<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KÖŞE YAZILARI &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/category/kose-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Oct 2022 11:30:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Kadınlara Erkeklerle İlgili Birkaç Tüyo&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sema-bicer-erkekler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 11:28:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[sema biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=117679</guid>

					<description><![CDATA[Bugün erkeklerin genel birkaç özelliğinden söz etmek istiyorum. Eğer siz yeni evlenecek bir kadınsanız, yazdıklarımı bildiğinizde, bu durumları müstakbel eşinizde fark ettiğinizde ve bu özellikleri tüm gerçekliği ile kabul ederek evliliğinize başladığınızda sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz. Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Kadınlara Erkeklerle İlgili Birkaç Tüyo&#8221; Yazacaklarım halen evli kadınların da işine yarayabilir. Eğer siz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün erkeklerin genel birkaç özelliğinden söz etmek istiyorum. Eğer siz yeni evlenecek bir kadınsanız, yazdıklarımı bildiğinizde, bu durumları müstakbel eşinizde fark ettiğinizde ve bu özellikleri tüm gerçekliği ile kabul ederek evliliğinize başladığınızda sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Kadınlara Erkeklerle İlgili Birkaç Tüyo&#8221;</h2>
<p>Yazacaklarım halen evli kadınların da işine yarayabilir. Eğer siz evli bir kadınsanız ve eşinizi farklı yönleri ile anlamayı istiyorsanız dikkatlice okuyun lütfen. Sevgili erkek okuyucularım, yazdıklarımı okuduğunuzda katıldığınız ve katılmadığınız yönleri, bana bildirirseniz çok sevinirim.</p>
<p>Siz kendinizi ve birbirinizi biliyorsunuz ama eksiklerini tamamlamak ve yanlışlarını da düzeltmek isteyenler hemcinsleriniz için geribildirimleriniz işe yarayabilir. Bunu da birlikte yapalım. Vereceğiniz geribildirimler için ayıracağınız zamana şimdiden çok teşekkür ederim…</p>
<p>Sevgili kadınlar; Erkekler bireysel özgürlüklerine çok düşkündürler. Adeta hürriyet aşığıdırlar. Esaret altında yaşamayı sevmezler. Özgürlüklerinin tehdit altında olduğunu hissettiklerinde ya da ellerinden alınmaya çalışıldığında çok tedirgin olurlar. Geçimsiz, huzursuz ve isyankâr olurlar.</p>
<p>Bireysel özgürlük, kafasına eseni yapmak değildir. Evlilik sorumluluklarına sadık kalarak birey olarak farklı bir nefes alma yoludur. Eğer eşinizin bu yönünü fark edip izin verir hatta keyifle destek olursanız, evliliğinizle ilgili sorumluluk alma isteğini güçlendirip becerisini arttırmasını desteklemiş olursunuz.</p>
<p>Bir erkek evliliğinde bireysel özgürlük alanını kullanamıyorsa ya çok hırçın olur ya da palyaçoya döner. Nasıl bir eş istediğinize karar verin ve o şekilde davranın. Erkek gücün timsalidir. Erkek için kendini güçlü hissetmek çok önemlidir.</p>
<p>Eşinin gözünde kendini güçlü gören erkeğin, ‘erkek’ hissetmeye ilişkin gücü de artar. Bir erkek için kendini erkek olarak hissetmek, cinsiyet olarak erkek olmak kadar önemlidir. Siz eşinizin güçlü hissetmesine katkı vermek istiyorsanız, ona ihtiyaç duyduğunuzu fark ettirin ve ihtiyacınızı karşıladığında da mutlaka gülümseyerek, takdir sözlerinizle geribildirim verin.</p>
<p>İyi ki varsın, sen olmazsan olmazdı, işimi çok kolaylaştırdın, hayatım seninle bambaşka güzel, tadım tuzumsun vb. ifadeler iletişiminizde çokça yer bulsun… Erkekler koruyucudurlar. Eşlerini ve çocuklarını canları pahasına korurlar. Aileleri konusunda oldukça hassastırlar. En ufak bir tehdit karşısında bile bu özellikleri çok belirgin bir şekilde ön plana çıkar ve ellerinden geleni yaparlar.</p>
<p>Eşinizin bu yönünün farkında olun, geribildirim verin ve destekleyin. Yalnız en önemli konu annesi ile aranızda tercih yapacak duruma getirmeyin. Yani sizi eşi olarak annesine karşı korumasını istemeyin. Bu sulara girmeyin.</p>
<p>Bu sularda yüzmek tehlikelidir. Çünkü bir erkeğin annesi kutsalıdır. Kutsala dokunmayın. Siz siz olun herhangi bir cümleniz ‘senin annen’ diye başlamasın. Eğer başlarsa, sadece senin anne seni iyi ki doğurmuş diye devam etsin. Annesi ile ilgili bir sorununuz varsa eşinizi hedef alarak onu taraf olmaya zorlayarak değil profesyonel destek alarak çözmeyi deneyin.</p>
<p>Bu yöntem sizi, hem kendiniz hem eşiniz hem de eşinizin annesi açısından daha sağlıklı ve kalıcı çözümlere götürecektir. Erkekler eşlerine kılavuzluk etmeyi, olumsuz duygularını düzeltmeyi, üzülmesini engellemeyi, mutlu olmasını sağlamayı çok isterler. Ve bunu yapmak için ellerinden geleni, bildikleri yol ve yöntemlerle yaparlar. Yaptıklarının işe yaradığını görürlerse ve bir de eşleri tarafından takdir edilirlerse onlardan mutlusu yoktur.</p>
<p>Eşinin mutluluğuna katkı verebildiğini gören erkek daha fazlasını yapma konusunda kendinde güç bulacaktır. Eğer eşinizin kullandığı yol ve yöntem sizin işinize yaramıyorsa bunu da yargılamadan, suçlu hissettirmeden söyleyebilirsiniz. Ne yapmasını istemediğinizi söylemek yerine ne yapmasını ve onu nasıl yapmasını istediğinizi ifade ederseniz eşinizin işini kolaylaştırmış ve yapma isteğini arttırmış olursunuz.</p>
<p>Eşiniz istediğiniz gibi yapabildiğinde ya da yapmak için çabaladığında, bu durumu fark edip, memnuniyetinizi gülümseyerek gösterdiğinizde, olumlu geribildirim verdiğinizde, bir de üstüne takdir ettiğinizde, bir erkek için daha iyisi olur mu bilmiyorum.</p>
<p>Erkekler çocuklarını zaman zaman da eşlerini eğitmek isterler. Bu konuda eşleri tarafından engellenen, yargılanan ve olumsuz eleştirilen erkekler ya hırçınlaşır ya uzaklaşır ya da artık vazgeçerler. Onun için eşinize onun çok iyi olduğu konularda sizin öğrenmenize katkı vermesi için cesaretlendirin, yardım isteyin ve yaptığında da memnuniyetinizi ifade edin.</p>
<p>İyi niyeti fark edilmeyen, çabası görülmeyen, varlığı fark edilmeyen, takdir edilmeyen, üstüne üstlük bir de sürekli olumsuz eleştirilip suçlanan bir erkekten istense de bir şey olmaz. Böyle bir durumda erkekler çoğu zaman evde var ama yok gibi davranırlar.</p>
<p>Evde oldukları süre içinde ya televizyonun ya bilgisayarın ya da telefonun içinde kaybolurlar. Sevgili kadınlar en çok yakındığınız konulardan biri olan ‘Eşim evde ama benimle ilgilenmiyor. Gözlerini televizyondan ayırmıyor ya da telefonunu elinden bırakmıyor’ diyorsanız kendinize şu soruyu sorun lütfen: Acaba eşimin televizyonda ve telefonda bulduğu ama bende bulamadığı nedir?</p>
<p>Mutlu görünen, gülümseyen, takdir eden bir eş erkeklerin ömrüne ömür katar. Sevgili kadınlar, eşinizin bir palyaçoya dönüşmesini istemiyorsanız ve karşınızda güçlü bir adam görmek istiyorsanız ona göre davranacaksınız…</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Şimdi Öğretmenler Kitap Beğenmiyor, Okul Beğenmiyor&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/orhan-arslan-kitap/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 07:28:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=117632</guid>

					<description><![CDATA[Oysa bizim öğrencilik hatta öğretmenlik yıllarımızda okullarda okutulan ders kitapları yıllarca hep aynı idi. Senelerce, Tarih kitabı, değişmemişti. Yazarı da Emin Oktay idi. Hadi, Tarih neyse, ne!!! diyeceksiniz. Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Şimdi Öğretmenler Kitap Beğenmiyor, Okul Beğenmiyor&#8230;&#8221; Bilimi takip ettiği söylenen, öyle de olması gereken; fen bilgisi, kimya, fizik, kitapları senelerce aynı yayın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oysa bizim öğrencilik hatta öğretmenlik yıllarımızda okullarda okutulan ders kitapları yıllarca hep aynı idi. Senelerce, Tarih kitabı, değişmemişti. Yazarı da Emin Oktay idi. Hadi, Tarih neyse, ne!!! diyeceksiniz.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Şimdi Öğretmenler Kitap Beğenmiyor, Okul Beğenmiyor&#8230;&#8221;</h2>
