<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Migren &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/migren/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Jul 2022 08:58:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Ağrılarınızın sebebi migren olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/agrilarinizin-sebebi-migren-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2022 08:58:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=107177</guid>

					<description><![CDATA[İskenderun Gelişim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, en yaygın görülen nörolojik hastalıklardan ve dünya genelinde her yedi kişiden birinde görülen migrenin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirtti. Ağrılarınızın sebebi migren olabilir Uzm. Dr. Atilla Kara, ‘Dünya Beyin Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, kronik migren ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Dr. Kara, “Migren; zonklayıcı vasıfta, yaklaşık 4 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">İskenderun Gelişim</a> Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, en yaygın görülen nörolojik hastalıklardan ve dünya genelinde her yedi kişiden birinde görülen migrenin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirtti.</p>
<h2>Ağrılarınızın sebebi migren olabilir</h2>
<p>Uzm. Dr. Atilla Kara, ‘Dünya Beyin Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, kronik migren ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Dr. Kara, “Migren; zonklayıcı vasıfta, yaklaşık 4 ile 72 saat süren, beraberinde bulantı ve kusmanın eşlik ettiği, tek taraflı ya da iki taraflı gelip geçici, bazen sık aralıklara süregelen bir tür ağrıdır.</p>
<p>Ataklar halinde seyir gösteren baş ağrıları, ayda en az 8-9 defa yaşanırsa, kronik migren olarak bilinir. Migren tedavi edilmediği takdirde, atak sayısı artabilmektedir.</p>
<p>Ataklar için uzun ve yoğun ağrı kesici kullanımı; ağrıların engellemesinde etkisini yitirebilir ve sağlığın bozulmasına sebep olabilir. Migrenin kronikleşmesi ise beraberinde, depresyon ve çeşitli ruhsal bozuklukları getirebiliyor” dedi.<br />
Migreni tetikleyen durumlardan söz eden Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, “Migrenin en önemli sebebi strestir.</p>
<p>Bununla birlikte; düzensiz uyku, yoğun koku, rüzgârlı hava, parlak ışık, alkol, yüksek ses de migren ağrısını tetiklemektedir. Bu nedenle migren ataklarını önlemek ya da migren ataklarını daha rahat geçirebilmek için; düzenli egzersiz, düzenli uyku, stresten kaçınmak, sağlıklı beslenmek ve hekim tarafından oluşturulan öneri ve tedavileri uygulamak önemlidir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kişinin yaşam kalitesini bozan migrenin, tedavi edilmesiyle baş ataklarının önüne geçilebileceğini belirten Uzm. Dr. Kara, “Migrenin tedavisi, kişinin baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden diğer tıbbi durumuna bağlıdır.</p>
<p>Uygulanan tedaviyle hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve hatta kontrol altına almak mümkündür” diye konuştu.</p>
<p><strong>Migren ağrısına botokslu çözüm</strong><br />
Nörolojik hastalıklarda botoksu uygulamasının da iyileştirici etkisi olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Atilla Kara, “Botokstan, sadece kozmetik alanda değil, nörolojik hastalıkların tedavisinde de yararlanabiliyoruz.</p>
<p>Botoksun, kas gevşetici etkisinden dolayı özellikle migren tipi baş ağrılarında etkili sonuçları bulunmaktadır. Her migrende botoks uygulanmaz.</p>
<p>Özellikle kronik migren dediğimiz 15- 20 günden fazla atağı olanlara uygulama yapılır. Botoksu, migren dışında; Blefarospazm dediğimiz göz kapağının istemsiz kasılmasında, Hemifasiyal Spazm dediğimiz, yüzde istemsiz kasılmalarda, Servikal Distoni dediğimiz boyun kaslarının istemsiz kasılmaları gibi nörolojik hastalıklarda kas içerisine uygun dozda botoks uygulamasının yararı olacaktır.</p>
