<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kilo &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/kilo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Nov 2025 07:11:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/metabolizma-kilo-sorunundan-cok-daha-fazlasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 07:07:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sorunundan çok daha fazlası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=181540</guid>

					<description><![CDATA[Özellikle kilo alma verme dengesiyle ilişkilendirilen ‘metabolizma&#8217; sağlıklı yaşamın temel taşını oluşturuyor. Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası Metabolizmanın kamuoyunda bilinen algısından daha fazlası olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır.Çoğu kişi metabolizmayı sadece [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle kilo alma verme dengesiyle ilişkilendirilen ‘metabolizma&#8217; sağlıklı yaşamın temel taşını oluşturuyor.</p>
<h2>Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası</h2>
<p>Metabolizmanın kamuoyunda bilinen algısından daha fazlası olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır.Çoğu kişi metabolizmayı sadece &#8216;kilo alıp verme hızı&#8217; olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Eğer altta yatan bir hastalık yoksa ve kişi değişime açıksa, doğru yaşam tarzı düzenlemeleri ile sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olmak mümkündür&#8221; mesajını verdi.<br />
Modern hayat çoğu zaman insanın kendini ihmal etmesine ve de sağlıklı yaşam dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Hal böyle olunca sağlıklı yaşamak için çeşitli yöntemlere başvuruyor, bunların bazılarında başarılı olabiliyor, bazılarında olunamıyor. Bu noktada sağlıklı yaşam için insanın ilk olarak neyi düzenlemesi gerektiği hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, metabolizma kavramını ele aldı. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Nefes alırken, yürürken, düşünürken hatta uyurken bile metabolizma aktif olarak çalışır. Çoğu kişi metabolizmayı sadece &#8220;kilo alıp verme hızı&#8221; olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Gerçekte metabolizma; enzimlerin, hormonların ve hücrelerin uyumla yürüttüğü çok sayıda kimyasal reaksiyonun toplamıdır. Metabolizma hızı; yaş, cinsiyet, genetik yapı, beslenme düzeni, kas kütlesi, fiziksel aktivite düzeyi gibi birçok faktörden etkilenir. Metabolizmanın hızını doğrudan ölçen net bir test olmamakla birlikte, metabolizma yavaşlığından şüphelenildiğinde insülin, tiroit ve cinsiyet hormonları başta olmak üzere bazı hormonlara bakılabilir&#8221; dedi.<br />
Metabolizmanın; hormonlar, genetik yapı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve psikoloji durumların ortak yansıması olduğunu aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sağlıklı bir metabolizma için gerekenleri sıraladı. Doğru yaşam tarzına yönelik düzenlemelerle sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olunabileceğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Sağlıklı bir metabolizma için; düzenli uyku, üç ana, iki ara öğün şeklinde dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, gerektiğinde hormon ve kan tetkiklerinin yapılması, kişiye özel beslenme planı olmazsa olmazdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Hormonların ortak çalışmasıyla kontrol edilir</strong><br />
Metabolizmanın çok sayıda hormonun ortak çalışmasıyla kontrol edildiğini belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;Bunlardan en önemlileri: İnsülin, T3 ve T4 (tiroid hormonları), leptin ve ghrelin, östrojen ve testosteron, kortizol. Dolayısıyla bu hormonların herhangi birindeki değişim, metabolizma dengesini doğrudan etkileyebilir&#8221; diye konuştu. İnsülin direncinin kilo vermeyi zorlaştırdığının altını çizen Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, &#8220;İnsülin, glikozu hücrelere taşıyarak enerji üretimini sağlar. Ancak uzun süreli yanlış beslenme, hareketsizlik veya obezite insüline karşı direnç gelişmesine yol açabilir. Bu durumda; hücreler insüline yanıt veremez, glikoz kanda birikir, vücut daha fazla insülin üretir, insülinin yağ depolayıcı etkisi artar. Sonuç olarak; kilo vermek zorlaşır, karın bölgesinde yağlanma artar ve metabolik sendrom riskine zemin hazırlanır. Bu nedenle insülin direnci sadece kan şekeri yüksekliği değildir; tüm enerji dengesini bozan bir tablodur&#8221; sözlerini kaydetti.<br />