<p>Bilimi takip ettiği söylenen, öyle de olması gereken; fen bilgisi, kimya, fizik, kitapları senelerce aynı yayın evlerinin kitapları idi. Çoğunun muhteviyatı da aynı idi. Aynı yazarların senelere mal olmuş bilgileri, körpecik beyinlere, taze ve yeni bilgi diye aktarılıyordu.</p>
<p>Öğretmen arkadaşlar, arasında komedi konusu olarak; şu ifade edilirdi; Kardeşim ben öğrenci iken aynı kitabı okudum, şimdi öğretmen oldum, öğrencilerime aynı kitabı okutuyorum. İşte, o zamanlar eğitimin gerçeği bu idi. O nedenle de ilmi seviyedeki hedef bir türlü tutturulamadı. Şimdi bazı değerlendirmeler duyuyorum Eskiden iyi idi. Diye&#8230;</p>
<p>Evet tek sınıfta köy okullarında değişik sınıflardan okuyan çocuklar var idi. Yani beşinci sınıf ile, birinci sınıf aynı sınıfta ders görüyorlardı. Orta okullarda sınıf mevcutları ortalama elli kişi idi. Liselerde ise ortalama kırk kişi. Fiziki şartlar desen çok kötü idi. SOBALI OKULLAR HAFIZAMIZDA KAYITLIDIR&#8230;</p>
<p>Şimdi sınıf beğenmeyen, okul beğenmeyen, kitap beğenmeyen, bu durumdan şikayet eden insanları öğretmenleri, öğrencileri, o günün şartlarındaki okullara götürmek isterdim&#8230; Belki değerlendirme melekelerini kullanarak daha sağlıklı kararlar verirler&#8230;</p>
<p>O günün şartlarında yokluğunu ve yoksulluğun getirdiği insanlar açısından bir samimiyet ve sıcak bir ortam vardı. Ona katılırım.</p>
<p>Bugün elinizdeki telefonu bile nasıl kullanacağınızı size torununuz, çocuğunuz gösteriyorsa, EĞİTİM VE ÖĞRETİM AÇISINDAN, o zaman eski şartların iyi olduğu fikrini bir daha gözden geçiriniz derim&#8230;. Selam ile&#8230;</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="https://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Kiracı Kimdir? Nedir?&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kerim-cayir-kiraci-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2022 17:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim Çayır]]></category>
		<category><![CDATA[Kiracı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[kiracı nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=117629</guid>

					<description><![CDATA[Kiralama işleminde, gayrimenkul sahibi olmayan; bir bedel karşılığı kiralık malı alan taraf &#8220;kiracı&#8221; olarak ifade edilmektedir. Ev sahiplerinin hakları olduğu gibi kiracılarında yasal hakları vardır. Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Kiracı Kimdir? Nedir?&#8221; Ev sahiplerinin ve kiracıların, kira kontratı yaparken haklarını bilmesi, çıkabilecek sorunları engeller. Kiracı ile ev sahibi arasında önce kira sözleşmesi imzalanır. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kiralama işleminde, gayrimenkul sahibi olmayan; bir bedel karşılığı kiralık malı alan taraf &#8220;kiracı&#8221; olarak ifade edilmektedir. Ev sahiplerinin hakları olduğu gibi kiracılarında yasal hakları vardır.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Kiracı Kimdir? Nedir?&#8221;</h2>
<p>Ev sahiplerinin ve kiracıların, kira kontratı yaparken haklarını bilmesi, çıkabilecek sorunları engeller. Kiracı ile ev sahibi arasında önce kira sözleşmesi imzalanır.</p>
<p>Bu sözleşmede belirtilen hükümlere her iki tarafında uyması gerekir. Sözleşmede belirlenen hükümlere uyulmadığı takdirde, hem kiracının hem de ev sahibinin sahip olduğu haklar doğrultusunda dava açılabilir.</p>
<p>Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında, kiracılıkla ilgili hususlar kiracıyı koruyan nitelikte. Her kiracının ve ev sahibinin, kiracı hakları konusunda bilgi edinmeleri, haklarını bilmeleri ev sahibi ile kiracının ticari ilişkisinin yolunda gitmesi için oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>Kiracıların yasal hakları nelerdir?</strong></p>
<p>Kiracı, ev sahibinden, evi kiralamadan önce eğer varsa evdeki kusurların uygun bir sürede giderilmesini talep edebilir.</p>
<p>Belirlenen sürede, ev sahibi eksikleri gidermezse kiracı, masrafı giderip, ev sahibine ödeyeceği kiradan düşebilir veya kiralananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebilir.</p>
<p>Kiracı, kiraya verenden konutla ilgili kusurların giderilmesini veya kira bedelinden evdeki kusurla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir.</p>
<p>Evin demirbaş niteliği taşıyan kısımlarıyla ilgili tadilatların bedelini ev sahibi karşılamalıdır.</p>
<p>Kiracı eğer kendi zevkleri için değişiklik yapmak isterse, yapacağı masraftan kendi sorumludur. Kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak şartıyla, kiralanan konutu, tamamen veya kısmen başkasına kiraya verebilir ya da kullanım hakkını başkasına devredebilir.</p>
<p>Ev sahibi kira kontrat süresi dolmadan kiracıyı evden çıkaramaz. Ayrıca kontrat süresi bitimine 1 ay kala ev sahibi, kiracısına ihtarname çekmediği sürece, söz konusu kontrat kendiliğinden yenilenir ve süresiz kontrat niteliğine dönüşür.</p>
<p>Kiracı, kiraladığı evden yeteri kadar yararlanamadığında ve evin sorunları olduğunda, kontrat süresinin dolmasını beklemeden haklı gerekçesini bildirerek evden çıkabilir. Kiracının apartman yönetiminde fazla sorumluluğu yoktur.</p>
<p>Kiracı, apartman yöneticisi olmak isterse, ev sahibinden vekaletname alması gerekir. Kiracı, evden çıkarken söz konusu konuta zarar vermediği, evi aldığı gibi bıraktığı sürece depozitosunu alma hakkı vardır.</p>
<p>En kısa zamanda hersin ev sahibi olması dileklerimle Haftaya görüşmek dileği ile esen kalınız.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;İşin Zor Görünüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sema-bicer-yazdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 15:12:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[sema biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=108284</guid>

					<description><![CDATA[‘Aslında her şey yoluna girmişti. Düzeltmek zor olmuştu ama artık ilişkimiz bir şekilde yürüyordu. Taaki o internet paketli akıllı telefonu alana kadar’. Diyorsun ve devam ediyorsun. Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;İşin Zor Görünüyor&#8221; ‘Ben telefonu kapatınca her şeyin kapanacağını sanıyordum. Nerden bileyim ziyaret ettiğim sitelerin oraya kaydolduğunu. Gerçi kötü bir niyetimde yoktu sadece vakit [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘Aslında her şey yoluna girmişti. Düzeltmek zor olmuştu ama artık ilişkimiz bir şekilde yürüyordu. Taaki o internet paketli akıllı telefonu alana kadar’. Diyorsun ve devam ediyorsun.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;İşin Zor Görünüyor&#8221;</h2>
<p>‘Ben telefonu kapatınca her şeyin kapanacağını sanıyordum. Nerden bileyim ziyaret ettiğim sitelerin oraya kaydolduğunu. Gerçi kötü bir niyetimde yoktu sadece vakit geçiriyordum.</p>
<p>Ayrıca o sitelere giriyor olmam oradakileri yaptığım anlamına gelmez ki. Bir de şu sahte hesap meselesi var. Orada tanıştığım birisi ile yazışıyorum diye eşim onu aldattığımı söylüyor.</p>
<p>Bir de bu durumlar nedeni ile artık bana güveni kalmamış. Ne alakası varsa… Sahte bir hesap açmış ve karşıdaki ile o anın durumuna uygun yazışmış olabilirim ama bu eşimi aldattığım anlamına gelmez ki.</p>
<p>Ayrıca orası sanal ortam, oradakiler gerçek değil ve eylemde de bir şey yok. Ama gel sen onu eşime anlat. Kafaya taktı bir kere, beni aldatıyorsun diyor başka bir şey demiyor.</p>
<p>Defalarca kez çok abarttığını ve saçmaladığını söyledim ama beni hiç dinlemiyor, anlamak istemiyor ve suçlamaktan vazgeçmiyor. En sonunda baktım olmuyor, derdimi anlatamıyorum kusura bakma, pişmanım, bir daha olmaz dedim. Fakat o da hiçbir işe yaramadı. Onu aldattığıma kafayı takmış ya ağzımla kuş tutsam faydası yok.</p>
<p>Çaresizim’&#8230; Diyorsun. Eğer eşinle ilişkinde sorun yaşamak istemiyorsan ‘eş olma sorumluluğu’ ile hareket edeceksin. Bu konuda da işin özü şu; Hem gerçek yaşamında, hem eşinin yanında olduğu, olmadığı tüm yerlerde, hem de o sanal dediğin tüm ortamlardaki tüm ilişkilerinde konuşurken, yazışırken, bakışırken ve her ne yapıyorsan onu yapıyorken eş olduğunu ve bir eşin olduğunu hep aklında tutarak hareket edeceksin.</p>
