<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Damar &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/damar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Feb 2020 12:14:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-hastalarinin-uyku-apnesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 12:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53518</guid>

					<description><![CDATA[Uyku apnesi rahatsızlığı bireylerde yaşam ve uyku kalitesinin bozulmasına, yakınlarında da endişe duygusunun artmasına yol açıyor. Uyku esnasında hastanın nefes alıp vermesinin durması, tıkanması ve zorlanması ile meydana gelen uyku apnesi rahatsızlığı ile ilgili özellikle kalp rahatsızlığı olanlar için tedaviye geç kalınmadan başlanması gerektiğini vurguluyor. Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku apnesi rahatsızlığı bireylerde yaşam ve uyku kalitesinin bozulmasına, yakınlarında da endişe duygusunun artmasına yol açıyor. Uyku esnasında hastanın nefes alıp vermesinin durması, tıkanması ve zorlanması ile meydana gelen uyku apnesi rahatsızlığı ile ilgili özellikle kalp rahatsızlığı olanlar için tedaviye geç kalınmadan başlanması gerektiğini vurguluyor.</p>
<h2>Kalp Hastalarının Uyku Apnesi Tedavisinde Geç Kalınmamalı</h2>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, uyku apnesinin kişinin yaşamını önemli derecede etkilediğini belirterek erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Birçok belirtisi var</strong></p>
<p>Solunum durma sayısının hastalığın şiddetine göre değiştiğini söyleyen Doç. Dr. Barış Metin, “Uyku apnesi olarak tanımladığımız rahatsızlıkta uyku sırasında solunum durmaları meydana geliyor. Hekimler için saatteki durma sayısı büyük önem taşıyor. Hastalığı yaşayan insanlar gece boyunca soluk alıp verirken tıkanmalar yaşıyor, bunu daha çok bireyin yakınları söylüyor. Yakınları hastalardaki nefes durması, tıkanması, yüksek sesle horlama, soluk alıp vermede zorlanma gibi sorunları paylaşırken, hastaların da gece fazla uyanma, sabah baş ağrısı, gün içinde aşırı yorgunluk ve uyuya kalma gibi şikayetleri oluyor. Uyku apnesi olan bireyler çok gürültülü horluyor” dedi.</p>
<p><strong>Uyku apnesi obeziteye yol açıyor</strong></p>
<p>Uykunun hayati bir süreç olduğunu ve kaliteli uyunmadığında zihinsel ve metabolik işlevlerin bozulduğunu belirten Doç. Dr. Barış Metin, “Hiper tansiyon ve kalp hastalıklarının yanı sıra konsantrasyon bozuklukları, uykusuzluk, depresyon gibi etkenler uyku apnesine neden oluyor. Uyku apnesi bireylerde obeziteye sebep oluyor, ne kadar diyet yaparlarsa yapsınlar kilo veremiyorlar. Boyun bölgelerinde yağ miktarı fazla olan obez bireylerde bu rahatsızlık daha fazla görülüyor. Çocuklar açısından baktığımızda özellikle bademcik, geniz eti olanlar risk altında diyebiliriz. Çocuğun nefesi tıkandığı için büyüyemiyor, okul başarısı düşüyor. Çocuklarda da bu rahatsızlığın tedavisini ihmal etmemek gerekiyor. Kadın ve erkeklere baktığımızda ise uyku apnesi, erkeklerde biraz daha sık görülüyor. Boyun bölgelerinde kalınlaşma oluşan kadınları da risk altında değerlendirebiliriz” dedi.</p>
<p><strong>Uyku apnesinin farklı evreleri var</strong></p>
<p>Uyku apnesinin hafif, orta ve şiddetli evrelerini olduğunu söyleyen Doç. Dr. Barış Metin; “Solunum durması sayısı 5 ile 15 arasındayken hafif, 15 ile 30 arasındayken orta ve 30’un üzerindeyse ağır olarak nitelendiriyoruz. Hafif olduğu zaman hasta yakınları durumu daha az fark ediyor. Çok ağır bir uyku apnesi olmamasına rağmen gece sık sık uyanan bir hastamız vardı. Pek çok doktora gitmiş, uyku ilacı verilmiş ve derdine çare bulamamış. Tedavi ettiğimiz zaman bu rahatsızlıktan kurtuldu ve uyanmamaya başladı. Hafif ve orta düzeydeki hastalarımızda gece uyanma ve uyuyamama gibi sorunlar görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Uykularını kaydediyoruz</strong></p>
