<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>besin &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/besin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Oct 2022 07:04:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Mide Sorunlarını Tetikleyen Besinlere Dikkat!</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/besinlere-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2022 07:04:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Mide]]></category>
		<category><![CDATA[mide ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mide sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Mide sorunu yaşatan besinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=117288</guid>

					<description><![CDATA[Beslenme tarzındaki bazı yanlışlıklar mide problemlerinin tetikleyicisidir. Peki bunlar nelerdir ? Diyetisyen Tuğçe Sert konu hakkında bilgiler verdi. Mide Sorunlarını Tetikleyen Besinlere Dikkat! Çok Fazla ve Hızlı Yemek Yemek Mide ekşimesi ve yanmasına engel olmak için başlangıçta özel besinler düşünülmeden tüketilen yemek miktarına bakılmalıdır. Fazla hacme sahip olan besin hızlı şekilde mideye ulaşırsa mide yanması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme tarzındaki bazı yanlışlıklar mide problemlerinin tetikleyicisidir. Peki bunlar nelerdir ? Diyetisyen Tuğçe Sert konu hakkında bilgiler verdi.</p>
<h2>Mide Sorunlarını Tetikleyen Besinlere Dikkat!</h2>
<p><strong>Çok Fazla ve Hızlı Yemek Yemek</strong></p>
<p>Mide ekşimesi ve yanmasına engel olmak için başlangıçta özel besinler düşünülmeden tüketilen yemek miktarına bakılmalıdır. Fazla hacme sahip olan besin hızlı şekilde mideye ulaşırsa mide yanması fazlalaşacaktır.</p>
<p>Mide yanmasına iyi ya da kötü gelen bir besin fazla miktarda tüketildiği zaman rahatsızlık verir. Ayrıca yemekler hızlı tüketildiği zamanda mide yanması meydana gelebilir. Besinler hızlı tüketildiğinde sindirim işlemi istenildiği gibi olmaz ve bu durum midedeki yanmayı tetikler.</p>
<p><strong>Asit Oranı Yüksek Besinler Tüketmek</strong></p>
<p>Portakal, greyfurt, domates, limon, domates sosları gibi besinler mide ekşimesine neden olabilir. Bu besinler asidik özelliğe sahip oldukları için hassas mideye sahip olan kişilerde sorun çıkartma riskine yol açarlar. Ayrıca sirke, limon tuzu, turşu, hardal, soya ve bazı salata sosları asit içerikli olması sebebiyle midedeki problemleri tetikleyebilir.</p>
<p><strong>Yağlı Gıdalara Dikkat !</strong></p>
<p>Genel olarak sindirimi uzun süren yağ içeriği yüksek miktarda olan besinler buna bağlı olarak mide de daha uzun süre kalırlar. Yağlı gıdalar mide de uzun zaman kaldığı için mide sorunlarını da artırırlar. Cips, kızartılmış besinler, sakatat, kavurma, kızartılmış tavuk derisi ile birlikte tüketilen tavuk sıklıkla tüketilirse mide problemlerine zemin hazırlar.</p>
<p><strong>Kuru Baklagiller ve Hamur İşleri</strong></p>
<p>Kuru baklagiller gaz ve şişkinlik problemi meydana getirebileceğinden bunların tüketim sıklığını en aza indirin. Kuru baklagillerin gazını almak için pişirirken içerisine kişniş, kekik, kimyon ve nane ilave edebilirsiniz. Hamur işlerini ve şerbetli kızarmış tatlıları sık tüketmek midede yanmaya neden olur.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Besin alerjisine karşı ‘Süt Merdiveni’ni öneriyoruz”</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/besin-alerjisine-karsi-sut-merdivenini-oneriyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2022 10:37:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=106295</guid>

