<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemil Duymaz &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/cemil-duymaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 May 2022 14:17:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Köşe Yazarımız Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Sabetay Artıkları&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz-sabetay-artiklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 May 2022 14:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=105109</guid>

					<description><![CDATA[13 Mayıs 2022. Chp Lideri Kemal Kılıçdaroğlu SADAT’ın kapısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimleri engellemek, seçimleri kazanmak için silahı baskı aracı olarak kullanmak ve hatta ülkede kendisine rakip gördüğü isimleri çeşitli Terör Eylemleriyle engellemekle ve bu engellemeyi de Sadat üzerinden planlamakla itham etmişti. “Bizi SADAT gibi Paramiliter kuruluşlarla korkutamazsın” diyerek gövde gösterisinde bulunmuştu. Köşe Yazarımız Cemil Duymaz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>13 Mayıs 2022</strong>. Chp Lideri Kemal Kılıçdaroğlu SADAT’ın kapısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimleri engellemek, seçimleri kazanmak için silahı baskı aracı olarak kullanmak ve hatta ülkede kendisine rakip gördüğü isimleri çeşitli Terör Eylemleriyle engellemekle ve bu engellemeyi de Sadat üzerinden planlamakla itham etmişti. “Bizi SADAT gibi Paramiliter kuruluşlarla korkutamazsın” diyerek gövde gösterisinde bulunmuştu.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Sabetay Artıkları&#8221;</h2>
<p>Bursa Mitingini Canan Kaftancıoğlu’na verilen ceza nedeniyle iptal etmiş İstanbul’a almıştı. Sahnede kullanılan görselle partiler üstü bir mesaj vermiş, Türk Bayraklarıyla mitinge gelmek isteyenlere girişte “Komisyon Kararıyla “ Türk Bayrağı’da olsa alana alınmayacağı söylenmiş, mitingte “Heryer Kandil, heryer Direniş” sloganı atılmıştı. Mustafa Kemal’in resmini gören olmamış ve bu mitingte asıl kazanan Chp içindeki 10 Aralık’çılar olmuştu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-231043" src="https://www.buyuksivas.com/wp-content/uploads/2022/05/mitingi-300x168.jpg" alt="" width="709" height="397" /></p>
<p>Chp Lideri Cumhurbaşkanlığı Adaylığını hem masaya hem de “Dost Ülkeler”e kabul ettirmeye çalıştıkça söylemlerini daha da sertleştirme ihtiyacı hissetti. “Erdoğan’ı en çok ben yıpratırım” diyerek bu haftaki grup toplantısında “Kaçacak, hazırlık yapıyor. Amerikaya gidecek ama biz peşini bırakmayacağız” dedi.</p>
<p>Aynı günün akşamına çok önemli bilgiler ve belgeler paylaşacağını söyleyerek randevu verdi. Sonrasını zaten biliyorsunuz. Sonrasını biliyoruz ama çokk öncesinde yine “Kaçacak” dediğini de anımsatmak lazım&#8230;</p>
<p><strong>19 Mart 2014</strong>. Kılıçdaroğlu FETÖ’nün kanalı STV’ye çıkıp “Erdoğan kaçacak” dedi. 26 Mart 2014’te ise Denizli meydanında Erdoğan’ın Sudan’a kaçacağını iddia etti. Yani tarihler farklı olsa da Kılıçdaroğlu “Kaçacak”söylemine devam etti. Aynı şeyi söylediği anlaşılmasın diye de bu defa “Sudan” yerine “Amerika”yı seçti. Seçmeni unutkan sanan Kılıçdaroğlu bu taktiği ve yalanı kimden aldı diye sorarsanız adresin Okyanus Ötesi olduğu söylentileri geziniyor bazı meslektaşlarımızın köşe yazılarında.</p>
<p>Siyasi olarak İktidarı eleştirmek her partinin hakkıdır ancak sürekli aynı yalanları ısıtıp piyasaya sürmek sizi Siyasi Parti Liderliğinden “Yalancı Çoban” hikayesenin başrolüne taşır.</p>
<p>Ekonomik olarak sıkıntılı bir süreç yaşayan ülkemizde Muhalefet Partileri hedef olarak kendine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçmek yerine “Çözüm”leri anlatsalar kendi partilerinin oy oranlarını artırabilir ve AK Parti seçmenini kendilerine çekebilirler.</p>
<p>Bu dil ile bırakın oy oranlarını artırmayı sabit rakamlarda kalmaya devam eder ve 2023 Haziran seçimlerinde yaşayacakları hezimete engel olamazlar.</p>
<p>Bizim ülkemizdeki en büyük problem çözümler yerine polemiklerin konuşulması. Belki her siyasi parti kendi seçmenini konsolide etmek için bu tarzı seçmiş olabilir. Tarzı seçerken kullanılan “Dil” çok önem kazanıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde İp Genel Başkanı Meral Akşener katıldığı televizyon programında “O dönemin öznesi 2. Abdulhamit ise bugünün Öznesi de Erdoğan’dır” dedi.</p>
<p>Yine bu haftaki grup toplantısında “O gün nasıl kazandıysak, bugünde aynı şekilde kazacağız” dedi. Kendini İttihatçılardan sayan Akşener gaf mı yaptı yoksa kendinden mesaj bekleyenlere Selam mı çaktı onu kestirmek zor.</p>
<p>Ama tarihi şöyle bir karıştırınca 2. Abdülhamiti’i tahtan indirmek heveslisi olanların kimler olduğu bilmek ve Osmanlı’yı yöneten İttihat ve Terakki Parti’si sayesinde neleri kaybettiğimizi anlamak çok zor değil!</p>
<p>Sabetayist (Yahudi Dönmesi) ağırlıklı Harekat Ordusu Selanik’en yola çıkıp İstanbul’a gelmiş ve 2. Abdülhamit’in tahtan inmesine ciddi katkıda bulunmuştu. Sevinç içinde olan Harekat Ordusu Komutanı Mahmut Şevket Paşa emeğinin karşılığını Harbiye Nazırı olarak aldı.</p>
<p>O ödülünü aldı ama asıl sevinenler Ermeniler, İsrail’in kurulacağı hayalini kuran Yahudiler ve onların maşaları Sabetayistler ve Masonlardı. İngiliz’i, Rus’u saymaya bile gerek yok keza onlar içimizdeki “Hain”leri çoktan satın almış ve bütün organizasyonu onların sırtından yapmışlardı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-231040" src="https://www.buyuksivas.com/wp-content/uploads/2022/05/pasa.jpg" alt="" width="407" height="407" /></p>
<p>(<strong>Mahmut Şevket Paşa</strong>)</p>
<p>Aradan 100 yıl geçti ve maalesef İttihatçı kafa yeniden hortladı ve bunu yapan kendini “Milliyetçi” olarak isimlendiren bir siyasi. Osmanlı’ya kin kusan bir Milliyetçilik nasıl olur sorusuna cevabı yine İp’li Milliyetçilere bırakalım, tabi partilerinde “Milliyetçi” kaldıysa!</p>
<p>Neyse demem o ki ülke bugünlerde sıkıntılar yaşansa da sonrasında gelecek aydınlık günleri ve önlenemez yükselişi biliyor ve bekliyoruz. Bizi o günlere taşıyacak “Lider” zaten işinin başında ama onu 2. Abdülhamit yalnızlığına bırakacağımızı düşünen varsa çok ama çok büyük bir şekilde yanılıyor.</p>
<p>Hepiniz biaraya gelseniz de bu ülkenin artık birilerinin maşası olmasını sağlayamacaksınız! Sözde Terör Örgütü Yöneticisi Cemil Bayık iktidarda Chp ve İyi Parti’yi görmek istese ve desteğini açıklasa da, Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi “Abdülhamit Düşmanlığı”nızı tasdik edecek tarzda koşarak size gelse de, sandık önümüze geldiğinde biz SABETAY Artıklarını, Ülkeye Düşman olanları ve Bizi Bölmek isteyenleri seçmeyeceğiz. Seçim günü gelene kadar daha hangi değerimize kin kusacaksınız bilmem ama 2023 Haziran’ında bu defa bir daha başınızı kaldıramayacak şekilde yenileceksiniz, vesselam.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Soyadı Alçı ama beton döktü&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz-alci-ama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 May 2022 15:47:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=102832</guid>

					<description><![CDATA[Bir gazeteci davet edildiği yere kişinin Siyasi Görüşüne göre mi gider? Tabiki hayır! Nagehan Alçı bir gazetecidir ve davet edildiği her yere gider. Rusya-Ukrayna savaşını da yerinde izlemek için gitti ve hatta Ukrayna Askeri Üniforması bile giydi, giymemesi gerekirken! Üzerine bu kadar gidilmesini doğru bulmuyorum mesleğimizin gerekleri açısından. Ama olayın başka boyutları var mı, tabi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gazeteci davet edildiği yere kişinin Siyasi Görüşüne göre mi gider? Tabiki hayır! Nagehan Alçı bir gazetecidir ve davet edildiği her yere gider. Rusya-Ukrayna savaşını da yerinde izlemek için gitti ve hatta Ukrayna Askeri Üniforması bile giydi, giymemesi gerekirken! Üzerine bu kadar gidilmesini doğru bulmuyorum mesleğimizin gerekleri açısından. Ama olayın başka boyutları var mı, tabi ki var ve hadi o boyutlarda kısa bir gezintiye çıkalım.</p>