<p>İşte o zaman ‘çaresiz’ kalmazsın… Kendini savunan açıklamalar yapmak, suçlamak, geçiştirmek, yok saymak, olmamış gibi davranmak, üstünü kapatmak, inkâr etmek, eşinin düşüncelerini ve duygusunu düzeltmeye çalışan davranışlarda bulunmak işe yaramaz.</p>
<p>Bu aşamadan sonra yapabileceğin şu; Eğer ilişkininiz devamı lehine bir şeyler yapmak istiyorsan aşağıdaki yolları deneyebilirsin.</p>
<p>Yaptıklarının senin için anlamı her ne olursa olsun eşinle ilişkine zarar verdiğini ve eşin tarafından suçlu ve sorumlu göründüğünü kabul et, Eğer gerçekten pişmansan ve bir daha bu tür davranışlar içinde olmayacağından eminsen, pişman olduğunu ve bir daha tekrarlamayacağını söyle ve sonsuza kadar bu işlere bulaşma, Tüm içtenliğinle özür dile, Eşinin tüm sorularını tüm gerçekliği ile geçiştirmeden yanıtla, bir yalan bin yalan getirir yalan işlere hiç girme…</p>
<p>Eşinin tüm düşünce ve duygularını dinle, kendini onun yerine koyarak, durumu onun açısından anlamaya çalış ve tamda onun düşündüğü ve hissettiği şekliyle kabul et.</p>
<p>Onun duygularını düşüncelerini değiştirmeye ve düzeltmeye çalışma. Neyse o. Eğer bu durum için gerçekten üzgünsen, üzgün olduğunu ifade et, Gerçekten pişmansan ve bir daha yapmayacaksan, pişman olduğunu ve bir daha yapmayacağını söyle, Eşine bundan sonraki süreçte onun ve evliliğiniz için ne yapabileceğini sor, aldığın yanıta göre ne yapabiliyorsan yap. Yapmayacakların için o anı kurtarmak ve geçiştirmek için yaparım deme.</p>
<p>Eşin, bu durumu sürekli gündemde tutabilir, hazırlıklı ol. Aynı soruları farklı şekillerde defalarca sorabilir, her seferinde bıkmadan doğru ve gerçek olan aynı yanıtı ver. Hiç alakası yokmuş gibi görünen pek çok durumda ısıtıp ısıtıp önüne koyabilir, sabır göster.</p>
<p>Duygusal, sözel ve davranışsal tepkileri devam edebilir anlayışlı ve hoşgörülü ol. Tavır koymak, uzaklaşmak, zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışmak sadece durumu daha da kötüye götürür dikkat et.</p>
<p>Zor mu geliyor? Zoruna mı gidiyor? Evet, bazı şeyler, zor gelir, Ve zoruna da gider! Ya ilişkin için işe yarar bir şeyler yapacaksın, Ya da kendin için oluşturduğun, Sanal âleminde kaybolacaksın…</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Görev, İhmal, Sorumluluk&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/orhan-arslan-yazdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 14:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=108276</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde bürokrasinin bilgi sızdırma tartışması yaşanıyor. Siyasi İrade İktidar gücünün yapmak istedikleri icraatların, plan ve projelerin, ana muhalefet partisine önceden aktarıldığından söz ediliyor. Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Görev, İhmal, Sorumluluk&#8221; Bunu bizzat o partiye yakın TV kanalında bir gazeteci arkadaşa açıklama yaparak, kamu oyu ile paylaştı. Örnek olarak KYK olayını anlattı. Bu konu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde bürokrasinin bilgi sızdırma tartışması yaşanıyor. Siyasi İrade İktidar gücünün yapmak istedikleri icraatların, plan ve projelerin, ana muhalefet partisine önceden aktarıldığından söz ediliyor.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Orhan Arslan Yazdı &#8220;Görev, İhmal, Sorumluluk&#8221;</h2>
<p>Bunu bizzat o partiye yakın TV kanalında bir gazeteci arkadaşa açıklama yaparak, kamu oyu ile paylaştı. Örnek olarak KYK olayını anlattı. Bu konu gündem oluşturdu. Sızdırma mı? Bilgi verme mi? Böylece İktidarın yaptıklarından muhalefetin nemalanması mı?</p>
<p>Burada asıl sorun adam gibi adam yetiştiremiyoruz. İnsan kalitemiz, sorgulanmalıdır. Neden bu kadar sorumsuz, lakayt, insanlar olduk. Onu sorgulamalıyız. Yalan aldı başını gidiyor.</p>
<p>İnsanlar bir gün bu yalanlarının hesabını vermeyecekmiş gibi, üstelik yalan israfı yarışına girmişler. Allah korusun. Dün akşam Tuzla marinaya uğradı yolumuz. Araba park edecek yer yok.</p>
<p>Marina tıklım, tıklım dolu. Alışveriş merkezleri yine öyle. Hadi burada yer bulamadık Tuzla sahile ineyim dedim. Ora Marinadan daha beter. yaklaşık dört tur atmama rağmen, park yeri bulamayınca geri dönmek zorunda kaldım.</p>
<p>Sorsan insanlar aç. Evet Ülkenin belki çok az bir kısmında sıkıntı olduğu doğrudur. Amma yalan söylemede, nüfusun yarıdan fazlasının sıkıntılı olduğu gerçek. Çok acı bir durum. Ne şükür kaldı, ne bereket&#8230; Ne kanaat&#8230; İsraf diz boyu&#8230;</p>
<p><strong>Gelelim konumuza;</strong></p>
<p>Ülkemizde görev yapan tüm Devlet dairesinde çalışan insanlarımızın bu üç kavrama çok iyi bakması, anlaması ve yaşaması gerekmektedir. Öncelikle görev yetki ve sınırlarını, hangi alanı kapsadığını çok iyi bilmesi gerekir.</p>
<p>Hemen arkasından sınırların aşılmasından ihmal, kusur hatta kasıt çıkabilir. İşte bu alanda kişi yapmış olduğu davranışlardan dolayısıyla şahsen sorumlu olacaktır. Neden?</p>
<p>Çünkü görev yetki ve sorumluluk sınırlarını aşarak kişisel yararlarını veya yetkilerini aşarak kişisel yetki aşma konumunu kullanmaktadır. Bu yetki kullanma konumunu Devletin belirlediği sınırları aştığı için direkt kendi sorumluluğu içerisinde kullandığından suçlu veya kusurlu duruma düşebilir.</p>
<p>Eğer bu yapmış olduğu yanlışları birileri görmeden, bilmeden yapıyorum zannediyorsa, mutlak yanılgı içerisindedir. En azından, Onu gören ve bir gün onu sorgulayacak olan Yaradan her anını kayıt altına almaktadır.</p>
<p>Bir de eğer yaptığı yanlış bugün olduğu gibi, insanlar tarafından fark edilirse o zaman vay haline&#8230; Hem ruhen, hem bedenen rahatsız olacaktır.</p>
<p>Bir insan düşünün ki; mesai saatleri içerisinde sürekli mesaisini aksatmaktadır. Veya o saatler içerisinde kendisine verilen görevi aksatmaktadır. Kendi yetkisini eş ve dost yararına kullanmaktadır.</p>
<p>Kendisine emanet edilen Devlet mallarını keyfi uygulamalarla şahsı için, çevresi için hiç de hakkı olmadığı halde kullanmaktadır. Emanet edilen Mal veya envantere zarar vermektedir.</p>
<p>Böyle bir memur veya çalışan düşünebilir misiniz? Öyle bir çalışan, çalıştığı müesseseye fayda yerine zarar verir. Onun şahsında mensubu olduğu kuruluşun adını yıpratır.</p>
<p>Ayrıca emanet edilen mallar eğer Devlet malı ise, kul hakkı ihlaline de girer. Böyle elemanların çalıştığı kurumlar zarar eder.</p>
<p>O elemanlara sahip çıkan idareciler Millet nezdinde yıpranır. O nedenle tüm elemanlar görev ve yetkilerini çok iyi bilmek, onları belirleyen sınırları aşmadan hizmet etmeye devam etmek zorundadır.</p>
<p>Bir öğretmen kendisine emanet edilen öğrencileri en iyi şekilde yetiştirmek mecburiyetindedir. Bir şoför kendisine emanet edilen arabanın nasıl ve ne şekilde kullanılacağını bilmeli gereksiz yakıt tüketiminden, şahsi işlerine kullanmaktan çekinmelidir.</p>
<p>Bir doktor kendisine emanet edilen insanlara en iyi şekilde hizmet etmelidir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Öz olan insanların görev ve sorumluluk alanlarını iyi tespit ederek insanlara hizmet etmeleridir.</p>
<p>Milyonlarca liranın boş yere harcandığı Devlet yöneticileri tarafından açıklanmaktadır. İsraf öncelikle Devlet kurumlarında önlenmelidir. Bu nedenle tasarruf genelgeleri hemen, hemen her dönemde yayınlanmaktadır.</p>
<p>Burada asıl olan insanın kendi vicdani sorumluluğunu bilmesidir. Hangi sınırları aşamayacağını adı kadar ezberlemesidir. Sorulacağının hesabını vermeye hazır olmasıdır.</p>
<p>Yöneticilere düşen onları sık, sık denetleyerek hata yapmalarını engellemeleridir. Bunu da zaman, zaman ansızın denetleyerek, yapılan işlerin ehline verilmesini sağlayarak, verimlilik durumlarını inceleyerek sürekli gözetim altında tutması gerekir.</p>
<p>Bu anlayışla çalışan bir personelin yapacağı işten verim alınabilir. Yanlış yapınca korunan, yanlışı saklanılan, kusurları görülmeyen elemanların oluşturduğu bir kurum önce kendine sonra Devletine zarar verir.</p>