					<description><![CDATA[Besin alerjisine karşı ‘Süt Merdiveni&#8217;ni öneren Doç. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, “İnek sütü alerjisi çocuklarda en sık görülen besin alerjilerinden olup ölümcül reaksiyonlara sebep olabilir. “Besin alerjisine karşı ‘Süt Merdiveni’ni öneriyoruz” Son yıllarda yapılan çalışmalarda sütün, fırınlanmış ürünler içinde, 180-200 derece ısıda 30 dakika un, şeker gibi ek besinlerle pişirildiğinde, hem ısı hem de karışımın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Besin alerjisine karşı ‘Süt Merdiveni&#8217;ni öneren Doç. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, “İnek sütü alerjisi çocuklarda en sık görülen besin alerjilerinden olup ölümcül reaksiyonlara sebep olabilir.</p>
<h2>“Besin alerjisine karşı ‘Süt Merdiveni’ni öneriyoruz”</h2>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalarda sütün, fırınlanmış ürünler içinde, 180-200 derece ısıda 30 dakika un, şeker gibi ek besinlerle pişirildiğinde, hem ısı hem de karışımın matriks etkisiyle bazı süt proteinlerinin küçük parçalara ayrılışarak alerjik özelliğinin azaldığı gösterildi” dedi.</p>
<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, son yıllarda görülme sıklığı artan ve alerjik pandemik hastalığı olarak kabul edilen besin alerjilerinin tedavisinde gelişen yeni teknikleri açıkladı.</p>
<p>Doç. Dr. Nacaroğlu, modern yaşamla birlikte artan hazır besin tüketiminin alerjilere zemin hazırladığını belirterek, “Besin alerjisi, belirli bir besinle temas ettikten sonra ortaya çıkan ve her seferinde tekrar eden, özgün bir bağışıklık cevabına bağlı olarak ortaya çıkan sağlık sorunu şeklinde tanımlanabilir. Özellikle son yıllarda görülme sıklığı giderek artan besin alerjisi, 21’inci yüzyılın alerjik pandemik hastalığı olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Günümüzde modern yaşamın getirdiği hazır besinler, katkı maddeleri, işlenmiş gıdalar ile çevresel ve genetik faktörler gibi birçok nedene bağlı olarak besin alerjisi oranının arttığı çalışmalarda gösterilmiştir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İnek sütü alerjisi ölümcül reaksiyonları tetikleyebilir”</strong></p>
<p>Çocuklarda en sık görülen inek sütü alerjisinin ölümcül reaksiyonlara sebep olabildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Nacaroğlu, “Bu nedenle tedavide ana prensip inek sütü içeren tüm besinlerden kaçınmaktır. Ancak son yıllarda inek sütü alerjisi nedeniyle izlenmekte olan ve kanda bakılan süt alerjisi değerleri (sütspesifik IgE değeri ve kazein spesifik IgE değerleri) düşük olan bazı hastaların fırınlanmış süt ürünlerini reaksiyon yaşamadan yiyebildiği gözlenmiştir.</p>
<p>Süt, fırınlanmış ürünler içinde, 180-200 derece ısıda 30 dakika un, şeker gibi ek besinlerle pişirildiğinde, hem ısı hem de karışımın matriks etkisiyle bazı süt proteinleri küçük parçalara ayrılışarak alerjik özelliği azaldığı gösterilmiştir. Ancak kanda bakılan alerji değerleri (kazein spesifik IgE değeri) düşük olsa bile hastalara fırınlanmış süt ürünlerinin denenmesi çocuk alerji doktoru gözetiminde (yükleme testleriyle) yapılması önerilebilir. Fırınlanmış süt içeren ürünleri tüketebilen hastaların, fırınlanmış süt ürünleriyle bile reaksiyon gösteren hastalara göre daha erken yaşta süt alerjisinin düzeldiği yani tolerans geliştiği çalışmalarda gösterilmiştir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Yükleme testi hekim gözetiminde yapılmalı”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Nacaroğlu, fırınlanmış süt ürünleri ile deneme yapılabilecek hasta grubunu şu şekilde açıkladı: “Çocuk alerji hekimi tarafından hastanın hikayesinde; kazara süt ürünleri ile karşılaşma öyküsü ile gözlenen şikayetlerin ciddiyetine, yapılan cilt testindeki süt ile ortaya çıkan test sonucuna, yine kanda bakılan süt alerji düzeyine (süt spesifik IgE, kazein spesifik IgE) ve beraberinde hastanın varsa eşlik eden başka alerjik hastalıkları da göz önüne alınarak yapılan değerlendirme ile hastanın fırınlanmış ürünleri deneme riski analiz edilir.</p>
