<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BİLİM VE TEKNOLOJİ &#8211; Ege&#039;de izmir Haber, Ege Haber, izmir Haberleri, Ege Haberleri, Son Dakika izmir, Torbalı Haberleri, Buca, Bornova, Karşıyaka</title>
	<atom:link href="https://www.egedeizmir.com/category/bilim-ve-teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egedeizmir.com</link>
	<description>izmir haber, ege haber, Son Dakika izmir Haberleri, Karşıyaka haberleri, Buca haberleri, Konak haberleri, Bornova haberleri, Torbalı haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 11:40:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Türk Telekom milli teknoloji vizyonuyla yerli Ar-Ge’de standartları yükseltiyor</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/turk-telekom-milli-teknoloji-vizyonuyla-yerli-ar-gede-standartlari-yukseltiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Telekom milli teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonuyla yerli Ar-Ge’de standartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190821</guid>

					<description><![CDATA[Türk Telekom, &#8220;Teknolojiyi tüketen değil üreten Türkiye&#8221; vizyonuna katkı sunma hedefi doğrultusunda yerli Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom milli teknoloji vizyonuyla yerli Ar-Ge’de standartları yükseltiyor Türk Telekom, grup şirketi Argela ile geliştirdiği Netsia BB Suite’in (Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü/SEBA) 1,5 milyonu aşan hane erişimiyle ulaştığı başarı bu çalışmaların somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Telekom, &#8220;Teknolojiyi tüketen değil üreten Türkiye&#8221; vizyonuna katkı sunma hedefi doğrultusunda yerli Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<h2>Türk Telekom milli teknoloji vizyonuyla yerli Ar-Ge’de standartları yükseltiyor</h2>
<p>Türk Telekom, grup şirketi Argela ile geliştirdiği Netsia BB Suite’in (Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü/SEBA) 1,5 milyonu aşan hane erişimiyle ulaştığı başarı bu çalışmaların somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Türk Telekom, geleceğin iletişim altyapısına yönelik yerli Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom ve grup şirketi Argela tarafından geliştirilen genişbant erişim çözümü Netsia BB Suite; açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanım bağımlılığını ortadan kaldıran yapısıyla yeni nesil fiber şebeke dönüşümünde önemli bir rol oynuyor. Fiber şebekelerin dönüşümünde sürdürülebilirlik ve yüksek maliyet avantajı sağlayan Netsia BB Suite’in hane erişimi 1,5 milyonu aştı. Yeni servislerin daha hızlı devreye alınması, teknoloji dışa bağımlılığının azaltılması, kaynak kullanımının optimize edilmesine olanak sağlayan Netsia BB Suite ile gelecekte oluşacak genişbant ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi hedefleniyor. Donanım kısıtlamalarını aşarak üreticiden bağımsız çalışma yeteneği sunan platform, alanında dünyanın en büyük canlı SEBA uygulaması olarak sektörün geleceğine yön veriyor. Netsia BB Suite, telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödüllerinden NetworkX Awards 2025’te &#8216;Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation&#8217; (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birincilik elde ederek sektördeki yenilikçi liderliğini tescilledi.<br />
<strong>&#8220;Milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz&#8221;</strong><br />
Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezini ziyaret eden Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, &#8220;Şirket olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi yerli çözümlerimizle dışa bağımlılığı azaltıyor, kendi kendine yeten bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi dünya pazarlarında gururla temsil etmeyi sürdürüyoruz. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz&#8221; dedi.<br />
<strong>Geleceğin ihtiyaçlarına bugünden çözüm sunuyor</strong><br />
Yapılan açıklamaya göre, bulut bilişim teknolojileriyle sanal sunucular üzerinde çalışan çözüm; donanım yatırım maliyetlerini azaltırken, farklı üreticilere ait sistemlerin aynı platformda birlikte çalışabilmesine olanak tanıyor. Ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla operatörlere geleceğe hazır bir dönüşüm zemini hazırlayan Netsia BB Suite, Türk Telekom’un 2030 hedefleri doğrultusunda hem yeni kurulan fiber hatlarda hem de mevcut altyapıların modernizasyonunda stratejik bir rol üstleniyor. Şirket, Netsia BB Suite çözümünün kapsama alanını önümüzdeki dönemde stratejik yatırımlarla daha da genişletmeyi hedefliyor.<br />
İzmir’de genç ve dinamik ekip<br />
Açıklamaya göre, Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Argela ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen yakın iş birliği ile bu başarılı yapı güçlü bir yetenek ekosistemiyle destekleniyor. Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında genç yeteneklere staj ve kariyer olanakları sunulurken, geleceğin mühendislik yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ destekli deprem risk haritası</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:07:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190539</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor. Yapay zekâ destekli deprem risk haritası &#8220;İzmir&#8217;de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması&#8221; projesi kapsamında, yapay zekâ destekli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor.</p>
<h2><strong>Yapay zekâ destekli deprem risk</strong> haritası</h2>
<p>&#8220;İzmir&#8217;de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması&#8221; projesi kapsamında, yapay zekâ destekli yeni nesil deprem tehlike haritaları oluşturuluyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna’nın yürütücüsü olduğu projede, yerel zemin özelliklerini klasik deprem modelleriyle birlikte analiz eden sistem, farklı deprem senaryolarında İzmir&#8217;in hangi bölgelerinde sarsıntının daha şiddetli yaşanabileceğini yüksek çözünürlükle tahmin ediyor. Projenin, kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı planlaması ve afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalarda karar vericilere bilimsel destek sağlaması hedefleniyor.<br />
Proje, özellikle 30 Ekim 2020 İzmir depreminin ortaya çıkardığı yerel zemin etkilerini daha doğru analiz etmeyi amaçlıyor. Klasik deprem modelleri ile makine öğrenmesini aynı sistemde buluşturan araştırmada, farklı deprem senaryoları için yüksek çözünürlüklü sarsıntı haritaları oluşturuluyor. Böylece kentin hangi bölgelerinde depremin daha şiddetli hissedilebileceği önceden öngörülebiliyor.</p>
<p><strong>Hibrit sistem</strong><br />
Bilimsel çalışmanın en önemli özelliğinin, klasik deprem mühendisliği yaklaşımlarını yapay zekâ ile güçlendirmesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Şahin Çağlar Tuna, şunları vurguluyor &#8220;Deprem tehlikesini belirleyen fiziksel modeller uzun yıllardır güvenle kullanılan bilimsel yöntemlerdir. Biz yapay zekâyı bu modellerin yerine koymuyoruz. Tam tersine, fiziksel modellerin açıklamakta zorlandığı yerel zemin farklılıklarını yapay zekâ ile öğrenerek sistemi daha doğru hale getiriyoruz. Böylece klasik yöntemlerle yapay zekâyı birbirini tamamlayan iki bileşen olarak kullanıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>17 bin 657 nokta analiz edildi</strong><br />