<p>Doç. Dr. Barış Metin, şöyle devam etti: “Rahatsızlık hafif ya da orta düzeydeyse, özellikle bir darlık mevcutsa cerrahi tedavi söz konusu oluyor. Cerrahi müdahale çocuklarda daha çok tercih ediliyor. Geniz eti, boğaz yolunu tıkayan bir durum varsa bunu almak genişlemesine neden oluyor. Cihaz tedavisinde ise hortumdan boğaza hava veriliyor, böylece solunum yolunun açık kalması sağlanıyor. Konforsuz gibi görünse de birkaç gece kullandıktan sonra varlığı hissedilmiyor. İnsanlar uyku sorunuyla da geliyorlar. Sık olarak ‘gündüz sürekli uyuyorum, eşim uyurken tıkandığımı söylüyor’ şeklinde şikayetlerle karşılaşıyoruz. Böyle durumlarda uyku laboratuvarında solunum hareketi yapılan kaslara ve bacaklara elektrotlar bağlıyor, uykuyu kaydediyoruz. Sonuçlara göre tedavi uyguluyoruz.”</p>
<p><strong>Uykuda ölümlere sebep oluyor</strong></p>
<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde tansiyon, kalp yetmezliği, uykuda ani ölümlere sebep olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Metin, “Özellikle tansiyonu ve kalp yetmezliği olan hastaların acil olarak tedavi olması gerekiyor. Uyku apnesi şeker hastalığına yol açabiliyor. Bunun şeker ilaçları ile tedavisi mümkün ancak esas sıkıntı uyku apnesi olduğu için kesin sonuç alınamıyor. Uyku apnesi olan insanlar diyetle kilo veremiyorlar, ancak tedavi olduktan sonra kilo vermeleri mümkün oluyor. Tedavi olduktan sonra, şeker ilaçlarını azaltan, tansiyon ilaçlarını bırakan, kilo veren hastalarımızı görüyoruz. Kişinin kalp damar sisteminden metabolizmasına kadar ciddi şekilde olumsuz etkilediği için tedavisinin ihmal edilmemesi gerekiyor” dedi.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/olumler-durdurulamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2018 14:53:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümler Durdurulamıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=27665</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de kalp damar hastalıklarının daha sık görüldüğünü, tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ünü bu hastalıkların oluşturduğunu ifade eden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, Türkiye’de sık rastlanmaya başlayan kalp hastalıkları ile ilgili bilgi verdi, önemli uyarılarda bulundu. Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor Stres, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kalp damar hastalıklarının daha sık görüldüğünü, tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ünü bu hastalıkların oluşturduğunu ifade eden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, Türkiye’de sık rastlanmaya başlayan kalp hastalıkları ile ilgili bilgi verdi, önemli uyarılarda bulundu.</p>
<h2>Kalp Ve Damar Hastalıklarından Kaynaklanan Ölümler Durdurulamıyor</h2>
<p>Stres, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterol gibi sebepler kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Dünya geneline oranla ise kalp ve damar hastalıkları Türkiye&#8217;de daha çok görülüyor.</p>
<p>Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Nüket Yoldaş, kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, düzenli ve sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme ile korunmak mümkün </strong></p>
<p>Kalp ve damar hastalıklarının genetik olarak yakalanabileceğini; ama hastalıktan korunmanın sağlıklı beslenmenin büyük öneme sahip olduğunu belirten Dr. Yoldaş, &#8220;Dünya genelinde oranla ülkemizde kalp damar hastalıkları daha sık görülmekte ve tüm ölüm nedenlerinin yüzde 47,73’ ünü oluşturmaktadır; bu oranda gün ve gün artmaktadır.</p>
<p>Toplum olarak her ne kadar kalp ve damar hastalıklarına yakalanmada genetik faktörlerin etkisi olsa da, hastalıktan korunmada sağlıklı beslenme önemli bir role sahiptir. Hastalığın ilerlemesinde ve yaşamsal riske aslında sağlıksız ve düzensiz beslenme sebep olabilir. Kalp, sağlıklı beslenme alışkanlığıyla hastalıklardan korunabilir. Bunun dışında kalp hastalığına yakalandıktan sonra yine sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenme tercih edilmeli </strong></p>
<p>Akdeniz tipi beslenmenin yaşam şekli haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Yoldaş, &#8220;Dünya genelinde en çok benimsenen doğru beslenme şekli, Akdeniz tipi beslenme alışkanlığıdır. Akdeniz tipi beslenme alışkanlığı; tahıl, kuru baklagiller, taze sebze-meyve, balık, zeytinyağı bakımından zengindir. Et süt ve süt ürünleri tüketimi daha azdır.</p>
