<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köşe yazısı Oku &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/kose-yazisi-oku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jun 2018 15:24:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>“Çocuklarda Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/hiperaktivite-bozuklugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 15:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu’nun köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=19519</guid>

					<description><![CDATA[Çağrı Çobanoğlu&#8217;nun “Çocuklarda Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu&#8221; isimli köşe yazısı; “Dikkat eksikliği nedir?” sorusunun bilimsel karşılığını bilmeden “çocuğumda dikkat eksikliği var” diyen ailelere rastlıyor olmak üzücü. Çocuğunuz için veya kendiniz için tahmin üzerine “hiperaktif” teşhisi koymak doğru değildir! Çocuklarda öğrenme güçlüğüne sebep olan, çeşitli problemleri beraberinde getiren dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) hakkında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağrı Çobanoğlu&#8217;nun “Çocuklarda Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu&#8221; isimli <a href="https://www.egedeizmir.com/">köşe yazısı</a>;</p>
<p>“Dikkat eksikliği nedir?” sorusunun bilimsel karşılığını bilmeden “çocuğumda dikkat eksikliği var” diyen ailelere rastlıyor olmak üzücü. Çocuğunuz için veya kendiniz için tahmin üzerine “hiperaktif” teşhisi koymak doğru değildir! Çocuklarda öğrenme güçlüğüne sebep olan, çeşitli problemleri beraberinde getiren dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) hakkında güncel, sade ve oldukça bilgilendirici bilgiler aşağıdaki gibidir;</p>
<p><strong>DEHB(DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU)</strong><br />
<strong>NEDİR?</strong></p>
<p>Aşırı hareketlilik, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, dürtüsellik (impulsivite) şeklinde açığa çıkan psikiyatrik sorunlardan biridir. DEHB, kişiyi ömür boyu takip edebilecek bir hastalık olduğu gibi çocuklarda daha sık gözlemlenir ve yaş ilerledikçe -genellikle- belirtilerini kaybeder. Çocuk yaşlarda başlayan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocuğun ömür boyu yaşam kalitesini etkileyebilecek güçte bir problemdir ve muhakkak teşhis/tedavi edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG)&#8217;nün biralt tipidir. ÖÖG olarak bilinen 3 ana güçlük; disleksi,diskalkuli vedisrafi genellikle dikkat eksikliği ile birlikte gözlemlenir.</p>
<p><strong>DEHB BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar bazı davranışlarıyla gözetmenlere ipucu verirler. Örnek: çocuğunuzun sizi dinliyormuş gibi görünüp aslında dinlemediğini, sürekli başka hayallere daldığını gözlemliyor olmak dikkat eksikliği belirtilerinden biri olabilir. Bir oyunu veya faaliyeti tamamlamadan diğerine geçmek ve bunu sürekli tekrarlıyor olmak da dikkat eksikliği belirtileri arasında yer alır.</p>
<p>DEHB bazen de aşırı hareketlilik şeklinde kendini gösterir. Bu yüzden dikkat eksikliği belirtileriyle, hiperaktivite belirtilerini ayrı ayrı incelemekte fayda vardır.</p>
<p>DEHB belirtileri;</p>
<ul>
<li>Dış seslerden veya önemsiz faktörlerden etkilenip asıl meşgul olunan işten<br />
kopmak</li>
<li>Sık sık hata yapmak ve dalgınlık şeklinde gözlemlenen sakarlıklar yapmak</li>
<li>Konsantrasyon gerektiren oyun veya aktivitelerde başarısız olmak</li>
<li>Oyun ve işler arasında hızlı geçişler yapmak; biri bitmeden diğerine<br />
atlamak</li>
<li>Sohbet esnasında başka şeyler hayal edip karşıdakini adeta duymamak,<br />
anlatılanları akılda tutamamak</li>
<li>Unutkanlık</li>
<li>Görev ve sorumlulukları sürekli ertelemek</li>
</ul>
