<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dava &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/dava/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Jun 2026 10:23:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Erman Toroğlu beraat etti</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/erman-toroglu-beraat-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:20:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AJANS HABERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Beraat]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Erman Toroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=188512</guid>

					<description><![CDATA[Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, katıldığı bir televizyon programında Galatasaray Kulübü&#8217;ne yönelik açıklamaları nedeniyle 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. Erman Toroğlu beraat etti Duruşmada Toroğlu &#8220;Ben neden burada olduğumu anlayamadım. Gece 10.30&#8217;da program yapıyordum. Galatasaray başkanı federasyon başkanına eliyle işaret ederek ‘sakın ha&#8217; dedi. Bende bunu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, katıldığı bir televizyon programında Galatasaray Kulübü&#8217;ne yönelik açıklamaları nedeniyle 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması görüldü.</p>
<h2>Erman Toroğlu beraat etti</h2>
<p>Duruşmada Toroğlu &#8220;Ben neden burada olduğumu anlayamadım. Gece 10.30&#8217;da program yapıyordum. Galatasaray başkanı federasyon başkanına eliyle işaret ederek ‘sakın ha&#8217; dedi. Bende bunu bir öğrenelim dedim. Ertesi gün adliyeden çağırdılar önce tanık oldum sonra sanık oldum&#8221; dedi. Kararını açıklayan hakim Toroğlu&#8217;nun beraatine hükmetti.<br />
Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu, katıldığı bir televizyon programında Galatasaray Kulübü&#8217;ne yönelik açıklamaları &#8220;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&#8221; suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanmaya başlandı.<br />
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık Erman Toroğlu ile avukatı Ezgi Toroğlu katıldı. Duruşmada müşteki avukatı da hazır bulundu.</p>
<p>&#8220;Ben neden burada olduğumu anlayamadım&#8221;<br />
Erman Toroğlu duruşmada &#8220;Ortalama gelirim 600-700 bin. Ben neden burada olduğumu anlayamadım. Gece 10.30&#8217;da program yapıyordum. Galatasaray başkanı federasyon başkanına eliyle işaret ederek ‘sakın ha&#8217; dedi. Bende bunu bir öğrenelim dedim. Ertesi gün adliyeden çağırdılar önce tanık oldum sonra sanık oldum. Bende bilmiyorum, herkes merak ediyor o ‘sakın ha&#8217; ne bilmiyorum. Hala ‘sakın ha&#8217; ne bilmiyorum&#8221; dedi.<br />
Toroğlu savunmasının devamında &#8220;Futbol Federasyonu Başkanı herhangi bir yalanlamada bulunmamıştır, şikayetçi olmamıştır. Futbol Federasyonu Başkanı bana mesaj attı. ‘Erman Hocam, seni seviyorum. Mağdur olmanı istemiyorum. Bunu gerektiği zaman açıklayacağım&#8217; dedi. Bunu da burada ilk defa açıklıyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Avukatı ise Erman Toroğlu&#8217;nun beraatini istedi.<br />
Ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı Toroğlu&#8217;nun &#8220;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&#8221; suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Kararını açıklayan hakim ise Erman Toroğlu&#8217;nun beraatine karar verdi.</p>
<p>İddianameden<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Galatasaray Spor Kulübü ile Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ &#8220;müşteki&#8221;, Erman Toroğlu ise &#8220;şüpheli&#8221; olarak yer aldı. İddianamede, Toroğlu&#8217;nun 8 Şubat&#8217;ta katıldığı bir televizyon programında, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında bir görüşme gerçekleştiği ve bu görüşmede bazı başlıkların ele alındığı yönündeki açıklamalarının soruşturma konusu yapıldığı belirtildi. Savcılık, bu ifadelerin kamu düzeniyle ilgili olarak gerçeğe aykırı bilgi niteliği taşıdığı, kamu kurumlarına olan güveni zedeleyebileceği ve kamuoyunda yanlış bir algı oluşmasına yol açabileceği değerlendirmesini yaptı. İddianamede ayrıca, Toroğlu&#8217;nun söz konusu beyanlarıyla toplumda endişe, korku veya panik oluşmasına neden olmayı amaçladığı, ifadelerin geniş kitlelere ulaşabilir nitelikte olması sebebiyle de &#8220;aleniyet&#8221; şartının gerçekleştiği ifade edildi. Toroğlu&#8217;nun, &#8220;halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&#8221; suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pınar Gültekin cinayeti davasında sanık konuştu, duruşma salonu karıştı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/pinar-gultekin-cinayeti-davasinda-sanik-konustu-durusma-salonu-karisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 21:24:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MUĞLA]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar]]></category>
		<category><![CDATA[Sanık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=87510</guid>

					<description><![CDATA[Muğla&#8217;nın Menteşe ilçesinde Pınar Gültekin cinayeti davasında sanık Cemal Metin Avcı&#8217;nın &#8220;Dosyada olmayan şeylerle suçlanıyorum. Pınar Gültekin cinayeti davasında sanık konuştu, duruşma salonu karıştı Avukat Rezan Epözdemir şimdi televizyonlara çıkacak beni suçlayacak&#8221; sözleri avukat Epözdemir&#8217;in tepkisine neden oldu. Sanık Avcı’ya tepki gösteren avukat Epözdemir, mahkeme heyeti tarafından duruşma salonundan çıkarıldı. Pınar Gültekin cinayeti davasının 8&#8217;inci [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla&#8217;nın Menteşe ilçesinde Pınar Gültekin cinayeti davasında sanık Cemal Metin Avcı&#8217;nın &#8220;Dosyada olmayan şeylerle suçlanıyorum.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5W7UNWnYFWHI5OPENC7A9GLYNS_">Pınar Gültekin cinayeti davasında sanık konuştu, duruşma salonu karıştı</h2>
<p>Avukat Rezan Epözdemir şimdi televizyonlara çıkacak beni suçlayacak&#8221; sözleri avukat Epözdemir&#8217;in tepkisine neden oldu. Sanık Avcı’ya tepki gösteren avukat Epözdemir, mahkeme heyeti tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.<br />
Pınar Gültekin cinayeti davasının 8&#8217;inci duruşması, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görüldü.</p>
<p>Duruşmaya Cemal Metin Avcı ve kardeşi Mertcan Avcı SEGBİS aracılığı ile katılırken, cinayetten sonra olay yerine giderek delilleri gizlemeye çalıştıkları suçlamasıyla haklarında iddianame hazırlanan sanığın babası Selim Avcı, boşandığı eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada ABD&#8217;den Pınar Gültekin’in kullandığı telefon şifresinin gönderildiği, veriler üzerinde yapılan inceleme sonrası Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Amirliği tarafından düzenlenen raporun mahkemeye geldiği belirtildi. Pınar&#8217;ın telefonundan alışveriş sitelerinin maillerinin çıktığı, başka da bir tespit çıkmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumundan ek rapor tanzimi için yazılan müzekkereye ise henüz cevap gelmediği kaydedildi.</p>
