<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Obezite &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/obezite/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 May 2024 12:24:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>&#8220;Obezite cerrahisi sonrası sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite-4/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 12:24:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=157775</guid>

					<description><![CDATA[Obezite cerrahisinin ardından yaşam tarzı değişikliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersan Semerci, &#8220;Obezite cerrahisi sonrası hastalar genellikle yaşam tarzlarında önemli değişiklikler yapmak zorundadır. Bu durum, daha sağlıklı bir diyeti benimseme, düzenli egzersiz yapma ve diğer sağlık alışkanlıklarını geliştirme anlamına gelir&#8221; dedi. &#8220;Obezite cerrahisi sonrası sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalı&#8221; Obezite ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite cerrahisinin ardından yaşam tarzı değişikliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersan Semerci, &#8220;Obezite cerrahisi sonrası hastalar genellikle yaşam tarzlarında önemli değişiklikler yapmak zorundadır. Bu durum, daha sağlıklı bir diyeti benimseme, düzenli egzersiz yapma ve diğer sağlık alışkanlıklarını geliştirme anlamına gelir&#8221; dedi.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aPUJWrU5WXI5OPEFGfEJGHYdWL">&#8220;Obezite cerrahisi sonrası sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalı&#8221;</h2>
<p>Obezite ve obezite cerrahisi ile ilgili açıklamalarda bulunan VM Medical Park Mersin Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersan Semerci, obezitenin bir dizi sağlık sorununa yol açabileceğini veya mevcut olanları kötüleştirebileceğini ifade etti. Bunlar arasında diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, uyku apnesi, eklem sorunları, hatta bazı kanser türlerinin bulunduğunu vurgulayan Semerci, &#8220;Obezite cerrahisi, kilo fazlalığı ile ilişkili olan sağlık sorunlarını azaltmaya yardımcıdır. Bu cerrahi prosedürler, mide hacmini azaltarak veya sindirim sistemini değiştirerek kişinin yemek yeme alışkanlıklarını değiştirir. Bu durum da kişinin daha az kalori almasını ve kilo vermesini sağlar. Obezite cerrahisi, kilo problemleri için kalıcı bir çözüm olabilir. Diğer kilo kaybı yöntemleri gibi geçici sonuçlar yerine, cerrahi müdahale genellikle uzun vadeli kilo kaybı sağlar. Bu, hastanın yaşam kalitesini artırır ve obezite ile ilişkili sağlık sorunlarını uzun süreli olarak azaltır veya ortadan kaldırabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Aşırı kilo yaşam tarzını olumsuz etkiler&#8221;<br />
Aşırı kilonun kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirten Semerci, &#8220;Fiziksel hareketliliği kısıtlar, günlük aktiviteleri zorlaştırır ve hatta psikolojik sorunlara yol açabilir. Obezite cerrahisi, bu tür sorunları hafifletmeye yardımcı olarak hastanın yaşam kalitesini artırır. Ancak, obezite cerrahisi herkes için uygun değildir. Ameliyat kararı alınırken birçok faktörü göz önünde bulundurmak gerekir. Bir kişinin bu tür bir cerrahiye uygun olup olmadığını belirlemek için bir uzmana danışması önemlidir. Ayrıca, cerrahi müdahalenin riskleri ve faydaları da etraflıca dikkate alınmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Vücut kitle indeksi 40 veya üzerinde olmalıdır&#8221;<br />
Ameliyat olabilecek bireyler hakkında bilgi veren Semerci, şöyle devam etti: &#8220;Genel olarak, obezite cerrahisi düşünen kişiler bazı kriterlere uymalıdır. Vücut kitle indeksi (VKI) 40 veya üzerinde olmalıdır. VKI 35-39 aralığında olanlar da obezite cerrahisi için aday olabilirler ancak bu durumda obezite ile ilişkili başka sağlık sorunları da varsa, cerrahi daha uygun olabilir. Obezite cerrahisi öncesi kişi genellikle kilo vermek için diyet ve egzersiz denemiş olmalıdır. Ancak bu çabalarla kilo vermek mümkün olmamış veya kilo kaybı uzun vadeli olarak sürdürülememişse, obezite cerrahisi bir seçenek olabilir. Obezite cerrahisi genellikle çok genç ya da genel anestezi alamayacak kişiler için önerilmez. Ancak bazı durumlarda; genç yaşta ciddi obeziteye sahip olanlar veya obezite ile ilişkili sağlık sorunlarına sahip olanlar için cerrahi bir seçenek olabilir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kilo verme miktarı kişiden kişiye değişebilir&#8221;<br />
Obezite ameliyatlarının kişinin psikolojik olarak hazır olması gereken ciddi prosedürler olduğunu vurgulayan Semerci, &#8220;Cerrahi sonrası yaşam tarzı değişiklikleri ve destek gereksinimleri konusunda kişinin bilinçli olması önemlidir. Obezite cerrahisi düşünen bir kişi, önceden bir obezite uzmanı veya cerrahıyla görüşerek kendi durumu ve seçenekleri hakkında detaylı bir değerlendirme sonrası kapsamlı bilgi almalıdır&#8221; diye konuştu.<br />
Kilo verme oranının kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çeken Semerci, &#8220;Prosedüre bağlı olarak, kişi cerrahi sonrası ilk bir yıl içinde önemli miktarda kilo verir. Ancak, herkesin kilo kaybı oranı farklıdır ve uygulanan cerrahi yönteme, kişinin diyet ve yaşam tarzı değişikliklerine ne kadar uyduğuna bağlı olarak değişiklik gösterir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Düzenli egzersiz mutlaka yapılmalıdır&#8221;<br />
Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere dikkat çeken Semerci, &#8220;Hastalar, obezite cerrahisi sonrası genellikle yaşam tarzlarında önemli değişiklikler yapmak zorundadır. Bu durum, daha sağlıklı bir diyeti benimseme, düzenli egzersiz yapma ve diğer sağlık alışkanlıklarını geliştirme anlamına gelebilir. Bazı hastalar bu değişiklikleri kolaylıkla kabul ederken, diğerleri için bu değişiklikler zorlayıcı olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Obezite cerrahisi sonrası mutluluğun veya mutsuzluğun, birçok faktöre bağlı olduğunu ve her hasta için farklılık gösterebileceğini vurgulayan Semerci, şunları kaydetti: &#8220;Bazı insanlar obezite cerrahisi sonrasında büyük bir mutluluk ve memnuniyet yaşarken, bazıları ise beklenen sonuçlara ulaşamama veya cerrahi sonrası zorluklarla karşılaşma gibi nedenlerle mutsuz olabilirler. Enfeksiyonlar, beslenme sorunları, sindirim problemleri gibi cerrahi sonrası komplikasyonlar, hastanın mutluluğunu olumsuz etkileyebilir. Obezite cerrahisi sonrası psikolojik destek almak, hastaların cerrahi sonrası uyum sağlamasına ve duygusal iyiliklerini artırmalarına yardımcı olabilir. Psikolojik destek alamayan veya bu süreci destekleyen bir sosyal ağa sahip olmayan hastalar, cerrahi sonrası daha fazla zorluk yaşayabiliyorlar.&#8221; iha</p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Egede İzmir haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite bağırsak kanseri riskini artırıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 09:26:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=156957</guid>