Öte yandan kadın ve erkek metabolizması arasında fark olduğunu da aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron metabolizma, yağ dağılımı ve kas kütlesi üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Kadınlar yağları daha çok kalça-uyluk bölgesinde depolar. Erkeklerde ise yağlanma genellikle karın çevresindedir. Yaşla birlikte hormon seviyeleri azalır. Menopoz ve andropoz dönemlerinde metabolizma yavaşlayabilir, özellikle karın bölgesinde yağlanma artabilir. Östrojenin düşmesi ise kardiyovasküler riskleri artırabilir. Bu dönemlerde düzenli beslenme ve fiziksel aktivite metabolizma sağlığı açısından kritik önem taşır.&#8221;</p>
<p><strong>Metabolizmanız yavaşlamadı, yaşam tarzınız kötüleşti</strong><br />
‘Metabolizma yavaşlaması&#8217; şikayetiyle kliniğe başvuran hastalarda sıklıkla hipotiroidi, insülin direnci, demir eksikliği, D vitamini eksikliği keşfedildiğini dile getiren Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Ancak metabolizma yalnızca hormonlara bağlı değildir. Aşağıdaki faktörler de önemli rol oynar: Genetik yapı, uyku düzeni, stres ve psikolojik durum, sık yapılan düşük kalorili diyetler, düzensiz beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği, sosyo-kültürel alışkanlıklar Bu nedenle halsizlik, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık gibi belirtiler titizlikle değerlendirilmelidir. Aldığımız besinler enerjiye dönüştürülür. Ancak gereğinden fazla tüketildiğinde enerji depoları dolarak yağlanmaya yol açar. ‘Sık sık, az az yeme&#8217; yöntemi bazı kişilerde faydalı olabilir. Yine de önemli olan ana öğün-ara öğün düzeni ve her öğünde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin sağlanmasıdır. Uzun süreli açlık, stres hormonlarını artırarak kan şekerini yükseltebilir ve insülin dengesini bozabilir. Kafein, metabolizmayı geçici olarak hızlandırabilir; ancak günlük 3-4 fincanın üzerine çıkılmamalıdır. Besin takviyeleri yalnızca laboratuvar testlerinde eksiklik görüldüğünde önerilir. Gereksiz takviyeler beklenen faydayı sağlamaz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hem kilo almamak, hem de hasta olmamak istiyorsanız 7 kurala dikkat</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/7-kurala-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 10:55:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÖNE ÇIKAN HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[7 kurala]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=180297</guid>

					<description><![CDATA[Kış aylarında kilo almamak ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmak için beslenme düzenimize her zamankinden çok daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Hem kilo almamak, hem de hasta olmamak istiyorsanız 7 kurala dikkat Kışın kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi ve gecelerin uzaması sebebiyle fiziksel aktivitenin azaldığını belirten uzmanlar, bu duruma yağlı ve şekerli besin tercihleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında kilo almamak ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmak için beslenme düzenimize her zamankinden çok daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aLUNWbU9S_I5OPEJGzERGXYJWH">Hem kilo almamak, hem de hasta olmamak istiyorsanız 7 kurala dikkat</h2>