<p>Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, “Sanık Cemal Metin Avcı&#8217;ya ait bir görsel ve bilgi bulunmadığı söyleniyor. Herhangi bir video, yazışma yok. 1,5 yıl maktulenin hayatı kamuoyunda tartışıldı. Ailenin onuru, şerefi, haysiyeti ayaklar altına alındı. Mahkeme bunu ısrarla istedi. Biz bunu nasıl telafi edeceğiz. Bu kız acaba para mı istedi, video çekti para mı istedi dedi insanlar. Biz bunu nasıl telafi edeceğiz. 1,5 yılda hiçbir belge, bilgi yok. Sanığın haksız tahrik savunmaları boşa çıktı&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Pınar’ın babası Sıddık Gültekin: &#8220;Sanki cani biziz, onlar masum”</strong><br />
Pınar Gültekin&#8217;in babası Sıddık Gültekin ise, “Her seferinde binlerce kilometre uzaktan geliyoruz. Baştan sona doğru iftiralarla dolu, ezberletilmiş bir savunmadır. Bu iftiralar beni, akrabalarımızı yaraladı. Arkadaşlarımızın karşısına çıkamaz olduk. Sanki cani biziz, onlar masum. Sanki bunlar Muğla&#8217;yı yönetiyor. Ben kahroluyorum. Ben artık bu işi size bırakıyorum. Kendinizi benim yerime koyun, artık beni anlayın. Sizden adalet bekliyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Cemal&#8217;in Pınar&#8217;a 8 bin 50 lira yatırdığı ortada&#8221;</strong><br />
Cemal Metin Avcı&#8217;nın avukatı ise, &#8220;Amerika&#8217;dan gelen cevap bize göre eksik bir cevap. Raporda yedekleme yapılan yerler yetersiz. Fotoğraflara yönelik bir içerik gelmesi gerekiyor. Cemal Metin Avcı tarafından 8 bin 50 liranın Pınar&#8217;ın hesabına yatırıldığı belgelerle ortadadır. Maktulenin ev arkadaşının tehdide yönelik beyanları bulunmaktadır. ABD&#8217;den geri kalan verilerin gönderilmesini istiyoruz. Maktule ile Cemal Metin Avcı arasındaki WhatsApp görüşmelerinin olup olmadığının sorulmasını istiyoruz. Türkiye&#8217;de temsilcilik açtılar. Bu mesajlar Cemal Metin Avcı&#8217;nın telefonundan çıkmıyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Cemal Metin Avcı konuştu, salon karıştı</strong><br />
Duruşmaya SEGBİS kanalıyla bağlanan sanık Cemal Metin Avcı, &#8220;WhatsApp yazışmalarını istiyorum. Icloud&#8217;dan yazı eksik gelmiş. Avukat Rezan Epözdemir birkaç kez duruşmaya gelmedi, sanırım bazı şeyleri unuttu&#8221; dedi. Avukat Epözdemir bu sözlere tepki göstererek, &#8220;Sanık meseleyi kişiselleştiriyor” dedi.<br />
Ardından Cemal Metin Avcı, &#8220;Dosyada olmayan şeylerle suçlanıyorum. Gönderdiğim 8 bin 50 lira sadece kayıtlı olan. Ben 50 bin lira gönderdim. Benim gönderdiğim paranın haddi hesabı yok. En yakın arkadaşı bunu söylüyor. Ben iftira atmadım. Benim tehdit edildiğim de, gönderdiğim paralar da belli. Avukat Rezan Epözdemir şimdi televizyonlara çıkacak beni suçlayacak&#8221; dedi.</p>
<p>Sanık Avcı’ya tepki gösteren avukat Rezan Epözdemir, mahkeme heyeti tarafından duruşma salonunun dışına çıkarıldı. Epözdemir çıkarılmadan önce, &#8220;Mahkeme Avcı&#8217;nın ithamlarına karşı sanığı uyarmalıydı. Bu karara itiraz ediyorum&#8221; dedi. Mahkeme tarafından itiraz oy birliği ile reddedildi ve Epözdemir dışarı çıkarıldı.<br />
Cemal Metin Avcı son olarak, &#8220;Ben medyanın gerçeği öğrenmesini istediğim için bunları söylüyorum. Ben buradan çıkıp açıklama yapamıyorum&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
24 Ocak 2022 tarihine ertelenen duruşmada, sanık Cemal Metin Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı&#8217;nın bir sonraki celsede duruşma salonuna gelmesi istendi.</p>
<p>Duruşma sonrası Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, 1,5 yıldır ABD’ye müzekkere yazıldığını, 1,5 yıldır katledilen Pınar Gültekin’in telefonundaki bilgi, belge ve videoların sorgulandığını, sanıkları yargılamak yerine maktülün özel hayatının yargılandığını söyledi.</p>
<p>Baba Sıddık Gültekin ise, tek isteklerinin adalet olduğunu belirterek, “Adaletten başka bir şey istemiyoruz. Bu mahkemede adaletin çıkacağına hiç inanmıyorum. İnancımı da yitirdim. Artık mahkemeye de gelmek istemiyorum. Kendileri çalsın kendileri oynasınlar. Artık bugün istiyorum ki katili de dışarı çıkarsınlar. Tek isteğim bu. Ceza vermiş vermemiş zaten biz bitmişiz. Hiç umurumda bile değil” derken, anne Şefika Gültekin ise &#8220;Buradan adalet çıkmaz. Burada adalet yok” dedi.<br />
Sanık Cemal Metin Avcı, kendisinin hemcinsleri ile çıplak videosunun çekildiğini ve Pınar Gültekin tarafından tehdit edildiğini iddia etmişti. (İHA)</p>
<p>E<a href="https://www.egedeizmir.com/">gede İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İftira iddiasıyla aile dostuna ‘3 kuruşluk’ dava</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/3-kurusluk-dava/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2021 21:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=86619</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de müteahhitlik yapan Ali Rıza K. (44), aile dostları olan Ö.Y. (41) ve Y.Y. (42) çiftine ait olan otomobili almak için anlaştı ve kapora verdi. İddialara göre, Ö.Y. ve Y.Y. çiftinin arası açıldıktan sonra Ö.Y., Ali Rıza K.’nin aracı kendilerinden izinsiz olarak satışa çıkarıldığı gerekçesiyle şikayetçi oldu. İftira iddiasıyla aile dostuna ‘3 kuruşluk’ dava Ali [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir’de</a> müteahhitlik yapan Ali Rıza K. (44), aile dostları olan Ö.Y. (41) ve Y.Y. (42) çiftine ait olan otomobili almak için anlaştı ve kapora verdi. İddialara göre, Ö.Y. ve Y.Y. çiftinin arası açıldıktan sonra Ö.Y., Ali Rıza K.’nin aracı kendilerinden izinsiz olarak satışa çıkarıldığı gerekçesiyle şikayetçi oldu.</p>
<h2 id="h1Baslik-Y1WPQ5W7UNWnU9WDI5OPENC_EVGPYxWT">İftira iddiasıyla aile dostuna ‘3 kuruşluk’ dava</h2>
<p>Ali Rıza K. gözaltına alınırken, savcı olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bunun üzerine Ali Rıza K., kendisine iftira edildiği gerekçesiyle Ö.Y.’ye 3 kuruşluk tazminat davası açtı.<br />
İzmir’de müteahhitlik yapan Ali Rıza K. aile dostları olan Ö.Y. ve eşi Y.Y.’ye ait olan ve piyasa değeri 450 bin lira olan otomobilin satışı konusunda sözlü anlaşmaya vardı.</p>
<p>Ali Rıza K., o dönemde arızalı olan araç için servise 10 bin 613 lira öderken, taraflar bu parayı kaparo olarak saydı. Ali Rıza K., paranın gerini kalanını toparlamak için süre isterken, ailenin de onayıyla aracı satmak için internete ilan verdi. Araç Ö.Y.’de kalmaya devam ederken, iddiaya göre bu sürede Ö.Y. ve eşi Y.Y. çiftinin arası açıldı. Bunun üzerine Ö.Y., hem Ali Rıza K.’den hem de eşinden kendisine ait olan otomobili izinsiz olarak satışa çıkardığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Ali Rıza K. ve Y.Y. gözaltına alındı.Emniyette ifade veren Ali Rıza K., üzerine atılı suçlamaları kabul etmezken, çiftin arasındaki sorunlara dahil edilmek istendiğini söyledi. Ali Rıza K., “Y.Y.’nin arabasını satmak istediğini söylemesi üzerine alabileceğimi söyledim. Müteahhitliğin yanı sıra oto alım satım işini de yatırım olarak yapıyorum. Ö.Y. ve Y.Y. ile 450 bin lira fiyatta sözlü olarak anlaştık.</p>
<p>Aracı yatırım olarak aldığımı ve aldıktan sonra satacağımı da kendilerine söyledikten sonra internete koymak istediğimi de açıkça belirttim.Onlar da buna onay verdi. Hatta aracın fotoğraflarını da onlar yolladı. Ben parayı toplamak için süre istedim. Ö.Y. benden kaparo istedi. Aracın servis ücretini ödedim ve bunu kaparo saydık. Bunu da kredi kartımla ödediğim için fişleri duruyor.</p>
<p>Araba hep onlarda kaldı.11 Mayıs 2021 tarihinde Y.Y., morali bozuk bir şekilde ofisime gelip Ö.Y. ile tartıştıklarını söyledi. Bir gün sonra da karakola davet edildim. Beni arayan polis memuru, aracı da getirmemi söyledi. Araç bende olmadığı için durumu Y.Y.’ye ilettim. Hiç kimseyi tehdit etmedim. Çiftin yaşadığı ailevi sorunlara dahil edildiğimi düşünüyorum” dedi.İki eş birbirinden şikayetçi oldu</p>