					<description><![CDATA[Tıbbi Onkolog Doç. Dr. Ahmet Özveren, obezite ve alkolün genç yetişkinler arasında bağırsak kanseri oranlarının artmasına neden olduğunu söyledi. Bu tespitin, önemli bir kanser dergisinde yer alan araştırma sonuçlarıyla ortaya koyulduğunu belirten Doç. Dr. Özveren, “Bu tespit Avrupa&#8217;da yapılmış olsa da sonuçları itibariyle toplumun uyarılması, aşırı kilo ve alkol tüketimine dikkat çekilmesi açısından önemli” dedi. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıbbi Onkolog Doç. Dr. Ahmet Özveren, obezite ve alkolün genç yetişkinler arasında bağırsak kanseri oranlarının artmasına neden olduğunu söyledi. Bu tespitin, önemli bir kanser dergisinde yer alan araştırma sonuçlarıyla ortaya koyulduğunu belirten Doç. Dr. Özveren, “Bu tespit Avrupa&#8217;da yapılmış olsa da sonuçları itibariyle toplumun uyarılması, aşırı kilo ve alkol tüketimine dikkat çekilmesi açısından önemli” dedi.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aPUJWrU9S7I5OPA5C7EBC7YZWH">Obezite bağırsak kanseri riskini artırıyor</h2>
<p>Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Özveren, tüm dünya onkologlarının önemli yayınlar arasında kabul ettiği, Annals of Oncology&#8217;de yayınlanan bir araştırma sonucunun bilgisini verdi. Çalışmanın 2024 yılı için Avrupa Birliği ülkelerinde ve Birleşik Krallık&#8217;ta kanserden ölüm oranlarını öngördüğünü ifade eden Doç. Dr. Ahmet Özveren, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Kanserden ölüm oranları Avrupa genelinde azalırken, özellikle genç yetişkinlerde kolorektal kanser sıklığında artış görülüyor. Aşırı kilo ve obezite, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık&#8217;ta 25- 49 yaş arası kişiler arasında görülen bağırsak kanserinden ölüm oranlarını artırıyor. Dergide yayınlanan çalışma, gençler arasında bağırsak kanseri ölüm oranlarındaki en büyük artışın İngiltere&#8217;de görüleceğini ve bu oranın 2018&#8217;e kıyasla 2024&#8217;te erkeklerde yüzde 26, kadınlarda ise yaklaşık yüzde 39 artacağını hesaplanıyor.&#8221;</p>
<p>Doç. Dr. Özveren, çalışmayı yapan Prof. La Vecchia&#8217;nın, gençler arasında bağırsak kanseri oranlarının artmasına katkıda bulunan temel faktörleri; aşırı kilo, obezite ve yüksek kan şekeri düzeyleri ve diyabet olarak sıraladığını kaydetti ve sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8220;Ek nedenler arasında Orta ve Kuzey Avrupa ile Birleşik Krallık&#8217;ta zaman içinde aşırı alkol tüketimindeki artışlar ve fiziksel aktivitedeki azalmalar yer alıyor. Alkol tüketimine erken başlanması, bağırsak kanseriyle ilişkilendirilmiştir. Fransa ve İtalya gibi alkol tüketiminin azaldığı ülkelerde bu kanserden ölüm oranlarında bu kadar belirgin bir artış yaşanmamıştır. Erken başlangıçlı bağırsak kanseri, yaşlılarda teşhis edilen bağırsak kanserine kıyasla daha agresif olma eğilimindedir ve hayatta kalma oranları daha düşüktür. Çalışma yorumunda hükümetlere, bağırsak kanseri taramasının 45 yaşından başlayarak daha genç yaşlara kadar genişletilmesi önerilmiştir. Bu çalışma ve tespit AB ve Birleşik Krallık için yapılmış olsa da sonuçları itibariyle toplumun uyarılması, aşırı kilo ve alkol tüketimine dikkat çekilmesi açısından önemli.&#8221; iha</p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Egede İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Leptin hormonunu çalıştırmadan kilo veremezsiniz&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/leptin-hormonunu-calistirmadan-kilo-veremezsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2022 12:32:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=106887</guid>

					<description><![CDATA[Göbek bölgesindeki yağlanmanın leptin direncine işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Onur Yaprak, “Tokluk hormonu olarak da adlandırılan leptin direncinin obezitedeki rolü yapılan çalışmalarla anlaşıldı. Leptin hormonunun sorunsuz çalışması insanı açlıktan ve aşırı yemekten korur. Leptin direnci olan insanlar sürekli yemek ister ve bir türlü doyduklarını hissetmezler” dedi. &#8220;Leptin hormonunu çalıştırmadan kilo veremezsiniz&#8221; Medipol Mega Üniversite [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Göbek bölgesindeki yağlanmanın</a> leptin direncine işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Onur Yaprak, “Tokluk hormonu olarak da adlandırılan leptin direncinin obezitedeki rolü yapılan çalışmalarla anlaşıldı. Leptin hormonunun sorunsuz çalışması insanı açlıktan ve aşırı yemekten korur. Leptin direnci olan insanlar sürekli yemek ister ve bir türlü doyduklarını hissetmezler” dedi.</p>
<h2>&#8220;Leptin hormonunu çalıştırmadan kilo veremezsiniz&#8221;</h2>
<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Bölümünden Prof. Dr. Onur Yaprak, leptin hormonunun kilo kontrolündeki etkisine ilişkin bilgiler verdi. Prof. Dr. Yaprak, leptinin tokluk hormonu olarak adlandırıldığını belirterek, “Son yıllarda yağ dokusunun vücudumuzun yeni endokrin organı olduğu araştırmalar sonucu bulundu. Yağ dokusunda çok özel işlevleri olan leptin, adiponektin, resistin, visfatin gibi birçok hormon ve bazı sitokinler üretilir.</p>
<p>Tokluk hormonu olarak da adlandırılan leptin direncinin obezitedeki rolü yapılan çalışmalarla anlaşıldı. Leptinin ana rolü yediğiniz ve harcadığınız kalorilerin yanı sıra vücudunuzda ne kadar yağ depoladığınızda dahil olmak üzere uzun vadeli enerji düzenlemesidir. Leptin seviyeleri düşükse veya leptin beyne ulaşmazsa, kişi aç hissetmeye devam edecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Karbonhidrat yükünü azaltarak leptin direncini kırın&#8221;</strong><br />
Vücudun yağ depoları arttığında leptinin iştahı azaltmak için beynin hipotalamus bölgesine sinyal gönderdiğine işaret eden Prof. Dr. Yaprak, şöyle devam etti: &#8220;Bu sistem bir kişinin ılımlı bir vücut ağırlığını korumasına yardımcı olur. Leptin hormonunun sorunsuz çalışması insanı açlıktan ve aşırı yemekten korur. Yağ hücreleri, beyninize vücuttaki depo yağ miktarını iletmek için leptin kullanır. Yüksek leptin seviyeleri beyninize bol miktarda depolanmış yağınız olduğunu söylerken, düşük seviyeler beyninize yağ depolarının düşük olduğunu ve yemek yemeniz gerektiğini söyler. Obezite halinde vücutta artan yağ dokusuna paralel olarak leptin düzeyleri de artar. Ancak beyin leptin sinyallerine yanıt vermeyi bırakır. Buna leptin direnci denilir. Yapılan araştırmalar yağ ve şeker oranı yüksek gıdalarla beslenmenin leptin direncine yol açabileceğini gösterdi. Leptine karşı duyarsızlaşmış bir vücuda sahip olan kişilerde artık leptinin beyne tok ya da aç olduğunu söyleme yeteneği kaybolmuş demektir. Leptin direnci olan insanlar sürekli yemek ister ve bir türlü doyduklarını hissetmezler. Akdeniz tarzı sağlıklı beslenmeye geçilip gıdalardaki karbonhidrat yükü azaltıldığında leptin direncinin de kırıldığı bildirilmiştir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Leptine olan direncinizi aynaya bakarak anlayabilirsiniz&#8221;</strong><br />