<p>Eğer bu analiz sonucunda fırınlanmış ürünleri deneme ile oluşabilecek reaksiyon riski düşükse, doktor gözetiminde fırınlanmış bir ürünle, fermente bir süt ürünüyle veya direkt süt ile besin yükleme testi yapılabilir. Ancak reaksiyon gelişme riski hastanın yüksekse, yükleme testi yapmaktan kaçınılır ve hastaya da tüm süt proteini içeren ürünlerden kaçınması önerilerek hastanın diyeti düzenlenir.</p>
<p>Ayrıca anafilaksi riski olan hastalara adrenalin içeren otomatik enjektör reçete edilir ve bu kullanıma hazır enjektörlerin nasıl kullanılacağı anlatılmalıdır. Büyüme gelişmesinin izlenmesi, belirli aralıklarla alerji düzeylerinin kontrol edilmesi gerekmektedir. Alerji düzeylerine ve hastanın takip durumuna göre besin denemesi tekrarlanabilir. Sonuç olarak; besin alerjisi takip, tedavi ve yönetimi kompleks ve çok değişkenli bir süreçtir. Bu sürecin yönetimi tecrübeli ve donanımlı çocuk alerji kliniklerinde alanında deneyimli çocuk alerji hekimleri tarafından yapılmalıdır.”iha</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüse Karşı Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/koronaviruse-karsi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2020 09:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=54887</guid>

					<description><![CDATA[Koronavirüs hakkında fırtınalar kopmaya devam ediyor. Salgın hastalıklar kadar, bu hastalıklarla ilgili yanlış bilgiler de, çok hızlı yayılıyor. Rivayetler yerine gerçek bilgilerle hareket ederek, koronavirüs veya bir başka viral/bakteriyel salgın fark etmeksizin doğru şekilde önlem alabiliriz. Koronavirüse Karşı Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin Koronavirüste bağışıklık sistemimizin virüse verdiği tepkiler sonucu, hastalığın kişinin hayatının tehdit edecek noktaya gelmesiyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs hakkında fırtınalar kopmaya devam ediyor. Salgın hastalıklar kadar, bu hastalıklarla ilgili yanlış bilgiler de, çok hızlı yayılıyor. Rivayetler yerine gerçek bilgilerle hareket ederek, koronavirüs veya bir başka viral/bakteriyel salgın fark etmeksizin doğru şekilde önlem alabiliriz.</p>
<h2>Koronavirüse Karşı Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin</h2>
<p>Koronavirüste bağışıklık sistemimizin virüse verdiği tepkiler sonucu, hastalığın kişinin hayatının tehdit edecek noktaya gelmesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bağışıklık sistemimizi ne kadar güçlü tutabilirsek; koronavirüs veya bir başka virüs fark etmez, vücudumuzun savaş gücü o kadar yüksek olmaktadır.</p>
<p><strong>Mucizevi tek bir besin yoktur</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemimizi ayakta tutarak, salgın hastalıklardan korunmanın en önemli yollarından biri ise şüphesiz “besin”lerden geçiyor. Tek bir besinin ise; koronavirüs veya bir başka hastalık üzerinde mucizevi iyileştirici etkisinin olmadığının altını çizmekte fayda vardır. Her bir besinin, kendine özgü besleyiciliği mevcut ve ne kadar çeşitli beslenirsek bu besin öğelerini vücudumuza o kadar zengin bir şekilde sunacak, hastalılardan korunma kalkanımızı, yani bağışıklığımızı o kadar güçlü tutacağız.</p>
<p><strong>A, C, E vitaminleri ile çinko minerali öne çıkıyor</strong></p>
<p>Besin öğelerini, besinlerin içerisine saklanmış esas süper kahramanlar olarak düşünebiliriz. Bağışıklık sistemi söz konusu olduğunda ön plana çıkan öğeler ise A, C, E vitaminleri ile çinko minerali oluyor. Omega-3 yağ asitleri de yine immün sistemin en güçlü destek kuvvetlerinden biridir. Mevsime uygun beslenerek aslında bu saydığımız tüm besin öğelerini, kolaylıkla bağışıklık sistemimize sunabiliyoruz. Sebze ve meyve tezgahlarında kışın hakim olan koyu yeşil yapraklı sebzeler, parlak turuncu renkler boşa değil, havalar soğudukça yağlanan leziz balıklar da&#8230; Hepsi tam da; bu besinlerin içerdiği vitamin ve minerallere olan ihtiyacımızın arttığı dönemlerde, beslenmemize dahil olmak üzere hazırlar!</p>
