<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nörolojik &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/norolojik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2020 10:03:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Çocuğunuzdaki bu rahatsızlığı siz teşhis edebilirsiniz</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/siz-teshis-edebilirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2020 10:03:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[pika sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[psiko-sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=61470</guid>

					<description><![CDATA[Besin olarak kabul edilmeyen maddelerin devamlı ve ısrarlı bir şekilde yenilmesi alışkanlığına &#8216;pika sendromu&#8217; dendiğini ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mevlüt Salim, ailelerin gözlemleriyle bunun kolayca teşhis edilebileceğini söyledi. Çocuğunuzdaki bu rahatsızlığı siz teşhis edebilirsiniz Bir aydan uzun süren, besin olarak kabul edilmeyen maddelerin yani toprak, kağıt, saç, boya, kül, kil ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Besin olarak kabul edilmeyen maddelerin devamlı ve ısrarlı bir şekilde yenilmesi alışkanlığına &#8216;pika sendromu&#8217; dendiğini ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mevlüt Salim, ailelerin gözlemleriyle bunun kolayca teşhis edilebileceğini söyledi.</p>
<h2>Çocuğunuzdaki bu rahatsızlığı siz teşhis edebilirsiniz</h2>
<p>Bir aydan uzun süren, besin olarak kabul edilmeyen maddelerin yani toprak, kağıt, saç, boya, kül, kil ve benzeri ürünlerin devamlı ve ısrarlı bir şekilde yenilmesi alışkanlığına &#8216;pika sendromu&#8217; dendiğini belirten Özel Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mevlüt Salim, “Halk arasında daha çok toprak yeme alışkanlığı olarak bilinen ve en sık çocuklarda görülen bir rahatsızlıktır. Pika sendromu çocukların hareketlerinden kolayca tespit edilebilecek bir tablodur.</p>
<p>Ancak teşhis konulabilmesi için çocuğun en az 2 yaşında olması gerekmektedir. Çünkü 2 yaş altı çocuklarımızın her bulduğunu ağzına götürmesi, bir nevi ‘dünyayı ağzıyla tanıma’ çabası da unutulmamalıdır. Çocukta karın ağrısı, mide ve bağırsak sorunları, dışkıda kan görülmesi, enfeksiyonlar ve kurşun zehirlenmesi gibi belirtileri olabilir” dedi.</p>
<p>Pika sendromunun tam olarak sebebi bilinmemekle beraber demir eksikliği, çinko eksikliği ve yetersiz beslenmenin en yaygın sebepleri arasında olduğuna dikkat çeken Salim, “Ancak kimi zamanda psikolojik sorunlar da yabancı madde yeme alışkanlığına sebep olabilmektedir. Kansızlığı sebepler arasında saysak da, aslında kansızlığın mı toprak yemeye yoksa toprak yemenin mi kansızlığa yol açtığı hala tartışma konusudur.</p>
<p>Tedavide öncelikle altta yatan sebebini bulmak önemlidir. Çocuğun sistem muayenesinin, besin eksikliklerinin, psiko-sosyal ve nörolojik durumunun iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Gerekirse kansızlık, mineral ve besin eksikliği sebebiyle test yapılması gerekir. Çoğu zaman yeme bozuklukları düzeltildiği ve eksik olan mineral ve besinler yerine konulduğu zaman bu durum ortadan kalkar. Demir eksikliği tespit edildiği zaman karaciğer, kırmızı et, pekmez, yumurta, baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Eğer davranışlar beslenme tedavisinden sonra sonlanmıyorsa davranış müdahaleleri gerekebilir” diye konuştu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akraba Evliliklerine Bağlı Hastalıklarda 4 Anahtar Gen</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/akraba-evlilikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2018 13:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akraba evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Anahtar Gen]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Nörolojik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=27195</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de