Prof. Dr. Onur Yaprak, leptin direncinin birçok diyetin uzun vadede başarısız olmasının temel nedeni olduğuna dikkat çekerek, şu bilgileri verdi: &#8220;Leptine dirençli olup olmadığınızı anlamanın en iyi yolu aynaya bakmaktır.</p>
<p>Özellikle göbek bölgesinde çok fazla vücut yağınız varsa leptin direnciniz neredeyse kesindir. Leptin direncinin potansiyel nedenleri arasında inflamasyon, yüksek serbest yağ asitleri ve yüksek leptin seviyeleri yer alır. Üçü de obezite ile yükselir. Teoriler fazla olsa da leptin direncinin nasıl tersine çevrilebileceği tam olarak açık değildir. Genel olarak sağlıklı bir yaşam tarzına odaklanmanın etkili bir strateji olması muhtemeldir. Yani yaşam tarzınızı ve beslenmenizi kalıcı olarak değiştirmeniz gerekecektir. Leptin direncini yenmek için akşam yemeğinden sonra yemek yemeyin.</p>
<p>Yatmadan en az 3 saat önce yemek yemeyi kesmek, leptinin geceleri daha verimli çalışmasını sağlar. Asla hızlı yemek yemeyin çünkü vücudun çok fazla leptin üretmesini ve leptine dirençli hale gelmesini önlemek için insanlar yavaş yemelidir. Bu aynı zamanda aşırı yemeyi de engelleyebilir. İşlenmiş gıdalardan kaçınmak gerekir, yüksek oranda işlenmiş gıdalar, barsağınızın bütünlüğünü tehlikeye atabilir ve iltihaplanmaya neden olabilir.</p>
<p>Liften zengin besinler tüketin, lifli besinler barsak sağlığınızı iyileştirmeye yardımcı olabilir ve obeziteye karşı koruma sağlayabilir. Fiziksel aktivite, leptin direncini tersine çevirmeye yardımcı olabilir. Uykusuzluk veya kalitesiz uyku leptin ile ilgili problemlerde rol oynar. Yüksek trigliseritlere sahip olmak, leptinin kanınızdan beyninize taşınmasını engelleyebilir. Trigliseritleri düşürmenin en iyi yolu karbonhidrat alımınızı azaltmaktır. Protein, enerji düşüşlerini, aşermeleri ve kan şekeri seviyelerindeki ani yükselmeleri önleyebilir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Dışarıdan alınan takviyeler işe yaramaz&#8221;</strong><br />
Dışarıdan leptin takviyesi almanın işe yaramayacağını ifade eden Prof. Dr. Onur Yaprak, &#8220;Kilo kaybı açısından önemli olan daha fazla leptin değildir. Beyninizin sinyali ne kadar iyi yorumladığı çok daha önemlidir. Bu nedenle kan leptin düzeylerini artıran bir takviye almak, mutlaka kilo kaybına yol açmaz&#8221; <a href="https://www.egedeizmir.com/">dedi.(iha)</a></p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege de İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Uyardı: Tedavi edilemeyen obezite kısırlığa neden olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 08:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=92575</guid>

					<description><![CDATA[Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aksoy, “Obezite tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Zira tedavi edilmeyen obezite; şeker hastalığından kalp hastalıklarına, kanserden kısırlığa ve eklem rahatsızlıklarına kadar pek çok sağlık sorununa neden olabilir” dedi. Uzmanı Uyardı: Tedavi edilemeyen obezite kısırlığa neden olabilir “Yanlış beslenme alışkanlıkları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aksoy, “Obezite tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Zira tedavi edilmeyen obezite; şeker hastalığından kalp hastalıklarına, kanserden kısırlığa ve eklem rahatsızlıklarına kadar pek çok sağlık sorununa neden olabilir” dedi.</p>
<h2>Uzmanı Uyardı: Tedavi edilemeyen obezite kısırlığa neden olabilir</h2>
<p><strong>“Yanlış beslenme alışkanlıkları obeziteyi tetikleyebilir”</strong></p>
<p>Obeziteye aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, hormonal etkenler, hareketsiz yaşam biçimi ve genetik geçişin sebep olabileceğini ifade eden Opr. Dr. Erkan Aksoy, “Bariatrik cerrahi olarak da bilinen obezite cerrahisi, vücut kitle indeksi 40 ve üzeri olan (morbid obez) ya da vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan ve uzman denetiminde tıbbi beslenme, egzersiz, medikal tedavi gibi yöntemlerle zayıflayamayan hastalara önerilmektedir.</p>
<p>Obezite cerrahisi vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olan veya 40’ın üzerinde morbid obez hastalarda kilo kaybının sürdürülebilmesinde tek etkili yöntem olarak belirtilmektedir. Bununla birlikte vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olup, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet tedavisi gibi yandaş hastalıkları olan hastalar için de yağ dokusundan kurtulamadıkları takdirde obezite cerrahisi uygulanabilmektedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Tek amaç aşırı kilolardan kurtulmak değil”</strong></p>
<p>Opr. Dr. Erkan Aksoy, obezite ameliyatlarının asıl amacının kilo verdirmek olmadığını, kilo ile beraber yandaş hastalıklarından da kurtulduklarını söyledi. Opr. Dr. Erkan Aksoy, obezite hastalarının hangi ameliyatı olması gerektiğine gerekli değerlendirmelerden sonra karar verdiklerini belirterek 4 farklı obezite ameliyatı tekniği hakkında bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>“Tüp midede midenin yüzde 80-90’ı çıkartılıyor”</strong></p>
<p>Opr. Dr. Erkan Aksoy şunları söyledi:</p>
<p>“Tüp mide ameliyatında midenin yüzde 80-90 kadarı çıkartılarak mide bir tüp haline getirilir. Kişinin kalori alımı azaltılır. Tüp mide ameliyatı da kapalı yöntemle, bir-iki saatlik sürede yapılır.</p>
<p>Hastanede yatış süresi ise iki-üç gündür. Ameliyat sonrasında hastalar iki hafta sıvı, daha sonraki iki hafta da yumuşak gıdalar tükettikten sonra normal gıdaya geçebilirler. Vitamin takviyeleri gerekebilir. Bu ameliyat yönteminde midenin fundus bölgesi tamamen çıkartılarak Ghrelin hormonunun salınımı engellenir, böylelikle kişinin iştahının azalmasına yardımcı olunur.</p>
<p>Bu ameliyat sonrasında kişiler 1 yıl içinde fazla kilolarının ortalama yüzde 80 kadarını kaybedebilirler. Bu ameliyattan sonra gıdaların iyice çiğnenip, küçük porsiyonlar halinde tüketilmesine dikkat edilmelidir.</p>
<p>Bunun yanı sıra egzersiz de unutulmamalıdır. Verilen kiloları tekrar almamak için özellikle rafine şekerli, yüksek kalorili sıvı gıdaları da bol miktarda tüketmekten kaçınılmalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>“Gastrik by-pass’ta mide biri büyük iki parçaya ayrılıyor”</strong></p>
<p>&#8220;Gastrik Bypass ameliyatları dünyada yaygın yapılan bariatrik cerrahi işlemlerden biridir. Bu yöntemde temel olarak mide biri büyük, diğeri küçük olmak üzere iki parçaya ayrılır.</p>
<p>Oluşturulan yeni küçük mide ile ince bağırsağın başlangıcından itibaren bir kısmı ve onikiparmak bağırsağı atlanarak yeniden birleştirilir. İki durum hedeflenir. Birincisi kişinin kalori alımı kısıtlanır, ikinci olarak yenilen besinlerin emilimi azaltılır. Bu yöntemler de günümüzde laparoskopik olarak başarıyla uygulanır.</p>
<p>Gastrik Bypass ameliyatları dünyada yaygın yapılan bariatrik cerrahi işlemlerden biridir. Obezite ve obeziteye bağlı sağlık sorunlarını çözmede metabolik etkinliği en fazla yöntemlerden biridir. Kilo verilmesi 1.5 yıla kadar devam edebilir.</p>
<p>Ameliyat sonrası takip önemlidir. Hastalar uzun süre vitamin alınımı gereksinimi duyabilirler. Beslenmeleri konusunda diyetisyen ve hekimleri ile irtibatta olmaları önemlidir.&#8221;</p>
