<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ele alındı &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/ele-alindi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2020 09:43:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Kadın Hakları Seminerde Ele Alındı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bayraklida-kadin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2020 09:43:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BAYRAKLI]]></category>
		<category><![CDATA[İLÇELER]]></category>
		<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraklı'da Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraklı'da Kadın Hakları Seminerde Ele]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraklı'da Kadın Hakları Seminerde Ele Alındı]]></category>
		<category><![CDATA[ele alındı]]></category>
		<category><![CDATA[Seminerde Ele]]></category>
		<category><![CDATA[Seminerde Ele Alındı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=55179</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;in Bayraklı ilçesinde, &#8216;Kadın Hakları, Sorumluluklarımız, Görevlerimiz&#8217; isimli düzenlenen seminerde kadın hakları masaya yatırıldı. Bayraklı&#8217;da Kadın Hakları Seminerde Ele Alındı Bayraklı Belediyesi ve İzmir Kent Konseyi Çevre Sağlık Birimi, &#8216;Kadın Hakları, Sorumluluklarımız, Görevlerimiz&#8217; başlıklı eğitim semineri verdi. Bayraklı Belediyesi Postacılar İsmet İnönü Kültür Merkezinde gerçekleştirilen seminerde, Kadın Hakları Derneği Onursal Başkanı Engin Demir, katılımcılara kadın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in <a href="https://www.egedeizmir.com/">Bayraklı</a> ilçesinde, &#8216;Kadın Hakları, Sorumluluklarımız, Görevlerimiz&#8217; isimli düzenlenen seminerde kadın hakları masaya yatırıldı.</p>
<h2>Bayraklı&#8217;da Kadın Hakları Seminerde Ele Alındı</h2>
<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Bayraklı</a> Belediyesi ve İzmir Kent Konseyi Çevre Sağlık Birimi, &#8216;Kadın Hakları, Sorumluluklarımız, Görevlerimiz&#8217; başlıklı eğitim semineri verdi. Bayraklı Belediyesi Postacılar İsmet İnönü Kültür Merkezinde gerçekleştirilen seminerde, Kadın Hakları Derneği Onursal Başkanı Engin Demir, katılımcılara kadın hakları, kadınların toplumsal hayattaki yeri, sorumlulukları, görevleri konularında bilgiler aktardı.</p>
<p>Kadınların ilgi gösterdiği etkinlikte katılımcılar, akıllarındaki soruların da yanıtını buldu. Kadınların sosyal hayata katılımlarının artması gerektiğini belirterek ekonomik özgürlüğün bu noktada önemli olduğunu vurgulayan Demir, &#8220;4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında kadın haklarını içeren çok sayıda çalışma yaptık.</p>
<p>Kadın hakları, özgürlüğü, şiddetin önlenmesi, sosyal ve toplumsal hayata katılımın artırılması yönünde mücadele verdik. Kadınların daha eşit şartlarda yaşamalarını sağlamak için Birleşmiş Milletler tarafından yapılan çalışmayı Türkiye olarak kabul etmiş durumdayız; ancak kadına şiddetin önüne maalesef bir türlü geçilemiyor.</p>
<p>Her yıl kadın ölümleri gerçekleşiyor. 2019 yılında 474 kadın öldürüldü ve kadına şiddetten ölenlerin sayısında artış olan illere baktığımızda da İstanbul ve İzmir önde geliyor. Yıllardır sürdürdüğümüz mücadeleler büyük sonuçlar yaratmıyor.</p>
<p>Umuyoruz gelecek yıllarda daha büyük sonuçlar alacağımız günleri hep birlikte yaşarız&#8221; dedi. (İHA)</p>