<p>Bu sonuç kaçınılmaz olur. O nedenle herkes görev ve sorumluluklarını iyi bilmeli, ihmal ve kusuru alışkanlık haline getirmemelidir. Bunlara göz yummayan idareciler de rahat bir nefes alır ve insanlara hesap verme konusunda sıkıntı çekmezler&#8230;</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Aile Konutu Nedir?&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/aile-konutu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 12:23:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim Çayır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=108268</guid>

					<description><![CDATA[Aile konutu, sürekli olarak barınmak amacıyla kullanılan ve ailenin yaşadığı oturma yeridir. Bir yerin aile konutu olabilmesi için evlilik birliği içinde aile yaşamının yoğunlaştığı bir konut bulunmalıdır. Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Aile Konutu Nedir?&#8221; Evli çiftin düzenli yerleşim amacıyla kullandığı ve yaşadığı, barınmak amacıyla ikamet ettiği yer olarak tanımlanan “aile konutu” tanımı, Medeni Kanun’un [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile konutu, sürekli olarak barınmak amacıyla kullanılan ve ailenin yaşadığı oturma yeridir. Bir yerin aile konutu olabilmesi için evlilik birliği içinde aile yaşamının yoğunlaştığı bir konut bulunmalıdır.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;Aile Konutu Nedir?&#8221;</h2>
<p>Evli çiftin düzenli yerleşim amacıyla kullandığı ve yaşadığı, barınmak amacıyla ikamet ettiği yer olarak tanımlanan “aile konutu” tanımı, Medeni Kanun’un 194. maddesinde geçiyor.</p>
<p>Aile konutu olma şartı, söz konusu ikamette aile yaşamının evlilik birliği içinde yürüyor olması… Yazlık gibi sürekli oturulmayan konutlar aile konutu kapsamına girmiyor.</p>
<p>Aile konutunun sağladığı haklar nelerdir? Eşlerden biri, aile konutunun kira sözleşmesini tek başına sona erdiremez, aile konutunu devredemez, aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.</p>
<p>Yine eşlerden biri diğerinin onayı olmadan aile konutunu başkasına devredemez, satamaz veya başkalarına kiralayamaz. Ayrıca eşlerden biri, diğer eşin açık onayı olmaksızın tapuda aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.</p>
<p>Bunlara örnek olarak aile konutunun eşlerden biri tarafından diğer eşin açık onayı olmadan satılması halinde onayı alınmamış diğer eş tapu iptali ve tescil davası açarak aile konutunun tapudaki devir işleminin iptaline ve karar verilmesini isteyebilir.</p>
<p>Mahkeme bu şekilde karar verirse aile konutunun sahibi (devreden eş) olarak kaydedilir. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir.</p>
<p>“Aile konutu” kaydı nasıl yaptırılır? Malik olmayan eş kayıtlı bulundukları muhtarlıktan oturdukları evin ikametgâh olduğuna dair bir belgeyi alarak, evlenme cüzdanıyla birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü’ne müracaat edebiliyor.</p>
<p>Bu müracaatla birlikte tapu sicil müdürü gerekli işlemleri yaparak taşınmazın tapu kütüğünün şerhler hanesine “aile konutudur” kaydını düşüyor. Bu kaydın düşülmesi ile birlikte bazı haklardan yararlanmak mümkün oluyor.</p>
<p>Mesela tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra malik olan eş, eşinin haberi olmadan aile konutunu satamıyor. Üzerinde eşinin muvafakatı olmadan mülkiyeti sınırlayan işlemler yapamıyor.</p>
<p>Örneğin, bir kredi alacaksa evi bankaya ipotek ettiremiyor. Haftaya görüşmek dileğiyle esen kalınız. Gayrimenkul sektöründe tüm sorularınız için kerimcayir@gmail.com</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;İzale-i Şuyu Davası Nedir?&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kerim-cayir-izale-i-suyu-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Jul 2022 14:02:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[İzale-i Şuyu Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim Çayır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=106734</guid>

					<description><![CDATA[İzale-i şuyu davası Medeni Kanun&#8217;un 699. maddesinde şöyle yer alıyor; &#8220;Madde 699: Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;İzale-i Şuyu Davası Nedir?&#8221; Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzale-i şuyu davası Medeni Kanun&#8217;un 699. maddesinde şöyle yer alıyor; &#8220;Madde 699: Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Kerim Çayır Yazdı &#8220;İzale-i Şuyu Davası Nedir?&#8221;</h2>
<p>Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.</p>
<p>Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.&#8221;</p>
<p><strong>Dava süreci nasıl işliyor?</strong></p>
<p>Taşınır yahut taşınmaz mallar hissedarları arasında taksim edilemez ise, paydaşlardan birinin ortaklığın giderilmesi talebi ile sulh hukuk hakimliği&#8217;ne müracaatı sonucu hukuki süreç başlar.</p>
<p>Çoğunlukla gayrimenkullerde rastlanır. hakimlik, evvela ortaklığın giderilmesi istenen şeyin taksim edilebilir olup olmadığını inceler. teknik bilirkişileri görevlendirir. taşınmazın imar durumu, hisse ve hissedarların sayısı gibi etmenlere bakarak, paylaştırma sureti ile her bir paydaşa müstakil bir parça (daire, arsa vs&#8230;) düşebilecekse, paylaşımı seçer, değil ise satışına karar verir. satış konusu biraz karışıktır.</p>
<p>Resen (taraf rızası aranmaksızın) satışın amacı; paylı mülkiyet ile doğmuş bir niza var ve bu tasarruf hakkını engelliyorsa, mal üzerindeki hisselerin paraya tahvil olunmasıdır.</p>
<p>Teorik olarak hisse bedele dönüştüğü için paydaşların bir kaybı olmaz. Eğer satış kararı temyiz edilmiş ve yargıtay 6. hd tarafından da onaylanmış ise, satış dosyası oluşturulur. Hakim, işlemi yapmak üzere dosyayı satış memurluğuna tevdi eder. memurluk bilirkişileri tayin eder ve malın değeri hakkında bir rapor alır.</p>
<p>Bu rapor taraflara tebliğ edilir. süresi içinde itiraz edilmez ise bu değer kesinleşir. itiraz vukuunda ise, dosya hakime geri gelir. hakim tüm itirazları dinler, tek bir dosyada toplar, bilirkişileri tayin eder, mahallinde keşif yapar ve raporun yazılması için dosyayı ikinci bilirkişi heyetine verir.</p>
<p>Bilirkişinin verdiği değerle ilk bilirkişinin tayin ettiği değer arasında bir çelişki yok ise, en yüksek değeri kabul eder, çelişki var ise yeniden rapor almak suretiyle kafalardaki soru işaretini giderir. kararı kesindir. (ikinci değerlendirmeyi hakimin yapmasının nedeni, iddiaları incelemesi ve gidermesi gereken kişinin hukukçu olmak gerektiğindendir. satış memuru hukukçu değildir.) karar ardından dosya tekrar satış memurluğuna tevdi olunur.</p>
<p>Memurluk şartname ve satış ilanını hazırlar. satış ilanı taraflara tebliğ olunur. gazetede yayınlanır ve ihale aşamasına geçilir. Nizanın derhal sonlanması açısından malın bir an evvel satılmasına bakılır. bu nedenle ilk ihalede muhammen değerin yüzde 60&#8217;ına yani yüzde kırk eksiğine, eğer alıcı olmaz ise ikinci ihalede yüzde 40&#8217;ına yani yüzde 60 eksiğine ihale edilir.</p>
<p>Alan olursa kdv, tellaliye rüsmu, damga vergisi gibi satış bedelinin ferileri ödenerek mal ihale olunur. İlgilileri, sulh hukuk mahkemesine bir hafta içerisinde ihalenin feshi yolunda dava açabilirler. ancak itiraz sonucunda haklı çıkılmaması halinde davacıya ihale bedelinin %10&#8217;u kadar bir tazminat ödeme yükü doğar.</p>
<p>Bu 6183 s.k. göre amme alacağıdır. haklı çıkılırsa, satış dosyası yeniden aynı işlemleri tekrarlar. İhalenin feshi yolunda açılan dava red edilir ve karar kesinleşirse, satış memuru taksim tablosu düzenler, taraflara tebliğ eder. İlgili tapu, trafik vs.. dairesine alıcı adına tescilin yapılmasını emreden müzekkeresini gönderir ve dava konusu maldaki ortaklık son bulur.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Sabetay Artıkları&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz-sabetay-artiklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 May 2022 14:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=105109</guid>