<p>Y.Y. ise karakolda verdiği ifadede, aracı eşinin onayı ve bilgisi dahilinde Ali Rıza K.’ye satmak için anlaşmaya vardıklarını söyledi. Yelerçiftçi, “Araç eşimin üzerine olsa da ailemizin kullandığı tek araçtır. Alıkoyma durumu söz konusu değildir. Ali Rıza K.’yi ailecek tanırız. Aracın ona satılmasına da eşimle birlikte karar verdik. Onun al-sat yaptığını da biliyoruz.</p>
<p>Ali Rıza K., internete ilanı benim ve eşimin bilgisi dahilinde koydu. Zaten araç eşimin üzerine olduğu için ondan habersiz satışı yapılamaz.Bu süreçte Ali Rıza K., kaparo olarak servis ücretini ödedi. Ben evden ayrıldıktan sonra eşim her ikimizden de şikayetçi olmuş. Ben de Ö.Y.’den şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.<br />
Başlatılan soruşturma kapsamında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, Y.Y. ve Ali Rıza K. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.</p>
<p>Bunun üzerine Ali Rıza K., avukatı Yavuz Efe Arıcıoğlu aracılığıyla, gözaltına alındığı sebebiyle kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle Ö.Y. hakkında 3 kuruşluk tazminat davası açtı.“3 kuruş, müvekkili tatmin edici bir rakam”<br />
Tazminatın amacının zenginleşmek değil, manevi yıpranmanın telafisi olduğunu söyleyen avukat Arıcıoğlu, “Müvekkilimiz çevresi tarafından sayılan ve sevilen bir birey olmasının yanında, İzmir’in tanınmış iş insanlarından birisidir. Davanın muhatabı tarafından uğradığı iftira yüzünden gözaltına alınmış, hem itibarı hem de kişilik hakları zedelenmiştir.</p>
<p>Bunların yanında ifadesinde müvekkilim için ‘Mafya’ suçlaması da yapmıştır.Nitekim, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan tahkikat neticesinde suçsuzluğu sübut bulmuştur. Bu sebeple bahsi geçen tazminat davası tarafımızca açılmıştır. Manevi tazminatın amacı, manevi yıpranmanın telafisidir. Dolayısıyla bahsi geçen miktar, müvekkil bakımından tatmin edici bir rakamdır” ifadelerini kullandı.(İHA)</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rıza Bey Apartmanı davasında 1 tahliye</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/riza-bey-apartmani-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 20:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Bey Apartman]]></category>
		<category><![CDATA[tahlite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=86108</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de 6.6’lık depremde yıkılan ve 36 kişinin öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı Rıza Bey Apartmanı’nın sorumlularının yargılandığı davada 1 kişinin tahliyesine karar verildi. İfade veren bina sakinleri, binadaki diş kliniğinde yapılan tadilatlar sırasında evlerinde telefonla dahi konuşamadıklarını söyledi. Rıza Bey Apartmanı davasında 1 tahliye İzmir’de 30 Ekim 2020’de 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir’de</a> 6.6’lık depremde yıkılan ve 36 kişinin öldüğü</strong>, 17 kişinin de yaralandığı Rıza Bey Apartmanı’nın sorumlularının yargılandığı davada<strong> 1 kişinin tahliyesine karar</strong> verildi. İfade veren bina sakinleri, binadaki diş kliniğinde yapılan tadilatlar sırasında evlerinde telefonla dahi konuşamadıklarını söyledi.</p>
<h2>Rıza Bey Apartmanı davasında 1 tahliye</h2>
<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 10’u tutuklu 29 kişi hakkında 5 ayrı iddianame hazırlandı. Depremin ardından tamamen yıkılan Rıza Bey Apartmanı ile ilgili iddianame, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı.</p>
<p>Yıkılan Rıza Bey Apartmanında 36 kişinin hayatını kaybetmesi, 17 kişinin de yaralanması nedeniyle haklarında “bilinçli taksirle birden fazla insanın <strong>ölümüne</strong> ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açılan <strong>3’ü tutuklu 9</strong> <strong>sanığın</strong> İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davaya verilen aranın ardından devam edildi.</p>
<p>10 yıl öncesini hatırlamadığını ifade eden tutuksuz sanık İ.A., depremde torununu kaybettiğini söyleyerek, “2005 yıllarında apartmanda yöneticilik yapmış olabilirim. Tam olarak tarihi hatırlamıyorum. Yöneticilik yaptığım yıllarda apartmanda herhangi bir tadilat yapmadık” dedi.</p>
<p>“Oğlum 1 sene önce bu salonlarda avukatlık yapıyordu”<br />
Avukat olan eski eşi ve oğlunu depremde kaybettiğini söyleyen F.M., “Oğlum babasıyla birlikte o apartmanda kiracıydı. Okutup avukat yaptıktan sonra babasıyla birlikte depremde vefat etti. Depremden 2 saat önce işe uğurladığım oğlumu, depremden 4 gün sonra morgda teşhis ettim. Oğlum 1 sene önce bu salonlarda avukatlık yapıyordu, şimdi ise mezarda” diyerek tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu söyledi.</p>
<p>“Adliye binasında bile Bayraklı havzasında olduğu için güvende değiliz”<br />
Depremde yeğenini kaybettiğini söyleyen Z.Ş. ise, “<strong>Ateş düştüğü yeri yakıyor</strong>. Biz 1 senedir her gün ağlıyoruz. Sorumluların cezalandırılması, bundan sonraki sorumlular için önleme anlamına gelmektedir. Bayraklı havzasında çok katlı yapılaşmaya izin veren herkes bu olayda sorumludur. Şu an içerisinde bulunduğumuz adliye binasında bile Bayraklı havzasında olduğu için güvende değiliz” dedi.</p>
<p>“Apartmana yük bindirici ne kadar işlem varsa yapıldı”<br />
Depremde eşini kaybedip, kızına ise 91 saat sonra kavuştuğunu anlatan U.G., “Binada bulunan diş kliniğinin usulsüz olarak açıldığını düşünüyorum. Burada birçok tadilat oldu ama hiçbir izin alınmadı. Apartman yöneticisi ücret aldığı için ‘Ben ücret almadan yaparım’ dedim ancak beni yönetici yapmadılar.</p>
<p>Binanın altında bulunan dükkanlara ara sıra sohbet eder gibi girip kontrol ederdim. Hiçbir kolon kesme izine rastlamadım. Her şeyin bir ömrü vardır. Binanın da yapılan tadilatlardan dolayı çok yıprandığını düşünüyorum. ‘Mantolama yaptıralım’ dediler. Mantolama çok maliyetli olduğu için binayı yıktırıp yeniden yaptırmayı önerdim ama kabul etmediler. Apartmana yük bindirici ne kadar işlem varsa yapıldı. 2012 yılında belediyeden verilen raporda ise binanın inceletilmesi gerektiği yazıyordu” diye konuştu.</p>
<p>“Bu durumun ibret olması gerekiyor”<br />
Rıza Bey Apartmanında 2 evladını kaybettiğini söyleyen anne N.T., 2012’de meydana gelen depremin ardından Özkanlar Mahallesi’nden, daha sağlam olduğunu düşündükleri Atatürk Mahallesi’ne taşındıklarını ifade ederken, baba R.T. ise, “Çocuklarım halalarının evinde göçük altında kaldı. Depremin üzerinden 385 gün geçti ancak bizi ifadeye çağıran olmadı. Ben kendi girişimlerimle şuan buradayım.</p>
<p>Zemini müsait olmayan bir alana nasıl bina yapım izni verilir? Buna izin verenlerin de yargılanmasını istiyorum. Eve gittiğimizde çocuklarımız yok ama gözümü kapatınca onları görüyorum. Evlatlarımız bir anda yok oldu. Bu durumun ibret olması gerekiyor. Gerekirse burada devlet de yargılanmalı ki aynı hatalar tekrar yapılmasın” dedi.</p>
<p>“Klinikten gelen tadilat sesinden evim sarsılıyordu”<br />
Depremde ikiz çocuklarını kaybettiğini hatırlatan T.B. ise, “Apartmanda daha önceki depremde meydana gelen çatlaklar için epoksi işi yapıldı. Binanın çürük olduğu yönünde bir şey söylenmedi bize. Apartman eski bir apartman olduğu için herkes tadilat yapıyordu.</p>