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İç Mimarinin Yaşama Etkisi Yaşar Üniversitesinde Ele Alındı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ic-mimarinin-yasama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2020 13:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[ele alındı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesinde Ele Alındı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=54769</guid>

					<description><![CDATA[İç mimarinin hasta grupları üzerindeki katkısı, Yaşar Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen sempozyumda ele alındı. İç Mimarinin Yaşama Etkisi Yaşar Üniversitesinde Ele Alındı Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda, farklı konu başlıklarıyla iç mimarların ve araştırmacıların güncel çalışmalarına yer verildi. Genç araştırmacıların tez çalışmalarının paylaşıldığı bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İç mimarinin hasta grupları üzerindeki katkısı, Yaşar Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen sempozyumda ele alındı.</p>
<h2>İç Mimarinin Yaşama Etkisi Yaşar Üniversitesinde Ele Alındı</h2>
<p>Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda, farklı konu başlıklarıyla iç mimarların ve araştırmacıların güncel çalışmalarına yer verildi.</p>
<p>Genç araştırmacıların tez çalışmalarının paylaşıldığı bir tartışma ortamı oluşturmak, araştırma alanlarını belirlemek, ihtiyaç duyulan konu alanlarını ve araştırma potansiyellerini açığa çıkartmak hedefiyle &#8220;İÇLİS-III I İç Mimarlık Lisansüstü Çalışmalar Sempozyumu-III&#8221; isimli bir program düzenşlendi.</p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmalarını Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arslan Örnek, Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Gürel, Yaşar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş ,Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Tuna Ultav ile İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Cordan yaptı.</p>
<p>Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen 4&#8217;üncü oturumda mekanların çeşitli hasta grupları ve çocuklar üzerindeki etkileri ele alındı. Yüksek lisans tezi kapsamında yapılan araştırmaların sonuçlarının paylaşıldığı oturumun başkanlığını İzmir Ekonomi Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünden Prof. Dr. Deniz Hasırcı üstlendi.</p>
<p>Deniz manzarasının hastalar üzerinde etkisi<br />
Bahçeşehir Üniversitesi İç Mekan Tasarımı Yüksek Lisans Programı mezunu Özge Özmen, günümüzde Avrupa ve ABD&#8217;de hastane tasarımında işlevselliğin yanı sıra stresi azaltan, iyilik halini ve iyileşme sürecini destekleyen tasarım yaklaşımlarının benimsendiğini söyledi.</p>
<p>Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde tedavi gören hastaların oda manzaralarının, stres seviyeleri ve taburcu olma hızları üzerindeki etkilerini inceleyen Özge Özmen, &#8220;Çalışma kapsamında 2011-2017 tarihleri arasında deniz manzarası ve bina manzarasına bakan odalarda kalan hastaların, kaldıkları oda ile taburcu olma hızları arasındaki ilişkiyi değerlendirdim.</p>
<p>Yapılan çalışmalarda hasta odalarının, hastaların stres seviyelerine ve taburcu olma hızlarına istatistiksel olarak anlamlı bir etki yaratmadığı görüldü; ancak hastalar, deniz manzarasını; sakinleştirici, oyalayıcı, huzur verici ve mutlu edici bulduklarını ifade ettiler&#8221; bilgisini verdi.</p>