akraba evliliği yapan 200 aileyi genetik taramadan geçiren bilim insanları, zeka ve kas yapısını etkileyen çocukluk çağı nörolojik hastalıklarıyla ilişkili 4 yeni gen tespit etti. Akraba Evliliklerine Bağlı Hastalıklarda 4 Anahtar Gen DEÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semra Hız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akraba evliliklerinde iki bozuk, hastalıklı genin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de akraba evliliği yapan 200 aileyi genetik taramadan geçiren bilim insanları, zeka ve kas yapısını etkileyen çocukluk çağı nörolojik hastalıklarıyla ilişkili 4 yeni gen tespit etti.</p>
<h2>Akraba Evliliklerine Bağlı Hastalıklarda 4 Anahtar Gen</h2>
<p>DEÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semra Hız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akraba evliliklerinde iki bozuk, hastalıklı genin karşılaşma olasılığının yükseldiğini, bu nedenle beyin ve kasları etkileyen hastalıkların ortaya çıkabildiğini vurguladı.</p>
<p>Nadir hastalık çeşitlerinin 7 bine yaklaştığını, bunların büyük bölümünün de beyin ve kas sistemini etkilediğini anlatan Hız, bu hastalıklara tanı konulabilmesinin uzun ve zor tetkikler ile büyük maliyetler gerektirdiğini belirtti.</p>
<p>Hız, hastalıkların altında yatan genetik etkenleri saptamak amacıyla tüm genleri yeni nesil dizileme yöntemiyle araştırdıklarını söyleyerek, aile bireylerinden kan alındığını ve genetik tarama gerçekleştirildiğini aktardı.</p>
<p>&#8220;Şaşırtıcı ve sevindirici sonuçlar&#8221; elde ettiklerini vurgulayan Hız, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Bu çalışmayla hastalıklara tanı koyma şansımız arttı. Hastalarımızın yüzde 45&#8217;i tanı aldı. Hastalığın ne olduğunu tespit etmiş olduk. Bulduğumuz yeni genler ile bazı hastalıkları ilişkilendirdik.</p>
<p>Amacımız sadece yeni gen, yeni mutasyon bulmak değil. Toplumumuza nasıl faydamız olabilir bunu araştırıyoruz. Tespit ettiğimiz gen, ne gibi bozukluklar yaratıyor bunu araştıracağız. En sonunda hastaların bireysel tedavisi için ilaç araştırması ve gen tedavisine yöneleceğiz. Araştırmamız bu verilere zemin hazırlayacak.&#8221;</p>
<p><strong>&#8211; Samanlıkta iğne aramak</strong></p>
<p>İzmir Biyotıp ve Genom Enstitüsü Genom Analiz Laboratuvarı Sorumlusu Dr. Öğretim Üyesi Yavuz Oktay da insan genomunun 20 bin civarında protein-kodlayıcı gen içerdiğini, bunların içinde hastalık yapan değişiklikleri aramanın &#8220;samanlıkta iğne aramaktan farksız&#8221; olduğunu bildirdi.</p>
<p>Oktay, Türkiye&#8217;de daha çok görülen mutasyonları belirlemek, önlemek, tedavi etmek için bazı genler üzerinde yoğunlaştıklarına işaret ederek, &#8220;Kalıtsal mutasyon için bu testler yapılabiliyor. Biz bu çalışmaları genişletmek istiyoruz. Elde ettiğimiz genetik veriler ışığında anne ve baba adaylarında tarama yapılabilir ve hastalıkların da önüne geçilebilir.</p>
<p>Sadece Türkiye&#8217;de faydalı olmayacak. Dünyadaki tüm benzer hastalıklara yakalanma potansiyeli olan kişiler için de önemli. Nörogenetik hastalıklar, zeka geriliği, beynin yapısal bozuklukları, nöromusküler kas hastalıkları ve epilepsi sık analiz ettiğimiz hastalıklar. Bu konuda bilgi üretme şansımız daha fazla.&#8221; diye konuştu. (AA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın İlk Hastanesi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dunyanin-ilk-hastanesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Dec 2018 10:41:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[Nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=26346</guid>