<p>Şeklinde görülen davranışlar dikkat eksikliği belirtileri olarak değerlendirilebilir.</p>
<p><strong>HİPERAKTİVİTE BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Hiperaktif Nedir:</p>
<p>Aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik gibi öğrenmeyi etkileyecek güçte sorunlar yaşayan çocuklara hiperaktif denir.</p>
<ul>
<li>Aşırı hareketlilik, oturduğu yerde duramama.</li>
<li>Aşırı konuşma</li>
<li>Mobilyalara veya tırmanma amacı taşımayan nesnelere tırmanma</li>
<li>Bir odanın içinde dahi olsa dolaşmaya çıkma, tabiri caizse amaçsız volta atma</li>
</ul>
<p>Şeklinde görülen davranışlar hiperaktivite belirtileri olarak değerlendirilebilir.</p>
<p><strong>DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU</strong><br />
<strong>NASIL GİDERİLİR ?</strong></p>
<p>DEHB % 80-90 oranlarında tedavi edilebilir bir bozukluktur.DEHB’nun tedavisinde sık olarak kullanılan yöntemler ilaç tedavisi, bireysel eğitim, anne-baba eğitimi, aile tedavisi ve grup tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin kullanılacağının kararı kişinin bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Bugüne kadar yapılmış olan bilimsel çalışmalar, ilaç tedavisinin en etkin tedavi biçimi olduğunu göstermektedir. İlaç tedavisine, diğer tedavi biçimlerinden uygun olanlarının eklenmesiyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır.</p>
<p>Ege&#8217;de İzmir Haber</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağrı Çobanoğlu&#8217;nun “Oruç ve Psikoloji&#8221; İsimli Köşe Yazısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/oruc-ve-psikoloji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 15:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu’nun köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=19516</guid>

					<description><![CDATA[Çağrı Çobanoğlu &#8216;nun “Oruç ve Psikoloji&#8221; isimli köşe yazısı; Oruç tutmak, dini vecibeleri yerine getirmenin vermiş olduğu huzur ve tatmin duygusu açısından önemlidir. Bu olumlu etki sadece oruçla sınırlı değildir. Dinin, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisi bilinmekte ve tüm dünyaca kabul edilmektedir. Çağrı Çobanoğlu&#8217;nun “Oruç ve Psikoloji&#8221; İsimli Köşe Yazısı Özellikle yaz aylarında daha zahmetli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Çağrı Çobanoğlu</a> &#8216;nun “Oruç ve Psikoloji&#8221; isimli köşe yazısı;</p>
<p>Oruç tutmak, dini vecibeleri yerine getirmenin vermiş olduğu huzur ve tatmin duygusu açısından önemlidir. Bu olumlu etki sadece oruçla sınırlı değildir. Dinin, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisi bilinmekte ve tüm dünyaca kabul edilmektedir.</p>
<h2>Çağrı Çobanoğlu&#8217;nun “Oruç ve Psikoloji&#8221; İsimli Köşe Yazısı</h2>
<p>Özellikle yaz aylarında daha zahmetli olan oruç ibadeti, kişide zevklerini ve ihtiyaçlarını ertelemesi nedeniyle, Allah’a yakınlık duygusu doğurur ve kişi, emri yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşar. Kişi, kendini diğer ibadetler açısından eleştiriyorsa bu emri yerine getirmiş olma nedeniyle umutlanır ve kendine çekidüzen vermek için adım atar.</p>
<p>Allah’a yakın olmanın verdiği güven, kişide kaygıyı da azaltır. Oruç, toplumda kendisi gibi diğer insanların da aynı sıkıntılara katlanıp, umutla karşılığını beklemesi nedeniyle, toplumsal olarak da birleştirici role sahiptir.</p>
<p>Oruç ve psikoloji arasındaki olumlu etkileri 8 başlık altında toplarsak;</p>
<p><strong>1.OTUZ GÜN FAKTÖRÜ:</strong><br />
Ramazan ayı yeni alışkanlıkların kazanılmasında oldukça ideal bir süreyi kapsar. Öfke problemi, dürtüsel davranış, yeme bozuklukları, sosyal iletişim problemi gibi bir çok psiko-sosyal problemin yerini olumlu davranış kalıpları alabilir.</p>
