<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kuraklık &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/kuraklik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Dec 2025 13:46:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>İzmir&#8217;de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/izmirde-barajlar-bosaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 13:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[baraj doluluk oranı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir su krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=182710</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;de devam eden kuraklık ve yetersiz yağışlar nedeniyle barajlardaki su seviyeleri kritik eşiklerin altına düştü. İzmir&#8217;de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak Kent genelinde 13 ilçede 2 günde bir uygulanan 6 saatlik planlı su kesintisi her gün olacak şekilde güncellendi. Prof. Dr. Doğan Yaşar, &#8220;İzmir&#8217;de hem sanayi hem tarım yoğun olduğu halde Tahtalı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;de devam eden kuraklık ve yetersiz yağışlar nedeniyle barajlardaki su seviyeleri kritik eşiklerin altına düştü.</p>
<h2>İzmir&#8217;de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak</h2>
<p>Kent genelinde 13 ilçede 2 günde bir uygulanan 6 saatlik planlı su kesintisi her gün olacak şekilde güncellendi. Prof. Dr. Doğan Yaşar, &#8220;İzmir&#8217;de hem sanayi hem tarım yoğun olduğu halde Tahtalı Barajı&#8217;ndaki suyun aktif doluluğu 0.87&#8217;ye düşmüş ve sadece 2 milyon metreküp su kalmıştır. Normalde 300 milyon metreküplük aktif su hacmine sahip olan barajda su bitmiştir.&#8221; dedi.<br />
İzmir&#8217;de yağışlardaki düzensizlikler ve altyapı kaynaklı yüksek kayıp-kaçak oranları, kentin su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranlarını olumsuz etkiledi. İZSU Genel Müdürlüğü verilerine göre, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı&#8217;nda, geçtiğimiz yılın Aralık ayında yüzde 11,35 olarak ölçülen aktif doluluk oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 0,87 seviyesine kadar düştü. Geçen yıl yüzde 15,63 doluluk oranına sahip olan Balçova Barajı ile yüzde 0,85 seviyesindeki Gördes Barajı&#8217;nda su tamamen tükendi. Çeşme ve çevresine su sağlayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı&#8217;nda geçen yıl yüzde 15,06 olan su seviyesi yüzde 2&#8217;ye, Ürkmez Barajı&#8217;nda ise yüzde 6,91&#8217;den yüzde 5,53&#8217;e geriledi. Bölgede su miktarının en yüksek olduğu baraj ise yüzde 46 seviyesiyle Güzelhisar Barajı oldu.</p>
<p><strong>Ekim yağışı umut oldu, Kasım kuruttu</strong><br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre İzmir&#8217;de Ekim ayı uzun yıllar yağış ortalaması 44,6 kilogram olarak kaydedilirken, 2025 yılının Ekim ayında yağış miktarı 99,8 kilograma ulaşarak yaklaşık yüzde 123 artış gösterdi. Kasım ayında ise durum tersine döndü. Uzun yıllar ortalaması 81,4 kilogram olan Kasım ayı yağışı, 2025 yılında 48,3 kilogramda kalarak normal seviyenin yaklaşık yüzde 40 altında gerçekleşti.</p>
<p><strong>Su kesintileri her güne alındı</strong><br />
Barajlardaki su seviyelerinin alarm vermesi üzerine İZSU Genel Müdürlüğü, 6 Ağustos tarihinde başlattığı su yönetimi uygulamasını aralıksız sürdürüyor. Su arzını dengede tutmak ve su iletimini sağlamak amacıyla yapılan planlama kapsamında; Bornova, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Konak, Buca, Gaziemir, Karabağlar, Balçova ve Narlıdere&#8217;nin de aralarında bulunduğu toplam 13 ilçede su kesintileri uygulanıyor. Daha önce 2 günde bir şeklinde süren su kesintilerinim artık her akşam saat 23.00 ile sabah 05.00 arasında gerçekleştirildiği duyuruldu.</p>
<p><strong>&#8220;İzmir&#8217;de kayıp-kaçak oranı bana göre yüzde 35 civarında&#8221;</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin İZSU yönetiminde bir hidrojeolog ya da jeoloji mühendisinin olmadığını belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, &#8220;Kesinti saatlerinin artacağını ve 2026&#8217;da da devam edeceğini düşünüyorum. İZSU şu anda gece 23.00 ile sabah 05.00 arasında suyu kesmektedir. İnsanlar bu saatlerin su kullanımının düşük olduğu için önemsiz olduğunu düşünse de aslında bu saatlerde 75-80 bin metreküp gibi çok büyük bir su tasarrufu sağlanmaktadır. Çünkü kayıp-kaçak oranı oldukça fazladır. İZSU&#8217;nun sayfasında bu oran yüzde 25 görünse de bana göre yüzde 35 civarındadır. 2000&#8217;li yıllarda kayıp-kaçak oranı yüzde 60&#8217;tı; sonrasında yoğun çalışmalarla yüzde 35&#8217;lere indirildi ancak şu anda tekrar yüzde 35 seviyesinde kalmış gibi görünmektedir. Bu nedenle altyapının mutlaka elden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;Barajlar doluyken bile yer altından su çekildi&#8221;</strong><br />
Bilimin gereği kuraklığın geleceğini söylenirse gelir; dünyadaki tüm bilim insanlarının da uyardığını kaydeden Yaşar, &#8220;Amerika&#8217;da çim dikmek ve biçmek yasaklandı, Fransa&#8217;da yüzme havuzlarına su doldurmak kısıtlandı, İspanya&#8217;da yeraltı suları sıkı denetim altına alındı ve elma, armut gibi çok su isteyen ağaçların sulanması yasaklandı. Dünya tedbirlerini aldı ancak biz almadık. Asıl sorunumuz su bilimcilerinin görev almaması ve özellikle Büyükşehir Belediyeleri ile su ile ilgili tüm birimlerde hidrojeolog ve jeoloji mühendislerinin bulunmamasıdır. 2010&#8217;dan sonraki dönemde baraj yüzde 90&#8217;lara varan doluluk yaşamış olsa da biz suyun yüzde 55&#8217;ini yer altından çekmeye devam ettik. Yer altı suyunu çektikçe daha derine inilmesi gerekir ve bu daha fazla enerji harcanması, dolayısıyla daha yüksek maliyet anlamına gelir. İzmir, Türkiye&#8217;de suya en çok para veren şehir haline gelmiştir ve bunun nedeni sürekli yeraltından su çekilmesidir. Bu durum bilimsel açıdan büyük bir hatadır. 2026&#8217;dan sonra nötr iklim şartlarına geçileceği için daha iyi yağışlar beklenmektedir; bu öngörü Dünya Meteoroloji Örgütü&#8217;nün açıklamalarına dayanmaktadır. Türkiye nötr dönemde genellikle iyi yağış alır fakat asıl sorun yağış değil, su yönetimidir. Bizim su sorunumuz değil, su yönetimi sorunumuz vardır.&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>&#8220;Tahtalı Barajı&#8217;nda su bitmiştir&#8221;</strong><br />