					<description><![CDATA[Romatizmal, ortopedik ve nörolojik bazı rahatsızlıkların yanı sıra bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılara iyi geldiğine inanılan şifalı sular için her yıl yerli ve yabancı yaklaşık 60 bin kişi bölgeyi ziyaret ediyor. Dünyanın İlk Hastanesi Agamemnon Kaplıcaları, eski çağlardan bugüne şifa arayan yerli ve yabancı turistlerin gözdesi. Kaplıca ve kür merkezlerinin dünya çapında önemli sağlık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="texter">Romatizmal, ortopedik ve nörolojik bazı rahatsızlıkların yanı sıra bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılara iyi geldiğine inanılan şifalı sular için her yıl yerli ve yabancı yaklaşık 60 bin kişi bölgeyi ziyaret ediyor.</div>
<h2>Dünyanın İlk Hastanesi</h2>
<div class="texter">Agamemnon Kaplıcaları, eski çağlardan bugüne şifa arayan yerli ve yabancı turistlerin gözdesi. Kaplıca ve kür merkezlerinin dünya çapında önemli sağlık merkezlerinin başında geldiğini belirten Balçova Termal Tesisleri&#8217;nin Genel Müdürü Zakir Kılıç, tesise özellikle son yıllarda ilginin arttığını belirterek, &#8220;Termal tesislere gelen birçok kişi buradan şifa bularak ayrılıyor. Tedavi ettiğimiz hastaların büyük çoğunluğunu yabancı turistler oluşturuyor. Özellikle İskandinav ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeden şifalı sular için gelenler var&#8221; dedi.</p>
<p><strong>VALİLİK İDARESİNDE</strong></p>
<p>Dünyanın ilk hastanesi olarak bilinen Balçova Agamemnon kaplıcası adını, Truva kentine saldırılan Mykene Kralı Agamemnon&#8217;dan aldı. 2 bin 500 yıldır şifa dağıtan kaplıcaların üzerinde geçen yıllar içinde modern bir tesis kuruldu. Daha önce İl Özel İdaresi&#8217;ne bağlı olarak faaliyet gösteren sonrasında ise İzmir Valiliği&#8217;nin idaresine giren Balçova Termal Tesisleri ve Oteli bünyesindeki Kaplıca ve Kür Merkezi; profesyonel elemanları, hijyeni, mimari yapısı, doğayla iç içe olan yerleşimi ve tedavi kapasitesi bakımından uluslararası standartları sağlayan Türkiye&#8217;nin en büyük Termal Otel ve Kaplıca-Kür Merkezi olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>KIZI VE ASKERLERİ İYİLEŞTİ</strong></p>
<p>Agamemnon&#8217;un, yüzü ve vücudu yaralarla kaplı kızının yıkanarak sağlığına kavuştuğu, Truva Savaşı&#8217;ndan çıkan yaralı askerlerin suları ile iyileştiği, Büyük İskender&#8217;in yaralı askerlerinden birçoğunun tedavi edildiği rivayet edilen kaplıcalar, antik dönemlerden bugüne, yüzyıllar boyunca şifa merkezi olarak hizmet veriyor. Modern tıbbın imkanlarından da yararlanılarak çeşitli tedavi yöntemleri uygulanan ve Balçova Termal Oteli bünyesinde hizmet veren şifalı sular, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından büyük ilgi görüyor.</p>
<p><strong>NADİR BİR BİRLEŞİM</strong></p>
<p>Balçova Termal Tesisleri, alanında uzman sağlık personelinin görev yaptığı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi ile tesise ilgiyi artırırken sodyum, bikarbonat, klor, flor ve kalsiyum ağırlıklı yedinin üzerinde havuz çeşidi ile termal turizm alanında Türkiye&#8217;nin en önemli tesislerinden biri haline geldi. Her yıl binlerce yerli ve yabancı hastanın sağlıklarına kavuşmak için başvurduğu Balçova Termal Tesisleri&#8217;nin zengin mineralli suları şifa dağıtırken, Maden Tetkik Arama&#8217;nın (MTA) ve İstanbul Üniversitesi Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı&#8217;nın yaptığı analiz sonuçlarına göre suyun içeriği ve ısısı nadir bulunan bu birleşimin, bilimsel yöntemlerle hizmete sunulması değerini daha da arttırıyor.</p>
<p><strong>ALANINDA TEK MERKEZ</strong></p>
<p>Tesislere Norveçliler ise büyük ilgi gösteriyor. Norveç Sağlık Bakanlığı ile yaklaşık 24 yıldır anlaşma yapılıyor.<br />
Merkezde, romatizmal hastalıklar, bel, boyun fıtığı ve ağrıları, ortopedik ve nörolojik rehabilitasyon tedavisi gerektiren hastalara hizmet verilirken, konulan teşhis kapsamında parafin, elektroterapi, hydroterapi, balneoterapi ve bölgesel masaj gibi yöntemlerle alternatif tıp hizmeti de sunuluyor.<br />