<p><strong>Güçlü bağışıklık sisteminde bunlara dikkat!</strong></p>
<p>A vitamini, özellikle solunum sistemi yolu enfeksiyonlarından koruyucu rolüyle etkisi kesin olarak kanıtlanmış bir vitamindir. Besinlerle günlük ihtiyacımızı, çok rahat karşılayabilmekteyiz. Hayvansal kaynakları arasında karaciğer, yumurta, süt ve tereyağı yer alırken bitkisel olarak ise özellikle, koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı vb) ile turuncu renkli (havuç, kış kabağı vb.) sebzeleri tüketeceğiniz bir diyetin; A vitamini ihtiyacınız konusunda yeterli olacağına emin olabilirsiniz. Etrafınızda soğuk algınlığı geçiren insan sayısının artmasını takiben yeşil, sarı ve turuncu renklerin de beslenmenizdeki hakimiyetinin artması gerektiğini unutmayınız. A vitamini karaciğerde depolanabildiğinden, besin takviyesi olarak bilinçsiz tüketilmesi de zehirlenmelere yol açabilir.</p>
<p><strong>“2 mandalina günlük C vitamini ihtiyacını karşılayabilir”</strong></p>
<p>En temel koruyucularımızdan olan C vitaminini, suda eriyen ve vücudumuzda depolanamayan bir vitamin olduğu için günlük olarak almamız gerekiyor. Beslenmedeki C vitamini deposu gıdalarımız ise; taze sebze ve meyveler. Hayvansal besinler bu noktada C vitamini açısından oldukça zayıf, hatta birçoğunda neredeyse hiç C vitamini bulunmuyor. Yetişkin bir bireyin günlük ortalama 90 mg C vitamini alması gerekiyor. Bu teorik bilgiyi pratiğe dökecek olursak; 2 küçük boy mandalina 85 mg, 1 orta boy portakal 115 mg, 1 adet kivi 75 mg, 3 sivri biber 110 mg C vitamini içeriyor. Yani sabah kahvaltıda 3 adet yeşil biber ve gün içinde 2 adet mandalina tüketerek, günlük C vitamini ihtiyacımızın üstüne dahi çıkabiliyoruz. Bu nedenle salgınlar başladı diye eller hemen C vitamini preparatlarına değil, C vitamini zengini sebze ve meyvelere gitmeli. Emziren annelerin C vitamini ihtiyacı, emzirmeyen yetişkin bireylere göre daha yüksek olduğundan bu dönemdeki kadınların C vitamini alımını daha yüksek tutmalarında fayda var. Yoğun stresli bireylerde, alkol ve sigara tüketenlerde, ateşli ve viral hastalıklarda, antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı olan kişilerde de günlük C vitamini ihtiyacı daha yüksek oluyor.</p>
<p><strong>Çinko daha hızlı toparlanmanızı sağlar!</strong></p>
<p>Çinko güçlü bir antioksidan mineraldir. Dolayısıyla bağışıklık sisteminin güçlenmesinde veya güçsüz düşüp hastalandığımızda daha hızlı toparlanmamızda önemli rol oynar. Bu yüzden de bizler, birçok multivitaminin içerisinde hatta bazen sadece C vitaminiyle kombine olarak çinkoyu görmekteyiz. Besinsel çinko kaynaklarına baktığımızda ise özellikle hayvansal besinler, kırmızı et başta olmak üzere iyi birer çinko kaynağı. Bununla birlikte yağlı tohumlar (özellikle kabak çekirdeği), koyu yeşil yapraklı sebzeler de çinko açısından bizi desteklemektedir.</p>
<p><strong>Su tüketimi ve uyku bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı!</strong></p>
<p>Yeterli su tüketimi, bağışıklık sistemi elemanlarının sorunsuz çalışması için çok değerli. Havaların soğuk olduğu zamanlarda ise, su tüketimimiz artması gerekirken ne yazık ki azalıyor. Ancak özellikle enfeksiyon durumlarında su tüketiminin ekstra özenli bir şekilde arttırılması gerekmekte. Kronik yorgunluk da hastalık riskini arttıran faktörlerden biridir. Beslenmenize gösterdiğiniz özeni günlük uyku düzeniniz için de göstermeniz sistemin tüm çarklarının doğru çalışması için gerekli.</p>
<p><strong>“Bilinçsiz yapılan diyetler bağışıklık sistemini düşürür”</strong></p>