<p><strong>“Mini gastrik bypass’ın ameliyat süresi daha kısa”</strong></p>
<p>&#8220;Gastrik Bypass ameliyatının daha kolay uygulanabilen bir modifikasyonudur. Uzun bir mide poşu oluşturulduktan sonra başlangıçtan 2 metre sonraki ince bağırsak parçası mide poşu ile birleştirilir.</p>
<p>Ameliyat süresi daha kısa ve maliyeti daha az olmasına karşın, tip 2 diyabeti geçirme ve zayıflama etkisi çok başarılıdır. En önemli dezavantajı; RNY Gastrik Bypass’da olduğu gibi oluşturulan poş dışında geri kalan midenin daha sonraları endoskopik görüntülenmemesi ve hastaların uzun vadede vitamin alımına ihtiyaç duyabilmeleridir.&#8221;</p>
<p><strong>“Roux-n-y gastrik bypass’ta günlük yiyecek ve kalori alımı kısıtlanıyor”</strong></p>
<p>&#8220;Rouxen-Y Gastrik Bypass operasyonu hem obezite cerrahisinde hem de metabolik cerrahide uygulanan bir tedavi yöntemidir. Rouxen-Y Gastrik Bypass iki aşamadan oluşur. İlk önce yemek borusu ile bağlantı olan 30 mililitrelik küçük bir mide poşu oluşturulur. İnce bağırsaklar oluşturulan mide poşuna rahat ulaşacak noktadan ayrılarak, alt ince bağırsak kısmı yukarı çekilerek oluşturulan yeni mide poşuna bağlanır.</p>
<p>İkinci aşamada ayrılan ince bağırsağın üst kısmı, mideye bağlanan bağırsağın 150 cm’ sine bağlanır. Operasyon kapalı (laparoskopik) yöntemle yapılmaktadır. Oluşturulan mide poşu küçük olduğu için günlük yiyecek ve buna bağlı kalori alımı kısıtlanır.</p>
<p>Uygulanan bu bariatrik ve metabolik cerrahi tipinde ince bağırsağın belirli bir kısmı atlandığı (bypass) için yiyeceklerin sindirime uğrayıp, emildiği toplam bağırsak uzunluğu kısalır; böylece emilim bozukluğu yaratılarak vücuda alınan kalori ve yağ miktarı azaltılır.</p>
<p>Oluşturulan yeni sindirim yoluna bağlı olarak salgılanan birtakım bağırsak hormonlarının miktarı değişerek açlık baskılanır, hastada doygunluk hissi sağlanır ve şeker metabolizması düzenlenerek tip 2 şeker hastalığı iyileştirilir. Bu bariatrik prosedürle hastanın fazla kilosunun yüzde 60-80’ini vermesi beklenir. Revizyon cerrahisinde de sıklıkla kullanılmaktadır.”iha</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Ameliyatı Olmaya Almanya&#8217;dan Geldi, 10 Günde 10 Kilo Verdi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/10-gunde-10-kilo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2021 08:56:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=77509</guid>

					<description><![CDATA[Son olarak 85 kilonun üzerine çıkan, kilolarına ek olarak kolesterol ve şeker seviyesi de yükselen Aleyna, yaptığı araştırmalar sonucu İzmir’e gelerek robotik cerrahi ile tüp mide ameliyatı oldu. 52 kiloya kadar düşmek istediğini söyleyen genç kız, ameliyattan sonraki 10 günde 10 kilo vererek hedefine bir adım daha yaklaştı. Obezite Ameliyatı Olmaya Almanya&#8217;dan Geldi, 10 Günde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak 85 kilonun üzerine çıkan, kilolarına ek olarak kolesterol ve şeker seviyesi de yükselen Aleyna, yaptığı araştırmalar sonucu İzmir’e gelerek robotik cerrahi ile tüp mide ameliyatı oldu. 52 kiloya kadar düşmek istediğini söyleyen genç kız, ameliyattan sonraki 10 günde 10 kilo vererek hedefine bir adım daha yaklaştı.</p>
<h2>Obezite Ameliyatı Olmaya Almanya&#8217;dan Geldi, 10 Günde 10 Kilo Verdi</h2>
<p>19 yaşındaki Aleyna Ocak’ın lise yıllarında ders stresiyle birlikte yediği yemek miktarını artırması ile birlikte kilo alması kaçınılmaz oldu. Ailesinin Berlin’de işlettiği otelde muhasebe biriminde de çalışan Aleyna’nın ilk hayali bu yıl gerçek oldu ve üniversiteyi kazanarak, İşletme Bölümü’ne kayıt yaptırdı. Yaklaşık 5 yıldır sahip olduğu fazla kilolarından kurtulmak için farklı diyetler denediğini, spor yaptığını anlatan Aleyna Ocak, “O kadar çabalamama rağmen kilo veremeyince ister istemez kendimi saldım. Aileme ameliyat olmak istediğimi söyledim, onlar da onay verince araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalar sonucunda İzmir’de Doç. Dr. Varlık Erol’un ismi önerilince soluğu İzmir’de aldım” dedi.</p>
<p><strong>Da Vinci Robotik Cerrahi ile ameliyat oldu</strong><br />
Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Varlık Erol tarafından ilk kontrolleri yapılan Aleyna Ocak’ın test sonuçları istenilen düzeyin üzerindeydi. Doç. Dr. Erol, “Tahlillerde açlık şekeri 130’du. İnsülin düzeyi ise 33 civarındaydı ve kolesterolü de çok yüksekti. Hastamızı da Vinci robotik cerrahi ile ameliyata aldık. Robotlu cerrahinin, laparoskopik cerrahiden çok fazla avantajı var. Robotun görüntüsü 3 boyutlu, ileri teknolojik bir görüntüleme yöntemine sahip. Hastanın iyileşme süreci hızlanıyor. Ameliyat sonrası ağrı ve kanama çok az oluyor. Ve tüm bunlar da bize hastanın iyileşme sürecini kısaltan ve ameliyat konforunu artıran bir operasyon süreci olarak geri dönüyor” dedi.</p>
<p><strong>5 köfte yerine 1 köfteyle doyacağım</strong><br />
Ameliyatın üzerinden geçen 10 günde 10 kilo vererek, 75 kiloya düştüğünü anlatan Aleyna Ocak, “Hızlı bir kilo verme süreci yaşıyorum. Amacım 52-55 kilo arasına inebilmek. Artık üniversiteyi de kazandım ve ben de zayıf bir insan olarak hayatıma devam etmek istiyorum. Üzerime yakışanı giymek istiyorum. Bu arada düzenli sporumu da yapmak istiyorum. Eski kıyafetlerimden en çok sevdiklerimi daraltırım ama geri kalanı daha kilolu insanlara vermeyi düşünüyorum. Şu an beslenme açısından sıvı dönemindeyim ve sonrasında püre dönemine geçeceğim ancak normale döndüğümde, eskiden 5 köfteyle doyuyorsam, 1 köfteyle doyar hale geleceğim. Tabi önemli olan kilomu koruyabilmek. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağım” diye konuştu.</p>
<p><strong>Midesinin 4&#8217;te 3&#8217;ü alındı</strong><br />
Genç kızın, tüp mide olarak ifade edilen “sleeve gastrektomi” ameliyatı olduğunu belirten Doç. Dr. Varlık Erol, “genellikle verilmesi gereken kilo miktarı arttıkça, kilo verim hızı da artar. Biz hekimler olarak yavaş ve emin adımlarla ilerlemek istiyoruz. Ben bu ameliyatı olduktan sonra kilo kaybetmeyen kimseyi görmedim ancak mühim olan ameliyatın 3&#8217;üncü ya da 5&#8217;inci yılında verilen kiloyu hala koruyabilir durumda olmak. Şu an hastamızın midesinin 4’te 3’ünü aldık. Bu nedenle 4-5 kaşık yemekle doyar hale geldi. Ancak ilerleyen zamanlarda ‘nasılsa kilo verdim, midem küçüldü’ diyerek yemeye başlarsa kaybetmeye başlar. Bu nedenle tüp mide ameliyatlarında önemli olan kilo vermekten çok verilen kiloyu koruyabilmektir” şeklinde konuştu.(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süper Obez Çift, Tüp Mide Ameliyatıyla Şifa Buldu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/tup-mide/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 May 2021 11:11:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[tüp mide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=75938</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de yaşayan süper obizete grubundaki Derya ve Uğur Kavuncu çifti, birer hafta arayla oldukları tüp mide ameliyatının ardından kilolarından kurtulmaya başladı. Bir ay içerisinde 25 kilo veren çift, yaşam standartlarının yükselmesinin yanı sıra şeker hastalığından da kurtulduklarını ifade etti. Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Varlık Erol, obezite tedavisinde en kalıcı yöntemin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de yaşayan süper obizete grubundaki Derya ve Uğur Kavuncu çifti, birer hafta arayla oldukları tüp mide ameliyatının ardından kilolarından kurtulmaya başladı. Bir ay içerisinde 25 kilo veren çift, yaşam standartlarının yükselmesinin yanı sıra şeker hastalığından da kurtulduklarını ifade etti. Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Varlık Erol, obezite tedavisinde en kalıcı yöntemin cerrahi olduğunu söyledi.</p>
