<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalp &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/kalp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Sep 2024 13:25:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Kalp hastalıkları artık gençlerde de görülüyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-5/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 13:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=162969</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde en sık görülen hastalıklar arasında yer alan kalp hastalıklarının tehlikesi her geçen gün artarken Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, “Kalp hastalıkları artık gençlerde de görülmeye başladı. Hareket edip her zaman egzersiz yapmalıyız” dedi. Kalp hastalıkları artık gençlerde de görülüyor Hatalı beslenme alışkanlıklarının ve obezitenin giderek yaygınlaşması nedeniyle kalp hastalıklarının son yıllarda görülme sıklığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde en sık görülen hastalıklar arasında yer alan kalp hastalıklarının tehlikesi her geçen gün artarken Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, “Kalp hastalıkları artık gençlerde de görülmeye başladı. Hareket edip her zaman egzersiz yapmalıyız” dedi.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aPUJS7U5WLI5OPEFC_E1G3YZWr">Kalp hastalıkları artık gençlerde de görülüyor</h2>
<p>Hatalı beslenme alışkanlıklarının ve obezitenin giderek yaygınlaşması nedeniyle kalp hastalıklarının son yıllarda görülme sıklığı 50 yaş altındaki kişilerde giderek artıyor.</p>
<p>“Eskiden yaşlı hastalığıydı”<br />
Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi’nde görevli Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Dr. Alemdaroğlu, “Kalp krizi vakalarındaki sayısal artıştan daha çok, kalp krizi geçiren hastaların yaşının 40’lı yaşlara düşmesi bizi tedirgin ediyor. Eskiden genelde yaşlı nüfus olarak tabir ettiğimiz 50’li, 60’lı yaşların hastalığı olarak görülüyordu ama artık kendimizden küçük hastaları ameliyat etmeye başladık” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Her zaman egzersiz yapmalıyız”<br />
Hareketsiz yaşamın kalp hastalıklarını arttırdığından bahseden Dr. Alemdaroğlu, daha sonra şunları söyledi:<br />
“Artık 45 yaşında bypass olmak için bize başvuruyor hastalar. Tabi bunu da yediklerimiz ve hareketsizlik değiştirdi. Artık arabalar, toplu taşıma var ve daha az hareket ediyoruz. Daha kötü besleniyoruz, zor şartlarda çalışıyoruz dolayısıyla bu da kalp damar sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Adana özelinde baktığınızda hava sıcaklığı yeni yeni düştü ve dışarıya çıkabilecek duruma gelmeye başladı. Bu bizim dışarıda daha hareketli olabileceğimiz anlamına geliyor. Artık hareket edelim, egzersizi her zaman yapalım. Asansör beklemek yerine 2-3 katı merdiven ile çıkmayı alışkanlık haline getirelim.”</p>
<p>Öte yandan, Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, beslenme alışkanlıklarının da değiştirilmesi gerektiğini ve daha fazla su tüketiminin kalp hastalıklarını engellemede önemli olduğunu belirtti. iha</p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Egede İzmir haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastaları dikkat! Aşırı sıcaklar ölüme neden olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-4/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2024 18:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=159334</guid>

					<description><![CDATA[Hava sıcaklıkların artması birçok hastalığa davetiye çıkarırken, Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Cihan Altın, aşırı sıcak havanın özellikle kalp hastaları için büyük bir risk olduğunu ve ölüme bile neden olabileceği uyarısında bulundu. Altın, kalp hastalarının özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiğini de vurguladı. Kalp hastaları dikkat! Aşırı sıcaklar ölüme neden olabilir Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıkların artması birçok hastalığa davetiye çıkarırken, Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Cihan Altın, aşırı sıcak havanın özellikle kalp hastaları için büyük bir risk olduğunu ve ölüme bile neden olabileceği uyarısında bulundu. Altın, kalp hastalarının özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiğini de vurguladı.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5aPUJW3U5S_I5OPEFGnEBC7YJWL">Kalp hastaları dikkat! Aşırı sıcaklar ölüme neden olabilir</h2>
<p>Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte kalp hastaları da oldukça riskli bir döneme girdi. İEÜ Medical Point Hastanesi Kardiyoloji bölümünden Doç. Dr. Cihan Altın, sıcak havalarda kalp hastalarına önemli uyarılarda bulundu. Kalp hastalarının özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiğinin altını çizen Altın, sıcak havaların kalp hastaları için ölüme davet çıkarabileceğini hatırlattı.</p>
<p>‘Saat 12.00 &#8211; 15.00 arası kesinlikle dışarı çıkmayın’<br />
Aşırı sıcak havalarda kalp rahatsızlığı olanların 12.00 &#8211; 15.00 saatleri arası dışarı çıkmaması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Cihan Altın, &#8220;Hava sıcaklıkları oldukça arttı. Beraberinde nem de arttı. Kronik kalp hastaları, kalp damar hastaları, tansiyon hastaları ve kalp yetersizliği gibi hastalıkları olanların öğle sıcağında, güneşin en etkili olduğu saatlerde dışarı çıkmaları çok tehlikeli olabilir. Terleme ile beraber mineral kaybından dolayı hastalar için bazen ilaçlarının dozları uygunsuz hale gelebilir. Özellikle terleme sonucunda insan vücudundaki kan biraz koyulaşır ve bu da beraberinde kalp krizine sebep olabilir. Günün en sıcak olan saatleri 12.00 ila 15.00 arasında hastalarımızın kesinlikle dışarı çıkmamalarını tavsiye ediyoruz. Bunun yanı sıra bol bol su tüketmelerini, karpuz gibi meyveler yemelerini de tavsiye ediyoruz. 1,5 litrenin üzerinde su içmeleri kesinlikle çok önemli” dedi.</p>
