<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>jeotermal enerji &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/jeotermal-enerji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 08:48:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/jeotermal-ile-sogutabiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:22:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Şebekesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Jeotermal Soğutma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190567</guid>

					<description><![CDATA[Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye&#8217;de, soğutma kaynaklı elektrik talebini azaltacak ve şebekeyi rahatlatacak alternatif teknolojiler arasında jeotermalin geldiğini söyledi. Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz Yaz aylarının en sıcak dönemini yaşayan Türkiye&#8217;de artan klima kullanımının, elektrik şebekesi üzerine bindirdiği yük her geçen yıl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye&#8217;de, soğutma kaynaklı elektrik talebini azaltacak ve şebekeyi rahatlatacak alternatif teknolojiler arasında jeotermalin geldiğini söyledi.</p>
<h2>Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz</h2>
<p>Yaz aylarının en sıcak dönemini yaşayan Türkiye&#8217;de artan klima kullanımının, elektrik şebekesi üzerine bindirdiği yük her geçen yıl artıyor. Kullanımın en yoğun olduğu 12.00-18.00 saatleri arasında klima kaynaklı tüketim, ülke tüketiminin ortalama yüzde 10&#8217;unu kapsıyor.<br />
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, geişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşan ve kamu otoriteleri tarafından desteklenen jeotermal soğutma teknolojilerinin enerji politikalarının merkezine alınması gerektiğine dikkat çekti. Kındap, &#8220;Jeotermal enerjiyi yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtması ölçeğinde görmemek gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler, bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermali daha sık kullanıyor ve kamu yönetimleri tarafından destekleniyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>11 milyon olan klima sayısı ikiye katlanacak</strong><br />
Türkiye&#8217;de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın projeksiyonlarına göre bu rakamın 2035&#8217;e kadar yaklaşık iki katına çıkacağı bilgisini veren Kındap, sadece konutlarda kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı elektrik tüketiminin 2025 yılında 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035&#8217;te 12 bin gigavatsaat seviyesine yükseleceğini kaydetti. Kındap, &#8220;İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte hızla ve orantısız şekilde artan soğutma ihtiyacını yalnızca daha fazla elektrik üretimi ve daha fazla klima yatırımı üzerinden karşılamamız doğru olmaz. Klima sayısını ikiye katlayıp bütün soğutma ihtiyacını elektrik şebekesine yüklersek, bugünün problemini büyüterek geleceğe taşımış oluruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Dünyada bilinen ve uygulanan bir teknoloji</strong><br />
Jeotermal enerji ile soğutma yapmanın ilk bakışta bir çelişki gibi algılanabildiğine dikkat çeken Kındap, sıcak jeotermal kaynağın soğutma üretiminde kullanılmasının dünyada uzun süredir bilinen ve uygulanan bir teknoloji olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi başta olmak üzere güçlü jeotermal potansiyele sahip bölgelerdeki oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konut alanlarının jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, şöyle devam etti: &#8220;Jeotermal enerji bize konvansiyonel yöntemlerden farklı başka bir seçenek sunuyor. Yerin görece sabit sıcaklığından faydalanan jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla kışın ısıttığımız binaları yazın soğutmamız mümkün. Uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan absorpsiyonlu sistemlerle doğrudan soğutma enerjisi de üretilebiliyor. Dünya genelinde bu teknoloji ve özgün uygulama örnekleri de var. Bu teknolojilerin ülkemizin enerji politikalarının bir parçası olmasını istiyoruz. Bir hastanenin, otelin, üniversite kampüsünün veya organize sanayi bölgesinin ısıtma ve soğutma ihtiyacını ayrı ayrı düşünmek yerine, 12 aylık enerji ihtiyacını tek bir entegre sistem üzerinden planlayabiliriz. ABD Enerji Bakanlığı da jeotermal ısı pompalarının binalar, kampüsler ve bölgesel sistemlerde hem ısıtma hem de soğutma sağlayabildiğini; jeotermal ısıtma-soğutma teknolojilerinin yaygın kullanımının elektrik şebekesinin dengelenmesine ve enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Jeotermal soğutma, doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabilir.&#8221;</p>