<p>Epoksi yapıldıktan sonra apartman güven veriyordu bize. 7-8 büyüklüğünde depreme dayanıklı olduğunu düşünüyorduk. Apartman, civardaki apartmanlara göre eski olduğu için kentsel dönüşüm konuları konuşuldu. Bina 8 kattan 7 kata düşeceği ve geriye çekilip küçüleceği için kentsel dönüşüme başvurulmadı” dedi.</p>
<p>Pandemi sürecinde evden çalıştığı sırada alt katta açılacak diş kliniğinden gürültüler geldiğini söyleyen T.B., “Klinikten gelen tadilat sesinden evim sarsılıyordu. Evde telefonla bile görüşemiyorduk. Çok ciddi bir tadilat yapılıyordu. Yöneticiye durumu söylediğimde bir sıkıntı olmadığını söyledi” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Diş kliniği sahibi tadilatı itiraf etti”<br />
Apartmanda bulunan diş kliniğinde çalışan eşini depremde kaybettiğini söyleyen O.E., “Evladım annesiz kaldı. Bu acıyı yaşayan bilir. Diş kliniği sahibi bize taziyeye geldiğinde tadilat yaptıklarını kendisi itiraf etti. ‘Binanın çürük olduğunu bilseydim o kadar masraf edip tadilat yapmazdık’ dedi. Suçu olan herkesten şikayetçiyim” dedi.</p>
<p>“Sanıkları darağacı kurup assanız bizim için yine değeri yok”<br />
Depremde 2 evladını, 2 yeğenini ve annesini kaybettiğini söyleyen H.B.Y., “Rıza Bey Apartmanı davası çok önemli bir davadır. Burada tüm insanlığı ilgilendiren bir dava görülüyor.</p>
<p>Tüm kaygımız, bu acıyı başka kimsenin yaşamaması. Sanıkları darağacı kurup assanız bizim için yine değeri yok. Bizim acımız hiç geçmeyecek. İlahi adalet sağlanana kadar bu davanın takipçisi olacağım. Hem bu dünyada hem ahirette sorumlulardan hesap soracağım” diye konuştu.</p>
<p>“Vicdanen rahatım”<br />
Bornova-Bayraklı bölgelerinde 30 kadar bina yaptığını ancak sadece Rıza Bey Apartmanı’nın yıkıldığını ifade eden tutuklu sanık, binanın müteahhidi Hasan Hüseyin Özkan, “Alt katta iki dükkan birleştirilmiş. Bir duvar, perde beton vazifesi görür. Diş kliniğinde yapılan tadilat anlatıldı. Bu binayı yaptığımda toprak çok yumuşak dedim ama bir eksik olmadan ona göre yaptık. Binayı teslim ettikten sonra dışarıdan müdahale hakkım yok. O kadar bina yaptım bir eksik malzeme kullanmadım. Ben 71 yaşındayım ve suçum olmadığı için tahliyemi istiyorum. 13 aydır buradayım. Vicdanen rahatım ama bu olaydan dolayı çok üzgünüm” dedi.</p>
<p>Binanın projesini 1975 yılı deprem yönetmeliğine göre hazırladığını söyleyen tutuklu sanık binanın statik betonarme proje müellifi T.P., “Bu bina bugün yapılmış olsa projeyi bugünkü yönetmeliğe göre hazırlardım. İnşaatı kontrol için bir kez gidilmez. Bir katın betonu dökülürken 5 defa gitmek gerekir. Kontrol için 100 defa inşaata gidilmesi gerekir. 2003 ve 2005 depremlerinin Rıza Bey Apartmanında oluşturduğu etkiler de var. Bu depremler Rıza Bey Apartmanını çok farklı etkilemiş olabilir. Dükkanlarda duvarlar yıkılarak yeni duvarlar örülmüş. Bunlar da sistemi bozar” diyerek suçsuz olduğunu söyleyerek, tahliyesini talep etti.</p>
<p>Genç ve tecrübesiz olduğu için binanın projesine formalite için imza attığını söyleyen tutuklu sanık binanın mimarı Ali Serdar Bayram, “Bu imzadan dolayı maddi bir kazanç sağlamadım. Suçum olmadığı için tahliyemi talep ediyorum” dedi.</p>
<p>Duruşma savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerini devamına karar verilmesini talep etti.<br />
Mahkeme heyeti, binanın statik betonarme proje müellifi T.P.&#8217;nin tahliyesine diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı erteledi.(İHA)</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>36 kişiye mezar olan Rıza Bey Apartmanı davasında yumruklaşma</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/riza-bey-apartmani-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 12:27:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=86084</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de yıkıma neden olan 6.6’lık depremde 36 kişinin öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı Rıza Bey Apartmanı’nın sorumlularının “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçuyla yargılandığı davada sanık yakınları ve depremzedeler arasında yumruklaşmaya varan tartışma çıkması nedeniyle duruşmaya ara verildi. İzmir’de 30 Ekim 2020’de 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir’de yıkıma neden</a></strong> olan 6.6’lık depremde <strong>36 kişinin öldüğü</strong>, 17 kişinin de yaralandığı <strong>Rıza Bey</strong> <strong>Apartmanı’</strong>nın sorumlularının “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçuyla yargılandığı davada sanık yakınları ve depremzedeler arasında yumruklaşmaya varan tartışma çıkması nedeniyle duruşmaya ara verildi.</p>
<p><strong>İzmir’de 30 Ekim 2020’de 117 kişinin hayatını</strong> kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 10’u tutuklu 29 kişi hakkında 5 ayrı iddianame hazırlandı. Depremin ardından tamamen yıkılan Rıza Bey Apartmanı ile ilgili iddianame, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı. Yıkılan Rıza Bey Apartmanında 36 kişinin hayatını kaybetmesi, 17 kişinin de yaralanması nedeniyle haklarında “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açılan 3’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.</p>
<p>Tutuklu sanıklar duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katılırken, bazı tutuksuz sanıklar ile depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.<br />
Geçen celsede yapılan SEGBİS kaydının, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görevli zabıt katibi tarafından tutanağa eksik geçirildiği iddiasında bulunan müşteki avukatları, görevli zabıt katibinin değiştirilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, zabıt katibini görevden alarak başka bir zabıt katibi ile duruşmaya devam edilmesi yönünde karar vererek, duruşmaya devam edildi.</p>
<p><strong>“Çatlaklar epoksi</strong> ile dolduruldu”<br />
Tutuksuz sanık olarak yargılanan ve geçmiş dönemlerde Rıza Bey Apartmanında yöneticilik yapan R.B., 1999-2010 yılları arasında apartmanda oturduğunu ifade ederek, “2010 yılında çocuğumun işi nedeniyle İstanbul’a taşındık. Rıza Bey Apartmanındaki dairemizi de kiraya verdik. 2006-2009 yılları arasında apartman yöneticisi olarak görev yaptım. Yönetici olduğum dönemde apartmanda deprem nedeniyle belediye tarafından bir tespit yapılmadı.</p>
<p>Apartmanın depreme karşı güçlendirilmesi de hiç gündeme gelmedi. 2003 yılındaki depremden sonra binada küçük çatlaklar meydana geldi. O dönemki apartman yönetimi çatlakları epoksi ile doldurdu. Apartmanda oturduğum dönemde, binanın depreme dayanıksız olduğunu hiç düşünmedim. Öyle olsa kendim de oturmazdım. Kentsel dönüşümle ilgili de hiç görüşme yapılmadı” dedi.</p>
<p>Sanığın ifade verdiği sırada depremde yakınlarını kaybeden bir müşteki, sanığa soru sormak istedi. Mahkeme başkanı, soru sorulmasını reddedince taraflar arasında sözlü tartışma çıktı. Sözlü tartışma sonrası sanık yakını olduğunu söyleyen bir kişi, müştekilere bağırınca zaman zaman sanık yakınları ve depremzedeler arasında yumruklaşma yaşandı. Duruşma salonunda bulunan polislerin müdahalesiyle kavga daha fazla büyümeden ayrıldı.<br />