<p>‘Sıcak havalar ölüme davetiye çıkarıyor’<br />
Sıcak havaların ölüme davetiye çıkarttığını dile getiren Doç. Dr. Altın, &#8220;Eğer kalp hastasıysanız ve dışarı çıkmanız gerekiyorsa mutlaka gerekli önlemlerinizi alınız. Gölge yerlerde bulunun ya da uygun araçlarla gidiniz. Sıcakta yürümek ve çok terlemek kalp krizi geçirme ihtimalini artırır ve bu da ani ölümle sonuçlanabilir. Sıcak havalar kalp hastalıklarına ve ölüme davetiye çıkarıyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p>‘Egzersiz yaparken bunlara dikkat’<br />
Kalp hastalarının egzersizlerini aksatmamaları gerektiğini ancak dikkatli olmaları gerektiğine vurgu yapan Altın, “Bildiğimiz gibi kalp hastalarının egzersiz yapmaları lazım. Ancak bunu özellikle günün sıcak saatlerinde değil, akşam serinliğinde ya da sabahın erken saatlerinde yapmalarını tavsiye ediyoruz. Kesinlikle gündüzün sıcak olduğu dönemlerde egzersiz yapılmamalıdır. Ani sıvı kayıpları, ani bayılmalara, ani travmalara, kafa travmalarına, kalp krizlerine ve ani ölümlere neden olabilir&#8221; sözlerine yer verdi. iha</p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Egede İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en eski kalbi bulundu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dunyanin-en-eski-kalbi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2022 11:37:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en eski kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=114049</guid>

					<description><![CDATA[Avustralyalı bilim insanları, dünyanın en eski kalbini buldu. Dünyanın en eski kalbi bulundu Science adlı bilimsel dergide perşembe günü yayımlanan çalışmada, Batı Avustralya eyaletinde yer alan Kimberley bölgesinde bulunan 380 milyon yıllık balık fosiliyle ilgili bilgilere yer verildi. Araştırmacılar, &#8220;Gogo kaya oluşumu&#8221; olarak adlandırılan yapının içindeki minerallerin, balığın karaciğer, mide, bağırsak ve kalp gibi iç [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avustralyalı bilim insanları, dünyanın en eski kalbini buldu.</p>
<h2>Dünyanın en eski kalbi bulundu</h2>
<p>Science adlı bilimsel dergide perşembe günü yayımlanan çalışmada, Batı Avustralya eyaletinde yer alan Kimberley bölgesinde bulunan 380 milyon yıllık balık fosiliyle ilgili bilgilere yer verildi.</p>
<p>Araştırmacılar, &#8220;Gogo kaya oluşumu&#8221; olarak adlandırılan yapının içindeki minerallerin, balığın karaciğer, mide, bağırsak ve kalp gibi iç organlarının büyük ölçüde korunmasını sağladığını söyledi.</p>
<p>Curtin Üniversitesi&#8217;nden araştırmayı yöneten Kate Trinajstic, Birleşik Krallık&#8217;ın (BK) kamu yayımcısı BBC&#8217;ye açıklamasında, &#8220;Bu evrimimizde çok önemli bir nokta. İlk dönemlerden beri evrimleşen vücut yapımızı ortaya koyuyor. Bunu ilk defa bu fosillerde görüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Araştırmada Trinajstic&#8217;le çalışan Flinders Üniversitesi&#8217;nden John Long da keşfin büyük şaşkınlık yarattığını söyleyerek, &#8220;Bu kadar önceden yaşamış bir hayvanın yumuşak dokularına dair şimdiye dek bir bilgimiz yoktu&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-256026 size-full" src="https://www.buyuksivas.com/wp-content/uploads/2022/09/kalp.jpg" alt="" width="579" height="303" /></p>
<p>Nesli tükenmiş zırhlı balık (placodermi) sınıfına ait fosili inceleyen bilim insanları, buldukları kalbin tahmin edilenden daha gelişmiş bir yapıya sahip olduğunu gözlemledi.</p>
<p>Gogo balığının kalbinin, insanlarınkine benzer şekilde üst ve alt odacıklara sahip olduğu belirtildi. Araştırmacılar, bunun Gogo balığının kalbini daha etkili hale getirerek, onun hızlı bir avcıya dönüşmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekti.</p>
<p>Araştırma ekibinde yer almayan ve zırhlı balık konusunda uzman isimlerden Zerina Johanson ise keşfin, insan bedeninin evrimine ışık tuttuğunu belirtti.</p>
<p>BK&#8217;nin başkenti Londra&#8217;daki ünlü Doğa Tarihi Müzesi&#8217;nden Johanson, fosile dair &#8220;Buradaki çoğu şey bugün bizim bedenimizde de mevcut; örneğin, çene ve dişler. Daha sonradan bizim kollarımız ve bacaklarımıza evrilecek ön ve arka yüzgeçler de görülebiliyor&#8221; dedi. bundle</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastalıkları sinsi ilerler</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 14:06:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=111424</guid>

					<description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erhan Yazıcı, bazı kalp hastalıklarının sinsi ilerlediğini belirterek, uyarılarda bulundu. Kalp hastalıkları sinsi ilerler Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Ünitesi yurt içi ve yurt dışından gelen birçok hastaya şifa oluyor. Kardiyoloji Uzmanı Yazıcı, kalp hastalıklarının dünyada ve ülkemizde ölüm sebepleri arasında başı çektiğini ifade etti. Kardiyoloji Uzmanı Dr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erhan Yazıcı, bazı kalp hastalıklarının sinsi ilerlediğini belirterek, uyarılarda bulundu.</p>
<h2>Kalp hastalıkları sinsi ilerler</h2>
