<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bağışıklık &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/tag/bagisiklik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Feb 2021 08:40:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Sık Sık Enfeksiyona Yakalanıyorsanız Bağışıklık Sisteminiz Zayıf Olabilir</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bagisiklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2021 08:40:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=69455</guid>

					<description><![CDATA[Pandemi güçlü bağışıklık sistemine sahip olmanın ve aşıların önemini bir kez daha ortaya koyarken, Uzm. Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizin güçlü ya da zayıf olup olmadığını belirleyecek özel bir testinin bulunmadığını söyledi. Uzm. Dr. Yetim, “Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Sık sık enfeksiyona yakalanıyor, ağır ve uzun geçiriyorsanız bu immün sisteminizin zayıf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi güçlü<a href="https://www.egedeizmir.com/?s=ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1k"> bağışıklık</a> sistemine sahip olmanın ve aşıların önemini bir kez daha ortaya koyarken, Uzm. Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizin güçlü ya da zayıf olup olmadığını belirleyecek özel bir testinin bulunmadığını söyledi. Uzm. Dr. Yetim, “Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Sık sık <strong>enfeksiyona</strong> yakalanıyor, ağır ve uzun geçiriyorsanız bu immün sisteminizin zayıf olduğunu gösterir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek de elinizde” şeklinde konuştu.</p>
<h2><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sık Sık Enfeksiyona Yakalanıyorsanız Bağışıklık Sisteminiz Zayıf Olabilir</span></span></h2>
<p>Ülkemizde de görülmeye başlayan korona virüs mutasyonları salgın endişesini daha da artırırken, İzmir Kent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Necdet Yetim, immun sistemimizi “bedenimizin ordusu” olarak görmemiz gerektiğini ifade etti. Yetim, “İmmun sistem, ülkemize saldıran düşmanlara karşı vatanımızı koruyan ordumuz gibi çalışır. Ordumuz da çeşitli bölümlerden oluşmuştur, kara-hava-deniz güçleri, topçu, tankçı, levazım vb. birlikleri gibi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Nasıl ki, güçlü bir savunma yapmak ve sonunda düşmanı yenmek için bütün ordu birim ve bölümlerinin güçlü olması, bir arada düzenli, ahenkli bir şekilde çalışması gerekirse, hastalık yapan ajanları yenmek ve bedenimizi olası hastalıklardan korumak için, immun sistemin de güçlü olması ve düzenli çalışması gerekir” dedi.</p>
<p>Pandemi sürecinde “güçlü bağışıklık sistemi”nin öneminin de daha çok vurgulandığını kaydeden Uzm. Dr. Yetim, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bedenimize saldırarak hastalık yapan ajanların bir kısmı kısaca mikrop dediğimiz biyolojik varlıklardır. Ayrıca bedenimize dışardan ve içerden saldıran çeşitli kimyasal (zehirler) ve fiziksel (ışınlar) ajanlar da vardır. Bunların hepsi bedenin önemli düşmanlarıdır ve bağışıklık sistemi hepsiyle mücadele eder. Ancak günümüzde biyolojik saldırılar ön plandadır. Mikrop dediğimiz bu saldırganlar enfeksiyon hastalıklarına yol açar.</p>
<p>&#8220;Direnci kırılmış hücre içine giren mikroplar burada beslenirler, sayıları arttıkça daha geniş alanlara yayılırlar ve böylece değişik şiddette enfeksiyonlara neden olur. Özellikle B,C,D,E vitamin eksiklikleri, yorgunluk ve vücut sıcaklığının düşmesi hücrelerimizin direncini kıran ön önemli faktörlerdir. Üşütme dediğimiz tüm bedenin ya da boğaz, burun, göğüs bölgelerinin ısısının düşmesi, bu bölgelerdeki mikropların işini kolaylaştırarak enfeksiyonlara neden olmaktadır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Soğuk mevsimlerde solunum yolu enfeksiyonlarının çoğalması bu nedenledir. O yüzden hastalıklara karşı güçlü ve düzenli çalışan immun sistemine sahip olmamız gerekir. Ancak bağışıklık sistemimizin güçlü olup olmadığını saptayabileceğimiz spesifik bir test yoktur. Genel durumu gösteren rutin testler ancak dolaylı ve kısmen fikir verir. Bu konuda en önemli kriter, enfeksiyonlara yatkınlık derecesidir. Yani, bir kişi sık sık enfeksiyona yakalanırsa, enfeksiyonları ağır ve uzun geçirirse immün sistemi zayıf demektir. Kolay kolay enfeksiyona yakalanmamak, yakalanılsa bile hastalığı hafif ve kısa zamanda atlatmak ise bu sistemin normal olduğunu gösterir.”</p>