<p>Fiziksel çevrenin Alzheimer hastalığındaki yeri ve önemine ilişkin araştırmalarını paylaşan İstanbul Teknik Üniversitesi IMIAD-İç Mimari Tasarım Uluslararası Yüksek Lisans Programı mezunu Dilek Şahin de, dünya genelinde 46 milyon 800 bin kişinin demans yaşadığını, Türkiye&#8217;de ise 600 bin kişinin bu hastalıkla mücadele ettiğinin düşünüldüğünü söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki mevcut Alzheimer hastaları bakım politikalarını inceleyen ve bakım merkezlerine yönelik incelemeler gerçekleştiren Dilek Şahin, &#8220;Çalışma süresince literatür taramasının ardından Türkiye Alzheimer Derneği&#8217;yle iletişime geçtim. Türkiye&#8217;den bir Alzheimer konuk evi, bir Alzheimer gündüz yaşam evi ve bir yaşlı yaşam merkezi araştırma alanları olarak belirlendi.</p>
<p>Bu merkezlere yapılan incelemeler ve ulaşılan bulgular eşliğinde, Alzheimer hastaları bakım merkezlerine yönelik rehber niteliğinde mekansal ve fiziksel öneri tasarım kriterleri geliştirildi&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Açık ve pastel tonlara sahip renkler tercih edilmeli&#8221;<br />
Dilek Şahin yaptığı araştırmalar sonucu şu önerileri sundu:<br />
&#8220;Alzheimer bakım merkezlerinin &#8216;ev gibi&#8217; bir tasarım anlayışına sahip olması olumlu sonuçlar sağlar.</p>
<p>Bakım merkezleri geniş ve ferah, müstakil yapılar olmalı. Alzheimer hastalığına bağlı meydana gelen algı bozukluklarından ötürü halüsinasyon, obsesif gibi durumlara sebebiyet verebileceğinden tekrarlayan desenli malzemeler veya çok parlak malzemeler kullanılmamalı.</p>
<p>Duvar ve zemin için düz ve homojen malzemeler seçilmeli, parlak veya yansıtan yüzeyler kullanılmamalı. Kullanılan renklerin aşırı uyarıcı olmasından kaçınılıp, açık ve pastel tonlara sahip renkler tercih edilmeli. Doğal ışık ile aydınlatma sağlanabilmeli, yetersiz kaldığı durumlarda ise yapay aydınlatma olarak genel aydınlatma gün ışığı renginde, sarkıt veya mobil olmayan aydınlatma elemanları ile sağlanmalı.</p>
<p>Kameralar, pencerelerde kilit, kapaklı prizler, kablo kanalları gibi kullanılan güvenlik önlemleri görünmez ve izlenimci olmalı. Hastalıklarından ötürü derinlik algılarını kaybeden yaşlılar için merdiven etrafına önlem alınmalı.&#8221;</p>
<p>Doğal çevre ile iletişim<br />
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümünden Araştırma Görevlisi Hatice Aşkın da, doğal çevre ile etkileşim kuruyor olmanın insanın psikolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.</p>
<p>Bu etkileşimi sağlayan mekanların pozitif etkilerinin olduğu düşüncesini tez çalışması ile de desteklediğini belirten Hatice Aşkın, &#8220;Özellikle şehirler çoğunlukla doğal çevre unsurlarından yoksun.</p>
<p>Doğal çevreye ulaşmanın zor olduğu bu durumlarda güneş ışığı, yağmur, su, rüzgar gibi gözden kaçırdığımız doğal çevre unsurlarını tasarım yoluyla iç mekanlara dahil etmek, doğal çevreden yoksun olan ortamlarda bu etkileşimin kurulması için kullanılabilecek bir yöntem olacaktır&#8221; dedi.<br />
İstanbul Teknik Üniversitesi, IMIAD-İç Mimari Tasarım Uluslararası Yüksek Lisans Programı mezunu Zübeyde Keskin ise erken çocukluk dönemi gündelik eylemlerinin esnek iç mekan tasarımına etkisini ele aldı.</p>
<p>3-6 yaş aralığını kapsayan erken çocukluk dönemi gündelik eylemlerini inceleyen Zübeyde Keskin, &#8220;Ön çalışma kapsamında okul öncesi çocukların gözlenebilir ve yaygın motor davranışları incelendi; oyun alanları test mekanı olarak denendi.</p>
<p>Ön çalışma için seçilen oyun alanlarında tekrarı yapılan gözlemler sonunda çocukların tanımlı, sınırları belli alanlarda daha uzun vakit geçirdikleri saptandı&#8221; bilgisini verdi. (İHA)</p>
