<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>metabolizma &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/metabolizma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Nov 2025 07:11:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/metabolizma-kilo-sorunundan-cok-daha-fazlasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 07:07:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sorunundan çok daha fazlası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=181540</guid>

					<description><![CDATA[Özellikle kilo alma verme dengesiyle ilişkilendirilen ‘metabolizma&#8217; sağlıklı yaşamın temel taşını oluşturuyor. Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası Metabolizmanın kamuoyunda bilinen algısından daha fazlası olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır.Çoğu kişi metabolizmayı sadece [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle kilo alma verme dengesiyle ilişkilendirilen ‘metabolizma&#8217; sağlıklı yaşamın temel taşını oluşturuyor.</p>
<h2>Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası</h2>
<p>Metabolizmanın kamuoyunda bilinen algısından daha fazlası olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır.Çoğu kişi metabolizmayı sadece &#8216;kilo alıp verme hızı&#8217; olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Eğer altta yatan bir hastalık yoksa ve kişi değişime açıksa, doğru yaşam tarzı düzenlemeleri ile sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olmak mümkündür&#8221; mesajını verdi.<br />
Modern hayat çoğu zaman insanın kendini ihmal etmesine ve de sağlıklı yaşam dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Hal böyle olunca sağlıklı yaşamak için çeşitli yöntemlere başvuruyor, bunların bazılarında başarılı olabiliyor, bazılarında olunamıyor. Bu noktada sağlıklı yaşam için insanın ilk olarak neyi düzenlemesi gerektiği hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, metabolizma kavramını ele aldı. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Nefes alırken, yürürken, düşünürken hatta uyurken bile metabolizma aktif olarak çalışır. Çoğu kişi metabolizmayı sadece &#8220;kilo alıp verme hızı&#8221; olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Gerçekte metabolizma; enzimlerin, hormonların ve hücrelerin uyumla yürüttüğü çok sayıda kimyasal reaksiyonun toplamıdır. Metabolizma hızı; yaş, cinsiyet, genetik yapı, beslenme düzeni, kas kütlesi, fiziksel aktivite düzeyi gibi birçok faktörden etkilenir. Metabolizmanın hızını doğrudan ölçen net bir test olmamakla birlikte, metabolizma yavaşlığından şüphelenildiğinde insülin, tiroit ve cinsiyet hormonları başta olmak üzere bazı hormonlara bakılabilir&#8221; dedi.<br />
Metabolizmanın; hormonlar, genetik yapı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve psikoloji durumların ortak yansıması olduğunu aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sağlıklı bir metabolizma için gerekenleri sıraladı. Doğru yaşam tarzına yönelik düzenlemelerle sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olunabileceğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Sağlıklı bir metabolizma için; düzenli uyku, üç ana, iki ara öğün şeklinde dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, gerektiğinde hormon ve kan tetkiklerinin yapılması, kişiye özel beslenme planı olmazsa olmazdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Hormonların ortak çalışmasıyla kontrol edilir</strong><br />
Metabolizmanın çok sayıda hormonun ortak çalışmasıyla kontrol edildiğini belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Bunlardan en önemlileri: İnsülin, T3 ve T4 (tiroid hormonları), leptin ve ghrelin, östrojen ve testosteron, kortizol. Dolayısıyla bu hormonların herhangi birindeki değişim, metabolizma dengesini doğrudan etkileyebilir&#8221; diye konuştu. İnsülin direncinin kilo vermeyi zorlaştırdığının altını çizen Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;İnsülin, glikozu hücrelere taşıyarak enerji üretimini sağlar. Ancak uzun süreli yanlış beslenme, hareketsizlik veya obezite insüline karşı direnç gelişmesine yol açabilir. Bu durumda; hücreler insüline yanıt veremez, glikoz kanda birikir, vücut daha fazla insülin üretir, insülinin yağ depolayıcı etkisi artar. Sonuç olarak; kilo vermek zorlaşır, karın bölgesinde yağlanma artar ve metabolik sendrom riskine zemin hazırlanır. Bu nedenle insülin direnci sadece kan şekeri yüksekliği değildir; tüm enerji dengesini bozan bir tablodur&#8221; sözlerini kaydetti.<br />
Öte yandan kadın ve erkek metabolizması arasında fark olduğunu da aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron metabolizma, yağ dağılımı ve kas kütlesi üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Kadınlar yağları daha çok kalça-uyluk bölgesinde depolar. Erkeklerde ise yağlanma genellikle karın çevresindedir. Yaşla birlikte hormon seviyeleri azalır. Menopoz ve andropoz dönemlerinde metabolizma yavaşlayabilir, özellikle karın bölgesinde yağlanma artabilir. Östrojenin düşmesi ise kardiyovasküler riskleri artırabilir. Bu dönemlerde düzenli beslenme ve fiziksel aktivite metabolizma sağlığı açısından kritik önem taşır.&#8221;</p>
<p><strong>Metabolizmanız yavaşlamadı, yaşam tarzınız kötüleşti</strong><br />