<p>Botoks uygulamasını, poliklinik şartlarında, özellikle diğer nörolojik hastalıklarda, istemsiz kasılmalarda uygulayabilmekteyiz. Botoksun etkinlik süresi 3 ile 6 ay arasında değişkenlik göstermektedir”<a href="https://www.egedeizmir.com/"> dedi.(iha)</a></p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege de İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Migren yüzünden yaşam kaliteniz düşebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yasam-kaliteniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 15:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=100236</guid>

					<description><![CDATA[Ense, şakaklar ve göz çevresinde yoğunlaşan, zonklayıcı karakterde olan migrenin ataklar halinde görülen baş ağrısı tipi olduğunu ve tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal Dilekçi, “Yaşam tarzında yapılacak ufak değişikliklerin yanı sıra, son yıllarda ülkemizde de uygulanan özellikle akupunktur, ozon terapi, ağrı mezoterapisi ve kupa-hacamat gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yöntemleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ense, şakaklar ve göz çevresinde yoğunlaşan, zonklayıcı karakterde olan migrenin ataklar halinde görülen baş ağrısı tipi olduğunu ve tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal Dilekçi, <strong>“Yaşam tarzında yapılacak ufak değişikliklerin yanı sıra, son yıllarda ülkemizde de uygulanan özellikle akupunktur, ozon terapi, ağrı mezoterapisi ve kupa-hacamat gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yöntemleri ile migren tedavisinde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır” </strong>dedi.</p>
<h2>&#8220;Migren yüzünden yaşam kaliteniz düşebilir&#8221;</h2>
<p>Medicana Çamlıca Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Bölümü Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Erdal Dilekçi, migrene ilişkin bilgiler verdi. Baş ağrısı şikayetinin dünya genelinde insanlarda görülme oranının yüzde 16 oranında olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal Dilekçi,<strong> “İnsanların yüzde 90’ından fazlası hayatlarının bir döneminde baş ağrısıyla karşılaşmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Baş ağrılarının büyük bir çoğunluğu primer baş ağrısı tipinde olup, bu grupta en sık görülenler migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Migrenin değişen aralıklarla ataklar halinde görülen baş ağrısı tipidir. Ağrı çoğu zaman ense, şakaklardan başlayarak göz çevresinde yoğunlaşan, zonklayıcı karakterdedir. Ataklar öncesinde veya atak anında bulantı, kusma, ses ve ışığa karşı hassasiyet görülebilir”</strong> dedi.</p>
<p>Migren nedeninin net olarak bilinmediğini söyleyen Doç. Dr. Erdal Dilekçi,<strong> “Genetik geçiş konusunda özellikle ailesinde migren olan kişilerde daha sık görüldüğü gösterilmiştir. Bunun dışında kadınlarda sık görülmesi nedeniyle özellikle hormonlar ve buna bağlı beyin kimyasallarında yaşanan değişimlerin üzerinde durulmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Uyku bozuklukları, hormon içeren ilaç kullanımı, mayalı peynir ve şarap gibi mayalanmış alkollü içecek, işlenmiş gıdalarda kullanılan katkı maddeleri, kafeinli gıdalar, stres, yüksek eforlu fiziksel aktiviteler ile hava değişimleri migren ataklarını ortaya çıkaran çevresel etmenler olarak karşımıza çıkmaktadır&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-100239" src="https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-300x229.png" alt="" width="417" height="318" srcset="https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-300x229.png 300w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-106x81.png 106w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-148x113.png 148w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-269x205.png 269w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-577x440.png 577w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730-413x315.png 413w, https://www.egedeizmir.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekran-Alintisi-730.png 759w" sizes="(max-width: 417px) 100vw, 417px" /></p>
<p>Doç. Dr. Erdal Dilekçi, migrenin belirtilerini şöyle anlattı: <strong>“Migren atakları sıklıkla 20’li yaşlarda başlamakla beraber her yaşta görülebilmektedir. Migren atağı prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom (atak sonrası) olarak dört evrede incelenirken kişilerde her atakta tüm evreler görülmeyebilir. Prodrom evresi; ataklardan 12-48 saat önce görülebilir. Boyun tutulması, esneme atakları, aşırı yeme isteği veya iştahsızlık, kabızlık, huzursuzluk, karamsarlık ve depresif bulguların olabildiği ruhsal rahatsızlıklar hastalar tarafından fark edilebilir.</strong></p>