<h2>Süper Obez Çift, Tüp Mide Ameliyatıyla Şifa Buldu</h2>
<p>İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan Derya Kavuncu (45) ve Uğur Kavuncu (45) çifti, yıllardır obezite sorunuyla başa çıkmaya çalışıyordu. Süper obezite grubundaki 8 yıllık evli çift, hem yaşadıkları sorunlara son vermek hem de çocuk sahibi olabilmek için evlilik yıl dönümlerine gelen tarihte tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Medicana International İzmir Hastanesi’ne gelerek tüp mide ameliyatı başvurusu yapan çift, detaylı bir hazırlık aşamasının ardından bir hafta arayla halk arasında tüm mide ameliyatı olarak bilinen Laparoskopik Sleeve Gastrektom ameliyatını oldu. Ameliyatın üstünde bir ay geçtiğinde ise Derya Kavuncu 173’ten 148 kiloya, Uğur Kavuncu ise 206 kilodan 181 kiloya düşmeyi başardı. Derya Kavuncu, verdiği kiloların ardından eşinin kendisine birkaç yıl önce aldığı tek taş yüzüğü taktı. Uğur Kavuncu’nun ise verdiği kilolar sayesinde şeker, 500’den 100’e kadar düştü.</p>
<p><strong>&#8220;Eşimin ilk hediyesi olan tektaş yüzüğü kilolarım nedeniyle takamıyordum&#8221;</strong><br />
Derya Kavuncu, fazla kilolar sebebiyle hayat standartlarının oldukça düştüğünü belirterek, “Hareketlerimiz kısıtlı, sosyal hayatımız hiç yok denecek kadar azdı. Her şey sorun olabiliyordu. Ameliyat kararı alırken hiç tereddüt etmedim, korku da yaşamadım. Kilo almak çok kötü bir şey. Hayat standardını inanılmaz düşürüyor. Çocuk sahibi olma isteğimiz de var. Kilo bu duruma engeldi. Bu engeli de ortadan kaldırmak istedik. Parmağımda şu an takabildiğim nişan yüzüğüm ve eşimin bana ilk hediyesi olan tektaş yüzüğü kilolarım nedeniyle takamıyordum. Artık takabiliyorum. Kıyafet bedenlerimiz küçüldü, artık daha çok seçeneğimiz var” dedi.</p>
<p><strong>Yeme alışkanlıklarını da değiştirdiler</strong><br />
Ameliyat öncesi ve sonrası yeme alışkanlıklarının değiştiğini aktaran Derya Kavuncu, “Çorbanın üstüne ve yaptığım yemeklerin yanına mutlaka makarna ya da pilav yerdik. Sofradan sonra çikolatayla birlikte duble şekerli kahve içiyorduk. Ardından sıra meyve ve çereze geliyordu. Yemeği zevk alarak yiyorduk. Doymak için değil. Artık yemeğe çok fazla para ayırmıyoruz, yemek yapmaya eskisi kadar zaman harcamıyorum. El işi yapıyorum ve artık daha çok üretiyorum. Eskiden 4 saat mutfakta geçiyorsa şu an sadece 45 dakikam mutfakta geçiyor. Ameliyattan sonra akşam ya sebze yemeği yiyoruz ya da çorba içiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“25 kilo vererek şekeri bitirdik”</strong><br />
Uğur Kavuncu da, verdikleri kilolarla beraber yaşam standartlarının yükselmeye başladığını ifade ederek, “Ayakkabı bağcığı bağlarken, çorap giyerken birbirimize yardımcı oluyorduk. Şimdi tek başımıza ayakkabı bağcığı bağlayıp, çorabımızı giyebiliyoruz. Yaşam standardımız yükseldi. Uzun yol şoförüyüm, diyabet hastalığı yüzünden çok zorlanıyordum, çalışırken beni bitiriyordu. Şekerim çok yüksekti. 500’lerden 100’lere kadar düştü. 25 kilo vererek şekeri bitirdik. En güzel etkilerinden biri bu oldu. Şimdi çok daha iyiyim. Ben toplamda 100 kilo vermeyi hedefliyorum, eşim ise 80 kilo vermeyi hedefliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Vücut kitle endeksleri 60’ın üzerindeydi&#8221;</strong><br />
Ameliyatı gerçekleştiren Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Varlık Erol, her iki hastanında vücut kitle endeksinin 60’ın üzerinde olduğunu ifade ederek, “Hastalık düzeyinde obezite şikayeti ile başvurdular. Hastaları birer hafta arayla ameliyata aldık. Her iki hastayı da 3 gece misafir ettikten sonra taburcu ettik. Bugün 1’inci ay kontrolüne geldiler. Yaklaşık 25’er kilo kaybı var. İkili, aynı zamanda diyabet ve hipertansiyon hastalarıydı. 1’inci ayları olmasına rağmen hastalarımız neredeyse ilaçların tamamını bıraktı” dedi.</p>
<p><strong>Obezitede en kalıcı yöntem: Cerrahi</strong><br />
Doç. Dr. Varlık Erol, obezitenin tedavisinde en kalıcı ve etkili yöntemin cerrahi olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Ameliyatsız yöntemlerde vücut kitle endeksi 40’ın üzerine geçtikten sonra sadece diğer yöntemlerle kilo vermesindeki kalıcılık oranı yüzde 3’lerde. Bu çok düşük bir oran. Yaptığımı operasyonun uzun vadede başarı oranı ise yüzde 90’larda. Özellikle süper obezite grubunda hastalar bir kısır döngüye giriyor. Kilo aldıkça hareket edemiyor, hareket edemedikçe kilo almaya devam ediyor. Cerrahi ile hastaların kilo vermeye başlaması, hareket kabiliyetinin artmasını hedefliyoruz. Eğer bu zinciri bir yerde kırmazsanız, hasta kilo alarak devam edecektir ve bir süre sonra ameliyat şansını da kaybedecektir. Tekrar kilo alımı bu ameliyattan sonra da söz konusu ancak kontrollerini düzenli takip etmeyen ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmeyen hasta grubunda tekrar kilo alımı gözlemliyoruz.&#8221;(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Sadece Yetişkinleri Değil Çocukları Da Etkiliyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2021 09:04:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=70684</guid>

					<description><![CDATA[Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, tüm dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olan ve hayatımızı olumsuz etkileyen obezite ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Keskin &#8220;Sadece ülkemizde değil dünyada da kilolu bireylerin sayısı gün geçtikçe artarken, obezite yetişkinler başta olmak üzere çocukların da sağlığını olumsuz etkilemektedir” dedi. Obezite [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, tüm dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olan ve hayatımızı olumsuz etkileyen <a href="https://www.egedeizmir.com/?s=obezite">obezite</a> ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Keskin &#8220;Sadece ülkemizde değil dünyada da kilolu bireylerin sayısı gün geçtikçe artarken, obezite yetişkinler başta olmak üzere <strong>çocukların</strong> da sağlığını olumsuz etkilemektedir” dedi.</p>
<h2>Obezite Sadece Yetişkinleri Değil Çocukları Da Etkiliyor</h2>
