<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>enfeksiyon &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/enfeksiyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Oct 2022 10:17:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Enfeksiyon hastalıklarına karşı beslenmede diyetisyen uyarısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/enfeksiyon-hastaliklarina-karsi-beslenmede-diyetisyen-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2022 10:17:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=117371</guid>

					<description><![CDATA[Mevsim geçişlerinde sıkça görülen enfeksiyon hastalıklarından korunmak için beslenmenin önemli olduğunu belirten Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Mutlu Oğuz, “Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yeterli ve dengeli beslenmek önemlidir” dedi. Enfeksiyon hastalıklarına karşı beslenmede diyetisyen uyarısı Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte mevsim geçişi döneminde birçok kişi enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele etmeye başladı. Okulların da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişlerinde sıkça görülen enfeksiyon hastalıklarından korunmak için beslenmenin önemli olduğunu belirten Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Mutlu Oğuz, “Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yeterli ve dengeli beslenmek önemlidir” dedi.</p>
<h2>Enfeksiyon hastalıklarına karşı beslenmede diyetisyen uyarısı</h2>
<p>Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte mevsim geçişi döneminde birçok kişi enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele etmeye başladı. Okulların da açılmasıyla hastalıkların daha kolay yayılması, birçok kişinin hastanelere akın etmesine neden oldu. Her mevsim geçişi artış gösteren enfeksiyon hasatlıklarına karşı alınabilecek bireysel önlemler tekrar ön plana çıktı. Hastalıklara karşı alınabilecek en önemli bireysel önlemin beslenme olduğunu belirten Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Mutlu Oğuz, “Hastalıklardan korunmak için meyve, sebze tüketimi artırılmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>“Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yeterli ve dengeli beslenmek önemlidir”</strong></p>
<p>Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için birden çok bireysel önlemin alınabileceğini belirten Diyetisyen Mutlu Oğuz, meyve ve sebze tüketiminin artırılması gerektiğini söylerken şu ifadeleri kullandı:<br />
“Sağlıklı bir yaşam sürmek, enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yeterli ve dengeli beslenmek, fiziksel aktiviteyi aktırmak önemlidir. Mevsim değişikliklerinde üst solunum yolları enfeksiyonları, soğuk algınlığı vakaları artıyor. Hastalıklardan korunmak için meyve, sebze tüketimi artırılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir. Bunun için antioksidan özelliği olan A ve C vitaminlerinden yana zengin kış sebzelerinden havuç, kabak, ıspanak, brokoli, lahana, karnabahar, meyvelerden ise portakal mandalina, elma, nar, greyfurt, ayva tüketilmelidir. E vitamini açısından zengin olan yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, fıstık, ceviz gibi yağlı tohumlular bağışıklık sistemini güçlendirir. Güneş ışınlarından sentezlenen D vitamini yine bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Kış aylarında güneşli günlerden faydalanmakta yarar vardır. Haftada 1-2 kez balık tüketilmelidir. Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için bol su tüketimine de dikkat edilmesi gerekiyor. Günde 2-2,5 litre su içilmesi zararlı ögelerin vücuttan atılmasını sağlar. Kış aylarında kuşburnu, ıhlamur, adaçayı gibi içecekler sıvı tüketimini destekler.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serinlemek İçin Girilen Havuz Bir Çok Enfeksiyona Davetiye Çıkarabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/enfeksiyona/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 16:13:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[havuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=76885</guid>