Suda paranın bir öneminin olmadığını çünkü suyun her şeyden önemli bir madde olduğunu ifade eden Yaşar sözlerini şu şekilde noktaladı:<br />
&#8220;Su varsa devlet vardır. Sorun, bölgede çok büyük bir baraj bulunmaması değil, kar yağışının şehirler için belirleyici olmasıdır. Doğuda çok kar yağdığı için orada büyük barajlar vardır ve Türkiye nüfusunun yüzde 30&#8217;u orada yaşarken yüzde 70&#8217;i batıda yaşamaktadır. İzmir&#8217;de ise hem sanayi hem tarım yoğun olduğu halde Tahtalı Barajı&#8217;ndaki suyun aktif doluluğu 0.87&#8217;ye düşmüş ve sadece 2 milyon metreküp su kalmıştır. Normalde 300 milyon metreküplük aktif su hacmine sahip olan barajda su bitmiştir. Kuraklığın geleceğini çok önceden söylemiştik; 2020&#8217;de başkanlara mektup yazarak ‘Kuraklık geliyor, B ve C planlarınızı yapın&#8217; demiştik ancak baraj doluyken ciddiye alınmadı. 2021&#8217;de bile yüzde 60 su bulunuyordu ve arkadaki alan tamamen suyla doluydu.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suyu biten göletten 4 bin balığı kurtardılar</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/suyu-biten/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2021 09:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[Gölet]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=81925</guid>

					<description><![CDATA[Denizli’nin Çameli ilçesinde aylar öncesine kadar balık avlanan yapay göletler, kuraklıktan dolayı susuz kaldı. Yaklaşık 7 metre derinliğindeki gölete giren vatandaşlar, 4 bine yakın balığı çamurun içinden çıkartarak telef olmaktan kurtardı. Suyu biten göletten 4 bin balığı kurtardılar Denizli’nin Çameli ilçesine bağlı Kızılyaka Mahallesi ve ilçe merkezi arasında bulunan tarlalarda, torf madeninin alınmasının ardından ortaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’nin Çameli ilçesinde aylar öncesine kadar balık avlanan yapay göletler, kuraklıktan dolayı susuz kaldı. Yaklaşık 7 metre derinliğindeki gölete giren vatandaşlar, 4 bine yakın balığı çamurun içinden çıkartarak telef olmaktan kurtardı.</p>
<h2>Suyu biten göletten 4 bin balığı kurtardılar</h2>
<p>Denizli’nin Çameli ilçesine bağlı Kızılyaka Mahallesi ve ilçe merkezi arasında bulunan tarlalarda, torf madeninin alınmasının ardından ortaya çıkan yapay göletlerde aylar öncesine kadar sandallarla balık avlanıyordu. Bu göletlere su taşıyan kanal, aşırı sıcaklık ve aylardır yağış düşmemesi nedeniyle kurudu. Kanal ve yaklaşık 7 metre derinliğindeki göletteki su birikintileri içinde binlerce balık mahsur kaldı. Balıkların ölmek üzere olduğu duyulunca mahalle sakinleri balıkları kurtarmak için çalışma başlattı. Yaklaşık 1 saat traktörle sazlıkların arasından giden vatandaşlar, traktörün gidemeyeceği kargı kamışlarıyla kaplı bölgeyi yaklaşık 40 dakika yürüyerek geçerek kanal ile gölede ulaştı.</p>
<p>Kendi yaptıkları fileler yardımı ile çamur dolu su birikintisi içinden yaklaşık 4 bin balık yakalandı. Ölmekten kurtarılan balıklar, tarlalarda balık tutulan diğer havuzlara bırakıldı. Kurtarılan balıkların havuza atıldığını duyan amatör balıkçılarda havuzlara ekmek atarak balıkların beslenmesine yardımcı oldu. Kuruyan kanal içinde solungaçlarına çamur dolan binlerce balığın da telef olduğu görüldü.</p>
<p><strong>&#8220;Balıkların hayatını kurtarmanın mutluluğu içindeyiz&#8221;</strong><br />
File yardımıyla balıkları yakalayarak ölmekten kurtaran emekli öğretmen Hüseyin Akkan, &#8220;Kuraklık nedeniyle kanallardaki suyun çekilmesiyle balıkların ölmek üzere olduğunu bir çiftçimiz bana iletti. Bildirilen yere ulaşım yoktu. Çünkü beş metre yüksekliğinde sık ve kalın kargılarla kaplıydı. Ayrıca büyük yılanların olduğu bir bölge. Kanalın derinliği iki metre yüksekliği sekiz metre. Kargıların içine 300 metre uzunluğundaki yolu bir saatte traktörümle aşabildim. 500 yavru balığı şu gördüğünüz beş metre derinliğindeki havuza attım. Haber verdiğim balıkçı arkadaşlarımla yaklaşıl dört bin yavru balığı geceleri taşıyarak, hayatlarını kurtarmanın mutluluğunu bizler de yaşıyoruz. Büyük balıklar maalesef yerinde ölmüşler, çamur yutan balıklardan bir kısmı da maalesef burada öldü&#8221; dedi.</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin tek, dünyanın 2. büyük doğal sodyum kaynağı ’Acıgöl’ kuruyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/acigol/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 09:57:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Acıgöl]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[sodyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=81877</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin tek, dünyanın ise ikinci en büyük temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzası olan Acıgöl, kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle can çekişiyor. 1970’li yıllardan bugüne 4 kat küçülen ve su seviyesi geçtiğimiz Mayıs ayına göre yarı yarıya azalan Acıgöl’de yaklaşık 1 kilometre çekilen sular ürkütücü bir manzara ortaya koyuyor. Türkiye’nin tek, dünyanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin tek, dünyanın ise ikinci en büyük temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzası olan Acıgöl, kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle can çekişiyor. 1970’li yıllardan bugüne 4 kat küçülen ve su seviyesi geçtiğimiz Mayıs ayına göre yarı yarıya azalan Acıgöl’de yaklaşık 1 kilometre çekilen sular ürkütücü bir manzara ortaya koyuyor.</p>
<h2>Türkiye’nin tek, dünyanın 2. büyük doğal sodyum kaynağı ’Acıgöl’ kuruyor</h2>
<p>Türkiye’de sodyum sülfatın yüzde 98’i doğal kaynaklardan, bu miktarın da yüzde 90’ı Denizli, Afyonkarahisar ve Burdur sınırlarında yer alan Acıgöl’den sağlanıyor. Temiz ve doğal sodyum potansiyeliyle dünyada 2’nci sırada yer alan Acıgöl, kapalı havza olmasıyla flamingo, angıt, kılıç, gaga, mahmuzlu kız kuşu gibi 200’e yakın kuş türünün yanı sıra endemik bitkiler ile hayvan türlerine yaşam alanı oluşturuyor. Tektonik kökenli bir oluşum olan Acıgöl’ün uydu fotoğrafları ise son yıllarda giderek etkisini artıran kuraklık ve bilinçsiz su kullanımının izlerini gözler önüne seriyor. Gölün 1970’li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanı, 2021 yılında 40 kilometrekarenin altına indi. Geçtiğimiz Mayıs ayına göre de su seviyesi yarı yarıya azal göl suların, kıyıdan yaklaşık 1 kilometre çekilmesiyle ciddi bir bölümünün de tamamen kuruduğu görülüyor.</p>