<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Ünitesi yurt içi ve yurt dışından gelen birçok hastaya şifa oluyor. Kardiyoloji Uzmanı Yazıcı, kalp hastalıklarının dünyada ve ülkemizde ölüm sebepleri arasında başı çektiğini ifade etti. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erhan Yazıcı yaptığı açıklamada kalp hastalarının çoğunun aslında kendini sağlıklı sanan, daha önce doktora gitmeyen kişilerden oluştuğunu belirtti. Kalp hastalıklarında poliklinik şartlarınlarında yapılacak muayene ve bir kaç tetkikle kalp hastalık riskinin saptanabildiğini belirten Uzm. Dr. Yazıcı sözlerine şöyle devam etti: ‘’ Kalp hastalıklarında önemli olanda birincil koruma ile henüz kalp krizi geçirmeden ve kalıcı kalp hasarı oluşmadan evvel kalp hastalıklarının önüne geçmektir. Aslında beslenmeye dikkat ederek kilo verip egzersiz yaparak, stresten mümkün olduğunca kaçınarak , sigarayı bırakıp kan şekeri ve tansiyonu kontrol altına alarak, kalp damar hastalıklarının büyük bir kısmının önüne geçmek mümkündür. Kalp damar hastalıklarının bazılarının sinsi ilerleyip belirti vermediği unutulmamalıdır ve düzenli kalp kontrolü yaptırılmalıdır. Bu bağlamda, herkesin kalp kontrollerini yaptırmasını önermekteyiz&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ali Sarıgül: “Kalp krizinden değil, doktora geç kalmaktan korkun”</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/doktora-gec-kalmaktan-korkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2022 10:01:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=106818</guid>

					<description><![CDATA[Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Sarıgül, son zamanlarda kalp krizi vakalarının arttığını ve kalp krizi geçirenlerin yaş ortalamasının düştüğünü ifade ederek, kalp krizinden değil, doktora geç kalınmasından korkulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Ali Sarıgül: “Kalp krizinden değil, doktora geç kalmaktan korkun” Özel Medicana Konya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Kalp ve Damar Cerrahi</a> Uzmanı Prof. Dr. Ali Sarıgül, son zamanlarda kalp krizi vakalarının arttığını ve kalp krizi geçirenlerin yaş ortalamasının düştüğünü ifade ederek, kalp krizinden değil, doktora geç kalınmasından korkulması gerektiğini söyledi.</p>
<h2>Prof. Dr. Ali Sarıgül: “Kalp krizinden değil, doktora geç kalmaktan korkun”</h2>
<p>Özel Medicana Konya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Sarıgül, son zamanlarda kalp krizi vakalarının arttığını ve kalp krizi geçirenlerin yaş ortalamasının düştüğünü söyledi. Herkesin kalp krizi geçirebileceğini belirten Prof. Dr. Sarıgül, “Doğru bir zamanda olursa korkmamak gerekir. Kalp krizinden değil, doktora geç kalmaktan korkun’’ diye konuştu.</p>
<p>Kalbin vücudun temel taşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Sarıgül, &#8220;İnsanlar doktora gitmekten korktuğu için geç kalmış olabiliyor. Örneğin astım hastaları göğüs hastalıkları bölümü dışında başka bir bölüme gitmiyor. Belki aort kapağında sorun var. Bir kardiyoloğa gitmediği için bilinmiyor ve nefes darlığı ile hayatlarını devam ettiriyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>Kalp krizini artıran risk faktörlerine de değinen Prof. Dr. Ali Sarıgül, “Kalp krizine en büyük etken genetik faktörlerdir. Bunu hızlandıran etkiler de vardır.</p>
<p>Örneğin kötü beslenme, hastanın spor yapmaması, stresli iş hayatı, tütün ürünlerinin kullanımı gibi tetikleyici durumlar da kalp krizine neden olabilir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kalp hastalıklarındaki başarının teknolojideki gelişmeler ile paralel olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Sarıgül, “Teknoloji ile beraber çalışıyoruz. Kalp hastalıklarındaki başarı oranı da teknolojinin getirisiyle oldukça üst düzeydedir. Kalp bizim vücudumuzun motorudur. Kalp hariç hiçbir organ durduktan sonra tekrar çalışamaz. Ameliyatlarda da kalbi hem durdurmadan hem de durdurarak cerrahi müdahalelerde bulunabiliyoruz. Tecrübeli ellerde bunlar da başarılı cerrahi işlemler oluyor&#8221;<a href="https://www.egedeizmir.com/"> şeklinde konuştu.(iha)</a></p>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege de İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korona virüs kalp sağlığını olumsuz etkiledi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-sagligini-olumsuz-etkiledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 23:53:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=100336</guid>

					<description><![CDATA[Pandemiyle birlikte kalp rahatsızlığının arttığını belirten Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ekibinden Uzm. Dr. Nihat Pekel, “Yaşanan korona virüs salgını, evde hareketsiz yaşam, stres, kaygı gibi faktörler kalp sağlığını olumsuz etkilemiştir” dedi. Korona virüs kalp sağlığını olumsuz etkiledi Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ekibinden Uzm. Dr. Nihat Pekel, pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte kalp hastalıklarının arttığını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemiyle birlikte kalp rahatsızlığının arttığını belirten Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ekibinden Uzm. Dr. Nihat Pekel, “Yaşanan korona virüs salgını, evde hareketsiz yaşam, stres, kaygı gibi faktörler kalp sağlığını olumsuz etkilemiştir” dedi.</p>
<h2>Korona virüs kalp sağlığını olumsuz etkiledi</h2>
<p>Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ekibinden Uzm. Dr. Nihat Pekel, pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte kalp hastalıklarının arttığını belirtti. Pandeminin kalp hastalıklarının artmasında ciddi etkilerini olduğunu ifade eden Dr. Nihat Pekel, “Kalp ve damar hastalıklarına bağlı rahatsızlıkların son yıllarda arttığı saptanmıştır. Özellikle pandeminin başlamasıyla birlikte kalp hastalıklarını ciddi oranda olumsuz etkilediğinden dolayı bu oran iyice artmıştır. Yaşanan covid salgını, evde hareketsiz yaşam, stres, kaygı gibi faktörler kalp sağlığını olumsuz etkilemiştir.</p>