Araştırma kapsamında İzmir genelinde 17 bin 657 farklı ölçüm noktası için zemin büyütme katsayıları hesaplandı. Destek Vektör Regresyonu (SVR), Rastgele Orman (Random Forest), XGBoost ve Yapay Sinir Ağları gibi makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak farklı fay ve deprem senaryoları altında yer hareketi haritaları oluşturuldu. Dr. Öğretim Üyesi Tuna, klasik haritaların genellikle tek bir ortalama tehlike değeri sunduğunu belirterek, &#8220;Biz ise depremin büyüklüğüne, kaynağına ve yerel zemin şartlarına göre değişen dinamik senaryolar üretiyoruz. Böylece aynı depremde birbirine çok yakın iki bölgenin neden farklı şiddette sarsılabileceğini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyoruz. Bu sistem yalnızca deprem tehlikesini göstermekle kalmıyor; hangi bölgelerde ayrıntılı zemin etüdü yapılması gerektiğini, güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarının nerelerde öncelik kazanacağını da ortaya koyuyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Afet yönetimine bilimsel destek</strong><br />
Projenin çıktılarının yerel yönetimler, kamu kurumları ve mühendislik uygulamaları açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna, sözlerini şöyle tamamlıyor &#8220;Kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle en riskli bölgeleri bilimsel verilerle doğru belirlemek büyük önem taşıyor. Geliştirdiğimiz haritalar sayesinde kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı yatırımları ve acil durum planlamaları daha sağlıklı yapılabilecek. Amacımız, afet gerçekleşmeden önce doğru kararların alınmasına katkı sağlayarak can ve mal kayıplarının azaltılmasına destek olmak.’’</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı projesi dünya birincisi oldu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/depreme-dayanikli-yapi-projesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İKÇÜ]]></category>
		<category><![CDATA[İnşaat Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190536</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;de mühendislik bölümü öğrencileri, geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı tasarımı projesiyle ABD&#8217;deki yarışmada dünya birincisi oldu. Geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı projesi dünya birincisi oldu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde yer alan ve inşaat mühendisi öğrencilerinden oluşan Sismik Takımı, ‘depreme dayanıklı yapı tasarım&#8217; projesi geliştirdi. Ekip, bu proje ile 13-17 Temmuz tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Oregon eyaletine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;de mühendislik bölümü öğrencileri, geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı tasarımı projesiyle ABD&#8217;deki yarışmada dünya birincisi oldu.</p>
<h2>Geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı projesi dünya birincisi oldu</h2>
<p>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde yer alan ve inşaat mühendisi öğrencilerinden oluşan Sismik Takımı, ‘depreme dayanıklı yapı tasarım&#8217; projesi geliştirdi. Ekip, bu proje ile 13-17 Temmuz tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde düzenlenen EERI SDC 2026&#8217;ya (Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü Sismik Tasarım Yarışması) katıldı.<br />
Yarışma kapsamında, tasarlanan çok katlı bina maketleri gerçek deprem ivmelerini simüle eden sarsma tablası üzerinde test edildi. Yapının iki farklı deprem simülasyonuna dayanıklılığının yanı sıra sönümleyici tasarımı, sayısal modelleme tahminleri, maliyet analizi, mimari estetik ve teklif dosyası sunumları da jüri tarafından değerlendirildi. Proje, değerlendirmelerin ardından dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan 49 üniversiteyi geride bırakarak dünya 1&#8217;incisi seçildi. Ekip, elde ettiği bu başarıyla yarışma tarihinde şampiyon olan ilk Türk takımı unvanını kazandı.<br />
Projeye dair bilgilendirmelerde bulunan İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hasan Emre Demirci &#8220;Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü&#8217;nün 23 yıldır düzenlediği uluslararası bir yarışma. Yarışmaya Amerika, Kanada, Avustralya, İngiltere, Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere dünyanın en iyi üniversitelerinden katılan takımlar yer alıyor. Buradaki temel amaç, her sene paylaşılan teknik şartnameye uygun olarak proje geliştirmek ve bu projeyi bir makete dönüştürmek. Ayrıca yapılan maketin sayısal modellemelerle tahmin edilmesi gereken durumları var. Bunlar yapı ivmesi, yapı deplasmanı gibi değerlerdir. Bu değerlerin tahmin edilmesi, ardından projenin mimari ve estetik açıdan düzgün bir şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Orada yaptığımız maket aynı zamanda sarsma tablası deneylerine tabi tutuluyor. Aslında deprem simülasyonu sağlayan bir sistemdir. Yapıya tek bir deprem değil, iki farklı deprem simülasyonu uygulanıyor. Bu iki deprem altında yapınız ayakta kalırsa testi geçmiş oluyorsunuz&#8221; diye konuştu.<br />
Yapıya gelen deprem etkilerini azaltmak için sönümleyicilerin de tasarlandığını ifade eden Demirci, &#8220;Sönümleyici, yapı üzerine konumlandırılan bir alettir. Depremden gelen ivmeleri ve yapı deplasmanlarını azaltarak binaya, kolonlara ve taşıyıcı elemanlara gelecek kuvvetleri düşürür. Biz de yarışma kapsamında yenilikçi bir sönümleyici tasarladık. Öğrencilerimiz henüz mezun olup mühendislik unvanını almadan yapı tasarımı projesinde yer alıyorlar. Stres, zaman yönetimi ve karşılaştıkları birçok problemi bu projenin içinde öğrenip deneyimliyorlar&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de birincilik alan ilk üniversite olduk&#8221;</strong><br />
&#8220;Depremin büyüklüğünden ziyade, geçmişte yaşanmış depremlerin ivme-zaman kayıtları sarsma tablasına veriliyor&#8221; diyen Demirci, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Bu sarsma tablasında, San Francisco depremi kayıtları kullanılabiliyor. Türkiye&#8217;de ve dünyada depremleri ölçen istasyonlara gelen ivme-zaman kayıtları yapıya aktarılıyor ve gerçek bir deprem altında yapının nasıl davrandığına bakılıyor. Yarışmada daha önce Türkiye&#8217;den birincilik alan hiçbir üniversite olmamıştı. Bunu biz başardık ve ülkemizi gururla temsil ettik. Bu da bizi çok mutlu etti. Biz bir deprem ülkesiyiz ancak Kaliforniya, İtalya veya Yunanistan gibi dünyada deprem riski yüksek başka bölgeler de var. 9 öğrencimle beraber bir sene boyunca gece gündüz demeden, çok yoğun bir tempoda çalıştık. Asıl emek öğrencilerimizin. Çünkü burayı ev bilerek çalıştılar ve sonunda ülkemize ile üniversitemize bu başarıyı getirdiler. Onlarla gurur duyuyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Tarifsiz bir mutluluktu&#8221;</strong><br />
İki senedir yarışmaya katılan takım kaptanı mühendislik bölümü öğrencisi Muhammet Haktan Korkmaz, &#8220;Yaklaşık 10-11 ay süren, çok güzel ve heyecanlı bir çalışma dönemi geçirdik. Bu süreçte verdiğimiz emeği bir başarıyla taçlandırmak çok önemliydi. Bizi en çok mutlu eden şey, bu kadar kişinin desteğinin ve beklentisinin karşılığını verebilmek oldu. Hepimizin tek bir amacı vardı, birinci olmak. Yarışma anındaki heyecanımız tarif edilemezdi. Yarıştığımız rakipler çok ciddi üniversitelerdi. Biz görece daha yeni bir üniversite olduğumuz için belki de birçok kişinin yapamayacağımızı düşündüğü bir konumdaydık. Aralarında çok köklü kurumların da yer aldığı yaklaşık 49 üniversite arasından böyle bir başarı elde etmek tarifi mümkün olmayan bir duygu. Arkadaşlarımla sarılırken bir an arkama döndüm, 500 kişinin bizi ayakta alkışladığını gördüm. Tarifsiz bir mutluluktu&#8221; cümlelerine yer verdi.</p>