<p>Acıgöl’ün kıyısında kurulu olan Çardak’a bağlı Gemiş Mahallesi&#8217;nde yaşayan Cemil Yünesin, gölün hem çevre hem de sodyum üretimindeki istihdam bakımından kendileri için büyük ö nem taşıdığını söyledi. Göldeki su seviyesinin her geçen gün hızlı bir şekilde azaldığına işaret eden Yünesin, &#8220;3 ay önce geldiğimizde su ilerideydi. İki katı geri çekilmiş. Böyle giderse 3 ay sonra çanakta su kalmayacak. Acıgöl’ün bölgemiz için çok önemli. Burada fabrika var işçilerimiz çalışıyor. Burası kuruduğu zaman fabrika kapanır, işsizlik başlar. Flamingolar, deniz kuşları hep buradaydı, bak şu anda yok. Göçmen kuşları, flamingolar kalmadı. Su bulamıyorlar, doğal kaynak bitiyor. Kuşlar göç etti. 3 ay önce geldiğiniz de balıkları görmüştük. Şimdi balıklarda öldü, balıkta kalmadı” dedi.</p>
<p><strong>Kuruyan göl araba tutkunlarının mekanı oldu</strong><br />
Kuruyan göl sahasının araba ve atış tutkunlarının mekanı haline geldiğine işaret eden Hasan Durna ise, şunları söyledi:<br />
“Acıgöl’de su kalmayınca her yer kurudu. Göl, çöl havasına dönmüş durumda. Burası da drift tutkunlarının uğrak yeri oldu. Her yer lastik izi. Acıgöl bölgedeki üç il için büyük önem taşıyor. Yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapan doğal üreme sahası Acıgöl, Afyonkarahisar, Denizli ve Burdur illerinin arasında önemli bir kaynak oluşturuyor. Acıgöl’de gördüğünüz su miktarı bu kadar. Burası da kurursa Acıgöl tarih olacak, kuraklığa tamamen yenilmiş olacak&#8221;</p>
<p><strong>Gölde su seviyesi 1 metrenin altına indi</strong><br />
Yaklaşık 25 yıldır bölgede incelemeler yapan ve Acıgöl’de her yıl biraz daha belirginleşen ürkütücü manzarayı kayıt altına alan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, gölde ortalama su seviyesinin 1 metrenin altına kadar düştüğünü söyledi. Su hacim ve yüzeyinin yüzde 70’ten fazlasını kaybeden Acıgöl’ün Mayıs ayına göre daha kötü bir durumda olduğuna dikkat çeken Dr. Kesici, Ege Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise tektonik kökenli gölleri arasında 9’uncı sırada yer alan Acıgöl’ün 1970’li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanına sahip olduğunu hatırlattı. Dr. Erol Kesici, “Yıllardır devam eden aşırı su alımları nedeniyle geçtiğimiz Mayıs ayında bu alan 40 kilometrekareye kadar düşmüştü. Ağustos ayı başında yapılan gözlemlerde ise su seviyesinin Mayıs ayına göre yüzde 40 daha azaldığı gözlemlendi yani göl giderek kurumaktadır. Halbuki bölgenin çok önemli bir yaşam alanı olan ve biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir değer olan gölün çevresi ve içerisinde 500’den fazla bitki, 500’den fazla da hayvan türü belirlenmiştir. Aynı zamanda burası çok önemli bir su göç yoludur. Su seviyesinin azalmasıyla birlikte, gölde bilhassa su kuşları ve flamingoların tercih ettiği organizmaların tür ve sayısının giderek azalması, yine aynı şekilde bitkilerin azalması ile kuşların barınma ve çoğalma alanlarının kuruması sonucunda göçlerin için tercih edilen Acıgöl, kuşların için artık tercih edilmez bir hale gelmiştir. Daha önce 200’den fazla kuş türünün belirlendiği alanda bu sayı 100’ün altına düşmüş durumdadır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Göl kurursa hem ekonomi hem de doğa zarar görür”</strong><br />
Acıgöl’ün bulunduğu bölgenin ekonomisine de büyük katkı yaptığına işaret eden Dr. Kesici, şöyle konuştu:<br />
“Acıgöl, bölgenin ekonomisi açısından da çok önemlidir. Etrafındaki arazilerdeki tarımsal faaliyetler için büyük önem arz etmektedir. Dünyada sodyumsülfat kaynaklarının ham olarak üretildiği başlıca kaynaklardan birisi konumundadır. Gölün kuruması sonucu burada yaşamında, ekonominin de kuruyacağınız bilmemiz gerekiyor. Eğer göl kurursa dünyada ve Türkiye’de en önemli sodyum kaynağı olan sodyumsülfatın üretimi sekteye uğramış olacaktır. Su seviyesi 35 metreden 1 metrenin altına düşen ve yüzey alanı 30 kilometrekarenin altına inen Acıgöl’de biyolojik yaşam tamamen çökmüş vaziyettedir.”(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuraklık ve aşırı sıcak bal üretimini vurdu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kuraklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 09:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[bal üretim]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=81334</guid>

					<description><![CDATA[Denizli Arı Birliği Başkanı Nihat Çomak, yaşanan kuraklık ve aşırı sıcak hava nedeniyle doğada arıların bal yapacağı bitkilerin çok kısa sürede kuruduğunu bu yüzdende bal üretiminde yüzde 50 düşüş beklendiğini söyledi. Kuraklık ve aşırı sıcak bal üretimini vurdu Denizli’de yaşanan kuraklık, aşırı sıcak hava ve devam eden orman yangınları bal üretimini olumsuz etkiledi. Sıcak ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Arı Birliği Başkanı Nihat Çomak, yaşanan kuraklık ve aşırı sıcak hava nedeniyle doğada arıların bal yapacağı bitkilerin çok kısa sürede kuruduğunu bu yüzdende bal üretiminde yüzde 50 düşüş beklendiğini söyledi.</p>
<h2>Kuraklık ve aşırı sıcak bal üretimini vurdu</h2>
<p>Denizli’de yaşanan kuraklık, aşırı sıcak hava ve devam eden orman yangınları bal üretimini olumsuz etkiledi. Sıcak ve kuraklık nedeniyle doğada arıların bal yapacağı bitkilerin çok kısa sürede kuruduğu, çiçek balından umduğunu bulamayan arıcıların çam balı üretimi için gidecekleri Muğla bölgesindeki ormanlarda yanınca bal üretimi de olumsuz etkilendi. Geçen yıl 2 bin ton civarında bal üretimi yapılan Denizli’de bu yıl bal üretiminin yüzde 50 azalması bekleniyor.</p>
<p>Birliğe kayıtlı bin 200 üyeye ait 180 bin kovanda Denizli olarak Türkiye Bal üretiminin yüzde 2’sini karşıladıklarını ancak bu yıl bu rakamlara çıkmanın mümkün olmadığına dikkat çeken Denizli Arı Birliği Başkanı Nihat Çomak, ‘Yaşadığımız sıcaklık ve kuraklık tarım sektörünü olduğu kadar arıcılık sektörünü de olumsuz etkilemektedir. İlkbahar sezonunda yoğun esen rüzgârlar maalesef sıcaklığın daha hissedilmesine neden oldu. Birçok ürünce üretim düştü. Tabiatta arıların faydalandığı floran kaynaklarda olumsuz etkenlerden zararlı yönden etkilendi. İlimizde maalesef bu yıl istenen üretimi sağlama beklentimiz kalmadı. Arıcılarımız sonbahar mevsiminde üretim yapmak maksadıyla daha çok çam balı üretim alanına kovanlarını götürürken, bu yıl içerisinde yaşanan afetten dolayı üretimin olmayacağı düşüncesi içerisindeyim. Arıcılar istediği verimi alamadılar. Yaklaşık yüzde 50 üzerinde düşüş beklemekteyiz. İlimizde 2 bin ton civarı bal üretimi gerçekleştirilirken, bu rakamın 1ton altına düşmesi bekleniyor’ dedi. Başkan Çomak, bal üretimin artmasıyla birlikte sahte balın daha çok piyasaya çıktığını vurgulayarak, tüketicilerin kontrolden geçmiş etiketli balları tercih etmesi uyarısında bulundu.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer’den Gölmarmara Gölü’ne hayat verecek hamle</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/golmarmara/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2021 12:14:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Gölmarmara]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=81135</guid>