<p><strong>Aura: aurasız migren atakları daha sıktır. Yaklaşık 30 dakika süren aura dönemleri titreyen, parlak ışıklardan ibaret görsel aura ve elde, dilde uyuşma, karıncalanma ile karakterize duysal aura olarak tanımlanmaktadır. Ağrı: genellikle ense, kulak arkası veya şakaklardan başlayan, zonklayıcı, şiddetli ve basınç hissi ile karakterize ağrılardır. Ağrı hastaların çoğunluğunda tek taraflıdır. Ataklar 30 dakika ile tedavi edilmediğinde 72 saate kadar uzayabilir. Ataklar esnasında bulantı, kusma, koku, ses ve ışığa karşı hassasiyet ile burun akıntısı sıklıkla görülmektedir. Postdrom dönem: ağrının azalmasıyla beraber yorgunluk, bitkinlik ile karakterize dönemdir&#8221;.</strong></p>
<p>Migrenin tanı ve tedavisi konusuna da değinen Doç. Dr. Erdal Dilekçi, <strong>“Klinik bulgular ile migren tanısı konmaktadır. Dört evrenin görüldüğü hastalarda tanı konması kolaydır. Laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri ile baş ağrısına neden olan hastalıklar dışlanmaktadır. Tedavisini ise ilaç ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere ikiye ayırıyoruz. İlaç tedavilerinde ağrı kesiciler, bulantı önleyen ilaçlar, ergot türevleri ve triptan grubu ilaçlar ağrı atakları esnasında kullanılmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Atakları giderek sıklaşan, ayda 2 den fazla atak geçiren hastalarda migren önleyici tedaviler başlanabilir. Bu amaçla beta blokerler, antidepresan grubu ilaçlar, epilepsi ilaçları, kalsiyum kanal blokerleri ile botox kullanılmaktadır. İlaç dışı tedavilerde özellikle hastanın öyküsünde atak meydana getiren gıdaların tespit edilmesi ve kişinin bunlardan uzak durması önerilmektedir. Gıdalar dışında atakları tetikleyen diğer faktörlerin (açlık, alkol-sigara tüketimi, koku, uyku düzensizliği gibi) eliminasyonu önemlidir. Hastaların diyet, uyku ve egzersiz programı düzenlenir. Tüm bu tedaviler ve önlemlere rağmen migren tedavisinde yetersiz kalınmaktadır”</strong> dedi.</p>
<p>Son yıllarda ülkemizde özellikle yaşam tarzı değişiklerinin yanı sıra uygulanan akupunktur, ozon terapi, nöral terapi, proloterapi, ağrı mezoterapisi ve kupa-hacamat gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yöntemleri ile çok başarılı sonuçlar alındığını vurgulayan Doç. Dr. Dilekçi, <strong>“Bu yöntemler ile migren atağını tetikleyici ve neden olan faktörler (bozucu alanlar, kronik inflamasyon sonucu ortaya çıkan asidoz, kas iskelet sistemi kaynaklı tetik nokta ve kas spazmları gibi) tedavi edilmekle beraber bedenimizin kendini yenilemesine katkıda bulunurlar. Bu yöntemlerle ilgili başarılı sonuçların gösterildiği makaleler gün geçtikçe artmaktadır</strong>” dedi.iha</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Baş Ağrısı Migren Değil</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/migren/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2021 07:58:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=79220</guid>

					<description><![CDATA[Algolog (Ağrı tedavisi uzmanı) Dr. Tural Bayramov migreni korku filmlerine benzeterek, bu ağrının kötü bir baş ağrısından çok daha fazlası olduğunu söyledi. Genellikle migren baş ağrısının başlamak üzere olduğuna dair uyarı sinyalleri gibi davranan semptomlar da görülebildiğini belirten Uzm. Dr. Bayramov, “Aura denilen bu semptomlar tipik olarak baş ağrısından önce olur, 10 ila 60 dakika [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Algolog (Ağrı tedavisi uzmanı) Dr. Tural Bayramov migreni korku filmlerine benzeterek, bu ağrının kötü bir baş ağrısından çok daha fazlası olduğunu söyledi. Genellikle migren baş ağrısının başlamak üzere olduğuna dair uyarı sinyalleri gibi davranan semptomlar da görülebildiğini belirten Uzm. Dr. Bayramov, “Aura denilen bu semptomlar tipik olarak baş ağrısından önce olur, 10 ila 60 dakika arasında sürebilir. Migren yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 15-20’sinin aurası vardır ama bu semptomları geçicidir ve diğer hastalık bulgularıyla karıştırılmamalıdır” dedi.</p>
