<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erken Teşhis &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/erken-teshis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 07:36:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Titremeden daha fazlası: Parkinson hastalığında &#8216;sinsi&#8217; belirtilere dikkat</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/titremeden-daha-fazlasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 07:33:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=186168</guid>

					<description><![CDATA[İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Nöroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, parkinsonun sadece bir yaşlılık hastalığı veya titreme bozukluğu olmadığını belirterek, koku kaybından uyku bozukluklarına, hatta duran kol saatlerine kadar pek çok sinsi belirtiye karşı vatandaşları uyardı. Titremeden daha fazlası: Parkinson hastalığında &#8216;sinsi&#8217; belirtilere dikkat Her yıl 11 Nisan’da, hastalığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Nöroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, parkinsonun sadece bir yaşlılık hastalığı veya titreme bozukluğu olmadığını belirterek, koku kaybından uyku bozukluklarına, hatta duran kol saatlerine kadar pek çok sinsi belirtiye karşı vatandaşları uyardı.</p>
<h2>Titremeden daha fazlası: Parkinson hastalığında &#8216;sinsi&#8217; belirtilere dikkat</h2>
<p>Her yıl 11 Nisan’da, hastalığı ilk kez tanımlayan James Parkinson’un doğum gününde kutlanan &#8220;Dünya Parkinson Günü&#8221;, bu yıl da erken teşhisin hayati önemine odaklanıyor. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Nöroloji Kliniği’nde hastalarını ağırlayan Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, hastalığın bilinmeyen yönlerini ve tedavi süreçlerini ele aldık.</p>
<p><strong>Sinsi belirtiler öncü olabilir</strong><br />
Parkinson denince akla ilk olarak istirahat halindeki titreme, hareketlerde yavaşlama ve kas sertliği gelse de Prof. Dr. Uludağ, hastalığın bu majör bulgulardan yıllar önce işaretler verebileceğini belirtiyor. Uludağ, &#8220;Koku alma duyusunda azalma, uykuda bağırma veya ani hareketlerle rüyayı yaşama (REM uyku bozukluğu), yazının küçülmesi ve kabızlık gibi belirtiler genellikle başka nedenlere bağlanıp göz ardı ediliyor. Oysa bu bulgular tanı için altın değerindedir,&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İlginç bir vaka: Bozuk sanılan otomatik saatler</strong><br />
Hastalığın günlük hayattaki yansımalarına dair literatürden çarpıcı bir örnek paylaşan Prof. Dr. Uludağ, otomatik saatinin sürekli durması şikayetiyle tamirciye giden bir hastayı anlattı. Yapılan incelemede saatin bozuk olmadığı, ancak hastanın kolunu parkinson nedeniyle yeterince sallamadığı için saatin şarj olamadığı anlaşıldı. Uludağ, bu durumun hastalığın erken dönemindeki kol salınımı azalmasının tipik bir örneği olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Kol ağrısı parkinson çıkabilir</strong><br />
Tanı sürecindeki zorluklara da değinen Uludağ, 58 yaşındaki bir erkek hastasının sadece kol ağrısı şikayetiyle ortopedi ve fizik tedavi birimlerini gezdiğini, kendisine &#8220;bursit&#8221; teşhisi konduğunu aktardı. Kliniğe başvurduğunda yapılan muayenede koldaki tutukluk ve yavaşlığın fark edilmesiyle Parkinson tanısı konan hastanın, uygun tedaviyle ağrılarından kurtulduğu belirtildi.</p>
<p><strong>Tepecik EAH’da kişiye özel tedavi yaklaşımı</strong><br />
İzmir Tepecik SUAM bünyesinde her hafta Perşembe günü özel Parkinson polikliniği hizmeti verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Uludağ, tedavi sürecinin tamamen bireyselleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Tedavide sadece ilaçların değil, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin de kritik olduğunu belirten Uludağ, &#8220;Amacımız sadece belirtileri yönetmek değil, hastanın bağımsızlığını ve yaşam kalitesini korumaktır. Özellikle ilaç kullanımındaki zamanlama başarının anahtarıdır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Aileler de sürecin bir parçası&#8221;</strong><br />
Parkinson’un sadece hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu ifade eden Uludağ, hasta yakınlarının bakım yükü ve duygusal zorluklar altında kalabildiğine dikkat çekti. Kliniğinde hasta yakınlarını da sürece dahil ederek bilgilendirdiklerini belirten profesör, doğru destekle hastaların uzun yıllar aktif bir sosyal yaşam sürebileceğinin altını çizdi.<br />