Mahkeme heyeti, çıkan olay nedeniyle duruşmaya ara verdi.(İHA)</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>430 hektarlık alanı yakmakla suçlanan sanık yargılanıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/430-hektarlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2021 13:11:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MENDERES]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=83562</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;in Menderes ilçesinde 430 hektarlık ormanlık alanın yanmasına neden olduğu ileri sürülen ve hakkında &#8220;kasten orman yakmak&#8221; suçundan yargılanan sanığın markete gidip gitmediğine ilişkin güvenlik kamerası kayıtları incelenecek. 430 hektarlık alanı yakmakla suçlanan sanık yargılanıyor İzmir&#8217;in Menderes ilçesinde Çile Mahallesindeki ormanlık alanda 2 Ağustos 2020&#8217;de çıkan ve ertesi gün sabaha karşı kontrol altına alınan yangında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in Menderes ilçesinde 430 hektarlık ormanlık alanın yanmasına neden olduğu ileri sürülen ve hakkında &#8220;kasten orman yakmak&#8221; suçundan yargılanan sanığın markete gidip gitmediğine ilişkin güvenlik kamerası kayıtları incelenecek.</p>
<h2>430 hektarlık alanı yakmakla suçlanan sanık yargılanıyor</h2>
<p>İzmir&#8217;in Menderes ilçesinde Çile Mahallesindeki ormanlık alanda 2 Ağustos 2020&#8217;de çıkan ve ertesi gün sabaha karşı kontrol altına alınan yangında yaklaşık 430 hektarlık ormanlık alan zarar gördü. Menderes İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bölgede kapalı durumdaki bir restoranın yakınında ateş yakıldığını belirledi ve şüpheli E.Y.&#8217;yi gözaltına aldı. Olayın ardından tutuklanan E.Y., yaklaşık 2 ay cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.</p>
<p>Hakkında &#8220;kasten orman yakmak&#8221; suçundan dava açılan tutuksuz sanık E.Y.&#8217;nin yargılanmasına devam edildi. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanık E.Y. katılmadı. Sanık avukatı, olay saatinde müvekkilinin bir zincir markette olduğunu savunarak, marketin kamera görüntüleri için bilirkişi incelemesi talep etti.</p>
<p>Heyet, avukatın talebini kabul ederek E.Y.&#8217;nin olay saatinde bir zincir markette olduğunu gösterdiği iddia edilen görüntülerin bilirkişiye gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeynep Aslan davasında istenen ceza belli oldu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/zeynep-aslan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 15:58:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep aslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=83376</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de, antrenman sırasında kamyonun çarpması sonucu hayatını kaybeden Karşıyaka Bisiklet Takımı sporcusu Zeynep Aslan’ın ölümüne ilişkin haklarında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açılan 3 tutuksuz sanık için 6 yıla kadar hapis istendi. Zeynep Aslan davasında istenen ceza belli oldu Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Bisiklet Takımı sporcularından Zeynep Aslan, 14 Ekim 2020’de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de, antrenman sırasında kamyonun çarpması sonucu hayatını kaybeden Karşıyaka Bisiklet Takımı sporcusu Zeynep Aslan’ın ölümüne ilişkin haklarında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açılan 3 tutuksuz sanık için 6 yıla kadar hapis istendi.</p>
<h2>Zeynep Aslan davasında istenen ceza belli oldu</h2>
<p>Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Bisiklet Takımı sporcularından Zeynep Aslan, 14 Ekim 2020’de Menemen’de antrenman yaptığı sırada yol kenarında çalışma yapan kamyon ve iş makinasını sollayan A.Y.’nin kullandığı kamyonun çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan iddianamede, 3 sanık hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 9’ar yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı. Hazırlanan bilirkişi raporunda ise kamyon sürücüsü A.Y., trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şeride girmesinden dolayı “asli kusurlu” olarak belirlenirken, olay yerinde çalışma yapan kamyon şoförü İ.K. ve iş makinesi sürücüsü M.Y., gerekli güvenlik önlemlerini almadıkları için “tali kusurlu”, bisiklet sporcusu Zeynep Aslan ise “kusursuz” olarak belirlendi.<br />
Olaya ilişkin Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın son duruşmasına, sanıklar ve Zeynep Aslan’ın ailesi ve taraf avukatları katıldı.</p>
<p>Cumhuriyet savcısı, Zeynep Aslan’ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda sanıkların kusurlu davranışlarının bulunduğunun anlaşıldığını belirterek, sanıkların ayrı ayrı “taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.<br />
Zeynep Aslan’ın babası Reşat Aslan, sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Kızımın kazaen değil, bilerek öldürüldüğünü düşünüyorum. Kızımın kaçacak yeri yoktu” dedi.</p>
<p><strong>“Dur levhası yolun boş olup olmadığını kontrol içindir”</strong><br />
Tutuksuz sanık A.Y. ise suçu olmadığını savundu. Olay nedeniyle üzgün olduğunu ifade eden A.Y., “Aslan’ın dur levhasına uyarak durması gerekirdi. Yolun kenarında çalışma yapan araçların yanından geçmek zorundaydım. Kim bile bile öyle bir kazaya neden olabilir?” dedi.<br />
Sanığın savunması üzerine Aslan’ın babası söz alarak, “Dur levhası yolun boş olup olmadığını kontrol içindir. Yolun boş olduğunu gördükten yaklaşık 36 metre sonra olay gerçekleşmiştir. Sanık beyanını kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.<br />
Hakim, sanıklar ve avukatlarına mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre vererek duruşmayı erteledi.</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rıza Bey Apartmanı sanıklarından “kağıt üzerinde imza” savunması</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/riza-bey-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2021 14:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[rıza bey apartmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=83046</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de yıkıma neden olan 6.6’lık depremde 36 kişinin öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı Rıza Bey Apartmanı’nın sorumlularının “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçuyla yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanıklar binanın betonarme statik proje müellifi ile sürveyanı, inşaata hiç gitmediklerini ifade etti. Rıza Bey Apartmanı sanıklarından “kağıt üzerinde imza” savunması İzmir’de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de yıkıma neden olan 6.6’lık depremde 36 kişinin öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı Rıza Bey Apartmanı’nın sorumlularının “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçuyla yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanıklar binanın betonarme statik proje müellifi ile sürveyanı, inşaata hiç gitmediklerini ifade etti.</p>
<h2>Rıza Bey Apartmanı sanıklarından “kağıt üzerinde imza” savunması</h2>
<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 10’u tutuklu 29 kişi hakkında 5 ayrı iddianame hazırlandı. Depremin ardından tamamen yıkılan Rıza Bey Apartmanı ile ilgili iddianame, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı.</p>
<p>Rıza Bey Apartmanı’nın tamamen yıkılmasının ardından 36 kişinin hayatını kaybetmesi, 17 kişinin ise yaralanması nedeniyle haklarında “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açılan 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.</p>