<h2>Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Soyadı Alçı ama beton döktü&#8221;</h2>
<p>Hikayeyi zaten biliyorsunuz. Nagehan Alçı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Karadeniz gezisine çıktı ve aynı otobüste poz verince Sol Cenahta aman bir isyan, aman bir “o kadının o otobüste ne işi” var cümleleri, aman sanatçı kesimin “biz size bunun için mi oy verdik” sitemleri ve hatta yine birilerinin “madem Nagehan o otobüste, biz bu otobüsten ineriz” gideri!</p>
<p>Ne yaptı bu Nagehan size arkadaş! Tek gazeteci o mu? O geziye katılan kaç tane gazeteci var onlara neden siteminiz yok? Çünkü Nagehan bazen Ak Partiye yakın yazılar yazıyor, bazen Sayın Cumhurbaşkanı’nın hizmetlerini takdir ediyor, Muhalefet Partilerinden birileri olunca da eleştiriyor, zor sorular soruyor.</p>
<p>İyi de uzun zamandır Nagehan Alçı Hükümeti eleştiren yazılar ve yorumlar yapıyor. Bu yazıları okurken, bu yorumları dinlerken Nagehan iyi de sizin otobüse binince mi kötü?</p>
<p>Ama kabul edelim ki İmamoğlu destekçileri ciddi anlamda tepki gösterdi ve bazı isimler partiden istifa edip bunu sosyal medya hesaplarından paylaştılar.</p>
<p>Hatta Atilla Taş Twitter odasında Chp İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yüzüne “<em><strong>Paramla Bana Salon Kiralamadınız, Nagehan’ı Otobüse aldınız, Sizden Nefret Ediyorum</strong></em>” dedi.</p>
<p>İnanmayan varsa benim hesabıma baksın, kendi gözüyle görsün.(@CemilDuymaz) <em><strong>Valla Nagehan Hanımın Soyadı ALÇI ama bildiğiniz BETON döktü Chp seçmeninin üstüne!</strong></em></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı adaylığında Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında uzun zamandır yaşanılan bir savaş var. İmamoğlu’nun Karadeniz Gezisi bu adaylığın aslında resmen ilan edilişi…</p>
<p>Belediye seçimlerinde “Her Şey Çok Güzel Olacak” demişti ve kampanyasının mottosu buydu. Yine adaylığını ilan edişini ”Seneye bir seçim var ve seneye Her Şey çok güzel olacak” diyerek dolaylı olarak resmileştirdi. Cumhurbaşkanlığı adayının kim olacağına karar verecek mecra 6+1 şeklinde dizayn edilen masa.</p>
<p>İmamoğlu’nun adaylığını en çok İyi Parti destekleyecek bunu hepimiz biliyoruz. <em><strong>Çünkü İyi Parti’nin lideri Akşener, İmamoğlu’nu 2. Fatih ilan etmiş hızını alamayıp yüzünde “Rabbi Yessir”i görmüştü.</strong></em> Yine hepimiz biliyoruz ki Kılıçdaroğlu kendi aday olmak istiyor ve tüm ataklarını İmamoğlu’nun adaylığına “<em><strong>Fatiha Okumak</strong></em>” üzerine kuruyor.</p>
<p>Ankara’da ki kaynaklarımdan edindiğim bilgilere göre, İmamoğlu’na gelen tepkilerin Kılıçdaroğlu’nu keyiflendirdiğini ve kendi adaylığının daha güçlü hale gelmesine katkıda bulunduğu yönünde. Bir de yine İmamoğlu’nun Fenerbahçe Kulubü Başkanı Ali Koç’a hitap şeklinin kadayıfı kaymaklandırdığının da bu keyfi zirveye çıkarttığı yönünde. Doğrudur, değildir bilmem ama kaynaklarım böyle bilgiler ulaştırdı bana.</p>
<p>Kılıçdaroğlu masanın dağılmasını engellemek için büyük çaba harcarken artık çok rahat “Gördünüz mü aday olarak ismi cilalanan kişi her ne kadar benim partimde olsa da ayrıştırıcı diliyle, kibirli tavrıyla bize faydadan çok zarar veriyor.</p>
<p>Hem yapılan anketlerde Mansur ilk sırada ben İkinci sıradayım, İmamoğlu 3. Sıraya düştü ve giderek kan kaybediyor. Hem İmamoğlu aday olursa dostlarımızın desteği kesilebilir” diyebilir.</p>
<p>Karadeniz Gezisi sonrası İmamoğlu’nun gelen tepkilere “Vız Gelir, Tırıs Gider” sözü ve sonrasında özür dilemesi ortamı yumuşatmaya çalışırken, parmak sallayarak “Akıllı Olsunlar” tehdidi unutulmuş değil.</p>
<p>İmamoğlu’nun polemik bulma konusunda ki akıl hocası Murat Ongun bu süreci iyi yönetemedi. Ve evet Polemik kişiyi gündemde tutsa da her zaman fayda getirmiyor görüldüğü üzere.</p>
<p>Sayın Ekrem İmamoğlu adaylığı bir süreliğine unutup seçildiği yeri yani İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlamalı. <em><strong>Hatırlamazsa sandık önüne gelince seçmen zaten hatırlatır</strong></em>, vesselam!</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sizi Kafirler Sizi&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kafirler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2020 09:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kafirler]]></category>
		<category><![CDATA[Kafirler Sizi]]></category>
		<category><![CDATA[Sizi Kafirler]]></category>
		<category><![CDATA[Sizi Kafirler Sizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=58056</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz’ın &#8220;Sizi Kafirler Sizi&#8221; başlıklı köşe yazısı; &#8220;Sizi Kafirler Sizi&#8221; Merhamet ayına kavuşmanın huzuru var hepimizde. Hepimizde dediysem Müslümanları kasdediyorum. %99u Müslüman olan bir ülkeden bahsediyorum ama rakamın abartılı olduğu mutlak. Geçen sene yapılan araştırmalarda bol sayıda Deistimizin (ALLAH’a inanan ama Peygamberlere ve dinlere inanmayan kişi) olduğu açıklanmıştı. Bunların yanına içimizde yaşayan ve Müslüman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Cemil Duymaz</a>’ın &#8220;Sizi Kafirler Sizi&#8221; başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>&#8220;Sizi Kafirler Sizi&#8221;</h2>
<p>Merhamet ayına kavuşmanın huzuru var hepimizde. Hepimizde dediysem Müslümanları kasdediyorum.</p>
<p>%99u Müslüman olan bir ülkeden bahsediyorum ama rakamın abartılı olduğu mutlak.</p>
<p>Geçen sene yapılan araştırmalarda bol sayıda Deistimizin (ALLAH’a inanan ama Peygamberlere ve dinlere inanmayan kişi) olduğu açıklanmıştı.</p>
<p>Bunların yanına içimizde yaşayan ve Müslüman olmayanları ve azımsanmayacak kadar Münafığı eklediğimizde Müslümanların azınlıkta dahi kaldığını söylemek abartı olmaz. “Ezanda kulağı olmayanın, namazda gözü olmaz” derler ya vallahi boşuna dememişler.</p>
<p>Namazla işleri olmaz ama namaza dair ahkam keserler. Ayet, Hadis bilmezler ama çok güzel ayet yorumlayıp, hadislerin sahih olup olmadığına dair fikir beyan ederler, fetva verirler.</p>
<p>Bilmedikleri ise şudur, ayetlerin ve hadislerin derinliği o kadar büyüktür ki dar kafaları o büyüklüğü idrak edemez, idrak edemedikleri için, önce kalpleri sonra imanları arızaya düşer. Fark etmezler bu durumu, bu durumun düzelmesi için çaba gösterenleri de “irticacı” ya da “şeriatçı” olmakla suçlarlar</p>
<p>Bir insanın ALLAH’ın nizamını istemesinin normal olduğunu, “şeriat” istemeyenin ise hükmen <strong>KAFİR </strong>olarak isimlendirildiğini bilmezler, bilinmesini de istemezler. Anlayacağınız bu kitle din namına ne varsa istemez ama öldüklerinde cenaze namazının mutlaka kılınması gerektiğini söylerler.</p>
<p>Ankara ve İzmir Barosunun açıklamalarına değinmezsem zaten olmaz. Konuyla ilgili iki ayeti paylaşıcam. Bu ayetlerin farklı mealleri var ama sırf o güruh tatmin olsun diye yıllarca ekranlarda İslam’ı anlatmış, fetva üstüne fetva vermiş, sonrasında ise “Deist” olduğunu ilan etmiş Yaşar Nuri Öztürk’ün kaleminden, yani kendi mahallelerinin insanından konuya gireyim istedim.</p>
<p>Yaşar Nuri Öztürk yazdığı Kuran-ı Kerim mealinde Nisa Suresi 15. Ayeti”Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.“ diye çevirmiş.</p>
<p>Yine Yaşar Nuri Öztürk Nisa Suresi 16. Ayeti “Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin.</p>
<p>Allah Tevvâb&#8217;dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm&#8217;dir, merhametine sınır yoktur.”diye çevirmiş. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaşda, Cuma hutbesinde bu ayetlere dikkat çekmiş ve toplumda birlik ve beraberlikle bu kötülüklerin üstesinden gelinmesi ve insanları koruma mücadelesiverelim demiş.</p>