<h2>Her Baş Ağrısı Migren Değil</h2>
<p>İnsanları etkileyen ağrılı durumlardan en yaygın olanının baş ağrısı olduğunu belirten Kent Alsancak Tıp Merkezi Algoloji Uzmanı Dr. Tural Bayramov, ülkemizde nöroloji polikliniklerine başvuran her üç hastadan birinin baş ağrısı şikayetiyle başvurduğunu söyledi. Türkiye’de yapılan bir çalışmada nöroloji polikliniklerine başvuran hastaların toplam üçte ikisinin baş ağrısı olduğu ve bunların üçte birinin sadece baş ağrısı için başvurduğunun belirlendiğini belirten Uzm. Dr. Bayramov, “Bu hastaların en az yüzde 25’i kadarında şiddetli ve ciddi kısıtlılık yapan migren olduğu gösterilmiştir” diye konuştu.</p>
<p><strong>150’den fazla baş ağrısı türü var</strong><br />
Primer ve sekonder baş ağrıları olarak iki kategoriye ayrılan 150&#8217;den fazla baş ağrısı türü olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Bayramov, migrenin primer bir baş ağrısı olup farklı bir tıbbi durumdan veya hastalıktan kaynaklanmadığını ifade etti. Nörolojik bir hastalık olan migrenin, kişiyi günlerce yatakta bırakabilecek zayıflatıcı zonklayıcı ağrıya neden olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Bayramov, şunları söyledi: “Migren korku filmi gibidir. Hareket, ışık, ses ve diğer tetikleyiciler ağrı, yorgunluk, mide bulantısı, görme bozuklukları, uyuşma ve karıncalanma, sinirlilik, konuşma güçlüğü, geçici görme kaybı ve daha pek çok belirtiye neden olabilir. Migren atağı genellikle yaklaşık 4 saat sürer. Tedavi edilmezlerse veya tedaviye yanıt vermezlerse 72 saatten bir haftaya kadar sürebilirler. Migren tanısı, klinik öykü, hastanın tarafında bildirilen semptomlara dayanır ve diğer nedenler ekarte edilerek belirlenir. Migren çocuklukta başlayabilir veya erken yetişkinliğe kadar ortaya çıkmayabilir. Kadınların migren geçirme ihtimali erkeklerden daha fazladır. Aile öyküsü, migren için en yaygın risk faktörlerinden biridir.”</p>
<p><strong>Aura nedir?</strong><br />
Öte yandan “Aura” denilen, genellikle migren baş ağrısının başlamak üzere olduğuna dair uyarı sinyalleri gibi davranan bir grup duyusal, motor ve diğer semptomlara da açıklık getiren Uzm. Dr. Bayramov, “Bu semptomlar tipik olarak baş ağrısından önce olur. Aura 10 ila 60 dakika arasında sürebilir. Migren yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 15 ila 20&#8217;sinin aurası vardır. Aura semptomları geçicidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tedavide girişimsel yöntemler</strong><br />
Migrenin hayatı tehdit eden bir beyin hastalığı olmadığını hatırlatan Algolog Bayramov, son dönemlerde kullanılmaya başlanan girişimsel tedaviler konusunda da şöyle konuştu:<br />
“Migren tedavisi, atak sırasında semptomları durdurmayı ve gelecekteki atakları önlemeyi amaçlar. Ağrı kesici ve önleyici kategoride birçok ilaç migren tedavisinde kullanılmaktadır. Halk arasında ‘migren aşısı’ olarak ‘anti-CGRP monoklonal antikorları’ migrenin koruyucu tedavisi için onaylanmıştır. Migren tedavisinde minimal invaziv girişimsel yöntemler de son dönemlerde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bu girişimsel işlemler içinde sinir blokajları, botoks enjeksiyonları ve sfenopalatine gangliyon blokajı gibi yöntemler profesyonel algoloji uzmanları tarafından uygulandığında komplikasyon oranının minimuma düşmesine ve başarı oranının yükselmesine neden olmaktadırlar.”</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Korkulu Rüya&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/korkulu-ruya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2019 16:13:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Bünyamin Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bünyamin Aydın köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bünyamin Aydın yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Korkulu Rüya]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Migren tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Tedavisinde Hangi Fizik Tedavi Yöntemleri Uygulanmaktadır?]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Tür Egzersizler Tercih Edilmelidir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=35828</guid>