					<description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Nurullah Dikmen, bazı vatandaşların havuzlara kişisel temizliklerini yapmadan girmesiyle birlikte bir çok kusma, ishal, nöro ve nöto virüs, hepatit A gibi enfeksiyona ortaya çıktığını söyledi. Serinlemek İçin Girilen Havuz Bir Çok Enfeksiyona Davetiye Çıkarabilir Medicana International Samsun Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Nurullah Dikmen, bazı vatandaşların havuzlara kişisel temizliklerini yapmadan girmesiyle birlikte bir çok kusma, ishal, nöro ve nöto virüs, hepatit A gibi enfeksiyona ortaya çıktığını söyledi.</p>
<h2>Serinlemek İçin Girilen Havuz Bir Çok Enfeksiyona Davetiye Çıkarabilir</h2>
<p>Medicana International Samsun Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen yaz aylarında serinlemek için girilen havuzlarda vatandaşların bir çok enfeksiyon kapabileceğine dikkat çekti. Kişilerin tuvalet ve kişisel temizliğini yeterli yapmaması ve havuza o şekilde girmesiyle bir çok farklı enfeksiyonun ortaya çıkacağını belirten Dr. Nurullah Dikmen, &#8221; Yaz geldi artık. Tatil için havuzlara giriliyor. Havuzlardan enfeksiyon bulaşabilir. Dikkat edilmesi gereken bir konu var. Tabi ki bu gerekli ilaçların rutin bir şekilde yapılmadığı zaman, değişik enfeksiyonlar havuzlardan görmekteyiz. En çok gördüğümüz Gastrointestinal sistem ile ilgili kusma ishal gibi seyreden nöro ve nöto virüs, hepatit A gibi virüs enfeksiyonlarını sık görmekteyiz. Onun dışında sarmionila enfeksiyonu, koli basili enfeksiyonu, bağırsak parazitlerinin oluşturduğu enfeksiyonlar ortaya çıkar. Bunlar özellikle tuvalet temizliğini yeterli yapmayan ve havuza o şekilde girmesiyle oluşan etkenlerdir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kulak ve göz enfeksiyonları</strong><br />
Havuzların yeterli bakımlarınım yapılması gerektiğini ifade eden Dr. Dikmen, &#8220;Bunun yanında kulak enfeksiyonları da birlikte olmakla, kulağımızı koruyan sarı bir sıvı vardır. Havuza girdik ve uzun süre kaldığımız da bu koruma barajı kalkıyor. Ve enfeksiyon geri kalan yere mikropların girmesiyle dış kulak yolu enfeksiyonu oluşur. Bayanlarda ise genital sistemde, vajende faydalı bakteriler vardır. Bunların da yine uzun süre havuzda kalınması sonucu o yararlı bakterilerin kaybolabilmesi durumunda mantar enfeksiyonlarına neden olur. Bunlara dikkat etmemiz lazım. Özellikle havuza girerken ve çıkarken duş alınmalı. Bunu da havuzun yeterli bakımın yapılması lazım. Bunlar maalesef bazı yerlerde masraftan dolayı yapılmıyor, az yapılıyor. Göz enfeksiyonu da görülmektedir. Ona da dikkat etmeliyiz&#8221; şeklinde konuştu.(İHA)</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sık Sık Enfeksiyona Yakalanıyorsanız Bağışıklık Sisteminiz Zayıf Olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bagisiklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2021 08:40:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=69455</guid>