<p>Son zamanların en önemli sağlık sorunlarından olan obezite ile ilgili uzmanlar uyarılarda bulundu. Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, obeziteyi kişinin sağlığını olumsuz etkileyebilecek derecede aşırı yağlanma olarak tanımlanabileceğini söyledi. Obezitenin vücudun bir çok organında çeşitli hastalıklara neden olduğunu belirten Op. Dr. Aydın Keskin, “Özellikle aşırı kilo alımına bağlı kalp-damar hastalıkları, tansiyon, şeker hastalığı, eklem hastalığı, akciğer hastalıkları gibi hastalıkların yanı sıra bazı kanser türlerine de sebep olması açısından obezite tedavi edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır. Obezite ameliyatı önerebilmek için bir kişinin vücut kitle indeksinin 35 üzeri ve şeker, tansiyon, kalp hastalığı gibi hastalıklardan bir ya da birkaçının olması gerekiyor. Bu seviyeye kadar olan kilo problemleri bir şekilde diyet, egzersiz gibi ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Fakat vücut kitle indeksi bahsettiğimiz seviyenin üzerindeyse ve yandaş hastalıklar varsa en sağlıklı, en kalıcı ve en güvenli tedavi şekli obezite cerrahisi dediğimiz obezite ameliyatlarıdır” dedi.</p>
<p>Obezite ameliyat türlerinden ilişkin bilgiler veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, bu türlerin genel prensibinin kişinin aşırı beslenmesinin önüne geçmek olduğunu söyledi. Ameliyat türlerinden bahseden Op. Dr. Keskin, “Obezite tedavisinde birkaç ameliyat yöntemi uygulanmaktadır. Bunlardan bir tanesi gıda alımını kısıtlayıcı ameliyatlar ki bunların en başında sleeve gastrektomi dediğimiz halk arasında tüp mide olarak bilinen ameliyattır. Bu ameliyatta midenin %80-85 kadarı çıkarılmakta böylece kişinin gereğinden fazla aşırı beslenmesinin önüne geçilmektedir. Ayrıca midenin çıkarılan kısmındaki hormonlar da kişinin iştahını keserek sağlıklı ve normal bir şekilde kilo vermesine ve normal kiloya inmesine yardımcı olur. Bunun dışında gıda emilimini arttıracak mide bypass dediğimiz ameliyatlar da var. Bu tür ameliyatlar da gıda alımı olmasına rağmen bağırsak sitemine yapılan değişikliklerle alınan gıdaların vücut tarafından emilmeden büyük çoğunlukla atılmasına yarayan yöntemdir. Hastanın yapısına göre değerlendirilerek hangi tür ameliyata uygun olup olmayacağına karar verilir ve yapılacak işlem ve sonrası hakkında hastaya detaylı bilgi verilir“ şeklinde konuştu.</p>
<p>Obezite tedavi edilmediği takdirde kişilerin sağlık sorunları yaşamasının dışında psikolojik sebeplerden dolayı kişinin hayatını zora sokacak durumların söz konusu olabileceğini söyleyen Genel Cerrahi Doktoru Op. Dr. Aydın Keskin, “Obezite tedavi edilmediği takdirde kişide şeker hastalığı varsa tedavisi mümkün olmayabilir. Kalp problemleri, solunum problemleri gibi sebeplerden dolayı aşırı kiloya sahip hastalar kaybedilebilir. Obezitenin sebep olduğu kanser türleri de hastanın durumunu etkileyebilir. Obezite tedavi edildikten sonra obeziteden kaynaklanan bu gibi benzer hastalıkların tamamının da tedavi edilmesine yardımcı olur” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Obezite ameliyatlarında da kalp ve diyabet ameliyatlarından uygulanan prosedürlerin geçerli olduğunu ifade eden Op. Dr. Aydın Keskin, öncesinde detaylı bir muayenenin ardından ameliyata engel durumun olup olmadığına ya da ameliyat riskinin olup olmadığı değerlendirildiğini söyledi. Buy prosedürlerin kalp ve şeker hastalığı olan obezite hastaları için de geçerli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Aydın Keskin, “Bu prosedürler kalp ve şeker hastalığı olan obezite hastaları için de geçerlidir. Hastada kalp ya da diyabet hastalığı varsa yine aynı şekilde ameliyat olmadan önce gerekli tetkikler yapılır ve ameliyat kararı, yapılan tetkiklere ve vücut kitle indeksine göre verilir. Belirtmek gerekir ki obezitenin kendisi ameliyattan çok daha riskli bir hastalıktır. Bundan dolayı hastaların bir an önce gerekli tedaviyi almalarında fayda vardır. Obezitenin sebep olduğu nedenlerin başında şeker hastalığı gelmektedir. Dolayısıyla tedavi edildiğinde şeker hastalığı gibi bazı hastalıklarda tedavi edilmiş olacaktır” diye konuştu.</p>
<p>Ameliyat sonrası kilo alımından da bahsetti Dr. Keskin, obezite ameliyatı sonrası iyileşme döneminde uygulanan bir diyet programı olması gerektiğini söyledi. Obezite ameliyatlarında hedefin kişinin vücut kitle endeksini normal sınırlara çekmek olduğunu söyleyen Op. Dr. Keskin, sağlık insanların vücut kitle endeksinin 18-20 arasında olması gerektiğini obezite ameliyatında amacın kişinin de vücut kitle endeksinin bu oranlara indirmek olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Obezite yöntemlerinden de bahseden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, “Hastanemizde kliniğine gelen her hastaya vücut analizi ile birlikte gerekli tetkikler de yapılarak tetkiklerin sonucuna göre hastaya hangi işlemin yapılacağına karar verilir. Hastanemizde Mide balonu, mide botoksu ya da tüp mide ameliyatı gibi tedavide başarılı uygulamalar yapılmaktadır. Burada önemli olan hastanın hangi tedavi yöntemine uygun olduğudur. Hastanemizde tüm bu işlemler alanında uzman ekiple kişiye özel tedavi şekli uygulanarak yapılmaktadır” dedi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilolarından kurtulur kurtulmaz ilk iş pazara gidecek</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ilk-is-pazara-gidecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2020 11:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[siroz hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=65245</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de siroz ve diyabet hastası olan 150 kilogram ağırlığındaki Ali Hikmet Çayhan, evden dışarı çıkamaz hale gelince kapalı yöntemle tüp mide ameliyatı oldu. Ameliyattan sadece 2 gün sonra günlük aldığı 750 doz insülin 50’ye düşen Çayhan, kilo verdikten sonra yapmayı en çok istediği şeyin mahalle pazarına gidip alışveriş yapmak olduğunu söyledi. Kilolarından kurtulur kurtulmaz ilk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de siroz ve diyabet hastası olan 150 kilogram ağırlığındaki Ali Hikmet Çayhan, evden dışarı çıkamaz hale gelince kapalı yöntemle tüp mide ameliyatı oldu. Ameliyattan sadece 2 gün sonra günlük aldığı 750 doz insülin 50’ye düşen Çayhan, kilo verdikten sonra yapmayı en çok istediği şeyin mahalle pazarına gidip alışveriş yapmak olduğunu söyledi.</p>
<h2>Kilolarından kurtulur kurtulmaz ilk iş pazara gidecek</h2>
<p>Babası ve annesini şeker hastalığının neden olduğu çeşitli hastalıklardan kaybeden 60 yaşındaki evli ve 2 çocuk babası Ali Hikmet Çayhan’a 20 yıl önce diyabet teşhisi konuldu. Ağır bir kortizon tedavisi görmeye başlayan Çayhan, son olarak insülin tedavisi almaya başladı. 150 kilogram ağırlığına ulaşan emekli devlet memuru Çayhan, aldığı ilaçlar ve hareketsiz yaşamın da etkisiyle yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları da yaşama başladı. 2015 yılında ise “nedeni bilinmeyen siroz” teşhisi konulduğunda Çayhan’ın yavaş yavaş yaşama hevesi tükendi. Kiloları nedeniyle tüm hareketleri kısıtlandığı gibi hastalıkları nedeniyle de evden dışarı çıkamaz hale gelen Çayhan, Medicana International İzmir Hastanesinde kapalı yöntemle tüp mide ameliyatı oldu.</p>
<p><strong>&#8220;Öyle bir hale geldim ki, oturduğum yerden kalkamıyordum&#8221;</strong><br />