<p>Kışın kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi ve gecelerin uzaması sebebiyle fiziksel aktivitenin azaldığını belirten uzmanlar, bu duruma yağlı ve şekerli besin tercihleri de eklenince pek çok kişi kışın kilo alındığına dikkat çekti. Kışın tüketimi artan ev yapımı geleneksel gıdalar da tam bir şifa deposu olduğunun ise unutulmaması gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, yapay koruyucu ve katkı maddesi içermeyen ev yapımı salça, turşu, tarhanaya öğünlerde mutlaka yer verilmesi gerektiğini söyledi. Kış aylarında azalan hava sıcaklığı sebebiyle vücut ısısının korunması için yeterli sıvı almak çok önemli olduğunu ifade eden Güngör, &#8220;Günde en az 2-2.5 litre su içilmeli. Ayrıca sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı gibi bitki çayları da tercih edilmeli. Kış aylarında yüksek yağlı besin tüketiminden kaçınılmalı, margarin yerine sağlıklı yağ asitleri içeren zeytinyağı, uygun miktarda tereyağı, yağlı tohumlar, kuruyemişler uygun ve yeterli porsiyonda tüketilmelidir. Kışın artan soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı A, C, D ve E vitamininden zengin beslenmenin bağışıklık sistemine katkısı oldukça fazladır. Mevsimine uygun, günde en az 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze tüketilmesi önerilmektedir. Bu aylarda havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, pırasa, maydanoz gibi sebzelerin; portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tercih edilmesi önerilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Beyin fonksiyonları için balık tüketin</strong><br />
Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamininin güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin olduğunu belirten Güngör, &#8220;Ancak kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanamamasına sebep olmaktadır. D vitamini besinlerden aktif olarak karşılanamıyor olsa da balık; D vitamini ile beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu sebeple kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmelidir. Bu mevsimde basit karbonhidrat içeren şekerli besinlere ve tatlılara yönelimin arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü önerisine göre günlük şeker alımı, toplam enerji alımının en fazla yüzde 10&#8217;u kadar olmalıdır. Sağlıklı yaşam biçiminde basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlardan olan tam buğday ekmek, bulgur gibi tahıllar, kurubaklagiller, meyveler ve şekeri azaltılmış sütlü ya da meyveli tatlılar tercih edilmelidir. E vitamini kaynakları olan kurubaklagiller ve kuruyemişler de kış beslenmesinin içinde, yeterli ve dengeli biçimde mutlaka yer almalıdır. Haftada 2-3 kez nohut, kuru fasulye, mercimek, barbunya gibi kurubaklagiller, günde 20-30 gram kadar ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketilmelidir&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, kısaca ev yapımı tarhana ve turşu, bitki çayları, sağlıklı yağ tüketimi, 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze, balık tüketimi, şekerin sınırlandırılması ve kurubaklagil tüketimine dikkat edilmesini gerektiğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1.6 kiloluk domatesler görenleri şaşırttı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/gorenleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2021 09:15:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Domates]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=84267</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Almanya, Hollanda, İran, Azerbaycan, Katar ve Avusturya’ya ihraç yapan Denizli&#8217;nin Çameli ilçesinde, serada üretilen 1 kilo 600 gramlık domates görenleri hayrete düşürdü. 1.6 kiloluk domatesler görenleri şaşırttı Türkiye’nin örtü altı yaş sebze ve meyve merkezi olarak akıllara ilk gelen yerlerden biri olan Denizli’nin Çameli ilçesi, hem ülkemizin hem de kış ayının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Almanya, Hollanda, İran, Azerbaycan, Katar ve Avusturya’ya ihraç yapan Denizli&#8217;nin Çameli ilçesinde, serada üretilen 1 kilo 600 gramlık domates görenleri hayrete düşürdü.</p>
<h2>1.6 kiloluk domatesler görenleri şaşırttı</h2>
<p>Türkiye’nin örtü altı yaş sebze ve meyve merkezi olarak akıllara ilk gelen yerlerden biri olan Denizli’nin Çameli ilçesi, hem ülkemizin hem de kış ayının yaşandığı birçok ülkenin domates ihtiyacını karşılamak için sera üretiminde tam kapasiteyle çalışıyor. Serada “Bombus” arıları kullanılarak domates üretimi yapılıyor. İlçede domates üreten kişi sayısı da 3’den 150’ye yükseldi.</p>