<p><strong>2.ŞÜKRETTİKÇE DEPRESYON AZALIR:</strong><br />
Şükür, her nimetin Allah’tan geldiğini bilip dil ile de hamd etmektir. Şükür kalplerimiz için olması gereken bir egzersiz niteliğindedir. Şükrettikçe olumlu duygular gelişir. Sahip olduklarının farkında olan bir kişi için sahip olmadıkları ruhsal açıdan olumsuz olumsuz olmayacaktır.</p>
<p><strong>3.EMPATİ KURDUKÇA SOSYAL BECERİLER GELİŞİR:</strong><br />
Empati,karşıdaki kişinin duygu ve algı durumunu anlayabilmektir. Düşünce ve duygulardaki algı anlayışının gelişmesi, kendi bakış açısını izole ederek, tamamen karşıdaki kişi gibi düşünebilme yetisidir.Beslenme ihtiyaçlarını istediği zaman karşılayamayan aç ve susuz canlılarla empati kurabilen birey, çevresiyle ilişkilerini olumlu yönde geliştirebilir. Paylaşımcı ve duyarlı yaklaşımları oruç sayesinde edinen birey psiko-sosyal açıdan daha sağlıklı olur.</p>
<p><strong>4.KAYGILAR AZALIR, GÜVENLİK DUYGUSU ARTAR:</strong><br />
Ramazan ayı, Allah’a yakınlaştığımız aydır. Allah’a yakın olmanın verdiği güven duygusu sayesinde anksiyete bozukluğu belirtileri azalır. Stresli ve kaygılı bireyin fizyolojik sıkıntılarının giderilmesinde de oruç oldukça etkilidir.</p>
<p><strong>5.SABRETMEK, İYİLEŞMENİN ÖN KOŞULUDUR:</strong><br />
Sabır, olacak bir şeyi beklerken mevcut koşullara dayanabilme, kendini tutma, beklerken olumsuz düşünmeme anlamlarına gelir.Oruç tutan birey iftar ve sahur vaktini bekleyerek sabırlı davranış örüntüleri sergiler. Açlık ve cinsellik gibi temel ihtiyaçlarını kontrol etmeyi öğrenerek ruhsal farkındalığı gelişen bireyin psiko-sosyal rahatsılığı azalır.</p>
<p><strong>6.OBSESİF BOZUKLUKLAR AZALIR:</strong><br />
Akut stres bozukluğuna sebep olacak takıntılı düşünceler oruç ibadeti sayesinde azalır. Fiziksel irade beraberinde bilişsel iradeyi de getirir. Düşüncelerini kontrol edebilen birey ruhsal dinamiklerini yönetebilme gücüne erişir. Ruhsal farkındalık, kalplerimiz ve bedenlerimiz için şifa olur.</p>
<p><strong>7.DAVRANIŞ EGZERSİZLERİ İÇ GÖRÜYÜ ARTTIRIR:</strong><br />
Oruç tutan birey davranışlarını kontrol etmeyi öğrenir. Davranışları üzerinde kontrol güce sahip olan bireyin antisosyal davranış örüntüleri sergilemesi mümkün değildir.</p>
<p><strong>8.AİLE İÇİ İLETİŞİM GÜÇLENİR:</strong><br />
Aile toplumun en küçük ve en temel birimidir.Oruç ibadeti sayesinde iftar ve sahurda bir araya gelen aile bireyleri arasında paylaşım artarak bireyin psiko-sosyal iyileşme hali desteklenir.</p>
<p>Ege&#8217;de İzmir Haber</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağrı Çobanoğlu “Psikoloji Nedir? ve Bireysel Psikolojik Danışmanlık&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/psikoloji-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 15:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog Çağrı Çobanoğlu’nun köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Pusula Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=19513</guid>

					<description><![CDATA[Psikoloji nedir denildiği zaman aklınıza zihinsel sorunları olan, halk arasında ‘deli’ olarak tanımlanan insanlara yardım edilmesi gelebilir. Hatta bu önyargı nedeniyle psikolojik desteğe ihtiyaç duysa da bu desteğe başvurmayanların sayısı da bir hayli çoktur. Ancak psikologlar sadece zihinsel sorunlarla değil, birçok farklı davranışı da kapsayan çeşitli konuları da inceler. Çağrı Çobanoğlu “Psikoloji Nedir? ve Bireysel Psikolojik Danışmanlık&#8221; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Psikoloji </a>nedir denildiği zaman aklınıza zihinsel sorunları olan, halk arasında ‘deli’ olarak tanımlanan insanlara yardım edilmesi gelebilir. Hatta bu önyargı nedeniyle psikolojik desteğe ihtiyaç duysa da bu desteğe başvurmayanların sayısı da bir hayli çoktur. Ancak psikologlar sadece zihinsel sorunlarla değil, birçok farklı davranışı da kapsayan çeşitli konuları da inceler.</p>