<p>Yaşar Nuri Öztürk’ün bu çevirisine sesini çıkarmayan Ankara ve İzmir Barosu bir açıklama yaparak Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ı nefret diliyle konuşmakla suçlamış.</p>
<p>Ankara ve İzmir barolarının açıklamasında en dikkat çeken cümleler ise “Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir.</p>
<p>Aldığımız ibretse, anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan sekiz-dokuz nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır.” Bu cümlelerde sizce hedef ne, hedef kim? Prof. Dr. Ali Erbaş ALLAH’ın bir ayetini dillendiriyor ama bizim bu barolarımızın pek kıymetli yöneticileri dolaylı olarak hedefe İslam’ı koyuyor.</p>
<p>Herşeyin tek ve mutlak sahibine karşın savaş açmış olan bu zihniyetin söylemine sessiz kalmak şeytanla işbirliğinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Hep söylüyorum. Bırakın kardeşim kurumlar ya da kişiler üstünden mavra okumayı, çıkın adam gibi bizim düşmanlığımız İslam’adır diyin. İnsanların hür bir şekilde yaşamasını savunmak başka bir şey, insanların dini yaşayışlarına karşın müdahalede bulunmak başka bir şey.</p>
<p>İşte bu zihniyet yönetti yıllarca bu ülkeyi. Bu zihniyetin piçleri değil miydi başörtüsüne savaş açan, bu zihniyetin kahpeleri değil miydi “ikna odalarını” kuran. Bu zihniyetin zalimleri değil miydi insanların dini inancını ortadan kaldırmak için silahı, dar ağacını, zindanları kullanan.</p>
<p>Kardeşim siz ALLAH’a inanmıyorsunuz ve Kafirsiniz diye bütün insanlarda sizin gibi olmak zorunda mı? Vallahi siz bu ülkeyi yeniden yönetmeye kalksanız “hukuk” adı altında yeniden İstiklal Mahkemelerini kurar ve dilinde ALLAH olan kim varsa sallandırırsınız. Vallahi sizler zalimsiniz ve Vallahi sizler KAFİRLERİN ta kendisisiniz.</p>
<p>Ankara ve İzmir barolarının açıklamalarına taraf olan, sesini çıkarmayan ya da destek olan her kimse onlarda kendi Kafirlikleriyle gurur duyabilirler. Her fırsatta sosyal medya üzerinden hükümete ve Erdoğan’a vurmaya çalışanlardan ise henüz bu konu hakkında bir cümle göremedim.</p>
<p>İşinize geldiği zaman vatan ve din sevdalısı olup, işlerine gelmediği zaman kafasını kuma gömen Münafıklar sanıyor musunuz ki bizim gözümüzden kaçsa da bu kaypaklığınız ALLAH’ın gözünden kaçacak! Hesap günü geldiğinde nereye gideceğinizi gördüğünüzde gözleriniz yuvalarından çıkacak ve yalvaracaksınız. Ama o zaman size kim merhamet edecek, o zaman sizi kim koruyacak, bu baroların baronları mı?</p>
<p>Her türlü namussuzluğu yapmanıza ses çıkarmayan kişiler mi? “Cehenneme Girmesinler” diye hashtag açıp sosyal medya üstünden bir kampanya mı yürüteceksiniz yoksa ahirette.</p>
<p>Siz dünyada keyif sürerken ve ALLAH’a savaş açmışken ateşin size dokunmayacağımı sandınız? Çok güzel bir cümleyle bitirelim Müslümansanız itirazınız tam olarak kime, değilse size ne, vesselam.</p>
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Depremin Vicdan Tecavüzcüleri&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/depremin-vicdan-tecavuzculeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2020 14:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Depremin Vicdan Tecavüzcüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Meral Akşener]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=51228</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz’ın &#8220;Depremin Vicdan Tecavüzcüleri&#8221; başlıklı köşe yazısı; &#8220;Depremin Vicdan Tecavüzcüleri&#8221; Deprem ülkesiyiz. Sallanıyoruz arada bir. Son dönemde daha da sıklaşan bir sarsıntı furyası var ve en son canımızı Elaziz (Elazığ) da meydana gelen deprem acıttı. Elaziz ve Malatya’da sarsıntı daha çok oldu ,ölenlere ALLAH’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Depremin hemen sonrasında Devlet gerekli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Cemil Duymaz</a>’ın &#8220;Depremin Vicdan Tecavüzcüleri&#8221; başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>&#8220;Depremin Vicdan Tecavüzcüleri&#8221;</h2>
<p>Deprem ülkesiyiz. Sallanıyoruz arada bir. Son dönemde daha da sıklaşan bir sarsıntı furyası var ve en son canımızı Elaziz (Elazığ) da meydana gelen deprem acıttı. Elaziz ve Malatya’da sarsıntı daha çok oldu ,ölenlere ALLAH’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Depremin hemen sonrasında Devlet gerekli müdahaleyi yaptı.Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu “Devletimiz çok iyi koordine olmuş ve deprem sonrası müdahalesini çok organize bir şekilde yapmış.” diye özetledi, o özetledi ama sosyal medyada linç edildi. Gerçi her ne kadar muhalif olsa da birisi eğer devletten yana bir cümle kurarsa linç yiyor ve “hükümet yanlısı” olmakla itham ediliyor. Yine bu kitle avazları çıktığı kadar hükümetin insanları ayrıştırdığından bahsediyor ama asıl ayrıştırıcının kendileri olduğunun farkında değiller ya da farkındalar ama umurlarında değil.İnsanlıktan nasibini alma özrü olanlardan” farkındalık” beklemek Kılıçdaroğlu’nun devletin başkanı olma ihtimaliyle aynı oranda.</p>
<p>Dikkatinizi çekmiştir depremin hemen sonrasında sosyal medyada atılan mesajlar. Yahu arkadaş insanlar göçük altında can derdinde, bütün ülke ekranlara kitlenmiş gelecek güzel haberlerin peşinde siz ise hükümete çakma derdindesiniz. İsim vermeye gerek yok, biliyorsunuz bu leş kargalarının kimler olduğunu. Yahu tamam anlıyorum nefret ediyorsunuz Erdoğan’dan, nefret ediyorsunuz o kadar oyun oynamanıza rağmen hala iktidar olmasından ama el insaf be kardeşim. Ülke bir afeti yaşamış birlik ve beraberlik olunması gerekirken siz niye bu kadar canice ve aşağılık bir vaziyet alıp, bunu bir vazife olarak görüyorsunuz. Darbe kalkışması olduğu zaman ellerinizi ovuşturup “ oh kurtuluyoruz” dediniz dimi? “Hayır yaa meydanlara bende koştum” demeyin, ağır küfrederim. Hadi siz bireysel olarak bu kin ve nefretin birer neferisiniz. Siyasi misyon edinenlerin kurmaya çalıştıkları oyunlara ne demeli. İki örnek kafi.</p>
<p>Kameralar 2 tane abiyi çekiyor. Adamlar depremde mağdur olduklarını, aç kaldıklarını anlatıyorlar. “Ekmek yok, yardım eden yok, devlet bize bakmiiii” tarzında cümleler kuruyorlar. E haliyle bu abileri izleyince insanın içi cız ediyor. Sonra bu iki abiyi olay yerine intikal etmiş olan; ülkesinin her türlü derdine koşan(!), ülkesinin çıkarlarını kendi çıkarları üstünde tutan(!), ülkesiyle ilgili çirkin ifadeler kuran yabancılara karşı masaya yumruğunu vurup” bre gafiller siz kimsiniz ki Türkiye’yi ve hükümetini eleştirirsiniz, o bizim iç işimiz” diyen(!) pek muhterem İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanında gayet mutlu ve sırıtkan bir şekilde görüyoruz. Yahu siz deprem mağduru değil miydiniz, nedir bu oyun havası çalmadan oynamalar. Milletin gözünün içine baka, baka neden vicdan tecavüzü yapıyorsunuz.</p>
<p>İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’de olay yerine gidip, vatandaşlarla konuşuyor. Yaşlı bir amcayla sohbeti var aplamızın. Diyalog cümle cümle söyle.Adam diyor ki ;</p>
<p>-Halk olarak, mahallemiz olarak bir yardım bişi gelmemiş, kimse bilmiyor bunu.Köylere kadar çadırlar gitmiş sağolsunlar onlarda vatandaşımız. Ama otel bir mahalleye kanat açmış…” Sazı eline alıyor ülkenin yönetimine aday olan Akşener;</p>
<p>-Bizim arkadaşlarımızın ilettiklerini buraya gönderin .( Vayyy devlet yoksa ben varım pozu)</p>
<p>-Biz kendimiz bir çalışma yaptık, ben seferberlik ilan ettim bizim partililere, epeyce bir şey gönderildi buraya getirsinler.( Helal be aplam lider insansın)</p>