					<description><![CDATA[“Temiz Gediz, Temiz Körfez” sloganıyla çıktığı havza turunda Gölmarmara Sulak Alanı’nda vatandaşların kuraklık sorunlarını dinleyerek “Buna seyirci kalmayacağım” sözünü veren Ege Belediyeler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Gölmarmara Gölü’ne hayat vermek için ilk adımı attı. Başkan Soyer, Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürlüğüne yazı yazarak göle bu yıl içinde 1 milyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Temiz Gediz, Temiz Körfez” sloganıyla çıktığı havza turunda Gölmarmara Sulak Alanı’nda vatandaşların kuraklık sorunlarını dinleyerek “Buna seyirci kalmayacağım” sözünü veren Ege Belediyeler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Gölmarmara Gölü’ne hayat vermek için ilk adımı attı. Başkan Soyer, Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürlüğüne yazı yazarak göle bu yıl içinde 1 milyon metreküp su vermek için başvuru yaptı.</p>
<h2>Başkan Soyer’den Gölmarmara Gölü’ne hayat verecek hamle</h2>
<p>İzmir Körfezi’ne akan Gediz Nehri’ndeki kirlilik kaynaklarını tespit etmek için “Temiz Gediz Temiz Körfez” sloganıyla çıktığı 4 günlük havza gezisi sırasında Gölmarmara Gölü’nde incelemelerde bulunan ve yaşanan kuraklık karşısında büyük üzüntü duyduğunu belirten Ege Belediyeler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den göle hayat verecek hamle geldi. Başkan Soyer, acil olarak bu yıl içinde Gördes Barajı’ndan 1 milyon metreküp can suyu vererek gölün kurumasının önüne geçmek için DSİ 2. Bölge Müdürlüğüne yazı yazdı.</p>
<p><strong>&#8220;Gölü kurutmayacağız&#8221;</strong><br />
Havza gezisi sırasında göldeki kuraklıktan dolayı mağduriyet yaşayan köylülerle konuştuğunu hatırlatan Başkan Soyer, “Burası 110 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Göl kurumadan önce pek çok kişi geçimini buradan balıkçılıkla sağlıyordu. Gezimiz sırasında bu vatandaşlarımızla bir araya geldik, onların dertlerini dinledik. İzmir’e su veren Gördes Barajı’nın köye çok yakın olduğu halde buraya su verilmiyordu. Onlara ’İzmir’e döner dönmez bununla ilgili ne gerekiyorsa yapacağım. İçiniz rahat olsun. Buna seyirci kalmayacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen fedakarlığı yapacağız’ demiştim. Gediz’i kurtarmak için hazırladığımız 12 maddelik deklarasyonda Gölmarmara Gölü’nü kurtarmak için neler yapılabileceğini belirledik. İzmir’e su veren Gördes Barajı’nın köye çok yakın olmasına rağmen buraya su verilebileceğini tespit ettik. Her geçen gün gölün aleyhine işliyor. Hemen harekete geçerek göldeki doğal yaşamın korunması amacıyla Gördes Barajı’ndan göle su vermek istiyoruz. Bunun için DSİ’ye başvurarak izin talep ettik. Gölü kurutmamak için elimizden geleni yapacağız” dedi.</p>
<p><strong>1 milyon metreküp can suyu</strong><br />
Başkan Soyer, 30 Temmuz’da DSİ 2. Bölge Müdürlüğüne yazdığı yazıda şu görüşlere yer verdi:<br />
“İdaremiz Gördes Barajı’ndan İzmir kentine günde ortalama 170 bin metreküp su temin etmektedir. 29 Temmuz 2021 tarihi itibariyle Gördes Barajı’nda 28 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmaktadır. Bu haliyle barajdaki buharlaşmalar da dahil edilerek yapılan hesaplarda, İzmir kentinin Gördes Barajı’ndan en fazla 3 ay süre ile su alabileceği öngörülmektedir. Yaşanan küresel iklim değişikliği nedeni ile bu yıl Gölmarmara bölgesinde ciddi kuraklık yaşanmaktadır. Yöredeki doğal yaşamın korunması ve sürdürülmesi, endemik canlı türlerinin yaşamlarının devam etmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tarımsal su kullanımı hariç sadece Gölmarmara gölündeki doğal yaşamın korunması amacıyla göle bu yıl içinde toplamda 1 milyon metreküp can suyunun ivedilikle Gördes Barajı’ndan verilmesi hususunda gereğini rica ederim.”</p>
<p><strong>&#8220;Bu suya ihtiyacımız var&#8221;</strong><br />
Gediz Havzası Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma, Çevre ve Kalkınma Vakfı (GEMA) Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesinin Gördes Barajı’ndan vereceği suyun Gölmarmara’nın kurtarılması için çok önemli bir adım olacağını belirterek, “Son 3-4 yıldır göl kurudu. Balıkçılık faaliyetleri kalmadı. Yakında kuşlar da, hiçbir canlı kalmayacak. Su gelmezse hayat olmaz. Başkanımız Tunç Soyer’in bu girişimi bizi çok sevindirdi” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ellerinde dövizlerle karşılamışlardı</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Gediz Havzası turunda Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Üretim ve Değerlendirme Kooperatifi yetkililerinden bilgi almış, Salihli ilçesine bağlı Tekelioğlu Köyü sakinleriyle buluşmuştu. Göldeki kuraklıktan dolayı mağduriyet yaşadıklarını söyleyen köylüler, Başkan Soyer’i ellerinde “Su yoksa hayat yok, toprak yoksa su yok, ağaç yoksa toprak yok, su yoksa insan yok”, “Balıkların kaçacak başka yeri yok”, “Binlerce kuş ve balığın çığlığına ses verin” yazılı dövizlerle karşılamıştı.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haşhaş Susuz Kaldı, Verim 1 Tondan 250 Kiloya Düştü</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/hashas/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 10:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[haşhaş]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=78243</guid>

					<description><![CDATA[Denizli’nin Çameli ilçesinde haşhaş tarlalarında üreticilerin bazıları taşıma su imkanı bulurken, su bulamayan üreticiler ise kuraklık engeline takıldı. Üretici Barış Şentürk; “Tonaj ve kilo bakımından bu sene zayıf, kurak gittiğinden dolayı, kalitesi düşük iri değil bu yıl” dedi. Haşhaş Susuz Kaldı, Verim 1 Tondan 250 Kiloya Düştü Çameli ilçesi Kolak Mahallesinde geçim kaynaklarından birisi olan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’nin Çameli ilçesinde haşhaş tarlalarında üreticilerin bazıları taşıma su imkanı bulurken, su bulamayan üreticiler ise kuraklık engeline takıldı. Üretici Barış Şentürk; “Tonaj ve kilo bakımından bu sene zayıf, kurak gittiğinden dolayı, kalitesi düşük iri değil bu yıl” dedi.</p>