<h2>Çağrı Çobanoğlu “Psikoloji Nedir? ve Bireysel Psikolojik Danışmanlık&#8221;</h2>
<p>Psikoloji ; davranışların ve zihinsel süreçlerin sistematik ve bilimsel olarak incelenmesidir.</p>
<p>Psikoloji bu incelemeyi yaparken bazı hedefler doğrultusunda hareket eder.</p>
<p><strong>BİREYSEL PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK</strong><br />
Ne zaman ve hangi durumlarda Psikolojik Danışmanlık desteği gereklidir?<br />
Özgüven yetersizliği, hayat koşulları, yaşanmışlıklar, toplum baskısı, mutsuzluk, kişilik eksikliği&#8230;<br />
Bu durumlar bazen sizleri zorluyor, üzüyor, öfkeye sebep oluyor ve çaresiz bırakıyor olabilir.<br />
Birikmiş ve çözümlenememiş problemler yaşam gücü ve enerjinizi azaltabilir. Bunların sonucunda<br />
ise kişilerde bireysel sorunlar ortaya çıkabilir ve profesyonel bir bakış açısı almaya neden olur.<br />
Bireysel Psikolojik Danışmanlık, yaşadığımız sorunlara karşı içsel sürecimize ayna tutar, bizi<br />
kendimize ve yakınımzdakilere yakınlaştırır. Yaşamda karşılaşılan sorunlarla baş etmede, hayatın<br />
sunduğu süprizlere hazırlıklı olmada uzman psikolojik danışmanlık hizmeti ile yanınızdayız.<br />
Hangi konularda destek alınır ?<br />
•Bireysel yaşam sorunları<br />
•Sosyal ilişkilerde yaşnılan sorunlar<br />
•Kişilik bozuklukları<br />
•Aile, çift ve evlilik problemleri</p>
<p><strong>İLKELER;</strong><br />
•Her birey biriciktir.<br />
•Mahremiyet ve gizlilik her zaman devam eder.<br />
•Danışmanlık esnasında konuşulan herşey gizli kalır.</p>
<p>Ege&#8217;de İzmir Haber</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2018 13:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Sivas Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=13052</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz‘ın 04 Ocak 2018 tarihli “Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var” başlıklı köşe yazısı; SOKAKLAR KARIŞSA SEVİNECEK VEKİLLER VAR Dünya yeni bir düzen kurma telaşında. Daha doğrusu Amerika kendi güdümünden çıkan ve çıkarlarına aykırı olan ülkeleri ve yönetimlerini ayak oyunlarıyla dizayn etme derdinde. Bu projenin kenarında ( aslında tam da merkezinde) İsrail var. Özellikle yahudiler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egedeizmir.com">Cemil Duymaz</a>‘ın 04 Ocak 2018 tarihli “Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var” başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>SOKAKLAR KARIŞSA SEVİNECEK VEKİLLER VAR</h2>
<p>Dünya yeni bir düzen kurma telaşında. Daha doğrusu Amerika kendi güdümünden çıkan ve çıkarlarına aykırı olan ülkeleri ve yönetimlerini ayak oyunlarıyla dizayn etme derdinde. Bu projenin kenarında ( aslında tam da merkezinde) İsrail var. Özellikle yahudiler Büyük İsrail Devleti’nin kurulması için dünyanın yanıp kül olmasının ya da masum insanların canlarının önemsiz olduğunu “sivillere idam cezasını” kanunlarına eklemeye çalışmakla gösteriyorlar. Hatta bu yasayı savunan Evimiz israil partisi başkanı ve aynı zamanda içişleri bakanı olan zat “bir israillinin kanı tüm insanlardan daha değerlidir” diyerek olayın çerçevesini çizebiliyor. Biri kendi ülkesinin daha da zenginleşmesi için “demokratik görünümlü sömürgeler” kurma ve çoğaltma derdinde, diğeri ise vaat edilmiş topraklara kavuşma ve tüm insanları kendine köle etme derdinde… Her iki kafaya da destek olan kitleler, ülkeler, yönetimler mevcut. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ya da Mısır gibi bizden görünen ama onların kayığına binenler… Ve tabi bizim ülkemizde de bu kayığa binmekten büyük keyif alanlar&#8230;</p>