<p><strong>&#8220;Zorluklar yaşadık, omuz omuza vererek çözüm bulduk&#8221;</strong><br />
Sürecin zorlu olduğunu ve çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden mühendislik bölümü 4&#8217;üncü sınıf öğrencisi Ayça Dervişoğlu, &#8220;Arkadaşlarımızla omuz omuza vererek hepsine bir çözüm bulduk. Çok yorucu bir dönem olsa da disiplinli ve planlı bir şekilde çalışarak tüm zorlukların üstesinden geldik. Türkiye&#8217;ye böyle güzel bir ödül getirmek hem bizi hem de ailelerimizi çok gururlandırdı. Okulumuz da bu süreçte bize büyük destek sağladı. Yarışma bize mesleki açıdan çok şey kazandırdı. Önümüze çıkan bir projede sorunlarla karşılaştığımızda bunları nasıl çözmemiz gerektiğini bizzat tecrübe ettik. Ödülün ötesinde, hayatımızı belki de değiştirecek çok büyük bir deneyim kazandık. Çok mutlu ve gururluyuz&#8221; diye vurguladı.<br />
Makette kullandıkları, bulunması çok zor olan bir malzemenin olduğunu ve yarışmaya az bir süre kala bu malzemeyle ilgili sıkıntı yaşadıklarını belirten Dervişoğlu, şöyle devam etti:<br />
<strong>&#8220;Pes etmeyip çözümü kendimiz ürettik. Büyük parçaları alıp tek tek keserek ihtiyacımız olan malzemeyi kendi imkanlarımızla hazırladık. Binamızı zamanında ve eksiksiz bir şekilde tamamlamayı başardık. Yarışma alanında da diğer üniversitelerden gelen katılımcılar, binamızdaki el işçiliğini görünce çok şaşırdılar ve çalışmamızı çok beğendiler.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç mühendislerden siber saldırılara yerli yazılım</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/genc-muhendislerden-siber-saldirilara-yerli-yazilim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:16:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Genç mühendislerden]]></category>
		<category><![CDATA[siber saldırılara]]></category>
		<category><![CDATA[yerli yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=190009</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin imzasını taşıyan yapay zekâ destekli siber savunma sistemi INTSEC, TÜBİTAK onayı aldı. Yerli yazılım, karmaşık siber saldırıları gerçek zamanlı olarak tespit edip önleyecek. Genç mühendislerden siber saldırılara yerli yazılım Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri, dijital dünyayı tehdit eden siber saldırıları yapay zekâ ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla anlık olarak tespit [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin imzasını taşıyan yapay zekâ destekli siber savunma sistemi INTSEC, TÜBİTAK onayı aldı. Yerli yazılım, karmaşık siber saldırıları gerçek zamanlı olarak tespit edip önleyecek.</p>
<h2>Genç mühendislerden siber saldırılara yerli yazılım</h2>
<p>Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri, dijital dünyayı tehdit eden siber saldırıları yapay zekâ ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla anlık olarak tespit edip engelleyecek yerli yazılım projesi INTSEC&#8217;i geliştirdi. Büyük ağlarda siber saldırıları değişen senaryolara göre tespit edebilen yerli sistem, TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında desteklenecek.<br />
Dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte küresel ölçekte artan siber güvenlik tehditlerine karşı, Yaşar Üniversitesi&#8217;nden yerli ve yenilikçi bir hamle geldi. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Ahmet Berk Öz, Semih Cengiz Öksüzoğlu, Semih İkbal ve Veysel Kan, kritik kurumsal ağları ve veri akışlarını korumak amacıyla yapay zekâ destekli yeni bir siber savunma sistemi tasarladı. INTSEC: Makine Öğrenmesi Destekli, Gerçek Zamanlı Ağ Saldırı Tespit ve Siber Güvenlik Analizi Sistemi adını taşıyan proje, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı tarafından kabul edilerek resmi onay aldı.</p>
<p><strong>Anlık izleme ve müdahale</strong><br />
Proje danışmanlığını Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mete Eminağaoğlu’nun üstlendiği çalışma, klasik siber güvenlik duvarlarının aksine, siber saldırıların henüz gerçekleştiği esnada (gerçek zamanlı) tespit edip analiz edebilme yeteneğine sahip. INTSEC, sistem yöneticilerine dijital tehditleri anlık olarak izleme ve müdahale etme şansı tanıyor.</p>
<p><strong>Siber saldırılara karşı akıllı adaptasyon</strong><br />
Geliştirilen sistem, siber dünyadaki kuralları ezberlemek yerine küresel veri setleriyle kendini sürekli eğitiyor. Benzer saldırıların zaman içerisindeki değişimini analiz edebilen yapay zekâ, karmaşık ağ hareketlerine esnek bir şekilde uyum sağlıyor. Bu güçlü adaptasyon yeteneği, projenin laboratuvar ortamından çıkıp kurumsal siber savunma sistemlerine anında entegre edilmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Düşük maliyet yüksek güvenlik</strong><br />
Projenin bir diğer önemli hedefi ise ekonomik bir prototip sunması. Düşük maliyetli donanımlar üzerinde yerel ağ simülasyon ortamıyla kurgulanan sistem; kurumsal şirketlerin siber savunma altyapılarında, siber güvenlik laboratuvarlarında ve eğitim kurumlarında rahatlıkla uygulanabilir, sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir yerli yazılım çözümü sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yapay-zeka-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:41:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Arama Kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[dron]]></category>
		<category><![CDATA[izmir itfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189908</guid>

					<description><![CDATA[İzmir İtfaiyesi, yapay zeka destekli yeni nesil dron ile yangınlara daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale ediyor. Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi Termal kamera, anlık görüntü aktarımı ve akıllı analiz özellikleriyle ekiplerin sahadaki koordinasyonu güçlenirken, arama kurtarma çalışmalarında da kritik rol üstleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yangın ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İtfaiyesi, yapay zeka destekli yeni nesil dron ile yangınlara daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale ediyor.</p>
<h2>Yangınla mücadelede yapay zeka dönemi</h2>
<p>Termal kamera, anlık görüntü aktarımı ve akıllı analiz özellikleriyle ekiplerin sahadaki koordinasyonu güçlenirken, arama kurtarma çalışmalarında da kritik rol üstleniyor.<br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yangın ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere ileri teknolojiye sahip insansız hava aracını (DJI Matrice 4T) hizmete aldı. Yeni nesil dron, olay yerinden anlık görüntü aktararak ekiplerin daha hızlı ve doğru karar almasını sağlıyor. Üzerindeki termal kamera sayesinde yoğun duman içinde dahi yangının en sıcak noktaları tespit edilebiliyor. Böylece alevlerin ilerleme yönü belirlenirken yerleşim alanları için oluşabilecek riskler de önceden öngörülebiliyor. Elde edilen görüntü ve koordinatlar eş zamanlı olarak komuta merkezine aktarılıyor. Yangının kontrol altına alınmasının ardından ise yeniden alevlenme riski taşıyan bölgeler belirlenerek soğutma çalışmaları daha etkin şekilde yürütülüyor.</p>