<p>İzleyenler diyor ki içinden işte Akşener, işte Türkiye’nin gerçek lideri, işte yalansızlığın, dolansızlığın zirvesi… Ve fakat o da ne? Yaşlı amca kameraların hala kayıtta olduğundan ve mikrofonların açık olduğundan habersiz eğiliyor büyük liderin kulağına doğru ve ;</p>
<p>-Bende biraz önce Kadir Beyle görüştüm, beraber çalışacaz, bende artık sizin elemanınızım dünden itibaren” diyor. Amca bunları söylüyor ortalığa saçılıyor bir çuval incir.</p>
<p>Be adam ne kadar da güzel oynadın, buraya kadar getirdin, sayende aplam olaya müdahale etti ve mesajın kralını verdi ama sanane, sanane kim dedi sana rolünü büyüt diye. Tamam işte ezberini yapmışsın, rolünü de iyi oynadın ama figüransın kardeşim, jönlük senin neyine. İyi mi oldu şimdi Akşener’in sayende bir kere daha duvara toslaması. Bu oyunları izlemek acı verici, siyaseti temiz yapalım diyenlerin, kurgu siyasetine bulaşmaları ise çok kötü. Üzgünüm ama söylemek zorundayım, bu görüntüyü izleyenler içinden bol sayıda bipli cümle kurdular.</p>
<p>ALLAH ülkemizi her türlü felaketten korusun sevgili okur. Ve ALLAH ülkenin başına geçerlerse İngilizlerin yapamadığını yapıp, ülkeyi haritadan silme adına samimi görünen ama hergün bir başka yüzünü gördüğümü azimli oyunbazlardan da muhafaza buyursun, vesselam.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemil Duymaz, &#8220;Meyhaneden Çıkmayın Lütfen&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cikmayin-lutfen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jan 2020 13:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA["Meyhaneden Çıkmayın Lütfen" isimli köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Çıkmayın Lütfen]]></category>
		<category><![CDATA[Meyhaneden Çıkmayın]]></category>
		<category><![CDATA[Meyhaneden Çıkmayın Lütfen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=49349</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz&#8217;ın, &#8220;Meyhaneden Çıkmayın Lütfen&#8221; isimli köşe yazısı; Cemil Duymaz, &#8220;Meyhaneden Çıkmayın Lütfen&#8221; Libya’da ne işimiz var? Kanal İstanbul’a ne gerek var? Yerli otomobili biz mi yapacağız?&#8230; Bu soruları çoğaltmak mümkün. Hele bir Chp’li ve bir de ek olarak İyi Partili biri varsa yanınızda sadece sormak gibi bir özelliğe kavuşabilirsiniz. Ama sadece soru sorabilirsiniz. Ortamda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cemil Duymaz&#8217;ın, &#8220;Meyhaneden Çıkmayın Lütfen&#8221; isimli köşe yazısı;</p>
<h2>Cemil Duymaz, &#8220;Meyhaneden Çıkmayın Lütfen&#8221;</h2>
<p>Libya’da ne işimiz var?</p>
<p>Kanal İstanbul’a ne gerek var?</p>
<p>Yerli otomobili biz mi yapacağız?&#8230;</p>
<p>Bu soruları çoğaltmak mümkün. Hele bir Chp’li ve bir de ek olarak İyi Partili biri varsa yanınızda sadece sormak gibi bir özelliğe kavuşabilirsiniz. Ama sadece soru sorabilirsiniz. Ortamda cevap verebilecek ya da cevabı duyup “evet” diyebilecek kimseye denk gelemezsiniz. “Hayır” demek ve yapılan her icraatın karşısında durmak gibi ulvi bir özellik edinmiş bu abi ve ablalarımız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sosyal medyada denk geldiğiniz bir görseli anımsatayım müsaadenizle…Bir anne oğluyla gezinirken mikrofon uzatılır ve İmamoğlu’nun bugüne kadar ki icraatları sorulur. Ablamız bütün samimiyetiyle anlatır ne kadar memnun olduğunu ve İmamoğlu’nun makamını ne kadar doldurduğunu. Oğlu seslenir annesine “Anne, İmamoğlu neler yaptı?” Anne susar, cevap vermek ister ama söylediklerinin içinin boş olduğunu kendi de bilir. Kıyamaz oğluna ve yalan söylemek istemez. O nedenle “Yapacak bir şeyler…” Üzüldüm bir annenin bu duruma düşmesine. Ve üzüldüm bir şey yapamayacağı belli olan bir adamın savunulmasına. Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İmamoğlu demişken şu itiraz edilen Kanal İstanbul ile ilgili de birkaç cümle kurmak lazım. Yapılması yüksek maliyetli bir yer. Ülkeye neler katar neler katmaz diye düşünürken süreçte ki tartışmaları dikkatlice dinledim. Tam yapılması ertelenebilir mi acaba diye düşünüyorken, CHP ve İyi Partinin de katıldığı “Kanal İstanbul Çalıştayı”na gözüm takıldı. Baktım ki Kılıçdaroğlu ve Akşener bu konuda müttefik, fikrim değişti ve Kanal İstanbul’un ülkeye çok şey katacağına karar verdim. Çünkü her iki isminde bu ülkenin ilerlemesine dair tavırlarının teoriyi geçemediğini gördüm. Hele ki “ben rapora değil bilime bakarım” diyen İmamoğlu’na kendi mahallesinin Profesörü Celal Şengör’de iyi bir ders verince bu “yaptırmama” yelinin kaynak olarak dışarılardan estiğini anladım. Anladım ve anlamayanlara da kendimce teessüf ettim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Libya’da ne işimiz var sorusuna cevap verme gereği zaten duymuyorum. Ülkeyi karıştırmak için kurulan onca oyunun Doğu Akdeniz’deki yeraltı zenginliklerini ele geçirmek adına olduğunu hala anlayamayan ve Türkiye’yi “emperyalist bir ülke” olarak niteleyen Fatih Portakal ve onu destekleyenlere neyi, nasıl anlatabilirsin ki? “ Dünya yeni bir düzene doğru gidiyor ve özellikle Amerika bize müdahale ederek siyaseti dizayn etmeli” diyenler bu kafanın temsilcileri değil mi? Ülken kendi kaynaklarını korumak için adım atacak, destek yerine köstek olacaksın. Geçiniz!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yerli araba ise zaten bizim imaj projelerimizden bir tanesi. Nasıl bir telaşa neden olduğunu Volkswagen’in elektrikli araç üretimini 2025’den 2023’e çekmesinden anlayın. Onlar bile nasıl bir rakip geldiğinin farkındalar ama bizimkiler hala yapılan prototipin neden İtalyanlar tarafından tasarlandığındalar. Oysa ki tüm marka otomobillere tasarım yapan bir firmayla çalışıldığının ve vizyon olarak asıl hedefin ihracat olarak belirlendiğinin farkında değiller. “Devrim” arabasının hikayesini zaten biliyorsunuz. Kısa sürede yapıldı törende kullanılacaktı ama benzini konmadı 100 metre sonra durdu ve bu üretimin seri hale gelmemesi için bahane edildi. Neden üretim yapılmadı biz mi istemedik yoksa istetmediler mi? Olay aynı, üretiyorsun bugün ki şartlara göre ama “istemezükçüler” onlarca yıl öncesinden gelen aynı sese kulak verip aynı nakaratı söylüyorlar. Atladıkları şey ise mevcut planlamanın o sesi sallamadığı aksine kararlı bir davranış içerisinde oldukları. O sesin sahibine ne denir ki? Sür git!!!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birde son günlerde yeniden vizyona sokulan Amerika- İran kapışmasını izliyoruz. Eskiden olsa bu numarayı yiyen çok adam olurdu ama artık yemiyoruz. Bakmayın siz İran’ın adında ki “İslam Cumhuriyeti” yazısına. İran ile Amerika sahnede düşman, kuliste dostturlar. Humeyni’yi İran’ın başına getirenin Cıa olduğunu anımsatmama gerek yok sanırım. İran, ABD üslerini vuracak, üstüne sivil bir uçak düşürecek, “bak saldırırsanız saldırırım” diyerek Amerika’ya kafa tutacak ve Trump çıkıp cevap olarak “ekonomik yaptırım”dan bahsedecek! Dünya akıllanalı çok oldu Sam Amca.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ortadoğu’da ve dünyanın birçok yerinde hem Amerika’nın hem de İran’ın neler yaptığını bilmeyen yok. E bu kadar zalimliğe karşın illa bir karşılık göreceksiniz. Kim yapacak sorusuna Türkiye diye cevap vereceğim ama bazıları beni hayal kurmakla itham edecek. Önemi yok Azizim… Siz hayal deyin ben ise gerçeğin ta kendisi diyeyim.  