					<description><![CDATA[Pandemi güçlü bağışıklık sistemine sahip olmanın ve aşıların önemini bir kez daha ortaya koyarken, Uzm. Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizin güçlü ya da zayıf olup olmadığını belirleyecek özel bir testinin bulunmadığını söyledi. Uzm. Dr. Yetim, “Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Sık sık enfeksiyona yakalanıyor, ağır ve uzun geçiriyorsanız bu immün sisteminizin zayıf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi güçlü<a href="https://www.egedeizmir.com/?s=ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1k"> bağışıklık</a> sistemine sahip olmanın ve aşıların önemini bir kez daha ortaya koyarken, Uzm. Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizin güçlü ya da zayıf olup olmadığını belirleyecek özel bir testinin bulunmadığını söyledi. Uzm. Dr. Yetim, “Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Sık sık <strong>enfeksiyona</strong> yakalanıyor, ağır ve uzun geçiriyorsanız bu immün sisteminizin zayıf olduğunu gösterir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek de elinizde” şeklinde konuştu.</p>
<h2><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sık Sık Enfeksiyona Yakalanıyorsanız Bağışıklık Sisteminiz Zayıf Olabilir</span></span></h2>
<p>Ülkemizde de görülmeye başlayan korona virüs mutasyonları salgın endişesini daha da artırırken, İzmir Kent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizi “bedenimizin ordusu” olarak görmemiz gerektiğini ifade etti. Yetim, “İmmun sistem, ülkemize saldıran düşmanlara karşı vatanımızı koruyan ordumuz gibi çalışır. Ordumuz da çeşitli bölümlerden oluşmuştur, kara-hava-deniz güçleri, topçu, tankçı, levazım vb. birlikleri gibi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Nasıl ki, güçlü bir savunma yapmak ve sonunda düşmanı yenmek için bütün ordu birim ve bölümlerinin güçlü olması, bir arada düzenli, ahenkli bir şekilde çalışması gerekirse, hastalık yapan ajanları yenmek ve bedenimizi olası hastalıklardan korumak için, immun sistemin de güçlü olması ve düzenli çalışması gerekir” dedi.</p>
<p>Pandemi sürecinde “güçlü bağışıklık sistemi”nin öneminin de daha çok vurgulandığını kaydeden Uzm. Dr. Yetim, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bedenimize saldırarak hastalık yapan ajanların bir kısmı kısaca mikrop dediğimiz biyolojik varlıklardır. Ayrıca bedenimize dışardan ve içerden saldıran çeşitli kimyasal (zehirler) ve fiziksel (ışınlar) ajanlar da vardır. Bunların hepsi bedenin önemli düşmanlarıdır ve bağışıklık sistemi hepsiyle mücadele eder. Ancak günümüzde biyolojik saldırılar ön plandadır. Mikrop dediğimiz bu saldırganlar enfeksiyon hastalıklarına yol açar.</p>
<p>&#8220;Direnci kırılmış hücre içine giren mikroplar burada beslenirler, sayıları arttıkça daha geniş alanlara yayılırlar ve böylece değişik şiddette enfeksiyonlara neden olur. Özellikle B,C,D,E vitamin eksiklikleri, yorgunluk ve vücut sıcaklığının düşmesi hücrelerimizin direncini kıran ön önemli faktörlerdir. Üşütme dediğimiz tüm bedenin ya da boğaz, burun, göğüs bölgelerinin ısısının düşmesi, bu bölgelerdeki mikropların işini kolaylaştırarak enfeksiyonlara neden olmaktadır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Soğuk mevsimlerde solunum yolu enfeksiyonlarının çoğalması bu nedenledir. O yüzden hastalıklara karşı güçlü ve düzenli çalışan immun sistemine sahip olmamız gerekir. Ancak bağışıklık sistemimizin güçlü olup olmadığını saptayabileceğimiz spesifik bir test yoktur. Genel durumu gösteren rutin testler ancak dolaylı ve kısmen fikir verir. Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Yani, bir kişi sık sık enfeksiyona yakalanırsa, enfeksiyonları ağır ve uzun geçirirse immün sistemi zayıf demektir. Kolay kolay enfeksiyona yakalanmamak, yakalanılsa bile hastalığı hafif ve kısa zamanda atlatmak ise bu sistemin normal olduğunu gösterir.”</p>
<p>Uzm. Dr. Yetim, bağışıklık sistemini güçlendirecek faktörleri şöyle sıraladı:<br />
-&#8220;Aşırı yorgunluklardan kaçınmak, yeteri kadar dinlenmek ve günde en az 7-8 saat uyumak.<br />