Balçova Termal Tesisleri bünyesindeki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, sağlık turizmi açısından Türkiye&#8217;nin en önemli ve kapsamlı merkezi durumunda. Tanı, balneoterapi, hidroterapi, elektroterapi, parafin, kineziterapi, masaj birimleriyle hizmet veren Balçova Termal Tesisleri, ülkemizde bu işi yapan ilk ve tek merkez olma özelliğini koruyor. Merkez, Norveç Sağlık Bakanlığı ile yapılan anlaşma kapsamında 1992&#8217;den bu yana Norveçli hastalara tedavi olanağı sunuyor.<br />
24 yıldan bu yana merkezde tedavi gören ve şifa bulan romatizmalı Norveçli hasta sayısı 20 bini aşıyor.</p>
<p><strong>YEŞİL YILDIZ ALDI</strong></p>
<p>Balçova Termal Otel, 200 oda, 408 yatak kapasitesinin yanısıra çevreya karşı duyarlılığıyla da dikkat çekiyor.<br />
Çevre duyarlılığı nedeniyle otele kısa süre önce Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından &#8220;Yeşil Yıldız&#8221; belgesi verildi.</p>
<p><strong>TEDAVİ EDİLEN HASTALIKLAR</strong></p>
<p>Inflamatuar romatizmal hastalıklar,<br />
Dejeneratif eklem hastalıkları (Kireçlenmeler),<br />
Romatizmal kas ve yumuşak doku hastalıkları,<br />
Bel-boyun fıtık ve ağrıları,<br />
Kemik-metabolizma hastalıkları (Osteoporoz, Paget Hastalığı, Gut vb.),<br />
Ortopedik ve nörolojik rehabilitasyon,<br />
Spor sakatlıkları, moral ve kondisyon rehabilitasyonu,<br />
Moral motivasyon ve kondisyon artırma egzersiz programları<br />
Felçler, MS, CP, Parkinson gibi hastalıklar (Yeni Asır)</p></div>
<div></div>
<div>Egede <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzaymır Teşhisinde Prof. Dr. Şermin Genç&#8217;ten Türk İmzası</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/alzaymir-teshisinde-turk-imzasi/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/alzaymir-teshisinde-turk-imzasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2018 11:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Alzaymır Teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şermin Genç]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatrik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk İmzası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=14721</guid>

					<description><![CDATA[Nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların nasıl oluştuğunu belirleyerek kesin teşhis ve tedavi yöntemlerine ulaşmak için 25 yıldır çalışan Prof. Dr. Şermin Genç, bazıları &#8220;ilk&#8221; niteliğindeki çalışmalarıyla dünyada bu alandaki araştırmalara yön verdi. Alzaymır Teşhisinde Prof. Dr. Şermin Genç&#8217;ten Türk İmzası Çalışmalarını İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinde sürdüren Prof. Dr. Genç, &#8220;11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların nasıl <a href="http://www.egedeizmir.com">oluştuğunu</a> belirleyerek kesin teşhis ve tedavi yöntemlerine ulaşmak için 25 yıldır çalışan Prof. Dr. Şermin Genç, bazıları &#8220;ilk&#8221; niteliğindeki çalışmalarıyla dünyada bu alandaki araştırmalara yön verdi.</p>
<h2>Alzaymır Teşhisinde Prof. Dr. Şermin Genç&#8217;ten Türk İmzası</h2>
<p>Çalışmalarını İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinde sürdüren Prof. Dr. Genç, &#8220;11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü&#8221; dolayısıyla AA muhabirine çalışmalarını anlattı.</p>
<p>Prof. Dr. Genç, 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinde nöroloji ana bilim dalında uzmanlık eğitimine başladığını, bu süreçte ABD&#8217;de 1 yıl nörolojik hastalıkların genetiği ve patolojisi üzerine çalışmalar yaptığını anlatan Genç, Türkiye&#8217;ye döndükten sonra da tıbbi biyoloji ve genetik alanına yoğunlaştığını kaydetti.</p>