Eski Türkiye yok bunda hem fikiriz kanımca. Ama bilmediğiniz bir Türkiye var. O bilmediğiniz Türkiye yere öyle bir vurmaya hazırlanıyor ki sesi dünyayı sarsacak. Sarsılacak olanlar sadece Amerikası filan olmayacak , içimizde soru sormaya devam eden abi ve ablalarda düşmemek için birbirine tutunacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aslında yukarıda ki başlıklarda görüldüğü gibi ülkede birileri ileriyi, birileri ise stabil kalmayı istiyor. Hükümet yarınlara adım atarken CHP’nin Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi bir konuşma yaparak hem kendi hem de partisinin vizyonunu ortaya koyuyor. “ Eğer Ak Partili bir Belediye sınırları içindeyseniz dışarı istediğiniz saat çıkamaz ve özgürlüklerinizden olursunuz. Ama  CHP’li bir belediye sınırları içine özgürce gezersiniz. Eğer bugün meyhanede rahat, rahat içiyorsanız bunu CHP’ye borçlusunuz.” Harikasın sevgili başkan, harikasın sevgili CHP. Sayenizde meyhanelerde içiliyor ve medeni olmanın tadı çıkartılıyor. Medeni olmayan ve meyhane dışında kalanlar ise İHa yapıyor, Siha yapıyor, Yerli Otomobil için didiniyor ve ülkesinin zenginliklerini peşkeş çekmemek için Sam Amca ve avenesinin önünü kesmek için ataklar yapıyor. Lütfen meyhanede kalın ve demlenmeye devam edin. Çünkü siz orada kaldıkça ülke daha da ileriye gidiyor, vesselam.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> &#8211; <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> &#8211; <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti Mesajı Aldı mı? Muhteşem Bir Cemil Duymaz Yazısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/ak-parti-mesaji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 15:25:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti Mesajı Aldı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti Mesajı Aldı mı? köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=20340</guid>

					<description><![CDATA[Geride kaldı 24 Haziran seçimleri. Seçim döneminde kimse “benim ekmeğime yağ sürdü” demesin ya da “aleyhime eleştiriler” var demesin diye özellikle köşe yazısı yazmadım. Bu yazımız ise AK Parti Mesajı aldı mı? soralım&#8230; AK Parti Mesajı Aldı mı? Muhteşem Bir Cemil Duymaz Yazısı Seçim dönemi başladığı an itibariyle büyüksivas olarak sahadaydık ve tüm gelişmeleri takip [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geride kaldı 24 Haziran seçimleri. Seçim döneminde kimse “benim ekmeğime yağ sürdü” demesin ya da “aleyhime eleştiriler” var demesin diye özellikle köşe yazısı yazmadım. Bu yazımız ise <a href="http://www.egedeizmir.com">AK Parti</a> Mesajı aldı mı? soralım&#8230;</p>
<h2>AK Parti Mesajı Aldı mı? Muhteşem Bir Cemil Duymaz Yazısı</h2>
<p>Seçim dönemi başladığı an itibariyle büyüksivas olarak sahadaydık ve tüm gelişmeleri takip ettik. Kimler seçmene yakındı, kimler seçmenden uzak durdu hepsini not ettik. Bu notları alırken de seçimin nasıl sonuçlanacağına dair tahminlerimizde oldu ama bunu manipüle edilmemesi adına yazılı hale getirmedik. Sonucun ne olacağı zaten en başından belliydi ve seçim akşamı karşılaştığımız tablo beni şaşırtmadı. Ak Parti ülke genelinde 7 Haziran 2015 seçimlerinin bir benzerini yaşıyor ve mecliste çoğunluğu kaybediyordu.” Baraj altı kalır” denilen ve hatta Tandoğan Meydanında anırmak için can atan eşeklerin söyleminin aksine Milliyetçi Hareket Partisi barajı geçmiş ve meclise yine girmişti. “Cumhur İttifakı” mecliste çoğunluğu sağladı ve istikrarlı bir yönetim süreci başlamış oldu. Ülkeye hayırlı olmasını dilerim tabi ki ama cebimde beklettiğim eleştiri oklarını da sadaktan çıkartma vakti geldi. Söylemediklerinizi muhataplara buradan duyuralım o zaman, buyurun…</p>
<p>Seçimin en net kaybedeni Ak Parti. 7 Haziran 2015 seçimlerinde yine kaybetmiş, 1 Kasım 2015 seçimlerini ise Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle kazanmıştı. Tehlikeyi sezen Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden partisinin başına geçince en sert eleştirileri yine kendisi yaptı ve “metal yorgunluğu”ndan bahsetti. Kongreler sürecinde parti teşkilatını ve bazı belediye başkanlarını görevden alarak partisini yenilemeye çalıştı ama seçim sonuçlarında görülmüş oldu ki istediği noktaya partisini getiremedi. Evet bir partinin en önemli unsuru lideri, bunda bir sorun yok. Zaten seçmenin Erdoğan’a olan güvenini referandumda aldığı oyların üstüne çıkmasıyla net bir şekilde görebiliyoruz. Ancak aynı başarıyı partisi gösteremedi. Bunun en önemli nedeni ise yerel yöneticilerin yani belediye başkanlarının başarısız çalışmaları. Siyaseti okuyamayan, kendi ilinde ki seçmene dokunamayan, seçmenle kendisi arasına duvar örüp, icraatları fiyasko olan isimlerin partilerini oy kazandırması beklenemez. Hatta böyle devam ederse Ak Parti yerel seçimlerde ciddi anlamda hezimete uğrayabilir. Seçim akşamı Kanal 58’de “seçim programı” yapmış ve 10 saate yaklaşan bir yayın gerçekleştirmiştim. O yayına Türkiye Gazetesi köşe yazarı Süleyman Özışık telefonla katılmış ve seçimi değerlendirmişti. O da benimle aynı fikirdeydi, yerel yöneticilerin hatasını anlatıyor ve olayı özetliyordu, “mücahitler, müteahhit oldu, tehlike büyük”…</p>
<p>Seçmen mesajın kralını verdi aslında “yerel seçimlere aynı isimlerle giderseniz size oy yok!”</p>
<p>Parti teşkilatları da bu eleştiriden nasibini alacak hiç kuşkusuz. Sahayı boş bırakırsa, “çalışıyormuş” gibi yaparsa ve hatta “kibir” denen illete kapılırsa bir parti nasıl başarı elde edebilir ki? Siz kafanıza göre takılacaksınız, kendinizi dev aynasında göreceksiniz, sosyal medya hesaplarından bol, bol resim paylaşarak “çalışıyor” havası vereceksiniz ama sizin döküp, kırdıklarınızı Recep Tayyip Erdoğan toplayacak öyle mi? Balkon konuşması sırasında “mesajı aldık” diyecek yeni sistemin ilk Başkanı Erdoğan ama yerel teşkilatlar seçimi başarılı olarak görecek ve kaybedilen puanları ve vekilleri görmezden gelecek!</p>
<p>Hayırdır beyler bu neyin rahatlığı, bu neyin aymazlığı, bu nasıl bir siyaset? Hadi çıkın diyin ki biz başarılıyız çünkü partimizi aldığımız noktadan ileriye taşıdık. Hadi çıkın diyin ki seçim süresince sahada çalışan vekil adaylarının yanındaydık hatta onların gidemediği yerlere gittik, tam saha pres yaptık ve partimizi anlatma fırsatı bulduk. Diyebilir misiniz? Hayır. Peki neyi söylersiniz, Erdoğan’a olan desteğin arttığını o kadar! İyi de bunun sizin çalışmanızla bir ilgisi yok ki. Parti yetkilisi siyasi kimliklersiniz ama liderin etkisini hesap edemeyecek kadar olayın dışındasınız.</p>
<p>Efendiler! Recep Tayyip Erdoğan “ben Ak Parti’yi bırakıyorum” dese yüzde kaç oy alabilirsiniz hiç hesap ettiniz mi? Ak Parti ile Erdoğan arasında en az 10 puanlık fark var, bu makası neden kapatamıyorsunuz hiç düşündünüz mü? Rica ederim oturduğunuz koltukların hakkını verin. Ha veremiyorsanız lütfen kendinizi başarılı gösterme çabasına girmeyin, basın istifayı olsun bitsin. Tamam seçimlerde bir kere daha yenilen ve oyu düşmüş olan Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu’da sonuçları başarı olarak değerlendirdi ve istifa etme ya da kongre toplama ihtiyacı duymadı bunda şaşacak bir şey yok. Ancak hayırdır, siz Ak Partili yöneticiler mi Kılıçdaroğlu’laştı, Kılıçdaroğlu mu kendini Ak Parti yöneticisi sandı?</p>
<p>Durumun vehametini, traji komikliğini ve giderek kasırgaya dönen ve maalesef Ak Parti aleyhine esen rüzgarın farkında mısınız? Vallahi sizin yaptığınızı siyasetle hiç ilgisi olmayan birini koltuğa oturtun o bile yapar, vesselam.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeytin Dalı Dürtülünce Ses Hainlerden Çıktı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kose-yazisi/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/kose-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2018 15:06:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Ege'de İzmir Köşe Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Ege'de İzmir Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=14227</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz‘ın 02 Şubat 2018 tarihli “Zeytin Dalı Dürtülünce Ses Hainlerden Çıktı” başlıklı köşe yazısı; Cemil Duymaz&#8217;ın Köşe Yazısı Türkiye tabi ki kendi sınır güvenliğini koruyacak. Türkiye tabi ki komşu devletlerin iç işlerine karışmayacak ama Türkiye’nin içini karıştırmak için yapılan her hazırlığı da bertaraf etmek için bölgeyi ziyaret edecek ve hesabı kesecek. Türkiye daha önce [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.egedeizmir.com/">Cemil Duymaz</a>‘ın 02 Şubat 2018 tarihli “Zeytin Dalı Dürtülünce Ses Hainlerden Çıktı” başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>Cemil Duymaz&#8217;ın Köşe Yazısı</h2>