<p><strong>Yaşam standardındaki yükseliş soğutma talebini 1600 twh artıracak</strong><br />
Yükselen yaşam standartlarının soğutma amaçlı enerji tüketimini artırdığına işaret eden JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından Temmuz ayında yayımlanan küresel analizde, soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık bin 600 teravatsaat artabileceğinin anlaşıldığını belirtti. Soğutma kaynaklı tüketimin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10&#8217;unu oluşturduğunu, pik saatlerde ise bu payın yüzde 30&#8217;a kadar ulaşabildiğini sözlerine ekleyen Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: &#8220;Ayaklarımızın altındaki bu sonsuz enerji kaynağı kışın bizi ısıtabiliyor, yazın da soğutabiliyor. Elektrik üretebiliyor, seraları ısıtabiliyor, sanayiye proses ısısı sağlayabiliyor, tarımsal üretime ve turizme hizmet edebiliyor. Böylesine çok yönlü bir enerji kaynağını tek bir kullanım alanına hapsetmek, Türkiye için büyük bir ekonomik kayıptır. Tüm paydaşlarımıza çağrımız şu: Jeotermal soğutma için pilot bölgeler belirleyelim, kamu yatırımlarıyla ilk örnekleri oluşturalım, yatırım teşviklerini devreye alalım. Jeotermal potansiyeli yüksek kentlerimizde kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için jeotermal soğutma fizibiliteleri hazırlayalım. Uygun projeleri enerji verimliliği teşviklerinin kapsamına alalım. Yerli ekipman ve mühendislik kapasitemizi bu alana yönlendirelim. Türkiye&#8217;nin yazın büyüyen soğutma faturasına karşı yerli, yenilenebilir ve sürdürülebilir çözümleri devreye alalım.&#8221;</p>
<p><strong>Rakamlarla Türkiye&#8217;nin soğutma enerjisi verileri</strong><br />
-Türkiye&#8217;de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunuyor. Bu sayı 2035&#8217;e kadar yaklaşık iki katına çıkacak.<br />
&#8211; Sıcaklıktaki her 1 santigrat derecelik artış, Türkiye&#8217;nin elektrik şebekesine yaklaşık 0,77 gigavat, (770 megavat) ek elektrik kapasitesi ihtiyacı doğuruyor.<br />
&#8211; 2008 yılına kadar saatlik elektrik talebindeki zirveler ağırlıklı olarak kış aylarında görülürken, bu tarihten sonra en yüksek talep soğutma ihtiyacının etkisiyle yaz aylarına kaydı. &#8211; 2025&#8217;te yaz ve kış dönemleri arasındaki zirve elektrik talebi farkı 2008&#8217;e kıyasla 12 katına çıktı.<br />
&#8211; Yaz aylarında 12.00 ile 18.00 arasındaki saatlerde soğutmanın elektrik talebindeki payı yüzde 10&#8217;un üzerinde seyrediyor.<br />
&#8211; Hanelerde kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı toplam elektrik tüketimin 2025&#8217;teki 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035&#8217;te 12 bin gigavatsaatin üzerine çıkacak.<br />
&#8211; Uluslararası Enerji Ajansı&#8217;nın (IEA) Temmuz 2026&#8217;da yayımladığı analiz, mevcut politikalar altında soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık 1.600 TWh artabileceğini ortaya koyuyor.<br />
&#8211; Soğutma, bugün küresel yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10&#8217;unu oluştururken, pik elektrik talebindeki payı yüzde 30 seviyesine kadar ulaşabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ali Kındap: &#8220;Jeotermal yatırımların ülke geneline yayılması için seferberlik ilân edilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ali-kindap/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[enerji yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal enerji]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=186634</guid>

					<description><![CDATA[Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500&#8217;ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege&#8217;den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. Ali Kındap: &#8220;Jeotermal yatırımların ülke geneline yayılması için seferberlik ilân edilmeli&#8221; Türkiye&#8217;nin baz yük olma özelliği taşıyan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500&#8217;ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege&#8217;den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<h2>Ali Kındap: &#8220;Jeotermal yatırımların ülke geneline yayılması için seferberlik ilân edilmeli&#8221;</h2>
<p>Türkiye&#8217;nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, ülke ekonomisine çok farklı alanlarda değer oluşturan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi&#8217;nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor.<br />
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500&#8217;ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege&#8217;den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Doğu anadolu jeotermal zengini<br />
Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinin tektonik yapıları gereği çok zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğu bilgisini veren Kındap, &#8220;Jeotermal tamamen bizim olan, kullanırken kimseden izin istemediğimiz, kimseye bir para ödemeyeceğimiz; 7 gün 24 saat kesintisiz üretim yaptığımız; temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak. Doğu Anadolu Bölgemizdeki illerimizde, jeotermalin tüm kullanım alanlarında ülke ekonomisinin kalkınmasına hizmet edecek projeler geliştiriliyor. Pek çok kentimizde yurttaşlarımızın yatırımları desteklediğini görmek bizlere de mutluluk veriyor.<br />
Çünkü hepimiz biliyoruz ki tamamen bizim olan jeotermal enerjiye ‘hayır&#8217; demek, kıt olan dövizimizi harcayarak ithal ettiğimiz enerji kaynaklarına ‘evet&#8217; demek anlamına geliyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Bilgi eksikliğini gidermek görevimiz&#8221;</strong><br />
Muş ve Bingöl&#8217;de bazı vatandaşların bilgi eksikliğinden kaynaklı sebeplerle jeotermale karşı çıkabildiğini söyleyen Kındap, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi ve karşı çıkışların siyasi istismar konusu olmaması için JED ve benzeri sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü hatırlattı.<br />
&#8220;Türkiye&#8217;de halen enerji üreten ya da inşa halinde olan jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduklarına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
&#8220;Varto ve Karlıova başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde gerçekleştirilecek jeotermal yatırımların, başta istihdam olmak üzere bölge ekonomisine çok farklı alanlarda katkı sağlamasını bekliyoruz. Bugün Ağrı&#8217;nın Diyadin ilçesi nasıl jeotermal seracılıkta bir Türkiye markası olduysa; Varto ve Karlıova gibi pek çok ilçemiz enerji üretiminde, termal turizmde, sebze ve meyve kurutma yatırımlarında, jeotermal madencilik uygulamalarında birer marka şehir olabilir. Gerek inşaat gerekse işletme süreçlerinde doğrudan ve dolaylı iş imkanları, bu ilçelerimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturacak. Kaynaklarımızın verimliliği ile paralel olarak tarımsal üretimde artış, yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılabilen modern seracılık uygulamaları yaygınlaşacak. Sektör temsilcileri olarak bizler, yurttaşlarımızın doğru bilgilenmesine büyük önem vermekteyiz. Bir ilimizde jeotermal yatırımlar alkışlarla karşılanırken, birkaç yüz kilometre uzaklıktaki bir başka şehrimizde eleştiri konusu oluyorsa, bizlerin de sorumluluk alması gereken bir bilgi eksikliği var demektir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye jeotermali elinin tersi ile itemez&#8221;</strong><br />
Rusya–Ukrayna ve ABD-İran savaşlarının Türkiye için enerji arz güvenliğinin taşıdığı stratejik önemi gösteren örnekler olduğuna dikkat çeken Kındap, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun tüm ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına çok daha fazla önem verdiklerini belirtti. Dünyada dördüncü, Avrupa&#8217;nın lider jeotermal zengini ülkesi olan Türkiye&#8217;nin, bu dev enerji kaynağını elinin tersi ile itemeyeceğini kaydeden Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8220;Ülkemiz doğalgaz ve petrol zengini bir ülke değil. Enerjide bağımsız olmamız için bu kaynaklara sahip olmamız da gerekmiyor. Tüm yenilenebilir kaynaklarımızdan etkin şekilde ve sonuna kadar yararlanmalı, 85 milyonluk ülkemizin enerjisini bu kaynaklarla karşılamalıyız. Bu açıdan baktığımızda Doğu Anadolu&#8217;daki jeotermal yatırımlarımız ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı hedeflerimizin tam kesişim noktasında yer alıyor. Bu yatırımların ülkemizin temiz enerji yolculuğunda güçlü birer adım olduğuna inanıyoruz. Nasıl ki rüzgâr enerjisi yatırımlarımız son yıllarda batıdan doğuya doğru hızlı bir ivme ile yayılıyorsa, jeotermal enerjide de aynı rotayı izlemeliyiz.&#8221;</p>
<p>Rakamlarla jeotermal sektörü<br />
&#8211; Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa&#8217;nın lider ülkesi konumunda.<br />
&#8211; Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW&#8217;ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.<br />
&#8211; Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye&#8217;nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip.<br />
&#8211; 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin yüzde 5&#8217;i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7&#8217;inci, Avrupa&#8217;da ise 1&#8217;inci sırada yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/enerji-bagimsizligimizin-anahtari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=185934</guid>