<h2>Haşhaş Susuz Kaldı, Verim 1 Tondan 250 Kiloya Düştü</h2>
<p>Çameli ilçesi Kolak Mahallesinde geçim kaynaklarından birisi olan haşhaşın yetiştirildiği tarlalarda bazı yerlerde taşıma su bulunurken diğer üreticiler ise kuraklık engeline takıldı. Hasada günler kala Denizli’de yağışların olması haşhaşları etkilemedi. Yaklaşık 10 gündür kuramaya bırakılan haşhaşlar önümüzdeki günlerde hasat edilecek. Doğu Akdeniz iklimine sahip Çameli ilçesinde haşhaşlarda yüksek rekolte beklenirken, ani hava değişikleri haşhaşlara engel oldu. Geçtiğimiz yıllarda haşhaşın kabuk fiyatının 4 ile 10 TL arasında değiştiği, toz haşhaşların ise kilogram fiyatlarının 20 &#8211; 25 arasında değiştiği öğrenildi. Bu yıl bir dönümden 1 ton beklenen haşhaşlardan 250 ile 300 kilo arasında verim alınması bekleniyor. Öte yandan, haşhaş tarlalarında yem yeşil ve beyaz çiçekleriyle olan güzel görünümünü bir anda kaybederek tarlanın yüzde 50&#8217;sinde haşhaşlarda kayıp yaşandığı görüldü.</p>
<p><strong>“Bu sene kuraklıktan dolayı biraz zayıf”</strong><br />
Barış Şentürk; “Ekim ayında ekildi, ilk tohumlar serpiliyor ondan üzerine tırmık ile işlem yapılıyor. Su imkanınız olursa sulanıyor. Sonrada büyüdükten sonra ot çapası yapılıyor. Gübre işlemi yapılıyor. Bu sene kuraklıktan dolayı biraz zayıf, şükür halimize. Bunun kabuğunu devlet alıyor, tozunu ise istediğiniz tüccara satabiliyorsunuz. Kabuğunu geçen yıl devlet 4 TL civarından almıştı. Bu sene bilmiyorum fiyat nasıl olur. Geçen yıl 20 ile 25 TL arasına kadar değişti toz hali. Haşhaş dikiminde devletin izni oluyor. Herkes ekemiyor bunu izinsiz olmuyor. Bu sene tabi biraz düşük, 1 ton çıkacak yerden 250, 300 kilo anca çıkar. Tonaj ve kilo bakımından bu sene zayıf, kurak gittiğinden dolayı. Kalitesi düşük iri değil bu yıl” dedi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuk&#8217;ta Anlamlı Buluşma</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/selcukta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2021 10:09:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SELÇUK]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=77865</guid>

					<description><![CDATA[Efes Tarlası Yaşam Köyünde, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü sebebiyle &#8220;İklim Krizi ve Kuraklık.. Selçuk’ta tarım ve yaşam nasıl etkilenecek?&#8221; konulu bir söyleşi düzenlendi. Selçuk&#8217;ta Anlamlı Buluşma Selçuk ilçesi, &#8220;İklim Krizi ve Kuraklık.. Selçuk’ta tarım ve yaşam nasıl etkilenecek?&#8221; konulu programa ev sahipliği yaptı. Söyleşi öncesinde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Filiz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Tarlası Yaşam Köyünde, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü sebebiyle &#8220;İklim Krizi ve Kuraklık.. Selçuk’ta tarım ve yaşam nasıl etkilenecek?&#8221; konulu bir söyleşi düzenlendi.</p>
<h2>Selçuk&#8217;ta Anlamlı Buluşma</h2>
<p>Selçuk ilçesi, &#8220;İklim Krizi ve Kuraklık.. Selçuk’ta tarım ve yaşam nasıl etkilenecek?&#8221; konulu programa ev sahipliği yaptı. Söyleşi öncesinde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, uzun yıllardır bilim insanlarının dünyaya çağrıda bulunduğunu belirterek, &#8220;Sanıyorum ki biz yurttaşlar olarak son yıllarda mevsimlerin karakterindeki değişkenlik ve yağışların azalması ile durumun ciddiyetini fark ettik. İşte bu yüzden doğru bir bilgilendirmeye sahip olmamız gerektiğini düşündük&#8221; dedi.</p>
<p>Söyleşinin ilk konuşmacısı olan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı E. Helil İnay Kınay, Efes Tarlası Yaşam Köyü ile ilgili olarak, &#8220;Kaybettiklerimizi, değerlerimizi ortaya koymak adına Efes Tarlası Yaşam Köyü çok özel bir çalışma. Gelişerek devam etmesini diliyoruz&#8221; diye aktardı.</p>
<p>Kınay, &#8220;Bizlerin bireysel çabalarının yanı sıra; tarım, turizm, şehirleşme ve sanayi politikalarının kamu yararı kapsamında belirlenmesine insan için, doğa için, toplum için bu politikaları gerçekleştiren bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Bunlar olmadığı sürece iklim krizinin etkilerini çok da ağır süreçlerle yaşayacağız. Ekolojiyi ekonomiye kurban etmeyen bir sistemin doğması yönünde de anayasanın bizlere verdiği sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı çerçevesinde, çevreyi koruyarak, elimizdeki zenginliklere sahip çıkarak, onları büyüterek bir toplumsal yapı oluşturulması için çabaları büyütmek gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla bugün bu söyleşi de bu çabaların bir örneğidir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Pandemi sağlıklı gıdaya ulaşmanın önemini daha çok arttırdı&#8221;</strong><br />
Küresel iklim krizi ve kuraklık karşısında nasıl direnç geliştirileceği üzerinde duran TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Zerrin Çelik, Selçuk’un tarımsal potansiyeli sebebiyle iklim krizi ve kuraklık konusunda hareket geçmesinin önemine değinerek, &#8220;Selçuk’un büyük bir tarımsal zenginliği var. Tarım alanlarının yüzde 87 meyve, yüzde 7’si tarla bitkileri, yüzde 3’ü sebze. Bu rakamlar bize kuraklıkla ilgili yapmamız gereken çok şey olduğunu gösteriyor. Tarım alanlarımızı kaybetmememiz gerekiyor. Gübre kullanımında suyu tutacak ve toprağın yapısına zarar vermeyecek kompost gübrelerin kullanılması çok önemli; ayrıca Selçuk’ta da sürdürebilir enerji kaynaklarının nerede kurulacağını, tarımı ve çiftçiyi nasıl etkileyeceğini düşünmeliyiz. Artık bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Doğal olanı ve insana zarar vermeyecek olanı hem üretici olarak, hem de tüketici talep etmemiz gerekiyor. Bugün dünyada agroekolojik tarım konusunda önemli uygulamalar var; yani eskiden dedelerimizin, ninelerimizin kullandığı tarım yöntemlerini bugün iklim değişikliğine karşı dünyada büyük şirketler savunuyor. Bizim yerelde kendi değişikliğimizi başlatmamız gerekiyor; çünkü sağlıklı gıda hepimizin hakkı. Pandemi sağlıklı gıdaya ulaşmanın önemini daha çok arttırdı&#8221; diye aktardı.</p>