<p>Türkiye tabi ki kendi sınır güvenliğini koruyacak. Türkiye tabi ki komşu devletlerin iç işlerine karışmayacak ama Türkiye’nin içini karıştırmak için yapılan her hazırlığı da bertaraf etmek için bölgeyi ziyaret edecek ve hesabı kesecek. Türkiye daha önce diplomasi diliyle kendi sınırlarında terör devleti kurulmasına izin vermeyeceğini defalarca söyledi. Amerika deaş ile mücadele ediyoruz diyerek Irak’a tamamen yerleşmiş ve Suriye’de de kendine toprak alma derdine düşmüşken, bunların üzerine terör örgütlerine binlerce tır silah ile destek olurken ve bir sonraki hedefin İran ve Türkiye olduğu aşikarken, kim Türkiye’nin elini kolunu bağlayıp süreci diplomasi diliyle götürmesini bekler.</p>
<p>Siz yeni dünya düzeni kuruluyor diyerek büyük israil devletinin tohumlarını Ortadoğu insanlarının kanları üstüne kurmaya çalışırken Türkiye’nin bu oyunu bozacağını hesap edemediniz. Bu oyunun bozulmasındaki en önemli etken şüphesiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 16 yıllık süreçte Erdoğan’ı çeşitli organizasyonlarla ortadan kaldırmaya çalışmaları da bu nedenledir. Çünkü devletin başında bir başka isim olsaydı şüphesiz Esed’in yaptıklarına ses çıkarılmayacaktı, israilin Filistin’de yaptığı her türlü girişim ve zulüm sadece kınanacaktı. Amerika’nın karizmasını Birleşmiş Milletlerde fena çizmişti Türkiye. Suriye sınırımızda 30 bin teröristle sınır güvenliği oluşturacağını Amerika açıklayınca hemen bölgeye müdahale ettik ve askerlerimiz Afrin’e doğru ilerliyor. Bu ilerleme Amerika’nın her türlü itirazına rağmen yapıldı. Yani Amerika ile uzun süredir devam eden diş bileme artık sahada ve hesap görülmeye başlandı.</p>
<p>Türkiye bir sonraki hedefin Münbiç olduğunu söylüyor ve dikkat edin Amerika orada bulunan askerlerini çekmeyeceğini açıkladı. Onlar açıkladı ama Erdoğan’da katıldığı kongrelerde yaptığı konuşmalarda Münbiç’e gidileceğini söyledi ve dikkatinizi çekerim “ Eğer bir sıkıntı olursa önce ben cepheye gideceğim. Siz de gelir misiniz?” sorusuna kitleler “evet” diyerek o sesin Amerika’ya kadar gitmesine neden oldu. Çünkü daha önce yine bu köşeden yazmıştım büyük bir savaş adım adım yaklaşıyor. Bu savaş iki ülkenin savaşı değil, bu savaş dinlerin savaşı. Haçlı zihniyetinin bitmediğini zaten biliyoruz ama onlara ek olarak şimdi bir de yahudiler var. Yani İslam kendini bitirmek isteyen bu iki dinin sapkın insanlarıyla savaşacak. Oysa ki otursalar adam gibi yaşasalar İslam onların ne yaşantılarına ne de hayatlarına karışıyor hatta kendi sınırları içinde olan Hıristiyan ve Yahudilerin hayatlarını daha çok önemsiyor. Fıkıh onlar için “zımmi” diyor, dileyen araştırsın ve bir kere daha görsün İslam’ın ne kadar insan odaklı olduğunu… Neyse Amerika Türkiye’nin ilerlemesine bir şekilde engel olmak istiyor. Amerika istiyor da bizim içimizdeki insan görünümlü kansızlar boş durur mu?</p>
<p>Sınırlarımız da bir savaş veriliyor ve o savaşta bize Suriyeli kardeşlerimiz destek veriyor, o toprakların sahipleri. Hani sevgili ana muhalefet liderimizin “Türkiye’de yan gelip yatıyorlar neden gidip savaşmıyorlar” dediği insanlar. Onlar bizimle birlikte savaşıyor ama Kılıçdaroğlu bu kez de “onların bizim ordumuzla ne işi var, onlar bir terör grubu” diyip itibarsızlaştırmaya çalışıyor her şeyi. Başbakan Binali Yıldırım operasyon başlamadan 10 dakika önce telefonda Kılıçdaroğlu’na bilgi veriyor. Sonrasında da bir araya geliyorlar ve açıklama yapılıyor. “ Türk askerinin yanındayız ve başarılar dileriz.” Chp devletinin yanında olduğunu açıklayınca hdpli Osman Baydemir açıyor ağzını, yumuyor gözünü. Mikrofonların önünde fırçalıyor Kemal beyi. İşte o fırçadan sonra Kılıçdaroğlu’nun çarkları başlıyor. O  çarkın tam ortasına Chp’li eski konsolos Öztürk Yılmaz’ın Habertürk’te katıldığı programda söylediği “ Özgür Suriye Ordusu aslında El-Kaide kökenli bir grup. Yani Türkiye terör örgütleriyle işbirliği yapıyor” diyince Erdoğan bu tipe “ahlaksız” diyor. Hangi programda olursa olsun Öztürk Yılmaz’ı izlediğimde “devlet nasıl olur da böylesi öngörüsüz, ne dediğini bilmeyen, okumuş bir cahili konsolos” yapar demişimdir. Devleti böylesi tipler temsil edecekse ve ediyorsa bizim ilerleme gibi bir durumumuz maalesef kaplumbağa hızında olacak. Neyse Cumhurbaşkanından fırça yiyen Yılmaz Millet Meclisi’nde yaptığı toplantıda “ Korkmuyorum üstüme gelenlerden, korkmuyorum bu o. çocuklarından”  dedi. Yani iftirayı atan sen fırçayı hak eden sen ama suçsuzmuş gibi davranıp millete küfreden sen… Ağzı kenef dolu olan bu vekile Chp’nin sahip çıkması ve yanında durması ne kadar trajik. Her daim söylediğim şeyi tekrar edeyim. Bu kafa yönetecekse ülkeyi vay halimize. Ama şükür olsun ki bu ülke onların eline kalmayacak.</p>
<p>Zihniyetleriyle yönettikleri yılları araştırın, ondan sonra çıkın kahramanlık türküleriyle insanları avutmaya çalışın, geçti efendim geçti, millet artık uyandı. Kim kahraman, kim hain, kim kendi zevkinin peşine düşmüş ve kim kendisine itiraz edenleri daracağına göndermiş çok iyi biliyor. Bu zihin değil mi güya barış isteyen ama teröristler ölmesin diye “savaşa hayır” diyen ve isimlerine de Türk Tabipler Birliği diyen. İsminizdeki Türk ve Tabipleri kaldırdığımızda “birlik” kalıyor. Evet birliksiniz devlete karşı, evet birliksiniz kendi halkınıza karşı, evet birliksiniz Müslümanlar’a karşı, evet birlik ve birliktesiniz ümmete karşı.</p>
<p>Sizin kafanız değil mi Gezi olayları sürecinde insanları sokağa çekmeye çalışan, kan dökmek için eline ovuşturan ve dış müdahale edilmesini isteyen. Türkiye sadece dışarıda değil içerideki düşmanlara ve kansız hainlere karşı da bir savaş veriyor. Erdoğan ile ilgili her “diktatör” deniyor ya demek ki Erdoğan hakikaten diktatör olsa “içlerine doğru işeyecekler”. Masum insanların roketlerle, saldırılarla öldürülmesine ses çıkarmayan ne kadar grup, parti, sivil toplum örgütü ya da birey varsa akıllarınıza sokun. Bu toprak alma kavgası ya da savaşı değil. Bu kendi bölgesini korumak ve büyük israilin kurulmasına engel olmak için verilen bir savaş. Operasyonun adı “zeytin dalı”. Türkiye kendi düşmanlarına ve hainlerine de bu dalı uzattı. Ha bu dalı kabul etmezseniz ağacın tamamını size iliştirmek çok zor olmayacak, vesselam…</p>
<p>Ege&#8217;de İzmir Köşe Yazıları</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/kose-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2018 13:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Sivas Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe yazısı Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=13052</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz‘ın 04 Ocak 2018 tarihli “Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var” başlıklı köşe yazısı; SOKAKLAR KARIŞSA SEVİNECEK VEKİLLER VAR Dünya yeni bir düzen kurma telaşında. Daha doğrusu Amerika kendi güdümünden çıkan ve çıkarlarına aykırı olan ülkeleri ve yönetimlerini ayak oyunlarıyla dizayn etme derdinde. Bu projenin kenarında ( aslında tam da merkezinde) İsrail var. Özellikle yahudiler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egedeizmir.com">Cemil Duymaz</a>‘ın 04 Ocak 2018 tarihli “Sokaklar Karışsa Sevinecek Vekiller Var” başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>SOKAKLAR KARIŞSA SEVİNECEK VEKİLLER VAR</h2>