					<description><![CDATA[ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik hava saldırıları beş haftayı geride bırakırken, dünya, 1973 petrol krizinden sonraki en çetin enerji sınavından geçiyor. Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide Küresel petrol ve doğalgaz arzının yüzde 20’lik bölümünün devre dışı kaldığı bu süreç, ithal hidrokarbon kaynaklarına dayalı enerji üretiminin taşıdığı riskleri bir kez daha ortaya koyuyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik hava saldırıları beş haftayı geride bırakırken, dünya, 1973 petrol krizinden sonraki en çetin enerji sınavından geçiyor.</p>
<h2>Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide</h2>
<p>Küresel petrol ve doğalgaz arzının yüzde 20’lik bölümünün devre dışı kaldığı bu süreç, ithal hidrokarbon kaynaklarına dayalı enerji üretiminin taşıdığı riskleri bir kez daha ortaya koyuyor.<br />
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin yüzde 97 oranında ithalata bağımlı olduğu doğalgazın elektrik üretimindeki payının yüzde 20 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, &#8220;İthal kömür ile birlikte düşünüldüğünde elektrik üretimimizin kabaca üçte biri hâlâ ithâl kaynaklara bağımlı. Son bir buçuk ayda Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, enerji güvenliğinin ülkeler için gerçek bir bekâ sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemizin yenilenebilir enerji yolculuğunda adımlarını sıklaştırması, ithâl kaynaklara bağımlılığını hızla azaltılması ve nihayetinde sonlandırılması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Baz yük konumundaki tek yenilenebilir kaynak</strong><br />
Jeotermal enerji, baz yük konumunda olan tek yenilenebilir kaynağı olduğunu vurgulayan Kındap, sektöre yatırım yapan tüm firmaların, Türkiye’ye çok daha yüksek seviyede katma değer sağlayabilmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.<br />
Jeotermalin enerji çeşitliliği ve arz güvenliği ile temiz enerji dönüşümü açısından taşıdığı rolün tüm dünya tarafından kabul edildiğini belirten Kındap, Avrupa Birliği ülkelerinde jeotermal enerjinin konut ısıtması başta olmak üzere kullanım alanlarının hızla artış gösterdiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>İklim hedefleri için stratejik önemde</strong><br />
Bu ülkelerdeki jeotermal kaynak verimliliğinin Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar az olduğuna işaret eden Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: &#8220;Yapılan bilimsel araştırmalar, Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında 43 bin megavat (MW) seviyesinde yeni jeotermal kapasite geliştirilebileceğini ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı ve enerji alanında çalışan düşünce kuruluşları, bu kapasitenin hayata geçirilmesi halinde jeotermal enerjinin, AB’de kömür ve gazdan üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 42’sini ikame edebilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye olarak biz, Avrupa’nın tümünden daha fazla jeotermal kaynak potansiyeline sahibiz. Ancak bu kaynak ayaklarımızın altında durduğu sürece ülkemizin kalkınmasına hizmet etmiyor. Ülkemizin ithal enerji kaynaklarından uzaklaşması ve temiz enerji dönüşümünde kilit rol üstlenmeye hazırlanan jeotermal, enerji güvenliği ve iklim hedeflerimiz açısından da stratejik önemde.&#8221;</p>
<p><strong>Jeotermal kaynaklı elektrik üretimi üç kat artabilir</strong><br />
Kındap, Türkiye’nin bugün itibarıyla enerji üretimi, seracılık, konut ısıtması, termal turizm gibi alanlarda 20 bin Megavat/termal seviyesinde jeotermal kullanımı olduğunu hatırlattı. Bu seviyenin keşfi yapılmış potansiyelin üçte birinden daha az olduğu bilgisini veren Ali Kındap, &#8220;Halen 1760 MWe olan jeotermal kaynaklı elektrik üretimimizi üç kat artışla 5 bin MWe’ın üzerine, jeotermal ile ısınan konut sayımızı 170 binden 1 milyona, 7 bin dönüm olan jeotermal sera alanımızı 100 bin dönüme çıkarılabiliriz&#8221; dedi.<br />
Jeotermal enerjideki kurulu güç artışını sadece sayısal bir büyüme değil, çevresel etkileri gözeten sürdürülebilir enerji politikalarının bir yansıması olarak gördüklerini kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin ‘2053 Net Sıfır’ vizyonuna ulaşması jeotermal enerjiden ürettiği elektrik enerjisi kurulu gücünü yaklaşık beş kat artırarak 10 bin MW/e seviyesine çıkarması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Rakamlarla jeotermal sektörü</strong><br />
&#8211; Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde Bin 758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda.<br />
&#8211; Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.<br />
&#8211; Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip.<br />
&#8211; 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7&#8217;inci, Avrupa&#8217;da ise 1&#8217;inci sırada yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