					<description><![CDATA[13 Mayıs 2022. Chp Lideri Kemal Kılıçdaroğlu SADAT’ın kapısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimleri engellemek, seçimleri kazanmak için silahı baskı aracı olarak kullanmak ve hatta ülkede kendisine rakip gördüğü isimleri çeşitli Terör Eylemleriyle engellemekle ve bu engellemeyi de Sadat üzerinden planlamakla itham etmişti. “Bizi SADAT gibi Paramiliter kuruluşlarla korkutamazsın” diyerek gövde gösterisinde bulunmuştu. Köşe Yazarımız Cemil Duymaz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>13 Mayıs 2022</strong>. Chp Lideri Kemal Kılıçdaroğlu SADAT’ın kapısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimleri engellemek, seçimleri kazanmak için silahı baskı aracı olarak kullanmak ve hatta ülkede kendisine rakip gördüğü isimleri çeşitli Terör Eylemleriyle engellemekle ve bu engellemeyi de Sadat üzerinden planlamakla itham etmişti. “Bizi SADAT gibi Paramiliter kuruluşlarla korkutamazsın” diyerek gövde gösterisinde bulunmuştu.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Sabetay Artıkları&#8221;</h2>
<p>Bursa Mitingini Canan Kaftancıoğlu’na verilen ceza nedeniyle iptal etmiş İstanbul’a almıştı. Sahnede kullanılan görselle partiler üstü bir mesaj vermiş, Türk Bayraklarıyla mitinge gelmek isteyenlere girişte “Komisyon Kararıyla “ Türk Bayrağı’da olsa alana alınmayacağı söylenmiş, mitingte “Heryer Kandil, heryer Direniş” sloganı atılmıştı. Mustafa Kemal’in resmini gören olmamış ve bu mitingte asıl kazanan Chp içindeki 10 Aralık’çılar olmuştu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-231043" src="https://www.buyuksivas.com/wp-content/uploads/2022/05/mitingi-300x168.jpg" alt="" width="709" height="397" /></p>
<p>Chp Lideri Cumhurbaşkanlığı Adaylığını hem masaya hem de “Dost Ülkeler”e kabul ettirmeye çalıştıkça söylemlerini daha da sertleştirme ihtiyacı hissetti. “Erdoğan’ı en çok ben yıpratırım” diyerek bu haftaki grup toplantısında “Kaçacak, hazırlık yapıyor. Amerikaya gidecek ama biz peşini bırakmayacağız” dedi.</p>
<p>Aynı günün akşamına çok önemli bilgiler ve belgeler paylaşacağını söyleyerek randevu verdi. Sonrasını zaten biliyorsunuz. Sonrasını biliyoruz ama çokk öncesinde yine “Kaçacak” dediğini de anımsatmak lazım&#8230;</p>
<p><strong>19 Mart 2014</strong>. Kılıçdaroğlu FETÖ’nün kanalı STV’ye çıkıp “Erdoğan kaçacak” dedi. 26 Mart 2014’te ise Denizli meydanında Erdoğan’ın Sudan’a kaçacağını iddia etti. Yani tarihler farklı olsa da Kılıçdaroğlu “Kaçacak”söylemine devam etti. Aynı şeyi söylediği anlaşılmasın diye de bu defa “Sudan” yerine “Amerika”yı seçti. Seçmeni unutkan sanan Kılıçdaroğlu bu taktiği ve yalanı kimden aldı diye sorarsanız adresin Okyanus Ötesi olduğu söylentileri geziniyor bazı meslektaşlarımızın köşe yazılarında.</p>
<p>Siyasi olarak İktidarı eleştirmek her partinin hakkıdır ancak sürekli aynı yalanları ısıtıp piyasaya sürmek sizi Siyasi Parti Liderliğinden “Yalancı Çoban” hikayesenin başrolüne taşır.</p>
<p>Ekonomik olarak sıkıntılı bir süreç yaşayan ülkemizde Muhalefet Partileri hedef olarak kendine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçmek yerine “Çözüm”leri anlatsalar kendi partilerinin oy oranlarını artırabilir ve AK Parti seçmenini kendilerine çekebilirler.</p>
<p>Bu dil ile bırakın oy oranlarını artırmayı sabit rakamlarda kalmaya devam eder ve 2023 Haziran seçimlerinde yaşayacakları hezimete engel olamazlar.</p>
<p>Bizim ülkemizdeki en büyük problem çözümler yerine polemiklerin konuşulması. Belki her siyasi parti kendi seçmenini konsolide etmek için bu tarzı seçmiş olabilir. Tarzı seçerken kullanılan “Dil” çok önem kazanıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde İp Genel Başkanı Meral Akşener katıldığı televizyon programında “O dönemin öznesi 2. Abdulhamit ise bugünün Öznesi de Erdoğan’dır” dedi.</p>
<p>Yine bu haftaki grup toplantısında “O gün nasıl kazandıysak, bugünde aynı şekilde kazacağız” dedi. Kendini İttihatçılardan sayan Akşener gaf mı yaptı yoksa kendinden mesaj bekleyenlere Selam mı çaktı onu kestirmek zor.</p>
<p>Ama tarihi şöyle bir karıştırınca 2. Abdülhamiti’i tahtan indirmek heveslisi olanların kimler olduğu bilmek ve Osmanlı’yı yöneten İttihat ve Terakki Parti’si sayesinde neleri kaybettiğimizi anlamak çok zor değil!</p>
<p>Sabetayist (Yahudi Dönmesi) ağırlıklı Harekat Ordusu Selanik’en yola çıkıp İstanbul’a gelmiş ve 2. Abdülhamit’in tahtan inmesine ciddi katkıda bulunmuştu. Sevinç içinde olan Harekat Ordusu Komutanı Mahmut Şevket Paşa emeğinin karşılığını Harbiye Nazırı olarak aldı.</p>
<p>O ödülünü aldı ama asıl sevinenler Ermeniler, İsrail’in kurulacağı hayalini kuran Yahudiler ve onların maşaları Sabetayistler ve Masonlardı. İngiliz’i, Rus’u saymaya bile gerek yok keza onlar içimizdeki “Hain”leri çoktan satın almış ve bütün organizasyonu onların sırtından yapmışlardı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-231040" src="https://www.buyuksivas.com/wp-content/uploads/2022/05/pasa.jpg" alt="" width="407" height="407" /></p>
<p>(<strong>Mahmut Şevket Paşa</strong>)</p>
<p>Aradan 100 yıl geçti ve maalesef İttihatçı kafa yeniden hortladı ve bunu yapan kendini “Milliyetçi” olarak isimlendiren bir siyasi. Osmanlı’ya kin kusan bir Milliyetçilik nasıl olur sorusuna cevabı yine İp’li Milliyetçilere bırakalım, tabi partilerinde “Milliyetçi” kaldıysa!</p>
<p>Neyse demem o ki ülke bugünlerde sıkıntılar yaşansa da sonrasında gelecek aydınlık günleri ve önlenemez yükselişi biliyor ve bekliyoruz. Bizi o günlere taşıyacak “Lider” zaten işinin başında ama onu 2. Abdülhamit yalnızlığına bırakacağımızı düşünen varsa çok ama çok büyük bir şekilde yanılıyor.</p>
<p>Hepiniz biaraya gelseniz de bu ülkenin artık birilerinin maşası olmasını sağlayamacaksınız! Sözde Terör Örgütü Yöneticisi Cemil Bayık iktidarda Chp ve İyi Parti’yi görmek istese ve desteğini açıklasa da, Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi “Abdülhamit Düşmanlığı”nızı tasdik edecek tarzda koşarak size gelse de, sandık önümüze geldiğinde biz SABETAY Artıklarını, Ülkeye Düşman olanları ve Bizi Bölmek isteyenleri seçmeyeceğiz. Seçim günü gelene kadar daha hangi değerimize kin kusacaksınız bilmem ama 2023 Haziran’ında bu defa bir daha başınızı kaldıramayacak şekilde yenileceksiniz, vesselam.</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Orhan Arslan&#8217;ın “İhanet Şebekesinin İhanetleri” Başlıklı Yazısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/orhan-arslan-ihanet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 May 2022 19:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=102995</guid>

					<description><![CDATA[Orhan Arslan’ın “İhanet Şebekesinin İhanetleri” İsimli Köşe Yazısı; Köşe Yazarımız Orhan Arslan&#8217;ın “İhanet Şebekesinin İhanetleri” Başlıklı Yazısı 15 Temmuz İhanetinin baş aktörleri, bugün yaptıklarının cezasını çekiyorlar. Mahkeme salonları, onların yargılanmalarına şahit oluyor. Verilen cezalar, ağır olsa da; şehit yakınlarının, bu cezalardan pek memnun olduğu söylenemez. İdam meselesini her platformda, gündeme taşıyorlar. Acizane tavsiyem; İdam Meselesinin; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orhan Arslan’ın “İhanet Şebekesinin İhanetleri” İsimli Köşe Yazısı;</p>
<h2>Köşe Yazarımız Orhan Arslan&#8217;ın “İhanet Şebekesinin İhanetleri” Başlıklı Yazısı</h2>
<p>15 Temmuz İhanetinin baş aktörleri, bugün yaptıklarının cezasını çekiyorlar.</p>
<p>Mahkeme salonları, onların yargılanmalarına şahit oluyor. Verilen cezalar, ağır olsa da; şehit yakınlarının, bu cezalardan pek memnun olduğu söylenemez. İdam meselesini her platformda, gündeme taşıyorlar. Acizane tavsiyem; İdam Meselesinin; Halk Oylamasına sunulmasıdır.</p>
<p>Özellikle bazı yargılanan ihanet şebekesinin adamlarının mahkeme salonlarında yaptıkları; Kamu vicdanını yaralamaktadır. Hala, direniş göstergeleri, sunmaya devam ediyorlar. 24 HAZİRAN SEÇİMLERİ SONRASI İSE; İTİRAFÇILARIN, ARTTIĞI GÖZLEMLENMEKTEDİR.</p>
<p>İhanet şebekesinin Ülkemizde yaptıkları sadece; 15 TEMMUZ GECESİ İLE SINIRLI DEĞİLDİR. GÜN GEÇTİKÇE;</p>