-Dengeli beslenmek. Bedenimize gereken tüm maddeleri ancak dengeli beslenme ile alırız, Başlıca; protein, karbonhidrat, yağ, mineraller, vitaminlerin dengeli olarak alınması gerekmektedir. Bu da ancak taze sebze, meyve, yeterli et ve süt ürünleri, baklagiller, kuru yemişlerin dengeli alınması ile olur. Bu konuda özellikle enfeksiyon salgınları dönemlerinde aşırı vitamin ve immun sistemi artırıcı olduğu ileri sürülen bazı ilaçları kontrolsüz ve gereksiz aşırı kullanmaktan kaçınmak gerekir.<br />
-Stresten kaçınmak, bizi aşırı heyecanlandıracak, üzebilecek, yani stres oluşturabilecek olaylardan mümkün olduğunca uzaklaşmak.<br />
-Düzenli spor yapmak, açık havada, yaşa uygun sporun tüm sistemlere olduğu gibi immun sistemimize de çok yararı vardır.<br />
-Kronik bir hastalığımız varsa, tedaviyi özenli bir şekilde yürütmek, sürekli kontrol altında kalmak. Örneğin, diyabet varsa kan şekerini, tansiyon hastalığı varsa tansiyonu kontrol altında tutmak çok önemlidir.<br />
&#8211; Eğer bağışıklık sisteminizin zayıf olduğunu düşünürseniz doktorunuza danışarak bu sistemi güçlendirdiği kanıtlanmış bazı ilaçlardan yararlanmak mümkündür.<br />
&#8211; Enfeksiyonlara karşı var olan tüm aşıların yapılması doğrudur. Çocukların doğumdan itibaren aşı takvimini özenli bir şekilde izlemek, mevsimlerinde grip aşılarını yaptırmak, pandemi dönemlerinde pandemi yapan mikrobun aşısı varsa aşılanmak doğru olur.”</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’de otobüslere ameliyathane hijyeni</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ameliyathane-hijyeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 12:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyathane dezenfektanı]]></category>
		<category><![CDATA[Dezenfekte]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=59527</guid>

					<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşım araçlarında virüs ve bakterilerin yayılmasını önleyecek bir projeyi deneme amaçlı hayata geçirdi. Ameliyathanelerde kullanılan hepa filtreli ve UV ışınlı hava temizleme cihazları, yetekililerin açıklamasına göre dünyada ilk kez İzmir’de üç otobüse monte edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden Otobüslere Ameliyathane Hijyeni İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı ESHOT Genel Müdürlüğünün yaklaşık iki yıl önce [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşım araçlarında virüs ve bakterilerin yayılmasını önleyecek bir projeyi deneme amaçlı hayata geçirdi. Ameliyathanelerde kullanılan hepa filtreli ve UV ışınlı hava temizleme cihazları, yetekililerin açıklamasına göre dünyada ilk kez İzmir’de üç otobüse monte edildi.</p>
<h2>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden Otobüslere Ameliyathane Hijyeni</h2>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı ESHOT Genel Müdürlüğünün yaklaşık iki yıl önce başlattığı “otobüslerde sürekli hava sterilizasyonuna yönelik proje” korona virüsü salgınıyla mücadele günlerinde hayata geçirildi. Hastanelerde kullanılan UV ışınlı ve hepa filtreli hava temizleme cihazlarının özelliklerine sahip yeni cihazlar, İzmirli bir firma tarafından ilk kez otobüsler için üretildi.</p>
<p>Testleri yapılan ve kullanıma hazır olan ilk üç cihaz, ESHOT Genel Müdürlüğü atölyelerinde üç otobüse monte edildi. Özellikle hastane güzergâhlarında hizmet veren ve yolcu yoğunluğu yüksek 302 numaralı Otogar-Konak, 680 numaralı Bozyaka-Lozan Meydanı ve 691 numaralı Gaziemir-Lozan Meydanı hatlarındaki otobüsler, İzmirlilere hizmet vermeye başladı.</p>