<p>Dünya yeni bir düzen kurma telaşında. Daha doğrusu Amerika kendi güdümünden çıkan ve çıkarlarına aykırı olan ülkeleri ve yönetimlerini ayak oyunlarıyla dizayn etme derdinde. Bu projenin kenarında ( aslında tam da merkezinde) İsrail var. Özellikle yahudiler Büyük İsrail Devleti’nin kurulması için dünyanın yanıp kül olmasının ya da masum insanların canlarının önemsiz olduğunu “sivillere idam cezasını” kanunlarına eklemeye çalışmakla gösteriyorlar. Hatta bu yasayı savunan Evimiz israil partisi başkanı ve aynı zamanda içişleri bakanı olan zat “bir israillinin kanı tüm insanlardan daha değerlidir” diyerek olayın çerçevesini çizebiliyor. Biri kendi ülkesinin daha da zenginleşmesi için “demokratik görünümlü sömürgeler” kurma ve çoğaltma derdinde, diğeri ise vaat edilmiş topraklara kavuşma ve tüm insanları kendine köle etme derdinde… Her iki kafaya da destek olan kitleler, ülkeler, yönetimler mevcut. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ya da Mısır gibi bizden görünen ama onların kayığına binenler… Ve tabi bizim ülkemizde de bu kayığa binmekten büyük keyif alanlar&#8230;</p>
<p>Özellikle Ortadoğu’daki gelişmelerin bizi yakından ilgilendirdiği herkesin malumu. Bölgedeki yangının bize de sıçraması için dua edenlerde… Son günlerde İran’ın karışması “sırada ki ülke Türkiye mi” sorusunun gündeme gelmesine neden oldu. Ekonomik sorunları bahane eden İranlılar’ın sokağa inmesi ve atılan sloganlar ve harekat tarzı bana nedense Gezi olaylarını anımsattı. 30 yakın isim öldü ve şimdilik olayların bittiği açıklandı ama özellikle Amerika ve israilin gösterileri olumlu olarak değerlendirmesi sonrasında ki günlerde sokakların yeniden karışacağını gösteriyor. Tabi ki dışarıdan olayların büyümesi için destek var, tabi ki İran’da rejimin değişmesini isteyenler var. Hiçbir ülkenin kendi iradesi dışında yönetimin değişmemesi gerektiğine inanıyorum. Ama ortada bir tezat yok mu sizce? Biliyorsunuz şah devrildikten sonra Humeyni İran’a geldi ve İran İslam Cumhuriyeti kuruldu.Kuruldu da devrimi organize eden CIA değil miydi? Obama görevinin sonlarına doğru bunu itiraf etmedi mi? Yani İran aslında Amerika’nın güdümünde değil mi? Şimdi bazıları çıkıp “ Ama İran, Amerika’ya hep kafa tutuyor “ diyebilir. Görünürde kafa tutuyor da sonuç ne?</p>
<p>Anlayacağınız Amerika, mevcut yönetimin miadının dolduğunu düşünüyor ve değişimi İran sokaklarından başlatmaya niyetli. Çünkü talep sokaktan geliyorsa bu demokratik(!) bir istektir ve muhalifler “kazandık” şarkılarını söylerken, operasyonu başarıyla organize eden güçler şöminenin başında viskilerini yudumlayıp,bir başka ülkeye operasyon çekmenin planını yapıyor olacak.</p>
<p>“Bir operasyonda bize çekin be abi” diyenler var içimizde. Chp milletvekili Tuncay Özkan’ı bilirsiniz. Nasıl bilirsiniz diye sormayacağım ama bir toplantı da yeni dünya dizaynı ile ilgili analiz(!) yaparken Arabistan, İran derken sıranın Türkiye’ye geleceğini ve sonrasında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümetinin siyasi yaşantısının sona ereceğini söyledi. O söyledi ve toplantıyı takip edenler deli gibi alkışladı. Yani milyonlarca insanın iradesinin değil Amerika’nın ne irade göstereceğinin daha önemli olduğunu ve ülkenin yeni yönetiminin Chp’ye verilmesi halinde barış havasının eseceğini söyledi. Kaçıranlar internete girdiğinde o</p>
<p>konuşmayı izleyebilir. Bu bakış açısı bana nedense milli mücadele döneminde birilerinin İngiltere hükümetiyle iletişime geçip “İşgal ettiğiniz Osmanlı topraklarını yönetmek için mahir valilere ihtiyacınız var, uygun bir yer verilirse o göreve bende talibim” şeklinde yazılan mektup aklıma geldi. Yani halkını değil verilecek koltuğu düşünenlerin zihniyeti hep aynı ve asla değişmiyor!</p>
<p>Türkiye’de sokakların karışmasını dört gözle bekleyenler,bu ülkeye dışarıdan kimse müdahale edemez, buna niyetlenenler de gereken cevabı öyle bir alır ki, ne bir daha böyle bir düşünceyi akıllarından geçirebilirler ne de sığınacak bir yer bulabilirler. Gerçi ülkesine bu denli bağlı olanlar yine bizim pek muhterem muhalefet vekillerimizin hoşuna gitmiyor. O nedenle darbe girişimini kapsayan ve tartışmalara neden olan Khk için Chp Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan “Benim bir sürü itim var, bunları salarım sokağa ve onlara af bile getirebilirim mantığıdır&#8221; deme gafletinde bulundu. Yahu bu bakış açısı mı ülkeyi yönetmeye talip. Oy benim güzel ülkem çok insan yetiştirdin ama “adam” yetiştirme konusunda çok da başarılı olmadığımızı üzülerek görüyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/sokaklar-karissa-sevinecek-vekiller-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemil Duymaz &#8220;Kavganın Sebebi Var&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kavganin-sebebi-var/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/kavganin-sebebi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2017 08:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Köşe Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Köşe Yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=9683</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz&#8216;ın 11 Ekim 2017 Tarihli &#8220;Kavganın Sebebi Var&#8221; başlıklı köşe yazısı; Cemil Duymaz &#8220;Kavganın Sebebi Var&#8221; En net çıkış İsrail’e karşı oldu. Hatırlayın o ünlü “one minute” olayını. O zamanlar başka bir gazetede köşe yazıyordum ve şöyle demiştim: “ İsrail bu posta koymanın hesabını şimdi olmasa bile sonrasında mutlaka sormaya kalkacaktır. O nedenle Erdoğan’ın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egedeizmir.com">Cemil Duymaz</a>&#8216;ın 11 Ekim 2017 Tarihli &#8220;Kavganın Sebebi Var&#8221; başlıklı köşe yazısı;</p>
<h2>Cemil Duymaz &#8220;Kavganın Sebebi Var&#8221;</h2>
<p>En net çıkış İsrail’e karşı oldu. Hatırlayın o ünlü “one minute” olayını. O zamanlar başka bir gazetede köşe yazıyordum ve şöyle demiştim: “ İsrail bu posta koymanın hesabını şimdi olmasa bile sonrasında mutlaka sormaya kalkacaktır. O nedenle Erdoğan’ın çok dikkatli olması gerekir.” Sonra aradan yıllar geçti ve bu süreçte Erdoğan halkında desteğini arkasında hissederek daha güçlü hale geldi. Güçlendikçe sadece ülkesinde ki değil, tüm ülkelerde ki haksızlıkları yüksek perdeden seslendirmeye başladı. Birleşmiş Milletler kurulunda yaptığı konuşmayı hatırlayın ; “ Dünya 5’ten büyüktür.” Bütün mazlum ülkelerin ve insanların sloganı haline geldi bu söz ve Dünya’da ki adaletsizliğin simgesi oldu.</p>
<p>Bizim tatlı su demokratları, ileri ve çağdaş ülkeleri örnek gösterdiler ama aynı ülkelerin demokrasi(!) getirdikleri bölgeleri nasıl alt-üst ettiğini unuttular, daha doğrusu konu oraya gelince kafalarını kuma gömüp yaşamaya devam ettiler. Erdoğan belki dünya lideri değildi sizler için ama Müslüman Coğrafya’nın ümidi haline gelmişti. Çünkü nerede bir Müslüman’a zulüm varsa ilk ses Erdoğan’dan çıkıyor ve bununla yetinmeyip Türk Halkı’nın desteğiyle onlara el uzatıyordu. Özellikle Suriye politikasını yanlış olarak değerlendirenler sanki göçe zorlanan insanların sebebi de Erdoğan’mış gibi davranıyor, kimyasal bombaların Esedin emriyle atıldığını es geçip evlerinin en rahat köşelerinde oturmaya devam ediyorlardı. Gerçi bu gibi karakterler “terörist olabilir ama elinde silah yoktu ki” cümlesini kurabiliyordu ve alkış bekliyordu.</p>
<p>En çok ticaret yaptığımız ülkelerin başında gelen Almanya’da aldı nasibini Erdoğan’dan ve diğer Avrupa ülkeleri. Sahi bizim iyi ilişkilerimiz olan ülkelerle ne alıp, veremediğimiz vardı da kriz üstüne kriz yaşıyorduk?</p>
<p>Darbe teşebbüsünün arkasında kim ya da kimler olduğu zaten belliydi. Biz Amerika’dan fettullah güleni istedik ve beklediğimiz gibi vermedi. Biz gün gibi aşikar bir şekilde darbeye katılanlara kol-kanat geren Amerikan yönetimine “biz eski Türkiye değiliz” dedik, ciddiye almadı. Ve en sonunda darbeye destek olan ve fetöyle bağlantısı olan insanları- ki bunlar Amerikan konsolosluğunda çalışıyor-  paketleyince, kel göründü ve Amerika vize ambargosu uyguladı. Hemen karşılığını verdik ve “hadi bakalım, hodri meydan” dedik. Ne sizden biri gelsin bize ne de bizden size biri gitsin…</p>