<p>Uzm. Dr. Yetim, bağışıklık sistemini güçlendirecek faktörleri şöyle sıraladı:<br />
-&#8220;Aşırı yorgunluklardan kaçınmak, yeteri kadar dinlenmek ve günde en az 7-8 saat uyumak.<br />
-Dengeli beslenmek. Bedenimize gereken tüm maddeleri ancak dengeli beslenme ile alırız, Başlıca; protein, karbonhidrat, yağ, mineraller, vitaminlerin dengeli olarak alınması gerekmektedir. Bu da ancak taze sebze, meyve, yeterli et ve süt ürünleri, baklagiller, kuru yemişlerin dengeli alınması ile olur. Bu konuda özellikle enfeksiyon salgınları dönemlerinde aşırı vitamin ve immun sistemi artırıcı olduğu ileri sürülen bazı ilaçları kontrolsüz ve gereksiz aşırı kullanmaktan kaçınmak gerekir.<br />
-Stresten kaçınmak, bizi aşırı heyecanlandıracak, üzebilecek, yani stres oluşturabilecek olaylardan mümkün olduğunca uzaklaşmak.<br />
-Düzenli spor yapmak, açık havada, yaşa uygun sporun tüm sistemlere olduğu gibi immun sistemimize de çok yararı vardır.<br />
-Kronik bir hastalığımız varsa, tedaviyi özenli bir şekilde yürütmek, sürekli kontrol altında kalmak. Örneğin, diyabet varsa kan şekerini, tansiyon hastalığı varsa tansiyonu kontrol altında tutmak çok önemlidir.<br />
&#8211; Eğer bağışıklık sisteminizin zayıf olduğunu düşünürseniz doktorunuza danışarak bu sistemi güçlendirdiği kanıtlanmış bazı ilaçlardan yararlanmak mümkündür.<br />
&#8211; Enfeksiyonlara karşı var olan tüm aşıların yapılması doğrudur. Çocukların doğumdan itibaren aşı takvimini özenli bir şekilde izlemek, mevsimlerinde grip aşılarını yaptırmak, pandemi dönemlerinde pandemi yapan mikrobun aşısı varsa aşılanmak doğru olur.”</p>
<p>Egede <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Önemli Rol Oynayan Kuru Yemişler</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kuru-yemisler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 11:07:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru Yemiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=56278</guid>

					<description><![CDATA[Bağışıklık sistemi, hastalığa neden olan mikroorganizmalara karşı vücudu savunur. Bazen de bir mikrop gelir vücudu işgal eder ve bağışıklık sistemi başarısız olur. Peki bu sürece müdahale edip bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkün mü? Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Önemli Rol Oynayan Kuru Yemişler Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde en pratik, sağlıklı ve besleyici atıştırmalıkların kuru yemiş olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemi, hastalığa neden olan mikroorganizmalara karşı vücudu savunur. Bazen de bir mikrop gelir vücudu işgal eder ve bağışıklık sistemi başarısız olur. Peki bu sürece müdahale edip bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkün mü?</p>
<h2>Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Önemli Rol Oynayan Kuru Yemişler</h2>