<p><strong>“Ortamdaki havayı kendi içinde filtreleyecek”</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, korona virüsü salgınıyla özellikle toplu ulaşım araçlarında hijyenin ve hava değişiminin öneminin çok daha iyi anlaşıldığını vurguladı. Otobüslere monte edilen üç cihazın, temizlenebilir ve değiştirilebilir yüksek etkinlikli filtrelere sahip olduğunu belirten Soyer, “Cihazlar, ortamdaki havayı kendi içinde filtreleyecek ve UV ışınlarıyla da sterilize edecek. Ortamdan çekilen hava, zararlı etkenlerden temizlenerek tekrar ortama verilecek. Bu işlem araçlar çalıştıkça devam edecek. Böylece yolcular sürekli steril ve temiz hava soluyacak” dedi.</p>
<p>Cihaz verimliliğinin bilimsel yöntemlerle ölçüleceğini de kaydeden Başkan Soyer, pilot uygulamanın başarılı olması halinde önc e otobüslerde ve süreç içinde kentteki diğer toplu ulaşım araçlarında yaygınlaştırılabileceğini de belirtti.</p>
<p>“Zararlı maddeler cihazda hapsedilecek”</p>
<p>Projenin geliştirilmesine iki yıldır aktif destek veren Eşrefpaşa Belediye Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Tarakçı, hastanelerde, ameliyathanelerde yüksek hijyen sağlayan cihazın, otobüslerde kullanımının dünyada bir ilk olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>
<p>“Toplu ulaşım araçları, insanların çok yakın temas ettikleri yerler. Otobüslerde hijyen, korona virüsü salgını döneminde daha da öncelikli hale geldi. Bir enfekte yolcunun bile toplu ulaşım araçlarına binmesi, insanlarla çok yakın temasta olduğu için sağlıklı insanların da hasta olmasına neden olabiliyor.”</p>
<p>Araç içerisinde küçük damlacıklarla, tozla taşınabilen bakterilerin, virüslerlerin bulunduğunu ve bunların çok rahat havada dolaşarak solunum sistemi hastalığına neden olabildiğini söyleyen Tarakçı, “Burada amaç ortamdaki havanın kalitesini artırmak. Araç içerisinde dolaşan hava, bu cihazın içerisindeki filtrelerden geçecek. Bunun içerisinde toz filtreleri, karbon, polen, hepa filtreler var. Bu filtreler yardımıyla ortamdaki havada bulunan, asılı kalabilecek zararlı maddeler, cihazda hapsedilecek ve temiz havayı dışarı verecek” dedi.</p>
<p><strong>Güvenli yolculuk sağlanacak</strong><br />
Yolculardan Görkem Kurttekin, uygulamanın son derece iyi olduğunu belirterek, kendilerini ne kadar korumaya çalışsalar da toplu taşımada sorunların yaşanabileceğini, bu sistem ile güvenli yolculuk yaptıklarını söyledi.</p>
<p>Toplu taşıma kullanan Arif Ersoy da, “Kronik rahatsızlıklar bulunuyor. Evden çıkmıyorum ama hastaneye gitmek için toplu taşıma araçlarını kullanıyorum. Fakat bu esnada tedirginlik oluşuyor. Bu sistemin olması ile kendimizi güvende hissediyoruz. Dezenfeksiyon işlemleri sadece vatandaşa bırakılmamalı. Keşke bu sistem yaygınlaştırılsa” dedi.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Virüsten Korunurken Gözlerinizi Unutmayın</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/virusten-korunurken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2020 20:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Maske]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=55727</guid>

					<description><![CDATA[Dünyayı etkisi altına alan ve endişe uyandıran Coronavirus (Koronavirüs) salgını, toplumsal önlemlerin yanı sıra bireysel olarak da sosyal izolasyon ve hijyen önlemlerini gerektiriyor. Salgında virüsün ‘ağız, burun ve gözlerden’ bulaştığına dikkat çeken uzmanlar, ağız ve burunun maske ile kapatılmasına ek olarak gözlerin de mutlaka korunması gerektiğinin altını çiziyor. Virüsten Korunurken Maske Yetmez Gözlerinizi Unutmayın Gözlüklerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı etkisi altına alan ve endişe uyandıran Coronavirus (Koronavirüs) salgını, toplumsal önlemlerin yanı sıra bireysel olarak da sosyal izolasyon ve hijyen önlemlerini gerektiriyor. Salgında virüsün ‘ağız, burun ve gözlerden’ bulaştığına dikkat çeken uzmanlar, ağız ve burunun maske ile kapatılmasına ek olarak gözlerin de mutlaka korunması gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<h2>Virüsten Korunurken Maske Yetmez Gözlerinizi Unutmayın</h2>