<p>Akdeniz tipi beslenme tekli doyamamış yağ asidi, posa, kompleks karbonhidrat içeriği yüksek, doymuş yağ, kolesterol ve basit karbonhidrat içeriği düşüktür. Akdeniz beslenme programında her gün tüketilecek besinler tahıllar, sebze, meyve, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleridir. Haftada bir iki kez balık, tavuk, yumurta önerilmektedir. Bu tip beslenmede kırmızı ete ayda bir iki kez yer verilmektedir. Yemeklerde zeytinyağı kullanımı tercih edilmelidir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;Günlük 2-2,5 litre su tüketilmeli&#8221; </strong></p>
<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için beslenme önerilerinde bulunan Dr. Yoldaş, &#8220;Glisemik indeksi yüksek yani kan şekerimizde ani yükselmelere sebep olan; poğaça, kurabiye, beyaz ekmek, çay şekeri gibi basit şekerler içeren, vücudun aslında ihtiyaç duymadığı besinlerden uzak durulmalı.</p>
<p>Kuyruk yağı, tavuğun deri kısmı, kırmızın etin yağlı kısmı tüketilmemeli, tereyağı ve sakatat miktarı kısıtlanmalı. Vücutta bulunan tüm hücrelerin suya ihtiyacı olduğu unutulmamalı; günlük 2-2,5 litre su tüketilmeli. Yemek yeme süresi 15-20 dakikaya kadar uzatılmalı, besinler iyice çiğnenmeli&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Millet olarak alkol tüketmeyi özgürlüğümüzle eş değer tutmaktayız&#8221;</strong></p>
<p>Yoldaş, son olarak şöyle devam etti:<br />
&#8220;Uzak durmamız gereken kızartma, kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemleri terk edilip; fırın, ızgara, buğulama, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Günlük ihtiyacımız olan tuz miktarının 5 gram olduğu bunun da ekmekten ya da yemeklerdeki salçadan karşılandığı unutmamalıyız.</p>
<p>Amerıka, Fransa Almanya gibi ülkeler alkol tüketimi azaltmışken, ülkemizde bu mümkün olamamaktadır; çünkü biz millet olarak alkol tüketmeyi özgürlüğümüzle eş değer tutmaktayız. Umarım bu bilinç en kısa sürede değişir ve alkol tüketimi toplum sağlığımız için en aza indirilmesı gerekliliği bilincine ulaşırız.&#8221; (İHA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın Kalp Krizi Riski Artıyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kisin-kalp-krizi-riski-artiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2018 15:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış mevsiminde artış]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emre Özpelit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=27209</guid>

					<description><![CDATA[Genel inanışın aksine kalp ve damarlarla ilişkili hastalıkların kış mevsiminde artış gösterdiğini belirten Kardiyoloji Uzm. Doç. Dr. Mehmet Emre Özpelit, &#8220;Kalp krizi olgularının kışın kan basıncının yüksek olması, beslenme alışkanlıkları gibi nedenlere bağlı olarak iki ila üç kat arttığı bilinmektedir&#8221; dedi. Kışın Kalp Krizi Riski Artıyor Kışın kan basıncının yani tansiyonun daha yüksek seyretmesinin kalp [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel inanışın aksine kalp ve damarlarla ilişkili hastalıkların kış mevsiminde artış gösterdiğini belirten Kardiyoloji Uzm. Doç. Dr. Mehmet Emre Özpelit, &#8220;Kalp krizi olgularının kışın kan basıncının yüksek olması, beslenme alışkanlıkları gibi nedenlere bağlı olarak iki ila üç kat arttığı bilinmektedir&#8221; dedi.</p>
<h2>Kışın Kalp Krizi Riski Artıyor</h2>
<p>Kışın kan basıncının yani tansiyonun daha yüksek seyretmesinin kalp damar hastalıklarını tetiklediğini belirten Kardiyoloji Kliniği&#8217;nden Doç. Dr. Mehmet Emre Özpelit, &#8220;Kalp damarlarında ve diğer vücut damarlarında soğuğa bağlı spazm; yani büzüşme olması, kan dolaşımının yavaşlaması, pıhtılaşmaya yatkınlığın artması da nedenler arasında sayılabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Kış aylarında beslenme alışkanlıklarının değişmesinin de kalp hastalıklarını olumsuz etkilediğinin altını çizen Özpelit, &#8220;Kışın gecelerin uzamasına bağlı olarak beslenme alışkanlıkları da sıklıkla değişir. Gece geç saatte; yemek yeme, tatlı, hamur işi, kızartma türlerinde ağır gıdaların daha sık tüketilmesi, fiziksel hareketlerin ve spor aktivitelerinin azalması, kilo artışı da kalp hastalıkları için olumsuz ve risk faktörü sayılabilecek durumlardır.</p>