<p>Yaşanan bu risk faktörlerine rağmen kalp sağlığına çoğu zaman gerekli özen gösterilmez. Kalp sağlığına gereken özeni göstermek ve gerekli önlemleri almak için risk faktörlerine sahip olan bireylerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu risk faktörlerinden bazıları ailede kalp hastalığı öyküsünün olması, şeker, tansiyon, kolesterol gibi kronik hastalıklar, sigara, hareketsiz yaşam tarzı, stres, obezite gibi risk faktörleridir. Kalp hastalıklarında önemli olan hızlı tanı ve tedavidir. Hızlı tanı ve tedavi için özellikle kalp krizi belirtilerini bilmek zaman, kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmakta hayati önem taşıyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani yorgunluk atakları, bulantı, kusma, aniden soğuk ter basması erken müdahale için bilmemiz gereken belirtiler arasındadır. Burada en önemli nokta kalp ile ilgili belirtiler ortaya çıkar çıkmaz mutlaka sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekmektedir. Eğer belirtiler şiddetli ise öncelikle 112 acil çağrı sisteminden yardım talep etmek önemlidir. Çünkü kalp krizine bağlı ölümlerin neredeyse yarısı kalp krizi başladıktan sonra ilk bir saat içerisinde ortaya çıkmaktadır” dedi.</p>
<p><strong>“Sağlımızı korumak bizim elimizde”</strong><br />
Kalp hastalığına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Nihat Pekel, “Kalp hastalıkları önlenebilir hastalıklar grubundadır. Yaşam tarzımızda yapacağımız bir takım değişikliklerle kalp sağlığımızı korumamız mümkün. Kalp sağlığımızı iyileştirmek ve kötü sonuçlanmaması için alabileceğimiz bazı önlemler mevcut. Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli spor yapma, kilomuza dikkat etme, gerekli kontrollerimizi yaptırma, sigaradan uzak durma, damarlara çok fazla zarar veren davranış kalıplarımızdan uzaklaşmak kalp hastalıklarına karşı sağlığımızı korumada son derece faydalı olacaktır. Kontrollerde yapacağımız muayene ve tetkiklerle herhangi bir zarara yol açmadan kalp hastalıklarını önlemek mümkün. Bundan dolayı yaşam tarzımızda yapacağımız değişiklikler ve yaptıracağımız düzenli kontroller son derece önemlidir. Bu faktörlere dikkat ederek yaşam kalitemizi yükseltebileceğimizi hatırlatmak isterim. Çünkü hayattaki en önemli şey sağlığımız ve sağlığımızı korumak bizim elimizde” şeklinde bilgi verdi.(İHA) &#8211; Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbine zıpkın saplanan adam sağlığına kavuştu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalbine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2021 11:14:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[zıpkın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=82664</guid>

					<description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma Uygulama Hastanesi, başarılı bir ameliyata daha imza attı. Kalbine kazayla zıpkın saplanan Oğuzhan Sonugür, DEÜ’de yapılan zorlu ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu. Kalbine zıpkın saplanan adam sağlığına kavuştu İzmir’in Karaburun ilçesinde hobi amaçlı balık avlamaya giden 33 yaşındaki Oğuzhan Sonugür, kazara elindeki zıpkını kalbine sapladı. Bir süre denizde kaldıktan sonra arkadaşlarının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma Uygulama Hastanesi, başarılı bir ameliyata daha imza attı. Kalbine kazayla zıpkın saplanan Oğuzhan Sonugür, DEÜ’de yapılan zorlu ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu.</p>
<h2>Kalbine zıpkın saplanan adam sağlığına kavuştu</h2>
<p>İzmir’in Karaburun ilçesinde hobi amaçlı balık avlamaya giden 33 yaşındaki Oğuzhan Sonugür, kazara elindeki zıpkını kalbine sapladı. Bir süre denizde kaldıktan sonra arkadaşlarının yardımıyla kıyıya çıkarılan Sonugür, 112 Acil Servis ekipleri tarafından DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Sonugür&#8217;e ilk müdahaleyi yapan acil servis doktorları, çekilen grafide zıpkının 21 santimetre içeriye girdiğini belirledi.<br />
DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi acil servis çalışanları, zamana karşı yarışarak hastayı kısa sürede ameliyat için hazır hale getirdi. Daha sonra DEÜ Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisinde ameliyata alınan hasta, burada yapılan zorlu operasyonun ardından yoğun bakım servisine alındı. Başarılı bir ameliyat geçiren Sonugür’ün tedavisine bir süre daha hastanede devam edileceği öğrenildi.</p>
<p><strong>“Hasta bize geldiği için şanslı”</strong><br />
Kalbine zıpkın saplanan hastayı ameliyat eden ekipte yer alan Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalından Doç. Dr. Tuğra Gençpınar, “Hasta bize geldiğinde zıpkının göğüs kafesinden kalbine doğru saplandığını gördük. Çoğu kalp ameliyatında dokuyu hareket ettirebiliyorsunuz. Ancak bu vakada zıpkının ucundaki bölüm nedeniyle böyle bir şansımız olmadı. Çünkü kalp dokusunun yırtılması söz konusuydu. Açık kalp ameliyatıyla zıpkını oradan çıkardık. Akciğeri delerek girdiği için, göğüs cerrahisiyle birlikte akciğerde de onarım yapıldı. Çoğu merkezde bu tarz ameliyatlar yapılamadığı için hastanın DEÜ Tıp Fakültesine gelmesinin kendisi için bir şans olduğunu söyleyebiliriz” dedi.</p>
<p>Tam teşekkülü hastanede vakit kaybı olmadan zamana karşı yarıştıklarını kaydeden Doç. Dr. Gençpınar, “Multi sistemle müdahale ederek başarılı bir ameliyat gerçekleştirdik. Meslek hayatımızda çok az rastlayacağımız bu zorlu ameliyatı başarı tamamlayarak kalpte ciddi bir onarım yaptık” ifadelerini kullandı.<br />