<p><strong>4G desteğiyle daha geniş alanda görev yapıyor</strong><br />
Yüksek çözünürlüklü kamerası ve güçlü yakınlaştırma özelliği sayesinde ekipler, tehlikeli bölgelere yaklaşmadan güvenli mesafeden inceleme yapabiliyor. Lazer ölçüm sistemiyle kritik noktaların konumu anında sahadaki ekiplere iletiliyor. Üzerindeki 4G destekli modemler sayesinde dron, yalnızca kumanda sinyaline bağlı kalmadan baz istasyonları üzerinden de bağlantı kurabiliyor. Bu sayede yaklaşık 8 ila 10 kilometre uzaklıktaki bölgelerde görev yapabiliyor ve bin 600 metre irtifaya kadar yükselebiliyor. Akıllı batarya sistemi sayesinde yaklaşık bir saat kesintisiz görev yaparak operasyonların etkinliğini artırıyor.</p>
<p><strong>&#8220;Teknolojiyi sahaya taşıyoruz&#8221;</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürü Haldun Engin, İzmir İtfaiyesi&#8217;nin teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek operasyonel gücünü sürekli artırdığını belirtti. Envantere katılan yeni nesil dronun bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Engin, &#8220;Geçtiğimiz yıl İzmir&#8217;de yaşanan orman ve kırsal alan yangınlarında yoğun bir mücadele yürüttük. Bu süreçte edindiğimiz deneyim, teknolojinin sahadaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Dron sayesinde yangınlara daha hızlı, etkin ve güvenli müdahale edebiliyoruz. Rüzgarın yönü ve şiddetini anlık olarak analiz ederek ekiplerimizi en doğru noktalara yönlendiriyoruz. Örneğin, bir orman yangınında yerleşim alanları risk altındaysa, drondan alınan görüntüler sayesinde yangının ilerleme yönünü ve yerleşim bölgelerine ulaşma süresini öngörebiliyor, buna göre ekiplerimizi sevk ederek tahliye ve kurtarma çalışmalarını hızlandırabiliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Termal kamera yangının merkezini gösteriyor</strong><br />
Termal görüntüleme özelliğinin özellikle yoğun duman bulunan alanlarda büyük avantaj sağladığını belirten Engin, &#8220;Termal kamera sayesinde yangının merkezini hızla tespit ederek müdahale stratejimizi belirliyor ve kritik noktalara zaman kaybetmeden ulaşabiliyoruz. Aynı teknoloji, kırsal ve ormanlık alanlarda kaybolan vatandaşların vücut ısılarını algılayarak yerlerinin belirlenmesinde de etkin rol oynuyor. Ayrıca üzerindeki mikrofon sistemiyle vatandaşlarımızla iletişim kuruyor, durumları hakkında bilgi alarak doğru müdahaleyi planlıyoruz. Yangın sonrası ise yanan alanın büyüklüğünü kısa sürede ölçebiliyor, hasar tespit çalışmalarını hızlandırabiliyoruz. Dron, sahadaki gözümüz ve kulağımız&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İş güvenliğine de katkı sağlıyor</strong><br />
Dron teknolojisinin iş güvenliği ve saha koordinasyonuna önemli katkı sağladığını belirten Engin, özellikle çatı yangınları ve gece müdahalelerinde görüşün kısıtlı olduğu alanlarda riskli noktaları önceden tespit edebildiklerini, ekipleri zamanında uyararak güvenli müdahale imkanı sağladıklarını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217;</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/kalp-yetmezligi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:29:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yerli üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189674</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;de bilim insanları tarafından yapay zeka destekli yerli &#8216;yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi. İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217; Projeyle, kablosuz enerji transferi teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakılmayarak enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması ve hastaların kablo ile batarya çantası taşıma zorunluluğundan kurtarılması hedefleniyor.&#8221; İzmir&#8217;de bilim insanları, ileri evre kalp yetmezliği yaşayan hastalara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;de bilim insanları tarafından yapay zeka destekli yerli &#8216;yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi.</p>
<h2>İleri evre kalp yetmezliği hastaları için yerli ‘yapay kalp&#8217;</h2>
<p>Projeyle, kablosuz enerji transferi teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakılmayarak enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması ve hastaların kablo ile batarya çantası taşıma zorunluluğundan kurtarılması hedefleniyor.&#8221;<br />
İzmir&#8217;de bilim insanları, ileri evre kalp yetmezliği yaşayan hastalara umut olacak bir projeye imza attı. Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi ve Bakırçay Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan proje kapsamında, yapay zeka desteğiyle çalışan ve yerli üretim olan ‘yapay kalp destek sistemi&#8217; geliştirildi. Projede, hastanın dijital kopyası üzerinden sağlık çalışanlarına ve hastaya anlık bilgi akışı sağlanacak. Sistem, ‘kablosuz enerji transferi&#8217; teknolojisi sayesinde vücutta açık yara bırakmayarak enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracak.<br />
Kalp hastalıklarının, dünyada ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer aldığına değinen İEÜ Medical Point Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Koray Aykut, &#8220;Çok sayıda insan ağır kalp yetmezliği çekmekte ve bunların ciddi bir kısmını kalp nakli adayları oluşturmaktadır. Kalp nakli, yüz güldürücü bir işlem ancak uygun organ bulmak her zaman kolay olmuyor. Gerek donör sayısının azlığı gerekse bulunan kalbin nakle uygun olmaması yapılan ameliyat sayısını kısıtlamaktadır. Dünyada özellikle kalp nakli bekleyen hastaların hem sağ kalımını artırmak hem de yaşam konforunu yükseltmek amacıyla birtakım yapay kalpler geliştirilmiştir. Ülkemizde de bu yapay kalpler birçok merkezde başarıyla uygulanabilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>‘Yerli üretim&#8217; vurgusu</strong><br />
Bu cihazların birtakım dezavantajlarının da bulunduğuna değinen Aykut, &#8220;En önemli sorunlardan biri yurt dışına bağımlı olmamız ve cihaz maliyetlerinin aşırı yüksekliğidir. Bunlar milyonlarca liraya mal olan sistemlerdir. İkinci dezavantaj ise cihaz göğüs kafesi içine takılmasına rağmen motoru besleyen bataryaların vücut dışında kalmasıdır. Hastanın vücut içi ile dışı arasında bir bağlantı sağlayan ve cildinden çıkan hortumlar bulunmakta. Hasta bu bataryaları bir çantayla yanında taşımak zorunda kalmaktadır. Bu durum aynı zamanda enfeksiyon riskini de ciddi oranda artırmaktadır. Yüksek maliyet, sınırlı sayıda hastaya uygulanabilme, enfeksiyon riskleri ve şarj-batarya problemleri gibi etkenleri göz önüne alarak ekip olarak &#8216;Bunun daha gelişmiş bir modelini yapabilir miyiz?&#8217; düşüncesiyle yola çıktık. Tıp ve biyomedikal uzmanları, elektrik-elektronik mühendisleri, hekimler ve araştırma görevlilerinden oluşan yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Yerli bir üretim gerçekleştirerek maliyetleri ciddi oranda düşürmeyi ve böylece çok daha fazla hastaya ulaşabilmeyi hedefledik&#8221; diye konuştu.<br />