<p>Güneş ışınlarına daha az maruz kalınması nedeniyle kış mevsiminde D vitamini eksikliği de oldukça sık görülür. Son yıllardaki bilimsel çalışmalar D vitamini eksikliğinin kalp hastalıkları açısından risk oluşturduğunu göstermiştir. Kışın daha sık görülen grip, bronşit, zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonları özellikle kalp hastalarında klinik durumu kötüleştirmektedir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Akdeniz mutfağı ve egzersiz </strong></p>
<p>Kış aylarında kalp sağlığını korumak için tavsiyelerde bulunan Medical Park İzmir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği&#8217;nden Doç. Dr. Mehmet Emre Özpelit, şöyle devam etti:<br />
&#8220;Kışın havaların soğuması ile sabah erken saatlerde yürüyüş yapmaktan, göğüs bölgesine doğrudan rüzgar, soğuk almaktan kaçınılmalıdır. Alışveriş merkezleri gibi kalabalık ve kapalı ortamlarda grip salgınlarının hızla yayılabileceği akılda tutulmalı ve mümkünse uzak durulmalıdır. Özellikle düzenli beslenmeye uyumun devam ettirilmesini öneriyoruz.</p>
<p>Yüksek karbonhidratlı, yağlı gıdalar ile hamur işi türü gıdaların tüketimi azaltılmalı, mümkünse akşam 19.00’dan sonra yemek yenilmemelidir. Akdeniz mutfağının temelini oluşturan zeytinyağı, sebze, meyve, balık ve tahıllardan oluşan diyet kalp hastaları için çok sağlıklıdır. Yazın olduğu gibi kışın da susuz kalmamak gerekiyor. Kronik kalp, akciğer ve yüksek tansiyon hastalarının mutlaka sonbahar başında grip aşısı olmalarını öneriyoruz.&#8221; (İHA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kağıt Kesiği Neden Çok Acıtır?</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kagit-kesigi/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/kagit-kesigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2017 12:28:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıt]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıt kesiği]]></category>
		<category><![CDATA[Neden kağıt kesiği çok acıtır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sinirler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=10370</guid>

					<description><![CDATA[Kağıt kesiği nin neden olduğu acıyı bilmeyen yoktur&#8230; Uzmanlar o acının altında yatan sebebin mikroskopik seviyede gizli olduğunu ve kişilerin çok acı çekmesine neden olduğunu söylüyor. Kağıt Kesiği Business Insider&#8217;da yer alan habere göre; kağıt, bir ahşap veya plastiği dahi kesebiliyorken, cildi de kolaylıkla yaralayabilir. Kağıt kesiğ i kişiye oldukça acı verir, peki bunun nedeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egedeizmir.com">Kağıt</a> kesiği nin neden olduğu acıyı bilmeyen yoktur&#8230; Uzmanlar o acının altında yatan sebebin mikroskopik seviyede gizli olduğunu ve kişilerin çok acı çekmesine neden olduğunu söylüyor.</p>
<h2>Kağıt Kesiği</h2>
<p>Business Insider&#8217;da yer alan habere göre; kağıt, bir ahşap veya plastiği dahi kesebiliyorken, cildi de kolaylıkla yaralayabilir. Kağıt kesiğ i kişiye oldukça acı verir, peki bunun nedeni nedir? Uzmanlar kağıt kesiğinin acıya sebep olmasının birkaç nedeni olduğunu söylüyor.</p>
<p>Öncelikle parmaklarımızda ve ellerimizde hassas sinirler bulunmaktadır. Böylece kâğıt, parmağınızı kestiğinde beyne acı sinyalleri gönderilir.</p>
<p>Kağıt kesiği, pürüzsüz bir kesik değildir. Kağıdın kenarına bir mikroskop altında bakarsanız tıpkı köpekbalığının dişleri gibi sivri uçlu olduğunu görürsünüz. Bu, acı veren yaralara sebep olur.</p>
<div id="zone_auto_2" class="ads-zone habericireklam300x250right" data-width="300" data-height="250" data-multi="1"> Ayrıca kağıt, ahşap ve kimyasallardan yapılır. Ahşap ve kimyasal kombinasyonu deride sıkışabilir. Bu da kesik yerin tahriş olmasına ve yaranın günlerce sızlamasına sebep olur.</div>
<p>Eğer bir gün kağıt kesiğine maruz kalırsanız hemen yarayı yıkayın ve üzerine bir bant yapıştırın.</p>
<p>Kaynak: http://www.haberturk.com/kagit-kesigi-neden-cok-acitir-1683459</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/kagit-kesigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