Prof. Dr. İrem Fatma ULUDAĞ son olarak &#8220;Parkinson ile yaşam mümkündür. Belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun. Erken tanı, hayat kalitesini korumanın en güçlü yoludur.&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bebeklerde sıkça görülen inmemiş testis hastalığı için erken teşhis önemli”</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/erken-teshis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 13:23:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=98544</guid>

					<description><![CDATA[Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Melih Tugay, “İnmemiş testis toplumda yaygın bir hastalık türüdür. Bebeklerde sıkça görülen bu sağlık problemi için erken teşhis konulması ve tedavi sürecine başlanması gerekir. Tedavisi aksatılan bebeklerde ileride ciddi sağlık problemleri ile karşılaşılabilir” dedi. “Bebeklerde sıkça görülen inmemiş testis hastalığı için erken teşhis önemli” Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Melih Tugay,<strong> “İnmemiş testis toplumda yaygın bir hastalık türüdür. Bebeklerde sıkça görülen bu sağlık problemi için erken teşhis konulması ve tedavi sürecine başlanması gerekir. Tedavisi aksatılan bebeklerde ileride ciddi sağlık problemleri ile karşılaşılabilir”</strong> dedi.</p>
<h2>“Bebeklerde sıkça görülen inmemiş testis hastalığı için erken teşhis önemli”</h2>
<p>Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Melih Tugay, bebeklerde sık görülen bir durum olan inmemiş testis rahatsızlığı ile açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Tugay, inmemiş testis rahatsızlığıyla ilgili olarak erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“İnmemiş testis ileri dönemlerde kısırlık ve kanser oluşumuna sebep olabilir”</strong></p>
<p>Erken teşhis konularak müdahale edilmeyen bebeklerde ileriki dönemlerde ciddi sağlık sorunlarının görülebileceğini belirten Prof. Dr. Tugay,<strong> “Testis, erkek bireylerde gelişmeyi sağlayan hormonları salgıladığı gibi sperm üretimini de gerçekleştiren bir organdır. Anne karnındaki bebeğin gelişimiyle beraber, karın boşluğunda bulunan testisler 6-7 ay sonrasında skrotum adı verilen torbaya doğru inerler. Doğuma yakın bir süreçte, skrotuma doğru inen yumurtalar, kasık kanalı dediğimiz bölgeyi aşarak torbada yerleşimlerini sağlarlar. Genellikle bebeklerde doğduktan 6 ay içerisinde testislerinin indiğini gözlemleriz.</strong></p>
<p><strong>İnmemiş testis görülen bebeklerde ise teşhisin vakit kaybetmeden koyulması ve tedaviye başlanması son derece önemlidir. Her 100 bebeğin 1’inde görülen bu rahatsızlıkta genel olarak tek tarafta testisin inmediği gözlenir. İleri dönemlerde kısırlık ve kanser oluşum riskini arttırdığı bilinen bu hastalıkta hızlı ve erken şekilde tedavi sayesinde ciddi sorunların önüne geçilebilir’’ açıklamasını yaptı’’</strong> dedi.</p>
<p>İnmemiş testisin bir diğer türü olan ektopik testis hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Tugay, <strong>“Testislerden herhangi birinin normal iniş yolunun dışında farklı bir bölgeye yerleşmiş olmasına ektopik testis denir. Ektopik testis deri altında, anüsün ön kısmında, karın ön yüzünde veya penis dibinde bulunabilir”</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İnmemiş testisler doğumdan sonra fizik muayene ile tespit edilebilir’’</strong></p>
<p>İnmemiş testis şikayetinde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tugay, <strong>“İnmemiş testisler bebeğin doğduğu anın hemen sonrasında yapılan dikkatli bir fizik muayene sonucunda tespit edilebilir. Daha sonra yapılan kontrol muayenelerinde ise testislerin değerlendirilmesi sayesinde düzelme olup olmadığı gözlemlenebilir”</strong> diye konuştu.</p>
<p><strong>“Radyasyon içermeyen görüntüleme yöntemleri sayesinde inmemiş testis tespit edilebilir’’</strong></p>
<p>Farklı tanı yöntemleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Tugay, <strong>“Çoğunlukla muayene ile tanıya ulaşılabilen inmemiş testis probleminde, bazı durumlarda farklı tekniklerden de yararlanılabilir. Manyetik rezonans gibi radyasyon içermeyen görüntüleme yöntemleri sayesinde inmemiş testisin konumu ve yapısı değerlendirilebilir. Laparoskopik inceleme tekniklerinden de faydalanılarak doğru tanı ve tedavi prosedürü izlenebilir”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Vakit kaybetmeden tedaviye başlanmalı’’</strong></p>