Biyomedikal Mühendisi Necip Çiftçi ise &#8220;Gerçekleştirmiş olduğumuz bu prototipte, transkutanöz enerji (deri üzerinden verilen enerji) ile pompayı çalıştırmayı ve herhangi bir kablo vücut dışına çıkmadan pompayı döndürmeyi hedefliyoruz. Sol ventrikül yetmezliği olan hastalarda, kalbin alt tarafına bir hortum vasıtasıyla pompa yerleştireceğiz. Bu pompa kanı kalpten alarak aorta gönderecek ve aort üzerinden kan tüm vücuda dağıtılacak. Sol ventrikül, vücudumuzda kanı tüm organlara pompalamaya yarayan bir yapıdır. Bu mekanizma görevini yerine getiremediğinde, bölgeye yapay bir pompa implante ederek hastanın hayati fonksiyonlarını idame ettirmeyi amaçlıyoruz&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
Yılbaşına kadar pompanın prototipini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Çiftçi, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Deneylerimiz devam ediyor. Hazırlamış olduğumuz pompanın vücuttaki simülasyonunu gerçekleştirdik. Hedeflediğimiz noktaya ulaştığımızda prototipimizi tamamlayacağız. Sonrasında hayvan deneyleri aşamasına geçmeyi ve ardından cihazımızı halkımızın kullanımına sunmayı planlıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Var olan cihazlardan ayrışan, önemli özgün değerlerimiz mevcut&#8221;</strong><br />
Projenin çıkış noktasının yüksek lisans tezine dayandığını aktaran İzmir Bakırçay Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde Araştırma Görevlisi Nazlıhan Kaçmaz da &#8220;Bu çalışmanın ön hazırlıklarını ve bilgisayar destekli analizlerini yüksek lisans tezim kapsamında tamamladık. Şu anda doktora tezim doğrultusunda, projemizin prototipini elde etmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Var olan cihazlardan ve sistemlerden ayrışan, önemli özgün değerlerimiz mevcut. Sistemimize dijital ikiz ve yapay zeka entegre ederek, hastanın dijital bir kopyası üzerinden hem hastaya hem de sağlık çalışanlarına anlık bilgi akışı sağlamayı hedefliyoruz. &#8216;Kablosuz enerji transferi&#8217; teknolojisiyle de hastada açık bir yara bırakmadan, enfeksiyon riskini en aza indiren bir enerji aktarım sistemi kurmayı amaçlıyoruz. Ayrıca &#8216;DFX metodu&#8217; olarak adlandırılan tasarım yöntemleriyle çok daha optimize bir tasarım elde etmeyi hedeflemekteyiz&#8221; şeklinde konuştu.<br />
En kritik noktanın, hastanın kalbine yerleştirilecek olan pompa mekanizması olduğuna işaret eden Kaçmaz, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Bilgisayar analizleriyle en optimum tasarıma ulaşarak &#8216;manyetik levitasyon&#8217; teknolojisini kullanmayı, bu sayede sürtünmeyi minimuma indirerek kan hücrelerine zarar vermeyen bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Son aşamada ise elde ettiğimiz prototipin deneylerini, laboratuvarda kurduğumuz sistem üzerinde gerçekleştireceğiz. Bu test düzeneğiyle, hastanın kardiyovasküler sistemini (yapay dolaşım döngüsünü) birebir simüle etmeyi amaçlıyoruz.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmirli öğrencilerden matematik olimpiyatlarında dünya derecesi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/izmirli-ogrencilerden-matematik-olimpiyatlarinda-dunya-derecesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:17:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[2 bronz madalya ve 3 mansiyon ödülü kazandı.]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan’daki TIMO Dünya Matematik Olimpiyatları’nda 1 altın]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir’de Şehit Ömer Halisdemir BİLSEM bünyesinde kurulan matematik olimpiyat takımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189495</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de Şehit Ömer Halisdemir BİLSEM bünyesinde kurulan matematik olimpiyat takımı, Azerbaycan’daki TIMO Dünya Matematik Olimpiyatları’nda 1 altın, 2 bronz madalya ve 3 mansiyon ödülü kazandı. İzmirli öğrencilerden matematik olimpiyatlarında dünya derecesi İzmir’in Konak ilçesinde bulunan Şehit Ömer Halisdemir Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM), Matematik Öğretmeni Merve Cebeci koordinatörlüğünde bir matematik olimpiyat takımı kuruldu. Toplam 50 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Şehit Ömer Halisdemir BİLSEM bünyesinde kurulan matematik olimpiyat takımı, Azerbaycan’daki TIMO Dünya Matematik Olimpiyatları’nda 1 altın, 2 bronz madalya ve 3 mansiyon ödülü kazandı.</p>
<h2>İzmirli öğrencilerden matematik olimpiyatlarında dünya derecesi</h2>
<p>İzmir’in Konak ilçesinde bulunan Şehit Ömer Halisdemir Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM), Matematik Öğretmeni Merve Cebeci koordinatörlüğünde bir matematik olimpiyat takımı kuruldu. Toplam 50 öğrenciden oluşan takım, yürüttükleri disiplinli ve yoğun çalışmalarının sonucunda ilk olarak Türkiye Matematik Yarışması’nda derece elde etti. Ulusal düzeydeki bu başarının ardından öğrenciler, 4 Temmuz’da Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen TIMO Dünya Matematik Olimpiyatları’na davet edildi.<br />
Dünya genelinden pek çok öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda öğrencilerden Kerem Tan altın madalya kazanırken, Ela Güzelocak ve Yılmaz Kaan Çelebi bronz madalyanın sahibi oldu. Yarışmada Kaan Karaarslan, Ebrar Çetin ve Çınar Bayram Çelenk ise mansiyon (onur ödülü) almaya hak kazanarak Türkiye’ye temsil etmenin gururunu yaşadı.<br />
Yarışmaya hazırlık sürecinden bahseden Matematik Öğretmeni Merve Cebeci, &#8220;Çalışmalarımızın temel amacı, üstün potansiyele sahip öğrencilerimizin matematik alanındaki yeteneklerini en doğru şekilde geliştirebilecek bir ortam oluşturmaktı. Yaklaşık üç yıl süren planlı, sabırlı ve özverili bir çalışmanın sonunda bu anlamlı başarıya ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçte yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerimizin disiplinli çalışmayı, pes etmemeyi ve öğrenme sürecinin değerini benimsemelerini hedefledik. Sonuç elbette gurur verici ancak bizim için asıl kazanım, öğrencilerin emek vermenin ve istikrarlı çalışmanın başarının temel anahtarı olduğunu fark etmeleriydi. Hazırlık sürecinin her aşamasında öğrencilerimizin bireysel gelişimlerini gözeterek onları doğru yönlendirmeye özen gösterdik. Velilerimizle kurduğumuz güçlü işbirliği de bu başarının en önemli yapı taşlarından biri oldu&#8221; diye konuştu.<br />
Öğrencilerin, gelecekte bilimde, teknolojide ve Türkiye’nin stratejik alanlarında önemli sorumluluklar üstlenecek potansiyel taşıdığına inandıklarını ifade eden Cebeci, &#8220;Onların sahip olduğu cevheri doğru eğitimle işlemek ve ülkemize değer katan bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmak, bizim için en büyük motivasyon kaynağıdır&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı tarım için İzmir’den Avrupa’ya iş birliği köprüsü</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/akilli-tarim-icin-izmirden-avrupaya-is-birligi-koprusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı tarım için önemli adım]]></category>
		<category><![CDATA[Maliyet azalıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=189209</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi’nin öncülüğünde Türkiye, Polonya ve Romanya ortaklığıyla geliştirilen yapay zeka destekli ‘AI-CROPBREED’ projesi, tarımda dijital dönüşümü başlatıyor. Akıllı tarım için İzmir’den Avrupa’ya iş birliği köprüsü TÜBİTAK ve AB destekli uluslararası proje, yapay zeka ve görüntü işleme teknolojileriyle bitki gelişimini izleyerek tarımda maliyetleri düşürmeyi ve verimliliği artırmayı hedefliyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi’nin öncülüğünde Türkiye, Polonya ve Romanya ortaklığıyla geliştirilen yapay zeka destekli ‘AI-CROPBREED’ projesi, tarımda dijital dönüşümü başlatıyor.</p>