<p>Bilinçsizce uygulanan, yeterli ve dengeli olmayan beslenme programları, özellikle çok düşük kalorili şok diyetler; metabolizmayı her anlamda hırpalar ve sizi hastalıklara açık konuma getirir. Özellikle; düşük kalorili diyetler, kişilerde yeterli besin öğesi desteğini sağlamadığından bağışıklık sistemini zayıflatır. Kilo vermek için bir diyet sürecinde de olsanız almanız gereken zorunlu besin öğeleri vardır. Kısa vadede hızla kilo vermek amaçlanarak gereksiz besin kısıtlamaları yapılan diyetlerde arka planda bağışıklık sisteminizi zayıflattığınızı unutmayınız.</p>
<p><strong>“Doğal antioksidanlar için rengarenk beslenin”</strong></p>
<p>Besinlere gökkuşağının renklerini veren maddelerin tamamı vücudumuz için antioksidan, anti-inflamatuvar, anti-bakteriyel, anti-viral bileşikler sağlar. Gün boyu kırmızı, mor, sarı-turuncu, yeşil, beyaz, kahverengi-ten rengi besinleri tüketiyorsanız vücudunuza yeterli besin desteğini veriyorsunuz demektir. Besin öğesi ihtiyaçlarınızı multivitaminler yerine, gerçek besinlerden almalısınız. Bir hap ile yutulan C vitamini yerine, 2 adet mandalina tüketirseniz bu sayede; sadece C vitamini almaz, bu vitaminle ortak çalışarak vücuttaki etkisini artıracak birçok maddeyi de almış olursunuz. Günde en az 5 porsiyon, farklı renklerde seçeceğiniz sebze ve meyve tüketmek her gün bağışıklığınızı güçlü tutmak adına en temel hedefiniz olmalı.</p>
<p>Hipokrat’ın dediği gibi “Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun”</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Sofralarınızdan Eksik Etmemeniz Gereken 6 Besin</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kis-aylarinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 11:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[Kış]]></category>
		<category><![CDATA[kış aylarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53511</guid>

					<description><![CDATA[Havalar soğudu ve Sivas olarak  eksi 22’leri gördük hissettiğimiz sıcaklık eksi 32’ler oldu. Havaların soğumasıyla beraber hastalıklarda artma ve vücut direncimizde azalmalar da beraberinde gelebiliyor. Sofralarınızda eksik etmemeniz gereken besinlere yer açma vakti geldi o  zaman. Kış Aylarında Sofralarınızdan Eksik Etmemeniz Gereken 6 Besin Sürahileri Doldurun Yemek masasında sürahilere yer açın. Ilık ve aromalandırarak için. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havalar soğudu ve Sivas olarak  eksi 22’leri gördük hissettiğimiz sıcaklık eksi 32’ler oldu. Havaların soğumasıyla beraber hastalıklarda artma ve vücut direncimizde azalmalar da beraberinde gelebiliyor. Sofralarınızda eksik etmemeniz gereken besinlere yer açma vakti geldi o  zaman.</p>
<h2>Kış Aylarında Sofralarınızdan Eksik Etmemeniz Gereken 6 Besin</h2>
<p><strong>Sürahileri Doldurun </strong></p>
<p>Yemek masasında sürahilere yer açın. Ilık ve aromalandırarak için. Bu tüketiminizi daha da kolaylaştıracak. Vücuttan toksinlerin atılmasını sağlayacak.</p>
<p><strong>Sarımsak Soğan Yemeklere Girmeli </strong></p>
<p>Antimikrobiyel ve antioksidan içeriği yüksek olan besinler arasında yer alan sarımsak ve soğan bağırsaklarda bifidobakterilerin gelişmesini uyarır. Bunlara ek olarak, inülin ve oligofruktoz, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, kanser ve osteoporoz riskini azaltmaktadır.</p>
<p>Bizim de yaptığımız salatalara ve yemeklere muhakkak soğan ve sarımsak eklememiz gerekiyor.</p>
<p><strong>Balık </strong></p>
<p>Haftada iki kez balık tüketelim. Balıkların yanına muhakkak salata ekleyelim.</p>
<p>Balık bağışıklık sistemini kuvvetlendiren bir yağın olduğu besindir. Kış mevsiminde sofralarımızda mutlaka yer açılmalıdır.</p>
<p><strong>Yeşil Yapraklı Sebze </strong></p>
<p>Mevsiminde olmayan domates salatalık gibi sebzeler yerine mevsiminde olan yeşil sebzeleri ıspanak pırasa karnabahar brokoliyi vs. tercih etmeliyiz. İçeriğindeki C vitamini ile bizleri hastalıklara karşı koruyacaktır. Salatalarımıza maydanoz tere roka gibi yeşillikleri eklemeyi unutmayalım.</p>