<p>41 Saat <a href="https://41saat.com/">Kocaeli Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Turizmine Can Suyu Katacak Reçete</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/recete/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jan 2019 08:06:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EGE BÖLGESİ]]></category>
		<category><![CDATA[deniz turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[ele alındı]]></category>
		<category><![CDATA[Panelde]]></category>
		<category><![CDATA[Panelde ele alındı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=28349</guid>

					<description><![CDATA[Turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 20’sinin deniz turizmi faaliyetlerinden elde edildiği Türkiye’de, deniz turizminin geleceğine dair öngörüler Yaşar Üniversitesi Denizcilik Topluluğu tarafından düzenlenen panelde ele alındı. Deniz Turizmine Can Suyu Katacak Reçete Günümüzde paylaşım ekonomisinin en iyi örneklerinden biri olarak gösterilen tekne kiralama pazarının Türkiye ekonomisi için sağlayacağı avantajlara değinen sektör temsilcileri, kruvaziyer turizminde ise Akdeniz’e [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 20’sinin deniz turizmi faaliyetlerinden elde edildiği Türkiye’de, deniz turizminin geleceğine dair öngörüler Yaşar Üniversitesi Denizcilik Topluluğu tarafından düzenlenen panelde ele alındı.</p>
<h2>Deniz Turizmine Can Suyu Katacak Reçete</h2>
<p>Günümüzde paylaşım ekonomisinin en iyi örneklerinden biri olarak gösterilen tekne kiralama pazarının Türkiye ekonomisi için sağlayacağı avantajlara değinen sektör temsilcileri, kruvaziyer turizminde ise Akdeniz’e yönelen talebe dikkat çektiler.</p>
<p>Yaşar Üniversitesi MYO Ulaştırma Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Can Karaosmanoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aziz Güngör, IC Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan, Deniz Turizmi Birliği Derneği Genel Sekreteri İzzet Uğurlu ile Yaşar Üniversitesi MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Gökhan Doğan katıldı.</p>
<p><strong>Elektrikli deniz araçları pazarı büyüyor </strong></p>
<p>Elektrikli deniz araçlarının 2027 yılında 20 milyar dolarlık bir pazara ulaşacağına dikkat çeken IC Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan, Türkiye’deki marina alt yapılarının geleceğin teknolojilerine göre şimdiden şekillenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Akaltan, “Elektrikli arabaların sayısının 2030 yılına kadar 3 milyondan 125 milyona çıkması bekleniyor. Elektrikli deniz araçları ise 2027 yılında 20 milyar dolarlık bir pazara ulaşacak. Yani gelecekte fosil yakıtlarına olan talep azalırken elektriğe olan talep artacak. Sektörü heyecanlandıran bir başka gelişme de otonom yani kaptansız yatların devreye girecek olması.</p>
<p>Otonom gemi sektörünün 2035 yılı itibariyle 3,48 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Dolayısıyla marinalar artık altyapılarını ve kurallarını otonom yatlara göre uyarlamak zorundalar. Teknelerini sıklıkla kullanmayan tekne sahiplerinin yaşadığı en büyük sorunlardan biri marinaya yanaşmak oluyor. Otonom yatlar sayesinde bu sorun ortadan kalkacak, halatlar kullanılmayacak ve marinalarda kaptanlara ihtiyaç kalmayacak. Bu durum, marinalar için ilave yatırım anlamına geliyor ancak ilerisi için getirisi oldukça yüksek olacak” dedi.</p>
<p><strong>Hem denizle buluşun hem ekonomiye katkı sağlayın </strong></p>