<h2>Akıllı tarım için İzmir’den Avrupa’ya iş birliği köprüsü</h2>
<p>TÜBİTAK ve AB destekli uluslararası proje, yapay zeka ve görüntü işleme teknolojileriyle bitki gelişimini izleyerek tarımda maliyetleri düşürmeyi ve verimliliği artırmayı hedefliyor.<br />
Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk’ün geliştirdiği AI-CROPBREED, Avrupa Birliği, Yüksek Öğretim, Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Fonlama Yürütme Ajansı (UEFISCDI) ve TÜBİTAK tarafından finanse ediliyor. Proje, Yaşar Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bükreş Tarım ve Veterinerlik Üniversitesi, Krakow Tarım Üniversitesi ortak çalışması ile yürütülüyor.<br />
Yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretime entegrasyonunu hedefleyen, yapay zeka, görüntü işleme ve veri analitiğini bir araya getiren AI-CROPBREED projesi, bitkisel üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kaliteyi artıracak yenilikçi çözümler sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında geliştirilen karar destek sistemleriyle tarımsal üretimde dijital dönüşüme de katkı sunulacak. Ayrıca çalışma ile tarımsal üretim süreçlerinde veri odaklı yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve kaynak kullanımının daha etkin hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>Maliyet azalıyor</strong><br />
Proje ile ilgili bilgi veren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, &#8220;AI-CROPBREED’in odaklandığı temel alanlardan biri, bitki gelişiminin dijital yöntemlerle izlenmesi ve değerlendirilmesi. RGB görüntüleme teknikleri ile yapay zeka tabanlı analiz yöntemlerinin birlikte kullanıldığı proje kapsamında, bitkilerin büyüme performansı, stres durumu, besin ihtiyaçları ve verim potansiyelleri yüksek doğrulukla analiz edilerek üreticilere veri temelli karar alma imkânı sunuluyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Akıllı tarım için önemli adım</strong><br />
Prof. Dr. Ünlütürk şunları söyledi:<br />
&#8220;Proje, ayrıca büyük veri ve makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanarak farklı çevresel şartlar altında bitki performansını öngörebilen modeller geliştiriyor. Böylece bu modeller sayesinde bitki özellikleri hızlı, temassız ve yüksek hassasiyetle ölçülebiliyor. Bu yaklaşımın, yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak iklim değişikliğine dayanıklı, yüksek verimli ve kaliteli ürünlerin geliştirilme süreçlerini hızlandırması bekleniyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetzedeler için yeni nesil çözüm: Katlanabilir barınma üniteleri</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/afetzedeler-icin-yeni-nesil-cozum-katlanabilir-barinma-uniteleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 07:32:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Afetzedeler için yeni nesil çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Katlanabilir barınma üniteleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=188842</guid>

					<description><![CDATA[MTA verilerine göre bin 200 diri fay hattının doğrudan risk altında bıraktığı 45 il için acil afet lojistiğinde devrim oluşturacak bir proje geliştirildi. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden, deprem sonrası yaşanan barınma ve nakliye krizini bitirecek, tek bir tırla 12 adet sevk edilebilen &#8220;katlanabilir barınma üniteleri&#8221; tasarladı. Afetzedeler için yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MTA verilerine göre bin 200 diri fay hattının doğrudan risk altında bıraktığı 45 il için acil afet lojistiğinde devrim oluşturacak bir proje geliştirildi. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden, deprem sonrası yaşanan barınma ve nakliye krizini bitirecek, tek bir tırla 12 adet sevk edilebilen &#8220;katlanabilir barınma üniteleri&#8221; tasarladı.</p>
<h2>Afetzedeler için yeni nesil çözüm: Katlanabilir barınma üniteleri</h2>
<p>Afetzedelerin acil barınma ihtiyacına yenilikçi bir çözüm getirmek amacıyla tasarlanan yeni nesil &#8220;katlanabilir barınma üniteleri&#8221;, afet sonrası lojistik ve kurulum krizini ortadan kaldırmayı hedefliyor. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden öncülüğünde geliştirilen esnek ve modüler sistemler; tek TIR ile çok sayıda sevk edilerek barınmadan sağlığa kadar birçok acil ihtiyaca yanıt verecek.<br />
Türkiye genelinde yaklaşık bin 200 diri fay hattının bulunduğunu ortaya koyan MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) verileri, ülkenin deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kurumun yayınladığı diri fay haritasında, aralarında büyük tehlike barındıran Ege Bölgesi ve Anadolu fay sistemlerinin de yer aldığı 485 hat, tam 45 il ve 110 ilçeyi doğrudan risk bölgesi haline getiriyor.<br />
Türkiye&#8217;nin yüksek deprem riski ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinin oluşturduğu devasa barınma krizi, mevcut geçici barınak sistemlerinin yetersizliğini bir kez daha ortaya koydu. Mevcut sistemde kullanılan afet çadırları hızlı ve ucuz bir çözüm sunsa da zorlu iklim şartlarında ve uzun süreli kullanımda yetersiz kalıyor. Daha iyi yaşam şartları sunan konteyner ve prefabrik yapılar ise yüksek maliyetleri, zorlu lojistik süreçleri ve yavaş kurulumları nedeniyle acil barınma ihtiyacına hızla yanıt veremiyor.<br />
Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden, afet sonrası ortaya çıkan acil barınma ihtiyacına yönelik depolama ve taşıma kolaylığı sağlayan, değişen iklim şartlarına uyum gösterebilen ve esnek mekânsal çözümler sunan katlanabilir barınma üniteleri geliştirdi. Yeni nesil barınma çözümü için yürütülen 18 aylık araştırma projesi kapsamında, makas mekanizmalar ve plak elemanlardan oluşan iki katlanabilir barınma ünitesi modeli ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Genişletilebilir çözüm ve nakliye avantajı</strong><br />
Mutfak, banyo ve yaşam alanlarını barındıran ilk model, üç kişilik kapasitesinin yanı sıra modüler yapısıyla kalabalık aileler için genişletilebilir bir çözüm sunuyor. Sahada hızla kurulabilen bu sistem, tamamen demonte edildiğinde tek bir TIR’a 12 adet sığarak büyük bir nakliye avantajı sağlıyor. Sadece katlanır plaklardan oluşan ve iki kişinin uzun süreli kullanımına uygun olarak tasarlanan ikinci model ise tam katlanmış haliyle tek tırda 9 adet taşınabiliyor. Her iki tasarım da farklı modül kombinasyonlarına imkan tanıyarak afetzedelerin değişen ihtiyaçlarına göre şekillenebiliyor.</p>
<p><strong>Farklı ihtiyaçlara hizmet verebilen modüler yapı</strong><br />
Projenin afet yönetimine sunduğu çok yönlü katkıları değerlendiren Doç. Dr. Feray Maden, geliştirilen sistemin esnekliğine dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
&#8220;Mevcut geçici barınakların depolama, lojistik, kurulum ve uyarlanabilirlik konularındaki kısıtlamalarına karşı; sahada hızlı konuşlandırılabilen, kolay taşınabilen ve mekânsal esneklik sunan yenilikçi afet barınma sistemleri geliştirdik. Önerdiğimiz bu modüler yapı, yalnızca temel barınma amacıyla değil; aynı zamanda bölgedeki sağlık, lojistik, tedarik ve sosyal faaliyet birimleri gibi farklı ihtiyaçlara ve kullanım senaryolarına da hizmet verebilecek niteliktedir.&#8221;<br />