‘Metabolizma yavaşlaması&#8217; şikayetiyle kliniğe başvuran hastalarda sıklıkla hipotiroidi, insülin direnci, demir eksikliği, D vitamini eksikliği keşfedildiğini dile getiren Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Ancak metabolizma yalnızca hormonlara bağlı değildir. Aşağıdaki faktörler de önemli rol oynar: Genetik yapı, uyku düzeni, stres ve psikolojik durum, sık yapılan düşük kalorili diyetler, düzensiz beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği, sosyo-kültürel alışkanlıklar Bu nedenle halsizlik, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık gibi belirtiler titizlikle değerlendirilmelidir. Aldığımız besinler enerjiye dönüştürülür. Ancak gereğinden fazla tüketildiğinde enerji depoları dolarak yağlanmaya yol açar. ‘Sık sık, az az yeme&#8217; yöntemi bazı kişilerde faydalı olabilir. Yine de önemli olan ana öğün-ara öğün düzeni ve her öğünde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin sağlanmasıdır. Uzun süreli açlık, stres hormonlarını artırarak kan şekerini yükseltebilir ve insülin dengesini bozabilir. Kafein, metabolizmayı geçici olarak hızlandırabilir; ancak günlük 3-4 fincanın üzerine çıkılmamalıdır. Besin takviyeleri yalnızca laboratuvar testlerinde eksiklik görüldüğünde önerilir. Gereksiz takviyeler beklenen faydayı sağlamaz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Ramazan için öncesinden metabolizma oruca hazırlanmalı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/metabolizma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 08:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=137917</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan&#8217;ın başlamasına sayılı günler kalırken, uzmanlar bir anda 15 saat aç ve susuz kalmanın vücudu olumsuz etkileyeceğini belirterek, bu nedenle Ramazan&#8217;dan birkaç gün önce vücudun beslenme alışkanlığının değiştirilmesi konusunda oruç tutacak kişileri uyardı. Sağlıklı Ramazan için öncesinden metabolizma oruca hazırlanmalı Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, Ramazan&#8217;ın sağlıklı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan&#8217;ın başlamasına sayılı günler kalırken, uzmanlar bir anda 15 saat aç ve susuz kalmanın vücudu olumsuz etkileyeceğini belirterek, bu nedenle Ramazan&#8217;dan birkaç gün önce vücudun beslenme alışkanlığının değiştirilmesi konusunda oruç tutacak kişileri uyardı.</p>
<h2>Sağlıklı Ramazan için öncesinden metabolizma oruca hazırlanmalı</h2>
<p>Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, Ramazan&#8217;ın sağlıklı geçirilmesi için önemli bilgiler verdi. Ramazan öncesinde metabolizmayı yavaşlatan davranışlardan kaçınılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Uzel, &#8220;Ramazan öncesinde kişilerin takip ettiği normal yeme alışkanlığı değiştirilmeden posası bol gıdaların tüketimi yeterli kılınarak, temel besin kaynaklarını alarak ilerlenmeli&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Ramazan&#8217;ın ilk günlerinde karşılaşılan mide kapasitesini zorlayıcı durumlar giderilmeli&#8221;<br />
Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, &#8220;Metabolizmayı hızlandırabilecek ya da normal tempoyu idame ettirecek seçenekler üzerine gidilmeli. Ramazan öncesinde kahvaltı öğünü de ihmal edilmemeli&#8221; diye konuştu. Uzel, &#8220;Sabah uyandıktan sonraki 1-2 saat içinde yapılan kahvaltı metabolizma hızını artırıcı etki gösterecektir. Hatta sahur düzenine de alıştırma yapmak amacıyla kahvaltı saati yakın dönemde biraz öne çekilebilir. Bu noktada gözden kaçmaması gereken konu kahvaltının içeriğidir. Ramazan&#8217;ın ilk günlerinde karşılaşılan mide kapasitesini zorlayıcı durumlar giderilmeli, porsiyon ayarlaması yapılmalı. Fazla tüketim oluyorsa porsiyonlar küçültülmeli ve ağır tatlılar yerine kuru meyve ya da sütlü tatlılar tüketilmeli. Lifli gıdalardan seçenek oluşturma aşamasında vücudu salata tüketmeye alıştırmak iyi olur. Bu sayede mide boşaltma temposu kademeli düşürülmüş olunur. Bu gıdalar aynı zamanda mideyi rahatlatır ve hazmı kolaylaştırır.</p>
<p>Eğer halihazırda hazımsızlık çekiliyorsa Ramazan öncesinde gün içerisinde 1-2 fincan bitki çayı tüketilebilir. Bunun yanı sıra şerbetli, ağır tatlılar yerine sütlü ve hafif tatlılar tercih edilmeli&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Su ve diğer sıvı alımının da desteklenmesinin, vücuttaki iyon dengesinin bozulmamasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, şöyle devam etti:<br />
&#8220;Günlük tüketilmesi önerilen su miktarının gün içerisine yayılması sağlık açısından çok faydalı. Bu durum hem böbrek kapasitesini zorlamaz, hem iyon dengesini bozmaz, hem de metabolizma hızının olumsuz etkilenmesini engeller.</p>
<p>Ramazan&#8217;da tüketilecek su miktarının mümkün olduğu kadar saatlere yayarak planlanması gerekmektedir. Çünkü vücutta su azalırsa metabolizma doğal olarak yavaşlama yolunu tercih edecektir. Bu nedenle su tüketimi yapılarak akşam iftar sonrasından sahura kadar olan dilime yayılmalı. Su içme davranışı aynı zamanda fiziksel egzersiz ile desteklenmeli.</p>
<p>Eğer mümkünse iftardan sonra yapılacak en az 30 dakikalık yürüyüş enerji yakımını artırarak metabolizmayı hızlandıracaktır. Oruç tutma konusunda uzman görüşü alarak ilerlenmeli, tansiyonu olan kişiler bitki çayı tüketiminde aşırıya gitmemeli. Ayrıca diyabet hastalığı olanlar da yararlı diye kuru meyve tüketiminde aşırıya kaçmamalı. Unutulmamalıdır ki kaynağı meyve şekeri de olsa insülin salgısında kontrolsüzlükler olabilir, bu da metabolizma hızını olumsuz etkileyebilir.&#8221;iha</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