<p>Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde yetişkinlere yönelik düzenlenen ilk söyleşi, katılımcıların iklim krizi ve kuraklıkla ilgili uzmanlara sorduğu sorularla devam etti.<br />
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zerrin Çelik ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı E. Helil İnay Kınay’ın konuşmacı olduğu söyleşide Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Tevfik Türk, üreticiler, ziraat mühendisleri, CHP İlçe Örgütü, Selçuk Belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arıcılık Sektörünü Kuraklık Vurdu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/aricilik-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 08:25:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[arıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=77426</guid>

					<description><![CDATA[Bilinçli vatandaşlar tarafından arı konusunda hassasiyet gösterilmesine karşın arıcılık sektöründe bazı sıkıntıların olduğunu belirten İzmirli arı yetiştiricisi Ahmet Çelikkol, &#8220;Tarımsal ilaçlar, arı hastalıkları ve kurak geçen yıldan dolayı sağım yapılamıyor. Arılar kuraklıktan dolayı oğul bile vermiyor. Böyle giderse arı nesli yok olmakla karşı karşıya kalır&#8221; dedi. Arıcılık Sektörünü Kuraklık Vurdu İzmir Foça’nın Kozbeyli köyünde 5 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinçli vatandaşlar tarafından arı konusunda hassasiyet gösterilmesine karşın arıcılık sektöründe bazı sıkıntıların olduğunu belirten İzmirli arı yetiştiricisi Ahmet Çelikkol, &#8220;Tarımsal ilaçlar, arı hastalıkları ve kurak geçen yıldan dolayı sağım yapılamıyor. Arılar kuraklıktan dolayı oğul bile vermiyor. Böyle giderse arı nesli yok olmakla karşı karşıya kalır&#8221; dedi.</p>
<h2>Arıcılık Sektörünü Kuraklık Vurdu</h2>
<p>İzmir Foça’nın Kozbeyli köyünde 5 yıldır arıcılık yapan Ahmet Çelikkol, son 2 yıldır kuraklıklardan dolayı sıkıntılı günler geçirdiklerini söyledi. Çelikkol, &#8220;Kuraklığın yanında bilinçsizce zirai ilaç kullanımından dolayı arı neslinin süratli bir şekilde yok olmasına doğru giden bir süreç var. Bu sürecin önüne bir şekilde geçip ’dur’ dememiz lazım. Arısız bir dünya mümkün değil. Her şey arıya ve arının ekolojik sistemine bağlı&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Arı olmazsa dünya olmaz, arı olmazsa insan olmaz&#8221;</strong><br />
Geçen sene arılarının zirai ilaçlamaya maruz kaldığını ifade eden Çelikkol, “Komşu köyden arılarımızı ovaya getirdik fakat arılarımın zirai ilaçlamaya maruz kaldığını fark edip son anda yok olmaktan kurtardık. Arı olmazsa dünya olmaz, arı olmazsa insan olmaz. Zirai ilaçlamanın akşam üzeri arılar kovanlarına girdikten sonra yapılması büyük ölçüde arı neslini koruyacaktır. Çiftçimizin bilinçli olması ve zirai ilaçları nerede, ne zaman ve hangi saatlerde kullanılması konusunda bilinçli şekilde hareket etmesi hepimizi kalkındıracaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçiyi Kuraklıktan Sonra Dolu Vurdu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ciftciyi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2021 11:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MUĞLA]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=76419</guid>

					<description><![CDATA[Muğla’nın Menteşe ilçesi kırsal Esençay Mahallesinde dolu yağışı ürünlerde zarara yol açtı. Çiftçiyi Kuraklıktan Sonra Dolu Vurdu Dün öğle saatlerinde sağanak yağış sonrası başlayan dolu yağışı başka hububat, üzüm, zeytin gibi ürünlerde verim kaybına neden oldu. Zeytin ve üzümlerin çiçek döneminde başlayan dolu yağışı çiçeklerin dallarından dökülmesine neden oldu. Dolu yağışı sonrası bölgeye giden Menteşe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın Menteşe ilçesi kırsal Esençay Mahallesinde <a href="https://www.egedeizmir.com/?s=dolu+ya%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1">dolu yağışı</a> ürünlerde zarara yol açtı.</p>
<h2>Çiftçiyi Kuraklıktan Sonra Dolu Vurdu</h2>
<p>Dün öğle saatlerinde sağanak yağış sonrası başlayan dolu yağışı başka hububat, üzüm, zeytin gibi ürünlerde verim kaybına neden oldu. Zeytin ve üzümlerin çiçek döneminde başlayan dolu yağışı çiçeklerin dallarından dökülmesine neden oldu.<br />
Dolu yağışı sonrası bölgeye giden Menteşe Ziraat Odası Başkanı Mehmet Baştuğ, kuraklıktan sonra çiftçiye dolu da etkilediğini belirtti. Baştuğ, “Muğla kurak bir sezon geçirdi. Beklenen yağış olmadığı gibi dün Esençay Mahallemizde sağanak yağış sonrası başlayan dolu yağışı ürünlerde yüzde 80’e varan hasara neden oldu. Özellikle zeytin ve üzümün çiçeklenme döneminde dolu yağışı çiçekleri dallarından dökülmesine neden oldu. Muğla, son bir yıllık Türkiye’deki kurak illerden birisi olması nedeniyle dolu yağışı da çiftçimizin belini büktü” dedi.(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın 2. Büyük Doğal Sodyum Kaynağı &#8216;Acıgöl&#8217; Can Çekişiyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dogal-sodyum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 May 2021 16:12:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Acıgöl]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=75310</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin tek, dünyanın ise ikinci en büyük temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzası olan Acıgöl, kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle can çekişiyor. 1970’li yıllardan bu güne 4 kat küçülen Acıgöl’de 500 metre çekilen su ürkütücü bir manzara ortaya koyuyor. Dünyanın 2. Büyük Doğal Sodyum Kaynağı &#8216;Acıgöl&#8217; Can Çekişiyor Türkiye&#8217;de sodyum sülfatın yüzde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin tek, dünyanın ise ikinci en büyük temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzası olan Acıgöl, kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle can çekişiyor. 1970’li yıllardan bu güne 4 kat küçülen Acıgöl’de 500 metre çekilen su ürkütücü bir manzara ortaya koyuyor.</p>
<h2>Dünyanın 2. Büyük Doğal Sodyum Kaynağı &#8216;Acıgöl&#8217; Can Çekişiyor</h2>
<p>Türkiye&#8217;de sodyum sülfatın yüzde 98’i doğal kaynaklardan, bu miktarın da yüzde 90’ı Denizli, Afyonkarahisar ve Burdur sınırlarında yer alan Acıgölden sağlanıyor. Temiz ve doğal sodyum potansiyeliyle dünyada 2’inci sırada yer alan Acıgöl, kapalı havza olmasıyla flamingo, angıt, kılıç, gaga, mahmuzlu kız kuşu gibi 200&#8217;e yakın kuş türünün yanı sıra endemik bitkiler ile hayvan türlerine yaşam alanı oluşturuyor.</p>