Proje, International Association for Shell and Spatial Structures tarafından düzenlenen ve İsviçre ETH Zürich Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, 600’ün üzerinde katılımcının yer aldığı &#8220;IASS 2024 &#8211; Redefining the Art of Structural Design&#8221; başlıklı uluslararası sempozyumda sunuldu ve yayınlandı. Sempozyumun yanı sıra iki bilimsel araştırma makalesi üretildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde teknoloji buluştu</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/dunya-robot-olimpiyati-turkiye-finalinde-teknoloji-bulustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:37:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Robot Olimpiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Finali’nde teknoloji buluştu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=188630</guid>

					<description><![CDATA[Fuar İzmir’de düzenlenen Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde 22 şehirden 254 takım, geliştirdikleri projelerle geleceğin teknolojilerine yön verdi. Dereceye giren öğrenciler, uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde teknoloji buluştu İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın destekleriyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fuar İzmir’de düzenlenen Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde 22 şehirden 254 takım, geliştirdikleri projelerle geleceğin teknolojilerine yön verdi. Dereceye giren öğrenciler, uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı.</p>
<h2>Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde teknoloji buluştu</h2>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın destekleriyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) Türkiye Finali’nde kazananlar belirlendi. 22 şehirden gelen 254 takımın katıldığı organizasyonda öğrenciler, geliştirdikleri projeleri sergileyerek uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanmak için mücadele etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılından bu yana Fuar İzmir’de ev sahipliği yaptığı organizasyonda, takımlar 8 farklı klasmanda çalışmalarını sergilerken gün sonunda düzenlenen ödül törenine; İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Semiha Memiş Saraç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatma Bezek, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Koca, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Mecik, Genel Sekreter Aslı Yurtseven, jüri üyeleri, takım koçları, gönüllüler, öğrenciler ve aileleri katıldı.</p>
<p><strong>Teknoloji ve inovasyon vurgusu</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı temsilen törene katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Semiha Memiş Saraç, Dünya Robot Olimpiyatı’nın çocukları ve gençleri bilim, teknoloji ve üretim kültürüyle buluşturan önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Bilimle erken yaşta tanışan çocukların araştırmayı, sorgulamayı ve çözüm üretmeyi öğrendiğini belirten Saraç, yarışmanın teknik becerilerin yanı sıra özgüven, ekip çalışması ve yaratıcı düşünme yetkinliklerini de geliştirdiğini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyona 2016 yılından bu yana ev sahipliği yaptığını hatırlatan Saraç, &#8220;Türkiye’nin geleceğini bilim, teknoloji ve inovasyon üzerine kurmak zorundayız. Çocuklarımızın araştırdığı, ürettiği ve hayal kurduğu her ortam, ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırımdır&#8221; diyerek uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil edecek takımlara başarılar diledi.</p>
<p><strong>&#8220;Geleceğe dair umut verici örnekler ortaya koydular&#8221;</strong><br />
Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatma Bezek, Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’ni İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ iş birliğiyle Fuar İzmir’de düzenlemekten mutluluk duyduklarını belirtti. Bu yıl &#8220;Robot Meet Culture&#8221; temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda öğrencilerin, robotların sanat ve kültürün korunması ve geliştirilmesine katkısını ele alan projeler hazırladığını ifade eden Bezek, &#8220;Takımlar, teknolojiyi yaratıcılık, iş birliği ve kültürel farkındalıkla buluşturarak geleceğe umut veren çalışmalar ortaya koydu. Öğrencilerimizin merakı, öğretmenlerimizin rehberliği ve ailelerimizin desteğiyle yalnızca başarılı projeler değil, ortak değerler etrafında şekillenen bir gelecek vizyonu da ortaya çıkıyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Ödüller dağıtıldı</strong><br />
Törende, dereceye giren takımlara ödülleri verildi. Geleceğin Mucitleri Küçük Yıldızlar Klasmanı Birincilik Ödülü’nü kazanan Manisa’dan Yunusemre Kendin Yap Atölyesi takımına ödülünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Semiha Memiş Saraç ve Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatma Bezek verdi.</p>
<p><strong>Uluslararası arenada Türkiye’yi temsil edecekler</strong><br />
Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye Finali’nde dereceye giren takımlar, yıl içerisinde farklı ülkelerde düzenlenecek uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. RoboMission, Geleceğin Mucitleri, Geleceğin Mühendisleri ve RoboSpor klasmanlarında birinci olan takımlar, Porto Riko’da düzenlenecek Dünya Robot Olimpiyatı 2026 Uluslararası Finali’ne katılmaya hak kazandı. RoboMission, Geleceğin Mucitleri, Geleceğin Mühendisleri ve RoboSpor klasmanlarında ikinci olan takımlar ise Hırvatistan’da düzenlenecek Dünya Robot Olimpiyatı 2026 Avrupa Açık Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek. RoboMission Gençler klasmanında üçüncü olan takım, Hindistan’da gerçekleştirilecek Dünya Robot Olimpiyatı 2026 Asya-Pasifik Açık Şampiyonası’na katılma hakkı elde ederken Geleceğin Mühendisleri klasmanında üçüncü olan takım ise Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenecek Dünya Robot Olimpiyatı 2026 Amerika Kıtası Açık Şampiyonası’nda Türkiye adına yarışacak.</p>
<p><strong>Dünya Robot Olimpiyatı</strong><br />
Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO), dünyada farklı ülkelerde uygulanan ve katılımcı her ülkenin klasman birincilerinin dâhil olduğu uluslararası bir finalle sonuçlanan yerel ve ulusal turnuvalar serisi şeklinde düzenleniyor. Bu turnuvalarla çocukların ve gençlerin robot ve bilime karşı ilgilerini arttırmak amaçlanıyor. Turnuvalar, 95’ten fazla ülkenin katılımıyla devam ediyor. Programa katılan 8-19 yaş grubu çocuklar ve gençler takımları ile her yıl belirlenen tema doğrultusunda robotik alanında çalışmalarını yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi heyeti EFES &#8211; 2026&#8217;da &#8220;Yerli ve Millî&#8221; teknolojileri yerinde inceledi</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/yerli-ve-milli-4/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 09:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=187785</guid>