<p>Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müştekiler ve taraf avukatlarının katıldığı duruşmada savunma yapan tutuklu sanık, statik betonarme proje müellifi ve inşaat mühendisi Tamer Peker, hakkındaki suçlamaları reddetti. Bina için 1993 yılında kanunlara uygun şekilde inşaat ruhsatı alındığını ve sorumluluğun müteahhit, sürveyan ve fenni mesulde olduğunu savunan Peker, inşaatı kontrol etmek gibi bir sorumluluğu olmadığını iddia ederek, “Yıkıldığını izlediğimde zemin kattan yıkılmaya başladığını gördüm. Binanın üzerinde, projesine uygun olmadan yapılan ve ek yükler getiren balkon kapatmaların olduğunu gördüm. Bunlar tehlikeli olabilir. Ciddi inşaat hataları var. Yıkılmasındaki sebep, binanın 1999 ve 2005 depreminde hasar almasına rağmen gereği yapılmaması. Suçlu olmadığımı düşünüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“İnşaatı nasıl yaptılar bilmiyorum”</strong><br />
Binanın 27 yıl önce yapıldığını, o dönemde fay hattı ile ilgili bilgilerinin olmadığını, deprem yönetmeliğinin de çok farklı olduğunu anlatan Tamer Peker, savunmasını şöyle sürdürdü: “Yaptığım projenin uygulamasıyla ilgili bir kontrol yapmadım, böyle bir talep de gelmedi. Fenni mesul diye sorumlu bir arkadaş vardı. İmzaladık projeyi verdik, inşaatı nasıl yaptılar bilmiyorum. O dönemdeki kanunlara göre fenni mesul sorumludur. İnşaata hiç gitmedim, müteahhidi tanımam. İnşaat ruhsatı alındığını bile bilmiyordum. İnşaat Mühendisleri Odası’nın da mesul olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>Bir müşteki avukatının, “İnşaatın projeye uygun yapılmadığını görüp uyarsaydınız sonuç farklı olur muydu ?” sorusuna sanık Peker, “3 bin proje hazırlamışımdır. Hepsini kontrol etme imkanım yoktur. O inşaatın fenni mesulü, müteahhidi vardır. Telefonum hep açıktır. Sorsalardı” yanıtını verdi.</p>
<p><strong>&#8220;İmzayı prosedür gereği attım&#8221;</strong><br />
Tutuklu sanık sürveyan Durak Kayar ise internetten baktığında “sürveyan” kelimesinin anlamının “en alt düzeydeki teknik eleman olduğunu, inşaatın yalnız iş güvenliği ve düzenini sağlayan kişi olduğunu” gördüğünü söyledi. Çalıştığı inşaat şirketinde zaman zaman mimari proje çizimine de yardım ettiğini ifade eden Kayar, “Ofis içi çalışıyordum. Hangi kanun ve yetkiyle gözetmenim ben? İnşaat alanına hiç gitmedim. İnşaat ruhsatı için müracaat ediliyordu. Belediye zorunlu tutuyordu. Sürveyan kısmını imzalamak durumunda kaldım. Birinin isminin yazılması gerekiyordu. Şantiyeye hiç gitmedim. İmzayı prosedür gereği attım” dedi.<br />
Müşteki avukatları, Durak Kayar’ın savunmasından sonra inşaatı yapan şirket hakkında tüm avukatların katılımıyla suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.<br />
Mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 kişinin öldüğü Doğanlar Apartmanı ile ilgili korkunç iddia</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/doganlar-apartmani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 17:29:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZMİR]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanlar Apartmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=82986</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde 15 kişinin öldüğü 12 kişinin de yaralandığı Doğanlar Apartmanı ile ilgili sorumluların yargılandığı davada tanık olarak dinlenen eski apartman yöneticisi, 2018 yılında bina için yaptırılan deprem risk analizinden sonra 5. dereceden çürük raporu alındığını ancak kat maliklerini ikna edemedikleri için kentsel dönüşüme başvurmadıklarını söyledi. 15 kişinin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde 15 kişinin öldüğü 12 kişinin de yaralandığı Doğanlar Apartmanı ile ilgili sorumluların yargılandığı davada tanık olarak dinlenen eski apartman yöneticisi, 2018 yılında bina için yaptırılan deprem risk analizinden sonra 5. dereceden çürük raporu alındığını ancak kat maliklerini ikna edemedikleri için kentsel dönüşüme başvurmadıklarını söyledi.</p>
<h2>15 kişinin öldüğü Doğanlar Apartmanı ile ilgili korkunç iddia</h2>
<p>Ege Denizi’nde Seferihisar açıklarında, 30 Ekim 2020’de meydana gelen, 115 kişinin hayatını kaybettiği 6.6 büyüklüğündeki depremde Bayraklı ilçesindeki Doğanlar Apartmanı&#8217;nda 15 kişi yaşamını yitirdi, 12 kişi de yaralandı. Depremin ardından başlatılan soruşturma kapsamında 4 kişi hakkında, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p>
<p>Davanın bugün görülen ilk duruşmasına 2 tutuklu sanık SEGBİS (Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katılırken, tutuksuz sanık G.U. ile depremde yakınlarını kaybedenler ile yaralananlar ve tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Sanıklardan firari olan B.I. ise salonda yer almadı.</p>
<p>Duruşmada SEGBİS aracılığıyla ifadesi alınan tutuklu sanıklardan Doğanlar Apartmanı’nın müteahhidi Çetin Doğan, inşaatı 1992 yılında bitirdiğini belirterek, “Her şey tam olarak yaptım. Malzemeyi en iyi şekilde kullandım. Aradan 30 sene geçti, bu arada neler oldu onu ben bilemem. Suçlamayı kabul etmiyorum. O zamanlarda hazır beton yoktu. Biz el usulüyle malzemeyi betoniyere atıp, betonu bu şekilde döküyorduk. Kancalar da o zamanlarda işçiler tarafından elle yapılıyordu. Dönemin imkanları bunlardı. En kaliteli malzemeleri kullandık” dedi.</p>
<p><strong>“Kirişlerde herhangi bir delik olup olmadığının araştırılmasını istiyorum”</strong><br />
İfadesi alınan bir diğer tutuklu sanık, binanın statik-betonarme proje müellifi olan Mehmet Sedat Boyacı ise 20 yıldır Afganistan, Irak, Özbekistan gibi ülkelerde çalıştığını ve çoğunlukla İzmir dışında olduğunu belirterek, “2018 yılında apartmanda tadilat yapılmış ve bunda fenni mesulün imzası yok. Bu tadilatın kaçak yapıldığını tahmin ediyorum. Bana kirişlerde delikler olduğu söylendi. Kolon kesilmese de kirişlerde açılan delikler hoş olmayan sonuçlara yol açar. Tadilat esnasında taşıyıcı elemanların zarar gördüğünü düşünüyorum. Benim hesaplarım ve uygulamalarımda herhangi bir yanlışlık yoktur” diye konuştu.<br />
Dükkan sahiplerinin, tavan yüksekliğinin azalmaması için havalandırma veya doğalgaz borularını kirişleri deldirerek dükkanlara bağlantı yapabildiklerini ifade eden Boyacı, “Kirişlerde herhangi bir delik olup olmadığının araştırılmasını istiyorum. Tadilat esnasında taşıyıcı elemanların zarar gördüğünü düşünüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“İş bulamadığım için formalite imza ile sürveyanlığı kabul ettim”</strong><br />
Tutuksuz sanıklardan, binanın sürveyanı olarak imzası bulunan G.U. da şunları söyledi: “Askerden geldiğim sene iş arıyordum. Sonra bu inşaat şirketinde işçi olarak başladım. Şirket ekstra maliyet çıkmaması için işçi olduğum halde beni sürveyan olarak gösterdi. Fiili olarak hiçbir sorumluluğum yok” dedi.</p>
<p><strong>Kalitesiz malzeme kullanılmış</strong><br />
Sanıkların ifadelerinin ardından, mahkeme başkanı İstanbul Teknik Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesinden toplam 7 akademisyenin yer aldığı bilirkişi heyetinin nihai raporunun mahkemeye ulaştığını ve ön raporu destekler nitelikte kalitesiz malzeme kullanılarak 1975 Deprem Yönetmeliğine uygun olmayan şekilde yapıldığını söyledi.</p>
<p><strong>“Daireyi satarken, bina çok sağlam dediler”</strong><br />
Depremde anne ve babasını kaybettiğini söyleyen M.B. Doğanlar Apartmanındaki daireyi satın alırken kendilerine binanın çok sağlam olduğunun söylendiğini ifade ederek, “Biz de buna inanarak daireyi satın aldık. Depremde bir sürü bina içinden 7 bina çöktü. Bazı insanlar ceplerini doldurmak için kalitesiz malzeme kullandığı için bu oldu. Ben dışarıda çalıştığım için Covid-19’dan dolayı anne ve babama sarılamıyordum bile” diyerek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“Bu dava gelecekti İstanbul depreminin davasıdır”</strong><br />