<p>Tektonik kökenli bir oluşum olan Acıgöl&#8217;ün uydu fotoğrafları ise son yıllarda giderek etkisini artıran kuraklık ve bilinçsiz su kullanımının izlerini gözler önüne seriyor. 1970&#8217;li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanı, 2021 yılında 40 kilometrekarenin altına inen gölün, suların kıyıdan yaklaşık 500 metre çekilmesiyle ciddi bir bölümünün de tamamen kuruduğu görülüyor.</p>
<p>Yaklaşık 25 yıldır bölgede incelemeler yapan ve Acıgöl’de her yıl biraz daha belirginleşen ürkütücü manzarayı kayıt altına alan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, gölde ortalama su seviyesinin 1 metrenin altına kadar düştüğünü söyledi. Su hacim ve yüzeyinin yüzde 70&#8217;ten fazlasını kaybeden Acıgöl&#8217;ün Mayıs ayında çok daha iyi durumda olması gerektiğine dikkat çeken Dr. Kesici, bunun aksine gölün çok şiddetli kuraklık ve kuruma periyodu içinde olduğuna vurgu yaptı.</p>
<p>Acıgöl’ün bölge için hem çevre hem de ekonomik anlamda büyük önem taşıdığının altını çizen Dr. Erol Kesici, “Acıgöl gibi doğal göllerimizden hem ekolojik hem de ekonomik olarak yararlanmaya devam edeceğiz. Bu yararlanmada ekolojik ayak izimizin ekonomik ayak izinden daha fazla olması gerekir. Eğer bir gölü korursak, göl tarımsal, sanayi ve diğer alanlarda bizlere daha çok yarar sağlamaya devam eder. Bu yüzden mutlaka gölün su bütçesini korumalıyız. Elde edilen sonuçlara göre göldeki su dengesi ve dinamikleri tanımlanmalı, göldeki üretim, tarımsal sulama ve diğer faaliyetler gölün su dengesi gözetilerek yürütülmelidir. Acıgöl, sodyum fosfat üretiminde dünyada 2’inci, Türkiye’de ise 1’inci sırada yer alıyor. Biz üretimde gölün su bütçesini dikkate alarak planlamalar yaparsak, Acıgöl bu zengin rezervi ile ekonomik olarak hem bize hem de gelecek nesillere hizmet etmeye devam edecektir. Göllerin ekolojisi ve ekonomisi mutlak suretle korunmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Acıgöl’ün kurumasında birçok faktör etkili oldu”</strong><br />
Acıgöl’deki içler acısı tablonun yıllar geçtikte etkisini daha da artırdığına dikkat çeken Dr. Erol Kesici, şöyle konuştu:<br />
“Acıgöl’ün kurumasındaki temel etmenlerin başında, gölden aşırı şekilde su alımları gelmektedir. 1970’li yıllarda 160 kilometrekare olan yüzey alanı, 2021 yılında 40 kilometrekarelere kadar düşmüş vaziyettedir. Gölden çok aşırı bir şekilde su alınmaktadır. Su alımının yanı sıra yaşanan kuraklık, gölü besleyen dere ve çayların üzerine yapılan göletler, göl çevresinde bulunan aşırı şekildeki pompaj kuyular, bölgede sulama anlamında vahşi tarımın yapılması ve salma sulama yerine damlama sulamaya geçilmemesi gibi faaliyetler Acıgöl’ün kurumasına neden olmaktadır. Elbette sodyum fosfat üretiminin de bu konuda etkileri bulunmaktadır ama tek başına sodyum fosfat üretiminde kullanılan veya buharlaştırılan suyun esas neden değildir. Asıl sebep göldeki su bütçesinin yıllara göre korunamamasıdır, yağışların giderek azalmasıdır. Sonuç olarak ortaya çıkan bu tablonun asıl nedeni göldeki su bütçesinin dengelenemeyişidir”</p>
<p><strong>Sulama konusunda ciddi önlemler alınıyor</strong><br />
Acıgöl’de yaşanan su sıkıntısı nedeniyle bu yıl ekstra önlemler aldığına dikkat çeken Gemiş Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Başdağ da, “Geçmiş yıllarda çok kar ve yağmur yağıyordu. Suyumuz kara ve yağmura bağlı olduğu için kaynaklarımız olmadı. Yaklaşık 10 bin dönümlük alanı biz 3 pompayla suluyoruz. Dengeli kullanmadıktan sonra iş kötü ve kuralık malum. Suyumuzu yok denecek kadar az. Bunu için üreticilerimize anons yaptım bugün. Herkes ihtiyacı kadar ekinini eksin ve suyun yetmeyeceğini söyledim. Sağ olsunlar arkadaşalar uydu. İnşallah bu sene kimseyi susuz bırakmadan mevcut su ile işimizi göreceğiz. Önceki yıllarda buralar komple su doluyordu. Son iki ve üç senedir su kaynaklarımız kısıtlı. Mayıs ayında böyle bu ve Haziran Temmuz aylarında burası tek pompa ile çalışıyor” şeklinde konuştu.<br />
Bir zamanlar suyla dolu olan anlarda artık araç ve insanların rahatlıkla hareket edebildiğinin altını çizen Cemil Yönesin ise, “İşte gölümüzün hali ve çiftçimizin durumu kötü. Ne yonca sulayabiliyor, hiçbir şey ekemiyorlar. Kaynaklar zaman içerisinde kuruyup gitti. Bunun 10 sene öncesi buralar suydu” diyerek yaşanılan çevre sorununa vurgu yaptı.(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İZSU’dan kuraklığa karşı geri kazanım hamlesi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kurakliga-karsi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2021 07:09:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AJANS HABERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İZSU]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=67607</guid>

					<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğünün, atık su arıtma tesislerinden çıkan suyu tarımda değerlendirmek üzere başlattığı yatırımların ilki Bayındır Hasköy’de hayata geçiriliyor. Bayındır Hasköy Atıksu Arıtma Tesisi Geri Kazanım Ünitesi ile arıtılmış sular, sulama kooperatifi aracılığıyla çiftçilere verilecek. Toplam 9 tesiste kurulacak üniteler sayesinde yılda yaklaşık 36 milyon metreküp suyun geri kazanılması hedefleniyor. İZSU’dan kuraklığa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğünün, atık su arıtma tesislerinden çıkan suyu tarımda değerlendirmek üzere başlattığı yatırımların ilki Bayındır Hasköy’de hayata geçiriliyor. Bayındır Hasköy Atıksu Arıtma Tesisi Geri Kazanım Ünitesi ile arıtılmış sular, sulama kooperatifi aracılığıyla çiftçilere verilecek. Toplam 9 tesiste kurulacak üniteler sayesinde yılda yaklaşık 36 milyon metreküp suyun geri kazanılması hedefleniyor.</p>
<h2>İZSU’dan kuraklığa karşı geri kazanım hamlesi</h2>
<p>Atıksu arıtma tesislerinden çıkan suyu tarımda, uygun sanayi dallarında ve kentsel yeşil alanların sulanmasında kullanmak amacıyla atık su geri kazanım sistemleri kurma çalışmalarını sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, 9 atıksu arıtma tesisinde kurulması planlanan geri kazanım üniteleri ile yıllık 36 milyon metreküp atık suyun yeniden değerlendirilmesini sağlayacak. İZSU Genel Müdürlüğü, bu kapsamdaki yatırımlarından ilkini tarımsal üretimin önem kazandığı Bayındır&#8217;da sürdürüyor. Hasköy Mahallesinde bulunan Atıksu Arıtma Tesisinde geri kazanım ünitesi kurma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, tesiste arıtılan sular tarımda kullanılabilecek bir nitelik kazanacak. Geri kazanılmış sular tarımda kullanılmak üzere sulama kooperatifi aracılığıyla çiftçilere verilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de Küçük Menderes havzasındaki temasları sırasında tesisi ziyaret ederek incelemelerde bulunmuş, proje hakkında İZSU Genel Müdürü Aysel Özkan’dan bilgi almıştı.</p>