<p>Yılın 12 ayında yaklaşık 180 tona kadar üretilen domatesler dünyanın birçok ülkesine ihraçta edilmenin yanında Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir gibi büyük şehirlere de gönderilerek satışa sunuluyor. Serada üretilen domateslerin tanesinin ağırlığı zaman zaman 1 kilogramı buluyor. Hasadı halen devam eden Çameli kınalısı olarak bilinen domateslerin çoğunluğu başta Suudi Arabistan olmak üzere Çin, Rusya, Almanya, Hollanda, Irak, İran, Azerbaycan, Katar ve Avusturya’ya ihraç ediliyor. İlçede domates üretimi yapan Cengiz Yılmaz&#8217;a ait serada yetişen ve ağırlığı 1 kilo 600 gram gelen domates ise, görenleri hayrete düşürdü.</p>
<p><strong>“Domates yaklaşık 40 gün dayanıyor”</strong><br />
Örtü altı domates üreticilerinden Cengiz Yılmaz, 2016 yılından bu yana üretim yapmaya başladığını belirterek, Buradaki vatandaşın ekonomik anlamda gelişmesi için domates üretimi çok iyi bir yatırım oldu. Kasım ayı ortasına kadar hasat yapıyoruz. Bu yıl sadece benim 180 ton hedefim var. Üretimde hiçbir zaman hormon kullanmıyoruz. Bombus arılarını kullanıyoruz. Bu nedenle domatesimiz hem lezzetli hem de dayanıklıdır. Çameli Kınalı dediğimiz domates yaklaşık 40 gün dayanıyor. Başlatılan projenin bize büyük faydası oldu” dedi.(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fazla kilo dizdeki kıkırdağın ölümüne neden oluyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dizdeki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Sep 2021 10:47:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kıkırdak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=83638</guid>

					<description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Devrim Akseki, bir dizin üzerine gelen yük ne kadar artarsa dizdeki hasar miktarının da o kadar arttığına vurgu yaptı. Fazla kilo dizdeki kıkırdağın ölümüne neden oluyor Ortopedi kliniklerinde en çok dizde kıkırdak hasarı olarak tanımlanan, toplumda ise sıvı eksilmesi ya da kireçlenme olarak ifade edilen hastalıklar tedavi edilmeye çalışılıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Devrim Akseki, bir dizin üzerine gelen yük ne kadar artarsa dizdeki hasar miktarının da o kadar arttığına vurgu yaptı.</p>
<h2>Fazla kilo dizdeki kıkırdağın ölümüne neden oluyor</h2>
<p>Ortopedi kliniklerinde en çok dizde kıkırdak hasarı olarak tanımlanan, toplumda ise sıvı eksilmesi ya da kireçlenme olarak<br />
ifade edilen hastalıklar tedavi edilmeye çalışılıyor. Dizdeki hasarın en büyük sebebinin alınan kilolar olduğunu dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Devrim Akseki, bir dizin üzerine gelen yük ne kadar artarsa dizdeki hasar miktarının da o kadar arttığına vurgu yaparak, “Fazla kilo, dizdeki kıkırdak dokunun ortadan kalkmasına neden olur. İşte o zaman kemiğinizin üzerine basarak yürümeye başlarsınız ki, bu durum lastiği patlayan bir arabanın jantın üzerinde gitmeye çalışmasıyla aynı şeydir” dedi.<br />
Kişi yürürken adım attığında bir ayak yerde sabit olduğunda bütün yükün diğer dizin üzerinden geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Akseki, “Alınan her kilo dizin ömrünü kısaltıyor. Elbette her kilolu insanda kıkırdak hasarı olacak diye bir koşul yok ancak kişi ne kadar kiloluysa dizdeki kıkırdak hasarı ve kireçlenme ihtimali o kadar artıyor. Kısacası kilo dizi hasta ediyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Jantın üzerinde gidiyorsunuz&#8221;</strong><br />
Fazla kiloların kıkırdak dokuya anormal baskı yapması durumunda kıkırdağın yavaş yavaş öldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Akseki, “Belli bir eşik geçildiğinde ise kıkırdak kalmıyor ve ne yazık ki kıkırdağın geri dönüşü yoktur. Bir süre sonra kemik açığa çıkıyor. Kişi kemiklerinin üzerine basarak yürümeye başlıyor. Ben bu durumu hastalarıma anlatırken, arabanızın lastiğinin patladığını ve arabanın jantın üzerinde asfaltta gittiğini düşünün diye anlatıyorum. Durum tam olarak böyle oluyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Yürüme mesafeniz 15 dakikanın altındaysa&#8221;</strong><br />