<p>Meslek hayatı boyunca nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların mekanizmalarını anlamaya çalıştığını belirten Genç, bunların tanısına yardımcı olacak yeni yöntemlerin gelişmesinin tedavi için önem taşıdığına dikkati çekti. Prof. Dr. Genç, nörolojik hastalıklarının bir çoğunun kesin tedavisinin mümkün olmadığını, bu nedenle yeni ilaç moleküllerinin geliştirilmesi ya da başka hastalıklarda kullanılan ilaçların bu hastalıklarda da kullanımını sağlamaya yönelik çalışmalarda bulunduğunu ifade ederek, bu çalışmalarının TÜBİTAK&#8217;tan Türkiye Bilimler Akademisine, Beyin Araştırmaları Derneğinden Eczacıbaşı&#8217;na farklı kurumlarca 16 kez ödüle layık görüldüğünü aktardı.</p>
<p>Dünya nüfusunun yaşlandığını, alzaymır, parkinson gibi rahatsızlıkların tedavisinin öneminin arttığını kaydeden Genç, &#8220;Bu (nörolojik ve psikiyatrik) hastalıkların nasıl gerçekleştiğini anlamak bizim için oldukça önemli. Nedenlerini bulamazsak tedavilerini yapmak mümkün olmayacak. Dünyada bu alanda bir boşluk var.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8211; &#8220;Dünyadaki klinik çalışmalarına yol gösterici oldu&#8221;</p>
<p>Prof. Dr. Genç, alanında ilk araştırmalarının eritropoetin adlı ilaç formu da bulunan hormon konusunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu molekülün parkinson hastalığında kullanılabileceğini ortaya koyduk. Bu deneysel çalışmaları yapan ilk ekiplerdeniz. Bizim deneysel verilerimiz birçok klinik çalışmanın önünü açtı. Araştırmalarımızın sonuçları dünyadaki klinik çalışmalarına yol gösterici oldu. Sonrasında İngiltere, İtalya, ABD&#8217;den ekiplerle ortak çalışmalar yürüttük.</p>
<p>Çalışmalarımızdan birisi de yeni doğan bebeklerdeki sarılık konusundaydı. Sarılığın fazlalığı çocuklar için sorun yaratıyor. Beyindeki sinir hücrelerini öldürüyor. Bu bilinen pek çok kişinin de çalıştığı bir şeydi. Ama beyinde sadece sinir hücreleri yok, benzer birçok hücre var. Bunlara etkileri çalışılmamış. Sarılığın beyindeki diğer hücrelere etkilerini ilk kez biz çalıştık. Yurt dışında birçok insana örnek oldu, fikir verdi.&#8221;</p>
<p>Genç, son olarak alzaymırın tanısına yardımcı olabilecek yeni molekülleri belirlemek için 22 ülkeden 45 araştırma merkezinin ortak çalıştığı AB projesinde görev aldığını dile getirdi.</p>
<p>Yaklaşık 4 yıl süren proje kapsamında öğrencisiyle yürüttükleri araştırmada alzaymır teşhisi için önemli gelişmeler kaydettiklerini söyleyen Genç, &#8220;Bu çalışma yeni tanımlanan mikro RNA denilen bazı moleküllerin, alzaymırı &#8216;frontotempral demans&#8217; dediğimiz başka bir unutkanlık türünden yüzde 100 doğrulukla birbirini ayırabildiğini gösterdi. Bu, hastalığın tanısına yeni bir ışık tutacak. Bu sonuç alandaki klinik çalışmalarını hızlandırır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Prof. Dr. Şermin Genç, beyinde meydana gelen ve enfeksiyon hastalıklarında rol oynayan inflamasyonun (iltihaplanma) sinir hücrelerine etkisi üzerine araştırmalarını sürdürdüğünü ifade ederek, sinir hücrelerin ölümünü engelleyerek nörolojik, psikiyatrik hastalıkların ilerlemesinin önüne geçmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>&#8211; Kızı da annesinin izinde</p>
<p>Genç, kızının da kendisi gibi bilim alanında çalışmayı seçtiğini aktararak, moleküler biyoloji ve genetik alanında lisans eğitimini sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p>Kızının 1,5 yaşında laboratuvarlarla tanıştığını ifade eden Genç, &#8220;İzimden gidiyor diyebilirim. 1,5 yaşından beri araştırmaların içinde zaten. Bizimle birlikte laboratuvarda büyüdü. Tatillerinde laboratuvarda çalışıyor.&#8221; diye konuştu. <span style="display: inline !important; float: none; background-color: transparent; color: #333333; cursor: text; font-family: Georgia,'Times New Roman','Bitstream Charter',Times,serif; font-size: 16px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 400; letter-spacing: normal; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;">(AA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/alzaymir-teshisinde-turk-imzasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