<p>Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde en pratik, sağlıklı ve besleyici atıştırmalıkların kuru yemiş olduğunu söyleyen <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Berrin Yiğit</strong>, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Berrin Yiğit</strong>; “Evde kalarak geçirmeye çalıştığımız bu dönemde karbonhidrat içerikli besinler ve yoğun hayvansal gıdaları öğünlerimizde tüketebiliyoruz. Bu besinlerin bağışıklık sisteminin üzerinde olumlu etkisi bulunmadığı gibi maalesef zayıflamasını da sağlıyor. Çocuklarımız da dahil olmak üzere bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdaları tüketmeliyiz. Bunların başında kuru yemişler ve kuru meyveler geliyor. Vücudumuzun direnç kazanması için gerekli vitamin ve mineral içeriğine sahip kuru yemişler, ara öğünlerde sağlıklı ve besleyici atıştırmalık olarak da karşımıza çıkıyor. Bu süreçte en çok dikkat etmemiz gereken şey ise kuru yemişleri paketli ambalajlarda almamız. Açıkta satılan kuru yemişler hijyen koşullarını tam olarak sağlayamadığı gibi zararlı bir virüsle bağışıklık sistemimiz üzerinden olumsuz bir etki yaratabilir.” dedi.</p>
<p><strong><i>“Vücudun virüsle savaşta imha ekibi A, C ve E vitaminleri, selenyum ve çinko mineralidir.”</i></strong></p>
<p>“Bedeni istila eden düşmanları yok eden, düşen enerjiyi artıran, tokluk hissi, insülin dengesi sağlayan C vitamini kaynağı turunçgiller, nar, kivi, kırmızı biber, brokoli beslenmeye eklenmelidir. Bağışıklık sistemi hücrelerini artıran A vitamini kaynağı havuç, balkabağı, brokoli, domates, ıspanak, yumurta, marul ayrıca hücre duvarlarına bariyer çeken E vitamini zengini <strong>fındık</strong>, <strong>badem</strong>, <strong>yer fıstığı</strong>, <strong>ceviz</strong>, <strong>ay çekirdeği</strong> gibi kuru yemişler beslenme düzeninde mutlaka yer almalıdır çünkü yapılan araştırmalar, özellikle fındık, ceviz, badem ve ay çekirdeği gibi kuru yemişler içerisinde bulunan E vitamininin savunma mekanizmasını güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Çinko yönünden güçlü <strong>kabak çekirdeği</strong> ve iyi bir çinko ve kalsiyum kaynağı olan <strong>badem</strong> ise kalsiyum kemik ve diş gelişimi ile birlikte çinko ise DNA, RNA ve çeşitli proteinlerin sentezlenmesinde, yaraların iyileştirilmesinde, bağışıklığın desteklenmesinde önemlidir.</p>
<p>İnsan vücudu için son derece önemli bir mineral olan ve bağışıklığı arttıran selenyum; vücudumuzun ve metabolizmanın korunmasında kilit bir rol oynuyor ve <strong>kajuda </strong>bol miktarda bulunuyor. Vücutta üretilemeyen Omega-3 yağ asidini ise <strong>ceviz</strong> sayesinde kolayca takviye edebiliriz.” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>“Her gün bir avuç kuru yemiş tüketilmelidir”</strong></p>
<p>“Özellikle badem, fındık, ceviz, antep fıstığı… Bunların hepsini bir avucu geçmeyecek şekilde bir ara öğünde 2-3 kuru kayısıyla veya kuru erikle yenilebilir. Veya karışık olarak satılan paketli kuruyemişlerden küçük, masum bir avuç şeklinde günde 1 veya 2 defa ara öğün yapılabilir. Özellikle de bitki çayıyla birlikte tercih edilirse hem vücudu rahatlatır hem de lif kaynağı olan kuruyemiş ve kuru meyveler, çayla birlikte doygunluk hissini artırır. Çünkü şu an hepimiz sahte açlıklar yaşıyoruz. Aslında tokuz ama duygusal olarak aç hissediyoruz bedenimizi ve dolayısıyla çok daha fazla yemek yiyoruz. Bunun önüne geçebilmenin en masun yolu ise kuru yemişlerdir.” dedi.</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmandan “Bağışıklığınızı Strese Teslim Etmeyin” Uyarısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/bagisikliginizi-strese-teslim-etme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 09:11:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=56222</guid>

					<description><![CDATA[Psikolog Aynur Düzgünel, ülkemizde de her gün pozitif vaka ve ölüm sayısı artan korona virüs (Kovid-19) enfeksiyonunun toplumda kaygı ve korkuya yol açtığını, bu duyguların da ruh sağlığımızı olumsuz etkilediğini söyledi. Düzgünel, “Bağışıklık sistemimizin çökmemesi için, stres ve panikten uzak durmamız gerekir. Bu nedenle fiziksel olarak virüsten korunmak amaçlı tüm gerekli önlemleri almakla birlikte, ruh [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psikolog Aynur Düzgünel, ülkemizde de her gün pozitif vaka ve ölüm sayısı artan korona virüs (Kovid-19) enfeksiyonunun toplumda kaygı ve korkuya yol açtığını, bu duyguların da ruh sağlığımızı olumsuz etkilediğini söyledi. Düzgünel, “Bağışıklık sistemimizin çökmemesi için, stres ve panikten uzak durmamız gerekir. Bu nedenle fiziksel olarak virüsten korunmak amaçlı tüm gerekli önlemleri almakla birlikte, ruh sağlığımızı da olumsuz etkenlerden uzak tutmalıyız” dedi.</p>