Hastanın babası Rıdvan Sonugür ise oğlunu ameliyat eden doktorlara teşekkür ederek, “112 Acil Servisi ve DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi’nin çabalarıyla oğlum kurtuldu. Kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Tebrik ediyoruz”</strong><br />
Hastaya yapılan başarılı ameliyat nedeniyle DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi çalışanlarını tebrik eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Sağlıkta öncü kurumlar arasında yer alan tıp fakültemiz ve üniversite hastanemiz başarıyla yaptığı ameliyatlarına yenilerini ekliyor. Fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımızla vatandaşlarımıza şifa dağıtmak için elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık alanında yetiştirdiğimiz donanımlı bilim insanlarımız ülkemize, bölgemize, İzmir’imize, tüm insanlığa hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Acil serviste hastaya müdahale eden ve ameliyatı gerçekleştiren tüm ekibimizi tebrik ediyor, hastamıza acil şifalar diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Ritmini Hissediyorsanız Bunlara Dikkat Edin</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 10:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hissetme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ritim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=71130</guid>

					<description><![CDATA[Kalbin olması gereken düzenli çalışmaması hali olarak tanımlanan ve toplumda yaygın olarak görülen aritmi; çoğunlukla çarpıntı, kalpte düzensiz ya da güçlü atım olarak görülüyor. Kalpteki uyarı odakları, sinir lifleri ve kalp yapısını etkileyen hastalık ve durumun aritmiye neden olabileceğini ifade eden Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, genetik kökenli aritmilerin genç [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbin olması gereken düzenli çalışmaması hali olarak tanımlanan ve toplumda yaygın olarak görülen aritmi; çoğunlukla çarpıntı, kalpte düzensiz ya da güçlü atım olarak görülüyor. Kalpteki uyarı odakları, sinir lifleri ve <a href="https://www.egedeizmir.com/?s=kalp">kalp</a> yapısını etkileyen hastalık ve durumun aritmiye neden olabileceğini ifade eden Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, genetik kökenli aritmilerin genç yaşta ölüme sebebiyet verebileceği uyarısında bulunarak, “Normal sağlıklı bir organın çalıştığını hissetmeyiz. Karaciğeri hissetmediğimiz gibi kalbimizi de hissetmemiz gerekir. Eğer kalp kendini <strong>hissettiriyorsa</strong> araştırılması gerekir” dedi.</p>
<h2>Kalp Ritmini Hissediyorsanız Bunlara Dikkat Edin</h2>
<p>Her çarpıntının ve bayılma hissinin aritmi olarak tanımlanamayacağını dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, farklı aritmi türlerinin farklı yaşlarda ve gençlerde de görülebildiğini, kalp damar hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kalp yetmezliği, hipertansiyon, tiroid, akciğer hastalıkları, geçirilmiş kalp ameliyatları ve aneminin de aritmi oluşumuna zemin hazırladığını ifade etti. Kimi aritmilerin kişinin genetiği tarafından belirlendiğini söyleyen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, nadir görülmekle beraber genetik kökenli aritmilerin hayati açıdan riskli olduğunu belirterek, “Kimi zaman genç yaş ani ölümlere yol açabilir. Televizyon ekranlarında gördüğümüz ani sporcu ölümlerinin bir kısmı da ciddi hayati tehdit eden aritmiler sonucu olabilmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Kişinin heyecanlanması, fiziksel aktivitede bulunması gibi nedenlerle kalbin olağandan daha hızlı atım yaptığına vurgu yapan Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, fizyolojik etkenler dışında bazı durumlarda da kalbin hızlandığını ifade ederek, “Çay, kahve tüketimi, alkol tüketimi, sigara tüketimi, tiroit hastalıklarında kullanılan bazı ilaçlar, grip ilaçları ve bazı antibiyotikler çarpıntıya neden olabilir. Örneğin ben hastalarıma günde 200 mg. Yani 2 kupa kahveden fazla kahve tüketmemelerini öneriyorum. Sigaranın sağlığa pek çok zararı olduğu gibi kalbe de zararlı. Sigara, kalpte atım hızımı uzun vadede kronik olarak yüzde 18 oranında artırıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kişinin, kalbinde ritim bozukluğu olup olmadığını kendisini ve kalbini dinleyerek anlayabileceğini anlatan Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, şöyle devam etti: “Normalde bir insan, sağlıklı bir organının çalıştığını hissetmez. Tıpkı karaciğerimiz hissetmediğimiz gibi kalbimizi de hissetmeyiz. Ancak eğer kalp kendini hissettiriyorsa araştırılması gerekir. Altta yatan nedenlere bakmak lazım. Kalbin atışı dakikada 60-100 arası normaldir. Eğer 120’ye kadar çıkıyor ya da 50’nin altına düşüyorsa, düzensiz ve duraksayarak atıyorsa, hızlı ve düzensiz ya da yavaş ve düzensiz atıyorsa mutlaka hekime başvurmak gerekir.”</p>
<p>Aritminin nedeninin tespit edildikten sonra tedavinin bu nedene göre şekillendiğini anlatan Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, ilaç tedavisinin sonucunda düzensizliğin devam etmesi durumunda kalbe şok cihazı ya da kalp pili takılabildiğini dile getirerek, şöyle konuştu: “Toplunda en çok gördüğümüz aritmi grubu orta yaş sonrası genelde başlamasını beklediğimiz atriyal fibrilasyondur. Kişinin çarpıntı atakları çok sıksa, kullanılan ilaca rağmen acile başvuruları çok sık oluyorsa yakma ya da dondurma denilen yöntemle tedavi uygulayabiliyoruz. Bazı aritmi türlerinde kişinin doğuştan getirdiği kısa devre oluşturan farklı sinir lifleri vardır. Elektrofizyolojik çalışmada alınan sinyaller ile bu kısa devre yapan sinir lifinin yeri tespit edilerek ısı enerjisi uygulanarak yok edilir. Bu işleme radyofrekans ablasyon adı verilir. Sinir lifi yeri, dokudaki derinliği ve ulaşılabilirliği ablasyon işleminin başarısında çok önemlidir. Ancak tedavi genellikle yüz güldürücüdür ve başarı ihtimali yüzde 95’tir.”</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-hastalarinin-uyku-apnesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 12:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53518</guid>