Kıkırdak hasarı olan hastalara öncelikle ameliyatsız tedavi yöntemlerini uyguladıklarını belirten Prof. Dr. Akseki, “Biz hekimler bunu derecelendiriyoruz. Eğer hasar derecesi 2 ve altındaysa PRP, kök hücre gibi bir takım enjeksiyon yöntemleri uyguluyoruz. Ya da fizik tedavideki belli egzersizler tedaviyi sağlayabiliyor. Protez ameliyatını ileri bir tarihe atmamıza yardımcı oluyor bu tür tedaviler. Eğer kıkırdak hasarı biraz daha ileri seviyedeyse, protezsiz kemik ameliyatları ile dizde eksen düzeltme ameliyatları ile kişiyi uzun süre rahat ettirmek ve hatta belki protezi ortadan kaldırmak da mümkün olabiliyor. Ama kişi son evreye geldiyse, yaşı 55’in üzerindeyse, yürüme mesafesi ise 15 dakikanın altına inmişse protezden başka seçenek kalmıyor. Yine de söylemek gerekir ki her protezin belli bir ömrü olduğu için hekimlerin ilk seçeneği protez olmuyor. Yine söylemekte yarar var, en önemli tedavi kilo vermektir” dedi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Şok Diyetler’ Ciddi Sağlık Sorunlarına Neden Olabiliyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sok-diyetler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 09:56:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[şok diyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=76588</guid>

					<description><![CDATA[Yazın gelmesiyle birlikte hızla kilo vermek isteyenler, gelin ve damat adayları, tatile çıkacaklar, şık ve zarif görünmenin hayali uğruna kimi zaman sağlıklarından bile olmayı göze alarak sağlıksız şok diyetlerle zayıflamak istiyor. Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, şok diyetlerin, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olan diyetler olduğunu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın gelmesiyle birlikte hızla kilo vermek isteyenler, gelin ve damat adayları, tatile çıkacaklar, şık ve zarif görünmenin hayali uğruna kimi zaman sağlıklarından bile olmayı göze alarak sağlıksız şok diyetlerle<strong> zayıflamak</strong> istiyor. Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, şok diyetlerin, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olan <a href="https://www.egedeizmir.com/?s=diyetler">diyetler</a> olduğunu belirterek, “Yanlış diyetle doğru sonuca varılmaz” diyerek uyarıda bulundu.</p>
<h2>‘Şok Diyetler’ Ciddi Sağlık Sorunlarına Neden Olabiliyor</h2>
<p>Yazın gelmesiyle birlikte, bir an önce kilo vermek isteğiyle bilimsel ve sağlıklı olup olmadığına bakılmaksızın şok diyetlere olan ilgi artmaya başladı. Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, fazla kilolardan kısa sürede kurtulmak için farklı yöntemlere başvurup şok diyet yapmanın sağlık için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Fadıloğlu, uzman kontrolü olmadan bilinçsizce yapılan şok diyetlerin özellikle ergenlik döneminde yeme bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirterek, “Bu diyetlerde hızlı bir şekilde kaybedilen kilo, kısa süre içinde hızlı şekilde geri alınmakta; ayrıca, başlangıçta kaybedilen kilolar yağ dokusundan değil su ve kas kaybından olmakta. Aşırı miktarda sıvı ile elektrolit kaybından dolayı vücuttaki sıvı-elektrolit dengesinde de bozulma meydana gelmekte. Kişide kalp ritim bozukluğu, hipoglisemi, kansızlık, adet düzensizliği, mineral yetersizliği gibi sağlık sorunları da ortaya çıkabilmekte” dedi.</p>
<p>Uygulanan diyetin güvenliğinden emin olunması, mutlaka uzman ve doktor kontrolünden geçilerek planlama yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Kilo vermek ve kiloyu kontrol altında tutmak için yapılması gereken iki şey; kişinin yaşam tarzı, tercih ve ihtiyaçlarına göre hazırlanmış sağlıklı ve dengeli beslenmenin olduğu bir beslenme modelinin uygulanması ile düzenli fiziksel aktivitenin yapılmasıdır. Egzersizler sadece yoğun yapılan sporları değil aynı zamanda 30 dakika &#8211; 1 saat arasında yapılan yürüyüşleri de kapsamaktadır” diyerek daha sağlıklı ve yavaş kilo verilmesini sağlayacak bir diyet programı uygulamak gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Kilo verdiren süper bir gıda yok</strong><br />
Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Kilo verdiren süper bir gıda yoktur. Kulaktan dolma şok diyetler aramak yerine kötü beslenme alışkanlıkları değiştirilmeli, yağlı ve işlenmiş ürünlerin tüketiminden kaçınılmalı ve sporun dahil edildiği bir hayat tercih edilmelidir. Doğru beslenme programında vitamin ve mineral kaynağı olan sebze ve düşük şeker içeriğine sahip meyvelere yer verilmeli, daha fazla vitamin, mineral, posa ve lif içeren yeşil yapraklı sebzelerin çiğ olarak tüketilmesi tercih edilmelidir. Börek, kek, poğaça, pasta gibi beyaz undan yapılmış ürünler ve işlenmiş ürünlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Bunun yanında porsiyon ölçüleri küçültülmeli, kaliteli uyku uyumaya dikkat edilmelidir. 7-8 saatten daha az uyku, vücudun dinlenmesine izin vermediğinden metabolizmanın yavaş çalışmasına ve kilo almanıza neden olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Bol bol su için önerisi</strong><br />
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yeterli sıvı alımının daha da önem kazandığını vurgulayan Dr. Fadıloğlu, “Su, yaşam için elzem olan ve besin ögesi olarak kabul edilir. Vücudumuzun yüzde 70’i sudan oluşur. Hücre, doku ve organların çalışması, zararlı maddelerin atılması, vücut ısısının kontrolünün sağlanmasında rol oynar. Sıcak havalarda terleme ile sıvı kaybı artar. Yeterli sıvı tüketilmediği takdirde, bulantı, yorgunluk hissi, kabızlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. İdrar renginin koyulaşması, su ihtiyacının karşılanmadığının göstergesidir. Çay, kahve gibi kafein içeren içecekler diüretik etkilerinden dolayı daha fazla idrar yapılmasına ve daha fazla sıvı kaybına neden olduklarından su kaynağı olarak sayılmazlar. Bu anlamda sıcak havalarda aşırı terleme ile su kaybının önüne geçmek, kilo vermek ve kiloyu korumak için her gün 2 &#8211; 2.5 litre (8-10 bardak) su içmeyi alışkanlık haline getirmek gereklidir” diye konuştu.<br />
Su olmadan yapılan egzersizler ve beslenmenin doğru sonuçlar vermeyeceğini de belirten Fadıloğlu, ”Su tüketimi arttıkça vücutta depolanan yağ miktarı azalmaya başlamakta, vücuttaki ödem gitmekte ve kilo kaybı gerçekleşmektedir. Sıcaklıkların artmasına bağlı olarak terleme yoluyla sodyum, potasyum gibi minerallerin vücuttan atılması sonucunda baş dönmesi, yorgunluk, bayılma hissi gibi sağlık problemlerinin görüleceği unutulmamalı, sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde 2.5 litre su içilmelidir” dedi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/obezite-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 09:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Gen]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=51328</guid>

					<description><![CDATA[Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, obezitenin ülkemizde son 12 yılda yaklaşık yüzde 94 oranında arttığını, ilkokul çocuklarında bile şişmanlık oranının yüzde 8’e ulaştığını söyledi. Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’ Obezitenin genetikle ilgisinin olduğunu, ancak bunun tek bir gene bağlanıp suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, &#8220;Geni vücudunuzdaki bomba gibi düşünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, obezitenin ülkemizde son 12 yılda yaklaşık yüzde 94 oranında arttığını, ilkokul çocuklarında bile şişmanlık oranının yüzde 8’e ulaştığını söyledi.</p>
<h2>Uzmanından Obezite Uyarısı: ‘Geni Suçlama Kendini Suçla’</h2>
<p>Obezitenin genetikle ilgisinin olduğunu, ancak bunun tek bir gene bağlanıp suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, &#8220;Geni vücudunuzdaki bomba gibi düşünün bombanın pimini çekmezseniz patlamaz. Obezitede de bombanın pimini çeken şey, beslenme modeli, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerdir. Anne ve babası obez olan bir çocuğun obez olma ihtimali daha yüksektir. Çünkü aşırı yemek yenilen bir evde çocuğun da yemesi kaçınılmaz olur” dedi.</p>
<p>İzmir Kent Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mitat Bahçeci, özellikle göbek çevresinde yağlanmanın olduğu obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, insülin direnci, karaciğer yağlanması, kolon kanseri ve en önemlisi kalp hastalıklarına yol açtığını hatırlattı. Ülkemizde obezite görülme sıklığının 20 yaş üstü erkeklerde yüzde 20-25, kadınların ise yüzde 35–40 oranında olduğunu belirten Prof. Dr. Bahçeci, &#8220;Türkiye’de obezite oranı Amerika’dan düşük, Avrupa’dan yüksektir. Porsiyonlar büyüyüp, fast food tüketim arttıkça, hareketsizlik yaşamlarımıza hakim oldukça obez sayısının artması kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.</p>