<p><strong>Zencefil  </strong></p>
<p>Ağrılı hastalıklarda boğaz ağrılarında enfeksiyonlarda ve mide bulantısını azaltıcı etkisi bulunan bu baharatın yaş halini çayımıza suyumuza ekleyerek tüketim sağlayabiliriz. Zencefilli karışımlar yaparak vücut direncimizi yükseltebiliriz.</p>
<p><strong>Turunçgiller</strong></p>
<p>İçerisindeki antioksidan seviyesi ve mevsiminde tüketilmesi gereken meyveler grubudur. Turunçgillerden mandalinayı ve portakalı kullanarak evde meyve sularını hazırlayabiliriz. Kahvaltımıza ekleyerek güne enerjik ve vitamin deposuyla başlayabiliriz.Burda dikkat etmemiz gereken meyve greyfurt, greyfurtun ilaçlarla etkileşimi bulunuyor bu yüzden ilaç kullananların dikkatli tüketmesi gerekiyor.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme ve Diyet Uzmanı Yorgunluğa İyi Gelen 10 Besini Açıkladı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yorgunluga-iyi-gelen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Feb 2020 13:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=53383</guid>

					<description><![CDATA[Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Tuğba Küçük yorgunluğa iyi gelen 10 besin hakkında bilgi verdi. Besinlerin içinde kividen kırmızı ete, armuttan yoğurda yiyecekler bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yorgunluğa İyi Gelen 10 Besini Açıkladı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Tuğba Küçük, havaların soğuması ve kapalı olmasından kaynaklı halsizlik ve bitkinlik oluştuğunu belirterek, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Tuğba Küçük yorgunluğa iyi gelen 10 besin hakkında bilgi verdi. Besinlerin içinde kividen kırmızı ete, armuttan yoğurda yiyecekler bulunuyor.</p>
<h2>Beslenme ve Diyet Uzmanı Yorgunluğa İyi Gelen 10 Besini Açıkladı</h2>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Tuğba Küçük, havaların soğuması ve kapalı olmasından kaynaklı halsizlik ve bitkinlik oluştuğunu belirterek, “Toplumda en yaygın görülen sorunlardan biri olan yorgunluk; temelinde stres, endişe, gibi psikolojik nedenler barındırdığı gibi kansızlık, uyku apnesi, tiroid rahatsızlıkları türü birçok fizyolojik nedenden de kaynaklanabilir. Yorgunluğa iyi gelecek 10 gıdadan söz edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Kivi, havuç armut ve maydanozun faydaları</strong></p>
<p>Kivi, havuç, armut, maydanoz gibi gıdaların faydalarını anlatan Tuğba Küçük, “Kivi C vitamini açısından zengin bir meyve. Sabahları veya gün içinde tüketilen bir adet kivi enerji vererek metabolizmayı canlandırıyor. Özellikle demir kaynakları ile alınan kivi vücudun demir emilimini de artırıyor. Örneğin; yumurta ile yenen kivi gibi. Havuç iyi bir A vitamini kaynağı. Bağışıklık sistemini destekleyici etkisinden dolayı gün içinde halsizliği gideriyor. Salatalarda günde 1 adet tüketebilirsiniz. Havucu vücudunuzun A vitaminini daha iyi kullanabilmesi için mutlaka yağ ekleyerek tüketin. Ancak kan şekerini yükselteceği için havucu fazla yememeye özen gösterin. Armut bol miktarda A, C ve K vitamini içeriyor. C vitamini sayesinde etkili bir antioksidan. Armudun içindeki antioksidan, yani bağışıklık sisteminin koruyucu etkisi sayesinde vücuda enerji veriyor. Bunun yanı sıra armut kan şekeri dengesinin sağlanmasında da etkili oluyor. Günü enerjik geçirmek için günde bir adet armut tüketmenizde fayda var. Vitamin açısından zengin olan maydanoz, roka ve dereotu vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi de kış yorgunluğundan daha kolay kurtulmamızı sağlıyor. Ayrıca ödem atma özelliği sayesinde vücudun ödemli ağır halini gideriyor. Vücut ne kadar ödemsiz olursa, o kadar enerjik bir yapıya sahip olunur. İsterseniz maydanoz suyu şeklinde veya salatalarda, isterseniz sabah kahvaltılarında tüketebilirsiniz. Roka ve dereotunu da salatalara her gün ilave edebilirsiniz” dedi.</p>