Çocuklarını ve ailesini çok sevdiğini, onların sayesinde hayata tutunduğunu anlatan Ali Hikmet Çayhan, “Öyle bir hale geldim ki, oturduğum yerden kalkamıyordum. Yürüyemiyordum. Mecbur değilsem dışarı çıkmıyordum. Zaten üç adım atıyordum kalbim sıkışıyordu, dizlerim ağrıyordu. Eskiden hiç durmayan insan, tek bir adım atamaz hale geldim. Bu son sürat giden bir arabanın motorunun bir anda durması gibi bir şey” dedi.<br />
Yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle evin tüm işlerini çocuklarının üstlendiğini anlatan Çayhan, “En sonunda obezite ameliyatı olmaya karar verdim. Araştırma yaparken Varlık hocamızın ismini duyduk ve bu kötü yaşamdan kurtulmak için bir adım attık. Son yıllarda rahatsız olduğum için yapamadığım tüm işleri çocuklarımın üzerinden devralacağım. Bir evin içerisinde oturup birbirini özlemek ne kadar kötü bir şeymiş. Ben ailemi, onlarla birlikte vakit geçirmeyi çok özlemiştim. Tüm özlemim sona erecek. En çok istediğim de mahalle pazarına gidip alışveriş yapmak” diye konuştu.</p>
<p><strong>2 günde 700&#8217;lük düşüş</strong><br />
Ali Hikmet Çayhan’ın obezite ameliyatını gerçekleştiren Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Varlık Erol, günde ortalama 750 ünite insülin yapmak zorunda kalan, vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan hastanın tüm tetkikleri yapıldıktan sonra ameliyata alındığını söyledi. Doç. Dr. Erol, &#8220;Biz hekimler kalp yetmezliği ve nakil adayı olan hastalarımızda açık ameliyatları çok tercih etmiyoruz. Kapalı yöntemle uyguladığımız tüp mide ameliyatının ardından günde ortalama 750 ünite insülin gerekliliği olan hastamıza şu an günlük 50 ünite yeterli hale geldi. Kapalı ameliyatlarda kesi çok küçük olduğu için hastaların normal hayata dönüşü de çok hızlı oluyor. Yaklaşık 1 yıl içerisinde Ali Bey’in kilosunu çift haneli sayılara düşürmek hedefimiz” şeklinde konuştu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="text-justify">
<div id="haberAlani">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 09:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Gen]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=51328</guid>

					<description><![CDATA[Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, obezitenin ülkemizde son 12 yılda yaklaşık yüzde 94 oranında arttığını, ilkokul çocuklarında bile şişmanlık oranının yüzde 8’e ulaştığını söyledi. Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’ Obezitenin genetikle ilgisinin olduğunu, ancak bunun tek bir gene bağlanıp suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, &#8220;Geni vücudunuzdaki bomba gibi düşünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, obezitenin ülkemizde son 12 yılda yaklaşık yüzde 94 oranında arttığını, ilkokul çocuklarında bile şişmanlık oranının yüzde 8’e ulaştığını söyledi.</p>
<h2>Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’</h2>
<p>Obezitenin genetikle ilgisinin olduğunu, ancak bunun tek bir gene bağlanıp suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, &#8220;Geni vücudunuzdaki bomba gibi düşünün bombanın pimini çekmezseniz patlamaz. Obezitede de bombanın pimini çeken şey, beslenme modeli, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerdir. Anne ve babası obez olan bir çocuğun obez olma ihtimali daha yüksektir. Çünkü aşırı yemek yenilen bir evde çocuğun da yemesi kaçınılmaz olur” dedi.</p>
<p>İzmir Kent Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mitat Bahçeci, özellikle göbek çevresinde yağlanmanın olduğu obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, insülin direnci, karaciğer yağlanması, kolon kanseri ve en önemlisi kalp hastalıklarına yol açtığını hatırlattı. Ülkemizde obezite görülme sıklığının 20 yaş üstü erkeklerde yüzde 20-25, kadınların ise yüzde 35–40 oranında olduğunu belirten Prof. Dr. Bahçeci, &#8220;Türkiye’de obezite oranı Amerika’dan düşük, Avrupa’dan yüksektir. Porsiyonlar büyüyüp, fast food tüketim arttıkça, hareketsizlik yaşamlarımıza hakim oldukça obez sayısının artması kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.</p>
<p>Obezitenin genetikle alakası olduğunu, ancak tek başına suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Bahçeci, şöyle konuştu:<br />
“Obezite tek bir gene bağlıdır ve nedeni odur demek yanlıştır. Tek bir genin etkisi sonucunda ortaya çıkan obezite örnekleri son derece nadir olduğundan obeziteyi monogenetik bir hastalık olarak göremeyiz. Aksine insan vücudunda obeziteyle ilişkili çok sayıda gen olduğundan polijenik bir durum olarak kabul edilmektedir. Obeziteyle ilişkili genleri vücudunuzdaki bomba gibi düşünün! Bu bombanın pimi çekilmezse patlamayacaktır. Bunun aksine obeziteye yol açan genlerin yada bombanın pimini çeken şey, beslenme modeli, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerdir. Ebeveynleri obez olan çocukların obez olma ihtimali daha yüksektir. Çocuk evde nasıl bir yaşam tarzı varsa, ne yeniyorsa, nasıl yaşanıyorsa genellikle onu uygular. Aşırı yemek yeniyorsa onun yememesi beklenmez. Burada hem genetik etki hem de alışkanlıkların yansımasını görürüz. O nedenle bombanın pimini çekmeden, geni suçlamak yerine yaşam tarzı değişikliğine gitmeli, hayatımıza hareketi sokmalı, sağlıklı beslenmeliyiz. Rafine, saflaştırılmış, yüksek kalorili hazır yiyeceklerden uzak durmalıyız.”(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukları Obeziteden Korumak İçin 7 Altın Kural</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/7-altin-kural/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 09:06:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[altın kural]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=50445</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, İtalya, İspanya, Tunus ve Güney Kıbrıs’tan bilim insanları, Akdeniz’e özgü kolay bozulabilir meyvelerde hasat sonrası kayıpları azaltıp raf ömrünü uzatmak için geliştirdikleri proje Avrupa Birliğinden yaklaşık 1 milyon 100 bin Euro destek aldı. Projenin Türkiye Koordinatörü ise Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pervin Kınay Teksür oldu. EÜ Rektörü Prof. Dr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, İtalya, İspanya, Tunus ve Güney Kıbrıs’tan bilim insanları, Akdeniz’e özgü kolay bozulabilir meyvelerde hasat sonrası kayıpları azaltıp raf ömrünü uzatmak için geliştirdikleri proje Avrupa Birliğinden yaklaşık 1 milyon 100 bin Euro destek aldı. Projenin Türkiye Koordinatörü ise Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pervin Kınay Teksür oldu. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da, araştırma ekibini ziyaret ederek projeyle ilgili bilgi aldı.</p>
<h2>Çocukları Obeziteden Korumak İçin 7 Altın Kural</h2>
<p>Akdeniz Bölgesinde yoğun bir şekilde üretimi yapılan; çilek, üzüm, nar ve turunçgillerin hasar sonrasında kaybını azaltmak ve raf ömrünü uzatmak amacıyla; Türkiye, İtalya, İspanya, Tunus ve Güney Kıbrıs’tan bir grup araştırmacı proje hazırladı. Proje, Avrupa Birliği (AB) tarafından yaklaşık 1 milyon 100 bin Euro destek almaya hak kazandı.</p>