<p>Özellikle Ortadoğu’daki gelişmelerin bizi yakından ilgilendirdiği herkesin malumu. Bölgedeki yangının bize de sıçraması için dua edenlerde… Son günlerde İran’ın karışması “sırada ki ülke Türkiye mi” sorusunun gündeme gelmesine neden oldu. Ekonomik sorunları bahane eden İranlılar’ın sokağa inmesi ve atılan sloganlar ve harekat tarzı bana nedense Gezi olaylarını anımsattı. 30 yakın isim öldü ve şimdilik olayların bittiği açıklandı ama özellikle Amerika ve israilin gösterileri olumlu olarak değerlendirmesi sonrasında ki günlerde sokakların yeniden karışacağını gösteriyor. Tabi ki dışarıdan olayların büyümesi için destek var, tabi ki İran’da rejimin değişmesini isteyenler var. Hiçbir ülkenin kendi iradesi dışında yönetimin değişmemesi gerektiğine inanıyorum. Ama ortada bir tezat yok mu sizce? Biliyorsunuz şah devrildikten sonra Humeyni İran’a geldi ve İran İslam Cumhuriyeti kuruldu.Kuruldu da devrimi organize eden CIA değil miydi? Obama görevinin sonlarına doğru bunu itiraf etmedi mi? Yani İran aslında Amerika’nın güdümünde değil mi? Şimdi bazıları çıkıp “ Ama İran, Amerika’ya hep kafa tutuyor “ diyebilir. Görünürde kafa tutuyor da sonuç ne?</p>
<p>Anlayacağınız Amerika, mevcut yönetimin miadının dolduğunu düşünüyor ve değişimi İran sokaklarından başlatmaya niyetli. Çünkü talep sokaktan geliyorsa bu demokratik(!) bir istektir ve muhalifler “kazandık” şarkılarını söylerken, operasyonu başarıyla organize eden güçler şöminenin başında viskilerini yudumlayıp,bir başka ülkeye operasyon çekmenin planını yapıyor olacak.</p>
<p>“Bir operasyonda bize çekin be abi” diyenler var içimizde. Chp milletvekili Tuncay Özkan’ı bilirsiniz. Nasıl bilirsiniz diye sormayacağım ama bir toplantı da yeni dünya dizaynı ile ilgili analiz(!) yaparken Arabistan, İran derken sıranın Türkiye’ye geleceğini ve sonrasında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümetinin siyasi yaşantısının sona ereceğini söyledi. O söyledi ve toplantıyı takip edenler deli gibi alkışladı. Yani milyonlarca insanın iradesinin değil Amerika’nın ne irade göstereceğinin daha önemli olduğunu ve ülkenin yeni yönetiminin Chp’ye verilmesi halinde barış havasının eseceğini söyledi. Kaçıranlar internete girdiğinde o</p>
<p>konuşmayı izleyebilir. Bu bakış açısı bana nedense milli mücadele döneminde birilerinin İngiltere hükümetiyle iletişime geçip “İşgal ettiğiniz Osmanlı topraklarını yönetmek için mahir valilere ihtiyacınız var, uygun bir yer verilirse o göreve bende talibim” şeklinde yazılan mektup aklıma geldi. Yani halkını değil verilecek koltuğu düşünenlerin zihniyeti hep aynı ve asla değişmiyor!</p>
<p>Türkiye’de sokakların karışmasını dört gözle bekleyenler,bu ülkeye dışarıdan kimse müdahale edemez, buna niyetlenenler de gereken cevabı öyle bir alır ki, ne bir daha böyle bir düşünceyi akıllarından geçirebilirler ne de sığınacak bir yer bulabilirler. Gerçi ülkesine bu denli bağlı olanlar yine bizim pek muhterem muhalefet vekillerimizin hoşuna gitmiyor. O nedenle darbe girişimini kapsayan ve tartışmalara neden olan Khk için Chp Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan “Benim bir sürü itim var, bunları salarım sokağa ve onlara af bile getirebilirim mantığıdır&#8221; deme gafletinde bulundu. Yahu bu bakış açısı mı ülkeyi yönetmeye talip. Oy benim güzel ülkem çok insan yetiştirdin ama “adam” yetiştirme konusunda çok da başarılı olmadığımızı üzülerek görüyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İbrahim Keleş &#8220;BÇG’nin Fetö’cü Subayı&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ibrahim-keles-bcgnin-fetocu-subayi/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/ibrahim-keles-bcgnin-fetocu-subayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2017 14:29:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Keleş]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Keleş Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Keleş Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Köşe Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=12712</guid>

