<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>masa başı çalışanlar &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/masa-basi-calisanlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 11:03:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Beyaz yakalılar dikkat: Çalışma temponuz sindirimi etkileyebilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/calisma-temponuz-sindirimi-etkileyebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:55:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[Hareketsiz yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Karaciğer yağlanması]]></category>
		<category><![CDATA[masa başı çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[reflü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=191436</guid>

					<description><![CDATA[Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, &#8216;beyaz yakalı&#8217; olarak adlandırılan masa başı çalışan bireylerin hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle reflü, gastrit ve karaciğer yağlanması gibi hastalıklarla karşılaşabildiğine değindi. Beyaz yakalılar dikkat: Çalışma temponuz sindirimi etkileyebilir Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, gün içinde düzenli olarak yapılabilecek mikro hareketlerin ve doğru beslenme alışkanlıklarının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, &#8216;beyaz yakalı&#8217; olarak adlandırılan masa başı çalışan bireylerin hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle reflü, gastrit ve karaciğer yağlanması gibi hastalıklarla karşılaşabildiğine değindi.</p>
<h2>Beyaz yakalılar dikkat: Çalışma temponuz sindirimi etkileyebilir</h2>
<p>Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, gün içinde düzenli olarak yapılabilecek mikro hareketlerin ve doğru beslenme alışkanlıklarının organ sağlığını korumada kritik rol oynadığını vurguladı.<br />
Gelişen teknoloji ve değişen iş şartlarıyla birlikte masa başı çalışma modeli günümüz modern yaşamının en yaygın unsurlarından biri haline geldi. Ancak gün boyu hareketsiz kalmak, hızlı yemek yemek, yanlış oturma duruşu ve yoğun iş stresi; sindirim sistemi ile metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Seray Çırkın Korgan, masa başı çalışanlarda sık karşılaşılan reflü, gastrit ve karaciğer yağlanması gibi hastalıkların mekanizmaları ve korunma yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Ortak yaşam tarzı riskleri aynı anda tetikleyebilir</strong><br />
Reflü, gastrit ve karaciğer yağlanmasının birbirini doğrudan tetikleyen tek bir zincirin halkaları olmadığını ancak ortak risk faktörleri nedeniyle aynı kişide bir arada görülebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Korgan, &#8220;Reflüde temel mekanizma mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması iken, gastritte mide mukozasında iltihabi bir süreç söz konusudur. Karaciğer yağlanmasında ise insülin direnci ve enerji fazlalığı sonucunda karaciğer hücrelerinde yağ birikimi meydana gelir. Dolayısıyla bu üç hastalığın mekanizmaları farklıdır. Ancak masa başı yaşam, düzensiz beslenme, fazla kilo, stres ve hareketsizlik gibi ortak yaşam tarzı şartları bu mekanizmaların birkaçını aynı anda tetikleyebilir. Kısacası, bunları birbirinin doğrudan sebebi olarak değil, ortak yaşam tarzı ve metabolik risklerin farklı organlarda ortaya çıkardığı sorunlar olarak değerlendirmek daha doğru olur&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Eğilerek oturmak, hızlı yemek reflüye yol açabilir</strong><br />
Özellikle bilgisayar başında öne doğru eğilerek çalışmanın karın içi basıncı artırdığını hatırlatan Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, yemek yeme hızının da sindirim sürecini doğrudan etkilediğini aktardı. Korgan, sözlerine şöyle devam etti:<br />
&#8220;Masa başında öne doğru eğilerek ve karın bölgesini sıkıştırarak oturmak, karın içi basıncı artırabilir. Mide doluyken oluşan bu mekanik basınç, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırabilir. Öğle yemeği çok hızlı tüketildiğinde yeterince çiğneme yapılmaz. Bu da gıdaların sindirim enzimleri ile temasını azaltarak sindirimi güçleştiriyor. Hızlı yemek yemek, mide duvarının gerilmesine ve şişkinlik, hazımsızlık ile reflü şikayetlerinin artmasına neden olabilir. Yemek yedikten hemen sonra öne eğilerek çalışmak yerine dik pozisyonda kalmak ve yemek sonrasında 10-15 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler yapmak sindirim sisteminin doğal hareketlerini destekler. Ayrıca yoğun iş temposu ve mail stresi sempatik sinir sistemini aktif hale getirebilir. Bu durum mide-bağırsak hareketlerini ve kan akımını etkileyerek mide ağrısı, yanma ve hazımsızlık gibi şikayetleri belirginleştirebilir.&#8221;</p>
<p><strong>Kilolu olmamak her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez</strong><br />
Basküldeki kilonun normal olmasının metabolik açıdan tamamen sağlıklı olunduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, hareketsiz çalışma rutinlerinin ‘zayıf karaciğer yağlanması&#8217; riskini doğurabileceğini belirtti. Korgan, &#8220;Masa başında uzun saatler hareketsiz kalmak, kasların glukoz ve yağ metabolizmasındaki rolünü azaltabilir. Buna düzensiz beslenme ve fazla kalori alımı eklendiğinde kişi kilo almadan da insülin direnci geliştirebilir. Bu durumda karaciğere ulaşan yağ asitleri artar ve karaciğer hücrelerinde yağ birikmeye başlayabilir. Bu nedenle risk değerlendirmesinde yalnızca kiloya değil; bel çevresine, organ çevresi yağlanmaya, kas kütlesine, insülin duyarlılığına ve fiziksel aktivite düzeyine bakmak gerekir. Her saat başı ayağa kalkmak, kısa yürüyüşler yapmak ve hareket etmek insülin duyarlılığını artırarak karaciğer sağlığını ve metabolizmayı destekler&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