<p>Malum yapılanmanın, Ülkemize neler kaybettirdiği; ayan, beyan ortaya çıkmaktadır. En üzücü tarafı ise; Bir neslin yok edilmesidir. Bugüne kadar yapılan yorumlarda, konunun bu vahim tarafı, göz ardı edilmiştir. Aslında altının çizilmesi gereken, konuların başında gelmektedir.</p>
<p>Malum yapıyı yönlendiren üst akıl; bilerek bu çalışmayı yapmıştır. Yetişen nesilleri; dershaneleri ve okullarını devreye sokarak; kontrol altına alma çabalarını, en üst seviyede tutmuşlardır. Şunu bilmektedirler ki; başarılı olsalar da, başarılı olmasalar da; bir nesli, sonu olmayan yolculuklara çıkaracaklardır. Başarılı da; olmuşlardır.</p>
<p>Şimdilerde, aklıma bazı onlara kanmış aciz insanların, GEÇMİŞTE; yüzümüze karşı; söyledikleri sözler aklımıza geliyor. O aciz insanlar şöyle diyordu; Örneğin, Onların Eğitim alanındaki çalışmalarını büyük bir iştahla anlattıktan sonra;</p>
<p>´´Siz öğretmen misiniz? (Fetönün adamlarını kast ederek); ´´O adamlar, fedakar, cefakar, diyorlardı.´´ Biz ise, onlara; Kardeşim, bu iş sakat bir yol. Bir öğretmenin o kadar geliri olamaz. Eğer adam bu fedakarlıkları kendi bütçesi ile, yapmaya kalkarsa; bir günde batar. İşte, O nedenle; bu adamların başka gayeleri var, aklınızı başınıza alın, diyorduk. Ancak O adamlar, Kimleri inek gibi sağacaklarını iyi bildikleri için; inek gibi sağacakları adamın karşısında, her türlü yalakalığı, yağcılığı yapıyorlardı. Abi, Ağam, Büyüğüm gibi iltifatlarla, adamı çepeçevre sarıyorlardı. Hatta, Bağlı oldukları şahsın, O, kişiye ait övgülerinden, selamlarından söz ediyorlardı.</p>
<p>Başarılı da; oluyorlardı. Şehirler bazında, sağmadıkları, inek kalmadı… Yardım, himmet, zekat, fitre, kurban, paraları da; bu işin kaymağı idi.</p>
<p>EEE, insanoğlu gariptir. Kendisinin karşısında acizlenen insanları görünce; kendisini büyük bir makamda sanmaktadır. Böylece, kendisini O, makama koyan adamlara, her türlü yardımı yapmaya devam eder. Taaa ki; ne zamana kadar? Bu yardımları kesene kadar. Yardımlar kesilince; kimse kapısına uğramaz, selam dahi vermez. Hatta aleyhinde konuşmaya başlarlar. Bu durum aynı zamanda önce varlık durumu iyi olup ta, sonradan varlığını kaybeden insanlar için de; geçerlidir. Ondan sonra kapısını açan olmaz.</p>
<p>Sömürülen vatandaş, kendisinin aldatıldığını anlayana kadar; iş, işten geçmiş olur.</p>
<p><strong>Böylece Bazı varlıklı Müslümanların, iyi niyetini de; kötüye kullandılar…</strong></p>
<p>Burada en önemli görevi; öğretmen kadrosu üzerine almıştır. Gençlerin, çocukların istedikleri yerleri kazandırma girişimlerinden öte; O genç dimağların, kontrol altına alınması ve sürekli denetlenmesi, görevini; öğretmen kadrosu, gerçekleştirmiştir.</p>
<p>O genç beyinleri, çeşitli entrikalarla, bugün mahkeme tutanaklarına geçen; sahtekarlıklarla okullar kazandırmak, DEVLET kadrolarında, onları kadrolaştırma çalışmaları yapmak; öğretmen kadrolarının yapmış olduğu, çalışmalarla ilintilidir. Öğretmen kadrosundaki şahıslar; ilgilendikleri gençler hakkında değerlendirmeler yaparak; kendilerine yararlı bir eleman olup, olmadıklarına karar veriyorlardı. Onların verdikleri kararlara göre; gençler yönlendiriliyor, kadrolaştırılıyordu. O nedenle; Üniversiteye hazırlık mahiyeti taşıyan yatılı kurs, gece, gündüz kontrol altında tutacağınız kamplar, önemliydi. Aynı durumlar; Devlet memuriyeti kadrosunda görev almak isteyen insanlar için de; geçerliydi…</p>
<p>Evet, bu çarkın en önemli dişlisi, öğretmenlerdi. Sonradan açığa çıkan yapılanmalarına baktığınız zaman; İmam olarak vasıflandırılan insanların çoğunun; Öğretmen kökenli insanlar olduğunu görmektesiniz. İnsanları yönlendirmedeki, kontrol etmedeki başarılarına göre; taltif ediliyorlardı. O nedenle; bu alanda çalışan öğretmenlere; her türlü maddi imkanlar destek olarak, veriliyordu…</p>
<p>Bütün bu çalışmalar, Bugün gün yüzüne çıkmaktadır. Acı olan tarafı şunlardır.</p>
<p>EY İhanet Şebekesi! Bir nesli mahvettiniz… Hedeflediğiniz mevziye ulaşmak için; her şeyi mübah saydınız… Kullandığınız gençlerin en az yüzde otuzu; Bu Ülkenin çeşitli alanlarında yararlanacağı süper beyinler idi. Siz onları bilerek, yanlış yönlendirdiniz. Bu alanda, Bu Ülkeye en büyük zararı verdiniz. Süper beyinleri, diskalifiye ettiniz… Diğer geriye kalan kısmına; hırsızlıkla, çalıp, çırpmakla makam elde edileceğini, hiç bir değer yargısı tanımadan yaşanılacağını öğrettiniz. Bir nevi, Onları, dava için; her şey mübahtır. Mantığı ile yetiştirdiniz. Tescilli hırsızlar, sahtekârlar, yetiştirdiniz…</p>
<p>Riyakarlık ve adam kandırma; birinci görevleri, idi.</p>
<p>Hatta kendi insanını öldürecek kadar; canavar ruha sahip insanlar haline getirdiniz. Vatan, Millet, İnanç gibi kavramları, kullanarak; aynı kavramlara düşman olan insan yetiştirdiniz… Kendisinden ve kendi düşüncesinden olmayan insanlara; yaşama hakkı tanımayan, bir nesil ürettiniz. Üniversitelerdeki yapılanmalar, bunun en güzel örneğidir. O kadar karmaşıktır ki; hala çözülmeye devam etmektedirler. Hatta bu aralar ellerindeki mevki ve makamları kullanarak; başka insanları dışlamanın yollarını aramaktadırlar. Üniversiteler, bunun örnekleri ile doludur.</p>
<p><strong>Hala, Üniversitelerin, temizlendiği söylenemez…</strong></p>
<p>Siz, Hür akılları, hür insanları; birer robot haline getirdiniz, birer köle gibi kullandınız…</p>
<p>Son otuz yılın, tüm genç neslinin, geleceğini; ´´Ortaya koyduğunuz akıl almaz manevra ve dalaverelerle, kendi elemanlarımızı yerleştireceğiz çabası ile´´ mahvettiniz, kararttınız… Milyonlarca insanın hakkını yediniz… Milyonlarca insanın ahını aldınız… Tüm bunları utanmadan, sıkılmadan, Dini terennümleri kullanarak, yaptınız. Yurt dışındaki okullarınızda ise; İslam dininin özelliklerinden bir nebze olsun bahsetmediniz… Tamamen size ve bağlı olduğunuz güçlere itaat eden, bir nesil yetiştirme çabası içerisine girdiniz…</p>
<p>Bu neslin ailelerle olan irtibatını kestiniz. Bazılarını ailelerine, düşman ettiniz.</p>
<p>Önünüze engel olarak çıktığına inandığınız, İHL okullarını kapattırdınız. Onların var olan mülklerine el koymanın çabası içerisine girdiniz. Sizin kontrolünüzde olan, öğrencilerin dışında; Müslüman kimliği taşıyan öğrencilerin önünü kapatmak için; başörtüsü yasağını desteklediniz. Kendinize bağlı olan bayanlara ise; başınızı açınız, emrini verdiniz. Çünkü amacınız, sizin gibi düşünmeyen İslami gurupların mensuplarının, Üniversite yollarını tıkamaktı, başardınız… Başörtüsü zulmü ile binlerce insanın geleceği ile oynadınız…</p>
<p><strong>Bugün O, mülkler gerçek sahiplerine, geri verildi…</strong></p>
<p>Sonradan ortaya çıkan bazı iğrençliklere, göz yumdunuz…</p>
<p>Üniversitelerde; kendi kadro yapılanmanızın dışındaki, tüm çabaların önünü kesme adına, gayret sarf ettiniz. Adamlarınızı öyle bağladınız ki; sizin dışınızda fikir dahi beyan edemez, oldular. Acaba hepsinin birer kaseti mi, var? Sorusu aklımıza geliyor. Öyle ya, siz bu işi iyi biliyorsunuz. Açık aramak, bulmak ve O, açığı yapan şahsı tehdit ederek; kullanmak… Bu sizin için; normal bir olaydı.</p>
<p>Şimdi gelelim, zamanla size para yardımından tutun da; çocuklarını okullarınızda okutarak, hatta sizin fikirlerinizin savunuculuğunu yaparak; Bugün sizden uzaklaştığını iddia eden insanların durumuna, şöyle bir bakmaya.</p>
<p>Evet, işte siz de, aldandınız… Dün, sizinle her türlü yolda yürüyen insanlar; Bugün size kin ve nefret duyuyorlar. Sizin yaptıklarınızı; bir, bir anlatıyorlar. Hatta bazıları günah çıkarırcasına; Size karşı mücadele eden ekiplerin, içerisine giriyorlar, oralara destek veriyorlar. Sizin aleyhinize; sayfa, sayfa açıklamalarda bulunuyorlar. Kendilerini ispatlamak için; AK parti yönetimlerine giriyorlar. Oralara maddi yardımlarda bulunuyorlar. Sonuçta, Neymiş; insanoğlu nankörmüş… Tıpkı, sizin gibi…</p>
<p>Bu hataları yapan varlıklı kardeşlerimiz, şimdi acaba eskilerde yaptıkları bu hataların malum yapılanmayı ne kadar güçlendirdiğini fark ederek; vicdan azabı çekiyorlar mı? Yoksa aynı umursamaz tavırları ile günlerini, gün etmeye devam ediyorlar mı? Merak ediyorum… Benimkisi de; ne yaptıklarını merak etmek… Çünkü önemli buluyorum…</p>