					<description><![CDATA[Uyku apnesi rahatsızlığı bireylerde yaşam ve uyku kalitesinin bozulmasına, yakınlarında da endişe duygusunun artmasına yol açıyor. Uyku esnasında hastanın nefes alıp vermesinin durması, tıkanması ve zorlanması ile meydana gelen uyku apnesi rahatsızlığı ile ilgili özellikle kalp rahatsızlığı olanlar için tedaviye geç kalınmadan başlanması gerektiğini vurguluyor. Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku apnesi rahatsızlığı bireylerde yaşam ve uyku kalitesinin bozulmasına, yakınlarında da endişe duygusunun artmasına yol açıyor. Uyku esnasında hastanın nefes alıp vermesinin durması, tıkanması ve zorlanması ile meydana gelen uyku apnesi rahatsızlığı ile ilgili özellikle kalp rahatsızlığı olanlar için tedaviye geç kalınmadan başlanması gerektiğini vurguluyor.</p>
<h2>Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı</h2>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, uyku apnesinin kişinin yaşamını önemli derecede etkilediğini belirterek erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Birçok belirtisi var</strong></p>
<p>Solunum durma sayısının hastalığın şiddetine göre değiştiğini söyleyen Doç. Dr. Barış Metin, “Uyku apnesi olarak tanımladığımız rahatsızlıkta uyku sırasında solunum durmaları meydana geliyor. Hekimler için saatteki durma sayısı büyük önem taşıyor. Hastalığı yaşayan insanlar gece boyunca soluk alıp verirken tıkanmalar yaşıyor, bunu daha çok bireyin yakınları söylüyor. Yakınları hastalardaki nefes durması, tıkanması, yüksek sesle horlama, soluk alıp vermede zorlanma gibi sorunları paylaşırken, hastaların da gece fazla uyanma, sabah baş ağrısı, gün içinde aşırı yorgunluk ve uyuya kalma gibi şikayetleri oluyor. Uyku apnesi olan bireyler çok gürültülü horluyor” dedi.</p>
<p><strong>Uyku apnesi obeziteye yol açıyor</strong></p>
<p>Uykunun hayati bir süreç olduğunu ve kaliteli uyunmadığında zihinsel ve metabolik işlevlerin bozulduğunu belirten Doç. Dr. Barış Metin, “Hiper tansiyon ve kalp hastalıklarının yanı sıra konsantrasyon bozuklukları, uykusuzluk, depresyon gibi etkenler uyku apnesine neden oluyor. Uyku apnesi bireylerde obeziteye sebep oluyor, ne kadar diyet yaparlarsa yapsınlar kilo veremiyorlar. Boyun bölgelerinde yağ miktarı fazla olan obez bireylerde bu rahatsızlık daha fazla görülüyor. Çocuklar açısından baktığımızda özellikle bademcik, geniz eti olanlar risk altında diyebiliriz. Çocuğun nefesi tıkandığı için büyüyemiyor, okul başarısı düşüyor. Çocuklarda da bu rahatsızlığın tedavisini ihmal etmemek gerekiyor. Kadın ve erkeklere baktığımızda ise uyku apnesi, erkeklerde biraz daha sık görülüyor. Boyun bölgelerinde kalınlaşma oluşan kadınları da risk altında değerlendirebiliriz” dedi.</p>
<p><strong>Uyku apnesinin farklı evreleri var</strong></p>
<p>Uyku apnesinin hafif, orta ve şiddetli evrelerini olduğunu söyleyen Doç. Dr. Barış Metin; “Solunum durması sayısı 5 ile 15 arasındayken hafif, 15 ile 30 arasındayken orta ve 30’un üzerindeyse ağır olarak nitelendiriyoruz. Hafif olduğu zaman hasta yakınları durumu daha az fark ediyor. Çok ağır bir uyku apnesi olmamasına rağmen gece sık sık uyanan bir hastamız vardı. Pek çok doktora gitmiş, uyku ilacı verilmiş ve derdine çare bulamamış. Tedavi ettiğimiz zaman bu rahatsızlıktan kurtuldu ve uyanmamaya başladı. Hafif ve orta düzeydeki hastalarımızda gece uyanma ve uyuyamama gibi sorunlar görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Uykularını kaydediyoruz</strong></p>
<p>Doç. Dr. Barış Metin, şöyle devam etti: “Rahatsızlık hafif ya da orta düzeydeyse, özellikle bir darlık mevcutsa cerrahi tedavi söz konusu oluyor. Cerrahi müdahale çocuklarda daha çok tercih ediliyor. Geniz eti, boğaz yolunu tıkayan bir durum varsa bunu almak genişlemesine neden oluyor. Cihaz tedavisinde ise hortumdan boğaza hava veriliyor, böylece solunum yolunun açık kalması sağlanıyor. Konforsuz gibi görünse de birkaç gece kullandıktan sonra varlığı hissedilmiyor. İnsanlar uyku sorunuyla da geliyorlar. Sık olarak ‘gündüz sürekli uyuyorum, eşim uyurken tıkandığımı söylüyor’ şeklinde şikayetlerle karşılaşıyoruz. Böyle durumlarda uyku laboratuvarında solunum hareketi yapılan kaslara ve bacaklara elektrotlar bağlıyor, uykuyu kaydediyoruz. Sonuçlara göre tedavi uyguluyoruz.”</p>
<p><strong>Uykuda ölümlere sebep oluyor</strong></p>
<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde tansiyon, kalp yetmezliği, uykuda ani ölümlere sebep olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Metin, “Özellikle tansiyonu ve kalp yetmezliği olan hastaların acil olarak tedavi olması gerekiyor. Uyku apnesi şeker hastalığına yol açabiliyor. Bunun şeker ilaçları ile tedavisi mümkün ancak esas sıkıntı uyku apnesi olduğu için kesin sonuç alınamıyor. Uyku apnesi olan insanlar diyetle kilo veremiyorlar, ancak tedavi olduktan sonra kilo vermeleri mümkün oluyor. Tedavi olduktan sonra, şeker ilaçlarını azaltan, tansiyon ilaçlarını bırakan, kilo veren hastalarımızı görüyoruz. Kişinin kalp damar sisteminden metabolizmasına kadar ciddi şekilde olumsuz etkilediği için tedavisinin ihmal edilmemesi gerekiyor” dedi.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedi Sahibi Olmak Ruh Sağlığına İyi Geliyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kedi-sahibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Feb 2020 10:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53248</guid>