					<description><![CDATA[Bünyamin Aydın&#8217;ın &#8220;Korkulu Rüya&#8221; isimli köşe yazısı; &#8220;Korkulu Rüya&#8221; Baş ağrısı nedeniyle yılda 10 milyondan fazla insan doktora veya acil servise başvurmaktadır. Baş ağrısı yapabilen 300’den fazla hastalık bulunmaktadır. Bunların %10’u enfeksiyon,tümör gibi ciddi nedenlere dayanabilen sorunlarken %90’ı migren,gerilim tipi ya da küme tipi olarak gruplandırılan ağrılardır. Migren Migren, genellikle başın tek tarafında ya da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bünyamin Aydın&#8217;ın &#8220;Korkulu Rüya&#8221; isimli <a href="https://www.egedeizmir.com">köşe yazısı</a>;</p>
<h2>&#8220;Korkulu Rüya&#8221;</h2>
<p>Baş ağrısı nedeniyle yılda 10 milyondan fazla insan doktora veya acil servise başvurmaktadır. Baş ağrısı yapabilen 300’den fazla hastalık bulunmaktadır. Bunların %10’u enfeksiyon,tümör gibi ciddi nedenlere dayanabilen sorunlarken %90’ı migren,gerilim tipi ya da küme tipi olarak gruplandırılan ağrılardır.</p>
<p><strong>Migren </strong></p>
<p>Migren, genellikle başın tek tarafında ya da her iki tarafında hissedilen, mide bulantısı, kusma, ışık ve sese karşı aşırı hassasiyete neden olan, ataklarla seyreden bir sağlık sorunudur. Migren kelimesi  köken olarak Fransızca ‘migraine-yarım baş ağrısı’ kelimesinden Türkçe’ye geçmiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından günlük hayatı en fazla etkileyen hastalıkların başında geldiği düşünülmektedir. Migrenin, okul ve iş performansında düşme, aile ve sosyal ilişkilerde olumsuzluk yaratma gibi etkileri de en az yaşanan ağrı kadar önemlidir. Hastalık kadınlarda erkeklerden 3 kat fazla görülmektedir.</p>
<p>Hastayı en çok rahatsız eden semptomun ağrı olması nedeniyle genel olarak diğer semptomlar göz ardı edilmektedir. Fakat migren atağı öncesi saatler ya da günler öncesinde ortaya çıkabilen halsizlik, yorgunluk, kabızlık, boyun tutulması, psikolojik bitkinlik gibi semptomlar da hastayı oldukça rahatsız etmektedir. Migren tedavisinde kullanılacak ilaçlar mutlaka uzman hekim tavsiyesi ile alınmalı, bilinçsiz ilaç kullanımından sakınılmalıdır.</p>
<p>Migren tedavisinde bir çok tedavi yöntemi uygulanmakla birlikte en etkili yöntem kişiye özel bir tedavi planı belirlemektir. Hastadan mutlaka ayrıntılı bir hikaye alınmalı, tetikleyen unsurlar not edilmeli, baş ve boyun bölgesi ayrıntılı olarak muayene edilmeli, özellikle boyun bölgesi kasları, tetik nokta, kulunç sorunları değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra hastanın yaşam tarzı mutlaka ayrıntılı olarak sorgulanmalı, hastanın beslenme biçimi, uyku düzeni, stres düzeyi, yaşamına ne kadar hareket kattığı göz önüne alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki tüm bunlar göz önüne alınmadan, hastanın yaşam tarzı modifiye edilmeden uygulanacak her türlü tedavi yöntemi eksik kalcaktır.Migren tedavisinde uygun ilaç kullanımı, akupunktur, botoks, radyofrekans, nöral terapi ve daha birçok tedavi yöntemi kullanılmakla birlikte esas olarak sorunun kökenine yönelik kompleks bir tedavi yöntemi uygulanmalıdır.</p>
<p><strong>Ne Tür Egzersizler Tercih Edilmelidir?</strong></p>
<p>Migren ataklarının dönemine göre bir düzenleme yapılarak, ağrılı dönemlerde genel olarak hastayı çok fazla yormayacak; yürüyüş, yüzme, bisiklet sürme, dans gibi aerobik egzersizler tercih edilirken,hastanın daha rahat olduğu dönemlerde; tempolu yürüyüş ya da koşma, dirençli egzersiz ve ağırlık çalışmaları gibi egzersizler tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Migren Tedavisinde Hangi Fizik Tedavi Yöntemleri Uygulanmaktadır?</strong></p>
<p>Özelllikle baş boyun bölgesinde ağrı-spazm-ağrı döngüsünü kırmaya yönelik; manuel terapi uygulamaları, daralmış intervertebral aralığı genişletmeye yönelik olarak; mobilzasyon,manipulasyon uygulamaları, kapı kontrol mekanizmasına göre ağrı hafızasını kıran ve serotonin,endorfin salınımını artıran elektrofiziksel ajanlardan; TENS uygulamaları bu hastalara güvenle uygulanmakta ve çok olumlu sonuçlar vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