<p>Son yıllarda ülkemizde tekne satışlarında artış yaşandığını ancak ortalama kullanım sürelerinin yalnızca 1 ay sürdüğüne dikkat çeken Can Akaltan, “Son yıllarda gerek İzmir’de gerekse Türkiye genelinde tekne sayısında artış yaşanıyor. Ancak bu teknelerin kullanım süreleri oldukça kısa olduğu için ekonomiye de getirisi düşük oluyor.</p>
<p>Teknelerle insanları bir araya getirmenin yolu paylaşım ekonomisinden geçiyor. Hem deniz turizmini canlandırmak hem de insanları denizle buluşturmak için en iyi yollardan biri bu. Dünyanın en büyük tekne kiralama pazarı olan ‘GetMyBoat’ bunun en iyi örneklerinden biri. Şu anda dünya genelinde oldukça popüler, bizde ise yükselişe geçeceğine inanıyorum. Önce İzmir’in sonrasında Türkiye’nin deniz turizmini canlandıracak reçete bu.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akdeniz&#8217;e yönelen talep nasıl Türkiye&#8217;ye çekilir </strong></p>
<p>Kruvaziyer turizminin yüksek gelir grubuna sahip kişiler için özellikle son yıllarda cazip bir hale geldiğini, bu bağlamda kruvaziyer turizmi alanında yapılacak olan yatırımların Türkiye turizminin geleceği açısından önemine değinen Yaşar Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Gökhan Doğan, “Yapılan araştırmalara göre, kruvaziyer gemilerini tercih edenler genellikle 40 yaşın üzerinde, yüksek gelir grubuna dahil kişiler.</p>
<p>Bu nedenle kruvaziyer turizmine yatırım yapan ülkelerdeki limanlara uğrayan kruvaziyer gemileri ve yolcuları, bu ülke limanlarına, bu limanların bulundukları illere ve çevre illere büyük miktarda döviz girdisi sağlar.</p>
<p>Ülkemizde kruvaziyer turizmini teşvik etmek, deniz yoluyla turist getiren gemilerin limanlarımıza olan taleplerini artırmak ve Akdeniz’e yönelen talebi ülkemize çekmek amacıyla Karadeniz’den başlayan, Marmara, Ege Denizi, Yunan adaları, İsrail, Kıbrıs ve Mısır’ı da kapsayan bir turizm bölgesinin oluşturulması kruvaziyer turizminin gelişimi adına önemli bir adım olacaktır.</p>
<p>Bu nedenle, kruvaziyer turizmi açısından önem taşıyan kıyılarımızın etüt edilerek turizme hizmet verecek kruvaziyer liman yapımına uygun alanların tespit edilmesi, mevcut limanlarda altyapı hizmetlerinin geliştirilerek modernizasyonunun sağlanması gerekmektedir” dedi.</p>
<p><strong>2019’da olumlu gelişmelere imkan sağlanabilir </strong></p>
<p>Denizcilik sektörünün Türkiye’deki mevcut durumuna ilişkin tespitlerde bulunan Deniz Turizmi Birliği Derneği Genel Sekreteri İzzet Uğurlu, “Bugünkü koşullarda mevcut marinaların yat bağlama kapasitelerinin ortalama yüzde 75 dolu olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>Bakanlık ve sektör ortak çalışması ile 2023 hedeflerine de ulaşabilmek adına, gelecek 4 sene içinde yeni ünite ve 17 bin yat bağlama yeri ülkemize kazandırılabilir. Yabancı yatların ülkemiz karasularında seyir yapmalarının daha cazip hale getirilmesi mümkün olursa, 2019 yılından itibaren olumlu gelişmelere imkan sağlanabilir.” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>Doğrudan uçuşlarımız yok </strong></p>
<p>DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aziz Güngör ise; “İzmir limanı önemli bir altyapıya sahip ancak etkin bir indi-bindi limanı olabilmesi için 5 yıldızlı ve en az 10 bin yatak kapasitesine ulaşan otellerinin bulunması gerekiyor.</p>
<p>Ayrıca İzmir’den Avrupa’ya doğrudan uçuşlarımız bulunmuyor. Kruvaziyer turizmi gelişmiş ülkelere baktığınızda bu ülkelerin doğrudan uçuş bağlantıları olduklarını göreceksiniz. Destinasyon pazarlaması konusunda da daha çok adımlar atılmalı.” diye konuştu. (İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