<p><strong>“Kırmızı eti haftada 2-3 kez sofradan eksik etmeyin”</strong><br />
Ceviz, yoğurt, kırmızı etin de yorgunluğa iyi geldiğini belirten Küçük, “Ceviz, badem veya fındık E vitamininden zengin besinler. E vitamininin vücuttaki işlevinin en önemlisi, antioksidan özelliğe sahip olması. Bu sayede bağışıklık sisteminin korunmasında önemli bir rol üstleniyor. Her gün 2 bütün ceviz veya 10 adet çiğ badem ya da 6-7 adet fındık tüketmenizde fayda var. Vücudumuzdaki yararlı bakteriler olan probiyotik içeriyor. Bu sayede bağırsak florasını güçlendirerek bağışıklık sisteminin de güçlenmesine katkı sağlıyor. Ayrıca yoğurt tok tutma özelliğinden dolayı kan şekerini dengeliyor. Böylelikle gün içinde kendimizi enerjik hissetmemizi sağlıyor. Yoğurdu her gün 1-2 kâse mutlaka tüketin. Süt içme durumunuza göre 1 kâse daha artırılabilirsiniz. Demir eksikliklerinde yorgunluk ve halsizlik şikayetleri artıyor. Kırmızı et hem demir alımı, hem de B12 vitamini açısından önemli. Baharı zinde geçirmek için kırmızı eti haftada 2-3 kez sofranızdan eksik etmeyin” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Tansiyon hastaları yeşil çaydan kaçınsın&#8221;</strong><br />
Son olarak yulaf ezmesi, ıspanak ve yeşil çayın insan sağlığına ne gibi yararları olduğunu anlatan Küçük, “Yulaf ezmesi, hem kan şekeri dengesi hem de toksinlerin atılması açısından önemli. Düzenli bir kan şekeri ve yine düzenli çalışan bağırsaklar da kişiyi daha enerjik hale getiriyor. Yulaf ezmesini haftada 3-4 kez sabahları veya ikindi öğününde süte ya da yoğurda karıştırıp tüketebilirsiniz. Hem magnezyum, hem de demir açısından zengin bir besin. Bu sayede vücuda direnç kazandırıyor. Ayrıca ödem atmada da etkili oluyor. Ispanağı haftada 2 kez yemeği ihmal etmeyin. Yeşil çay kateşin denilen flavanoidlerce zengin. Yeşil çay kateşinleri iyi bir antioksidan özelliği sayesinde halsizliğe karşı etkili oluyor. Her gün 1 fincanı geçmeden içmenizde fayda var. Ancak tansiyon hastası iseniz yeşil çay tüketiminden mutlaka kaçının” ifadelerini kullandı.(İHA)</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şuhut&#8217;ta Öğrencilere Sağlıklı Beslenme Semineri</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/saglikli-beslenme-semineri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jan 2020 12:08:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AFYONKARAHİSAR]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=50244</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar&#8217;ın Şuhut ilçesindeki Kurtuluş İhsan Küçükarslan Ortaokulu ve Şuhut Anadolu Lisesi öğrencilerine Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül Bükülmez tarafından Sağlıklı Beslenme Semineri verildi. Şuhut&#8217;ta Öğrencilere Sağlıklı Beslenme Semineri Seminere, Şuhut Kaymakamı Nurullah Kaya, Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Eroğlu, şube müdürleri ve ARGE ekibi katıldı. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar&#8217;ın Şuhut ilçesindeki Kurtuluş İhsan Küçükarslan Ortaokulu ve Şuhut Anadolu Lisesi öğrencilerine Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül Bükülmez tarafından Sağlıklı Beslenme Semineri verildi.</p>
<h2>Şuhut&#8217;ta Öğrencilere Sağlıklı Beslenme Semineri</h2>
<p>Seminere, Şuhut Kaymakamı Nurullah Kaya, Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Eroğlu, şube müdürleri ve ARGE ekibi katıldı. Öğrencilere Doç. Dr. Ayşegül Bükülmez tarafından Sağlıklı Beslenme ile ilgili bilgiler verildi. Seminer, soru cevap şeklinde devam etti. Şuhut Kaymakamı Nurullah Kaya ve beraberindekilerin Doç. Dr. Bükülmez&#8217;e plaket takdimi ile son buldu.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