<p>Obezitenin genetikle alakası olduğunu, ancak tek başına suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Bahçeci, şöyle konuştu:<br />
“Obezite tek bir gene bağlıdır ve nedeni odur demek yanlıştır. Tek bir genin etkisi sonucunda ortaya çıkan obezite örnekleri son derece nadir olduğundan obeziteyi monogenetik bir hastalık olarak göremeyiz. Aksine insan vücudunda obeziteyle ilişkili çok sayıda gen olduğundan polijenik bir durum olarak kabul edilmektedir. Obeziteyle ilişkili genleri vücudunuzdaki bomba gibi düşünün! Bu bombanın pimi çekilmezse patlamayacaktır. Bunun aksine obeziteye yol açan genlerin yada bombanın pimini çeken şey, beslenme modeli, hareketsiz yaşam ve çevresel faktörlerdir. Ebeveynleri obez olan çocukların obez olma ihtimali daha yüksektir. Çocuk evde nasıl bir yaşam tarzı varsa, ne yeniyorsa, nasıl yaşanıyorsa genellikle onu uygular. Aşırı yemek yeniyorsa onun yememesi beklenmez. Burada hem genetik etki hem de alışkanlıkların yansımasını görürüz. O nedenle bombanın pimini çekmeden, geni suçlamak yerine yaşam tarzı değişikliğine gitmeli, hayatımıza hareketi sokmalı, sağlıklı beslenmeliyiz. Rafine, saflaştırılmış, yüksek kalorili hazır yiyeceklerden uzak durmalıyız.”(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/4-ayda-40-kilo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 16:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DENİZLİ]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=47649</guid>

					<description><![CDATA[Denizli’de 15 yıldır obeziteyle mücadele eden genç kadın tüp mide ameliyatı ile 4 ayda 40 kilo verdi. 39 yaşındaki Çiğdem Oktay’ın yeni halini gören yakınları onu tanımakta güçlük çekiyor. Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu Denizli’de yaşayan 39 yaşındaki Çiğdem Oktay, 105 kiloya ulaşınca çareyi doktorun kapısını çalmakta buldu. 15 yıldır kilolarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’de 15 yıldır obeziteyle mücadele eden genç kadın tüp mide ameliyatı ile 4 ayda 40 kilo verdi. 39 yaşındaki Çiğdem Oktay’ın yeni halini gören yakınları onu tanımakta güçlük çekiyor.</p>
<h2>Denizli&#8217;de 4 Ayda 40 Kilo Verdi Hayata Tekrar Tutundu</h2>
<p>Denizli’de yaşayan 39 yaşındaki Çiğdem Oktay, 105 kiloya ulaşınca çareyi doktorun kapısını çalmakta buldu. 15 yıldır kilolarıyla mücadele eden Oktay, diyet ve spor ile mücadelesinde başarılı olamayınca Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü, Obezite ve Metabolizma Cerrahisinde görev yapan Op. Dr. Özgür Kaya ile görüştü. Yapılan kontrollerin ardından Çiğdem Oktay için ‘Laparoskopik Sleeve Gastrektomi’ (kapalı tüp mide ameliyatı) kararı verildi. Ameliyatı gerçekleşen Çiğdem Oktay, 105 kilodan 65 kiloya düşerek 4 ay içerisinde 40 kilo verdi. Genç kadının zayıflayınca ilk işi, elbise dolabını yenilemek oldu.</p>
<p><strong>“Kilom yüzünden evden çıkmak istemiyordum”</strong><br />
Ameliyat öncesi yaşadıklarını anlatan Çiğdem Oktay, “Fotoğraf çekilemiyordum, kalabalık ortamlara çıkmak istemiyordum, eve gidip uyuyordum. Son zamanlarda giydiklerimi beğenmiyordum, kilolarım yüzünden herkes bana bakıyor gibi geliyordu. Sürekli diyetlere giriyordum ama zayıflayamıyordum. Bedenime göre kıyafet bulmakta zorlanıyordum “ dedi.</p>
<p><strong>“Keşke yıllar önce bu ameliyatı olsaydım”</strong><br />
Ameliyat sonrası yaşadıklarını da değinen Oktay, “Şimdiki halimi görenler çok şaşırıyor. Uzun bir zaman sonra beni görenler ‘O sen misin?’ diyorlar. Ameliyat olmak hem sağlığım hem de sosyal hayatımın düzene girmesi açısından verdiğim en iyi karardı. Özellikle doktorum Op. Dr. Özgür Kaya bu süreçte bana çok büyük destek oldu ameliyat sonrası söylediği her şeye harfi harfine uydum. Sağlıklı beslenmeyi ve spor yapmayı hiç ihmal etmedim. Hayatının değiştiğini ifade eden Oktay, “4 ayda 40 kilo verdim. Hiçbir sıkıntı çekmedim. Keşke bu ameliyatı yıllar önce olsaydım” şeklinde konuştu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Posta Kutusuna Gelen Zarfla Hayatı Değişti</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/gelen-zarfla-hayati-degisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 10:03:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Franchise Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşadası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=45178</guid>