<p><strong>A sınıfı su elde edilecek</strong><br />
İZSU Hasköy Atık Su Arıtma Tesisi Sorumlusu Çevre Mühendisi Şermin Gür, tesiste biyolojik ve fiziksel arıtma yapıldığını belirterek, “Geri kazanım tesisi ile çıkan suyumuzu çevredeki tarım arazilerine geri kazandırmayı planlıyoruz. A sınıfı su kalitesinde bir tarımsal amaçlı su kullanımı söz konusu olacak” diye konuştu. İZSU Genel Müdürlüğü; Menemen, Menderes Havza, Ödemiş, Bergama, Bayındır, Tire, Menemen Türkelli, Foça Gerenköy atık su arıtma tesislerinde de tarım kesimine hizmet verecek şekilde geri kazanım üniteleri kuracak.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div id="haberAlani">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barajlardaki doluluk oranları azalıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/barajlardaki-doluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2020 08:56:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[baraj]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[su tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=64361</guid>

					<description><![CDATA[Korona virüsü salgını süreci insanların su tüketimini artırırken, yaz aylarında yağış miktarının da az olması nedeniyle barajlardaki doluluk oranı düşmeye devam ediyor. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurdan Yıldırım, vatandaşların suyu verimli kullanmasının özellikle bu dönemde daha da önemli olduğunu belirterek, alınan küçük önlemlerle su tüketimimizi azaltabileceğini söyledi. Su Tüketimi Artarken Barajlardaki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korona virüsü salgını süreci insanların su tüketimini artırırken, yaz aylarında yağış miktarının da az olması nedeniyle barajlardaki doluluk oranı düşmeye devam ediyor. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurdan Yıldırım, vatandaşların suyu verimli kullanmasının özellikle bu dönemde daha da önemli olduğunu belirterek, alınan küçük önlemlerle su tüketimimizi azaltabileceğini söyledi.</p>
<h2>Su Tüketimi Artarken Barajlardaki Doluluk Oranları Azalıyor</h2>
<p>Türkiye’nin 3 büyük ilindeki baraj doluluk oranları azalmaya devam ediyor. 28 Eylül tarihli İSKİ verilerine göre, baraj dolulukları İstanbul’da son 5 yılın en düşük seviyesine gerileyerek yüzde 37,93’e inerken, geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 49,73’tü. Ankara’da ASKİ’nin 28 Eylül verilerine göre, baraj doluluk oranları yüzde 27,75 olarak gerçekleşti. İzmir’de ise İZSU’nun 28 Eylül verilerine göre, şehrin büyük bölümüne su sağlayan Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı geçen yıl yüzde 69,3’ken bu yıl yüzde 41,65’e geriledi. Salgın döneminde evde kalan insan sayısının ve hijyen farkındalığının arttığını, bunun da su tüketiminin artmasına yol açtığına dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurdan Yıldırım, azalan yağış miktarıyla birlikte barajların doluluk oranlarının düştüğünü ifade etti.</p>
<p>Doç. Dr. Nurdan Yıldırım, özellikle salgının sürdüğü bu dönemde su sıkıntısı yaşamamak için vatandaşların suyu tasarruflu ve verimli kullanmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;Duş alarak 40-60 litre su tüketirken banyo yaparak 120-150 litre su harcarız&#8221;</strong><br />
Nurdan Yıldırım, muslukların fazladan açık kaldığı her saniye ve ihtiyaç fazlası tüketimin barajlardaki su seviyesinin biraz daha düşmesine yol açtığını belirterek, su tasarrufu noktasında şu önerilerde bulundu:</p>
<p>&#8220;Banyo ve tuvalette tüketilen su miktarı evde tüketilen suyun yüzde 70’ini oluşturmakta. Küvette yıkanmak yerine duş almalıyız. Banyo yapmak yerine duş almak yüzde 30’a yakın enerji tasarrufu demektir. Duş alarak 40-60 litre su tüketirken banyo yaparak 120-150 litre su harcarız. Duş alma sürenizi 1 dakika kısalttığınız takdirde 9 litre su tasarrufu sağlarız. Saniyede bir damla su sızdıran musluğumuzdan yılda 3 bin 500 litre su boşa akar. Benzer şekilde su sızdıran tuvalet rezervuarlarındaki bir kaçak, günde 700 litreye kadar suyun boşa akması demektir. Eğer böyle bir durum varsa hemen sorunu gidermeliyiz. Sifonu gereksiz yere çekmemeliyiz. Tuvalet rezervuarının su depolama kapasitesini düşürerek su tüketimini yüzde 20’ye kadar azaltabiliriz. Ellerimizi yıkarken, dişlerimizi fırçalarken, tıraş olurken ya da saçımızı şampuanlarken musluğu kapalı tutarak 15-35 litre suyu israf etmemiş oluruz. Ayarlanabilir su başlıklarıyla daha az enerji ve su tüketimi sağlayabiliriz. Bu başlıklar sayesinde dakikada 25-30 litre su yerine, 9-12 litre su tüketiriz. Böylece 5-6 dakikalık bir banyo esnasında 50-100 litre sıcak sudan tasarruf etmiş oluruz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bulaşık ve çamaşır makinelerini tam kapasite doldurarak çalıştırmalıyız&#8221;</strong></p>
<p>Nurdan Yıldırım, önerilerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Evde tükettiğimiz toplam suyun yüzde 10’unu mutfakta harcıyoruz. Bulaşık ve çamaşır makinelerini tam kapasite doldurarak çalıştırmalıyız. Bulaşıkları elde değil, bulaşık makinesinde yıkamalıyız. Kirli kaplarımızın kirlerini, elde ya da bulaşık makinesinde yıkamadan önce su dolu leğende gevşetebiliriz. Kirli kapları akar musluk suyu ile yıkamak yerine leğen içinde su ve deterjan yardımı ile yıkamalıyız. Böylece günde 30-60 litre su tasarruf etmiş oluruz. Normal musluklarla dakikada 8-27 litre su tüketilirken düşük akımlı musluklarla su tüketimi yarı yarıya düşürülebiliriz. Sebze ve meyve yıkadığımız suyla çiçek sulayabilir, temizlik yapabiliriz. Yaz mevsimi ile birlikte kapı önü, balkon, teras gibi yerleri yıkarken hortumla su tutmak yerine kova ve süpürge kullanalım. Otomobilimizi de aynı şekilde silerek ya da kova ve sünger kullanarak temizleyebiliriz. Bahçe sulamak için buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih ederek tasarruf sağlayabiliriz.&#8221;(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