<p>Tanıda olduğu kadar tedavi aşamasında da geç kalınmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tugay, <strong>“Testis, sıcaklıktan etkilenen bir organdır. Erkeklerin skrotumunda bulunan ısı 2 ve 4 derece daha düşüktür. Bu ısı, testis yapılarının gelişebilmesi ve görevini yerine getirebilmesi için gereklidir. İnmemiş testis probleminde ise vücut sıcaklığına maruz kalan testiste bazı değişiklikler görülmeye başlar. Bu değişiklikler bebeğin gelişim sürecinde ortaya çıkarlar. Giderek artan bu yapısal bozuklukların uzun sürmesi halinde ise ciddi sağlık sorunları ile karşılaşılabilir. İnmemiş testis hastalığında erken müdahale edilmeli, vakit kaybetmeden tedaviye başlanmalı”</strong> dedi.</p>
<p>İnmemiş testis tedavisinde olumlu sonuçlar sağlayan teknikler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tugay, <strong>“Çoğu bebekte ilk birkaç ay içerisinde kendiliğinden düzelme görülebilmesine rağmen bazı durumlarda tedavi gerekebilir. İnmemiş testisin oluşum nedenine yönelik farklı tedaviler uygulanır. Hormon terapileri, cerrahi yapılmadan testisin skrotuma inmesini hedefleyen bir uygulamadır. Bununla birlikte, çoğu bebekte daha yüksek başarı oranına sahip olan cerrahi tedavi tercih edilir. Laparoskopik veya laparatomi şeklinde farklı operasyon türlerinden uygun olanı, hekimin değerlendirmesi sonucunda belirlenir”</strong> şeklinde konuştu.iha</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gastroenteritin Hastalığında Erken Teşhis Önemli</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/erken-teshis-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Feb 2020 14:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[gastroenteritin]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53937</guid>

					<description><![CDATA[Dâhiliye Uzmanı Yrd. Doç Dr. İsmail Uygan sık görülen gastroenteritin hastalığı ile ilgili olarak en sık belirtilerinin ishal ve kusma olduğunu söyledi. Gastroenteritin Hastalığında Erken Teşhis Önemli Gastroenteritin hastalığının bebek ve çocuklarda ciddi rahatsızlıklara neden olduğunu ifade eden Dâhiliye Uzmanı Yrd. Doç Dr. İsmail Uygan, “Gastroenterit kusma ve ishale neden olan yaygın bir bağırsak enfeksiyonudur. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dâhiliye Uzmanı Yrd. Doç Dr. İsmail Uygan sık görülen gastroenteritin hastalığı ile ilgili olarak en sık belirtilerinin ishal ve kusma olduğunu söyledi.</p>
<h2>Gastroenteritin Hastalığında Erken Teşhis Önemli</h2>
<p>Gastroenteritin hastalığının bebek ve çocuklarda ciddi rahatsızlıklara neden olduğunu ifade eden Dâhiliye Uzmanı Yrd. Doç Dr. İsmail Uygan, “Gastroenterit kusma ve ishale neden olan yaygın bir bağırsak enfeksiyonudur. Buna bakteri, virüs veya başka organizmalar neden olur. Atakların çoğu birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. İshal ve kusma şiddetliyse, dehidrasyon olabilir; bu vücudunuzda yeterince su olmadığı anlamına gelir. Bu bebeklerde ve küçük çocuklarda çok ciddi rahatsızlıklara neden olur”dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Tedavisi için neler yapılmalıdır&#8221;</strong><br />
Sıvı tüketiminin bu süreçte önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Doç Dr. İsmail Uygan, “Hastalığın tedavi edilmesindeki en önemli etken, vücuttaki su miktarının arttırılmasıdır. Bu nedenle hastalar ishali ortadan kaldırmak için bol sıvı tüketimi yapmalıdır. Bu ishalin daha kolay bir şekilde tedavi edilmesini sağlayacaktır. Tabiî ki, yediğimiz gıdaların da yeri son derece önemlidir. İshalin tedavisi için kişiler posalı ve lifli yiyecekleri tüketmelidir. Tüketilmesi gereken diğer yiyecekler ise; havuç, pirinç lapası, elma, pirinç suyu, yoğurt, ayran, kahve, muz, zencefil çayı, patates çorbası, bal, elma sirkesi, sade gazoz olmaktadır” diye konuştu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="google-auto-placed"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinden Ölüm Oranı Erkeklerde Daha Yüksek</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/daha-yuksek/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/daha-yuksek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 10:41:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=9948</guid>

