakları 20 dakikalık özel egzersizlerle önlem alabilirler. Topuk dikeni tanısı alıp sadece düzenli yapılan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi profesörü Uğur Öziç, topuk ağrılarının başlıca nedenlerinden birinin “topuk dikeni” olduğunu söyledi. Özellikle sert tabanlı ve topuklu ayakkabı kullananların risk grubuna girdiğini belirten Prof. Dr. Öziç, “Yumuşak tabanlı ayakkabılar koruyucudur. Böyle bir ayakkabı tercihinde bulunmayanlar ise topuk dikenine karşı günde uygulayacakları 20 dakikalık özel egzersizlerle önlem alabilirler. Topuk dikeni tanısı alıp sadece düzenli yapılan egzersizlerle iyileşen hastalar çok” dedi.</p>
<h2> Uzmandan Uyarı:&#8221;Topuk Dikenine Davetiye Çıkarmayın&#8221;</h2>
<p>Kent Bayraklı Tıp Merkezi Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Uğur Öziç, &#8220;kalkaneus&#8221; denilen topuk kemiğinden başlayan ve ayak parmaklarının bükülmesini sağlayan kas grubunun yapıştığı bölgede oluşan kemiksi çıkıntılara “topuk dikeni” denildiğini vurguladı.</p>
<p>Topuk dikeninin her zaman ağrıya neden olmayacağı gibi her topuk ağrısının da topuk dikeni kaynaklı olmadığını belirten Prof. Dr. Öziç, “Bu bölgenin aşırı yüklenme, ayak yapısı bozukluğu, sert zeminde uzun süreli koşma ve yürüme ile, bazen de romatizmal hastalıklar sonucu gibi nedenlerle devamlı uyarılması ve oluşan minimal yırtılmalar topuk dikeni riskini artırır. Bu yapışma yerindeki ödem ve kanamalar zamanla kemikleşerek röntgen filmlerinde görülen dikensi çıkıntılara dönüşür. Yani topuk dikeni uzun bir süre sonunda oluşur. O nedenle topuk dikeni düşünülen her hastada röntgen filmlerinde bulgu olmayabilir. Ağrı topuk alt bölgesinin tam ortası değil, hafifçe iç kısmındadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Egzersiz vurgusu</strong><br />
Öte yandan Prof. Dr. Öziç, topuk dikeni olgularının tamamına yakınının cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekerken, uzun süre ayakta kalan, uzun süre sert zeminde yürüyen, koşan, tabanı ve topuğu sert ayakkabı kullanan kişilerin risk altında olduğunu hatırlattı. Ağrılardan kurtulmak için ilk yapılacak işlemin ayakkabı değişikliği olduğunu belirten Prof. Dr. Öziç, önlem için egzersiz örnekleri önerdi. (İHA)</p>
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">izmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