Geçmeyen veya tekrarlayan mide yanması, şiddetli karın ağrısı, yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı veya dışkıda kan gibi belirtilerin olması durumunda mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Seray Çırkın Korgan, &#8220;Masa başında çalışmak modern yaşamın bir parçası olabilir fakat hareketsizlik ve kronik stres bu yaşam biçiminin bir parçası olmamalı. Gün içine serpiştirilecek küçük hareketler sağlığınız için önemli farklar oluşturabilir&#8221; mesajını verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece sporcular değil, masa başı çalışanlar da risk altında</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sadece-sporcular-degil-masa-basi-calisanlar-da-risk-altinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:21:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[da risk altında]]></category>
		<category><![CDATA[masa başı çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece sporcular değil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190104</guid>

					<description><![CDATA[Günlük yaşamda saç tararken, raflara uzanırken ya da spor yaparken fark etmeden yüzlerce kez kullanılan omuz eklemindeki sakatlanmalar sessizce ilerleyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, erken dönemde ihmal edilen omuz ağrılarının zamanla ciddi hasarlara ve hareket kısıtlılığına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Sadece sporcular değil, masa başı çalışanlar da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda saç tararken, raflara uzanırken ya da spor yaparken fark etmeden yüzlerce kez kullanılan omuz eklemindeki sakatlanmalar sessizce ilerleyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, erken dönemde ihmal edilen omuz ağrılarının zamanla ciddi hasarlara ve hareket kısıtlılığına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p>
<h2>Sadece sporcular değil, masa başı çalışanlar da risk altında</h2>
<p>Günlük yaşamda en fazla hareket eden eklemlerden biri olan omuz, geniş hareket kabiliyeti nedeniyle yaralanmaya en açık bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteyle birlikte omuz şikâyetlerinde belirgin bir artış yaşandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hafif başlayan ve &#8220;dinlenince geçer&#8221; düşüncesiyle ertelenen ağrıların zamanla daha ciddi sağlık sorunlarına dönüşebileceğini söyledi. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Omuz yaralanmaları yalnızca profesyonel sporcuların sorunu değildir. Yüzme, tenis, fitness gibi aktiviteler sırasında gelişebileceği gibi, uzun süre masa başında çalışan kişilerde de görülebilir. En sık karşılaştığımız tablolar arasında kas ve tendon zorlanmaları, rotator manşet yaralanmaları ile omuz sıkışma sendromu yer alıyor&#8221; diye konuştu. Omuz ekleminin geniş hareket açıklığı sağlayabilmek için stabiliteden belirli ölçüde ödün veren bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, bu hassas dengenin kaslar ve tendonlar sayesinde korunduğunu belirtti. Özellikle &#8220;rotator manşet&#8221; olarak adlandırılan kas grubunun omuzun sağlıklı çalışmasında kritik rol üstlendiğini vurgulayan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, bu yapıların zayıflaması veya aşırı yüklenmesi durumunda ağrı ve hareket kısıtlılığının kaçınılmaz hale gelebildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Tekrarlayan zorlanmalar ve postür bozukluğu</strong><br />
Omuz yaralanmalarının en önemli nedenlerinden birinin tekrarlayan zorlanmalar olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle yüzme, tenis ve voleybol gibi baş üstü hareketlerin yoğun olduğu sporlarda aynı hareketlerin sürekli tekrar edilmesinin dokularda yıpranmaya neden olduğunu belirtti. Yetersiz ısınma, yanlış teknik ve kas dengesizliklerinin de bu riski artırdığını ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, günlük yaşam alışkanlıklarının da omuz sağlığını doğrudan etkilediğini söyledi. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Sadece spor sırasında değil, günlük yaşamda da postür büyük rol oynar. Uzun süre öne eğik oturmak ve bilgisayar başında geçirilen saatler omuz kaslarında dengesizlik oluşturur. Bu durum zamanla omuz yaralanmalarına zemin hazırlayabilir. Özellikle gece artan, kolu kaldırırken belirginleşen ya da haftalarca geçmeyen ağrılar &#8216;dinlenince geçer&#8217; diye beklenmemelidir. Erken dönemde uygulanacak basit tedaviler, ileride cerrahi gerektirebilecek sorunların önüne geçebilir. Omuz ağrısı çoğu zaman küçük bir uyarıyla başlar; bu uyarıyı dikkate almak uzun süreli hareket kısıtlılıklarını önlemenin en etkili yoludur&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Koruyucu egzersizler yaralanma riskini azaltıyor</strong><br />
Yaralanmaların önüne geçmek için spora başlamadan önce düzenli ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle elastik bantlarla yapılan hafif germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinin omuz kaslarını yüklenmeye hazırladığını söyledi. Egzersiz sırasında doğru teknikle çalışmanın ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmanın önemine değinen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, &#8220;Doğru hazırlık, doğru teknik ve bilinçli egzersizle hem aktif kalmak hem de omuz sağlığını korumak mümkündür&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