					<description><![CDATA[110 kiloya ulaşan, aşırı kiloları nedeniyle hayatı zindana dönen ev hanımı Songül Uludağ (55) kızının evinin posta kutusuna gelen &#8216;spor ve yaşam merkezi&#8217; tanıtım kitapçığı sayesinde yeni bir hayata başladı. Merkeze 17 ay aralıksız devam edip incelmeyi başaran ve sağlığına kavuşan Songül Hanım, biriktirdiği altınları bozdurup işletmeyi devraldı. İkinci bir şube daha devralan Songül Hanım, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>110 kiloya ulaşan, aşırı kiloları nedeniyle hayatı zindana dönen ev hanımı Songül Uludağ (55) kızının evinin posta kutusuna gelen &#8216;spor ve yaşam merkezi&#8217; tanıtım kitapçığı sayesinde yeni bir hayata başladı. Merkeze 17 ay aralıksız devam edip incelmeyi başaran ve sağlığına kavuşan Songül Hanım, biriktirdiği altınları bozdurup işletmeyi devraldı. İkinci bir şube daha devralan Songül Hanım, &#8220;Kadınlar isterlerse, çok çalışırlarsa başaramayacakları bir şey yok&#8221; dedi.</p>
<h2>İzmir&#8217;de Posta Kutusuna Gelen Zarfla Hayatını Değiştirdi</h2>
<p>Kuşadası&#8217;nda 25-27 Ekim tarihlerinde düzenlenen b-fit 13. Franchise Kongresi&#8217;ne katılan Songül Uludağ, kadınların isterlerse neler başarabileceklerini gösteren yaşam öyküsünü anlattı. 6 yıl önce aşırı kilo almaya başladığını 110 kiloya ulaştığını anlatan Songül Hanım&#8217;da hayatını riske edecek sağlık problemleri baş göstermeye başlamıştı. Kalp çarpıntısı, ani tansiyon yüksekliği, ağrılar nedeniyle hayatı zindana dönen Uludağ, kızı Meltem&#8217;in (34) evine gelen zarf sayesinde yeni bir hayata adım attı.</p>
<p><strong>Annesi ikna etti</strong><br />
Türkiye genelinde kadınlara hizmet veren spor ve yaşam merkezinin tanıtım kitap kitapçığını inceleyen kızı, annesinden habersiz kendisini ve annesini evlerine en yakın b-fit Kadınların Spor ve Yaşam Merkezi&#8217;ne yazdırdı. Hemen annesinin yanına koşarak sağlık sorunları yaşayan annesini spor ve yaşam merkezine gitmesi için ikna etti. Haftanın 5 günü merkeze gitmeye başlayan Songül Uludağ, 15 ay boyunca kesintisiz bir şekilde spor yapmayı sürdürdü. Bu sayede ağrıları iyileşirken, tansiyonu da normale döndü.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflatıp kilo verdiren bilgisayar oyunu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/zayiflatip-kilo-verdiren-bilgisayar-oyunu/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/zayiflatip-kilo-verdiren-bilgisayar-oyunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2017 07:35:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[verdiren]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflatıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberv3.thewpdemo.com/zayiflatip-kilo-verdiren-bilgisayar-oyunu-h6301.html</guid>

					<description><![CDATA[Oyun oynayarak kilo vermek mümkün mü? Bir oyun yapımcısı sadece oyun oynayarak mucizevi bir olayı gerçekleştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><video width="100%" height="100%" controls autoplay><source src="http://v.internethaber.com/2017/3/8/1759776/1759776_1488964665.mp4" type="video/mp4"></video></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/zayiflatip-kilo-verdiren-bilgisayar-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="http://v.internethaber.com/2017/3/8/1759776/1759776_1488964665.mp4" length="12695616" type="video/mp4" />
<enclosure url="http://v.internethaber.com/2017/3/8/1759776/1759776_1488964665.mp4" length="12695616" type="video/mp4" />
<enclosure url="http://v.internethaber.com/2017/3/8/1759776/1759776_1488964665.mp4" length="12695616" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