<p>Projenin Türkiye ayağındaki çalışmaların koordinatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pervin Kınay Teksür üstlendi. Ayrıca projede yine ziraat fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Fatih Şen ile Prof. Dr. Figen Yıldız da araştırıcı olarak görev alacak. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, projeyle ilgili bilgi almak üzere araştırma ekibini ziyaret etti.</p>
<p>AB destekli projenin tamamlanmasının ardından çok önemli çıktılarının olacağına dikkat çeken Rektör Budak, &#8220;Araştırma üniversitesi olma hedeflerimiz doğrultusunda hocalarımızın üstlendiği projeyi çok önemsiyoruz. Güçlü akademik kadromuz ulusal ve uluslararası projelerde üniversitemizin adından sıklıkla söz ettiriyor. Hocalarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Ziraat fakültemizden hocalarımızın yer aldığı proje sonunda elde edilecek çıktılar, çok ciddi maddi kaybın da önüne geçilmesinde önemli veriler sağlayacak&#8221; diye konuştu.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’in ‘Sihirli Elleri&#8217; Hastalarından 156 Ton Kilo Aldı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sihirli-elleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jan 2020 09:44:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[fazla kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[laparoskopik obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sihirli eller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=48806</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’in ‘Sihirli Eller’ lakaplı genel cerrahı Doç. Dr. Cemal Kara, binlerce obezite ameliyatıyla hastalarının 156 ton kilo kaybı yaşamalarını sağladı. Kara, “Yurtdışından da obezite ameliyatı için gelen çok hastam var” dedi. İzmir’in ‘Sihirli Elleri&#8217; Hastalarından 156 Ton Kilo Aldı İzmir&#8217;de &#8216;Sihirli Eller&#8217; lakabıyla tanınan ünlü genel cerrah Doç. Dr. Cemal Kara, 4 bine yakın başarılı obezite [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p id="NewsSpot" class="detail-spot">İzmir’in ‘Sihirli Eller’ lakaplı genel cerrahı Doç. Dr. Cemal Kara, binlerce obezite ameliyatıyla hastalarının 156 ton kilo kaybı yaşamalarını sağladı. Kara, “Yurtdışından da obezite ameliyatı için gelen çok hastam var” dedi.</p>
<h2>İzmir’in ‘Sihirli Elleri&#8217; Hastalarından 156 Ton Kilo Aldı</h2>
<div class="texter">
<p>İzmir&#8217;de &#8216;Sihirli Eller&#8217; lakabıyla tanınan ünlü genel cerrah Doç. Dr. Cemal Kara, 4 bine yakın başarılı obezite ameliyatına imza atarken, hastalarının toplamda 156 ton kilo vermesini sağladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi mezunu olan Kara, Çiğli Ekol Hastanesi&#8217;nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak çalışıyor. Alanında 19 uluslararası, 17 ulusal bilimsel çalışması yayınlandı, birçok ödül kazandı ve ödüllü buluşu olan laparoskopik bir cerrahi aletinin de patentini aldı. Kara başarı öyküsünü Yeni Asır&#8217;a anlattı:</p>
<p><strong>BÜYÜK TECRÜBESİ VAR</strong><br />
&#8220;İleri Laparoskopik Cerrahi, Obezite Cerrahisi ve Onkolojik Cerrahi özel ilgi alanlarım. 4 bine yakın laparoskopik obezite ameliyatı (tüp mide, gastrit bypass) gerçekleştirdim. Bu ameliyatlarla toplamda 156 ton kilo kaybı sağlanmıştır. 8 binden fazla laporoskopik genel cerrahi ameliyatı (fıtık, fistül, safra kesesi, mide kanseri, kolon kanseri, rektum kanseri) ile 15 binden fazla cerrahi ameliyat tecrübesine sahibim. Yurtiçi ve yurtdışında 30&#8217;dan fazla genel cerraha eğitim verdim.&#8221;</p>
<p><strong>EKOL TERCİH EDİLİYOR</strong><br />
&#8220;Eskiden tıbbi alanda eğitim için Türkiye&#8217;den hekimler başka ülkelere giderken, bizim ülkemizin bu alandaki başarılı ve tecrübeli hekimleri ve Ekol Hastanesi gibi kaliteli hastane sayısının artmasıyla artık yurtdışından ülkemize hekimler ve sağlık profesyonelleri eğitime geliyor.</p>
<p>Ben de pek çok genel cerrahın hastalarında komplikasyon yaşadığında danıştığı isimlerden biriyim. Ekol Hastanesi&#8217;nde Yönetim Kurulu Başkanımız Dr. Mehmet Baz çok titiz ve prensipli. Son teknolojik gelişmeleri biz hekimlerin hizmetine sunuyor. Yurtdışından da çok hastamız var. Mehmet Baz ve Figan Baz sağlık turizmini çok önemsiyor. Örnek olarak sanatçımız Yüksel Uz bile Güney Afrika&#8217;dan ameliyat olmak için hastanemizi seçiyor. Yurtdışından çok hastam var. Özellikle obezite ameliyatları için geliyorlar.&#8221;(Yeniasır)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/4-ayda-40-kilo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 16:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=47649</guid>

					<description><![CDATA[Denizli’de 15 yıldır obeziteyle mücadele eden genç kadın tüp mide ameliyatı ile 4 ayda 40 kilo verdi. 39 yaşındaki Çiğdem Oktay’ın yeni halini gören yakınları onu tanımakta güçlük çekiyor. Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu Denizli’de yaşayan 39 yaşındaki Çiğdem Oktay, 105 kiloya ulaşınca çareyi doktorun kapısını çalmakta buldu. 15 yıldır kilolarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’de 15 yıldır obeziteyle mücadele eden genç kadın tüp mide ameliyatı ile 4 ayda 40 kilo verdi. 39 yaşındaki Çiğdem Oktay’ın yeni halini gören yakınları onu tanımakta güçlük çekiyor.</p>
<h2>Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu</h2>
<p>Denizli’de yaşayan 39 yaşındaki Çiğdem Oktay, 105 kiloya ulaşınca çareyi doktorun kapısını çalmakta buldu. 15 yıldır kilolarıyla mücadele eden Oktay, diyet ve spor ile mücadelesinde başarılı olamayınca Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, Obezite ve Metabolizma Cerrahisinde görev yapan Op. Dr. Özgür Kaya ile görüştü. Yapılan kontrollerin ardından Çiğdem Oktay için ‘Laparoskopik Sleeve Gastrektomi’ (kapalı tüp mide ameliyatı) kararı verildi. Ameliyatı gerçekleşen Çiğdem Oktay, 105 kilodan 65 kiloya düşerek 4 ay içerisinde 40 kilo verdi. Genç kadının zayıflayınca ilk işi, elbise dolabını yenilemek oldu.</p>
<p><strong>“Kilom yüzünden evden çıkmak istemiyordum”</strong><br />
Ameliyat öncesi yaşadıklarını anlatan Çiğdem Oktay, “Fotoğraf çekilemiyordum, kalabalık ortamlara çıkmak istemiyordum, eve gidip uyuyordum. Son zamanlarda giydiklerimi beğenmiyordum, kilolarım yüzünden herkes bana bakıyor gibi geliyordu. Sürekli diyetlere giriyordum ama zayıflayamıyordum. Bedenime göre kıyafet bulmakta zorlanıyordum “ dedi.</p>
<p><strong>“Keşke yıllar önce bu ameliyatı olsaydım”</strong><br />
Ameliyat sonrası yaşadıklarını da değinen Oktay, “Şimdiki halimi görenler çok şaşırıyor. Uzun bir zaman sonra beni görenler ‘O sen misin?’ diyorlar. Ameliyat olmak hem sağlığım hem de sosyal hayatımın düzene girmesi açısından verdiğim en iyi karardı. Özellikle doktorum Op. Dr. Özgür Kaya bu süreçte bana çok büyük destek oldu ameliyat sonrası söylediği her şeye harfi harfine uydum. Sağlıklı beslenmeyi ve spor yapmayı hiç ihmal etmedim. Hayatının değiştiğini ifade eden Oktay, “4 ayda 40 kilo verdim. Hiçbir sıkıntı çekmedim. Keşke bu ameliyatı yıllar önce olsaydım” şeklinde konuştu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