					<description><![CDATA[Kedi sahibi olmanın ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu kaydeden uzmanlar, kedilerin yalnızlığa ve depresif ruh haline iyi geldiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre kedi beslemek çocukların sosyal iletişimini olumlu etkileyip empati ve sorumluluk duygularını artırıyor. Öyle ki kedi besleyen kişilerin kalp krizi geçirme olasılıkları ise beslemeyenlere göre daha az. Kedi Sahibi Olmak Ruh Sağlığına İyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kedi sahibi olmanın ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu kaydeden uzmanlar, kedilerin yalnızlığa ve depresif ruh haline iyi geldiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre kedi beslemek çocukların sosyal iletişimini olumlu etkileyip empati ve sorumluluk duygularını artırıyor. Öyle ki kedi besleyen kişilerin kalp krizi geçirme olasılıkları ise beslemeyenlere göre daha az.</p>
<h2>Kedi Sahibi Olmak Ruh Sağlığına İyi Geliyor</h2>
<p>Dünyada pek çok ülkede 17 Şubat Dünya Kediler Günü olarak anılıyor.</p>
<p><strong>Kedi besleyenlerin kalp sağlığı daha iyi…</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmaların bu önemli ilişkiyi gözler önüne serdiğini kaydeden Dilara Aloğlu, “Kediler insanlar için hem ruhsal hem de fiziksel açıdan yarar sağlayan hayvanlardır. Bazı araştırmalar kedi besleyen kişilerin kalp krizi geçirme olasılıklarının beslemeyenlere göre daha az olduğunu ortaya koymuştur. Örneğin Minnesota Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre kedi sahibi olmayanlar, evlerinde kedi besleyen kişilere kıyasla kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan ölümlere % 40 oranında daha fazla eğilimlidir. Buffalo’daki New York Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ise, kedi sahiplerinin diğerlerine göre daha düşük tansiyona sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Aynı zamanda yalnız yaşayan kişilere arkadaş ve sorumluluk sahibi olmaları konusunda son derece yardımcı olmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri var</strong></p>
<p>Evde kedi beslemenin çocuk gelişimi ve ruh sağlığı açısından da önemli etkileri olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Dilara Aloğlu, “Çocuklar için evcil hayvan beslemek onların sosyal iletişimini, empati ve sorumluluk duygularını arttırmaktadır. Kedilerle büyüyen çocukların dışa dönük oldukları ve özellikle tek çocukların paylaşmayı öğrendiği söylenebilir. Kediler, aile içerisine girdiğinde, çocuklara sorumluluk alma ve hayvan bakımı eğitimi konusunda önemli bir rol oynamaktadırlar. Amerikan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Kurulu’nda görevli Dr. Marshall Plaut, erken yaşlarda evcil hayvan teması ile büyümenin ileriki dönemlerdeki bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve sık görülen alerjileri ciddi oranda azalttığını ifade etmektedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kedi, yalnızlığa iyi geliyor</strong></p>
<p>Kedilerin özellikle yalnız kişileri hayata bağladığını ve ev içerisinde onlara arkadaş olduğunu kaydeden Dilara Aloğlu, “Kedi, depresyonda olan kişilerin hayattan keyif almalarına sebep olabilir. Bir kedinin size eşlik etmesi, kendisini sevdirmesi ve sürekli yanınızda vakit geçirmesi kendinizi iyi hissetmenize ve yalnızlık hissinize iyi gelecektir. Araştırma sonuçlarına göre birçok psikolojik rahatsızlığın yalnızlık sonucu ortaya çıktığı görülmektedir. Aynı zamanda sevildiğiniz duygusuyla birlikte depresif ruh halinize de oldukça iyi gelecektir. Günün sonunda eve geldiğinizde, kedinizle vakit geçirmek moralinizi yükseltecektir.</p>
<p><strong>Kedi sahiplerinin akademik başarısı yüksek</strong></p>
<p>Günümüzde birçok araştırmanın hayvan sevgisinin insana iyi geldiğini ortaya koyduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Dilara Aloğlu, “Bristol Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre kedi sahibi insanların üniversite bitirme oranı köpek sahibi olanlara nazaran daha yüksek. Benzer şekilde 2014 yılında Wisconsin’de yapılan araştırmaya göre kedi sahibi olan üniversite öğrencilerinin olmayanlara göre daha yüksek notlar aldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak her evde evcil bir hayvanın olması, hem çocuk gelişimi açısından hem de fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar bakımından koruyucu bir faktör olacaktır” diye konuştu.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKS Sırasında Kalp Krizi Geçiren Genç Hayatını Kaybetti</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yks-sirasinda-kalp-krizi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Jun 2019 16:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Hayatını Kaybetti]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[YKS Sırasında Kalp Krizi Geçiren Genç]]></category>
		<category><![CDATA[YKS Sırasında Kalp Krizi Geçiren Genç Hayatını Kaybetti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=36203</guid>

					<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Sınavı (TYT) sırasında kalp krizi geçiren bir aday kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. YKS Sırasında Kalp Krizi Geçiren Genç Hayatını Kaybetti Alınan bilgiye göre, 100. Yıl İmam Hatip Ortaokul&#8217;na sınava giren 24 yaşındaki Sercan Bolat kalp krizi geçirerek yere düştü. Başını yere vuran Bolat görevliler tarafından çağrılan ambulans [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Sınavı (TYT) sırasında kalp krizi geçiren bir aday kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>