Depremden 23 saat sonra enkazdan kurtarıldığını kızının ise 65 saat sonra kurtarıldığını ancak bir oğlunu kaybettiğini ifade eden S.P. ise “Sesimi duyan var mı? Oğlum nerede? Diğer komşularım nerede? Bu dava gelecekti İstanbul depreminin davasıdır. Bu davada emsal bir karar verilmelidir” dedi.</p>
<p><strong>“Kat maliklerini ikna edemediğimiz için kentsel dönüşüme başvurmadık”</strong><br />
Doğanlar Apartmanında 2010-2018 yılları arasında yöneticilik yapan M.E. de davada tanık olarak dinlendi. 2010 yılında apartman sakinlerinin isteğiyle göreve geldiğini belirten M.E., “Binanın bahçesinde bazı değişiklikler ve düzenlemeler yaptık, otopark yaptık. Bazı daire sahipleri merdivenlere granit yaptırmayı teklif etti. Bende binada çatlaklar olduğunu ve binanın bu ağırlığı taşıyamayacağını söyledim. Bunun üzerine deprem risk analizi yaptırdık. 10 gün sonra rapor elime ulaştığında binanın çürük olduğu yazıyordu. Uykularım kaçtı. Raporu çoğaltıp her daire sahibine verdikten sonra toplantı günü belirledik. Kat maliklerine durumu anlatması için tanıdığımız olan bir inşaat mühendisini de toplantıya davet ettik. Mühendis, binanın 1999 depreminde olduğu gibi çökebileceğini ve zeminde sıvılaşma olduğunu söyledi. Kat maliklerini ikna edemediğimiz için kentsel dönüşüme başvurmadık. Bana ağır ithamlarda bulundukları için de istifa etti” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Bina 5. dereceden çürük çıktı”</strong><br />
Duruşmada tanık olarak dinlenenlerden yıkılan Doğanlar Apartmanı sakini T.Ü., apartman merdivenlerine granit döşenmesi konusunun gündeme geldiğinde yönetici M.E. ile görüştüğünü ve kendisine, “Bu bina granitleri taşıyamaz” dediğini aktararak, “Bunun sonrasında binanın durumuyla ilgili bir test yapıldı ve çıkan raporda bina 5. dereceden çürük çıktı. Benim çabalarımla bir toplantı düzenleyip, apartman sakinlerine durumu anlatıp neler yapılabileceğini konuşmak istedik. Hatta yanımda inşaat mühendisi tanıdığım C.L.’yi de götürdüm. C.L. de binaya gelip bir takım gözlemlerde bulunmuştu ve mesleğinden ötürü durumun ciddiyetini anlatabilirdi. Ancak toplantıda deyim yerindeyse ‘avantacılıkla’ suçlandık. Bize, ‘Sen ne anlarsın’ türünden cümleler kuruldu, daha sonra da sonuç alınamadı” dedi.</p>
<p>Seçilen yeni yöneticinin bina güçlendirme konusunu gündeme getirmediğini, aynı tarihlerde karşı apartmanda bina güçlendirme işlemi yapıldığını söyleyen T.Ü., bu binanın hala ayakta olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>“B Blok’un yattığı yöne doğru yıkılabileceğini söyledim”</strong><br />
Tanık olarak dinlenen inşaat mühendisi C.L. de, T.Ü.&#8217;nün anlattıklarını doğrulayarak, “Doğanlar Apartmanı A ve B bloklardan oluşuyordu. İki blok arasında 20-25 santimetre boşluk oluşmuştu. Balkonlar aşağıya doğru eğikti. Zeminde sıvılaşma olduğunu ve küçük bir sarsıntıda bile yıkılabileceğini söyledim. Düzenlenen apartman toplantısında bazı ev sahipleri olumlu konuşurken bazıları da beni kovmak istedi. B Blok’un yattığı yöne doğru yıkılabileceğini söyledim. Maalesef gerçekleşen depremde de bu şekilde yıkıldı” dedi.<br />
İfadelerin ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taksi davasında emsal karar</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/emsal-karar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 11:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[emsal]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=82464</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da bir taksi şoförü, kiraladığı ve bir süre çalıştırdıktan sonra iade ettiği taksinin sahibine açtığı 100 bin liralık tazminat davasını kaybetti. İlk kez bir taksi sahibinin davayı kazanmasının emsal bir durum olduğu öğrenildi. Taksi davasında emsal karar İstanbul&#8217;da A.R.Ç isimli taksi şoförü, H.K. isimli taksi sahibinden taksiyi kiraladı. Günlük kira bedeli veren taksi şoförü bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da bir taksi şoförü, kiraladığı ve bir süre çalıştırdıktan sonra iade ettiği taksinin sahibine açtığı 100 bin liralık tazminat davasını kaybetti. İlk kez bir taksi sahibinin davayı kazanmasının emsal bir durum olduğu öğrenildi.</p>
<h2>Taksi davasında emsal karar</h2>
<p>İstanbul&#8217;da A.R.Ç isimli taksi şoförü, H.K. isimli taksi sahibinden taksiyi kiraladı. Günlük kira bedeli veren taksi şoförü bir müddet sonra taksiyi sahibine verdi. Ardından taksi sahibini mahkemeye veren taksi şoförü, İstanbul 24. İş Mahkemesine başvurarak 100 bin liralık tazminat davası açtı. Bunun üzerine taksi sahibi, Avukatı Kaan Çetinkaya ile birlikte mahkemeye itiraz ederek bu durumun yanlış olduğunu açıkladı. Deliller ve tanıklarla mahkemeye giden taksi sahibi, taksi şoförü ile arasında maaşlı bir çalışma olmadığını, taksiyi kiraladığını ve karşılığında ücret aldığını beyan etti. Bir iş ilişkisi içerisinde olmadıklarını kanıtlayan taksi sahibi emsal bir kararla davayı kazandı. Davanın binlerce taksi sahibi ve şoför tarafından yakından takip edildiği öğrenildi. İlk kez bir taksi sahibinin davayı kazanmasının ise emsal bir durum olduğu öğrenildi.</p>
<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Kaan Çetinkaya emsal bir karar verildiğini ifade ederek, “Taksi şoförlerini ve taksi sahiplerini ilgilendiren somut uyuşmazlıklarda çokça problem olan bir hususla ilgili emsal bir karar aldık. Taksi şoförlerinin işten ayrıldıktan sonra taksi sahiplerine karşı açtıkları tazminat davalarında iş mahkemeleri hep görevli kabul edilip bu yönde fazladan tazminat davaları kabul ediliyordu. Biz bu davada somut olayda olması gereken hususları tek tek hakime anlatarak sunduğumuz dilekçelerle de bu durumu belirterek taksi sahipleri ve taksi şoförleri arasındaki ilişkinin, iş ilişkisine dayalı bir iş olmadığını dolayısıyla bundan sonra asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı yönünde bir emsal karar aldık. Bu kararla ilgili istinaf aşaması devam ediyor” dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Kiralıyorlar sonra tazminat istiyorlar&#8221;</strong><br />
Taksilerin günlük kiralama usulü ile çalıştığını ifade eden Avukat Çetinkaya, “Uygulamada olan bir sıkıntı var. Taksi sahipleri günlük kiralama şeklinde taksi şoförlerine araçlarını veriyorlar. Taksi şoförleri ise gün içerisinde ne kadar çalışırlarsa bu çalışma sonucunda elde ettikleri kazancı kendilerine ayırıyorlar. Taksi sahiplerine ödedikleri miktar sabit oluyor. Bu durumda bir iş ilişkisi, maaşlı çalışma söz konusu değil. Böyle bir çalışma olmadan sonradan taksi şoförlerinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi taksi sahiplerinden alacak talep ettikleri görülüyor. Bu durumun böyle olmadığı iki taraf arasında kira söz konusu olduğunu mahkemeye dile getirdik. Buna ilişkin delillerimiz ve tanık beyanlarımızı da ortaya koyduk. Bunun sonucunda mahkeme bu tip bir ilişkide taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğuna hükmetti. Bu nedenle de belirtilen tazminatların yerinde olmadığına hükmetti. Bu kararla birlikte taksi sahipleri ve taksi şoförleri arasında çokça problem yaşanan sigorta hususları tazminat alacak verecek ilişkisi bunlar artık ortadan kalkmış olacak bu kararla birlikte. Taksi sahiplerinin fazladan ödediği tazminat tutarları artık tarih olacak” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çetinkaya sözlerine şöyle devam etti</strong><br />