					<description><![CDATA[Kadınların meme kanserini büyük oranda 40, erkeklerin ise 60 yaşından sonra fark ettiği, bu nedenle erkeklerde ölüm oranlarının kadınlara göre daha yüksek olduğu belirlendi. Daha Yüksek Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi, son 25 yılda hastaneye başvuran 12 bin 411 meme kanseri hastasının cinsiyeti, yaş aralığı, hastalığın evresi ve sağ kalım oranlarına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların meme kanserini büyük oranda 40, erkeklerin ise 60 yaşından sonra fark ettiği, bu nedenle erkeklerde ölüm oranlarının kadınlara göre daha yüksek olduğu belirlendi.</p>
<h2>Daha Yüksek</h2>
<p><a href="http://www.egedeizmir.com">Ege</a> Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi, son 25 yılda hastaneye başvuran 12 bin 411 meme kanseri hastasının cinsiyeti, yaş aralığı, hastalığın evresi ve sağ kalım oranlarına ilişkin araştırma yaptı.</p>
<p>Araştırma sonucunda, meme kanserine kadınlara göre daha nadir yakalanan erkeklerin hastalığı daha geç yaşta ve ileri evrede fark ettiği, 10 yıllık sağ kalım oranlarının da bu nedenle daha düşük olduğu görüldü.</p>
<p>Hastaneye gelen 168 erkek meme kanseri hastasının yüzde 22&#8217;sine 70 yaşından sonra, yüzde 31&#8217;ine 60-69 yaş aralığında tanı konulduğu, yüzde 27,4&#8217;ünün 50-59, 13,7&#8217;sinin ise 40-49 yaşları arasında hastanelere başvurduğu anlaşıldı.</p>
<p>Erkek meme kanseri hastalarında 40 yaşından önce tanı konanların oranı da yüzde 6&#8217;da kaldı.</p>
<p>&#8211; Kadınlara kanser tanısı daha erken konuyor</p>
<p>Kadınların sağlık konusunda daha duyarlı olması ve meme kanserinin erkeklerde daha çabuk yayılması gibi faktörler nedeniyle kadınlarda tanı ve tedavi yaşının daha genç, sağ kalım oranlarının yüksek olduğu bildirildi.</p>
<p>Meme kanseri hastalığı görülen kadınların yüzde 16&#8217;sına 40 yaşından önce, yüzde 30,9&#8217;una 40-49 yaş arasında tanı konuldu.</p>
<p>Kadın hastaların 50-59 yaş aralığında kanseri fark etme oranı yüzde 26,8, 60-69 yaş aralığında yüzde 17,4, 70 yaşından sonra da yüzde 9,7 olarak belirlendi.</p>
<p>Erkeklerin sadece yüzde 1,8&#8217;i kanseri &#8220;institu&#8221; adı verilen ilk evrede yakalanırken, yüzde 25&#8217;inde &#8220;lokalize&#8221;, yüzde 42,3&#8217;ünde &#8220;lokalize ileri&#8221;, yüzde 14,9&#8217;unda da &#8220;uzak yayılım metastaz&#8221; döneminde tespit edildi.</p>
<p>Kadınlarda ilk evrede kanserin belirlenme oranı yüzde 3,5, lokalize dönemde yüzde 31,4, lokal ileri evrede 42,6, vücuda yayıldığı uzak yayılım metastaz evrede yüzde 7,1 oldu. Bilinmeyen dönem olarak kayıtlara geçen oran da erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 15,4 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu rakamlar neticesinde erkeklerde 10 yıllık sağ kalım oranı yüzde 54,6, kadınlarda da yüzde 68,8 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>&#8211; Prof. Haydaroğlu: &#8220;Kadınlarda daha erken ama yeterli değil&#8221;</p>
<p>Merkez Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10-15 yıl önce kadınlarda &#8220;metastaz&#8221; adı verilen ileri aşamada tespit edilen meme kanserinin bugün daha çok &#8220;lokal ileri evrede&#8221; belirlenebilir hale geldiğini söyledi.</p>
<p>Bu konudaki farkındalık çalışmaları ile son 25 yılda kanserin daha erken evrede belirlenmesine rağmen henüz ABD ve Avrupa rakamlarına ulaşamadıklarını aktaran Prof. Dr. Haydaroğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>&#8220;Kadınlarda, lokal ileri olarak adlandırılan kanserin lenf bezlerine atılmış olduğu dönemde hastalıkla daha sık karşılaşıyoruz. Ama &#8216;Evre 0&#8217; adını verdiğimiz henüz kanalların içindeyken yakalamak da mümkün. Gelişmiş ülkelerde kadınların kontrollerini muntazam yaptırması daha erken teşhisi mümkün kılıyor.&#8221;</p>
<p>Kadınların bedenleri ve meme kanseri konusunda daha bilinçli olduklarını dile getiren Haydaroğlu, &#8220;Hastalarda cinsiyete göre karşılaştırma yaptığımızda kadınlar daha çok 40-50 yaş arasında meme kanserini yakalalıyor, erkeklere göre daha erken tedavi alıyor ve sağ kalım oranları da daha yüksek oluyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Erkeklerde de meme kanserine karşı farkındalık oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Haydaroğlu, toplumda meme kanserinin kadın hastalığı olduğu ön yargısının yıkılması gerektiğini dile getirdi.(AA)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/daha-yuksek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