<p>Gözlüklerin havada asılı duran virüs damlacıklarından kısmen koruyacağını belirtiyor ve ekliyor: ‘enfeksiyon kaynakları kesin olmamakla birlikte ya havada asılı olan damlacıklar yoluyla gözümüze bulaşabilir ya da ellerimizin teması sonucu bulaşma olabilir.</p>
<p>Virüslü bölgelere temaslardan sonra anında elimize bulaşan viral parçacıklar daha sonra gözlerimizi ovuşturmak gibi yollarla da vücudumuza bulaşabilir. Bu nedenle ellerimizi sık sık yıkama önleminin yanı sıra yüzümüze ve gözümüze dokunmayı da en aza indirmeliyiz. Gözlük kullanmak da asılı duran damlacıkların göze direkt olarak ulaşmasını engelleyeceği ve göze dokunmayı sınırlandıracağı için bu süreçte destekleyici olabilir.’</p>
<p><strong> </strong><strong>Yalnızca maske yetmez, gözlük de takılmalı </strong></p>
<p>Yeni tip Coronavirus (Koronavirüs)’ün gözler aracılığıyla bulaşma riskinin altını çizen Hakan Kayra, danışanlarına ve tüm topluma özellikle zorunlu hallerde dışarda bulunduklarında maskenin yanı sıra gözlük de takmalarını önerdiklerini belirtti.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar Kaçırma Sebebinizin Altında Hayati Bir Risk Olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/idrar-kacima-sebebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2020 14:58:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[idrar yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=55102</guid>

					<description><![CDATA[İdrar kaçırma, günümüzde kadınların en büyük problemleri arasında yer alıyor. Özellikle kadınları bu konuda bilinçlendirmek için yollara düşen Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü, Canped ve Kontinans Derneği’nin birlikte gerçekleştirdiği farkındalık projesiyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Antalya’dan sonra Gaziantep’te de halkla buluştu. Gaziantep Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde Nergis Kumbasar&#8217;ın sunumuyla Çetin Emeç Salonu’nda düzenlenen seminerde Kontinans Derneği Başkanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar kaçırma, günümüzde kadınların en büyük problemleri arasında yer alıyor. Özellikle kadınları bu konuda bilinçlendirmek için yollara düşen Hayatı Kaçırmayanlar Kulübü, Canped ve Kontinans Derneği’nin birlikte gerçekleştirdiği farkındalık projesiyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Antalya’dan sonra Gaziantep’te de halkla buluştu. Gaziantep Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde Nergis Kumbasar&#8217;ın sunumuyla Çetin Emeç Salonu’nda düzenlenen seminerde Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan ile Kontinans Derneği Üyesi Prof. Dr. Abdullah Gedik konuşmacı olarak yer aldı ve idrar kaçırma konusunda önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<h2>İdrar Kaçırma Sebebinizin Altında Hayati Bir Risk Olabilir</h2>
<p><strong>İdrar kaçırma yaşlanmanın doğal bir sonucu değil</strong><br />
İlerleyen yaşla birlikte idrar kaçırmanın sıklığının arttığını ancak insanların önemli bir bölümünün idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak düşündükleri için hekime başvurmadıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Bu düzeltmemiz gereken önemli bir yanlış. İdrar kaçırma hastalık değil bir semptomdur. Bunun altında çok ciddi hastalıklar yatıyor olabilir. Her 4 kadından 1’i, 60 yaş üzerinde ise her 3 kadından 1’i idrar kaçırıyor. Öte yandan erkeklerde ise daha çok ya geçirilmiş bazı ameliyatların sonrasında idrar kaçırma ortaya çıkabiliyor ya da ileri yaşlarda özellikle Alzheimer, demans gibi beynin bazı fonksiyonlarının kaybolduğu durumlarda ortaya çıkabiliyor.