<p>“Amerikaya kafa tutulur mu?” demeyin vallahi öyle güzel tutuluyor ki. Hele ki sınırımızda terör örgütüne 3 bin tır dolusu silah yardımı yaptığını ve bizi dizginlemeye çalıştığını bilerek! Trump’ın gözlerinin içine bakarak ve onlardan müsaade almadan İdlib’e girmek, İran ile, Rusya ile ilişkileri geliştirmek… S-400 füzeleri ve kendi savunma sanayimizi büyütmek ve üretmek&#8230; Ve Recep Tayyip Erdoğan’ın “kimseden izinde alacak değiliz, hesap verecekte değiliz” diyip “tam bağımsız Türkiye” sözünü slogandan, uygulamaya geçirdiğini dünya gözüyle görmek…  Amerikan yönetiminin de onlara taraftar olanların da suratında ki ifade ve renk aynıJ</p>
<p>Amerikan yönetimi alışmış kafasına göre liderleri koltuklara oturtmaya, indirmeye, kendine hizmet ettirmeye ama bu ülke de artık sizin adamınız, adamlarınız yok koltuklarda . Siz hep oyunlar oynadınız, planlar yaptınız ama unuttunuz Erdoğan’ın size oynadığı oyunu ve yeni, yeni fark ediyorsunuz size hemde tam 90’dan çaktığı golü. Bizim tarihimizi bilmediğin belli Sam Amca. Otur, araştır biraz, imanı olanın neleri oldurduğunu. Abdülhamid’i diziden seyrederek tanıyamazsın otur oku biraz Sam Amca,Abdülhamid’in  İngilizler’i nasıl kukla gibi oynattığını.</p>
<p>Biz hasmımızı iyi biliriz ecnebi kardeşler. Hasmını tanıyan lider varsa birde bu ülkenin başında oyunlarınızda tutmaz, darbe girişimlerinizde. Biliyoruz ki daha katı oyunlar oynayacak ve kardeş kanı dökmek için düğmeye basacaksınız. Biz her şeye hazırlıklıyız ama sizi bilmiyoruz.</p>
<p>Bu karşılıklı restten dolayı mutlu olan, nemalanmaya çalışan, bu kavgayı Amerika’nın kazanmasını isteyen vatanseverler(!), sizden umut kesenleri mahcup etmiyorsunuz. Ve hiç utanmıyorsunuz “ülkenin geleceği için çalışıyoruz” derken.  Hangi ülkeyle papaz olduysak bunun en önemli sebebi teröre ve terör örgütlerine verdikleri destektendir. Onlar oyunlarının bozulmasına bozuluyorlar. O nedenle tabloya iyi bakın, o tabloda ki renklerin dağılımına dikkat edin ve o tabloda parçalanmak istenilen ülkenin Türkiye olduğunu iyi görün.</p>
<p>Doların ateşi çıkmış, inmiş o kadar da önemli değil Azizim. Ekonomi bozulursa bozulsun azıcık rahatımız kaçar o kadar. Ama vatan elden giderse bozulacak ne rahat kalır ne de cebinizde dolar!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/kavganin-sebebi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemil Duymaz &#8220;Musul, Kerkük, Faiz&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz/</link>
					<comments>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2017 14:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz Sivas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=9647</guid>

					<description><![CDATA[Cemil Duymaz&#8217;ın &#8220;Musul, Kerkük, Faiz&#8221; başlıklı bu haftaki köşe yazısı&#8230; Cemil Duymaz &#8220;Musul, Kerkük, Faiz&#8221; Yeni yasama yılının başlamasına en çok sevinenlerden biri benim sanırım. Çünkü parti liderlerini her Salı günü grup toplantısında izlemek acayip keyifli. Güne Mhp lideri Devlet Bahçeli’yle başlamak direk adrenalin demek. Önce sakin ve temposuz bir konuşma yapıyor gibi algılıyorsunuz sonra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cemil Duymaz&#8217;ın &#8220;<a href="http://www.egedeizmir.com">Musul</a>, Kerkük, Faiz&#8221; başlıklı bu haftaki köşe yazısı&#8230;</p>
<h2>Cemil Duymaz &#8220;Musul, Kerkük, Faiz&#8221;</h2>
<p>Yeni yasama yılının başlamasına en çok sevinenlerden biri benim sanırım. Çünkü parti liderlerini her Salı günü grup toplantısında izlemek acayip keyifli. Güne Mhp lideri Devlet Bahçeli’yle başlamak direk adrenalin demek. Önce sakin ve temposuz bir konuşma yapıyor gibi algılıyorsunuz sonra öyle bir gaza basıyor ki Bahçeli, mehtersiz Viyana kapılarına gidesiniz geliyor. Çıkarsız, samimi ve bütün siyasi ikbalini elinin tersiyle itip, devletinin ve milletinin yanında nasıl durulurun dersini veriyor. Ak Parti’yle olan yakınlaşmasına “Başkan Yardımcılığını kotarır” algısını oluşturanların memlekete 2 gram faydası olmadığını dünya alem biliyor. Gerekli cevabı daha evvel Bahçeli vermişti zaten.</p>
<p>Birlik ve bütünlük fotoğrafının her daim içinde olması, insanların gözünde Bahçeli’nin değerini daha da artırıyor kabul edelim. Grup toplantısında Barzani’ye daha doğrusu bölgeyi ateş çemberine çevirmeye çalışanlara öyle bir yüklendi ki aklı olan ufaktan uzaklaşır. “82 Kerkük, 83 Musul” diyerek Türkiye bölünmez, kardeşlerini de kanatları altına alır dedi. Türk Milleti’nin ne kadar gözü kara olduğunu bilmeyenler tarihin sayfalarını yeniden karıştırsınlar bence. Tamam bizi özümüzden koparmak için 100 yıldır her türlü oyunu oynadılar, kafalarına göre kahramanlar çıkarıp o türküyü ezberlettiler, insanların imanlarını kalplerinden sökmek için her şeyi yaptılar ama olmadı. Bu millet kendi özüne döndü azizim, önce özüne döndü sonra o kalbinden sökülüp alınmaya çalışılan imanını geri aldı. İşte Bahçeli o kalplere sesleniyor ve inanın karşılık buluyor.</p>
<p>Sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor grup toplantısında. Devletini düşünenlerin aynı dilden konuşmaları kadar doğal bir şey yok. Bahçeli’den sonra Erdoğan da tempoyu hiç düşürmeden devam ediyor konuşmaya. Öyle bir özgüven geliyor ki Viyana kapıları da yetmez, Vatikan’a cami yakışır diye içinden geçiriyor insan. Sonra “hele bir şuraları çevirelim sıra onlara da gelir” diye sakinleşiyor ve Erdoğan’ın tespitlerine kulak kesiliyorsun. Musul, Kerkük olayı zaten çözülecek onda sorun yok ama şu “metal yorgunluğu” olayından nasibi alanlar düşüyor gündeme haliyle. Tabi istifa etmesi muhtemel belediye başkanları soruluyor Erdoğan’a toplantı sonrasında. Kendi partisini acımasızca eleştiriyor ve değişim sancılı bir süreç bu kez seçimlere kadar sabredecek durum yok diye olayı özetliyor.</p>
<p>İl başkanlarından, belediye başkanlarına kadar birçok isim değişecek gibi görünüyor ki bu en önemli adım bence. Çünkü teşkilatını çalıştıramayan,sırtını Erdoğan’a yaslamış isimlerin bırakın Ak Parti’yi, ülkeye faydası yok. Bir küskünler grubu oluşmasın diye bir bahaneye de kimse sığınmasın. Onların gönülleri ferahlatılacak diye milyonları incitmeye kimsenin hakkı yok. Erdoğan her şeyin farkında olduğu için değişime müdahil oluyor ve bazı isimlerin değişiminde direk iradesini ortaya koyuyor. Bunu bazı il başkanlarının atamasında görebilirsiniz.Bu süreçte muhtemelen 10 ilin belediye başkanı değişir, il başkanlarının çoğu değişmeli ki tempo yakalansın. Çünkü yerinde sayan bir ülke değiliz artık ve bu ivme devam etmeli. Ekonomi sürekli büyümeli ama bunu yaparken de vatandaş incitilmemeli. Motorlu taşıtlar vergisinde ki %40’lık artışın durdurulması ve yeni rakamın belirlenmesi bu noktada önemli. Hükümet ekonomi politikasını daha çok üretime göre dizayn etmeli. Ama yatırımcıyı da güçlendirmeli, destek vermeli.</p>
<p>Erdoğan yüksek faizin ekonomi önünde ki en büyük engel olduğunu bir kere daha hatırlattı ve çok ciddi bir uyarıda bulundu. “Faiz belasından kurtulmalıyız, yoksa musibetler,lanetler bizi bırakmaz”. Sonuna kadar haklı, sonuna kadar doğru, sonuna kadar katılıyorum. Dinimiz de zaten faizi yasaklamıyor mu? Vallahi faizsiz ekonomi olmaz diyenlere aldırmayın. ALLAH’ın emrine uyulduğunda sizi karşı kim galip gelebilir. Gaflet uykusundan uyanma zamanı geldi…</p>
<p>Mecliste ki grup toplantılarının son konuşmacısı Chp lideri Kemal Kılıçdaroğlu. İzliyorum,izliyorum, izliyorum…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