<h2>Uzmandan “Bağışıklığınızı Strese Teslim Etmeyin” Uyarısı</h2>
<p>Pek çok uzman gibi Kent Alsancak Tıp Merkezinde görev yapan Psikolog Aynur Düzgünel de kaygı ve korkularla olumsuz etkilenen bağışıklık sisteminin virüslere karşı görevini yapabilmesi için korunması gerektiğini vurguladı. Bağışıklık sisteminin sadece beslenmeyle, alınan gıdalarla güçlü tutulamayacağını, stres faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Düzgünel, “Korana virüs salgınının oluşturduğu olumsuz duygulara karşı tüm kaygı ve stres durumlarında uyguladığımız baş etme yöntemlerimizi harekete geçirmeliyiz” diyerek önerilerde bulundu.</p>
<p>“Korona virüsle ilgili gelişmeleri TV ve sosyal medyadan takip etmek isteyebilirsiniz. Fakat sürekli sizi kaygılandıran görsel ve yazılı materyale maruz kalmak, kaygınızın artmasına neden olacaktır” diyen Düzgünel, “Bu nedenle bilgileri sadece güvenilir kaynaktan ve belli zaman dilimleri içerisinde takip edin. Çocukların yanında lütfen virüsle ilgili sürekli konuşmayın. Eğer soru yöneltirlerse, anlayabilecekleri dilde, kısa açıklamalar yapın; alınabilecek tedbirler konusunda eğitin. Çocukların, dünyanın güvenli bir yer olduğuna inanmaya ve güven duymaya ihtiyaçları vardır. Yetişkinlerin tutum ve davranışları, bu güveni sağlamakta önemli bir rol oynar. Ebeveynlerin ajite, güvensiz ve kaygılı davranışlarından kolayca etkilenen ve onları kendilerine rol model alan çocuklarda, kaygı ve davranış bozuklukları meydana gelebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu süreçte anne ve babalara düşen görevin sakin kalmak, tedbir almak ve günlük rutini olabildiğince sürdürmeye çalışmak olduğunu ifade eden Düzgünel, “Okul çağındaki çocuklarınıza, evde kalmanın tedbir amaçlı olduğunu, tam olarak tatil amaçlı olmadığı, öğrencilik görevlerini her gün olduğu gibi, yerine getirmesi gerektiğini anlatın. Ders çalışan, kitap okuyan çocuğunuzu takdir edin, birlikte oynayacağınız oyunlar ve etkinliklerle ödüllendirin.</p>
<p>Sosyal ilişki ve iletişiminizi, fiziksel olmasa da, telefon, sosyal medya kanalıyla sürdürün. Fakat ana konunuz virüsler olmasın. ‘Evinizden dışarı çıkmayın’ çağrısı, sizi virüsten korumak amaçlıdır. Sosyalleşmenizi tamamen engellemek amaçlı değil. Mümkünse evinizden gereksiz yere çıkmayın; fakat eş-dost, akraba, arkadaşlarınız ve sevdiklerinizle telefon ya da internet kanalıyla iletişim halinde olun. Evde vakit geçirmenin aslında kötü bir şey olmadığının farkına varın. Eşinize ve çocuklarınıza daha fazla zaman ayırma fırsatını yakaladınız. Birlikte oyunlar oynayın, el becerileriyle ilgili etkinlikler yapın, kitap okuyun ve sonrasında birbirinize anlatın, film ve belgeseller izleyin, sanal müze ve sanal şehir turları yapın. Ailece bir arada olabilmenin tadını çıkarın. Gerek birey, gerekse toplum olarak gerekli önlemleri alırsak, bu süreci de atlatırız” dedi.(İHA)</p>
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<div class="haberDetayIcerik">
<p>Ege’de <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">Ege Haber</a> – <a href="https://www.egedeizmir.com/">İzmir</a></p>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
</div>
<div class="detayEtiket"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yalnızlık Duygusu Bağışıklık Sistemini Alt Üst Ediyor&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/alt-ust-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[toraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 08:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alt Üst Ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemini Alt Üst Ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=28673</guid>