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kadınlarda doğum yapma sıklığının idrar kaçırmayı etkileyen faktörlerden birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Abdullah Gedik, “Obezite yani aşırı kilolularda, sürekli tekrarlayan öksürük atakları yaşayanlarda, ciddi anlamda kabızlığı olanlarda, rahmi alınmış hastalarda idrar kaçırma şikayetlerine çok fazla rastlıyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İdrar kaçırma en başta şeker hastalığının habercisi</strong><br />
İdrar kaçırmanın en başta şeker hastalığının habercisi olduğunun altını çizen Tarcan, “Şeker hastalarında mesane işlevi bozuluyor. Bozulduğu için siz tuvalete gidene kadar yolda idrarınızı kaçırıyorsunuz. Şeker hastalığında ilk bu yaşanıyor. İlerleyen evrelerde ise bu sefer mesane kası iyice yorulduğu için idrarı dışarı pompalayamaz ve boşaltamaz hale gelebiliyorsunuz. Bize idrar kaçırma ile başvuran birçok hastaya şeker hastalığı teşhisini bu nedenle koyabiliyoruz. Kanda şekere de bakıyoruz. Zaten yüksek şeker idrarda da çıkıyor. Dolayısıyla ürologlar burada şeker hastası olduğunu bilmeyen bir hastaya şeker hastalığı tanısını koyabiliyorlar. Bel fıtığı, bazı sinir sistemi tümörleri ya da MS diye bildiğimiz Multipl Skleroz hastalığında da hastaların %15’i ilk olarak bir üroloğa idrar kaçırma şikayetiyle gittiğinde, altında yatan sebebin ne olduğunu böyle öğreniyor. Dolayısıyla idrar kaçıran bir hasta geldiğinde ilk önce bu semptomun altında acaba ciddi bir hastalık var mı ona bakıyoruz. Çünkü bu hayati derece önemlidir. Sonrasında hastanın hayat kalitesine yönelik idrar kaçırma tedavisine yöneliyoruz. Dolayısıyla idrar kaçırmanızın altında sizin de farkında olmadığınız önemli bir hastalık yatıyor olabilir.” dedi.</p>
<p>Yediğimiz, içtiğimiz her şeyin yaşam kalitemizi ve tuvalete çıkma sıklığımızı belirlediğini vurgulayan Gedik, acı ve baharatlı yiyecekler, kafeinli içecekler, kahve, çay ile gazlı içecekler fazla tüketildiğinde mesanenin üzerinde tahriş edici etkileri olduğu için idrar kaçırmaya sebep olabildiğini söyledi.</p>
<p>İdrar kaçırmada genetik geçişin araştırılmaya devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Annenizde var diye illa sizde olacak diye bir şey yok. Sadece ihtimal artabilir. Çoğu zaman sizin yaşamınızda daha sonradan başınıza gelen şeyler nedeniyle idrar kaçırma problemi yaşayabiliyorsunuz.” dedi.</p>
<p>Uzun süre idrar tutmayı kesinlikle tavsiye etmediklerini belirten Tarcan, “Uzun süre idrar tutmak zaman içerisinde mesanenin büyümesine ve bir süre sonra artık idrar torbasının tamamen boşaltılamamasına sebep oluyor. Özellikle kadınlar mikrop kapma korkusundan dolayı dışarıda tuvalete gitmiyorlar. Halbuki idrar yolu enfeksiyonu mikroplarının hiçbiri dışardan aldığımız mikroplar değil. Hepsi bizim kendi mikroplarımız. Biz uzun süre idrarımızı tutarsak, o mikropların idrar torbasına geçerek orada yuvalanmalarına imkân tanıyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Mesane pedi kurtarıcı oluyor</strong><br />
İdrar kaçırma problemi yaşayan hastalar için mesane pedlerinin önemini vurgulayan Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan sözlerini şöyle tamamladı: “İdrar steril bir sıvıdır, içinde mikrop olmaz ama idrar asidiktir. Uzun süre cilde değerse cildinizi yakar, yandığı zamanda normalde hiç problem çıkarmayan mikroplar oraya oturarak cilt enfeksiyonlarına yol açar. Özellikle yaşlılıktan dolayı hareket zorluğu çeken ya da yatalak hastalar için mesane pedini öneriyoruz.”</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