<h2>YKS Sırasında Kalp Krizi Geçiren Genç Hayatını Kaybetti</h2>
<p>Alınan bilgiye göre, 100. Yıl İmam Hatip Ortaokul&#8217;na sınava giren 24 yaşındaki Sercan Bolat kalp krizi geçirerek yere düştü.</p>
<p>Başını yere vuran Bolat görevliler tarafından çağrılan ambulans ile Lokman Hekim Hastanesi&#8217;ne kaldırıldı.</p>
<p>Bolat, kaldırıdığı hastanede hayatını kaybetti. Bolat&#8217;ın evli ve 20 günlük çocuğu olduğu öğrenildi. (İHA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com/">izmir Haber</a> &#8211; <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/olumler-durdurulamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2018 14:53:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümler Durdurulamıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=27665</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de kalp damar hastalıklarının daha sık görüldüğünü, tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ünü bu hastalıkların oluşturduğunu ifade eden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, Türkiye’de sık rastlanmaya başlayan kalp hastalıkları ile ilgili bilgi verdi, önemli uyarılarda bulundu. Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor Stres, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kalp damar hastalıklarının daha sık görüldüğünü, tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ünü bu hastalıkların oluşturduğunu ifade eden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, Türkiye’de sık rastlanmaya başlayan kalp hastalıkları ile ilgili bilgi verdi, önemli uyarılarda bulundu.</p>
<h2>Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor</h2>
<p>Stres, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterol gibi sebepler kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Dünya geneline oranla ise kalp ve damar hastalıkları Türkiye&#8217;de daha çok görülüyor.</p>
<p>Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, düzenli ve sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme ile korunmak mümkün </strong></p>
<p>Kalp ve damar hastalıklarının genetik olarak yakalanabileceğini; ama hastalıktan korunmanın sağlıklı beslenmenin büyük öneme sahip olduğunu belirten Dr. Yoldaş, &#8220;Dünya genelinde oranla ülkemizde kalp damar hastalıkları daha sık görülmekte ve tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ ünü oluşturmaktadır; bu oranda gün ve gün artmaktadır.</p>
<p>Toplum olarak her ne kadar kalp ve damar hastalıklarına yakalanmada genetik faktörlerin etkisi olsa da, hastalıktan korunmada sağlıklı beslenme önemli bir role sahiptir. Hastalığın ilerlemesinde ve yaşamsal riske aslında sağlıksız ve düzensiz beslenme sebep olabilir. Kalp, sağlıklı beslenme alışkanlığıyla hastalıklardan korunabilir. Bunun dışında kalp hastalığına yakalandıktan sonra yine sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenme tercih edilmeli </strong></p>
<p>Akdeniz tipi beslenmenin yaşam şekli haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Yoldaş, &#8220;Dünya genelinde en çok benimsenen doğru beslenme şekli, Akdeniz tipi beslenme alışkanlığıdır. Akdeniz tipi beslenme alışkanlığı; tahıl, kuru baklagiller, taze sebze-meyve, balık, zeytinyağı bakımından zengindir. Et süt ve süt ürünleri tüketimi daha azdır.</p>
<p>Akdeniz tipi beslenme tekli doyamamış yağ asidi, posa, kompleks karbonhidrat içeriği yüksek, doymuş yağ, kolesterol ve basit karbonhidrat içeriği düşüktür. Akdeniz beslenme programında her gün tüketilecek besinler tahıllar, sebze, meyve, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleridir. Haftada bir iki kez balık, tavuk, yumurta önerilmektedir. Bu tip beslenmede kırmızı ete ayda bir iki kez yer verilmektedir. Yemeklerde zeytinyağı kullanımı tercih edilmelidir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;Günlük 2-2,5 litre su tüketilmeli&#8221; </strong></p>
<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için beslenme önerilerinde bulunan Dr. Yoldaş, &#8220;Glisemik indeksi yüksek yani kan şekerimizde ani yükselmelere sebep olan; poğaça, kurabiye, beyaz ekmek, çay şekeri gibi basit şekerler içeren, vücudun aslında ihtiyaç duymadığı besinlerden uzak durulmalı.</p>
<p>Kuyruk yağı, tavuğun deri kısmı, kırmızın etin yağlı kısmı tüketilmemeli, tereyağı ve sakatat miktarı kısıtlanmalı. Vücutta bulunan tüm hücrelerin suya ihtiyacı olduğu unutulmamalı; günlük 2-2,5 litre su tüketilmeli. Yemek yeme süresi 15-20 dakikaya kadar uzatılmalı, besinler iyice çiğnenmeli&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Millet olarak alkol tüketmeyi özgürlüğümüzle eş değer tutmaktayız&#8221;</strong></p>
<p>Yoldaş, son olarak şöyle devam etti:<br />
&#8220;Uzak durmamız gereken kızartma, kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemleri terk edilip; fırın, ızgara, buğulama, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Günlük ihtiyacımız olan tuz miktarının 5 gram olduğu bunun da ekmekten ya da yemeklerdeki salçadan karşılandığı unutmamalıyız.</p>
<p>Amerıka, Fransa Almanya gibi ülkeler alkol tüketimi azaltmışken, ülkemizde bu mümkün olamamaktadır; çünkü biz millet olarak alkol tüketmeyi özgürlüğümüzle eş değer tutmaktayız. Umarım bu bilinç en kısa sürede değişir ve alkol tüketimi toplum sağlığımız için en aza indirilmesı gerekliliği bilincine ulaşırız.&#8221; (İHA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