<p>24 Haziran seçim öncesinde, bir kenarda bekleyen, hiç bir faaliyete, seçim çalışmasına katılmayan, kimi sahtekârların, seçimin kazanılması ile orta yere fırlayarak, sevinç çığılıkları attıklarına şahit olduğumuz, gibi; çoğu sahtekârlıklara, O, dönemlerde de; şahit oluyorduk. Çünkü, O, tür adamların, aynı zamanda; bütün meseleleri, kendi yararları idi. Siz kendi yararınız için; O günde, aynı konumda idiniz.., Bugün de; aynı konumdasınız… Varsa, yoksa menfaaat… Kahrolsun sizin gibi, pislikler…</p>
<p><strong>Gelelim Şimdi;</strong></p>
<p>Ey Üst aklın yönlendirmesine inanan ve onların doğru yaptığını sanan insanlar! Başaramadınız, Bir nesli yok ettiniz, Bir Devletin geleceği ile oynadınız. Ülkemde Müslüman kimliği taşıyan insanlara karşı, tepki oluşmasına neden oldunuz… Yapamadığınız zaman sığınma yeri olarak; Ülke dışını seçtiniz… Hem kendinize, hem Ülkeye yazık ettiniz… Ülke düşmanları ile kol, kola oldunuz. Terör örgütlerine destek verdiniz. BATILI devletlerin kucağına oturdunuz, kendi devletinizi şikâyet ettiniz… Yazıklar olsun… Yazıklar olsun… Yazıklar olsun…</p>
<p>Ülkemde Bugün Din adına yapılan tüm çalışmalara ve de; yardımlaşmalara; İnsanımızın tereddütle bakmasına neden oldunuz. İnsanların güvenini sarstınız… Acaba, sorularının artmasına neden oldunuz…</p>
<p>Ne kadar kire batmışsınız, bulaştığınız her yeri kirlettiniz. Temizle, temizle çıkmıyor. Yeni bir temizleyici icat etmek gerektir. bu malum yapının insanlarına da; O, temizleyiciyi tavsiye edelim…. Belki, temizlenirler… Öyle ya, birileri eskiyi unutarak, yeni, yeni pozisyonlar aldıklarına göre; kendilerini temizlenmiş kabul ediyorlardır. Umarım, yeni gittikleri yerleri kirletmezler…</p>
<p>Farkında mısınız? Hatırlatalım… Kirliliğinizi gizleme çalışmalarınız; kirliliğinizin artmasına, bir başka kirlilik eklenmesine, neden oluyor…</p>
<p>Kirinizle, kirliliğinizle, tarihteki yerinizi aldınız… EY! Kirli Vatandaşlar… Tarihe kara bir leke olarak, eklendiniz…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Soyadı Alçı ama beton döktü&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/cemil-duymaz-alci-ama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 May 2022 15:47:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Duymaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=102832</guid>

					<description><![CDATA[Bir gazeteci davet edildiği yere kişinin Siyasi Görüşüne göre mi gider? Tabiki hayır! Nagehan Alçı bir gazetecidir ve davet edildiği her yere gider. Rusya-Ukrayna savaşını da yerinde izlemek için gitti ve hatta Ukrayna Askeri Üniforması bile giydi, giymemesi gerekirken! Üzerine bu kadar gidilmesini doğru bulmuyorum mesleğimizin gerekleri açısından. Ama olayın başka boyutları var mı, tabi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gazeteci davet edildiği yere kişinin Siyasi Görüşüne göre mi gider? Tabiki hayır! Nagehan Alçı bir gazetecidir ve davet edildiği her yere gider. Rusya-Ukrayna savaşını da yerinde izlemek için gitti ve hatta Ukrayna Askeri Üniforması bile giydi, giymemesi gerekirken! Üzerine bu kadar gidilmesini doğru bulmuyorum mesleğimizin gerekleri açısından. Ama olayın başka boyutları var mı, tabi ki var ve hadi o boyutlarda kısa bir gezintiye çıkalım.</p>
<h2>Cemil Duymaz Yazdı &#8220;Soyadı Alçı ama beton döktü&#8221;</h2>
<p>Hikayeyi zaten biliyorsunuz. Nagehan Alçı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Karadeniz gezisine çıktı ve aynı otobüste poz verince Sol Cenahta aman bir isyan, aman bir “o kadının o otobüste ne işi” var cümleleri, aman sanatçı kesimin “biz size bunun için mi oy verdik” sitemleri ve hatta yine birilerinin “madem Nagehan o otobüste, biz bu otobüsten ineriz” gideri!</p>
<p>Ne yaptı bu Nagehan size arkadaş! Tek gazeteci o mu? O geziye katılan kaç tane gazeteci var onlara neden siteminiz yok? Çünkü Nagehan bazen Ak Partiye yakın yazılar yazıyor, bazen Sayın Cumhurbaşkanı’nın hizmetlerini takdir ediyor, Muhalefet Partilerinden birileri olunca da eleştiriyor, zor sorular soruyor.</p>
<p>İyi de uzun zamandır Nagehan Alçı Hükümeti eleştiren yazılar ve yorumlar yapıyor. Bu yazıları okurken, bu yorumları dinlerken Nagehan iyi de sizin otobüse binince mi kötü?</p>
<p>Ama kabul edelim ki İmamoğlu destekçileri ciddi anlamda tepki gösterdi ve bazı isimler partiden istifa edip bunu sosyal medya hesaplarından paylaştılar.</p>
<p>Hatta Atilla Taş Twitter odasında Chp İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yüzüne “<em><strong>Paramla Bana Salon Kiralamadınız, Nagehan’ı Otobüse aldınız, Sizden Nefret Ediyorum</strong></em>” dedi.</p>
<p>İnanmayan varsa benim hesabıma baksın, kendi gözüyle görsün.(@CemilDuymaz) <em><strong>Valla Nagehan Hanımın Soyadı ALÇI ama bildiğiniz BETON döktü Chp seçmeninin üstüne!</strong></em></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı adaylığında Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında uzun zamandır yaşanılan bir savaş var. İmamoğlu’nun Karadeniz Gezisi bu adaylığın aslında resmen ilan edilişi…</p>
<p>Belediye seçimlerinde “Her Şey Çok Güzel Olacak” demişti ve kampanyasının mottosu buydu. Yine adaylığını ilan edişini ”Seneye bir seçim var ve seneye Her Şey çok güzel olacak” diyerek dolaylı olarak resmileştirdi. Cumhurbaşkanlığı adayının kim olacağına karar verecek mecra 6+1 şeklinde dizayn edilen masa.</p>
<p>İmamoğlu’nun adaylığını en çok İyi Parti destekleyecek bunu hepimiz biliyoruz. <em><strong>Çünkü İyi Parti’nin lideri Akşener, İmamoğlu’nu 2. Fatih ilan etmiş hızını alamayıp yüzünde “Rabbi Yessir”i görmüştü.</strong></em> Yine hepimiz biliyoruz ki Kılıçdaroğlu kendi aday olmak istiyor ve tüm ataklarını İmamoğlu’nun adaylığına “<em><strong>Fatiha Okumak</strong></em>” üzerine kuruyor.</p>
<p>Ankara’da ki kaynaklarımdan edindiğim bilgilere göre, İmamoğlu’na gelen tepkilerin Kılıçdaroğlu’nu keyiflendirdiğini ve kendi adaylığının daha güçlü hale gelmesine katkıda bulunduğu yönünde. Bir de yine İmamoğlu’nun Fenerbahçe Kulubü Başkanı Ali Koç’a hitap şeklinin kadayıfı kaymaklandırdığının da bu keyfi zirveye çıkarttığı yönünde. Doğrudur, değildir bilmem ama kaynaklarım böyle bilgiler ulaştırdı bana.</p>
<p>Kılıçdaroğlu masanın dağılmasını engellemek için büyük çaba harcarken artık çok rahat “Gördünüz mü aday olarak ismi cilalanan kişi her ne kadar benim partimde olsa da ayrıştırıcı diliyle, kibirli tavrıyla bize faydadan çok zarar veriyor.</p>
<p>Hem yapılan anketlerde Mansur ilk sırada ben İkinci sıradayım, İmamoğlu 3. Sıraya düştü ve giderek kan kaybediyor. Hem İmamoğlu aday olursa dostlarımızın desteği kesilebilir” diyebilir.</p>
<p>Karadeniz Gezisi sonrası İmamoğlu’nun gelen tepkilere “Vız Gelir, Tırıs Gider” sözü ve sonrasında özür dilemesi ortamı yumuşatmaya çalışırken, parmak sallayarak “Akıllı Olsunlar” tehdidi unutulmuş değil.</p>
<p>İmamoğlu’nun polemik bulma konusunda ki akıl hocası Murat Ongun bu süreci iyi yönetemedi. Ve evet Polemik kişiyi gündemde tutsa da her zaman fayda getirmiyor görüldüğü üzere.</p>
<p>Sayın Ekrem İmamoğlu adaylığı bir süreliğine unutup seçildiği yeri yani İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlamalı. <em><strong>Hatırlamazsa sandık önüne gelince seçmen zaten hatırlatır</strong></em>, vesselam!</p>
<p>Ege&#8217;de <a href="http://www.egedeizmir.com">İzmir Haber</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sema Biçer’den “Çocuğunuzda Sorumluluk Bilinci Gelişmesini İstemiyorsanız” Adlı Köşe Yazısı</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sema-bicer-kose-yazarimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2022 19:19:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[sema biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=102120</guid>