					<description><![CDATA[İbrahim Keleş&#8216;in 20 Aralık 2017 tarihli &#8220;BÇG’nin Fetö’cü Subayı&#8221; başlıklı köşe yazısı; &#8220;BÇG’nin Fetö’cü Subayı&#8221; Biliyorum belki bu konu üzerinde sık sık durmamız sürekli tekrar gibi gelebilir. Ancak bir gerçeği her zaman göz önünde tutmak gerek. Türkiye&#8217;miz bir süredir sürekli bir taarruz altında ve bu taarruz dışarıdan olduğu gibi içeriden de yapılmaya devam ediyor. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egedeizmir.com">İbrahim Keleş</a>&#8216;in 20 Aralık 2017 tarihli &#8220;BÇG’nin Fetö’cü Subayı&#8221; başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>&#8220;BÇG’nin Fetö’cü Subayı&#8221;</h2>
<p><span style="font-weight: 400">Biliyorum belki bu konu üzerinde sık sık durmamız sürekli tekrar gibi gelebilir. Ancak bir gerçeği her zaman göz önünde tutmak gerek. Türkiye&#8217;miz bir süredir sürekli bir taarruz altında ve bu taarruz dışarıdan olduğu gibi içeriden de yapılmaya devam ediyor. Bu nedenle sağlam durmak zorundayız. Bunun şartı ise geçmişi hatırda tutmak, o tecrübeler ışığında yeni taarruzları değerlendirmek ve geleceği bu tecrübeler ışığında planlamak lazım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400"> BÇG, yani Batı çalışma grubu nedir?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Geçtiğimiz hafta Ankara&#8217;da sürmekte olan BÇG davasının 92 duruşması yapıldı. Duruşma savcısı verdiği son mütalaada yaklaşık ifadelerle BÇG hakkında şu tespitlere verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Mütalaada 1994 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde Refah Partili adayların belediye başkanı seçilmesinden sonra TSK içinde bir grubun askeri müdahalede bulunmak için harekete geçtiği belirtilmekte, bu kapsamda yapılacak olan askeri müdahaleye karşı çıkabilecek TSK personelinin, ordudan ilişiğinin kesilmesini sağlamak amacıyla faaliyetlerde bulundukları ifade edilmekte. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Aynı şekilde 25 Aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde Refah Partisinin en çok oyu almasını müteakip kurulacak muhtemel koalisyon hükümetinin büyük ortağı olacağının anlaşılması üzerine askeri müdahale düşüncesine sahip olan bu yapılanmanın her türlü argümanı kullanarak Refah Partisine ve halka karşı açıkça psikolojik harekât yürüttüğü ifadesi yer almakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Bu yapının Gayri resmi olduğundan bahisle hangi tarihte oluşturulduğunun tespit edilemediği, ancak faaliyetlerini “Batı Çalışma Grubu” adı altında yürüttüğü belirtilmekte. Gayrı resmi bu yapının 28 Şubat Kararlarının alınmasını sağladığı, ancak 10 Nisan 1997 tarihine kadar hiçbir resmi belgede bu yapılanmanın izine rastlanılmadığı, 10 Nisan 1997 tarihli Batı Çalışma Grubu oluşturulması konulu belgede daha önce oluşturulan bir yapılanmadan bahsedildiği, 28 Şubat 1997 tarihinden çok önce Batı Çalışma Grubu adı altında bir yapılanmanın bulunduğu tüm kovuşturma dosyası kapsamından anlaşılmıştır denilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">BÇG’nin Ofis Sorumlusu Fetö’den ihraç edildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Beş sene önce başlayan ve 15 Temmuz’a kadar devam eden duruşmalarda sanıklar, BÇG’nin varlığını sürekli reddediyordu. Ne zaman ki 15 Temmuz oldu, bu defa söylem değişti. Batı Çalışma Grubunu kuranlar bunu, FETÖ ile mücadele için kurduklarını ifade etmeye başladılar. Peki gerçek böyle mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Geçtiğimiz pazar günü yayınlanan 695 sayılı KHKda TSK’den ihraç edilenleri incelerken bir isim dikkatimi çekti. Bu kişi 28 Şubat sürecinde tüm askeri birliklerde olduğu gibi 1997-1998’de Gaziantep’te de açılan BÇG bürosunun başındaki subaydı. Düşünebiliyor musunuz Fetö ile mücadele ettiklerini iddia edenler BÇG bürosunun başına bir Fetöc’üyü koymuşlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Yıl 1999, aylardan Ağustos ve yine bir Askeri Şura. Her şurada acaba sıra bize gelecek mi diye bekleşirken bu defa sıra gelmiş olmalı ki TSK’den ihraç edildik. Gerekçesini bir dilekçeyle sordum ama tüm makamlar adeta duvar olmuştu. Cevap bile yazmadılar. Sadece MSB’lığı “ YAŞ kararları gizlidir, açıklanamaz” diye iki satırlık bir yazı göndermiş. İhraç edilme gerekçesini hala da öğrenebilmiş değilim. Yukarıdan gelen emir tebliğ edilmişti ki Tugay Komutanı odasına çağırdı beni. Orada “senin ihracınla ilgili olarak bizden herhangi bir olumsuz yazı gitmedi. Her ne yazıldıysa bu bizim dışımızda bir yerlerden gitmiş olmalı.”  Ben komutanı tanıdığım için bu sözlerin doğruluğuna inandım. Ancak aklımda hep bir soru işareti vardı.  Acaba hakkımda ihracıma kaynak oluşturabilecek yazıları kim veya kimler gönderdi? İşte 695 sayılı KHK da tanıdığım o kişinin ismini görünce sorunun cevabını da bulmuş oldum.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/ibrahim-keles-bcgnin-fetocu-subayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amerika’nın Karizmasına Türk Motifleriyle Atılan Çizik</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/amerikanin-karizmasina-turk-motifleriyle-atilan-cizik/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/amerikanin-karizmasina-turk-motifleriyle-atilan-cizik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2017 13:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ege'de İzmir Köşe Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Ege'de İzmir Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Köşe Yazıları Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=12390</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz‘ın 22 Kasım 2017 tarihli  &#8220;Amerika’nın Karizmasına Türk Motifleriyle Atılan Çizik” başlıklı köşe yazısı; Köşe Yazısı Türkiye’de ki referandum sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2019 seçimlerinde istediği sonucun çıkmama ihtimali olduğunu gördü. Hemen harekete geçmek lazımdı ve bir çıkış yolu bulmak gerekiyordu. Amerika’nın yeni başkanı Trump’la görüşme sıcak geçmişti ve Erdoğan sıkıntıda olduğunu anlattı. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Cemil Duymaz</a>‘ın 22 Kasım 2017 tarihli  &#8220;Amerika’nın Karizmasına Türk Motifleriyle Atılan Çizik” başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>Köşe Yazısı</h2>
<p>Türkiye’de ki referandum sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2019 seçimlerinde istediği sonucun çıkmama ihtimali olduğunu gördü. Hemen harekete geçmek lazımdı ve bir çıkış yolu bulmak gerekiyordu. Amerika’nın yeni başkanı Trump’la görüşme sıcak geçmişti ve Erdoğan sıkıntıda olduğunu anlattı.</p>
<p>-“ Elimden ne gelirse yaparım, emret Reis” dedi Trump.</p>
<p>-“ Sana zahmet Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan et. Ben İslam Dünyası’na çağrıda bulunurum. İslam İşbirliği Teşkilatı’nı toplarım, sana bir iki yüklenirim. Zaten benim partinin kongreleri var, orada ki konuşmalarımda sana eyyy Trump filan derim, böylece seçmen beni yeniden sever. Sonra da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Kudüs tasarında kabul kararı çıkarttırırım. Tamam, belki karizman çizilecek sarı saçlım ama olsun idare et, 2019’da benim başkan olmam şart.”</p>