“Taksi sahipleri ile taksi şoförleri arasındaki ilişki genelde taksi sahipleri araçları kendileri kullanmıyorlar. Bizim ülkemizde taksi plakası zor alınan bir plaka olduğu için taksi sahipleri bu plakaları çok uzun yıllar önce almış artık yaş olarak ta ileri yaşlardaki insanlar oluyorlar. Bu nedenle de taksi şoförlüğünü daha genç olanlar yapıyor. Buradaki ilişkide taksi şoförleri taksi sahiplerine çalışılan ile ve konuma göre belli bir miktar belirleniyor. Buna yevmiye usulü de diyebiliriz. Yevmiye usulüne göre taksi şoförü aracı alırken taksi sahibine kira parasını veriyor ve kazandığı bütün tutar kendi cebine kalıyor. Taksi şoförü ve sahibi arasındaki ilişki bu şekilde. Burada maaşlı çalışma veya düzenli bir ücret ödenmesi gibi bir durum söz konusu değil. Taksi sahibi her zaman o günlük yevmiye ücreti ne kadarsa onu alır. Taksinin yakıt giderleri olsun, aracın masrafları olsun bunların hepsi taksi şoförüne aittir.&#8221;</p>
<p>Egede<a href="https://www.egedeizmir.com/"> İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir depreminde 11 kişinin öldüğü binanın sorumluları hakim karşısında</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/11-kisinin-oldugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 10:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=82458</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de yıkıma neden olan 6.6’lık depremde 11 kişinin öldüğü, 11 kişinin de yaralandığı Yılmaz Erbek Apartmanı’nın sorumlularının yargılandığı davada toplam 10 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. İzmir depreminde 11 kişinin öldüğü binanın sorumluları hakim karşısında İzmir&#8217;de 30 Ekim 2020&#8217;de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de yıkıma neden olan 6.6’lık depremde 11 kişinin öldüğü, 11 kişinin de yaralandığı Yılmaz Erbek Apartmanı’nın sorumlularının yargılandığı davada toplam 10 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.</p>
<h2>İzmir depreminde 11 kişinin öldüğü binanın sorumluları hakim karşısında</h2>
<p>İzmir&#8217;de 30 Ekim 2020&#8217;de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 10&#8217;u tutuklu 29 kişi hakkında 5 ayrı iddianame hazırlandı. Depremin ardından yan yatan Yılmaz Erbek Apartmanı ile ilgili iddianame, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı.</p>
<p>Yılmaz Erbek Apartmanı B Blok&#8217;ta meydana gelen çökmede 11 kişinin hayatını kaybettiği, 11 kişinin ise yaralanması nedeniyle açılan davanın ilk duruşması başladı. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar Nurettin Bozdoğan ve Mustafa Yılmaz SEGBİS (Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katılırken, tutuksuz sanıklar ve davacılar ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.</p>
<p>1998 yılında Yılmaz Erbek Apartmanı&#8217;nın mimarlık görevine başlayan tutuklu sanıklardan Nurettin Bozdoğan, 1976 senesinden beri mimarlık yaptığını ifade ederek, “Şu an içinde bulunduğunuz İzmir Adliyesi&#8217;nin proje müellefi benim proje hocamdı. Benim çizdiğim projede özensizlik yok. Mesleğimi en iyi şekilde yaptım” dedi.</p>
<p>Depremde yıkılan diğer binaların enkaz halindeyken Yılmaz Erbek Apartmanı A Blok&#8217;un bütünlüğünü koruduğunu, B Blok&#8217;un ise alt katında çökme meydana geldiğini ifade eden Bozdoğan, “Binaya tadilat yapılırken ben görevde değildim, istifa etmiştim. Tadilat işleri benim dışımda gelişti. Dükkanların olduğu kısımda taşıyıcı duvar kaldırılmış, yerine başka bir şey konulmamış. Yani benim çizdiğim proje uygulanmamış. Yapı Kullanım İzin Belgesi 2006 yılında verilmiş. Ben projeden 2001 yılında istifa ettim” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Ben kiraya verdiğimde hiç kolon kesilmemişti”</strong></p>
<p>Ticaretten kazandığı para ile bina yapım işine başladığını ifade eden, Yılmaz Erbek Apartmanı B Blok&#8217;un çöken kısmındaki marketin mal sahibi olan tutuklu diğer sanık Mustafa Yılmaz ise “Muharrem Erbek ile birlikte arsayı alıp binaları kendimiz yapmak istedik. Maliyet fazla olunca arsayı kat karşılığı olarak bir kooperatife verdik. 1998&#8217;de inşaat ruhsatı alınarak binaların yapımına başlandı. Çizilen mimari projeye uygun olarak yapılan binalar sahiplerine teslim edildi. Ben 12 daire ve 1 dükkan aldım. Projede 6 dükkan olarak görülen yer inşaat yapılırken 2 dükkana çevrildi. Bu değişiklik yasalara uygun olarak yapıldı” dedi.</p>
<p>Kendisine ait dükkanı bir markete kiraya verdiğini anlatan Yılmaz, “Ben kiraya verdiğimde hiç kolon kesilmemişti. Market için ruhsat alma aşamasında belediye yetkileriyle içeriyi dolaştık yine bir değişiklik yoktu. Ben söz konusu markete dükkanı eksiksiz teslim ettim. Düzenli olarak dükkanı kontrol ettiğimde bir eksiklik görmedim. Herhangi bir kolon kesilmesine rastlamadım” diye konuştu.</p>
<p>Mahkeme başkanı, ifadelerin ardından duruşmaya ara verdi.</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma davasını ilk açan taraf kusurlu sayıldı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bosanma-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 09:53:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=81699</guid>

					<description><![CDATA[Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; ilk davayı açarak, birlikte yaşamaktan kaçınıp boşanmaya sebep olan eşin kusurlu olduğuna hükmetti. Boşanma davasını ilk açan taraf kusurlu sayıldı Bir süredir eşinden uzaklaşan koca, boşanmak için Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Ardından kadın da karşı dava açtı. Mahkeme, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; ilk davayı açarak, birlikte yaşamaktan kaçınıp boşanmaya sebep olan eşin kusurlu olduğuna hükmetti.</p>
<h2>Boşanma davasını ilk açan taraf kusurlu sayıldı</h2>
<p>Bir süredir eşinden uzaklaşan koca, boşanmak için Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Ardından kadın da karşı dava açtı. Mahkeme, gelişen olaylarda tarafları eşit kusurlu bulup çiftin boşanmasına hükmetti. Kararı davalı kadın temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Yargıtay kararında; İlk davayı açarak boşanmaya sebep olan ve birlikte yaşamaktan kaçınan erkeğin tamamen kusurlu olduğuna dikkat çekildi. Kararda şu ifadelere yer verildi: “Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı-davalı erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 166/4 maddesine dayalı işbu boşanma davasına esas alınan ilk boşanma davası; erkek tarafından, evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılmıştır. Dava, evliliğin sarsılmasına, tarafların ayrı yaşamasına davacı erkeğin kusurlu tutum ve davranışlarının sebebiyet verdiği ve hiç kimsenin kendi kusurlu tutum ve davranışlarına dayanarak hak elde edemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu sebeple tanık anlatımlarında geçen olaylar erkeğin reddedilen boşanma davasından önce olduğu için bu vakıalar davalı- davacı kadın aleyhine değerlendirilemez. Bu durumda ilk davayı açarak boşanma sebebi yaşatan ve birlikte yaşamaktan kaçınan erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>Boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı erkek tamamen kusurlu olup, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi tazminat talebinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme kararı oy birliği ile bozulmuştur.”</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