					<description><![CDATA[Çocuğunuzun yaşı, gelişimsel olgunluğu, sağlığı, bilgisi, becerisi yeterli olduğu halde ve kendisi yapabilecekken; Odasını siz düzenleyin, Eşyalarını siz toplayın, Dolabını onun yerine düzenleyin, Okul çantasını siz hazırlayın, Tüm ödevlerini onun yerine siz yapın, Okula giderken giysilerini siz giydirin, Kahvaltısını ve yemeğini hazırlayıp siz yedirin. Sema Biçer’den “Çocuğunuzda Sorumluluk Bilinci Gelişmesini İstemiyorsanız” Adlı Köşe Yazısı Okul [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzun yaşı, gelişimsel olgunluğu, sağlığı, bilgisi, becerisi yeterli olduğu halde ve kendisi yapabilecekken; Odasını siz düzenleyin, Eşyalarını siz toplayın, Dolabını onun yerine düzenleyin, Okul çantasını siz hazırlayın, Tüm ödevlerini onun yerine siz yapın, Okula giderken giysilerini siz giydirin, Kahvaltısını ve yemeğini hazırlayıp siz yedirin.</p>
<h2>Sema Biçer’den “Çocuğunuzda Sorumluluk Bilinci Gelişmesini İstemiyorsanız” Adlı Köşe Yazısı</h2>
<p>Okul çantasını siz taşıyın, Masasını siz düzenleyin, Ders çalışırken yanında oturun, Sizden hangi konuda olursa olsun her izin istediğinde hiç sorgulamadan evet deyin, Evdeki yemeği yemiyorsa hemen istediği yemeği yapın ya da dışarıdan sipariş verin, Evin her yerini istediği gibi kullanmasına ses çıkarmayın, Oyuncaklarını o dağıtsın siz toplayın, Kirli eşyalarını odasından ya da elbise dolabından siz ayırıp yıkayın, Yaşadığı olaylarda diğerlerine karşı hep onun tarafını tutun.</p>
<p>Arkadaşları ile yaşadığı sorunlarda hemen siz araya girip onun yerine sorunu çözün, Eşinizle yaşadığı sorunları onun yerine siz halledin, Sizinle yaşadığı sorunlarda eşinizden aracı olmasını talep edin, İstediği kadar harçlık verin harçlığı biter bitmez yeniden verin, Parayı istediği gibi harcasın müdahale etmeyin, Bütün hatalarını görmezden gelin.</p>
<p>Yapmadıklarının veya hatalı davranışlarının sonuçlarından sürekli koruyun, Kötü sözlerine ve davranışlarına hiçbir zaman müdahale etmeyin, Başkalarına saygısızlıklarına göz yumun, Hayvanlara ve doğaya verdiği zararları hoş görün, Her konuda her zaman haklı olduğunu söyleyin, Bütün planlarınızı çocuğunuza göre ayarlayın.</p>
<p>Alacağınız bütün kararlarda konunun kiminle ilgili olduğunu düşünmeden mutlaka çocuğunuza danışın ve onun fikirlerini uygulayın, Yaşamınızın bütün merkezi çocuğunuz olsun, onun istemediği hiçbir şeyi yapmayın, Bir konuda başarısız oldu ise suçun başkasında olduğunu söyleyerek çocuğunuzu teselli edin, Sürekli her şeyi yapabileceği ve başarabileceği konusunda telkinlerde bulunun, Maddi ve manevi bütün olanaklarınızı onun emrine seferber edin.</p>
<p>Kendisinin gidebileceği tüm yerlere onu siz bırakın ve istediğinde alın,   Kendisinin yapabileceği bütün alıverişlerini onun yerine siz yapın beğenmediklerini siz götürüp değiştirin, İstediği telefonu alın, Sınırsız interneti olsun, Telefonu ile istediği kadar vakit geçirsin, İstediği saatte uyumasına izin verin, İstediği kadar televizyon seyretsin, İstediği kadar ve her istediği zaman bilgisayar başında kalsın, Evinizdeki hiçbir işin ucundan tutmasın, O istemezse evinize misafir davet etmeyin, Onun canının istemediği hiçbir yere gitmeyin, Onu canı istemediği hiçbir yere götürmeyin, Canı istemezse okuluna göndermeyin, İstediği okula gitsin, Gözünüz aydın, sorumluluk bilinci gelişmemiş bir insan yetiştiriyorsunuz!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Eşinizle Aranızda Neler Oluyor&#8221;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/sema-bicer-esinizle-aranizda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ege'de İzmir Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2022 23:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÖŞE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[sema biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=100881</guid>

					<description><![CDATA[Evlilik ilişkinizde eşinizle aranızda neler oluyor dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne dersiniz? Yapacağınız bu değerlendirme sonucunda elde ettiğiniz farkındalıkla, nelerin yolunda gittiğini, nelerin ilişkinizi olumsuzlaştırdığını ve nelerin daha farklı hale getirilmesine gereksinim olduğunu belirleme fırsatı bulacaksınız. Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Eşinizle Aranızda Neler Oluyor&#8221; Başlayalım; Birbirinizden beklentilerinizi ve beklentilerinizin karşılanma durumunu değerlendirin; Eşinizden neler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik ilişkinizde eşinizle aranızda neler oluyor dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne dersiniz? Yapacağınız bu değerlendirme sonucunda elde ettiğiniz farkındalıkla, nelerin yolunda gittiğini, nelerin ilişkinizi olumsuzlaştırdığını ve nelerin daha farklı hale getirilmesine gereksinim olduğunu belirleme fırsatı bulacaksınız.</p>
<h2>Köşe Yazarımız Sema Biçer Yazdı &#8220;Eşinizle Aranızda Neler Oluyor&#8221;</h2>
<p>Başlayalım; Birbirinizden beklentilerinizi ve beklentilerinizin karşılanma durumunu değerlendirin; Eşinizden neler beklediğinizi biliyor musunuz? Beklentinizi tam da beklentiniz olduğu hali ile ifade edebiliyor musunuz?</p>
<p>Beklediklerinizin ne kadarına karşılık buluyorsunuz? Beklentilerinize karşılık bulamayıp hayal kırıklığı yaşadığınız oluyor mu? Evlilik yaşamınızla ilgili sorumlulukları adil bir şekilde paylaştığınıza inanıyor musunuz?</p>
<p>Evliliğinizde eş olma sorumluluklarıyla birlikte kendinizin olabileceği alanlarınızda özgürce hareket edebiliyor musunuz? Evliliğinizde, birbirinizle olan fiziksel yakınlık durumunuzu değerlendirin; Birbirinize cinsel içerikli olmadan dokunuyor musunuz?</p>
<p>Aynı çatı altında mesafeniz ne kadar? Cinsellikle ilgili konuları belirli aralıklarla tüm açıklığı ile içinizden geldiği gibi konuşabiliyor musunuz? Arzu ettiğiniz cinsel davranışları yaşayabiliyor musunuz?</p>
<p>Eşiniz cinsel yaşamınızda sizin istemediğiniz içerikte davranıyor mu? Eşinizden beklediğiniz cinsel davranışları görebiliyor musunuz? Cinsel yaşamınızla ilgili doyum düzeyinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>
<p>Cinsel yaşamınızda eşinizin sizden beklentilerini karşıladığınızı düşünüyor musunuz? Cinsel isteğinizi istediğiniz şekilde ifade edebiliyor musunuz? Eşiniz size, cinsel isteğini, istediği şekilde ifade edebiliyor mu?</p>
<p>Siz ve eşiniz istemediğinizde suçlu hissetmeden hayır diyebiliyor musunuz? Hayır demeniz eşinizde sorun oluşturmayacak şekilde anlayışla karşılanıyor mu? Siz eşinizin hayır demesini sorun oluşturmadan anlayışla karşılıyor musunuz?</p>
<p>Cinsel uyumunuz konusunda ne düşünüyor sunuz? Eşinizle duygusal olarak yakınlık durumunuzu değerlendirin; Birbirinizin memnun olduğunuz yönlerini ve başarılarını görüp takdir ediyor musunuz?</p>
<p>Birbirinizle düşüncelerinizi ve duygularınızı rahatça ve tüm açıklığı ile paylaşabiliyor musunuz? Birbirinizin acılı, üzgün ve mutsuz günlerinizde paylaşımlarınız nasıl?</p>
<p>Birbirinizi eş olarak görmenin yanında aynı zamanda farklı bir insan olarak görüp olduğunuz haliniz ile kabul edip, farklılıklarınızla zenginleşiyor musunuz? Kendinizi aynı geminin yolcusu olarak görüyor musunuz ve biz olabilmiş hissediyor musunuz?</p>
<p>Evliliğinizde sorun olan durumlara yaklaşımlarınızı değerlendirin; Tartışma sıklığınız nedir? Tartışmalarınız kavga ya da savaşa dönüşüyor mu tartışma çerçevesinde tutmayı başarabiliyor musunuz?</p>
<p>Sıklıkla tartıştığınız konular hangileri? Tartışmaları yönetme şekliniz nasıl? Tartışmalarınızdan sonraki tutumlarınız nasıl? Kırgınlıklarınızı kızgınlıklarınız ifade etme şekilleriniz nasıl?</p>
<p>İş birliği yapamadığınız kronikleşmiş sorunlarınıza ilişkin yaklaşımlarınız nasıl? Kendinizi sorumlu hissettiğiniz durumlardaki, onarma ve gönül alma durumunuz ve davranışlarınız nasıl? İşe yarar özellikte mi?</p>
<p>Tüm soruları siz ve eşiniz yanıtlayın, sonuçlarını değerlendirin, neler yolunda gidiyor, neler de sorun var kontrol edin. Sonra da ne yapacağınıza karar verin ve eyleme geçin…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