					<description><![CDATA[Yalnızlık duygusunun kişiyi yanlış düşünce ve inançlara sürüklediğini ve bunun da bağışıklık sistemini alt üst ettiğini belirten uzmanlar, yalnızlık duygusunun bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş çeşitli hastalıkların sebebi olduğunu söyledi. &#8220;Yalnızlık Duygusu Bağışıklık Sistemini Alt Üst Ediyor&#8221; Yalnız olmakla yalnızlık duygusunun karıştırılmaması gerektiğini ve yalnızlığın değil yalnızlık duygusunun kişiyi hasta ettiğini belirten Klinik Psikoloğu Meral Avcı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yalnızlık duygusunun kişiyi yanlış düşünce ve inançlara sürüklediğini ve bunun da bağışıklık sistemini alt üst ettiğini belirten uzmanlar, yalnızlık duygusunun bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş çeşitli hastalıkların sebebi olduğunu söyledi.</p>
<h2>&#8220;Yalnızlık Duygusu Bağışıklık Sistemini Alt Üst Ediyor&#8221;</h2>
<p>Yalnız olmakla yalnızlık duygusunun karıştırılmaması gerektiğini ve yalnızlığın değil yalnızlık duygusunun kişiyi hasta ettiğini belirten Klinik Psikoloğu Meral Avcı, “Kalabalıklar içinde bile, yalnızlık duygusu yaşayan pek çok insan var. Bu yalnızlık duygusunu yaşayan kişi ‘beni kimse sevmiyor’ gibi çarpık düşüncelere kapıldığında ise hastalıklara da kapısını açıyor, çünkü bu düşünceler stres hormonunu tetikleyip bağışıklık sistemini çökertiyor” dedi.</p>
<p>Toplumda insanın doğasına aykırı bir durum olarak kabul edilen yalnızlığın bir tercih ya da zorunluluktan kaynaklanabileceğini belirten İzmir Kent Hastanesi Klinik Psikoloğu Avcı, hasta eden &#8216;yalnızlık duygusu&#8217;na dikkat çekti. Bazı insanların isteyerek ya da istemeyerek &#8216;yalnız yaşamak&#8217; zorunda kalabileceklerini belirten Avcı, &#8220;Bazı insanların seçimi yalnızlık olabilir.</p>
<p>Güvensiz ilişkilerden, insanların oluşturmuş olduğu olumsuz duygulardan korunmanın bir yolu olarak insanlar, yalnızlığı tercih edebilirler. Yalnızlıktan çok da memnun olabilirler. Bazı insanlar ise istemediği halde yalnız olabilir ve bu durumda yaşamak zorunda kalabilirler.</p>
<p>Aslında yalnız olup, olmamaktan daha önemli olan nokta ‘yalnızlık duygusu’dur. Kişi, yalnız olmadığı halde de bu duyguyu yaşayabilir. Kalabalıklar içinde bile, yalnızlık duygusu yaşayan pek çok insan bulunmaktadır. Yalnızlık duygusu önemlidir, çünkü tüm olumsuz duygular gibi yalnızlık duygusu da, kişinin bağışıklık sistemini olumsuz etkiler” diye konuştu.</p>
<p><strong>Migrenden yüksek tansiyona kadar </strong></p>
<p>Yalnızlık duygusunun çeşitli hastalıklara yol açtığına dair çok sayıda bilimsel çalışma bulunduğunu kaydeden psikolog Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8220;Bağışıklık sisteminin olumsuz etkilenmesi demek kişinin, sindirim sisteminden tutun da migrene, yüksek tansiyona kadar birçok hastalığa yatkın hale gelmesi demektir. Yalnızlık duygusu kişiyi, kendi benliğiyle ilgili ‘hiç kimse beni sevmiyor demek ki kötü bir insanım’ gibi düşünce genellemelerine, kendi durumuyla ilgili ‘hayatımın sonuna kadar yapayalnız kalacağım’ gibi inançlara yönlendirebiliyor.</p>
<p>Bu inanç ve genellemeler, gerçekle tam olarak bağdaşmayabilir. Gerçekle bağdaşmayan bu inanç ve genellemeler, psikolojide ‘çarpık düşünceler’ olarak tanımlanır. Esas soruna neden olan aslında yalnızlık değil, yalnızlık duygusunun, kişide oluşturduğu bu düşüncelerdir. Bu düşünce açısı, vücutta stres hormonlarını tetikleyerek, alarm reaksiyonunu devreye sokabiliyor.</p>
<p>Bu durumun sıklıkla yaşanması, kronik hale gelmesi ise bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Vücut, birçok hastalığa daha yatkın hale geliyor. Yalnızlık duygusundan kurtulmanın temel yolu aile ve arkadaş çevresiyle etkileşim halinde olmak, onlarla iletişimi sürdürmekten geçer. Bunun yanı sıra aktiviteler ve hobiler edinmek çok yararlıdır.” (İHA)</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