<p>Yukarıda ki kurguyu sallamam çok zamanımı almadı. Ancak Türkiye’nin özellikle dışa karşı yaptığı mücadelenin geneline kurgu ve oyun gözüyle bakanların, Kudüs olayını da nemalanma ve bir oyun olarak görme olasılığı o kadar yüksek ki! İsim vermeme gerek yok zaten tavırlarıyla kendilerini belli ediyorlar.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda görüşülen Kudüs tasarısı aslında Amerika’nın “dünyanın hakimi benim” cümlesinin bir kere daha teyidi olacaktı. Çünkü 119 ülkenin kabul oyu vermesi gerekiyordu ama kim Amerikan başkanının sözünden dışarı çıkabilirdi ki? Amerika, haliyle Trump dünyanın ağasıydı ve ağa b.ku üstüne b.k olmazdı. Hesap etmediği şey ise Filistinli kardeşlerimize yapılan zulme Türkiye’nin en yüksek perdeden karşı çıkması ve İslam Dünyası’nı organize edecek olmasıydı. Türkiye’nin girişimleriyle Mısır eliyle tasarı genel kurula geldi. BM Genel kurulunda İslam ülkeleri evet diyecekti ama diğer ülkeler de evet diyince hatta 119 evet yeterken rakam 128’e çıkınca ortada ne Amerika kaldı, ne Trump, ne karizma, ne de ağa. Karizma öyle biz çizildi ki Barbaros Şansalı göndersek toparlayamaz…</p>
<p>BM Genel Kurulu’nda kabul edilen tasarının bir yaptırımı yok. Yani isteyen ülke İsrail’in başkentini Kudüs olarak tanıyıp büyükelçiliğini oraya taşıyabilir. Zaten Amerika bunu yapacak. Ancak bunu yapması bir kere daha bölgenin tamamen karışmasına sebep olacak. İsrail askerlerinin ne kadar zalim olduğunu hem haberlerde hem de sosyal medyada ki resimlerde ya da videolarda görüyorsunuz. Pek bilmediğiniz bir bilgiyi de vereyim daha da pekişsin fotoğraf. İsrail cezaevlerinde 12 yaş altı 300’ün üzerinde çocuk hapis edilmekte. Dünyanın gözü önünde insanları öldüren, işkence eden bir terör devletinin kapalı kapılar ardında neler yaptığını varın siz hesap edin ve becerebiliyorsanız normal yaşantınıza devam edin, kardeşlerimizin acılarını görmezden gelin!</p>
<p>Kudüs ile ilgili bugüne kadar çok gösteri yapıldı. Etkisi mutlaka vardır ama yeterli mi, hayır! Çok daha somut şeyler yapmak lazım ki hükümet bunun organizasyonunu iyi bir planlama ile yapıyor ve sonuçların alınmaya başlandığını görüyoruz ve biliyoruz ki bu daha başlangıç. Gerçi bu adımları da beğenmeyenler var. Onlar Kudüs’ün bütününün Filistin’in başkenti olarak tanınması gerektiğini söylüyorlar. Yani 1967 sınırları kabul edilirse bu İsrail devletinin tanınması anlamına gelir. Tamam haklısınız itirazımız yok ama değerli muhalif ağabeyler Türkiye İsrail kurulduğunda zaten ülke olarak tanımış. Şuan ki iktidar ise Kudüs’ün tamamını kaybetmektense kurtarabildiğimizi kurtaralım sonrasına bakarız görüşünde. Tabi ki Kudüs’ün tamamı hem Filistin’indir hem de İslam Dünyası’nın. Tamamını almak için İslam Dünyası’nın bütün halinde hareket etmesi gerekiyor. O bütünlüğün en somut ve başlangıç adımıydı İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aldığı karar ve akabinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen tasarı. Yapılan açıklamalara göre devamı gelecek. Kimse merak etmesin bundan sonra ki her süreçte kazanan inananlar adına olacak.</p>
<p>Suudi Arabistan, Mısır ya da petrol şımarığı Birleşik Arap Emirlikleri dahi bu mücadelenin içinde olmak zorunda. Her ne kadar yönetim olarak Amerika ve İsrail güdümünde olsa da halkları güdümsüz. Halk bir ayaklanırsa yönetimler değişir ki zaten değişecek. Sadece biraz daha zaman geçmesi gerekiyor. Olgunlaşmaya başlayan bir ümmet bilinci var ve amaç zaten bu olgunlaşmanın önüne geçmek. Üzgünüm ey kafir topluluğu ne yaparsanız yapın kaybedeceksiniz.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haberleri</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/amerikanin-karizmasina-turk-motifleriyle-atilan-cizik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