					<description><![CDATA[Ege Üniversitesi EBİLTEM-TTO heyeti ve öğrenciler, Türkiye&#8217;nin en kapsamlı birleşik ve müşterek fiili atışlı arazi tatbikatı olan EFES-2026 kapsamında kapsamında düzenlenen savunma sanayi sergisi ve proje yarışmasını mercek altına aldı. Ege Üniversitesi heyeti EFES &#8211; 2026&#8217;da &#8220;Yerli ve Millî&#8221; teknolojileri yerinde inceledi Millî Savunma Bakanlığı koordinesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin iki yılda bir düzenlediği EFES Tatbikatı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi EBİLTEM-TTO heyeti ve öğrenciler, Türkiye&#8217;nin en kapsamlı birleşik ve müşterek fiili atışlı arazi tatbikatı olan EFES-2026 kapsamında kapsamında düzenlenen savunma sanayi sergisi ve proje yarışmasını mercek altına aldı.</p>
<h2>Ege Üniversitesi heyeti EFES &#8211; 2026&#8217;da &#8220;Yerli ve Millî&#8221; teknolojileri yerinde inceledi</h2>
<p>Millî Savunma Bakanlığı koordinesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin iki yılda bir düzenlediği EFES Tatbikatı, bu yıl da Seferihisar&#8217;da nefes kesen görüntülere sahne oldu. Türkiye&#8217;nin en kapsamlı birleşik ve müşterek fiili atışlı arazi tatbikatı olan EFES-2026 çerçevesinde, Ege Üniversitesi EBİLTEM-TTO (Ege Teknoloji Transfer Ofisi) yönetimi ve öğrenciler, savunma sanayindeki son gelişmeleri yerinde görmek amacıyla tatbikat sahasına teknik bir ziyaret gerçekleştirdi.<br />
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, &#8220;Ege Üniversitesi olarak, ülkemizin tam bağımsız savunma sanayi hedefleri doğrultusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi ve yerli teknoloji hamlesine akademik katkı sunmayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin EFES-2026 gibi dünyanın sayılı tatbikatlarından birinde yer alarak, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen teknolojileri sahada gözlemlemesi, onların vizyonu açısından eşsiz bir deneyimdir. Savunma sanayi ekosistemiyle olan güçlü bağlarımızı projelerle taçlandırmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Hava hücum harekâtı ve eğitim faaliyetleri ilgiyle izlendi<br />
Ziyaret kapsamında, EBİLTEM-TTO Müdürü Prof. Dr. Bahri Basaran, müdür yardımcıları, EBİC EGE proje sorumluları ve Ege Üniversitesi öğrencileri, tatbikat alanını ziyaret etti. Heyet, Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı Eğitim Faaliyetleri kapsamında icra edilen Hava Hücum Harekâtı ve Karma Birlik Geçit Açma Eğitimlerini yakından izleme fırsatı buldu. Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin operasyonel kabiliyetinin sergilendiği anlar, katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.</p>
<p>Yerli ve Millî Savunma Sanayi Ürünleri Tanıtıldı<br />
Programın devamında, Millî Savunma Bakanlığı himayesinde kurulan savunma sanayi sergisini ziyaret eden Ege Üniversitesi heyeti; savunma, havacılık, aviyonik ve eğitim simülasyon teknolojileri alanlarında Türkiye&#8217;nin öncü kurumları tarafından geliştirilen yenilikçi çözümleri inceledi. Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma sistemleri hakkında uzmanlardan bilgi alan öğrenciler, teorik bilgilerini sahadaki pratik uygulamalarla pekiştirme fırsatı buldu.</p>
<p>&#8220;Proje Yarışması&#8221; Heyecanı<br />
Ziyaretin son bölümünde, Ege Ordusu Komutanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde organize edilen &#8220;EFES-2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri Proje Yarışması&#8221; kapsamında sergilenen projeler gezildi. Savunma teknolojilerine yönelik özgün çalışmaların ve teknolojik gelişmelerin yer aldığı stantlarda, genç araştırmacıların geliştirdiği projeler hakkında detaylı bilgiler edinildi. Ege Üniversitesi heyeti, savunma sanayinde inovasyonun önemine vurgu yaparak, bu tür organizasyonların gençlerin projelerini hayata geçirmesi noktasında büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler</title>
		<link>https://www.egedeizmir.com/genc-yazilimcilardan-hayati-kolaylastiran-cozumler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı (İHA)]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 08:35:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Genç yazılımcılardan hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran çözümler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.egedeizmir.com/?p=187675</guid>

					<description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri, mezuniyet projeleri kapsamında geliştirdikleri yenilikçi teknolojilerle dikkat çekti. Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler Yapay zeka destekli yangın yönetim sisteminden robot kuryeye, akıllı raf denetiminden yeni nesil otomat çözümlerine kadar birçok proje; günlük yaşamı kolaylaştırmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve toplumsal sorunlara teknoloji odaklı çözümler üretmeyi hedefledi. Yazılım Mühendisliği 4’üncü sınıf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri, mezuniyet projeleri kapsamında geliştirdikleri yenilikçi teknolojilerle dikkat çekti.</p>
<h2>Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler</h2>
<p>Yapay zeka destekli yangın yönetim sisteminden robot kuryeye, akıllı raf denetiminden yeni nesil otomat çözümlerine kadar birçok proje; günlük yaşamı kolaylaştırmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve toplumsal sorunlara teknoloji odaklı çözümler üretmeyi hedefledi.<br />
Yazılım Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencileri; Begüm Bal, Sena Aslı Türk, Başak Nur Korkut, Ali Özmen, Dağca Ünüvar ve Emre Akar tarafından geliştirilen &#8220;Koru&#8221; isimli proje, orman yangınlarına karşı erken risk tespiti ve müdahale planlaması sunuyor. Proje, yapay zeka destekli bir sistemle İzmir ve çevresindeki orman yangını risk alanlarını belirlemeyi, bu alanları erişilebilirliğe göre sınıflandırmayı ve en etkili müdahale rotalarını optimize ederek yangın yönetiminde stratejik planlamayı güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Robot kurye</strong><br />
Ezgi Aynal, Sude Tuncu, Sudenur Arslan, Abdullah Burak Laçin, Osman Ozan Kavaklı, Berke Sinan Sönmez tarafından tasarlanan &#8220;RoboCourier&#8221;, iş yerlerindeki iç lojistik süreçlerdeki otomasyon eksikliğini gidermeyi amaçlıyor. RoboCourier, bu manuel işlemleri, teslimatları güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştiren akıllı bir robotla değiştirmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Akıllı raf denetimi</strong><br />
Doğukan Yeşilkaya, Enes Ertürk, Selçuk Suat Sayın, Serkan Acar tarafından geliştirilen &#8220;Smart Vision&#8221; ise perakende denetimlerini yapay zeka ile kolaylaştırıyor. Bu projenin amacı, önceden tanımlanmış ürün sergileme anlaşmalarına dayalı olarak perakende raf düzenine uygunluğun kontrolünü otomatikleştiren, yapay zeka destekli bir mobil uygulama geliştirmek.</p>
<p><strong>Yapay zeka tabanlı otomat</strong><br />
Melike Aytaç, Yağmur Sabırlı, İsa Batın Eren, Sultan Esen Murat tarafından tasarlanan &#8220;AI Powered Smart Cooler&#8221; projesi ise; kamera tabanlı yapay zeka teknolojisiyle çalışan, RFID ve barkod gerektirmeyen düşük maliyetli bir akıllı otomat sistemi geliştirmeyi amaçlıyor. Sistem ayrıca stok, sıcaklık ve konum takibi özellikleri sunuyor.<br />
Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin geliştirdiği bu projeler, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu yapılarıyla dikkat çekerken; genç mühendis adaylarının teknoloji üretme ve toplumsal fayda oluşturma konusundaki potansiyelini de gözler önüne serdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
